Üreter taşı, böbrekte oluşan bir taşın böbrekten mesaneye idrar taşıyan ince kanala düşmesi ve bu kanalın içinde ilerlemesi ya da bir noktada takılı kalmasıdır. Halk arasında idrar kanalı taşı olarak da bilinen bu durum, idrarın akışını engellediğinde şiddetli yan ağrısına, bulantıya ve idrarda kana yol açabilir. Küçük taşların önemli bir kısmı kendiliğinden düşebilirken bazı taşlar ilaç, şok dalgası ya da kapalı yöntemlerle yapılan taş kırma işlemleri gerektirir.
Bu yazıda üreter taşının ne olduğunu, belirtilerini, böbrek taşından farkını, ağrının neden kasığa vurduğunu, bulantı, idrarda kan ve böbrekte şişme ile ilişkisini, tanı sürecini ve tedavi seçeneklerini ayrıntılı olarak anlatıyoruz.
Üreter Taşı Nedir?
Üreter taşı, böbrekte oluşan bir taşın idrarla birlikte hareket ederek böbreği mesaneye bağlayan üreter adlı kanala geçmesiyle ortaya çıkan taş hastalığıdır. Her insanda sağ ve sol böbrekten çıkan iki üreter bulunur ve bu kanallar idrarı dalgalar hâlinde kasılarak mesaneye taşır. Üreterin iç çapı oldukça dardır ve böbrekten kopan bir taş bu kanaldan geçerken kolayca takılabilir. Üreter taşlarının neredeyse tamamı böbrekte oluşur ve sonradan üretere düşer, kanalın kendi içinde taş oluşması ise çok nadirdir. Üreterin boyunca taşların takılmaya özellikle eğilimli olduğu üç doğal dar bölge vardır.
Bunlardan ilki böbrek havuzunun üretere dönüştüğü çıkış noktası, ikincisi üreterin leğen kemiği hizasında büyük damarları çaprazladığı bölge, üçüncüsü ise üreterin mesane duvarından geçerek mesaneye açıldığı en dar noktadır. Taşın hangi bölgede takıldığı, belirtilerin yerini, taşın kendiliğinden düşme şansını ve seçilecek tedaviyi doğrudan etkiler. Üreter taşı erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür ve çoğunlukla çalışma çağındaki erişkinlerde ortaya çıkar. Ailesinde taş hastalığı olanlar, yetersiz sıvı alanlar, sıcak ortamlarda çalışıp çok terleyenler ve tuzdan ve hayvansal proteinden zengin beslenenler daha fazla risk altındadır.
Kilo fazlalığı, gut hastalığı, bazı hormon bozuklukları, bağırsak hastalıkları ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları da taş oluşumunu kolaylaştıran durumlar arasında yer alır. Daha önce taş düşürmüş kişilerde ilerleyen yıllarda yeni bir taş oluşma olasılığı da bulunmaktadır.
Üreter Taşı Belirtileri Nelerdir?
Üreter taşı belirtileri, taşın üreterdeki yerine, büyüklüğüne ve idrar akışını ne ölçüde engellediğine göre değişir ve en sık görülen belirti yan ve bel bölgesinde başlayan dalgalı ağrıdır. Taş idrar akışını aniden engellediğinde ortaya çıkan bu şiddetli ağrı atağı böbrek krizi olarak adlandırılır. Ağrı, taş üreter boyunca aşağı indikçe karnın yan tarafına, kasığa ve genital bölgeye doğru kayabilir. Ağrıya bulantı, kusma, terleme ve huzursuzluk sıklıkla eşlik eder. Taşın üreterin iç yüzeyini tahriş etmesi nedeniyle idrarda gözle görülen ya da yalnızca tahlilde saptanan kan bulunabilir.
Taş mesaneye yaklaştığında mesaneyi uyararak sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar yaparken yanma ve idrar yaptıktan sonra bile mesanenin boşalmadığı hissine yol açabilir. Erkeklerde bu dönemde penis ucunda batma şeklinde bir ağrı tarif edilebilir. Tıkanıklığın gerisindeki idrarda enfeksiyon gelişirse ateş, titreme ve genel durumda bozulma ortaya çıkar. Bazı üreter taşları ise belirgin bir ağrı yapmadan yavaş gelişen bir tıkanıklığa yol açar ve yalnızca hafif bir yan ağrısı ya da hiç şikâyet olmadan böbrekte şişmeye neden olur.
Belirtisiz seyreden bu taşlar başka bir nedenle yapılan ultrason ya da tomografide rastlantısal olarak saptanabilir. Şikâyetlerin hafif olması taşın zararsız olduğu anlamına gelmez ve üreterde taş saptanan her kişide böbreğin durumu ayrıca değerlendirilir.
Üreter Taşı ile Böbrek Taşı Farkı Nedir?
Üreter taşı ile böbrek taşı arasındaki temel fark, böbrek taşının böbreğin içindeki toplayıcı kanallarda ya da böbrek havuzunda bulunması, üreter taşının ise böbrekten çıkıp mesaneye giden kanala düşmüş olmasıdır. Aslında iki taş da aynı yerde, yani böbrekte oluşur ve üreter taşı böbrek taşının yer değiştirmiş hâlidir. Böbreğin içindeki taşlar çoğu zaman idrarın akışını tamamen engellemez ve bu nedenle uzun süre hiçbir belirti vermeden kalabilir. Böbrek taşları bazen künt bir yan ağrısına, idrarda kana ya da tekrarlayan enfeksiyonlara yol açabilir.
Üreter taşı ise dar bir kanalın içinde bulunduğu için idrar akışını kısmen ya da tamamen engelleyerek şiddetli ağrıya neden olma eğilimindedir. Bu fark nedeniyle üreter taşları çoğunlukla acil servise başvurulan ve kısa sürede değerlendirilmesi gereken bir tablo oluşturur. Böbrekteki taşların kendiliğinden düşmesi genellikle beklenmezken, küçük üreter taşlarının önemli bir kısmı zaman içinde mesaneye inerek idrarla atılabilir. Tedavi yaklaşımı da farklılık gösterir ve böbrek taşlarında taşın büyüklüğüne göre izlem, şok dalgası, bükülebilir aletlerle kapalı taş kırma ya da ciltten girişle yapılan ameliyatlar gündeme gelir.
Üreter taşlarında ise ilaçla düşürme denemesi, şok dalgası ve idrar kanalından girilerek yapılan taş kırma işlemi ön plandadır. Üreter taşının uzun süre aynı noktada takılı kalması üreter duvarında iltihap ve darlığa yol açabileceği için izlem süresi sınırlı tutulur. Her iki taş türünde de taşın içeriğinin belirlenmesi ve yeni taş oluşumunu önleyecek önlemlerin alınması ortak bir hedeftir.
Üreter Taşı Ağrısı Neden Kasığa Vurur?
Üreter taşı ağrısı kasığa vurur, çünkü üreterin alt bölümünden gelen sinirler kasık derisi, testis ya da yumurtalık ve dış genital bölgeden gelen sinirlerle omurilikte aynı seviyelere ulaşır. Beyin, iç organlardan gelen ağrının yerini deri ve kaslardan gelen ağrı kadar kesin olarak ayırt edemez. Bu nedenle üreterden kaynaklanan ağrı, aynı sinir seviyesini paylaşan vücut bölgesinde hissediliyormuş gibi algılanır ve buna yansıyan ağrı denir. Taş üreterin böbreğe yakın üst bölümündeyken ağrı daha çok bel ve böğür bölgesinde hissedilir.
Taş aşağıya indikçe uyarılan sinir seviyesi değişir ve ağrı karnın alt yan kısmına ve kasığa doğru kayar. Erkeklerde testisi ve üreteri besleyen sinirlerin ortak yolları nedeniyle ağrı aynı taraftaki testiste hissedilebilir. Kadınlarda ise ağrı dış dudaklara ve kasık bölgesine yayılabilir. Bazı kişilerde ağrı iç bacağın üst kısmına kadar uzanabilir. Taş mesaneye girmek üzereyken ağrıya penis ucunda batma, sık idrara çıkma ve sıkışma hissi eklenebilir.
Ağrının zamanla belden kasığa doğru yer değiştirmesi, taşın üreter içinde aşağı doğru ilerlediğini gösteren bir işaret olarak değerlendirilir. Testise vuran ağrı bazen testis burulması ile karışabileceği için özellikle genç erkeklerde testisin muayene edilmesi önemlidir.
Üreter Taşı Bulantı ve Kusma Yapar mı?
Üreter taşı, özellikle idrar akışını aniden engelleyip şiddetli ağrıya neden olduğunda bulantı ve kusma yapar. Böbrek ve üreterden gelen sinir lifleri, mide ve bağırsakları yöneten sinirlerle karın içindeki sinir ağlarında ve omurilikte bağlantılıdır. Üreterdeki gerilme ve kasılmalar bu ortak sinir yollarını uyararak sindirim sisteminde refleks tepkilere yol açar. Bu refleks tepkiler sonucunda mide boşalması yavaşlar, bulantı ortaya çıkar ve kusma gelişebilir. Şiddetli ağrının kendisi de vücutta stres tepkisini artırarak bulantıyı şiddetlendirir. Bazı kişilerde bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına bağlı olarak karında şişkinlik ve gaz çıkaramama da görülür.
Bu belirtiler nedeniyle üreter taşı bazen mide ya da bağırsak hastalıklarıyla karıştırılabilir. Kusma uzun sürdüğünde vücut sıvı kaybeder ve ağızdan alınan ağrı kesicilerin etkisi azalır. Bu durumda sıvı ve ilaçların damar yoluyla verilmesi gerekebilir. Ağrı kontrol altına alındığında bulantı ve kusma çoğunlukla hızla geriler. Ağrı hafif olduğu hâlde kusmanın sürmesi ya da ateşin eşlik etmesi ise başka bir sorunun ya da enfeksiyonun araştırılmasını gerektirir.
Üreter Taşı İdrarda Kan Yapar mı?
Üreter taşı, üreterin iç yüzeyini tahriş ederek idrarda kan yapar ve bu durum üreter taşı olan kişilerin önemli bir kısmında görülür. Taşların yüzeyi çoğu zaman pürüzlü ya da sivri kristallerden oluşur. Üreter, taşı ilerletmek için kasıldıkça bu pürüzlü yüzey kanalın ince iç zarını sıyırır ve küçük kanamalara neden olur. Bu kanama bazen idrarı pembe, kırmızı ya da kola renginde gösterecek kadar belirgin olabilir. Çoğu zaman ise kan gözle fark edilmez ve yalnızca tam idrar tahlilinde mikroskop altında saptanır.
İdrar tahlilinde kan görülmesi, yan ağrısıyla başvuran bir kişide taş tanısını destekleyen önemli bir bulgudur. Buna karşın idrarda kan bulunmaması üreter taşını dışlamaz, çünkü tamamen tıkayan bir taşın olduğu taraftan mesaneye idrar gelmeyebilir. Taş düştükten ya da kırıldıktan sonraki birkaç gün içinde de idrarda hafif kan görülmeye devam edebilir. Taş kırma işlemleri ve üretere yerleştirilen stent de geçici olarak idrarda kana yol açabilir.
İdrarda kan görülen her kişide taş saptansa bile, özellikle ileri yaşta ve sigara içenlerde idrar yollarının başka hastalıkları da göz önünde bulundurulur. Kanın taş tedavisinden sonra da sürmesi durumunda idrar yollarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Üreter Taşı Böbrekte Şişme Yapar mı?
Üreter taşı, idrarın böbrekten mesaneye akışını engellediğinde böbrekte şişme yapar ve bu duruma tıp dilinde hidronefroz adı verilir. Taşın takıldığı noktanın üstünde idrar birikmeye başlar ve böbrek havuzu ile toplayıcı kanallar genişler. Şişmenin derecesi, tıkanıklığın ne kadar tam olduğuna ve ne kadar süredir devam ettiğine bağlıdır. Kısa süreli ve hafif şişme, taş düştükten ya da kırıldıktan sonra genellikle tamamen düzelir. Tıkanıklık uzun süre sürerse böbrek içindeki basınç yüksek kalır ve böbrek dokusu zamanla zarar görebilir.
Bu nedenle ağrısı geçmiş olsa bile üreter taşı olan kişilerde böbrekteki şişmenin takip edilmesi büyük önem taşır. Bazı kişilerde tıkanıklık yavaş geliştiği için hiç ağrı olmadan böbrekte ciddi bir şişme oluşabilir. Şişmiş ve tıkalı böbrekte biriken idrar, bakterilerin çoğalması için de uygun bir ortam hazırlar. Ateş ile birlikte böbrekte şişme saptandığında tıkanıklığın vakit kaybetmeden stent ya da ciltten takılan bir tüple açılması gerekir.
Tek böbrekli kişilerde ya da her iki üreterinde taş bulunanlarda şişme kısa sürede böbrek işlevlerinin bozulmasına yol açabilir. Böbrekteki şişme ultrasonla kolayca gösterilebildiği için taş takibinde bu yöntem sıkça kullanılır.
Üreter Taşı Nasıl Teşhis Edilir?
Üreter taşı, şikâyetlerin ayrıntılı dinlenmesi, fizik muayene, idrar ve kan tahlilleri ile taşın yerini ve boyutunu gösteren görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesiyle teşhis edilir. Hekim önce ağrının ne zaman başladığını, dalgalı olup olmadığını, hangi bölgeye yayıldığını ve bulantı, idrarda kan ya da ateş gibi belirtilerin eşlik edip etmediğini sorar. Daha önce taş düşürme öyküsü, ailede taş hastalığı, sıvı tüketim alışkanlıkları ve kullanılan ilaçlar da değerlendirmeye dahil edilir. Tek böbrekli olmak, gebelik olasılığı ve böbrek hastalığı gibi tedavi planını değiştirecek durumlar özellikle sorgulanır.
Fizik muayenede ağrılı taraftaki böğür bölgesinin hassasiyeti ve karın muayenesi değerlendirilir. Karın muayenesi, apandisit ve safra kesesi iltihabı gibi benzer ağrı yapan hastalıkların ayrımına yardımcı olur. Erkeklerde testise vuran ağrı varsa testisler de muayene edilir. İdrar tahlili ve kan tahlilleri, taşın varlığını destekleyen bulguları, enfeksiyon olup olmadığını ve böbrek işlevlerini ortaya koyar. Görüntüleme yöntemleri ise taşın üreterdeki yerini, büyüklüğünü, sertliğini ve böbrekte şişmeye yol açıp açmadığını gösterir.
Bu bilgilerin tümü bir araya getirildiğinde taşın kendiliğinden düşme olasılığı değerlendirilir. Tanı sürecinin sonunda hastaya izlem, ilaç tedavisi ya da girişimsel bir yöntemden hangisinin uygun olduğu anlatılır.
Üreter Taşı Tanısında Hangi Testler İstenir?
Üreter taşı tanısında tam idrar tahlili, kan tahlilleri ve ultrason, düz grafi ile tomografi gibi görüntüleme yöntemleri istenir. Tam idrar tahlili, idrarda kan, kristal ve iltihap hücresi bulunup bulunmadığını ve idrarın asitlik derecesini gösterir. Ateşi olan ya da idrar tahlilinde enfeksiyon bulgusu saptanan hastalarda idrar kültürü alınarak bakterinin türü ve etkili antibiyotik belirlenir. Kan sayımı ve enfeksiyon göstergeleri, tıkalı böbrekte enfeksiyon gelişip gelişmediği hakkında bilgi verir. Kanda böbrek işlevlerini gösteren testler, tıkanıklığın böbreği ne ölçüde etkilediğini ortaya koyar ve ilaç seçiminde yol gösterir.
Doğurganlık çağındaki kadınlarda gebelik testi, görüntüleme ve ilaç seçiminden önce yapılır. Ultrason, böbrekteki şişmeyi ve üreterin böbreğe ya da mesaneye yakın bölümlerindeki taşları gösterebilir, ancak üreterin orta bölümündeki taşları görmekte zorlanabilir. Düz karın grafisi kalsiyum içeren taşları gösterebildiği için özellikle taşın düşüp düşmediğinin takibinde yararlıdır. Kontrastsız üriner tomografi, taşın üreterdeki yerini, büyüklüğünü ve sertliğini net olarak göstererek tanıyı doğrular ve tedavi seçimine yön verir.
Taşın dışında üreterde darlık ya da başka bir sorun düşünülen seçilmiş hastalarda kontrastlı inceleme de gerekebilir. Taş düşürüldüğünde ya da çıkarıldığında taşın içerik analizi yapılır ve tekrarlayan taşı olan kişilerde metabolik inceleme planlanır.
Üreter Taşı Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Üreter taşı tedavi seçenekleri, taşın büyüklüğüne, üreterdeki yerine, sertliğine, böbrekte şişme ve enfeksiyon olup olmamasına göre belirlenir. Uygulanan işlemler şunlardır:
- izlem ve ilaç tedavisi,
- vücut dışından şok dalgasıyla taş kırma,
- idrar kanalından girilerek yapılan kapalı taş kırma.
Küçük ve mesaneye yakın taşlarda ağrı kontrol altındaysa, enfeksiyon yoksa ve böbrek işlevleri korunuyorsa taşın kendiliğinden düşmesi için bir süre beklenebilir.
Bu bekleme döneminde iltihap giderici ağrı kesiciler ve üreterin alt bölümündeki kasları gevşeterek taşın düşmesini kolaylaştıran ilaçlar kullanılabilir. İzlem sırasında taşın ilerleyip ilerlemediği ve böbrekteki şişmenin durumu görüntüleme yöntemleriyle kontrol edilir.
Belirli bir süre içinde düşmeyen, ağrısı geçmeyen ya da büyük olduğu için düşme şansı düşük görülen taşlarda girişimsel tedavi planlanır. Vücut dışından şok dalgasıyla taş kırma yönteminde taş, ciltten odaklanan ses dalgalarıyla kırılır ve parçalar idrarla atılır. Bu yöntem kesi ve anestezi gerektirmez, ancak çok sert taşlarda ve kilolu hastalarda etkisi sınırlı kalabilir. Üreter taşlarında sık uygulanan yöntem, idrar kanalından mesaneye ve oradan üretere ilerletilen ince kameralı bir aletle taşa ulaşılarak lazerle kırıldığı ve parçaların alındığı URS işlemidir.
Üreterin üst bölümündeki taşlar işlem sırasında böbreğin içine kaçabilir ve bu durumda böbreğin içine ulaşabilen bükülebilir aletlerle yapılan RIRS yöntemiyle taş temizlenebilir. Taş kırma işleminden sonra üreterdeki şişlik nedeniyle idrarın rahat akması için üretere geçici olarak ince bir stent yerleştirilebilir ve bu stent birkaç hafta içinde çıkarılır. Ateş ve tıkanıklık birlikte bulunuyorsa taşın kırılması ertelenir ve önce stent ya da böbreğe ciltten takılan bir tüple idrar boşaltılarak enfeksiyon kontrol altına alınır.
Çok büyük, uzun süre aynı yerde sıkışmış ya da diğer yöntemlerle çıkarılamayan taşlarda nadiren kapalı ya da açık cerrahi yöntemler gerekebilir. Hangi yöntemin seçileceği, tüm seçenekler hastayla konuşularak ve kişinin genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak belirlenir.
1 Üreter Taşı Sıvı Alımının Artırılmasıyla Azalır mı?
2 Üreter Taşı Kendiliğinden Düşer mi?
3 Üreter Taşı Başka Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir mi?
4 Üreter Taşı Risk Grubunda Kimler Vardır?
5 Üreter Taşı Hamilelikte Nasıl Yönetilir?
6 Üreter Taşı İçin Stent Takıldıktan Sonra Ne Olur?
7 Üreter Taşı Ağrısız Olabilir mi?
8 Üreter Taşı Tedavisinde Hangi İlaç Grupları Kullanılır?
9 Üreter Taşı Hangi Taş Türlerinden Oluşur?
10 Üreter Taşı Ne Kadar Sürede Düşer?
11 Üreter Taşı Ateş Yaparsa Ne Yapılır?
12 Üreter Taşı Kullanılan İlaçlardan Kaynaklanabilir mi?
13 Üreter Taşı Görüntüleme ile Kesin Olarak Anlaşılır mı?
14 Üreter Taşı Tekrarlar mı?
15 Üreter Taşı Böbreğe Kalıcı Zarar Verir mi?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Kidney Stones www.niddk.nih.gov
- Eating, Diet, & Nutrition for Kidney Stones www.niddk.nih.gov
- Kidney Stones medlineplus.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Ureteral Disorders medlineplus.gov
- Literatür taraması: “ureteroscopy versus shock wave lithotripsy outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov