Tekrarlayan böbrek taşı, daha önce taş düşürmüş ya da taş nedeniyle tedavi edilmiş bir kişide yeni taşların oluşması ve taş hastalığının yıllar içinde yeniden gündeme gelmesidir. Taş hastalığı çoğu zaman tek bir atakla sınırlı kalmaz, çünkü taşın kırılması ya da düşmesi, taşı oluşturan nedenleri ortadan kaldırmaz. Tekrarlayan böbrek taşı belirtileri ilk taşta yaşanan yan ağrısı, idrarda kan ve idrar yolu enfeksiyonu gibi şikâyetlerle benzerdir, ancak her yeni atak böbrek işlevleri ve yaşam kalitesi açısından ek bir yük oluşturur.
Bu yazıda tekrarlayan böbrek taşının ne olduğunu, ne sıklıkla tekrarladığını, neden tekrar tekrar oluştuğunu, hangi hastalıklarla ilişkili olduğunu, beslenmenin rolünü, metabolik incelemenin zamanını, araştırma ve takip sürecini ve tekrarı azaltmanın yollarını ayrıntılı olarak anlatıyoruz.
Tekrarlayan Böbrek Taşı Nedir?
Tekrarlayan böbrek taşı, bir kez taş hastalığı geçirmiş bir kişide ilerleyen dönemde yeni bir taşın oluşması ya da tedaviden sonra böbrekte kalan küçük parçaların büyüyerek yeniden taş hâline gelmesidir. Böbrek taşı, idrardaki mineral ve tuzların kristalleşip birleşmesiyle oluşan sert yapılardır ve bu süreç idrarın kimyasına bağlı olarak sessizce devam eder. İlk taş düşürüldüğünde ya da kırılıp temizlendiğinde kişi kendini iyileşmiş hisseder, ancak taşı oluşturan koşullar çoğu zaman aynen sürer.
Yetersiz sıvı alımı, beslenme alışkanlıkları, kalıtsal eğilim ya da metabolik bir bozukluk değişmediği sürece böbrek yeni kristaller oluşturmaya devam eder.
Bu nedenle taş hastalığı, tek seferlik bir sorundan çok süreğen ve tekrarlama eğilimi gösteren bir hastalık olarak kabul edilir. Tekrarlayan taşlar aynı böbrekte oluşabileceği gibi diğer böbrekte de ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde yıllar sonra tek bir yeni taş gelişirken, bazılarında sık aralıklarla çok sayıda taş oluşur. Sık tekrarlayan taşlar, altta yatan bir metabolik bozukluğun ya da hastalığın varlığını düşündürür. Tekrarlayan böbrek taşı yaşayan kişiler her yeni atakta ağrı, iş gücü kaybı, görüntüleme ve girişimsel işlemlerle karşı karşıya kalır.
Her girişim ve uzun süren her tıkanıklık böbrek dokusu üzerinde küçük de olsa bir etki bırakabilir. Bu nedenle tekrarlayan taş hastalığında amaç yalnızca mevcut taşı temizlemek değil, taşın neden oluştuğunu bulup yeni taşları önlemektir.
Böbrek Taşı Kaç Yılda Bir Tekrarlar?
Böbrek taşının kaç yılda bir tekrarlayacağı kişiden kişiye değişir ve herkes için geçerli sabit bir süre yoktur, ancak önleyici önlem alınmayan kişilerde ilk taşı izleyen yıllarda yeni taş oluşma olasılığı belirgindir. Taş düşüren ya da taş nedeniyle tedavi edilen kişilerin önemli bir bölümünde ilerleyen yıllar içinde yeni bir taş gelişir. Tekrarlama olasılığı zaman geçtikçe birikerek artar ve bazı kişiler yaşamları boyunca birçok kez taş atağı geçirebilir. Genç yaşta ilk taşını düşüren, ailesinde taş hastalığı bulunan ve çok sayıda taşı olan kişilerde tekrarlar daha sık görülür.
Sistin taşı, enfeksiyon taşı ve bazı metabolik bozukluklara bağlı taşlar da kısa aralıklarla tekrarlama eğilimi gösterir. Tedaviden sonra böbrekte küçük kalıntı parçalar kalan kişilerde bu parçalar çekirdek görevi görerek yeni taşların daha erken oluşmasına yol açabilir. Buna karşın ilk taşından sonra yeterli sıvı alan ve beslenmesini düzenleyen bazı kişilerde uzun yıllar boyunca yeni taş gelişmeyebilir.
Tekrarın zamanlamasını belirleyen en önemli etkenler, taşın türü, idrarın kimyası ve kişinin önleyici önlemlere ne ölçüde uyduğudur. Bazı yeni taşlar böbreğin içinde uzun süre sessiz kalabildiği için tekrarlayan taş ancak kontrol görüntülemesinde fark edilebilir.
Bu nedenle taş geçmişi olan kişilerde şikâyet olmasa bile dönemsel görüntüleme ile takip önerilir. Önleyici önlemlerin düzenli uygulanması, tekrarlar arasındaki sürenin uzamasına ve tekrar sayısının azalmasına önemli katkı sağlar.
Böbrek Taşı Neden Tekrar Tekrar Oluşur?
Böbrek taşı tekrar tekrar oluşur, çünkü taşın düşürülmesi ya da kırılması taşa yol açan idrar kimyasını, beslenme alışkanlıklarını ve kalıtsal ya da metabolik nedenleri değiştirmez. İdrarda taş yapıcı maddelerin fazla, taş oluşumunu önleyen maddelerin az olduğu bir kişide böbrek, kristal oluşturmaya devam eder. Günlük sıvı alımının yetersiz kalması idrarın yoğunlaşmasına ve kristallerin kolayca çökmesine neden olur.
İdrarda kalsiyum, oksalat ya da ürik asit düzeyinin yüksek olması en sık saptanan metabolik bozukluklar arasındadır. İdrarda taş oluşumunu engelleyen sitratın düşük olması da tekrarlayan kalsiyum taşlarının önemli bir nedenidir.
İdrarın sürekli asidik olması ürik asit taşlarına, sürekli alkali olması ise kalsiyum fosfat ve enfeksiyon taşlarına zemin hazırlar. Tedaviden sonra böbrekte kalan küçük taş parçaları, üzerine yeni kristallerin birikebileceği bir çekirdek oluşturur. Enfeksiyon taşlarında taşın içine yerleşmiş bakteriler tamamen temizlenmezse enfeksiyon ve taş oluşumu birlikte tekrarlar. Böbrek havuzu çıkışında darlık ya da doğuştan yapısal farklılıklar gibi idrarın böbrekte göllenmesine yol açan durumlar da taşın yeniden oluşmasını kolaylaştırır.
Kişilerin ilk atağın ardından önerilen sıvı ve beslenme önlemlerine zamanla daha az dikkat etmesi de tekrarın sık görülen nedenlerinden biridir. Tekrarlayan taşlarda bu nedenlerin hangisinin ya da hangilerinin rol oynadığının belirlenmesi, önleyici tedavinin başarısı için temel adımdır.
Hangi Hastalıklar Böbrek Taşı Oluşumunu Artırır?
Hastalıklar arasında böbrek taşı oluşumunu en çok artıranlar, paratiroid bezlerinin aşırı çalışması, gut, şeker hastalığı, kilo fazlalığı, kronik bağırsak hastalıkları, böbreğin asit atma işlevindeki bozukluklar ve kalıtsal sistin atılım bozukluğudur. Boyundaki paratiroid bezlerinin aşırı çalışması kanda ve idrarda kalsiyumu yükselterek tekrarlayan kalsiyum taşlarına yol açar. Gut hastalığı ve kanda ürik asit yüksekliği, ürik asit taşlarının ve bazı kalsiyum taşlarının oluşumunu kolaylaştırır. Şeker hastalığı, insülin direnci ve kilo fazlalığı idrarın sürekli asidik olmasına neden olarak özellikle ürik asit taşı riskini artırır.
Crohn hastalığı gibi kronik bağırsak hastalıkları, ince bağırsağın bir bölümünün alınması ve bazı kilo verme ameliyatları, bağırsaktan oksalat emilimini artırarak idrarda oksalatın yükselmesine yol açar. Kronik ishal, vücudun sıvı ve bikarbonat kaybetmesine neden olarak idrarı yoğunlaştırır ve sitratı azaltır. Böbreğin asit atma işlevindeki doğuştan ya da sonradan gelişen bozukluklar, idrarda sitratın azalmasına ve kalsiyum fosfat taşlarının oluşmasına neden olur. Sistin adlı maddenin böbreklerden emilemediği kalıtsal bozuklukta çocukluk ya da gençlik döneminden itibaren sık tekrarlayan taşlar görülür.
Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, idrarı alkali hâle getiren bakteriler aracılığıyla hızla büyüyen enfeksiyon taşlarına yol açar. Böbreğin sünger görünümünde olduğu doğuştan yapısal farklılık, at nalı böbrek ve böbrek havuzu darlığı gibi anatomik durumlar da taş riskini artırır. Omurilik yaralanması gibi uzun süreli hareketsizliğe yol açan durumlar ve kanda kalsiyumu yükselten bazı iltihaplı hastalıklar da tekrarlayan taşlarla ilişkilidir.
Beslenme Böbrek Taşı Tekrarını Etkiler mi?
Beslenme böbrek taşı tekrarını önemli ölçüde etkiler ve tuz, hayvansal protein, oksalat, kalsiyum ve sıvı alımı gibi alışkanlıklar yeni taş oluşma riskini doğrudan değiştirir. Tuzdan zengin beslenme, böbreklerin idrarla daha fazla kalsiyum atmasına neden olarak kalsiyum taşlarının oluşumunu kolaylaştırır. Kırmızı et, tavuk ve balık gibi hayvansal proteinlerin aşırı tüketilmesi idrarda ürik asit ve kalsiyumu artırırken koruyucu sitratı azaltır. Oksalattan çok zengin bazı gıdaların sık ve yüksek miktarda tüketilmesi, kalsiyum oksalat taşı olan kişilerde idrar oksalatını yükseltebilir.
Taş hastalarının sıklıkla yaptığı bir hata kalsiyumlu gıdaları diyetten çıkarmaktır ve bu uygulama bağırsakta oksalat emilimini artırarak taş riskini yükseltir. Besinlerle normal miktarda kalsiyum alınması, bağırsakta oksalatın bağlanmasını sağlayarak koruyucu etki gösterir. Şekerli içecekler, yüksek fruktozlu tatlandırıcılar ve kolalı içecekler de taş oluşumunu kolaylaştıran besinler arasında sayılır. Limon ve portakal gibi narenciye meyveleri ise içerdikleri sitrat sayesinde kristallerin birleşmesini zorlaştırabilir. Sebze ve meyveden zengin, tuzu ve hayvansal proteini sınırlı dengeli bir beslenme düzeni tekrar riskini azaltmaya yardımcı olur.
Beslenme önerileri taşın türüne göre farklılık gösterdiği için taş analizi ve metabolik inceleme sonucuna göre kişiye özel olarak düzenlenmesi en doğru yaklaşımdır. Kilo fazlalığının azaltılması da idrarın kimyasını olumlu yönde değiştirerek taş tekrarını azaltmaya katkı sağlar.
Tekrarlayan Böbrek Taşında Metabolik İnceleme Ne Zaman Yapılır?
Tekrarlayan böbrek taşında metabolik inceleme, taşın ikinci kez oluştuğu durumlarda ve ilk taşta bile tekrar riski yüksek görülen kişilerde, taş atağı ve enfeksiyon geçtikten sonra kişinin olağan yaşam ve beslenme düzenine döndüğü bir dönemde yapılır. İki ya da daha fazla kez taş düşürmüş ya da taş nedeniyle tedavi görmüş her kişi metabolik inceleme için uygun adaydır.
Çocukluk ya da gençlik döneminde ortaya çıkan taşlar, ilk kez görülse bile ayrıntılı araştırmayı gerektirir. Aynı anda çok sayıda taşı olan, her iki böbreğinde taş bulunan ve böbreğin toplayıcı sistemini dolduran dallı taşı olan kişilerde de inceleme önerilir.
Tek böbrekli kişilerde ve böbrek işlevleri azalmış hastalarda yeni bir taşın yol açabileceği zarar daha büyük olduğu için metabolik inceleme erken planlanır. Ailesinde taş hastalığı bulunan kişiler de yüksek risk grubunda değerlendirilir. Taş analizinde ürik asit, sistin, kalsiyum fosfat ya da enfeksiyon taşı saptanması metabolik incelemenin gerekliliğini artırır. Kronik bağırsak hastalığı, kilo verme ameliyatı geçirmiş olma, gut ya da kanda kalsiyum yüksekliği gibi taşla ilişkili durumları olanlar da inceleme kapsamına alınır.
İncelemenin güvenilir sonuç vermesi için taş atağı sırasında değil, böbrek krizinin ve enfeksiyonun geçtiği, taş işlemlerinin üzerinden bir süre geçtiği sakin bir dönemde yapılması gerekir.
Kişinin inceleme öncesinde beslenmesini değiştirmemesi, günlük yaşamındaki gerçek idrar kimyasının ölçülebilmesini sağlar. Mesleği nedeniyle taş atağının ciddi sonuçlar doğurabileceği pilot gibi kişilerde de ilk taştan sonra inceleme düşünülebilir.
Tekrarlayan Böbrek Taşı Nasıl Araştırılır?
Tekrarlayan böbrek taşı, kişinin taş geçmişinin ve yaşam alışkanlıklarının ayrıntılı sorgulanması, taşın içerik analizi, kan ve idrar kimyasının incelenmesi ve görüntüleme yöntemleriyle araştırılır. Hekim önce ilk taşın ne zaman oluştuğunu, kaç kez taş atağı yaşandığını, hangi tedavilerin uygulandığını ve taşların hangi böbrekte görüldüğünü öğrenir. Günlük sıvı tüketimi, idrar rengi, tuz ve protein ağırlıklı beslenme alışkanlıkları ve şekerli içecek tüketimi ayrıntılı olarak sorgulanır. Meslek, çalışma ortamının sıcaklığı, fiziksel aktivite düzeyi ve kilo değişimleri de değerlendirmenin bir parçasıdır.
Kullanılan ilaçlar, vitamin ve mineral takviyeleri taş oluşumuna katkıda bulunabileceği için tek tek gözden geçirilir. Ailede taş hastalığı, gut, bağırsak hastalıkları ve geçirilmiş ameliyatlar da araştırılır. Daha önce düşürülen ya da çıkarılan taşların analiz sonuçları varsa bu sonuçlar değerlendirmeye yön verir. Kan tahlillerinde böbrek işlevleri ve taş oluşumuyla ilişkili mineraller, idrar tahlillerinde ise idrarın kimyası incelenir.
Görüntüleme yöntemleri böbreklerdeki mevcut taşların sayısını ve büyüklüğünü ve böbreğin yapısını ortaya koyar. Tüm bu bilgiler bir araya getirildiğinde taş oluşumunun nedeni çoğu kişide belirlenebilir. Belirlenen nedene göre kişiye özel sıvı, beslenme ve gerekirse ilaç tedavisi planı oluşturulur.
Tekrarlayan Böbrek Taşında Takip Nasıl Planlanır?
Tekrarlayan böbrek taşında takip, kişinin taş oluşturma hızına, böbreklerde kalan taşların durumuna, uygulanan önleyici tedaviye ve böbrek işlevlerine göre kişiye özel olarak planlanır. Takibin temel amacı, yeni oluşan taşları şikâyet yapmadan ve küçükken fark etmek ve önleyici önlemlerin etkisini değerlendirmektir. Böbreklerde taş olup olmadığı dönemsel olarak radyasyon içermeyen ultrason ya da düşük radyasyonlu düz karın grafisiyle kontrol edilir. Tomografi, sık tekrarlanması radyasyon birikimine yol açacağı için yalnızca tedavi planlanırken ya da diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda tercih edilir.
Önleyici ilaç tedavisi başlanan kişilerde tedavinin idrar kimyası üzerindeki etkisini görmek için yirmi dört saatlik idrar incelemesi belirli bir süre sonra tekrarlanır. Kullanılan ilaçların yan etkilerini izlemek amacıyla kanda potasyum, ürik asit ve böbrek işlevleri gibi değerler kontrol edilir. Böbrekte küçük ve sessiz kalıntı taşlar bulunan kişilerde bu taşların büyüyüp büyümediği ayrıca izlenir. Enfeksiyon taşı geçmişi olan kişilerde idrar tahlili ve gerekirse idrar kültürü takip programına eklenir. Taş oluşumunun durduğu ve idrar kimyasının düzeldiği kişilerde kontrol aralıkları zamanla uzatılabilir.
Yeni bir taş saptandığında ya da idrar değerleri beklenen düzeye gelmediğinde önleyici plan yeniden gözden geçirilir. Takip sürecinde kişinin sıvı ve beslenme önerilerine uyumunun her görüşmede değerlendirilmesi de tekrarın önlenmesine katkı sağlar.
Tekrarlayan Böbrek Taşında Hangi Testler İstenir?
Tekrarlayan böbrek taşında taşın içerik analizi, kan tahlilleri, tam idrar tahlili, yirmi dört saatlik idrar incelemesi ve görüntüleme yöntemleri istenir. Taş içerik analizi, düşürülen ya da çıkarılan taşın hangi maddelerden oluştuğunu belirleyerek araştırmanın ve önleyici tedavinin yönünü belirler. Kan tahlillerinde kalsiyum, fosfor, ürik asit, potasyum ve bikarbonat gibi değerler taş oluşumuyla ilişkili metabolik bozuklukların ipuçlarını verir.
Kanda kalsiyum yüksekliği saptanan kişilerde paratiroid hormonu ölçülerek paratiroid bezlerinin aşırı çalışıp çalışmadığı araştırılır. Böbrek fonksiyon testi, tekrarlayan taşların ve işlemlerin böbrek işlevlerini etkileyip etkilemediğini gösterir ve ilaç seçiminde yol gösterir.
Tam idrar tahlili idrarın asitlik derecesini, kristal türlerini ve enfeksiyon bulgularını ortaya koyar. Enfeksiyon taşı şüphesinde idrar kültürü ile bakterinin türü belirlenir. Kapsamlı taş metabolik incelemesi kapsamında yirmi dört saat boyunca toplanan idrarda idrar hacmi, kalsiyum, oksalat, ürik asit, sitrat, sodyum, magnezyum ve fosfat düzeyleri ölçülür. Günlük farklılıkları dengelemek için bu incelemenin bazı kişilerde iki kez yapılması istenebilir. Sistin taşından şüphelenilen kişilerde idrarda sistin atılımı ayrıca araştırılır. Görüntüleme yöntemleri ise böbreklerdeki mevcut taşların sayısını, yerini ve büyüklüğünü göstererek takip ve tedavi planına katkı sağlar.
Böbrek Taşının Tekrarı Nasıl Azaltılır?
Böbrek taşının tekrarı, gün boyu yeterli sıvı alımı, tuz ve hayvansal proteinin sınırlanması, normal kalsiyum alımının sürdürülmesi, kilo kontrolü ve metabolik inceleme sonucuna göre planlanan ilaç tedavisiyle azaltılır. Tekrarlayan böbrek taşı tedavisi, mevcut taşların temizlenmesinin yanı sıra taşı oluşturan nedenlerin düzeltilmesine odaklanır. Sıvı alımı, tüm taş türlerinde tekrarı azaltan en temel önlemdir ve idrarın gün boyunca açık renkli olmasını sağlayacak miktarda sıvı alınması önerilir.
Sıvının gün içine yayılması, sıcak ortamlarda ve egzersiz sırasında artırılması ve gece idrarın çok yoğunlaşmaması için yatmadan önce de sıvı alınması önemlidir.
Tuzun azaltılması idrarla atılan kalsiyumu düşürür, hayvansal proteinin sınırlanması ise ürik asit ve kalsiyum atılımını azaltırken sitratı artırır. Kalsiyumlu gıdaların diyetten çıkarılmaması, oksalattan çok zengin gıdaların ise aşırı tüketilmemesi kalsiyum oksalat taşlarında önem taşır. Şekerli ve kolalı içeceklerin azaltılması ve narenciye meyvelerinin beslenmeye eklenmesi de koruyucu olabilir. İdrarında kalsiyum yüksek olan kişilerde idrar kalsiyumunu azaltan ilaçlar, sitratı düşük olanlarda idrarı alkali hâle getiren sitrat içerikli ilaçlar kullanılabilir. Ürik asit taşlarında idrarın asitliğinin azaltılması ve gerekirse kandaki ürik asidi düşüren ilaçlar tekrarı önlemeye yardımcı olur.
Sistin taşlarında bol sıvı, idrarın alkali hâle getirilmesi ve gerektiğinde sistini bağlayan ilaçlarla yoğun bir önleme programı uygulanır. Enfeksiyon taşlarında tüm taş parçalarının tamamen temizlenmesi ve idrar yolu enfeksiyonunun kontrol altına alınması tekrarın önlenmesinde belirleyicidir. Paratiroid bezi aşırı çalışması gibi altta yatan bir hastalık saptanırsa bu hastalığın tedavisi de taş oluşumunu belirgin biçimde azaltır. Taş işlemlerinde kalıntı parça bırakılmaması ve böbrek havuzu darlığı gibi idrar akışını bozan sorunların düzeltilmesi de yeni taşların önlenmesine katkı sağlar.
1 Tekrarlayan Böbrek Taşı Böbrek Yetmezliğine Yol Açar mı?
2 Tekrarlayan Böbrek Taşında Ne Kadar Su İçilmelidir?
3 Tekrarlayan Böbrek Taşı Hangi Durumda Acil Müdahale Gerektirir?
4 Tekrarlayan Böbrek Taşı Kilo Vermekle Azalır mı?
5 Tekrarlayan Böbrek Taşı Kalıtsal mıdır?
6 Tekrarlayan Böbrek Taşında Sık Tomografi Çekilmesi Sakıncalı mıdır?
7 Tekrarlayan Böbrek Taşında Önleyici İlaç Ömür Boyu mu Kullanılır?
8 Tekrarlayan Böbrek Taşında Çay ve Kahve İçilebilir mi?
9 Tekrarlayan Böbrek Taşında Tuz Neden Azaltılmalıdır?
10 Tekrarlayan Böbrek Taşı Ameliyatsız Tedavi Edilebilir mi?
11 Tekrarlayan Böbrek Taşı Görüntüleme ile Kesin Olarak Anlaşılır mı?
12 Tekrarlayan Böbrek Taşı Tedavisinde Hangi İlaç Grupları Kullanılır?
13 Tekrarlayan Böbrek Taşı Tedavisinde Ameliyat Ne Zaman Gerekir?
14 Tekrarlayan Böbrek Taşı Paratiroid Bezi Hastalığıyla İlişkili midir?
15 Tekrarlayan Böbrek Taşı Tansiyon Yüksekliğiyle İlişkili midir?
16 Tekrarlayan Böbrek Taşında Her Taşın Kırılması Gerekir mi?
17 Tekrarlayan Böbrek Taşı İdrar Tahlilinde Fark Edilir mi?
18 Tekrarlayan Böbrek Taşında Hayvansal Protein Neden Sınırlanır?
19 Tekrarlayan Böbrek Taşı Gençlerde Neden Daha Dikkatle İncelenir?
20 Tekrarlayan Böbrek Taşı Şeker Hastalığıyla İlişkili midir?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Kidney Stones www.niddk.nih.gov
- Eating, Diet, & Nutrition for Kidney Stones www.niddk.nih.gov
- Kidney Stones medlineplus.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Ureteral Disorders medlineplus.gov
- Literatür taraması: “ureteroscopy versus shock wave lithotripsy outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov