Üretra darlığı, idrarı mesaneden dışarı taşıyan idrar kanalının bir bölümünün yara dokusu nedeniyle daralması ve idrar akışının zorlaşmasıdır. Erkeklerde çok daha sık görülen bu sorun, çoğunlukla daha önce takılan sondalar, idrar kanalından yapılan kapalı işlemler, yaralanmalar ve bazı enfeksiyonlar sonrasında gelişir. İnce ve zayıf idrar akımı, ıkınarak idrar yapma ve idrar sonrası damlama gibi belirtilerle kendini gösterir ve tedavi edilmediğinde mesaneye ve böbreklere zarar verebilir.
Bu yazıda üretra darlığının belirtilerini, nedenlerini, idrar akımının neden inceldiğini, prostat büyümesinden nasıl ayrıldığını, tanı yöntemlerini ve tedavi seçeneklerini ayrıntılı olarak anlatıyoruz.
Üretra Darlığı Nedir?
Üretra darlığı, idrar kanalının duvarında gelişen sert ve esnekliğini kaybetmiş yara dokusunun kanalı daraltması durumudur ve idrar kanalı darlığı olarak da adlandırılır. İdrar kanalı, idrarın mesaneden vücut dışına taşındığı borudur ve erkeklerde kadınlara göre çok daha uzundur. Erkeklerde idrar kanalı, mesanenin çıkışından başlayarak prostatın içinden geçer, leğen tabanı kaslarını aşar ve penisin içinden ilerleyerek penis ucunda sonlanır.
Kanalın herhangi bir bölümünde meydana gelen yaralanma ya da iltihap, iyileşme sırasında yara dokusu oluşmasına yol açabilir. Bu yara dokusu zamanla büzüşerek kanalın iç çapını daraltır. Darlık birkaç milimetre uzunluğunda olabileceği gibi kanalın uzun bir bölümünü de etkileyebilir.
Üretra darlığı, erkeklerde idrar kanalının uzun olması ve yaralanmalara daha açık bulunması nedeniyle kadınlara göre çok daha sık görülür. Kadınlarda idrar kanalı kısadır ve darlık oldukça nadirdir. Darlığın oluştuğu yer, hastalığın nedeni ve tedavi seçimi açısından önemli ipuçları verir. Leğen kemiği kırıkları gibi ağır yaralanmalar çoğunlukla kanalın prostata yakın arka bölümünü etkilerken, ata biner şekilde düşme gibi yaralanmalar penisin kök bölümündeki kanalı etkiler.
Penis ucuna yakın darlıklar ise çoğunlukla deri hastalıkları ya da sonda ile ilişkilidir. Darlık genellikle yavaş geliştiği için kişi şikâyetlerine alışabilir ve başvurusu gecikebilir. Doğru tanı ve darlığın özelliklerine uygun tedavi, sorunun tekrarlamasını önlemek açısından büyük önem taşır.
Üretra Darlığı Belirtileri Nelerdir?
Üretra darlığı belirtileri arasında en sık görüleni, idrar akımının incelmesi ve zayıflamasıdır. Kişi idrar yaparken akımın eskisine göre belirgin şekilde ince ve güçsüz olduğunu fark eder. İdrar akımı dağınık ya da çatallı olabilir ve bu durum tuvalet çevresinin ıslanmasına yol açabilir. İdrar yapma süresi uzar ve kişi mesanesini boşaltmak için ıkınmak zorunda kalabilir. İdrar yapmayı bitirdikten sonra bir süre damla damla idrar gelmeye devam eder. Mesanenin tam boşalmadığı hissi ve kısa süre sonra yeniden tuvalete gitme ihtiyacı da sık görülen şikâyetlerdendir.
Üretra darlığı belirtileri, darlık ilerledikçe daha çeşitli ve ciddi hâle gelebilir. Mesanede kalan idrar nedeniyle tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, idrar yaparken yanma ve idrarda kan görülebilir. Enfeksiyonun prostata ya da testislere yayılması, prostat iltihabı ya da testiste şişlik ve ağrı şeklinde kendini gösterebilir. Sık idrara çıkma, gece idrara kalkma ve ani sıkışma hissi de mesanenin darlığa karşı zorlanmasıyla ortaya çıkabilir.
İleri darlıklarda idrar akımı damla damla hâle gelebilir ve sonunda kişi hiç idrar yapamayabilir. Uzun süre tedavi edilmeyen darlıklarda mesane taşları, mesane duvarında cepler ve böbreklerde genişleme gelişebilir. Belirtilerin çok yavaş ilerlemesi nedeniyle bazı hastalar darlığı ancak idrar yapamama ya da ciddi bir enfeksiyon geliştiğinde fark eder.
Üretra Darlığının Nedenleri Nelerdir?
Üretra darlığının nedenleri arasında günümüzde en sık görülenler, idrar kanalına takılan sondalar ve idrar kanalından yapılan kapalı işlemlerdir. Kapalı prostat ameliyatları, mesane tümörü ameliyatları, taş ameliyatları ve mesane içinin kamera ile incelenmesi gibi işlemler sırasında idrar kanalı zarar görebilir. Yaralanmalar da önemli bir nedendir ve özellikle trafik kazalarında oluşan leğen kemiği kırıkları idrar kanalının arka bölümünü yırtabilir.
Bisiklet, çit ya da sert bir yüzeye ata biner şekilde düşme gibi yaralanmalar ise penisin kök bölümündeki idrar kanalının ezilmesine neden olur. Geçmişte cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, idrar kanalında iltihap ve ardından darlık gelişiminin en sık nedenlerinden biriydi. Uygun antibiyotik tedavilerinin yaygınlaşmasıyla bu nedene bağlı darlıklar azalmıştır.
Üretra darlığına yol açan başka nedenler de vardır. Penis ucunda ve sünnet derisinde beyazımsı, sert alanlarla kendini gösteren kronik bir deri hastalığı, idrar kanalının uç bölümünü etkileyerek uzun ve zor tedavi edilen darlıklara neden olabilir. Prostat kanseri gibi hastalıklar nedeniyle leğen bölgesine uygulanan ışın tedavisi de idrar kanalında darlığa yol açabilir. Çocukluk döneminde idrar deliğinin penis ucunda olmaması nedeniyle yapılan ameliyatlar, ilerleyen yıllarda darlık gelişimiyle sonuçlanabilir.
Çok nadir olarak idrar kanalında doğuştan gelen darlıklar da görülebilir. Bununla birlikte darlıkların önemli bir bölümünde belirgin bir neden saptanamaz. Nedeni bilinmeyen darlıkların bir kısmının geçmişte fark edilmeden geçirilmiş küçük yaralanmalar ya da enfeksiyonlarla ilişkili olduğu düşünülmektedir.
Sonda ve Girişim Sonrası Üretra Darlığı Gelişir mi?
Sonda ve girişim sonrası üretra darlığı gelişebilir ve günümüzde bu durum darlığın en sık nedenleri arasında yer alır. İdrar kanalının iç yüzeyi oldukça hassas bir dokuyla kaplıdır. Sonda takılırken ya da kapalı ameliyat aletleri idrar kanalından geçirilirken bu dokuda sürtünme, basınç ve küçük yırtıklar oluşabilir. Uzun süre yerinde kalan sonda, idrar kanalı duvarında sürekli basınç ve iltihap oluşturarak dokunun zarar görmesine yol açar. Bu hasarlı bölge iyileşirken normal esnek doku yerine sert yara dokusu gelişir. Yara dokusu zamanla büzüşerek kanalın daralmasına neden olur.
Sonda ve girişim sonrası darlık gelişme riski bazı durumlarda daha yüksektir. Gereğinden kalın sonda kullanılması, sondanın uzun süre yerinde bırakılması ve sondanın zorlanarak takılması riski artırır. Sondanın balonunun mesane yerine yanlışlıkla idrar kanalı içinde şişirilmesi ciddi hasara yol açabilir. Kapalı prostat ameliyatlarında kalın aletlerin kullanılması ve ameliyatın uzun sürmesi de darlık gelişimine katkıda bulunabilir. Bu nedenle gereksiz sonda kullanımından kaçınılması, uygun kalınlıkta sonda seçilmesi, yeterli kayganlaştırıcı kullanılması ve sondanın mümkün olan en kısa sürede çıkarılması önemlidir.
Sonda ya da kapalı işlem sonrası gelişen darlıkların belirtileri genellikle işlemden haftalar ya da aylar sonra ortaya çıkar. Bu nedenle böyle bir işlem geçirmiş kişilerde idrar akımında incelme fark edildiğinde darlık mutlaka akla getirilmelidir.
Üretra Darlığında İdrar Akımı Neden İncelir?
Üretra darlığında idrar akımı, idrarın daralmış bir kanaldan geçmek zorunda kalması ve bu daralmanın akışa büyük bir direnç oluşturması nedeniyle incelir. Bir hortumun bir bölümü sıkıştırıldığında sudan geçen miktar azalır ve akış zayıflar. Benzer şekilde idrar kanalının çapı darlık bölgesinde küçüldüğünde, aynı sürede bu bölgeden geçebilen idrar miktarı azalır. Mesane bu direnci aşmak için daha güçlü kasılır, ancak akım yine de eski gücüne ulaşamaz. Darlığın çapı ne kadar küçükse akım o kadar ince ve zayıf olur. Darlık ilerledikçe akım zamanla damla damla hâle gelebilir.
Üretra darlığında idrar akımının şekli de darlığa özgü değişiklikler gösterir. Darlık bölgesindeki düzensiz ve sert yüzey, idrar akımının dağınık ya da çatallı çıkmasına yol açabilir. İdrar akım testinde darlık olan kişilerde akımın uzun süre düşük ve sabit bir düzeyde seyrettiği yassı bir eğri görülür. Bu yassı eğri, akım hızının mesane ne kadar güçlü kasılırsa kasılsın darlık nedeniyle belirli bir düzeyin üzerine çıkamamasından kaynaklanır.
İdrar yapma bittikten sonra darlığın hemen gerisinde kalan idrar yavaşça boşalır ve bu durum işeme sonrası damlamaya neden olur. Uzun süre darlığa karşı çalışan mesane zamanla yorulur ve akım daha da zayıflar. Bu nedenle darlığın erken dönemde tedavi edilmesi mesanenin korunması açısından önemlidir.
Üretra Darlığı ile Prostat Büyümesi Nasıl Ayrılır?
Üretra darlığı ile prostat büyümesi, hastanın yaşı ve öyküsü, idrar akım eğrisinin şekli, muayene bulguları ve idrar kanalını doğrudan gösteren incelemeler birlikte değerlendirilerek ayrılır. Her iki durumda da zayıf akım, ıkınma ve mesanenin tam boşalmadığı hissi görülebildiği için şikâyetler tek başına ayrım için yeterli değildir. Prostat büyümesi çoğunlukla ileri yaştaki erkeklerde yavaş yavaş gelişir. Üretra darlığı ise her yaşta görülebilir ve genç bir erkekte ince idrar akımı olması darlığı güçlü şekilde düşündürür.
Daha önce sonda takılması, kapalı bir ameliyat geçirilmesi, leğen bölgesinden yaralanma ya da idrar kanalı enfeksiyonu öyküsü de darlık olasılığını artırır. Prostat büyümesinde ise şikâyetlere çoğunlukla gece sık idrara kalkma ve sıkışma hissi eşlik eder.
Üretra darlığı ile prostat büyümesinin ayrımında testler belirleyici rol oynar. İdrar akım testinde darlıkta uzun ve yassı bir eğri görülürken, prostat büyümesinde eğri düşük bir tepe noktasına ulaşır ve kademeli olarak azalır. Parmakla rektal muayenede prostatın belirgin şekilde büyük bulunması prostat kaynaklı tıkanıklık olasılığını artırır. Kesin ayrım ise idrar kanalına kontrast madde verilerek çekilen filmle ve idrar kanalının kamera ile incelenmesiyle yapılır.
Bu incelemeler darlığın varlığını, yerini ve uzunluğunu doğrudan gösterir. Bazı ileri yaştaki erkeklerde hem prostat büyümesi hem de darlık birlikte bulunabilir. Prostat büyümesi için kullanılan ilaçların darlık üzerinde bir etkisi olmadığı için yanlış tanı, hastanın uzun süre etkisiz tedavi almasına yol açabilir.
Üretra Darlığı Nasıl Teşhis Edilir?
Üretra darlığı, hastanın öyküsü, fizik muayene, idrar akım testi ve idrar kanalını görüntüleyen incelemelerle teşhis edilir. Değerlendirmenin ilk adımında şikâyetlerin ne zaman başladığı ve nasıl ilerlediği ayrıntılı olarak sorgulanır. Daha önce sonda takılıp takılmadığı, kapalı ameliyat geçirilip geçirilmediği, leğen bölgesine ya da perineye darbe alınıp alınmadığı ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyon öyküsü kaydedilir. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, prostat ve testis iltihabı atakları ile idrarda kan görülmesi de sorgulanır.
Şikâyetlerin şiddetini ölçmek için standart soru formlarından yararlanılabilir. Daha önce darlık nedeniyle yapılmış tedaviler varsa bunların türü ve sayısı mutlaka öğrenilir.
Üretra darlığı teşhisinde fizik muayene de önemli ipuçları sağlar. Penis ucu ve sünnet derisi, darlığa yol açabilen deri hastalığı açısından dikkatle incelenir. İdrar deliğinin daralmış olup olmadığına bakılır ve penis boyunca idrar kanalı üzerinde sertlik olup olmadığı elle değerlendirilir. Perine bölgesi yaralanma izleri açısından incelenir ve parmakla rektal muayene ile prostat değerlendirilir. Muayenenin ardından idrar akım testi ve mesanede kalan idrar ölçümü yapılarak tıkanıklığın derecesi belirlenir.
İdrar tahlili ve gerektiğinde idrar kültürü ile enfeksiyon araştırılır. Bu ilk değerlendirmeyle darlıktan şüphelenilen hastalarda darlığın yerini ve uzunluğunu gösteren ileri incelemeler planlanır.
Üretra Darlığında Darlığın Yeri ve Uzunluğu Neden Önemlidir?
Üretra darlığında darlığın yeri ve uzunluğu, hangi tedavi yönteminin başarılı olacağını doğrudan belirlediği için önemlidir. İdrar kanalının farklı bölümleri farklı yapıda olduğu için aynı tedavi yöntemi her bölgede aynı sonucu vermez. Penisin kök bölümünde yer alan, kısa ve ilk kez tedavi edilecek darlıklarda kapalı yöntemle yapılan kesi iyi sonuç verebilir. Uzun darlıklarda, birden fazla noktada darlık bulunan durumlarda ve penis içindeki kanalda yer alan darlıklarda ise kapalı yöntemlerin başarısı düşüktür.
Leğen kemiği kırığı sonrası gelişen ve kanalın arka bölümünü tamamen kapatan darlıklarda ise çoğunlukla onarım ameliyatı gerekir. Darlığın çevresindeki yara dokusunun ne kadar derin olduğu da tedavi seçimini etkiler.
Üretra darlığında darlığın özelliklerine uygun olmayan bir tedavinin seçilmesi, darlığın tekrarlamasına ve durumun daha da karmaşık hâle gelmesine yol açabilir. Uzun bir darlığa tekrar tekrar kapalı yöntemle kesi yapılması, her seferinde yara dokusunun artmasına ve darlığın uzamasına neden olabilir. Bu durum, ileride yapılacak onarım ameliyatını da zorlaştırır. Bu nedenle ilk tedavi öncesinde darlığın yeri, uzunluğu ve sayısının doğru şekilde belirlenmesi büyük önem taşır.
İlk müdahalenin darlığın özelliklerine uygun yöntemle yapılması, uzun dönem başarı için en belirleyici etkenlerden biridir. Onarım ameliyatı planlanan hastalarda ise darlığın uzunluğu, kanalın uçlarının birbirine doğrudan birleştirilip birleştirilemeyeceğini ya da ek doku kullanılması gerekip gerekmediğini belirler. Tüm bu bilgiler, tedavi öncesinde yapılan görüntüleme incelemeleriyle elde edilir.
Üretra Darlığında Hangi Testler İstenir?
Üretra darlığında istenen testler, darlığın varlığını, yerini, uzunluğunu ve mesane ile böbrekler üzerindeki etkisini ortaya koymaya yöneliktir. İdrar akım testi, idrar akımının hızını ve eğrisinin şeklini ölçerek darlık hakkında ilk ve önemli bilgiyi verir. Bu testin hemen ardından mesanede kalan idrar miktarı ultrasonla ölçülür. İdrar kanalına ucundan kontrast madde verilerek çekilen film, darlığın yerini, uzunluğunu ve sayısını gösteren temel görüntüleme yöntemidir.
Bu filmin mesane doluyken idrar yapma sırasında çekilen filmle birlikte değerlendirilmesi, darlığın hem ön hem de arka sınırlarının görülmesini sağlar. İdrar tahlili ve idrar kültürü ile enfeksiyon varlığı araştırılır.
Üretra darlığında bazı hastalarda ek testler de gerekir. İdrar kanalının ince bir kamera ile incelenmesi, darlığı doğrudan görmeye ve kanalın iç yüzeyini değerlendirmeye olanak tanır. İdrar kanalının penis üzerinden ultrasonla incelenmesi, darlığın uzunluğu ve çevresindeki yara dokusunun derinliği hakkında ayrıntılı bilgi sağlayabilir. Leğen kemiği kırığı sonrası gelişen karmaşık darlıklarda MR incelemesi ameliyat planlamasına yardımcı olabilir.
Uzun süredir darlığı olan hastalarda böbreklerin ultrasonla değerlendirilmesi ve böbrek işlevlerinin kan tahlilleriyle kontrol edilmesi önemlidir. Mesane taşı ya da mesane duvarında değişiklik olup olmadığı da ultrason ile araştırılır. Hangi testlerin gerekli olduğuna, hastanın öyküsü ve ilk değerlendirme sonuçlarına göre üroloji uzmanı karar verir.
Üretra Darlığı Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Üretra darlığı tedavi seçenekleri, darlığın yerine, uzunluğuna, nedenine ve daha önce tedavi görüp görmediğine göre belirlenir. Üretra darlığının ilaç ya da bitkisel yöntemlerle düzeltilmesi mümkün değildir ve tedavi yara dokusuna yönelik işlemlerle yapılır. En basit yöntem, darlığın özel genişletici aletlerle kademeli olarak açılmasıdır ve bu işlem genellikle kısa süreli bir rahatlama sağlar. Genişletme sonrasında darlık çoğu zaman yeniden gelişir ve işlemin düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekebilir.
Kısa ve ilk kez tedavi edilecek darlıklarda üretrada iç kesi yöntemi sık kullanılan bir seçenektir. Bu yöntemde idrar kanalından ilerletilen ince bir kamera sistemiyle darlık bölgesindeki yara dokusu kesilerek kanal genişletilir.
Üretra darlığında kapalı yöntemlerin başarısız olduğu, darlığın uzun, çok sayıda ya da tekrarlayan olduğu durumlarda üretra onarım ameliyatı en kalıcı çözüm olarak kabul edilir. Bu ameliyatta kısa darlıklarda daralmış bölüm çıkarılır ve kanalın sağlam uçları birbirine dikilir. Uzun darlıklarda ise kanal, çoğunlukla ağız içinden alınan yanak dokusu kullanılarak genişletilir ve yeniden yapılandırılır. Kapalı yöntemle yapılan kesilerin tekrar tekrar uygulanması yara dokusunu artırabileceği için, iki kez başarısız olan hastalarda onarım ameliyatının değerlendirilmesi önerilir.
Onarım ameliyatı uygun olmayan ya da istemeyen bazı hastalarda, hastanın düzenli aralıklarla ince bir sondayla darlığı kendi kendine genişletmesi bir seçenek olabilir.
Darlık nedeniyle aniden idrar yapamayan hastalarda ise sonda idrar kanalından geçirilemiyorsa mesane kasık üstünden yerleştirilen bir sondayla boşaltılır ve kalıcı tedavi daha sonra planlanır. Tedavi yöntemi, tüm bu seçenekler hastayla ayrıntılı olarak konuşulduktan sonra birlikte belirlenir.
1 Üretra Darlığı Kronikleşir mi?
2 Üretra Darlığı Kadınlarda da Görülür mü?
3 Üretra Darlığı Takibinde Hangi Tetkikler Tekrarlanır?
4 Üretra Darlığı Çocuklarda Görülür mü?
5 Üretra Darlığı Tanısı Kesinleşmeden Tedaviye Başlanır mı?
6 Üretra Darlığı Cinsel İşlevi Etkiler mi?
7 Üretra Darlığı Tekrarlarsa Nasıl Anlaşılır?
8 Üretra Darlığı İlerlerse Hangi Sorunlara Yol Açar?
9 Üretra Darlığında Kendi Kendine Genişletme Uygulanır mı?
10 Üretra Darlığı Ameliyatsız Tedavi Edilebilir mi?
11 Üretra Darlığı Deri Hastalığına Bağlı Olabilir mi?
12 Üretra Darlığı Böbreğe İlerlerse Ne Olur?
13 Üretra Darlığı Tedavisi Ne Kadar Sürer?
14 Üretra Darlığında İdrar Yolu Enfeksiyonu Neden Sık Görülür?
15 Üretra Darlığı Hangi Durumda Acil Müdahale Gerektirir?
16 Üretra Darlığı İlaçla Tedavi Edilebilir mi?
17 Üretra Darlığı Risk Grubunda Kimler Vardır?
18 Üretra Darlığı Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir?
19 Üretra Darlığı Önlenebilir mi?
20 Üretra Darlığı Görüntüleme ile Kesin Olarak Anlaşılır mı?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Urethral Disorders medlineplus.gov
- Urinary Retention www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Perineal Injury in Males www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “urethral stricture urethroplasty outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
- Literatür taraması: “urethral stricture internal urethrotomy recurrence” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov