Mesane kanseri, idrarın biriktiği mesanenin iç yüzeyini döşeyen hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişen ve ürolojik kanserler arasında sık görülen bir hastalıktır. Hastalığın en önemli ve çoğu zaman ilk işareti, ağrı yapmadan ortaya çıkan ve bazen kendiliğinden kaybolan idrarda kandır. Erken dönemde tanı konan mesane kanserlerinin önemli bir kısmı kapalı yöntemlerle mesane korunarak tedavi edilebilir, ancak hastalık tekrarlama eğiliminde olduğu için uzun süreli ve düzenli takip gerektirir.
Bu yazıda mesane kanserinin ne olduğunu, belirtilerini, idrarda kanın nedenini, kimlerde sık görüldüğünü, sigarayla ilişkisini, tanı sürecini, yüzeyel ve kas tabakasına ilerlemiş türleri arasındaki farkı ve tedavi seçeneklerini ayrıntılı olarak anlatıyoruz.
Mesane Kanseri Nedir?
Mesane kanseri, mesanenin iç yüzeyini kaplayan ve idrarla doğrudan temas eden hücrelerin genetik değişikliklere uğrayarak kontrolsüz biçimde çoğalması ve tümör oluşturmasıdır. Mesane, böbreklerde üretilen idrarın biriktiği ve işeme anına kadar depolandığı kaslı bir organdır. Mesanenin iç yüzeyi, idrarın zararlı etkilerine dayanıklı özel bir hücre tabakasıyla döşelidir ve mesane kanserlerinin büyük çoğunluğu bu hücre tabakasından köken alır.
Bu hücrelerden gelişen tümörler çoğunlukla mesanenin içine doğru uzanan, karnıbahar benzeri saçaklı yapılar şeklinde büyür. Bazı mesane kanserleri ise iç yüzeyde kabarık bir kitle oluşturmadan düz bir alan şeklinde yayılır ve bu tür yerinde kanser daha dikkatli izlem gerektirir.
Daha seyrek olarak yassı hücrelerden, bez yapısındaki hücrelerden ya da küçük hücrelerden gelişen farklı mesane kanseri türleri de görülebilir. Aynı özel hücre tabakası böbrek havuzunu ve üreterleri de kapladığı için mesane kanseri olan kişilerde benzer tümörler üst idrar yollarında da gelişebilir. Mesane kanseri, tümörün mesane duvarında ne kadar derine ilerlediğine göre yüzeyel ve kas tabakasına ilerlemiş olarak iki ana gruba ayrılır.
Bu ayrım, hastalığın seyrini ve seçilecek tedaviyi belirleyen en önemli etkendir. Tümör hücrelerinin mikroskop altındaki görünümüne göre belirlenen düşük ya da yüksek derece de hastalığın tekrarlama ve ilerleme olasılığı hakkında bilgi verir.
Mesane kanseri çoğunlukla ileri yaşta görülür, erkeklerde kadınlara göre daha sık ortaya çıkar ve tanı, tedavi ve takibi üroloji uzmanı tarafından yapılır.
Mesane Kanseri Belirtileri Nelerdir?
Mesane kanseri belirtileri arasında en sık ve en önemli olanı, çoğu zaman ağrı ya da başka bir şikâyet olmadan ortaya çıkan idrarda kandır. İdrar pembe, kırmızı ya da kahverengi renkte görülebilir ve bazen içinde küçük pıhtılar bulunabilir. Bazı kişilerde ise kan gözle fark edilmez ve yalnızca başka bir nedenle yapılan idrar tahlilinde saptanır. İdrarda kan bir kez görülüp günler, haftalar hatta aylarca kaybolabilir ve bu durum kişinin sorunu önemsememesine yol açabilir.
Sık idrara çıkma, ani ve zor tutulan idrar sıkışması ve idrar yaparken yanma da mesane kanserinin belirtileri arasında yer alabilir.
Bu tür tahriş belirtileri özellikle mesane iç yüzeyinde düz yayılan yerinde kanserde öne çıkar ve idrar yolu enfeksiyonuyla karıştırılabilir. Antibiyotik tedavisine rağmen geçmeyen ya da idrar kültüründe bakteri üremediği hâlde süren yanma ve sıkışma şikâyetleri mutlaka ayrıca araştırılır. Tümör mesanenin idrar borularının açıldığı bölgeye yakınsa idrar akışını engelleyerek böbrekte şişmeye ve yan ya da bel ağrısına yol açabilir.
İleri evrelerde kasık ve leğen bölgesinde ağrı, idrar yapmada güçlük, kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik görülebilir. Hastalığın kemiklere yayıldığı durumlarda kemik ağrısı, lenf bezlerine yayıldığında ise bacaklarda şişlik ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin çoğu mesane kanseri dışındaki birçok hastalıkta da görülebileceği için kesin tanı ancak ürolojik değerlendirme ile konabilir.
Mesane Kanserinde İdrarda Kan Neden Görülür?
Mesane kanserinde idrarda kan, tümörün yüzeyindeki ince ve kırılgan damarların mesanenin kasılması ve idrarın akışı sırasında kolayca zedelenip kanaması nedeniyle görülür. Tümörler büyüyebilmek için çevrelerinde çok sayıda yeni damar oluşturur ve bu damarlar normal damarlara göre çok daha ince duvarlıdır. Mesanenin iç yüzeyine doğru saçaklı biçimde uzanan tümörlerin yüzeyi bu kırılgan damarlarla doludur. Mesane dolup boşaldıkça ve işeme sırasında kasıldıkça tümörün yüzeyi hafifçe travmaya uğrar ve damarlardan idrara kan sızar. Kanamanın miktarı, tümörün büyüklüğüne, damarlanmasına ve yüzeyinin ne ölçüde zedelendiğine göre değişir.
Kanama bazen yalnızca mikroskopla görülebilecek kadar az, bazen de idrarı koyu kırmızıya boyayacak ve pıhtı oluşturacak kadar fazla olabilir. Tümör yüzeyindeki küçük damarlar bir süre sonra kendiliğinden pıhtılaşarak kanamayı durdurabilir ve bu nedenle idrarda kan gelip gidebilir. Kanamanın kendiliğinden durması tümörün kaybolduğu anlamına gelmez ve tümör büyümeye devam eder. Büyük pıhtılar idrar kanalını tıkayarak idrar yapamamaya neden olabilir ve bu durum acil müdahale gerektirir.
İdrarda kan, tümörün evresinden bağımsız olarak erken dönemde de ortaya çıkabildiği için hastalığın erken tanısında önemli bir fırsat sunar. Bu nedenle idrarında bir kez bile kan gören her erişkinin nedeni araştırılmak üzere değerlendirilmesi gerekir.
Ağrısız İdrarda Kan Mesane Kanseri Belirtisi midir?
Ağrısız idrarda kan, mesane kanserinin en tipik belirtisidir, ancak her ağrısız kanama mesane kanserine bağlı değildir ve kesin nedeni ancak ayrıntılı ürolojik değerlendirme ile ortaya konabilir. Böbrek taşı ya da idrar yolu enfeksiyonu gibi durumlar çoğunlukla ağrı, yanma ya da ateşle birlikte seyrederken mesane tümörleri genellikle hiçbir şikâyete yol açmadan kanar. Bu nedenle yan ağrısı, ateş ya da yanma olmadan ortaya çıkan idrarda kan, özellikle ileri yaştaki kişilerde ve sigara içenlerde mesane kanseri açısından dikkatle araştırılır.
Ağrısız idrarda kanın diğer nedenleri arasında şunlar yer alır:
- prostat büyümesi,
- böbrek kanseri,
- idrar borusu ve böbrek havuzu tümörleri,
- böbrek hastalıkları,
- bazı kan sulandırıcı ilaçların kullanımı.
Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde idrarda kan görülmesi, kanamaya yatkınlığı ortaya çıkaran altta yatan bir tümörün işareti olabileceği için yine araştırılmalıdır. Yoğun egzersiz, adet kanamasının idrara karışması ve bazı gıda boyaları da idrarın kırmızı görünmesine neden olabilir ve değerlendirmede ayırt edilir. İdrarda kanın kendiliğinden kaybolması bir güvence değildir ve kanama bir kez görülmüş olsa bile araştırma tamamlanmalıdır.
Değerlendirmede idrar tahlili ile kanın gerçekten idrardan geldiği doğrulanır ve idrar yolu enfeksiyonu dışlanır. Ardından böbrekler ve üst idrar yolları görüntüleme yöntemleriyle, mesanenin içi ise kameralı bir incelemeyle değerlendirilir. Ağrısız idrarda kan nedeniyle yapılan incelemelerde erken evrede saptanan mesane tümörleri çoğu zaman mesane korunarak tedavi edilebilir. Bu nedenle ağrısız idrarda kan, beklemeden üroloji muayenesine başvurmayı gerektiren önemli bir uyarı işareti olarak kabul edilir.
Mesane Kanseri Kimlerde Daha Sık Görülür?
Mesane kanseri, ileri yaştaki kişilerde, erkeklerde, sigara içenlerde ve iş yerinde bazı kimyasal maddelere maruz kalanlarda daha sık görülür. Hastalığın görülme sıklığı yaş ilerledikçe artar ve tanı konan kişilerin çoğu ileri yaş grubundadır. Erkeklerde mesane kanseri kadınlara göre belirgin biçimde daha sık ortaya çıkar. Kadınlarda ise idrarda kan çoğu zaman idrar yolu enfeksiyonu ya da kadın hastalıklarına bağlı kanama sanıldığı için tanı daha geç konabilir.
Boya, lastik, deri, tekstil, metal işleme, petrokimya ve matbaa sektörlerinde çalışanlar, aromatik aminler adı verilen kimyasal maddelere uzun süre maruz kalabildikleri için risk altındadır.
Kuaförler, boyacılar ve bazı taşımacılık çalışanları da mesleki maruziyet nedeniyle risk grubunda değerlendirilir. Mesleki maruziyetle ilişkili mesane kanserleri, maruziyetin başlamasından uzun yıllar sonra ortaya çıkabilir. Leğen bölgesine daha önce ışın tedavisi uygulanmış kişilerde ve bazı kemoterapi ilaçlarını kullanmış olanlarda mesane kanseri riski artar. Uzun süreli kalıcı sonda kullanımı, tekrarlayan ve kronikleşen mesane iltihapları ve uzun yıllar mesanede kalan taşlar mesane iç yüzeyinde sürekli tahrişe yol açarak farklı bir mesane kanseri türünün gelişimine zemin hazırlayabilir.
Bazı bölgelerde yaygın olan ve mesaneyi etkileyen parazit enfeksiyonları da risk etkenleri arasında yer alır.
Ailesinde mesane kanseri bulunan kişilerde risk bir miktar artmıştır. İçme suyunda yüksek düzeyde arsenik bulunan bölgelerde yaşamak da mesane kanseri riskini artıran çevresel etkenlerden biridir.
Sigara Mesane Kanseri Riskini Artırır mı?
Sigara, mesane kanseri riskini belirgin biçimde artırır ve hastalığın bilinen en güçlü ve en önemli risk etkenidir. Sigara dumanında bulunan çok sayıda kanser yapıcı kimyasal madde akciğerlerden kana geçer. Kana geçen bu maddeler vücutta işlendikten sonra böbrekler tarafından süzülerek idrara atılır. İdrar mesanede saatlerce beklediği için mesanenin iç yüzeyi bu zararlı maddelerle uzun süre temas eder. Bu sürekli temas, iç yüzey hücrelerinin genetik yapısında hasara yol açarak tümör gelişimini başlatabilir. Sigara içme süresi uzadıkça ve günlük içilen sigara sayısı arttıkça mesane kanseri riski de yükselir.
Sigara içen kişilerde mesane kanseri, hiç içmeyenlere göre çok daha sık ve genellikle daha genç yaşta görülür. Sigara bırakıldığında risk hemen ortadan kalkmaz, ancak yıllar içinde giderek azalır. Mesane kanseri tanısı konduktan sonra sigaranın bırakılması da hastalığın tekrarlama olasılığını azaltabilir ve tedavi sonuçlarını olumlu yönde etkileyebilir. Sigara içen ya da uzun yıllar sigara içmiş bir kişide idrarda kan görülmesi, mesane kanseri açısından vakit kaybetmeden araştırılması gereken bir durumdur.
Pasif içicilik ve nargile gibi diğer tütün ürünleri de mesaneye ulaşan zararlı maddeler nedeniyle risk oluşturabilir. Sigaranın bırakılması, mesane kanserinden korunmak için kişinin kendi elinde olan en etkili önlemdir.
Mesane Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?
Mesane kanseri, şikâyetlerin ve risk etkenlerinin değerlendirilmesi, idrar tahlilleri, görüntüleme yöntemleri, mesanenin içinin kameralı bir aletle doğrudan incelenmesi ve şüpheli dokudan alınan örneğin patolojik incelemesiyle teşhis edilir. Hekim önce idrarda kanın ne zamandan beri görüldüğünü, ağrı ya da yanmanın eşlik edip etmediğini ve pıhtı olup olmadığını sorar. Sigara öyküsü, çalışılan meslek, daha önce alınan ışın ya da kemoterapi tedavileri ve ailede kanser öyküsü de ayrıntılı olarak sorgulanır. Fizik muayenede karın ve leğen bölgesi değerlendirilir, erkeklerde prostat, kadınlarda ise gerekirse kadın hastalıkları açısından muayene yapılır.
İdrar tahlili kanın varlığını doğrular ve idrar yolu enfeksiyonu gibi diğer nedenlerin ayırt edilmesine yardımcı olur. İdrar sitolojisi, idrarla dökülen hücrelerin mikroskop altında incelenmesiyle özellikle yüksek dereceli tümör hücrelerinin saptanmasına katkı sağlar. Ultrason mesanedeki kitleleri ve böbreklerdeki şişmeyi gösterebilir, ancak küçük ve düz tümörleri göremeyebilir. Mesanenin içinin kameralı bir aletle incelenmesi, tümörün varlığını, sayısını, büyüklüğünü ve yerini doğrudan gösteren temel tanı yöntemidir.
Üst idrar yollarında eşlik eden bir tümör olup olmadığı kontrastlı tomografiyle değerlendirilir. Kesin tanı, idrar kanalından girilerek yapılan kapalı ameliyatla tümörün çıkarılması ve dokunun patolojik incelemesiyle konur. Patoloji sonucunda tümörün türü, derecesi ve mesane duvarında kas tabakasına ulaşıp ulaşmadığı belirlenir ve bu bilgiler tedavi planının temelini oluşturur.
Yüzeyel ve Kas İnvaziv Mesane Kanseri Farkı Nedir?
Yüzeyel mesane kanseri ile kas invaziv mesane kanseri arasındaki temel fark, yüzeyel tümörün mesanenin iç yüzeyinde ve hemen altındaki bağ dokusunda sınırlı kalması, kas invaziv tümörün ise mesane duvarının kas tabakasına ilerlemiş olmasıdır. Mesane duvarı içten dışa doğru iç yüzey hücreleri, bunun altındaki ince bağ dokusu, kalın kas tabakası ve en dışta yağ dokusundan oluşur. Tanı konan mesane kanserlerinin büyük çoğunluğu, kas tabakasına ulaşmamış yüzeyel tümörlerdir. Yüzeyel tümörlerin önemli bir özelliği, kapalı ameliyatla tamamen temizlendikten sonra bile mesanenin farklı bölgelerinde sık tekrarlamasıdır.
Yüzeyel tümörlerin bir kısmı düşük dereceli olup yavaş seyrederken, yüksek dereceli olanlar ve düz yayılan yerinde kanser kas tabakasına ilerleme açısından daha fazla risk taşır. Bu nedenle yüzeyel mesane kanseri de kendi içinde düşük, orta ve yüksek risk gruplarına ayrılarak tedavi edilir. Yüzeyel tümörlerde tedavinin temelini kapalı ameliyatla tümörün çıkarılması ve risk durumuna göre mesane içine uygulanan tedaviler oluşturur. Kas invaziv mesane kanserinde ise tümör, mesane duvarındaki damar ve lenf kanallarına ulaşabildiği için lenf bezlerine ve uzak organlara yayılma riski belirgin biçimde yüksektir.
Kas tabakasına ilerlemiş tümörler kapalı ameliyatla tamamen kontrol altına alınamaz ve daha kapsamlı tedaviler gerektirir. Bu tümörlerde genellikle ameliyat öncesi kemoterapiyle birlikte mesanenin çevre lenf bezleriyle birlikte alınması ya da uygun hastalarda kemoterapi ve ışın tedavisiyle mesanenin korunmaya çalışılması gündeme gelir. Tümörün kas tabakasına ulaşıp ulaşmadığının doğru belirlenmesi için kapalı ameliyat sırasında alınan örneğin kas dokusunu da içermesi büyük önem taşır.
Mesane Kanseri Tanısında Hangi Testler İstenir?
Mesane kanseri tanısında tam idrar tahlili, idrar kültürü, idrar sitolojisi, ultrason, sistoskopi, kontrastlı tomografi ve gerektiğinde manyetik rezonans ile kan tahlilleri istenir. Tam idrar tahlili idrarda kan bulunduğunu doğrular, idrar kültürü ise şikâyetlerin bir enfeksiyondan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ayırt etmeye yardımcı olur. İdrar sitolojisinde idrarla dökülen hücreler incelenir ve özellikle yüksek dereceli tümörlerin ve düz yayılan yerinde kanserin saptanmasına katkı sağlanır. Ultrason, radyasyon içermeyen ilk basamak inceleme olarak mesanedeki kitleleri ve böbreklerde şişme olup olmadığını gösterir.
Sistoskopi, idrar kanalından mesaneye ilerletilen ince bir kameralı aletle mesanenin iç yüzeyinin tamamen görüntülendiği ve mesane kanseri tanısında temel kabul edilen incelemedir. Ayaktan yapılan bükülebilir alet incelemesi genellikle lokal uyuşturucu jel ile kısa sürede tamamlanır. Özel ışık ve görüntü filtreleriyle yapılan incelemeler, normal ışıkta gözden kaçabilecek düz lezyonların fark edilmesini kolaylaştırabilir. Kontrastlı tomografi, böbrek havuzu ve idrar borularında eşlik eden bir tümör olup olmadığını araştırır ve tümörün mesane dışına ya da lenf bezlerine yayılımını değerlendirir.
Manyetik rezonans, tümörün mesane duvarındaki derinliğinin değerlendirilmesinde ek bilgi sağlayabilir. Kas tabakasına ilerlemiş tümörlerde akciğerlerin görüntülenmesi ve gerekirse kemik taraması ile uzak yayılım araştırılır. Kan tahlillerinde böbrek işlevleri ve kan sayımı değerlendirilir ve bu değerler hem yayılımın etkileri hem de tedavi seçimi hakkında bilgi verir.
Mesane Kanseri Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Mesane kanseri tedavisi, tümörün mesane duvarındaki derinliğine, derecesine, sayısına, büyüklüğüne ve kişinin genel sağlık durumuna göre kapalı tümör ameliyatı, mesane içi tedaviler, mesanenin alınması, kemoterapi, ışın tedavisi ve bağışıklık sistemine yönelik tedavilerden oluşur. İlk basamakta hemen her hastaya idrar kanalından girilerek yapılan kapalı mesane tümörü ameliyatı uygulanır ve bu işlem hem tanı koydurur hem de yüzeyel tümörlerin temizlenmesini sağlar. Tümörün yüksek dereceli olduğu ya da ilk ameliyatta tam temizlenemediği durumlarda birkaç hafta sonra ikinci bir kapalı ameliyat yapılabilir.
Düşük riskli yüzeyel tümörlerde ameliyattan hemen sonra mesane içine tek doz kemoterapi ilacı verilmesi tekrarlama olasılığını azaltabilir. Orta ve yüksek riskli yüzeyel tümörlerde mesane içine belirli aralıklarla ilaç uygulanır. Yüksek riskli yüzeyel tümörlerde ve yerinde kanserde en sık kullanılan mesane içi tedavi, bağışıklık sistemini uyararak tümör hücrelerine karşı etki gösteren BCG tedavisidir ve başlangıç kürünün ardından belirli bir süre idame dozlarıyla sürdürülür. Mesane içi tedaviye yanıt vermeyen yüksek riskli yüzeyel tümörlerde mesanenin erken dönemde alınması değerlendirilebilir.
Kas tabakasına ilerlemiş mesane kanserinde standart tedavi, uygun hastalarda ameliyat öncesi kemoterapinin ardından mesanenin çevresindeki lenf bezleriyle birlikte alınmasıdır. Bu ameliyatta erkeklerde prostat ve sperm kesecikleri, kadınlarda ise gerektiğinde rahim ve vajen ön duvarının bir bölümü de çıkarılır. Mesane alma ameliyatı açık yöntemle yapılabileceği gibi uygun hastalarda robotik mesane alma ameliyatı olarak da gerçekleştirilebilir. Mesane alındıktan sonra idrarın dışarı atılması için bağırsaktan hazırlanan bir kanalla idrarın karın duvarındaki bir torbaya yönlendirilmesi ya da bağırsaktan yeni bir mesane oluşturulması gibi yöntemler uygulanır.
Mesanesini korumak isteyen ya da ameliyata uygun olmayan seçilmiş hastalarda kapsamlı kapalı tümör ameliyatının ardından kemoterapi ve ışın tedavisinin birlikte uygulandığı mesane koruyucu yaklaşım da bir seçenek olabilir. Hastalığın lenf bezlerine ya da uzak organlara yayıldığı durumlarda damar yoluyla verilen kemoterapi, bağışıklık sistemine yönelik ilaçlar ve hedefe yönelik tedaviler kullanılır. Tedavi planı, tüm seçeneklerin olası yararları, yan etkileri ve yaşam kalitesi üzerindeki etkileri hastayla ayrıntılı olarak konuşulduktan sonra birlikte belirlenir.
1 Mesane Kanseri Kadınlarda Neden Geç Fark Edilebilir?
2 Mesane Kanseri Belirtileri Dalgalanma Gösterir mi?
3 Mesane Kanseri Patoloji Raporunda Neye Bakılır?
4 Mesane Kanseri Tekrarlarsa Nasıl Anlaşılır?
5 Mesane Kanseri Tekrarlama Eğilimi Neden Yüksektir?
6 Mesane Kanseri Genetik Yatkınlıkla İlişkili midir?
7 Mesane Kanseri Mesane İltihabıyla Karışır mı?
8 Mesane Kanseri Tedavisinde Hangi İlaç Grupları Kullanılır?
9 Mesane Kanseri Tanısı İçin Biyopsi Gerekir mi?
10 Mesane Kanseri Önlenebilir mi?
11 Mesane Kanseri Kullanılan İlaçlardan Kaynaklanabilir mi?
12 Mesane Kanseri Tanısında Gecikme Neye Yol Açar?
13 Mesane Kanseri Görüntüleme ile Kesin Olarak Anlaşılır mı?
14 Mesane Kanseri Ameliyatından Sonra Cinsel Yaşam Etkilenir mi?
15 Mesane Kanseri Takibi Kaç Yıl Sürer?
16 Mesane Kanseri Tedavisinde Mesane Korunabilir mi?
17 Mesane Kanseri Nedeniyle Mesane Alınırsa İdrar Nasıl Yapılır?
18 Mesane Kanseri Işın Tedavisiyle Tedavi Edilebilir mi?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- What Is Bladder Cancer? www.cancer.gov
- Bladder Cancer Treatment www.cancer.gov
- Bladder Cancer medlineplus.gov
- Hematuria (Blood in the Urine) www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Urinary Diversion www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “non muscle invasive bladder cancer intravesical BCG” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov