Su buharıyla prostat tedavisi, iyi huylu prostat büyümesinde idrar yolunu daraltan prostat dokusunun, idrar kanalından verilen kontrollü su buharıyla küçültüldüğü ve dokunun kesilmediği minimal invaziv bir yöntemdir. Rezum tedavisi olarak da bilinen bu uygulama, çoğunlukla genel anestezi gerekmeden kısa sürede yapılabilmesi ve boşalma ile sertleşme işlevlerini koruma olasılığının yüksek olmasıyla dikkat çeker. İlaçlarla yeterli rahatlama sağlayamayan ancak klasik bir prostat ameliyatı olmak istemeyen erkekler için bir seçenek oluşturur. Bu yazıda su buharıyla prostat tedavisinin ne olduğunu, kimlere uygun olduğunu, nasıl uygulandığını ve etkisinin ne zaman başladığını sırasıyla ele alıyoruz.
Rezum Tedavisi Nedir?
Rezum tedavisi, iyi huylu prostat büyümesine bağlı idrar yapma şikâyetlerini azaltmak amacıyla, radyofrekans enerjisiyle üretilen steril su buharının prostat dokusuna verildiği bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemde prostat dokusu kesilmez ya da çıkarılmaz. Bunun yerine buharın taşıdığı ısı enerjisi, idrar kanalına baskı yapan prostat hücrelerinde kontrollü bir hasar oluşturur. Hasar gören doku ilerleyen haftalar ve aylar içinde vücut tarafından doğal yollarla temizlenir. Böylece prostat zamanla küçülür ve idrar kanalı üzerindeki baskı azalır. İşlem, idrar kanalından girilen ince bir kamera sistemi aracılığıyla yapıldığı için vücutta herhangi bir kesi açılmaz.
Rezum tedavisi, ilaç tedavisi ile klasik prostat ameliyatları arasında yer alan minimal invaziv yöntemler grubunda değerlendirilir. İşlem çoğunlukla hafif bir sakinleştirici ve lokal anestezi eşliğinde, birkaç dakika içinde tamamlanır. Hastaların önemli bir kısmı aynı gün evine dönebilir. Yöntemin en belirgin özelliklerinden biri, prostatın mesane boynuna yakın yapılarının korunabilmesi sayesinde boşalma işlevinin çoğu hastada etkilenmemesidir. Bununla birlikte etkisi hemen ortaya çıkmaz ve prostat dokusunun küçülmesi zaman aldığı için rahatlama haftalar içinde gelişir. Çıkarılan bir doku bulunmadığı için bu yöntemde patoloji incelemesi yapılamaz. Bu nedenle işlem öncesinde prostat kanseri olasılığının PSA ve gerektiğinde ileri tetkiklerle değerlendirilmiş olması önemlidir.
Rezum Tedavisi Kimlere Uygulanır?
Rezum tedavisi, iyi huylu prostat büyümesi nedeniyle orta ya da ileri derecede idrar yapma şikâyetleri olan ve ilaç tedavisinden yeterli fayda göremeyen erkeklere uygulanır. Zayıf idrar akımı, gece sık idrara kalkma, mesanenin tam boşalmadığı hissi ve sık idrara çıkma bu şikâyetlerin başında gelir. İlaçların yan etkilerini tolere edemeyen ya da ömür boyu ilaç kullanmak istemeyen erkekler de bu yöntemin adayları arasında yer alır. Boşalma ve sertleşme işlevlerinin korunmasını özellikle önemseyen erkeklerde yöntem öne çıkan bir seçenektir. Genel anestezi riski yüksek olan ileri yaştaki ya da birden fazla kronik hastalığı bulunan erkeklerde de kısa süresi ve hafif anestezi gereksinimi nedeniyle tercih edilebilir. Kalp pili taşıyan erkeklerde de dikkatli bir planlamayla uygulanabilir.
Yöntem en çok orta büyüklükteki prostatlarda uygulanır. Prostatın mesaneye doğru uzanan orta lobu bulunan erkeklerde de bu bölgeye ek uygulamalar yapılarak tedavi planlanabilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan bazı hastalarda, işlemin kanama riskinin düşük olması nedeniyle dikkatli bir planlamayla uygulanabilir. İşlem öncesinde şikâyet skoru, parmakla rektal muayene, PSA testi, idrar tahlili, idrar akım testi, mesanede kalan idrar ölçümü ve prostat ultrasonu ile ayrıntılı değerlendirme yapılır. Prostat hacminin ölçülmesi, yöntemin uygunluğunun ve yapılacak uygulama sayısının belirlenmesinde önemlidir. PSA değeri yüksek olan hastalarda işlemden önce prostat kanseri olasılığı ayrıca araştırılır. Mesane işlevinin korunmuş olması da yöntemden beklenen faydanın sağlanabilmesi açısından önem taşır.
Rezum Tedavisi Nasıl Yapılır?
Rezum tedavisi, idrar kanalından ilerletilen ince bir kamera sistemi aracılığıyla prostat dokusuna küçük bir iğne yerleştirilmesi ve bu iğneden kısa süreli su buharı verilmesiyle yapılır. Su buharıyla prostat tedavisi nasıl yapılır sorusu, hazırlık aşamasından buharın verilmesine kadar birkaç basamakta yanıtlanabilir. İşlem öncesinde idrar tahlili ile enfeksiyon olmadığından emin olunur ve koruyucu antibiyotik verilir. Hasta sırtüstü yatırılır ve bacakları destekler üzerine yerleştirilir. Hafif bir sakinleştirici ve idrar kanalına uygulanan lokal anestezi ile hastanın rahat etmesi sağlanır. Ardından ince kamera sistemi idrar kanalından ilerletilerek idrar kanalı, prostat ve mesane incelenir.
Prostatın yapısı değerlendirildikten sonra uygulama yapılacak noktalar belirlenir. Sistemin ucundaki ince iğne, mesane boynuna yakın bölgeden başlayarak prostatın yan loblarına sırayla yerleştirilir. Her noktada iğneden yaklaşık dokuz saniye boyunca su buharı verilir. Uygulamalar, prostatın boyuna göre idrar kanalı boyunca belirli aralıklarla tekrarlanır. Prostatın mesaneye doğru uzanan orta lobu varsa bu bölgeye de ek uygulamalar yapılır. Buhar verilmesi sırasında hasta kısa süreli bir sıcaklık ya da sıkışma hissi duyabilir. İşlemin sonunda bazı hastalara kısa bir süre kalmak üzere ince bir idrar sondası takılır ve hasta birkaç saatlik gözlemin ardından genellikle aynı gün taburcu edilir.
Rezum Prostatı Nasıl Küçültür?
Rezum prostatı, su buharının taşıdığı ısı enerjisiyle prostat hücrelerinde kontrollü bir hasar oluşturarak ve bu hasarlı dokunun zamanla vücut tarafından temizlenmesini sağlayarak küçültür. Radyofrekans enerjisiyle ısıtılan su, sisteme girdiğinde yaklaşık yüz derece sıcaklıkta buhara dönüşür. Buhar prostat dokusuna verildiğinde, hücreler arasındaki boşluklarda hızla yayılır ve daha serin olan dokuyla temas ederek yeniden suya dönüşür. Bu dönüşüm sırasında taşıdığı ısı enerjisini çevresindeki hücrelere aktarır. Isı, hücre zarlarının yapısını bozar ve hücrelerin canlılığını yitirmesine yol açar. Bu yönüyle yöntem, dokuyu yakarak ya da keserek değil, içine yayılan ısıyla etki gösterir.
Buharın prostat dokusu içinde yayılması, prostatın bölgelerini birbirinden ayıran doğal sınırlarda durur. Bu nedenle ısı etkisi prostat kapsülünün dışına taşmaz ve kapsülün dışından geçen sertleşme sinirleri ile idrar tutma mekanizması korunur. Mesane boynuna yakın yapıların da korunabilmesi, boşalma işlevinin çoğu hastada etkilenmemesinin temel nedenidir. Hasar gören prostat hücreleri, vücudun doğal iyileşme süreci içinde bağışıklık hücreleri tarafından haftalar ve aylar boyunca temizlenir. Bu süreçte prostatın idrar kanalına baskı yapan bölümü küçülür ve idrar kanalı genişler. İlk haftalarda dokuda geçici bir şişlik oluştuğu için şikâyetler hemen düzelmez, hatta kısa süreliğine artabilir. Prostat dokusunun küçülmesi ve rahatlamanın belirginleşmesi bu nedenle birkaç hafta ile birkaç ay arasında bir süreye yayılır.
Rezum Tedavisinde Anestezi Gerekir mi?
Rezum tedavisinde çoğu hastada genel anestezi gerekmez ve işlem lokal anestezi ile hafif bir sakinleştirici eşliğinde yapılabilir. İdrar kanalına uyuşturucu jel uygulanması, kamera sisteminin ilerletilmesi sırasında oluşabilecek rahatsızlığı azaltır. Damar yolundan verilen hafif sakinleştirici ise hastanın gevşemesini ve işlemi rahat geçirmesini sağlar. Bazı merkezlerde prostat çevresine ek lokal anestezik uygulanarak buhar verilmesi sırasındaki his de azaltılır. Bu anestezi yaklaşımı, nefes borusuna tüp yerleştirilmesini gerektirmez. Hasta işlem sırasında uyanık ya da yarı uykulu olabilir ve işlem bittikten kısa süre sonra kendine gelir.
Anestezi türü, hastanın kaygı düzeyi, genel sağlık durumu ve merkezin uygulama biçimine göre belirlenir. İşlem sırasında daha fazla rahatsızlık yaşayabileceği düşünülen ya da kaygı düzeyi yüksek olan hastalarda daha derin bir sedasyon, belden aşağısını uyuşturan spinal anestezi ya da kısa süreli genel anestezi tercih edilebilir. Genel anestezi riski yüksek olan ileri yaştaki ve birden fazla kronik hastalığı bulunan erkekler için hafif anesteziyle yapılabilmesi yöntemin önemli bir özelliğidir. Kapalı prostat ameliyatı ve lazerle prostat ameliyatı gibi dokunun çıkarıldığı yöntemler ise çoğunlukla genel ya da belden aşağısını uyuşturan anestezi gerektirir. Sedasyon uygulanacak hastaların işlemden önce birkaç saat aç kalması gerekir. İşlem günü hastanın yanında bir refakatçi bulunması ve hastanın araç kullanmaması önerilir. Kullanılan ilaçlar ve varsa alerjiler işlemden önce anestezi ekibine bildirilmelidir. Bu hazırlıklar, işlemin güvenli ve rahat şekilde tamamlanmasına yardımcı olur.
Rezum Tedavisi Kaç Dakika Sürer?
Rezum tedavisinin kendisi çoğu hastada yaklaşık on ile on beş dakika arasında sürer. Bu süre, kamera sisteminin yerleştirilmesini, prostatın incelenmesini ve buhar uygulamalarının yapılmasını kapsar. Her bir buhar uygulaması yalnızca birkaç saniye sürdüğü için toplam işlem süresi kısa tutulabilir. Prostatın büyüklüğü arttıkça yapılması gereken uygulama sayısı da artar ve süre bir miktar uzayabilir. Orta lobu olan hastalarda bu bölgeye yapılan ek uygulamalar da süreye eklenir. Hazırlık, anestezi ve işlem sonrası gözlem süresiyle birlikte hastanın merkezde geçirdiği toplam süre çoğunlukla birkaç saattir.
Kısa işlem süresi, bu yöntemin hastalar açısından önemli özelliklerinden biridir. Hastaların büyük çoğunluğu işlemden sonraki birkaç saat içinde evine dönebilir. Taburculuk öncesinde hastanın genel durumu, idrar rengi ve varsa sondanın düzgün çalışması kontrol edilir. Sonda takılmayan hastalarda idrar yapabildiğinin görülmesi beklenir. İşlem sonrası kullanılacak ilaçlar ve sonda bakımı konusunda bilgi verilir. Ateş, idrar yapamama ya da yoğun kanama gibi durumlarda hemen başvurulması gerektiği de taburculuk sırasında anlatılır. İşlemin kısa sürmesi, etkisinin de hemen başlayacağı anlamına gelmez ve bu durum hastayla önceden açıkça konuşulmalıdır.
Rezum Tedavisinin Etkisi Ne Zaman Başlar?
Rezum tedavisinin etkisi hemen başlamaz ve çoğu hastada ilk rahatlama iki ile dört hafta içinde hissedilmeye başlanır. Bunun nedeni, buharın etkisiyle hasar gören prostat dokusunun vücut tarafından temizlenmesinin zaman almasıdır. İlk günlerde dokuda gelişen geçici şişlik nedeniyle idrar akımı işlem öncesine göre daha zayıf olabilir. Bu dönemde sık idrara çıkma, yanma ve ani sıkışma hissi de görülebilir. Dokunun temizlenmesi ilerledikçe idrar kanalı genişler ve idrar akımı giderek güçlenir. Belirgin rahatlama çoğunlukla birinci ile üçüncü aylar arasında ortaya çıkar.
Rezum tedavisinin etkisinin en yüksek düzeye ulaşması ise çoğu hastada üç ile altı ay sürebilir. Bu süreç, hastanın beklentilerinin gerçekçi bir şekilde belirlenmesi açısından önemlidir. Hemen rahatlama bekleyen ya da idrar yapamama nedeniyle hızlı bir çözüme ihtiyaç duyan hastalar için bu yöntem en uygun seçenek olmayabilir. İşlemden sonraki haftalarda bazı hastalarda idrar akımını kolaylaştıran ilaçlar bir süre daha kullanılabilir. Tedavinin etkisi, işlemden birkaç ay sonra yapılan kontrolde şikâyet skoru, idrar akım testi ve mesanede kalan idrar ölçümüyle değerlendirilir. Beklenen sürenin sonunda yeterli rahatlama sağlanamayan hastalarda tekrar uygulama ya da başka bir yöntem değerlendirilebilir. Prostat büyümesi ilerleyici bir süreç olduğu için elde edilen rahatlamanın sürdürülmesi amacıyla düzenli kontroller önerilir.
Rezum Sonrası İyileşme Ne Kadar Sürer?
Rezum sonrası günlük yaşama dönüş çoğu hastada birkaç gün içinde gerçekleşir, idrar yapma şikâyetlerinin tamamen yerleşmesi ise birkaç ayı bulabilir. İşlemden sonraki ilk günlerde yanma, sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissi beklenen şikâyetlerdir. Dokudaki şişlik nedeniyle bazı hastalarda idrar yapmak güçleşebilir ve bu hastalarda birkaç gün süreyle sonda kullanılması gerekebilir. İdrarda hafif kanlanma ve küçük doku parçacıkları ya da pıhtılar, bir iki ay boyunca aralıklı olarak görülebilir. Menide kan görülmesi de bu dönemde karşılaşılabilecek geçici bir durumdur. Bu şikâyetler çoğunlukla kendiliğinden azalır.
İyileşme döneminde bazı önerilere uyulması şikâyetlerin daha hızlı azalmasına yardımcı olur. Gün boyunca bol su içilmesi idrarın akışını destekler ve doku parçacıklarının atılmasını kolaylaştırır. Kabızlıktan kaçınmak için lifli beslenmeye özen gösterilir. Ağır kaldırma, yoğun egzersiz, bisiklet ve ata binme gibi etkinliklerden birkaç hafta kaçınılması önerilir. Masa başı çalışanlar genellikle birkaç gün içinde işlerine dönebilir. Bu dönemde ağrı kesiciler, koruyucu antibiyotik ve gerekirse idrar akımını kolaylaştıran ya da mesaneyi gevşeten ilaçlar kullanılabilir. Ateş, hiç idrar yapamama, yoğun kanama ve pıhtı ya da giderek artan ağrı gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
Rezum Tedavisinin Riskleri Nelerdir?
Rezum tedavisinin riskleri genellikle hafif ve geçici olmakla birlikte, her girişimsel işlemde olduğu gibi bilinmesi gereken bazı olası sorunlar vardır. İşlemden sonraki haftalarda en sık görülen şikâyetler yanma, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi ve idrarda hafif kanlanmadır. Dokudaki şişliğe bağlı geçici idrar tutulması gelişebilir ve bu durumda sonda süresinin uzatılması gerekebilir. İdrar yolu enfeksiyonu, koruyucu antibiyotik kullanımına rağmen görülebilecek sorunlar arasındadır. Pıhtıya bağlı idrar yapma güçlüğü ve belirgin kanama nadir görülen durumlardır. İdrar kanalında darlık gelişmesi de seyrek görülen bir risktir.
Cinsel işlev açısından bu yöntemde boşalmanın etkilenme olasılığı klasik prostat ameliyatlarına göre daha düşüktür, ancak bazı hastalarda meni miktarında azalma ya da meninin mesaneye kaçması görülebilir. Sertleşme işlevi çoğu hastada korunur. İdrar kaçırma bu yöntemde çok nadir görülür. Yöntemin bir diğer sınırlılığı, bazı hastalarda beklenen düzeyde rahatlama sağlanamaması ve ek bir tedaviye ihtiyaç duyulabilmesidir. Prostat dokusu tamamen çıkarılmadığı için yıllar içinde yeniden büyüme ve tekrar işlem ya da ameliyat gereksinimi gelişebilir. Tedavi sonrasında gerekli olursa işlem tekrarlanabilir ya da kapalı prostat ameliyatı veya lazerle yapılan ameliyatlar uygulanabilir. Tüm bu olasılıkların işlem öncesinde hastayla açıkça konuşulması, gerçekçi bir beklenti oluşturulmasını sağlar.
Rezum Tedavisi Kimlere Uygun Değildir?
Rezum tedavisi, çok büyük prostatı olan, aktif idrar yolu enfeksiyonu bulunan ya da prostat kanseri olasılığı henüz değerlendirilmemiş erkekler için uygun değildir. Prostat hacmi çok büyük olduğunda buhar uygulamalarıyla dokunun yeterince küçültülmesi güçleşir ve tek seansla yeterli rahatlama sağlanamayabilir. Aktif idrar yolu enfeksiyonu olan hastalarda işlem, enfeksiyon tamamen tedavi edildikten sonraya ertelenir. PSA değeri yüksek olan ve kanser şüphesi taşıyan hastalarda önce bu şüphenin araştırılması gerekir. Yöntemde doku çıkarılmadığı ve patoloji incelemesi yapılamadığı için tanı konmamış bir kanserin gözden kaçmaması önemlidir. Penis protezi bulunan erkeklerde de sistemin idrar kanalından yerleştirilmesi uygun olmayabilir.
Mesane kasının ciddi şekilde zayıfladığı ve uzun süredir sondaya bağımlı olan bazı erkeklerde yöntemden beklenen faydanın sınırlı kalabileceği düşünülür. İdrar kanalında darlık bulunan hastalarda önce darlığın değerlendirilmesi ve çözülmesi gerekir. Prostat büyümesine bağlı mesane taşı ya da tekrarlayan kanama gibi ameliyat gerektiren sorunları olan hastalarda ise dokunun çıkarıldığı yöntemler daha uygun olabilir. Hızlı rahatlamaya ihtiyaç duyan ya da işlemin etkisinin haftalar içinde gelişmesini beklemek istemeyen hastalar da farklı seçenekleri değerlendirebilir. Uygunluk kararı verilirken şikâyet şiddetini gösteren IPSS prostat skoru, prostat hacmi ve mesane işlevi birlikte ele alınır. Rezum tedavisine uygun olmayan hastalarda kapalı prostat ameliyatı ya da lazerle prostat ameliyatı gibi seçenekler değerlendirilir. Tedavi seçimi, her yöntemin olası yararları ve sınırlılıkları hastayla birlikte konuşularak yapılır.
1 Rezum Tedavisi Sonrası Boşalma Korunur mu?
2 Rezum Tedavisi Sonrası Sonda Kullanılır mı?
3 Rezum Tedavisi Prostatın Orta Lobunda Uygulanabilir mi?
4 Rezum Tedavisi Sonrası Cinsel İşlev Nasıl Etkilenir?
5 Rezum Tedavisi Sonrası Prostat Ameliyatı Yapılabilir mi?
6 Rezum Tedavisi Sonrası Hangi İlaçlar Kullanılır?
7 Rezum Tedavisi Sonrası İdrarda Kan ve Yanma Normal midir?
8 Rezum Tedavisi Gerekirse Tekrarlanabilir mi?
9 Rezum Tedavisi Sonrası PSA Değeri Değişir mi?
10 Su Buharıyla Prostat Tedavisi Sonrası Şikâyetler Geri Döner mi?
11 Rezum Tedavisi Kan Sulandırıcı Kullananlarda Uygulanabilir mi?
12 Su Buharıyla Prostat Tedavisi Başarısı Hangi Ölçütlerle Değerlendirilir?
13 Rezum Tedavisi Sonrası İdrar Kaçırma Olur mu?
14 Rezum Tedavisi Sonrası Kontroller Hangi Aralıklarla Yapılır?
15 Rezum Tedavisi İleri Yaştaki Hastalara Uygulanabilir mi?
16 Su Buharıyla Prostat Tedavisi İçin İkinci Görüş Hangi Durumda Gerekir?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Enlarged Prostate (Benign Prostatic Hyperplasia) www.niddk.nih.gov
- Prostate Problems www.niddk.nih.gov
- Enlarged Prostate medlineplus.gov
- Prostate Diseases medlineplus.gov
- Urinary Retention www.niddk.nih.gov
- Urodynamic Testing www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “benign prostatic hyperplasia surgical treatment outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov