Böbrek kisti, böbreğin içinde ya da yüzeyinde gelişen, ince bir zarla çevrili ve içi sıvıyla dolu kese şeklindeki yapıdır ve özellikle ileri yaşlarda sık rastlanan bir bulgudur. Böbrek kistlerinin büyük çoğunluğu hiçbir şikâyet yapmayan iyi huylu basit kistlerdir ve başka bir nedenle yapılan ultrason ya da tomografi incelemesinde rastlantısal olarak fark edilir. Bununla birlikte bazı kistler büyüyerek şikâyete yol açabilir, bazı karmaşık yapıdaki kistler ise kanser açısından dikkatli değerlendirme gerektirir.
Bu yazıda böbrek kistinin ne olduğunu, belirti verip vermediğini, ne sıklıkla görüldüğünü, basit kistin anlamını, kansere dönüşme olasılığını, risk sınıflamasını, tanı ve takip sürecini ve hangi durumlarda müdahale gerektiğini ayrıntılı olarak anlatıyoruz.
Böbrek Kisti Nedir?
Böbrek kisti, böbrek dokusunun içinde ya da yüzeyinde oluşan, çevresi ince bir zarla sarılı ve içinde çoğunlukla berrak bir sıvı bulunan yuvarlak ya da oval keseciktir. Böbrekler, kanı süzerek idrar oluşturan çok sayıda mikroskobik süzme biriminden ve bu birimlere bağlı ince kanalcıklardan oluşur. Böbrek kistlerinin önemli bir kısmının, bu kanalcıkların duvarındaki zayıflık ya da küçük tıkanıklıklar nedeniyle kanalcık iç yüzeyinin dışa doğru keseleşmesiyle geliştiği düşünülmektedir. Zamanla bu kesenin içine sıvı dolar, kese kanalcıktan ayrılır ve yavaş yavaş büyüyerek bağımsız bir kist hâline gelir.
Böbrek kistlerinin en sık görülen türü, doğuştan olmayan ve yaşam boyu gelişen basit böbrek kistleridir. Basit kistler tek olabileceği gibi aynı böbrekte ya da her iki böbrekte birden fazla sayıda da bulunabilir. Kistin boyutu birkaç milimetreden böbreğin büyük bölümünü kaplayacak büyüklüğe kadar değişebilir. Böbrek kistlerinin bir kısmı ise içinde bölmeler, kireçlenmeler ya da kalınlaşmış alanlar bulunan karmaşık kistlerdir ve bu kistler daha ayrıntılı değerlendirme gerektirir. Uzun süre diyaliz tedavisi gören kişilerde böbreklerde çok sayıda kist gelişebilir.
Kalıtsal olarak geçen ve her iki böbrekte çok sayıda kistle seyreden polikistik böbrek hastalığı ise basit kistlerden tamamen farklı bir hastalıktır. Basit böbrek kisti beslenme, yaşam tarzı ya da kişinin yaptığı bir hata sonucunda oluşmaz ve çoğu zaman böbrek işlevlerini etkilemez.
Böbrek Kisti Belirti Verir mi?
Böbrek kisti çoğu zaman belirti vermez ve kistlerin büyük çoğunluğu başka bir nedenle yapılan ultrason ya da tomografide rastlantısal olarak saptanır. Küçük ve basit kistler böbreğin çevresindeki dokulara bası yapmadığı için yıllarca fark edilmeden kalabilir. Böbrek kisti belirtileri çoğunlukla kistin büyüyerek çevre dokulara bası yapması ya da kistte bir sorun gelişmesi durumunda ortaya çıkar. Büyük kistler bel ya da yan bölgesinde künt, sürekli ya da aralıklı bir ağrıya ve karında dolgunluk hissine yol açabilir. İnce yapılı kişilerde çok büyük kistler karında elle hissedilebilir.
Kistin mide ve bağırsaklara bası yapması iştahsızlık, bulantı ve çabuk doyma hissine neden olabilir. Kistin içine kanama olduğunda yan bölgede aniden başlayan şiddetli ağrı ortaya çıkabilir. Kist enfekte olduğunda yan ağrısına yüksek ateş, titreme ve halsizlik eşlik eder. Böbreğin toplayıcı sistemine yakın yerleşen kistler idrar akışını engelleyerek böbrekte şişmeye yol açabilir. Bazı kistler idrarda gözle görülen ya da tahlilde saptanan kana neden olabilir.
Böbrek damarlarına bası yapan büyük kistler nadiren tansiyon yüksekliğine katkıda bulunabilir. Bu şikâyetler böbrek taşı ve böbrek tümörü gibi başka hastalıklarda da görülebileceği için kist saptanan kişide şikâyetlerin gerçekten kistten kaynaklanıp kaynaklanmadığı dikkatle değerlendirilir.
Böbrek Kisti Ne Sıklıkla Görülür?
Böbrek kisti çok sık görülür ve görülme sıklığı yaş ilerledikçe belirgin biçimde artar. Genç erişkinlerde böbrek kistine seyrek rastlanırken orta yaştan itibaren kist saptanan kişilerin oranı giderek yükselir. İleri yaştaki kişilerde yapılan görüntülemelerde en az bir böbrek kistine rastlanması oldukça yaygındır. Basit böbrek kistleri erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür. Tansiyon yüksekliği olan kişilerde de böbrek kistlerine daha sık rastlandığı bilinmektedir. Karın bölgesine yönelik ultrason ve tomografi incelemelerinin yaygınlaşması, böbrek kistlerinin eskiye göre çok daha sık fark edilmesine yol açmıştır.
Çocuklarda basit böbrek kisti nadirdir ve çocuklukta saptanan kistlerde doğuştan ya da kalıtsal bir böbrek hastalığı olup olmadığı ayrıca araştırılır. Uzun yıllar diyaliz tedavisi gören kişilerde böbreklerde çok sayıda kist gelişmesi sık görülen bir durumdur. Kistlerin çoğu tek bir böbrekte ve tek sayıda bulunur, ancak ileri yaştaki kişilerde birden fazla kist görülmesi de olağandır. Böbrek kistlerinin bu kadar yaygın olması, rastlantısal olarak kist saptanan kişilerin büyük çoğunluğunun endişelenmesine gerek olmadığını gösterir. Kistin yaygın bir bulgu olması ise görüntüleme özelliklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Basit Böbrek Kisti Ne Demektir?
Basit böbrek kisti, duvarı ince ve düzgün, içi tamamen berrak sıvıyla dolu, içinde bölme, kireçlenme ya da katı alan bulunmayan ve iyi huylu olduğu görüntüleme özellikleriyle anlaşılan böbrek kistidir. Basit kistler böbrek kistlerinin en sık görülen türüdür. Ultrason incelemesinde basit kist, yuvarlak ya da oval şekilli, sınırları keskin ve içi tamamen siyah görünen bir yapı olarak izlenir. Kistin arkasındaki dokunun ses dalgalarının sıvıdan kolay geçmesi nedeniyle daha parlak görünmesi de basit kistin tipik özelliklerinden biridir.
Tomografide basit kistin içi su yoğunluğundadır ve damardan kontrast madde verildiğinde kistin duvarında ya da içinde herhangi bir boyanma görülmez. Bu özelliklerin tümünü taşıyan kistlerde kanser riski yok denecek kadar azdır. Basit kistin varlığı çoğu zaman böbrek işlevlerini etkilemez ve kişinin günlük yaşamında herhangi bir değişiklik yapmasını gerektirmez. Görüntüleme özellikleri basit kistle tam uyumlu olan ve şikâyet yapmayan kistlerde tedavi gerekmez. Bu kistlerin çoğunda düzenli takip bile gerekli değildir, ancak kistin büyüklüğüne ve kişinin durumuna göre hekim belirli aralıklarla kontrol önerebilir.
Basit kistler zaman içinde yavaşça büyüyebilir, aynı boyutta kalabilir ya da nadiren küçülebilir. Basit bir kistin büyümesi, kistin kötü huylu hâle geldiği anlamına gelmez. Ultrasonda basit kist özelliklerinin tamamı net olarak görülemiyorsa kistin niteliğini belirlemek için kontrastlı tomografi ya da manyetik rezonans incelemesi yapılır.
Böbrek Kisti Kansere Dönüşür mü?
Böbrek kisti, basit kist özelliklerini taşıyorsa kansere dönüşmez ve kanser riski taşıyan kistler çoğunlukla baştan itibaren karmaşık yapıda olan kistlerdir. Basit bir kistin zaman içinde kötü huylu bir tümöre dönüşmesi beklenen bir durum değildir. Böbrek kanserinin bir kısmı ise kistik yapıda gelişir ve görüntülemede içinde bölmeler, kalın duvar ya da katı alanlar bulunan karmaşık bir kist gibi görünebilir.
Bu nedenle kanser açısından önemli olan kistin varlığı değil, kistin iç yapısı ve duvar özellikleridir. Kistin duvarının kalın ve düzensiz olması, içinde çok sayıda ve kalın bölmeler bulunması ve özellikle kontrast madde verildiğinde boyanan katı bir alan içermesi kanser olasılığını artırır.
İçinde yalnızca birkaç ince bölme ya da ince kireçlenme bulunan kistler ise büyük olasılıkla iyi huyludur. Takip edilen karmaşık kistlerde zaman içinde duvarın kalınlaşması, yeni bölmelerin ya da katı alanların ortaya çıkması kanser açısından önemli bir uyarı işaretidir. Basit kistin boyutunun artması ise tek başına kanser göstergesi değildir. Kanser şüphesi taşıyan kistik kitleler, böbrek kanseri gibi değerlendirilir ve çoğunlukla ameliyatla çıkarılır.
Kistik yapıdaki böbrek kanserleri, katı yapıdaki böbrek kanserlerine göre genellikle daha yavaş seyreder. Kist saptanan kişinin kanser riskinin doğru değerlendirilmesi için kistin uygun görüntüleme yöntemleriyle sınıflandırılması gerekir.
Böbrek Kistinde Risk Sınıflaması Nedir?
Böbrek kistinde risk sınıflaması, kistin kontrastlı tomografi ya da manyetik rezonans incelemesindeki duvar kalınlığı, bölmeleri, kireçlenmeleri, katı alanları ve kontrast madde tutma özelliklerine göre kanser olasılığının belirlendiği ve buna göre takip ya da tedavi kararının verildiği sınıflama sistemidir. Bu sınıflama radyoloji ve üroloji uzmanlarının ortak bir dil kullanmasını ve her kist için uygun yaklaşımın seçilmesini sağlar. Sınıflamanın ilk basamağında, ince duvarlı, içi saf sıvı olan ve hiçbir bölme ya da kireçlenme içermeyen basit kistler yer alır ve bu kistler tedavi ya da takip gerektirmez.
İkinci basamakta az sayıda ince bölme, duvarda ya da bölmelerde ince kireçlenme bulunan ya da içeriği yoğun sıvıdan oluşan küçük kistler bulunur ve bu kistler de iyi huylu kabul edilir. İkinci ve üçüncü basamak arasında yer alan takip grubunda daha fazla sayıda ince bölme, duvarda hafif kalınlaşma ya da kalın kireçlenme bulunan kistler vardır. Takip grubundaki kistlerde kanser olasılığı düşüktür, ancak zaman içinde değişim gösterip göstermediklerini anlamak için belirli aralıklarla görüntüleme yapılır.
Üçüncü basamakta duvarı ya da bölmeleri kalın, düzensiz ve kontrast madde tutan kistler yer alır ve bu kistlerde kanser olasılığı belirgin biçimde yüksektir.
Bu basamaktaki kistlerde çoğunlukla ameliyat önerilir, seçilmiş ileri yaştaki ya da ek hastalıkları olan kişilerde ise yakın takip de değerlendirilebilir. Dördüncü basamakta kistin içinde kontrast madde tutan katı alanlar bulunur ve bu kistler kistik böbrek kanseri gibi ele alınarak ameliyatla çıkarılır. Sınıflamanın doğru yapılabilmesi için kontrast madde verilmeden ve verildikten sonra çekilen görüntülerin karşılaştırılması gerekir. Ultrason tek başına bu sınıflamanın yapılması için yeterli değildir. Sınıflama sonucu, kişinin yaşı, genel sağlık durumu ve böbrek işlevleriyle birlikte değerlendirilerek kişiye özel bir yaklaşım belirlenir.
Böbrek Kisti Nasıl Teşhis Edilir?
Böbrek kisti, çoğunlukla ultrasonla saptanır ve ultrasonda basit kist özellikleri net görülemeyen kistlerin niteliği kontrastlı tomografi ya da manyetik rezonans incelemesiyle belirlenerek teşhis edilir. Kistlerin büyük bir kısmı böbrekle ilgisi olmayan şikâyetler nedeniyle yapılan karın ultrasonunda rastlantısal olarak fark edilir. Kist saptanan kişide hekim önce yan ağrısı, idrarda kan, ateş ve tansiyon yüksekliği gibi şikâyetleri sorgular. Ailede böbrek kisti, böbrek yetmezliği ya da polikistik böbrek hastalığı bulunup bulunmadığı da öğrenilir. Fizik muayenede tansiyon ölçülür ve karında ele gelen bir kitle olup olmadığı değerlendirilir.
Ultrason, kistin sayısını, boyutunu, yerini, duvar yapısını ve içeriğini radyasyon kullanmadan gösterir. Ultrasonda tüm basit kist özelliklerini taşıyan kistlerde çoğu zaman ek bir inceleme gerekmez. İçinde bölme, kalınlaşma, kireçlenme ya da yoğun içerik görülen kistlerde kontrastlı tomografi ya da manyetik rezonansla risk sınıflaması yapılır. Her iki böbrekte çok sayıda kist bulunan ve böbrekleri büyük olan kişilerde polikistik böbrek hastalığı olasılığı araştırılır.
Kan tahlillerinde böbrek işlevleri, idrar tahlilinde ise idrarda kan ve enfeksiyon bulguları değerlendirilir. Tüm bu bilgiler bir araya getirildiğinde kistin türü, kanser riski ve takip ya da tedavi gereksinimi belirlenir.
Böbrek Kisti Hangi Sıklıkla Takip Edilir?
Böbrek kisti, kistin türüne ve risk sınıflamasındaki yerine göre takip edilir ve basit kistlerin çoğunda düzenli takip gerekmez. Görüntüleme özellikleri basit kistle tam uyumlu ve şikâyet yapmayan kistlerde, yeni bir şikâyet ortaya çıkmadıkça rutin kontrol yapılması zorunlu değildir. Büyük basit kistlerde ya da kişinin kaygısına göre hekim belirli aralıklarla ultrason kontrolü önerebilir. Birkaç ince bölme ya da ince kireçlenme içeren ve iyi huylu kabul edilen kistlerde de çoğu zaman düzenli takip gerekmez.
Takip grubuna giren karmaşık kistlerde ise ilk yıllarda belirli aralıklarla kontrastlı tomografi ya da manyetik rezonans incelemesi yapılır.
Bu takip sürecinde kistin duvar yapısı, bölmeleri ve katı alan içerip içermediği önceki incelemelerle karşılaştırılır. Kistte uzun süre değişiklik görülmezse kontrol aralıkları uzatılabilir ve bir süre sonra takip sonlandırılabilir. Takip sırasında duvarın kalınlaşması ya da yeni bir katı alanın ortaya çıkması durumunda kist daha yüksek risk sınıfına alınır ve tedavi seçenekleri değerlendirilir. Kanser olasılığı yüksek olmasına karşın ileri yaş ya da ciddi ek hastalıklar nedeniyle ameliyat yapılmayan kişilerde takip daha yakın aralıklarla sürdürülür.
Takiplerde aynı görüntüleme yönteminin kullanılması ve önceki görüntülerin saklanması, değişikliklerin doğru değerlendirilmesini kolaylaştırır. Takip sürecinde yan ağrısı, ateş ya da idrarda kan gibi yeni şikâyetler ortaya çıkarsa planlanan zaman beklenmeden kontrol yapılır.
Böbrek Kisti Tanısında Hangi Testler İstenir?
Böbrek kisti tanısında ultrason, kontrastlı tomografi, manyetik rezonans, kan tahlilleri ve idrar tahlili istenir. Üriner sistem ultrasonu, böbrek kistini saptamada ve basit kistleri tanımlamada ilk basamak yöntemdir ve kistin boyutunu, sayısını, duvar yapısını ve içeriğini radyasyon kullanmadan gösterir. Ultrasonla basit kist olduğu kesin olarak anlaşılamayan kistlerde kontrast madde verilmeden ve verildikten sonra çekilen tomografi incelemesi yapılır. Kontrastlı üriner tomografi, kistin duvarındaki ve bölmelerindeki kalınlaşmayı, kireçlenmeleri ve kontrast madde tutan alanları göstererek risk sınıflamasının yapılmasını sağlar.
Manyetik rezonans, kontrast madde alamayan kişilerde, radyasyondan kaçınılması gereken durumlarda ve tomografide belirsiz kalan kistlerde ayrıntılı bilgi verir. Bazı merkezlerde ultrasonda kullanılan özel kontrast maddelerle kistin içindeki bölmelerin ve katı alanların damarlanması değerlendirilebilir. Kan tahlillerinde böbrek işlevleri incelenir ve bu değerler hem kistin böbreği etkileyip etkilemediğini hem de kontrastlı inceleme yapılıp yapılamayacağını gösterir. İdrar tahlili, idrarda kan ya da enfeksiyon bulgusu olup olmadığını ortaya koyar. Enfekte kist şüphesinde kan sayımı, enfeksiyon göstergeleri ve idrar kültürü de istenir.
Tansiyon ölçümü, özellikle büyük kistlerde ve her iki böbrekte çok sayıda kist bulunanlarda değerlendirmenin bir parçasıdır. Her iki böbrekte çok sayıda kist bulunan kişilerde karaciğerde kist olup olmadığı da görüntülenir ve gerekirse aile bireyleri de taranır.
Böbrek Kistine Ne Zaman Müdahale Gerekir?
Böbrek kistine, kist şikâyet yaptığında, çevre dokulara ya da böbreğin toplayıcı sistemine bası oluşturduğunda, enfeksiyon ya da kanama gibi bir sorun geliştiğinde ve kanser olasılığı taşıyan bir risk sınıfında bulunduğunda müdahale gerekir. Şikâyet yapmayan basit kistlerde boyutu ne olursa olsun çoğu zaman herhangi bir müdahale gerekmez. Böbrek kisti tedavisi, kist büyüyerek yan ağrısına, karında dolgunluğa ya da sindirim şikâyetlerine yol açtığında gündeme gelir. Kistin böbreğin toplayıcı sistemine bası yaparak idrar akışını engellemesi ve böbrekte şişmeye neden olması da müdahale gerektiren bir durumdur.
Tekrarlayan kist enfeksiyonları, kist içinde apse gelişmesi ve kist içine olan kanamalar da tedavi nedenleri arasındadır. Böbrek damarlarına bası yaparak tansiyon yüksekliğine katkıda bulunan büyük kistler de müdahale açısından değerlendirilir. Şikâyet yapan basit kistlerde ince bir iğneyle kistin içindeki sıvının boşaltılması şikâyetlerin kistten kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamaya yardımcı olabilir, ancak yalnızca sıvının boşaltılması durumunda kist çoğu zaman yeniden dolar. Bu nedenle iğneyle boşaltmanın ardından kistin içine kist zarını yapıştıran bir madde verilmesi ya da kapalı yöntemle kistin duvarının çıkarılması daha kalıcı sonuç sağlar.
Kapalı yöntemle kist duvarının çıkarılması küçük kesilerden yapılır ve kistin böbrek dışına bakan duvarı alınarak kistin yeniden dolması önlenir. Kanser olasılığı yüksek risk sınıfındaki kistler ise iğneyle boşaltılmaz, çünkü bu işlem olası tümör hücrelerinin yayılmasına yol açabilir. Bu kistler, böbrek kanseri gibi değerlendirilerek mümkünse böbreğin yalnızca kistli bölümünün çıkarıldığı böbrek koruyucu bir ameliyatla, gerekirse böbreğin tamamının alınmasıyla tedavi edilir.
Enfekte kistlerde antibiyotik tedavisine ek olarak kistin içindeki iltihaplı sıvının ciltten yerleştirilen bir tüple boşaltılması gerekebilir. Hangi yöntemin seçileceği, kistin türü, boyutu, yeri, şikâyetler ve kişinin genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek hastayla birlikte belirlenir.
1 Böbrek Kisti Ameliyatsız Tedavi Edilebilir mi?
2 Böbrek Kisti Görüntüleme ile Kesin Olarak Anlaşılır mı?
3 Böbrek Kisti Büyür mü?
4 Böbrek Kisti Patlar mı?
5 Böbrek Kisti Bitkisel Yöntemlerle Küçülür mü?
6 Böbrek Kisti İdrarda Kana Neden Olur mu?
7 Böbrek Kisti Polikistik Böbrek Hastalığından Nasıl Ayrılır?
8 Böbrek Kisti Ameliyatı Nasıl Yapılır?
9 Böbrek Kisti Çocuklarda Görülür mü?
10 Böbrek Kistinin İçine Neden Kanama Olur?
11 Böbrek Kisti Tansiyon Yüksekliğine Yol Açar mı?
12 Böbrek Kisti Enfekte Olursa Ne Olur?
13 Böbrek Kisti Risk Grubunda Kimler Vardır?
14 Böbrek Kisti Hamilelikte Sorun Yaratır mı?
15 Böbrek Kisti Böbrek Fonksiyonlarını Bozar mı?
16 Böbrek Kistinde Yalnızca İğneyle Sıvı Boşaltmak Neden Yeterli Olmaz?
17 Böbrek Kisti Diyaliz Hastalarında Neden Daha Sık Görülür?
18 Böbrek Kisti Spor Yapmaya Engel midir?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Kidney (Renal Cell) Cancer—Patient Version www.cancer.gov
- Renal Cell Cancer Treatment www.cancer.gov
- Kidney Cancer medlineplus.gov
- Kidney Cyst medlineplus.gov
- Kidney Biopsy www.niddk.nih.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “renal cell carcinoma partial nephrectomy outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov