Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara Pzt.-Cuma 09.00 – 17.00 · Cmt. 09.00 – 16.00
Prof. Dr. Hasan Biri • Üroloji Uzmanı · Üroonkoloji ve Robotik Cerrahi
Tedaviler

Su Buharıyla Prostat Tedavisi (Transüretral Su Buharı Ablasyonu)

Su buharıyla prostat tedavisini düşünen hastalarım için yöntemin kimlere uygun olduğunu, uygulanışını ve etkinin ne zaman başladığını anlattım.

Su buharıyla prostat tedavisi, iyi huylu prostat büyümesinde idrar yolunu daraltan prostat dokusunun, idrar kanalından verilen kontrollü su buharıyla küçültüldüğü ve dokunun kesilmediği minimal invaziv bir yöntemdir. Rezum tedavisi olarak da bilinen bu uygulama, çoğunlukla genel anestezi gerekmeden kısa sürede yapılabilmesi ve boşalma ile sertleşme işlevlerini koruma olasılığının yüksek olmasıyla dikkat çeker. İlaçlarla yeterli rahatlama sağlayamayan ancak klasik bir prostat ameliyatı olmak istemeyen erkekler için bir seçenek oluşturur. Bu yazıda su buharıyla prostat tedavisinin ne olduğunu, kimlere uygun olduğunu, nasıl uygulandığını ve etkisinin ne zaman başladığını sırasıyla ele alıyoruz.

Rezum Tedavisi Nedir?

Rezum tedavisi, iyi huylu prostat büyümesine bağlı idrar yapma şikâyetlerini azaltmak amacıyla, radyofrekans enerjisiyle üretilen steril su buharının prostat dokusuna verildiği bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemde prostat dokusu kesilmez ya da çıkarılmaz. Bunun yerine buharın taşıdığı ısı enerjisi, idrar kanalına baskı yapan prostat hücrelerinde kontrollü bir hasar oluşturur. Hasar gören doku ilerleyen haftalar ve aylar içinde vücut tarafından doğal yollarla temizlenir. Böylece prostat zamanla küçülür ve idrar kanalı üzerindeki baskı azalır. İşlem, idrar kanalından girilen ince bir kamera sistemi aracılığıyla yapıldığı için vücutta herhangi bir kesi açılmaz.

Rezum tedavisi, ilaç tedavisi ile klasik prostat ameliyatları arasında yer alan minimal invaziv yöntemler grubunda değerlendirilir. İşlem çoğunlukla hafif bir sakinleştirici ve lokal anestezi eşliğinde, birkaç dakika içinde tamamlanır. Hastaların önemli bir kısmı aynı gün evine dönebilir. Yöntemin en belirgin özelliklerinden biri, prostatın mesane boynuna yakın yapılarının korunabilmesi sayesinde boşalma işlevinin çoğu hastada etkilenmemesidir. Bununla birlikte etkisi hemen ortaya çıkmaz ve prostat dokusunun küçülmesi zaman aldığı için rahatlama haftalar içinde gelişir. Çıkarılan bir doku bulunmadığı için bu yöntemde patoloji incelemesi yapılamaz. Bu nedenle işlem öncesinde prostat kanseri olasılığının PSA ve gerektiğinde ileri tetkiklerle değerlendirilmiş olması önemlidir.

Rezum Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Rezum tedavisi, iyi huylu prostat büyümesi nedeniyle orta ya da ileri derecede idrar yapma şikâyetleri olan ve ilaç tedavisinden yeterli fayda göremeyen erkeklere uygulanır. Zayıf idrar akımı, gece sık idrara kalkma, mesanenin tam boşalmadığı hissi ve sık idrara çıkma bu şikâyetlerin başında gelir. İlaçların yan etkilerini tolere edemeyen ya da ömür boyu ilaç kullanmak istemeyen erkekler de bu yöntemin adayları arasında yer alır. Boşalma ve sertleşme işlevlerinin korunmasını özellikle önemseyen erkeklerde yöntem öne çıkan bir seçenektir. Genel anestezi riski yüksek olan ileri yaştaki ya da birden fazla kronik hastalığı bulunan erkeklerde de kısa süresi ve hafif anestezi gereksinimi nedeniyle tercih edilebilir. Kalp pili taşıyan erkeklerde de dikkatli bir planlamayla uygulanabilir.

Yöntem en çok orta büyüklükteki prostatlarda uygulanır. Prostatın mesaneye doğru uzanan orta lobu bulunan erkeklerde de bu bölgeye ek uygulamalar yapılarak tedavi planlanabilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan bazı hastalarda, işlemin kanama riskinin düşük olması nedeniyle dikkatli bir planlamayla uygulanabilir. İşlem öncesinde şikâyet skoru, parmakla rektal muayene, PSA testi, idrar tahlili, idrar akım testi, mesanede kalan idrar ölçümü ve prostat ultrasonu ile ayrıntılı değerlendirme yapılır. Prostat hacminin ölçülmesi, yöntemin uygunluğunun ve yapılacak uygulama sayısının belirlenmesinde önemlidir. PSA değeri yüksek olan hastalarda işlemden önce prostat kanseri olasılığı ayrıca araştırılır. Mesane işlevinin korunmuş olması da yöntemden beklenen faydanın sağlanabilmesi açısından önem taşır.

Rezum Tedavisi Nasıl Yapılır?

Rezum tedavisi, idrar kanalından ilerletilen ince bir kamera sistemi aracılığıyla prostat dokusuna küçük bir iğne yerleştirilmesi ve bu iğneden kısa süreli su buharı verilmesiyle yapılır. Su buharıyla prostat tedavisi nasıl yapılır sorusu, hazırlık aşamasından buharın verilmesine kadar birkaç basamakta yanıtlanabilir. İşlem öncesinde idrar tahlili ile enfeksiyon olmadığından emin olunur ve koruyucu antibiyotik verilir. Hasta sırtüstü yatırılır ve bacakları destekler üzerine yerleştirilir. Hafif bir sakinleştirici ve idrar kanalına uygulanan lokal anestezi ile hastanın rahat etmesi sağlanır. Ardından ince kamera sistemi idrar kanalından ilerletilerek idrar kanalı, prostat ve mesane incelenir.

Prostatın yapısı değerlendirildikten sonra uygulama yapılacak noktalar belirlenir. Sistemin ucundaki ince iğne, mesane boynuna yakın bölgeden başlayarak prostatın yan loblarına sırayla yerleştirilir. Her noktada iğneden yaklaşık dokuz saniye boyunca su buharı verilir. Uygulamalar, prostatın boyuna göre idrar kanalı boyunca belirli aralıklarla tekrarlanır. Prostatın mesaneye doğru uzanan orta lobu varsa bu bölgeye de ek uygulamalar yapılır. Buhar verilmesi sırasında hasta kısa süreli bir sıcaklık ya da sıkışma hissi duyabilir. İşlemin sonunda bazı hastalara kısa bir süre kalmak üzere ince bir idrar sondası takılır ve hasta birkaç saatlik gözlemin ardından genellikle aynı gün taburcu edilir.

Rezum Prostatı Nasıl Küçültür?

Rezum prostatı, su buharının taşıdığı ısı enerjisiyle prostat hücrelerinde kontrollü bir hasar oluşturarak ve bu hasarlı dokunun zamanla vücut tarafından temizlenmesini sağlayarak küçültür. Radyofrekans enerjisiyle ısıtılan su, sisteme girdiğinde yaklaşık yüz derece sıcaklıkta buhara dönüşür. Buhar prostat dokusuna verildiğinde, hücreler arasındaki boşluklarda hızla yayılır ve daha serin olan dokuyla temas ederek yeniden suya dönüşür. Bu dönüşüm sırasında taşıdığı ısı enerjisini çevresindeki hücrelere aktarır. Isı, hücre zarlarının yapısını bozar ve hücrelerin canlılığını yitirmesine yol açar. Bu yönüyle yöntem, dokuyu yakarak ya da keserek değil, içine yayılan ısıyla etki gösterir.

Buharın prostat dokusu içinde yayılması, prostatın bölgelerini birbirinden ayıran doğal sınırlarda durur. Bu nedenle ısı etkisi prostat kapsülünün dışına taşmaz ve kapsülün dışından geçen sertleşme sinirleri ile idrar tutma mekanizması korunur. Mesane boynuna yakın yapıların da korunabilmesi, boşalma işlevinin çoğu hastada etkilenmemesinin temel nedenidir. Hasar gören prostat hücreleri, vücudun doğal iyileşme süreci içinde bağışıklık hücreleri tarafından haftalar ve aylar boyunca temizlenir. Bu süreçte prostatın idrar kanalına baskı yapan bölümü küçülür ve idrar kanalı genişler. İlk haftalarda dokuda geçici bir şişlik oluştuğu için şikâyetler hemen düzelmez, hatta kısa süreliğine artabilir. Prostat dokusunun küçülmesi ve rahatlamanın belirginleşmesi bu nedenle birkaç hafta ile birkaç ay arasında bir süreye yayılır.

Rezum Tedavisinde Anestezi Gerekir mi?

Rezum tedavisinde çoğu hastada genel anestezi gerekmez ve işlem lokal anestezi ile hafif bir sakinleştirici eşliğinde yapılabilir. İdrar kanalına uyuşturucu jel uygulanması, kamera sisteminin ilerletilmesi sırasında oluşabilecek rahatsızlığı azaltır. Damar yolundan verilen hafif sakinleştirici ise hastanın gevşemesini ve işlemi rahat geçirmesini sağlar. Bazı merkezlerde prostat çevresine ek lokal anestezik uygulanarak buhar verilmesi sırasındaki his de azaltılır. Bu anestezi yaklaşımı, nefes borusuna tüp yerleştirilmesini gerektirmez. Hasta işlem sırasında uyanık ya da yarı uykulu olabilir ve işlem bittikten kısa süre sonra kendine gelir.

Anestezi türü, hastanın kaygı düzeyi, genel sağlık durumu ve merkezin uygulama biçimine göre belirlenir. İşlem sırasında daha fazla rahatsızlık yaşayabileceği düşünülen ya da kaygı düzeyi yüksek olan hastalarda daha derin bir sedasyon, belden aşağısını uyuşturan spinal anestezi ya da kısa süreli genel anestezi tercih edilebilir. Genel anestezi riski yüksek olan ileri yaştaki ve birden fazla kronik hastalığı bulunan erkekler için hafif anesteziyle yapılabilmesi yöntemin önemli bir özelliğidir. Kapalı prostat ameliyatı ve lazerle prostat ameliyatı gibi dokunun çıkarıldığı yöntemler ise çoğunlukla genel ya da belden aşağısını uyuşturan anestezi gerektirir. Sedasyon uygulanacak hastaların işlemden önce birkaç saat aç kalması gerekir. İşlem günü hastanın yanında bir refakatçi bulunması ve hastanın araç kullanmaması önerilir. Kullanılan ilaçlar ve varsa alerjiler işlemden önce anestezi ekibine bildirilmelidir. Bu hazırlıklar, işlemin güvenli ve rahat şekilde tamamlanmasına yardımcı olur.

Rezum Tedavisi Kaç Dakika Sürer?

Rezum tedavisinin kendisi çoğu hastada yaklaşık on ile on beş dakika arasında sürer. Bu süre, kamera sisteminin yerleştirilmesini, prostatın incelenmesini ve buhar uygulamalarının yapılmasını kapsar. Her bir buhar uygulaması yalnızca birkaç saniye sürdüğü için toplam işlem süresi kısa tutulabilir. Prostatın büyüklüğü arttıkça yapılması gereken uygulama sayısı da artar ve süre bir miktar uzayabilir. Orta lobu olan hastalarda bu bölgeye yapılan ek uygulamalar da süreye eklenir. Hazırlık, anestezi ve işlem sonrası gözlem süresiyle birlikte hastanın merkezde geçirdiği toplam süre çoğunlukla birkaç saattir.

Kısa işlem süresi, bu yöntemin hastalar açısından önemli özelliklerinden biridir. Hastaların büyük çoğunluğu işlemden sonraki birkaç saat içinde evine dönebilir. Taburculuk öncesinde hastanın genel durumu, idrar rengi ve varsa sondanın düzgün çalışması kontrol edilir. Sonda takılmayan hastalarda idrar yapabildiğinin görülmesi beklenir. İşlem sonrası kullanılacak ilaçlar ve sonda bakımı konusunda bilgi verilir. Ateş, idrar yapamama ya da yoğun kanama gibi durumlarda hemen başvurulması gerektiği de taburculuk sırasında anlatılır. İşlemin kısa sürmesi, etkisinin de hemen başlayacağı anlamına gelmez ve bu durum hastayla önceden açıkça konuşulmalıdır.

Rezum Tedavisinin Etkisi Ne Zaman Başlar?

Rezum tedavisinin etkisi hemen başlamaz ve çoğu hastada ilk rahatlama iki ile dört hafta içinde hissedilmeye başlanır. Bunun nedeni, buharın etkisiyle hasar gören prostat dokusunun vücut tarafından temizlenmesinin zaman almasıdır. İlk günlerde dokuda gelişen geçici şişlik nedeniyle idrar akımı işlem öncesine göre daha zayıf olabilir. Bu dönemde sık idrara çıkma, yanma ve ani sıkışma hissi de görülebilir. Dokunun temizlenmesi ilerledikçe idrar kanalı genişler ve idrar akımı giderek güçlenir. Belirgin rahatlama çoğunlukla birinci ile üçüncü aylar arasında ortaya çıkar.

Rezum tedavisinin etkisinin en yüksek düzeye ulaşması ise çoğu hastada üç ile altı ay sürebilir. Bu süreç, hastanın beklentilerinin gerçekçi bir şekilde belirlenmesi açısından önemlidir. Hemen rahatlama bekleyen ya da idrar yapamama nedeniyle hızlı bir çözüme ihtiyaç duyan hastalar için bu yöntem en uygun seçenek olmayabilir. İşlemden sonraki haftalarda bazı hastalarda idrar akımını kolaylaştıran ilaçlar bir süre daha kullanılabilir. Tedavinin etkisi, işlemden birkaç ay sonra yapılan kontrolde şikâyet skoru, idrar akım testi ve mesanede kalan idrar ölçümüyle değerlendirilir. Beklenen sürenin sonunda yeterli rahatlama sağlanamayan hastalarda tekrar uygulama ya da başka bir yöntem değerlendirilebilir. Prostat büyümesi ilerleyici bir süreç olduğu için elde edilen rahatlamanın sürdürülmesi amacıyla düzenli kontroller önerilir.

Rezum Sonrası İyileşme Ne Kadar Sürer?

Rezum sonrası günlük yaşama dönüş çoğu hastada birkaç gün içinde gerçekleşir, idrar yapma şikâyetlerinin tamamen yerleşmesi ise birkaç ayı bulabilir. İşlemden sonraki ilk günlerde yanma, sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissi beklenen şikâyetlerdir. Dokudaki şişlik nedeniyle bazı hastalarda idrar yapmak güçleşebilir ve bu hastalarda birkaç gün süreyle sonda kullanılması gerekebilir. İdrarda hafif kanlanma ve küçük doku parçacıkları ya da pıhtılar, bir iki ay boyunca aralıklı olarak görülebilir. Menide kan görülmesi de bu dönemde karşılaşılabilecek geçici bir durumdur. Bu şikâyetler çoğunlukla kendiliğinden azalır.

İyileşme döneminde bazı önerilere uyulması şikâyetlerin daha hızlı azalmasına yardımcı olur. Gün boyunca bol su içilmesi idrarın akışını destekler ve doku parçacıklarının atılmasını kolaylaştırır. Kabızlıktan kaçınmak için lifli beslenmeye özen gösterilir. Ağır kaldırma, yoğun egzersiz, bisiklet ve ata binme gibi etkinliklerden birkaç hafta kaçınılması önerilir. Masa başı çalışanlar genellikle birkaç gün içinde işlerine dönebilir. Bu dönemde ağrı kesiciler, koruyucu antibiyotik ve gerekirse idrar akımını kolaylaştıran ya da mesaneyi gevşeten ilaçlar kullanılabilir. Ateş, hiç idrar yapamama, yoğun kanama ve pıhtı ya da giderek artan ağrı gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.

Rezum Tedavisinin Riskleri Nelerdir?

Rezum tedavisinin riskleri genellikle hafif ve geçici olmakla birlikte, her girişimsel işlemde olduğu gibi bilinmesi gereken bazı olası sorunlar vardır. İşlemden sonraki haftalarda en sık görülen şikâyetler yanma, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi ve idrarda hafif kanlanmadır. Dokudaki şişliğe bağlı geçici idrar tutulması gelişebilir ve bu durumda sonda süresinin uzatılması gerekebilir. İdrar yolu enfeksiyonu, koruyucu antibiyotik kullanımına rağmen görülebilecek sorunlar arasındadır. Pıhtıya bağlı idrar yapma güçlüğü ve belirgin kanama nadir görülen durumlardır. İdrar kanalında darlık gelişmesi de seyrek görülen bir risktir.

Cinsel işlev açısından bu yöntemde boşalmanın etkilenme olasılığı klasik prostat ameliyatlarına göre daha düşüktür, ancak bazı hastalarda meni miktarında azalma ya da meninin mesaneye kaçması görülebilir. Sertleşme işlevi çoğu hastada korunur. İdrar kaçırma bu yöntemde çok nadir görülür. Yöntemin bir diğer sınırlılığı, bazı hastalarda beklenen düzeyde rahatlama sağlanamaması ve ek bir tedaviye ihtiyaç duyulabilmesidir. Prostat dokusu tamamen çıkarılmadığı için yıllar içinde yeniden büyüme ve tekrar işlem ya da ameliyat gereksinimi gelişebilir. Tedavi sonrasında gerekli olursa işlem tekrarlanabilir ya da kapalı prostat ameliyatı veya lazerle yapılan ameliyatlar uygulanabilir. Tüm bu olasılıkların işlem öncesinde hastayla açıkça konuşulması, gerçekçi bir beklenti oluşturulmasını sağlar.

Rezum Tedavisi Kimlere Uygun Değildir?

Rezum tedavisi, çok büyük prostatı olan, aktif idrar yolu enfeksiyonu bulunan ya da prostat kanseri olasılığı henüz değerlendirilmemiş erkekler için uygun değildir. Prostat hacmi çok büyük olduğunda buhar uygulamalarıyla dokunun yeterince küçültülmesi güçleşir ve tek seansla yeterli rahatlama sağlanamayabilir. Aktif idrar yolu enfeksiyonu olan hastalarda işlem, enfeksiyon tamamen tedavi edildikten sonraya ertelenir. PSA değeri yüksek olan ve kanser şüphesi taşıyan hastalarda önce bu şüphenin araştırılması gerekir. Yöntemde doku çıkarılmadığı ve patoloji incelemesi yapılamadığı için tanı konmamış bir kanserin gözden kaçmaması önemlidir. Penis protezi bulunan erkeklerde de sistemin idrar kanalından yerleştirilmesi uygun olmayabilir.

Mesane kasının ciddi şekilde zayıfladığı ve uzun süredir sondaya bağımlı olan bazı erkeklerde yöntemden beklenen faydanın sınırlı kalabileceği düşünülür. İdrar kanalında darlık bulunan hastalarda önce darlığın değerlendirilmesi ve çözülmesi gerekir. Prostat büyümesine bağlı mesane taşı ya da tekrarlayan kanama gibi ameliyat gerektiren sorunları olan hastalarda ise dokunun çıkarıldığı yöntemler daha uygun olabilir. Hızlı rahatlamaya ihtiyaç duyan ya da işlemin etkisinin haftalar içinde gelişmesini beklemek istemeyen hastalar da farklı seçenekleri değerlendirebilir. Uygunluk kararı verilirken şikâyet şiddetini gösteren IPSS prostat skoru, prostat hacmi ve mesane işlevi birlikte ele alınır. Rezum tedavisine uygun olmayan hastalarda kapalı prostat ameliyatı ya da lazerle prostat ameliyatı gibi seçenekler değerlendirilir. Tedavi seçimi, her yöntemin olası yararları ve sınırlılıkları hastayla birlikte konuşularak yapılır.

Merak Edilenler
1 Rezum Tedavisi Sonrası Boşalma Korunur mu?
Rezum tedavisi sonrasında boşalma işlevi çoğu hastada korunur. Bunun temel nedeni, buhar uygulamasının mesane boynuna yakın yapıları ve boşalmada rol oynayan bölgeleri büyük ölçüde korumasıdır. Klasik prostat ameliyatlarında sık görülen meninin mesaneye kaçması, bu yöntemde çok daha seyrek karşılaşılan bir durumdur. Bununla birlikte bazı hastalarda meni miktarında azalma ya da geçici değişiklikler görülebilir. Boşalmanın korunması hasta için özellikle önemliyse bu beklenti işlem öncesinde hekimle ayrıntılı olarak konuşulmalıdır.
2 Rezum Tedavisi Sonrası Sonda Kullanılır mı?
Rezum tedavisi sonrasında bazı hastalarda kısa süreli sonda kullanılması gerekir. Buhar uygulamasından sonraki ilk günlerde prostat dokusunda geçici bir şişlik gelişir ve bu şişlik idrar yapmayı güçleştirebilir. Sonda kullanımının gerekip gerekmediği ve süresi, prostatın büyüklüğüne, uygulama sayısına ve hastanın işlem öncesindeki mesane işlevine göre belirlenir. Sonda takılan hastalarda sonda çoğunlukla birkaç gün içinde çıkarılır. Sonda çıkarıldıktan sonra hiç idrar yapılamaması durumunda hastanın hekime başvurması ve sondanın bir süre daha takılması gerekebilir.
3 Rezum Tedavisi Prostatın Orta Lobunda Uygulanabilir mi?
Evet, Rezum tedavisi prostatın mesaneye doğru uzanan orta lobunda da uygulanabilir. Orta lob, mesane çıkışında bir kapak gibi davranarak idrar akımını belirgin şekilde engelleyebilir. Bu hastalarda yan loblara yapılan uygulamalara ek olarak orta loba da buhar verilerek tıkanıklığın bu bölümü de hedeflenir. Orta lobun büyüklüğü ve şekli, işlem öncesinde yapılan kamera ile inceleme ya da görüntülemeyle değerlendirilir. Çok büyük bir orta lobu olan hastalarda ise dokunun çıkarıldığı yöntemler daha uygun bir seçenek olabilir.
4 Rezum Tedavisi Sonrası Cinsel İşlev Nasıl Etkilenir?
Rezum tedavisi sonrasında sertleşme işlevi çoğu hastada korunur. Buharın ısı etkisi prostat kapsülünün dışına taşmadığı için kapsülün dışından geçen sertleşme sinirleri etkilenmez. Boşalma işlevi de klasik ameliyatlara göre daha yüksek olasılıkla korunur. İşlemden sonraki ilk haftalarda menide kan görülmesi ya da boşalma sırasında hafif rahatsızlık olabilir ve bu durum genellikle geçicidir. Cinsel ilişkiye çoğunlukla birkaç hafta sonra, idrar şikâyetleri azaldığında dönülebilir.
5 Rezum Tedavisi Sonrası Prostat Ameliyatı Yapılabilir mi?
Evet, Rezum tedavisi sonrasında gerekli olursa prostat ameliyatı yapılabilir. Bu yöntem, ileride uygulanabilecek kapalı prostat ameliyatı ya da lazerle yapılan ameliyatlar için bir engel oluşturmaz. Beklenen rahatlamanın sağlanamadığı ya da yıllar içinde prostatın yeniden büyüdüğü hastalarda bu seçenekler değerlendirilebilir. Ameliyat kararı verilmeden önce şikâyetlerin nedeni idrar akım testi, mesanede kalan idrar ölçümü ve gerektiğinde ek tetkiklerle yeniden değerlendirilir. Önceki buhar uygulaması, ameliyatın planlanmasında dikkate alınan bir bilgi olarak ameliyat ekibiyle paylaşılmalıdır.
6 Rezum Tedavisi Sonrası Hangi İlaçlar Kullanılır?
Rezum tedavisi sonrasında kullanılan ilaçlar, iyileşme dönemindeki şikâyetleri hafifletmeye ve enfeksiyonu önlemeye yöneliktir. Koruyucu amaçla birkaç gün antibiyotik kullanılması sık uygulanan bir yaklaşımdır. Yanma ve rahatsızlık için ağrı kesiciler ve iltihap giderici ilaçlar önerilebilir. Doku küçülene kadar geçen sürede idrar akımını kolaylaştıran alfa bloker ilaçlar bir süre daha sürdürülebilir. Belirgin sıkışma ve sık idrara çıkma şikâyeti olan hastalarda mesaneyi gevşeten ilaçlar da kısa süreli olarak kullanılabilir.
7 Rezum Tedavisi Sonrası İdrarda Kan ve Yanma Normal midir?
Rezum tedavisi sonrasındaki ilk haftalarda idrarda hafif kanlanma ve idrar yaparken yanma beklenen durumlardır. Yanma, buhar uygulanan prostat dokusundaki iyileşme sürecine bağlıdır ve çoğunlukla birkaç hafta içinde azalır. İdrarda aralıklı olarak hafif kan, küçük pıhtılar ya da doku parçacıkları bir iki ay boyunca görülebilir. Bol su içmek bu şikâyetlerin daha çabuk geçmesine yardımcı olur. Yoğun kanama, büyük pıhtılar, ateş ya da giderek artan yanma ise beklenen durumlar arasında sayılmaz ve hekime başvurmayı gerektirir.
8 Rezum Tedavisi Gerekirse Tekrarlanabilir mi?
Evet, Rezum tedavisi gerekli görülen hastalarda tekrarlanabilir. İlk uygulamadan sonra yeterli rahatlama sağlanamayan ya da yıllar içinde prostatın yeniden büyüdüğü hastalarda ikinci bir uygulama değerlendirilebilir. Tekrar kararı verilmeden önce şikâyetlerin gerçekten prostat büyümesinden kaynaklandığının idrar akım testi, mesanede kalan idrar ölçümü ve gerekirse kamera ile inceleme yapılarak gösterilmesi gerekir. Mesane işlevinde zayıflama ya da idrar kanalı darlığı gibi başka nedenler varsa bunlara yönelik yaklaşım belirlenir. Bazı hastalarda tekrar uygulama yerine dokunun çıkarıldığı bir ameliyat daha uygun seçenek olabilir.
9 Rezum Tedavisi Sonrası PSA Değeri Değişir mi?
Rezum tedavisi sonrasında PSA değeri değişebilir. İşlemden hemen sonraki haftalarda prostat dokusundaki hasar ve iyileşme süreci nedeniyle PSA değeri geçici olarak yükselebilir. Bu nedenle işlemden kısa süre sonra yapılan PSA ölçümleri yanıltıcı olabilir. Prostat dokusu küçüldükçe ilerleyen aylarda PSA değeri çoğu hastada işlem öncesine göre daha düşük bir düzeye iner. Bu yeni değer, sonraki PSA takibinde karşılaştırma için başlangıç değeri olarak kullanılır ve prostat kanseri açısından takip sürdürülür.
10 Su Buharıyla Prostat Tedavisi Sonrası Şikâyetler Geri Döner mi?
Su buharıyla prostat tedavisi sonrasında elde edilen rahatlama çoğu hastada uzun süre devam eder, ancak bazı hastalarda şikâyetler yıllar içinde geri dönebilir. Prostat dokusu tamamen çıkarılmadığı için yaşla birlikte kalan dokunun yeniden büyümesi mümkündür. Şikâyetlerin geri dönmesi her zaman prostatın yeniden büyüdüğü anlamına gelmez, mesane işlevinin zayıflaması ya da idrar kanalı darlığı da benzer şikâyetlere yol açabilir. Bu nedenle şikâyetleri tekrarlayan hastalarda nedenin ayrıntılı olarak araştırılması gerekir. Nedene göre ilaç tedavisi, tekrar buhar uygulaması ya da ameliyat seçenekleri değerlendirilir.
11 Rezum Tedavisi Kan Sulandırıcı Kullananlarda Uygulanabilir mi?
Rezum tedavisi, kan sulandırıcı kullanan bazı hastalarda dikkatli bir planlamayla uygulanabilir. Yöntemde doku kesilmediği için kanama riski, dokunun çıkarıldığı ameliyatlara göre daha düşüktür. Bununla birlikte kullanılan ilacın türü ve kullanım nedeni, örneğin kalp ritim bozukluğu ya da damar stenti, işlem öncesinde ilgili uzmanla birlikte değerlendirilir. Bazı hastalarda ilacın işlemden birkaç gün önce kısa süreliğine bırakılması önerilebilirken bazılarında ilaç sürdürülerek işlem yapılabilir. Hiçbir kan sulandırıcı ilaç hekim önerisi olmadan kendiliğinden bırakılmamalıdır.
12 Su Buharıyla Prostat Tedavisi Başarısı Hangi Ölçütlerle Değerlendirilir?
Su buharıyla prostat tedavisinin başarısı, işlemden birkaç ay sonra şikâyetlerdeki düzelme ve nesnel ölçümlerdeki değişiklikler birlikte ele alınarak değerlendirilir. Şikâyet skorunun işlem öncesine göre belirgin şekilde azalması en önemli göstergelerden biridir. İdrar akım testinde akış hızının artması ve mesanede kalan idrar miktarının azalması da tedavinin etkisini nesnel olarak ortaya koyar. Gece idrara kalkma sayısının azalması ve günlük yaşam kalitesinin iyileşmesi hastanın kendi değerlendirmesiyle sorgulanır. Boşalma ve sertleşme işlevlerinin korunmuş olması da bu yöntemde değerlendirmeye katılan önemli ölçütler arasındadır.
13 Rezum Tedavisi Sonrası İdrar Kaçırma Olur mu?
Rezum tedavisi sonrasında kalıcı idrar kaçırma çok nadir görülür. Buhar uygulaması idrarı tutmayı sağlayan kas yapısından uzakta kalacak şekilde planlandığı için bu mekanizma korunur. İşlemden sonraki ilk haftalarda ani sıkışma hissiyle birlikte tuvalete yetişememe şeklinde geçici şikâyetler görülebilir. Bu şikâyetler, prostat dokusundaki iyileşme ve mesanenin yeni duruma uyumuyla çoğunlukla kendiliğinden azalır. Gerekli olursa bu dönemde mesaneyi gevşeten ilaçlar kısa süreli kullanılabilir.
14 Rezum Tedavisi Sonrası Kontroller Hangi Aralıklarla Yapılır?
Rezum tedavisi sonrası ilk kontrol, sonda takılan hastalarda sondanın çıkarılması için birkaç gün içinde yapılır. Sonraki kontrol çoğunlukla işlemden bir ay sonra planlanır ve bu kontrolde iyileşme dönemindeki şikâyetler değerlendirilir. İşlemin etkisinin belirginleştiği üçüncü ay civarında şikâyet skoru, idrar akım testi ve mesanede kalan idrar ölçümü yapılır. Bu değerlendirmede idrar akımını kolaylaştıran ilaçların bırakılıp bırakılamayacağına da karar verilir. Sonrasında kontroller genellikle yılda bir yapılır ve PSA takibi de bu kontrollerde sürdürülür.
15 Rezum Tedavisi İleri Yaştaki Hastalara Uygulanabilir mi?
Rezum tedavisi ileri yaştaki hastalarda da uygulanabilir ve bu hasta grubunda önemli bir seçenek oluşturabilir. İşlemin kısa sürmesi ve çoğunlukla genel anestezi gerektirmeden hafif sedasyonla yapılabilmesi, anestezi riski yüksek olan ileri yaştaki hastalar için önemli bir avantajdır. Birden fazla kronik hastalığı olan ve büyük bir ameliyatı güvenle geçiremeyecek erkeklerde de değerlendirilebilir. Bununla birlikte ileri yaşta mesane kasının zayıflamış olma olasılığı daha yüksek olduğu için işlem öncesinde mesane işlevi dikkatle değerlendirilir. Uzun süredir sondaya bağımlı olan ileri yaştaki hastalarda ise yöntemden beklenen faydanın sınırlı kalabileceği önceden konuşulur.
16 Su Buharıyla Prostat Tedavisi İçin İkinci Görüş Hangi Durumda Gerekir?
Prostat büyümesinin tedavisinde birden fazla seçenek bulunduğu için karar aşamasında ikinci görüş almak makul bir yaklaşımdır. Prostat hacminin bu yöntem için sınırda olduğu durumlarda farklı bir uzmanın değerlendirmesi faydalı olabilir. Şikâyetlerin prostat tıkanıklığından mı yoksa mesane kasının zayıflığından mı kaynaklandığı netleşmemişse ek tetkiklerle birlikte ikinci görüş karar sürecine katkı sağlar. PSA değeri yüksek olan ve kanser şüphesinin yeterince araştırılıp araştırılmadığı konusunda tereddüt yaşayan hastalar da ikinci görüşten yararlanabilir. İkinci görüş alınırken prostat ultrasonu, idrar akım testi, PSA sonuçları ve varsa MR görüntülerinin eksiksiz paylaşılması gerekir.

Kaynakça

Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.

  1. Enlarged Prostate (Benign Prostatic Hyperplasia) National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  2. Prostate Problems National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  3. Enlarged Prostate MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  4. Prostate Diseases MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  5. Urinary Retention National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  6. Urodynamic Testing National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  7. Literatür taraması: “benign prostatic hyperplasia surgical treatment outcomes” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
Tıbbi inceleme: Yayımlanma tarihi: 17 Eylül 2026 · Son güncelleme: 23 Ekim 2026
Tıbbi İkinci Görüş

Elinizdeki raporlar için ikinci bir değerlendirme

Daha önce yapılmış tetkik ve raporlarınızla ilgili ikinci görüş almak isterseniz, muayene randevusu oluşturabilirsiniz. Randevu günü ve saati sekreterlik tarafından telefonla belirlenir.

Hemen Ara WhatsApp Randevu Al