Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara Pzt.-Cuma 09.00 – 17.00 · Cmt. 09.00 – 16.00
Prof. Dr. Hasan Biri • Üroloji Uzmanı · Üroonkoloji ve Robotik Cerrahi
Tedaviler

Mesane İçi İlaç Tedavisi (İntravezikal Tedavi)

Mesane içi ilaç tedavisini hastalarıma uygulama takvimi, sonrasında dikkat edilecekler ve yan etkileriyle anlattım. Mesane içi ilaç tedavisi Ankara.

Mesane içi ilaç tedavisi, mesane kanserinin tekrarlamasını ve ilerlemesini önlemek amacıyla ilacın idrar kanalından yerleştirilen ince bir sonda ile doğrudan mesanenin içine verildiği bir tedavi yöntemidir. Bu tedavide en sık kullanılan ilaçlardan biri, zayıflatılmış canlı bakteri içeren ve bağışıklık sistemini uyaran BCG aşısıdır. Mesane içine uygulanan bir diğer seçenek ise kanser hücrelerine doğrudan etki eden kemoterapi ilaçlarıdır. Bu tedaviler, kas tabakasına ilerlememiş mesane tümörlerinin kapalı ameliyatla çıkarılmasından sonra mesanede kalabilecek kanser hücrelerini hedef alır.

Bu yazıda mesane içi BCG tedavisinin ne olduğunu, kimlere uygulandığını, nasıl yapıldığını, mesanede nasıl etki ettiğini, mesane içi kemoterapinin ne zaman tercih edildiğini, tedavinin kaç seans sürdüğünü, idame tedavisini, uygulama sonrası dikkat edilmesi gerekenleri, yan etkileri ve takip sürecini ayrıntılı olarak anlatıyoruz.

Mesane İçi BCG Tedavisi Nedir?

Mesane içi BCG tedavisi, zayıflatılmış canlı bir bakteri içeren aşının sonda yardımıyla mesaneye verilerek mesane duvarında bağışıklık tepkisi oluşturulduğu ve bu tepkiyle kalan kanser hücrelerinin yok edilmesinin amaçlandığı bir bağışıklık tedavisidir. BCG, uzun yıllardır verem hastalığına karşı çocukluk döneminde uygulanan aşının içeriğinde bulunan zayıflatılmış bir bakteridir. Bu bakteri mesaneye verildiğinde hastalık oluşturmaz, ancak mesane iç yüzeyinde güçlü bir yerel bağışıklık tepkisi başlatır. Tedavinin temel amacı, kapalı ameliyatla çıkarılan mesane tümörünün yeniden ortaya çıkma olasılığını azaltmak ve hastalığın kas tabakasına ilerlemesini önlemektir.

Mesane içi BCG tedavisi, kemoterapi gibi damar yoluyla verilmez ve ilaç yalnızca mesanenin içinde etkisini gösterir. Bu nedenle vücudun geneline yayılan yan etkiler, damar yoluyla verilen tedavilere göre çok daha sınırlıdır. Tedavi, kas tabakasına ilerlememiş ve tekrarlama ya da ilerleme riski yüksek olan mesane tümörlerinde en sık kullanılan mesane içi tedavilerden biridir. BCG tedavisi hastanede yatış gerektirmez ve poliklinik koşullarında uygulanır. Uygulama belirli bir takvime göre haftalık seanslar hâlinde başlar ve ardından daha seyrek aralıklarla sürdürülür.

Tedavinin etkili olabilmesi için takvime uyulması ve seansların aksatılmaması büyük önem taşır. BCG tedavisi, kas tabakasına ilerlemiş mesane kanserlerinde tek başına yeterli bir tedavi değildir. Bu nedenle tedaviye başlanmadan önce tümörün derinliği patoloji incelemesiyle kesin olarak belirlenmelidir.

BCG Tedavisi Kimlere Uygulanır?

BCG tedavisi, kimlere fayda sağlayacağı tümörün risk grubuna göre belirlenerek kapalı ameliyatla çıkarılan ve kas tabakasına ilerlemediği patoloji incelemesiyle gösterilen, ancak tekrarlama ya da ilerleme riski orta veya yüksek olan mesane tümörü bulunan hastalara uygulanır. Mesane kanseri tanısı alan hastalarda tümörün derecesi, derinliği, sayısı ve büyüklüğü risk grubunu belirler. Hücreleri saldırgan görünümde olan yüksek dereceli yüzeyel tümörler BCG tedavisinin en önemli uygulama alanıdır. Kas tabakasının hemen üstündeki bağ dokusuna ilerlemiş ancak kasa ulaşmamış tümörlerde de BCG tedavisi önerilir.

Mesane iç yüzeyine düz bir şekilde yayılan ve kitle oluşturmayan yüzeyel kanser odaklarında BCG temel tedavi seçeneklerinden biridir. Sık tekrarlayan ya da çok sayıda olan tümörlerde de bu tedavi değerlendirilir. BCG tedavisine başlamak için kapalı ameliyattan sonra mesanedeki kesilen alanların iyileşmesi amacıyla genellikle en az iki üç hafta beklenir. Aktif idrar yolu enfeksiyonu, idrarda belirgin kanama ya da sonda takılırken idrar kanalında yaralanma varsa uygulama ertelenir. Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan, organ nakli olmuş ya da bağışıklığı ciddi şekilde zayıflamış kişilerde BCG uygulanmaz.

Aktif verem hastalığı olan, gebe ya da emziren kişilerde de bu tedavi uygun değildir. Daha önce BCG uygulamasına bağlı vücuda yayılan ağır bir reaksiyon geçirmiş hastalarda tedavi tekrar verilmez. BCG uygulanamayan hastalarda mesane içi kemoterapi gibi başka seçenekler değerlendirilir.

BCG Tedavisi Nasıl Uygulanır?

BCG tedavisi, mesane boşaltıldıktan sonra idrar kanalından yerleştirilen ince bir sonda ile serum içinde sulandırılmış ilacın mesaneye verilmesi ve ilacın bir ile iki saat boyunca mesanede tutulması şeklinde uygulanır. Mesane içi ilaç tedavisi nasıl yapılır sorusunun cevabı, işlemin anestezi gerektirmeyen ve kısa süren bir poliklinik uygulaması olmasıdır. Uygulama gününden önceki birkaç saat boyunca hastanın fazla sıvı almaması istenir, çünkü mesanenin hızlı dolması ilacın mesanede tutulmasını zorlaştırır.

Uygulamadan hemen önce hastanın idrarını tamamen boşaltması sağlanır. İdrar kanalına uyuşturucu ve kaydırıcı özellikte bir jel sürülür ve ince bir sonda mesaneye nazikçe ilerletilir.

Mesanede kalan idrar sondadan boşaltıldıktan sonra sulandırılmış ilaç yavaşça mesaneye verilir. İlaç verildikten sonra sonda çekilir ve hasta idrarını tutmaya başlar. Bazı merkezlerde ilacın mesanenin tüm duvarlarına ulaşması için hastadan belirli aralıklarla sırtüstü, yüzüstü ve yan yatması istenebilir. Hasta ilacı bir ile iki saat mesanesinde tuttuktan sonra idrarını oturarak boşaltır. İşlemin tamamı birkaç dakika sürer ve hasta bekleme süresini evde ya da poliklinikte geçirebilir.

Sonda takılması sırasında hafif bir rahatsızlık hissedilebilir, ancak işlem genellikle acı vermez. Her seanstan önce hastanın bir önceki uygulamadan sonra yaşadığı yan etkiler sorgulanır ve gerekirse idrar tahlili yapılır. Yan etkiler belirginse uygulama ertelenebilir ya da ilaç miktarı hekim tarafından yeniden düzenlenebilir.

BCG Mesanede Nasıl Etki Eder?

BCG mesanede, iç yüzeye tutunarak yerel bir bağışıklık tepkisi başlatır ve mesane duvarına toplanan bağışıklık hücreleri aracılığıyla kalan kanser hücrelerini yok ederek etki eder. Mesaneye verilen zayıflatılmış bakteriler mesane iç yüzeyindeki hücrelere tutunur. Vücudun savunma sistemi bu bakterileri yabancı olarak tanır ve mesane duvarında yoğun bir iltihabi tepki başlatır. Bu tepki sırasında farklı türde bağışıklık hücreleri mesane duvarına toplanır ve çeşitli uyarıcı maddeler salgılanır. Uyarılan bağışıklık hücreleri, bakterilerle birlikte mesane duvarında bulunan anormal kanser hücrelerini de hedef alır.

BCG, kemoterapi ilaçlarından farklı olarak kanser hücrelerini doğrudan öldürmez, vücudun kendi savunma sistemini bu hücrelere karşı harekete geçirir. Bu etki, gözle görülemeyen küçük kanser odaklarının ve mesane iç yüzeyine yayılmış düz kanser hücrelerinin temizlenmesine yardımcı olur. Oluşan bağışıklık tepkisi zamanla azaldığı için etkinin sürdürülmesi amacıyla tekrarlayan uygulamalar gerekir. Bu nedenle başlangıç seanslarının ardından idame tedavisi adı verilen tekrar uygulamalar planlanır.

Uygulama sonrasında görülen idrarda yanma, sık idrara çıkma ve hafif ateş gibi şikâyetler, bu bağışıklık tepkisinin bir yansımasıdır. BCG'nin etkili olabilmesi için kişinin bağışıklık sisteminin yeterli şekilde çalışıyor olması gerekir. Bağışıklığı zayıf kişilerde bu tepki oluşmayabileceği gibi bakterinin vücuda yayılma riski de artar.

Mesane İçi Kemoterapi Ne Zaman Tercih Edilir?

Mesane içi kemoterapi, düşük riskli tek ve küçük tümörlerde kapalı ameliyattan hemen sonra tek doz olarak, orta riskli bazı tümörlerde belirli aralıklarla tekrarlanan seanslar şeklinde ve BCG uygulanamayan ya da BCG'yi tolere edemeyen hastalarda tercih edilir. Kemoterapi ilaçları, BCG'den farklı olarak bağışıklık sistemini uyarmak yerine kanser hücrelerine doğrudan etki ederek hücrelerin çoğalmasını engeller. Kapalı ameliyattan sonraki ilk gün içinde mesaneye verilen tek doz kemoterapi, ameliyat sırasında dağılabilecek tümör hücrelerinin mesane duvarına tutunmasını önlemeyi amaçlar.

Bu uygulama, özellikle tekrarlama riski düşük olan tek ve küçük tümörlerde önerilir.

Mesane duvarında delinme şüphesi ya da belirgin kanama varsa tek doz kemoterapi verilmez. Orta riskli tümörlerde kemoterapi, belirli bir süre boyunca haftalık ve ardından aylık seanslar şeklinde uygulanabilir. Bağışıklık sistemi zayıf olan ve canlı bakteri içeren BCG'nin güvenle uygulanamadığı hastalarda mesane içi kemoterapi önemli bir seçenektir. BCG'ye bağlı ağır yan etkiler nedeniyle tedaviyi sürdüremeyen hastalarda da kemoterapiye geçilebilir. Kemoterapi ilaçlarının yan etkileri çoğunlukla mesanede tahriş, sık idrara çıkma ve bazen ciltte döküntü şeklinde yerel olarak görülür.

Kemoterapi uygulaması da BCG gibi sonda yoluyla yapılır ve ilaç belirli bir süre mesanede tutulur. Yüksek riskli tümörlerde ise BCG, tekrarlama ve ilerlemeyi önlemede genellikle ilk tercih olarak değerlendirilir. Hangi ilacın seçileceği, tümörün risk grubuna, hastanın genel sağlık durumuna ve önceki tedavilere yanıta göre belirlenir.

BCG Tedavisi Kaç Seans Sürer?

BCG tedavisi, başlangıç döneminde altı hafta boyunca haftada bir kez uygulanan altı seansla başlar ve ardından risk grubuna göre bir ile üç yıl süren idame seanslarıyla devam eder. Başlangıç döneminde uygulanan haftalık seanslara yükleme ya da başlangıç kürü adı verilir. Bu dönemin amacı, mesane duvarında güçlü bir bağışıklık tepkisi oluşturmaktır. Altı haftalık başlangıç kürünün tamamlanmasından sonra genellikle birkaç ay içinde ilk kontrol sistoskopisi yapılır.

Kontrolde tümör saptanmazsa tedaviye idame seanslarıyla devam edilir. İdame tedavisinde seanslar daha seyrek aralıklarla, belirli aylarda birkaç hafta art arda haftada bir şeklinde uygulanır.

Orta riskli tümörlerde idame tedavisi çoğu zaman bir yıl sürdürülür. Yüksek riskli tümörlerde ise idame tedavisinin üç yıla kadar sürdürülmesi önerilir. Toplam seans sayısı, idame tedavisinin süresine ve uygulanan takvime göre değişir. Yan etkiler nedeniyle bazı seanslar ertelenebilir ya da idame tedavisinin süresi kısaltılabilir. Seansların uzun süre aksatılması, tedavinin etkinliğini azaltabileceği için takvime mümkün olduğunca uyulması önerilir.

Başlangıç kürüne rağmen kontrolde tümörün devam ettiği saptanan bazı hastalarda ikinci bir başlangıç kürü uygulanabilir. Tedavi takvimi, her hasta için tümörün özelliklerine ve tedaviye yanıta göre hekim tarafından kişiye özel olarak planlanır.

BCG İdame Tedavisi Ne Demektir?

BCG idame tedavisi, altı haftalık başlangıç kürünün ardından mesanede oluşan bağışıklık tepkisini canlı tutmak ve tümörün tekrarlamasını uzun süre önlemek için belirli aralıklarla sürdürülen tekrar uygulamalar demektir. Başlangıç kürüyle oluşan bağışıklık tepkisi zaman içinde zayıflar ve etkinin sürmesi için mesanenin yeniden uyarılması gerekir. İdame tedavisi, bu uyarının düzenli aralıklarla tekrarlanmasını sağlar. İdame seansları genellikle belirli aylarda, birkaç hafta boyunca haftada bir uygulama şeklinde planlanır. İlk yıl içinde seanslar daha sık, sonraki yıllarda daha seyrek aralıklarla yapılır.

İdame tedavisi uygulanan hastalarda tümörün tekrarlama ve ilerleme olasılığının yalnızca başlangıç kürü uygulananlara göre daha düşük olduğu bilinmektedir. İdame tedavisinin süresi, tümörün risk grubuna göre bir ile üç yıl arasında değişir. Her idame döneminden önce hasta kontrol sistoskopisi ve gerekirse idrar sitolojisi ile değerlendirilir. İdame seansları sırasında görülen yan etkiler, başlangıç kürüne göre bazen daha belirgin olabilir.

Yan etkilerin belirgin olduğu hastalarda seans sayısı azaltılabilir, uygulama aralığı uzatılabilir ya da ilaç miktarı düzenlenebilir. İdame tedavisinin tamamlanması, hastanın kontrol sistoskopilerinin sona erdiği anlamına gelmez. İdame tedavisi bittikten sonra da hasta düzenli takip programına devam eder.

BCG Uygulaması Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

BCG uygulaması sonrası ilacın mesanede önerilen süre boyunca tutulmasına, idrarın oturarak ve sıçratmadan yapılmasına, tuvalet ve el hijyenine, bol sıvı alımına ve ateş gibi uyarıcı belirtilerin izlenmesine dikkat edilmelidir. İlaç mesaneye verildikten sonra hasta idrarını mümkün olduğunca bir ile iki saat tutmaya çalışmalıdır. Süre dolduktan sonra idrar, erkeklerde de oturarak ve etrafa sıçratmadan yapılmalıdır. BCG canlı bakteri içerdiği için uygulamadan sonraki ilk saatlerde her idrardan sonra tuvalete çamaşır suyu dökülüp bir süre bekletildikten sonra sifon çekilmesi önerilir.

Her idrardan sonra eller ve genital bölge sabun ve suyla iyice yıkanmalıdır. İdrarın bulaştığı çamaşırlar diğer çamaşırlardan ayrı olarak yıkanmalıdır. İlaç boşaltıldıktan sonra bol su içilmesi, mesanede kalan ilacın atılmasına ve yanma şikâyetinin azalmasına yardımcı olur. Uygulama haftası boyunca cinsel ilişkide prezervatif kullanılması, eşin bakteriyle temasını önlemek için önerilir. Uygulama günü ağır fiziksel aktiviteden kaçınılması ve dinlenilmesi şikâyetlerin hafif geçmesine katkı sağlar. Uygulamadan sonraki ilk bir iki gün içinde hafif ateş ve halsizlik görülebilir ve bu durum genellikle kendiliğinden geçer.

İki günden uzun süren ya da yüksek ateş, titreme, belirgin halsizlik veya öksürük gelişirse vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır. Testislerde şişlik ve ağrı, eklemlerde belirgin şişlik ya da gözlerde kızarıklık da hekime bildirilmesi gereken durumlardır. Bir sonraki seansa gelindiğinde önceki uygulamadan sonra yaşanan tüm şikâyetlerin hekime anlatılması, tedavinin güvenle sürdürülmesi için önemlidir.

BCG Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir?

BCG tedavisinin yan etkileri çoğunlukla idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, idrar sıkışması, idrarda kan, hafif ateş ve halsizlik gibi geçici şikâyetlerden oluşur, nadiren ise bakterinin vücuda yayılması gibi ciddi sorunlar gelişebilir. En sık görülen yan etkiler, mesane duvarında oluşan bağışıklık tepkisine bağlı gelişen yerel mesane şikâyetleridir. Bu şikâyetler genellikle uygulamadan birkaç saat sonra başlar ve çoğu hastada bir iki gün içinde azalarak geçer.

Seanslar ilerledikçe mesane şikâyetleri daha belirgin hâle gelebilir. Hafif ateş, halsizlik, kas ve eklem ağrısı ile grip benzeri bir tablo da sık görülen yan etkiler arasındadır.

Bulantı, iştahsızlık ve ishal daha seyrek görülen şikâyetlerdir. Yerel şikâyetler çoğu zaman bol sıvı alımı, ağrı kesiciler ve mesaneyi rahatlatan ilaçlarla kontrol altına alınır. İdrar yolu enfeksiyonu gelişen hastalarda antibiyotik tedavisi verilir ve bir sonraki seans ertelenebilir. Daha nadir olarak bakteri prostat, testis ya da testis üstü kanalında iltihaba yol açabilir. Uzun süreli uygulamalarda mesane duvarında sertleşme ve mesane kapasitesinde azalma gelişebilir. Çok nadir görülen ancak ciddi bir yan etki, bakterinin kan dolaşımına geçerek akciğer, karaciğer gibi organlara yayılmasıdır.

Bu durumda yüksek ateş ve genel durumda bozulma görülür ve hastanın hastaneye yatırılarak verem ilaçlarıyla tedavi edilmesi gerekir. Yan etkilerin şiddetine göre tedaviye ara verilebilir, ilaç miktarı azaltılabilir ya da tedavi sonlandırılarak başka seçeneklere geçilebilir.

BCG Tedavisi Sonrası Takip Nasıl Yapılır?

BCG tedavisi sonrası takip, belirli aralıklarla yapılan sistoskopi, idrar sitolojisi ve gerektiğinde üst idrar yollarının görüntülenmesiyle yapılır. Takibin amacı, tümörün tekrarlamasını ya da ilerlemesini mümkün olan en erken dönemde saptamaktır. İlk kontrol genellikle altı haftalık başlangıç kürünün tamamlanmasından birkaç ay sonra yapılır. Bu kontrolde idrar kanalından mesaneye ilerletilen kameralı bir aletle yapılan sistoskopi ile mesanenin iç yüzeyi ayrıntılı olarak incelenir.

Aynı dönemde idrar örneğinde kanser hücresi olup olmadığını araştıran idrar sitolojisi de yapılır. BCG'ye bağlı iltihap mesanede kırmızı alanlar oluşturabileceği için şüpheli alanlardan biyopsi alınması gerekebilir.

Sistoskopide yeni bir tümör görülürse tümör TUR-M ile çıkarılır ve patoloji sonucuna göre tedavi planı yeniden değerlendirilir. İlk yıllarda kontroller daha sık aralıklarla yapılır ve tümörsüz geçen süre uzadıkça aralıklar uzatılır. Yüksek riskli tümörlerde böbrekler ve idrar kanallarında da tümör gelişebileceği için bu bölgeler belirli aralıklarla görüntüleme yöntemleriyle incelenir. Erkeklerde prostat idrar kanalında tümör gelişme olasılığı da takip sırasında göz önünde bulundurulur.

BCG tedavisine rağmen yüksek dereceli tümörün tekrarladığı ya da ilerlediği hastalarda mesane alma ameliyatı veya farklı mesane içi tedaviler gibi seçenekler konuşulur. Takip programı yaşam boyu sürer ve kontrol randevularının aksatılmaması tedavinin başarısı açısından büyük önem taşır.

Merak Edilenler
1 Mesane İçi İlaç Tedavisi Hangi Durumda Ertelenir?
Mesane içi ilaç tedavisi, aktif idrar yolu enfeksiyonu, idrarda belirgin kanama, sonda takılırken idrar kanalında yaralanma ya da önceki seanstan kalan belirgin yan etkiler varsa ertelenir. Kapalı mesane tümörü ameliyatından sonra mesanedeki kesilen alanlar yeterince iyileşmeden de tedaviye başlanmaz. Ateşli bir hastalık ya da genel durumda belirgin bozulma olan hastalarda seans ileri bir tarihe kaydırılır. Enfeksiyon saptandığında önce uygun antibiyotik tedavisi verilir ve idrar temizlendikten sonra uygulamaya devam edilir. Erteleme süresinin mümkün olduğunca kısa tutulması, tedavinin etkinliğinin korunması açısından önemlidir.
2 Mesane İçi İlaç Tedavisi Öncesinde Hangi Tetkikler Tamamlanmalıdır?
Mesane içi ilaç tedavisi öncesinde, kapalı ameliyatla çıkarılan tümörün patoloji sonucunun kesinleşmesi ve tümörün kas tabakasına ilerlemediğinin gösterilmesi gerekir. Yüksek riskli bazı tümörlerde tedaviye başlamadan önce ikinci bir kapalı ameliyatla hastalığın derinliği doğrulanabilir. Her seanstan önce idrar tahlili yapılarak aktif enfeksiyon olup olmadığı kontrol edilir. Bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar ve kullanılan ilaçlar ayrıntılı olarak sorgulanır. Üst idrar yollarında tümör olup olmadığını değerlendirmek için gerekli görülen hastalarda görüntüleme yöntemleri de tamamlanır.
3 Mesane İçi İlaç Tedavisi Sırasında Tuvalet Hijyeni Nasıl Sağlanır?
Mesane içi ilaç tedavisi sırasında tuvalet hijyeni, uygulamadan sonraki ilk saatlerde idrarın oturarak ve sıçratmadan yapılması ve her idrardan sonra tuvalete çamaşır suyu dökülerek bir süre bekletilmesiyle sağlanır. Sifon, çamaşır suyu bir süre bekledikten sonra kapak kapatılarak çekilir. Her tuvalet kullanımından sonra eller ve genital bölge sabun ve bol suyla yıkanmalıdır. İdrarın bulaştığı iç çamaşırları diğer çamaşırlardan ayrı yıkanmalıdır. Evde mümkünse ilk saatlerde ayrı bir tuvalet kullanılması ek bir önlem olarak önerilir.
4 Mesane İçi İlaç Tedavisi Yarıda Bırakılırsa Ne Olur?
Mesane içi ilaç tedavisi yarıda bırakılırsa, mesanede oluşturulması hedeflenen koruyucu etki yeterince sağlanamayabilir ve tümörün tekrarlama ya da ilerleme olasılığı artabilir. Özellikle yüksek riskli tümörlerde idame tedavisinin tamamlanması önemlidir. Yan etkiler nedeniyle tedaviye devam etmekte zorlanan hastalarda tedavinin tamamen bırakılması yerine seans aralıkları ya da ilaç miktarı düzenlenebilir. Tedavinin hangi aşamada ve neden bırakılacağı mutlaka hekimle birlikte değerlendirilmelidir. Tedaviyi sürdüremeyen hastalarda farklı mesane içi ilaçlar ya da daha sık takip gibi seçenekler konuşulur.
5 Mesane İçi İlaç Tedavisine Yanıt Alınamazsa Ne Yapılır?
Mesane içi ilaç tedavisine yanıt alınamazsa, tümörün özelliklerine göre ikinci bir tedavi kürü, farklı mesane içi ilaçlar ya da mesane alma ameliyatı gibi seçenekler değerlendirilir. Başlangıç kürünün ardından kontrolde düşük riskli bir tümör görülen bazı hastalarda tedaviye bir kür daha eklenebilir. Tedaviye rağmen yüksek dereceli tümörün tekrarladığı ya da ilerlediği hastalarda mesane alma ameliyatı önemli bir seçenektir. Ameliyata uygun olmayan ya da ameliyat istemeyen hastalarda farklı mesane içi tedaviler ve yeni ilaç seçenekleri gündeme gelebilir. Bu karar, üroloji ve onkoloji uzmanlarının ortak değerlendirmesiyle hastaya sunulur.
6 Mesane İçi İlaç Tedavisi İleri Yaştaki Hastalara Uygulanabilir mi?
Mesane içi ilaç tedavisi, genel sağlık durumu uygun olan ileri yaştaki hastalara da uygulanabilir. Bu tedavi damar yoluyla verilmediği ve anestezi gerektirmediği için ileri yaştaki hastalar tarafından genellikle iyi tolere edilir. İleri yaşta bağışıklık sistemi daha zayıf olabileceği için yan etkiler ve ateş yakından izlenir. İdrar tutma güçlüğü olan yaşlı hastalarda ilacın mesanede yeterli süre tutulması zorlaşabilir. Tedavi kararı yaşa göre değil, hastanın genel durumu ve eşlik eden hastalıklar dikkate alınarak verilir.
7 Mesane İçi İlaç Tedavisi Günlerinde Ne Kadar Sıvı Alınmalıdır?
Mesane içi ilaç tedavisi günlerinde, uygulamadan önceki birkaç saat boyunca sıvı alımı azaltılmalı, ilaç mesaneden boşaltıldıktan sonra ise bol su içilmelidir. Uygulama öncesinde fazla sıvı alınması mesanenin hızla dolmasına ve ilacın erken boşaltılmasına yol açar. İlaç boşaltıldıktan sonra içilen bol su, mesanede kalan ilacın atılmasına ve yanma şikâyetinin azalmasına yardımcı olur. Uygulamadan sonraki gün boyunca da idrarın açık renkte kalmasını sağlayacak kadar sıvı alınması önerilir. Kalp ya da böbrek yetmezliği nedeniyle sıvı kısıtlaması olan hastalarda miktar hekim tarafından belirlenir.
8 Mesane İçi İlaç Tedavisi Verem Aşısıyla Aynı Şey midir?
Mesane içi ilaç tedavisinde kullanılan BCG, verem aşısında bulunan zayıflatılmış bakteriyle aynı kökene sahiptir, ancak mesane kanseri tedavisi için farklı hazırlanmış ve farklı miktarda kullanılan bir üründür. Verem aşısı küçük bir miktarda deri içine uygulanırken mesane içi tedavide ilaç sonda ile doğrudan mesaneye verilir. Mesane içi uygulamanın amacı veremden korunmak değil, mesane duvarında kanser hücrelerine karşı yerel bir bağışıklık tepkisi oluşturmaktır. Çocuklukta verem aşısı olmuş olmak mesane içi BCG tedavisine engel değildir. Tedavi, yalnızca bu amaçla hazırlanan ürünlerle ve hekim gözetiminde uygulanır.
9 Mesane İçi İlaç Tedavisi Sırasında Ateş Yükselirse Ne Yapılmalıdır?
Mesane içi ilaç tedavisi sırasında uygulamadan sonraki ilk gün içinde görülen hafif ateş, bol sıvı ve basit ateş düşürücülerle genellikle kendiliğinden geçer. Ateşin iki günden uzun sürmesi, belirgin şekilde yükselmesi ya da titremeyle birlikte olması durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır. Bu durum idrar yolu enfeksiyonuna ya da nadiren bakterinin vücuda yayılmasına işaret edebilir. Yüksek ateşle başvuran hastalarda kan ve idrar testleri yapılır ve gerekirse hastaneye yatırılarak tedaviye başlanır. Ateşin nedeni netleşene kadar bir sonraki seans uygulanmaz.
10 Mesane İçi İlaç Tedavisi Doğurganlığı Etkiler mi?
Mesane içi ilaç tedavisinin doğurganlık üzerine etkisi sınırlıdır, ancak nadiren bakterinin prostat ya da testis çevresinde iltihaba yol açması sperm kalitesini etkileyebilir. Tedavi sırasında gebelik planlanması önerilmez ve bu dönemde etkili korunma yöntemleri kullanılmalıdır. Gebe ya da emziren kadınlara mesane içi BCG tedavisi uygulanmaz. Çocuk sahibi olmayı planlayan genç erkeklerde bu konu tedavi öncesinde hekimle konuşulmalıdır. Tedavi tamamlandıktan sonra gebelik planlaması için uygun zaman hekimle birlikte belirlenir.
11 Mesane İçi İlaç Tedavisi Uzun Süre Uygulandığında Güvenli midir?
Mesane içi ilaç tedavisi, düzenli takip ve yan etkilerin yakından izlenmesiyle uzun süre güvenle uygulanabilir. İdame tedavisi boyunca her seanstan önce hastanın şikâyetleri sorgulanır ve idrar tahlili yapılır. Uzun süreli uygulamalarda mesane şikâyetleri daha belirgin hâle gelebilir ve nadiren mesane kapasitesinde azalma gelişebilir. Yan etkilerin arttığı hastalarda seans aralıkları uzatılabilir ya da ilaç miktarı azaltılabilir. Uzun süreli tedavinin sağladığı koruyucu etki ile olası yan etkiler her kontrolde birlikte değerlendirilir.
12 Mesane İçi İlaç Tedavisi Sırasında Cinsel İlişkide Korunma Gerekir mi?
Mesane içi ilaç tedavisi sırasında, uygulama haftası boyunca cinsel ilişkide prezervatif kullanılması önerilir. BCG canlı bakteri içerdiği için meni ya da idrar yoluyla eşin bakteriyle temas etmesi önlenmelidir. Uygulama gününde cinsel ilişkiden kaçınılması daha uygundur. Kemoterapi ilacı uygulanan hastalarda da ilacın eşe geçmemesi için benzer önlemler alınır. Korunma süresi ve yöntemi, uygulanan ilaca göre hekim tarafından hastaya anlatılır.
13 Mesane İçi İlaç Tedavisi Aile Bireylerine Bulaşır mı?
Mesane içi ilaç tedavisinde kullanılan bakterinin aile bireylerine bulaşma riski, önerilen hijyen kurallarına uyulduğunda çok düşüktür. Bakteri solunum yoluyla ya da günlük temasla bulaşmaz. Risk, uygulamadan sonraki ilk saatlerde idrarla doğrudan temas edilmesi durumunda ortaya çıkabilir. Bu nedenle tuvalet temizliği, el yıkama ve çamaşırların ayrı yıkanması gibi önlemlere dikkat edilmelidir. Bağışıklığı zayıf olan aile bireylerinin bu dönemde hastanın idrarıyla temas etmemesine özen gösterilmelidir.
14 Mesane İçi İlaç Tedavisi Bağışıklığı Zayıf Kişilere Uygulanır mı?
Mesane içi BCG tedavisi, canlı bakteri içerdiği için bağışıklığı ciddi şekilde zayıf olan kişilere uygulanmaz. Organ nakli olmuş, bağışıklığı baskılayan ilaç kullanan ya da bağışıklık sistemini etkileyen ağır hastalığı bulunan kişilerde bakterinin vücuda yayılma riski artar. Bu hastalarda BCG yerine mesane içi kemoterapi ilaçları tercih edilir. Yüksek dozda kortizon kullanan hastalarda da tedavi kararı dikkatle verilir. Tedaviye başlamadan önce kullanılan tüm ilaçların hekime bildirilmesi bu nedenle çok önemlidir.
15 Mesane İçi İlaç Tedavisi İşe ve Günlük Yaşama Engel Olur mu?
Mesane içi ilaç tedavisi, çoğu hastada işe ve günlük yaşama belirgin bir engel oluşturmaz. Uygulama poliklinikte kısa sürede yapılır ve hasta aynı gün evine döner. Uygulama gününde ve ertesi gün sık idrara çıkma, yanma ve halsizlik görülebileceği için bu günlerde işlerin hafifletilmesi önerilir. Seansların aynı gün ve saate planlanması, iş düzeninin korunmasını kolaylaştırır. Yan etkileri belirgin olan hastalarda uygulama sonrasında bir gün dinlenmek şikâyetlerin daha hafif geçmesine yardımcı olur.
16 Mesane İçi İlaç Tedavisi Eşlik Eden Hastalıklar Kararı Nasıl Etkiler?
Mesane içi ilaç tedavisinde eşlik eden hastalıklar, hangi ilacın seçileceğini ve tedavinin nasıl planlanacağını doğrudan etkiler. Bağışıklığı zayıflatan hastalıkları olan kişilerde BCG yerine kemoterapi ilaçları tercih edilir. Geçirilmiş verem hastalığı, kalp kapağı ya da eklem protezi bulunan hastalarda olası riskler ayrıca değerlendirilir. İdrar kaçırma ya da mesane kapasitesi küçük olan hastalarda ilacın mesanede tutulması güç olabileceği için ek önlemler planlanır. Tüm hastalıkların ve kullanılan ilaçların tedavi öncesinde hekime bildirilmesi, güvenli bir tedavi planı için gereklidir.
17 Mesane İçi İlaç Tedavisi Tekrarlanabilir mi?
Mesane içi ilaç tedavisi, tümörün tekrarladığı ya da ilk kürün yeterli yanıt vermediği seçilmiş hastalarda tekrarlanabilir. İlk tedavi kürünün bitiminden uzun süre sonra düşük riskli bir tümörün tekrarladığı hastalarda yeni bir kür planlanabilir. Başlangıç kürünün ardından kontrolde tümör saptanan bazı hastalarda ikinci bir başlangıç kürü uygulanabilir. Tedaviye rağmen yüksek riskli tümörün kısa sürede tekrarladığı hastalarda ise tedavinin tekrarlanması yerine başka seçenekler öne çıkar. Tekrar tedavi kararı, önceki tedaviye yanıt ve yeni tümörün patoloji sonucu birlikte değerlendirilerek verilir.
18 Mesane İçi İlaç Tedavisi Uygulanırken Acı Hissedilir mi?
Mesane içi ilaç tedavisi uygulanırken genellikle acı hissedilmez, yalnızca sonda takılırken kısa süreli bir rahatsızlık ya da basınç hissi olabilir. İdrar kanalına sürülen uyuşturucu jel, sondanın daha rahat ilerletilmesini sağlar. İlacın mesaneye verilmesi sırasında hafif bir dolgunluk hissi oluşabilir. İlaç mesanede tutulurken bazı hastalar idrar yapma isteği hissedebilir. Uygulamadan birkaç saat sonra başlayan yanma ve sıkışma hissi ise ilacın mesane duvarındaki etkisine bağlıdır ve genellikle kısa sürede geçer.
19 Mesane İçi İlaç Tedavisi Etkisi Ne Kadar Sürede Görülür?
Mesane içi ilaç tedavisinin etkisi, genellikle altı haftalık başlangıç kürünün ardından birkaç ay sonra yapılan ilk kontrol sistoskopisinde değerlendirilir. Tedavinin amacı var olan bir şikâyeti gidermek değil, tümörün tekrarlamasını önlemek olduğu için etkisi hemen hissedilmez. Bağışıklık tepkisinin tam olarak gelişmesi için belirli bir süre gerekir. İlk kontrolde mesanenin temiz bulunması, tedaviye yanıtın olumlu olduğunu gösterir. Uzun dönem etkinlik ise idame tedavisi boyunca ve sonrasında yapılan düzenli kontrollerle izlenir.
20 Mesane İçi İlaç Tedavisi Başka İlaçlarla Etkileşir mi?
Mesane içi ilaç tedavisi, bazı ilaçlarla etkileşebilir ve bu nedenle kullanılan tüm ilaçların hekime bildirilmesi gerekir. Bazı antibiyotikler, mesanedeki bakterinin etkinliğini azaltabileceği için uygulama günlerinde kullanımları dikkatle planlanır. Bağışıklığı baskılayan ilaçlar ve yüksek doz kortizon, hem tedavinin etkinliğini azaltabilir hem de yan etki riskini artırabilir. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda idrarda kanama belirginleşebileceği için izlem yapılır. Tedavi süresince yeni bir ilaca başlanacaksa önce üroloji uzmanına danışılması önerilir.

Kaynakça

Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.

  1. What Is Bladder Cancer? National Cancer Institute (NCI) www.cancer.gov
  2. Bladder Cancer Treatment National Cancer Institute (NCI) www.cancer.gov
  3. Bladder Cancer MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  4. Hematuria (Blood in the Urine) National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  5. Cystoscopy & Ureteroscopy National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  6. Urinary Diversion National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  7. Literatür taraması: “non muscle invasive bladder cancer intravesical BCG” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
Tıbbi inceleme: Yayımlanma tarihi: 16 Mart 2026 · Son güncelleme: 10 Ağustos 2026
Tıbbi İkinci Görüş

Elinizdeki raporlar için ikinci bir değerlendirme

Daha önce yapılmış tetkik ve raporlarınızla ilgili ikinci görüş almak isterseniz, muayene randevusu oluşturabilirsiniz. Randevu günü ve saati sekreterlik tarafından telefonla belirlenir.

Hemen Ara WhatsApp Randevu Al