Kontrastsız üriner tomografi istediğim hastalarım için incelemenin taşı nasıl gösterdiğini, hazırlığı, taş yoğunluğunun ve sonucun anlamını açıkladım.
Kontrastsız üriner tomografi, damardan herhangi bir ilaç verilmeden böbreklerden mesaneye kadar tüm idrar yolunun kesit kesit görüntülendiği ve özellikle böbrek ve idrar yolu taşlarının araştırılmasında kullanılan tomografi incelemesidir. Tıp dilinde kontrastsız BT olarak da adlandırılan bu inceleme, ani başlayan yan ağrısıyla acile başvuran hastalardan taş ameliyatı planlanan hastalara kadar taş hastalığının hemen her aşamasında önemli bir yer tutar. Kısa sürede tamamlanması, damar yolu gerektirmemesi ve taşın yeri, büyüklüğü ve sertliği hakkında ayrıntılı bilgi vermesi, bu yöntemin ürolojide sık tercih edilmesini sağlar.
Bu yazıda kontrastsız üriner tomografinin ne olduğunu, hangi durumlarda istendiğini, taşı neden net gösterdiğini, nasıl çekildiğini, taşın yoğunluğunun ne anlattığını, sonucun nasıl yorumlandığını ve radyasyonla ilgili merak edilenleri ayrıntılı olarak anlatıyoruz.
Kontrastsız Üriner Tomografi Nedir?
Taşsız (kontrastsız) üriner tomografi, damardan boyalı madde verilmeden çekilen ve böbrekleri, idrar borularını ve mesaneyi X ışınlarıyla elde edilen ince kesitlerle gösteren bir bilgisayarlı tomografi incelemesidir. Hastalar arasında taş tomografisi olarak da bilinen bu incelemenin adındaki kontrastsız ifadesi, damardan boyalı bir madde verilmediğini anlatır. Tomografi cihazı, masada yatan hastanın çevresinde dönen bir X ışını kaynağı ve karşısındaki algılayıcılar aracılığıyla çok sayıda veri toplar.
Bu veriler bilgisayarda işlenerek vücudun ince dilimler hâlinde görüntülerine dönüştürülür. Taşlar, çevrelerindeki böbrek dokusuna, idrara ve yağ dokusuna göre çok daha yoğun oldukları için bu görüntülerde parlak beyaz noktalar ya da kümeler şeklinde belirgin olarak görülür.
İnceleme böbreklerin üst kısmından mesanenin alt sınırına kadar tüm idrar yolunu kapsayacak şekilde planlanır. Elde edilen kesitler farklı yönlerde yeniden yapılandırılabilir ve taşın böbrek içindeki konumu üç boyutlu olarak değerlendirilebilir. Damar yolu açılmadığı ve boyalı madde verilmediği için kontrast maddeye bağlı alerji ve böbrek işlevleri üzerindeki olası etkiler bu incelemede söz konusu değildir. Günümüzde birçok merkezde görüntü kalitesini koruyarak daha az radyasyonla çekim yapılmasını sağlayan düşük doz teknikleri kullanılmaktadır.
İnceleme radyoloji biriminde yapılır, görüntüler radyoloji uzmanınca raporlanır ve sonuç, istemi yapan üroloji uzmanı tarafından hastanın şikâyetleriyle birlikte değerlendirilir.
Kontrastsız Üriner Tomografi Hangi Hastalıklarda İstenir?
Kontrastsız üriner tomografi, en sık olarak böbrek, idrar borusu ve mesane taşı hastalıklarından şüphelenildiğinde ve taş hastalığının tedavisi planlanırken istenir. Yan ya da bel bölgesinde aniden başlayan, dalgalar hâlinde gelen ve kasığa yayılan şiddetli ağrı, idrar borusuna düşen bir taşın tipik belirtisidir. Bu tabloyla acile başvuran hastalarda böbrekteki ya da üreter taşı biçimindeki bir taşın varlığını ve yerini hızla göstermek için kontrastsız tomografi sıkça kullanılır. İdrarda kanla birlikte yan ağrısı olan hastalarda da taşın araştırılması amacıyla bu incelemeye başvurulur.
Ultrasonda böbrekte şişme görülen ancak buna neden olan taşın gösterilemediği durumlarda tomografi, idrar borusu boyunca taşı arayarak tıkanıklığın nedenini ortaya koyabilir. Ateşle birlikte yan ağrısı olan ve taşa bağlı tıkanıklık içinde enfeksiyon gelişmesinden şüphelenilen hastalarda da hızlı ve net bir değerlendirme gerekir. Böbrek taşı nedeniyle ameliyat planlanan hastalarda taşın sayısı, büyüklüğü, böbrek içindeki yeri ve sertliği tedavi yönteminin seçiminde belirleyicidir. Taş kırma işlemlerinden ya da taş ameliyatlarından sonra böbrekte kalıntı taş olup olmadığını anlamak için de bu incelemeden yararlanılır.
İdrar borusundaki bir taşın kendiliğinden düşmesi beklenen hastalarda taşın ilerleyip ilerlemediği gerektiğinde tomografiyle kontrol edilebilir. Tekrarlayan taş hastalığı olan kişilerde yeni şikâyetler ortaya çıktığında taşın yeniden oluşup oluşmadığı bu yöntemle araştırılabilir. Taş dışında böbrek ya da idrar yolu tümörü, karmaşık kist ya da iç yüzey hastalığı araştırılıyorsa kontrastsız inceleme yeterli olmaz ve kontrastlı tomografi tercih edilir.
Kontrastsız Tomografi Böbrek Taşını Neden Net Gösterir?
Kontrastsız tomografi böbrek taşını net gösterir, çünkü taşlar çevrelerindeki yumuşak dokulardan ve idrardan çok daha yoğun oldukları için boyalı madde olmayan görüntülerde parlak beyaz yapılar olarak kolayca ayırt edilir. Kontrast madde verilen incelemelerde idrar yolları da beyaz görüneceği için idrar içindeki küçük bir taş bu beyazlık içinde kaybolabilir. Kontrastsız çekimde böyle bir maskelenme olmadığından küçük taşlar dahi gözden kaçmadan saptanabilir. Düz karın grafisinde görülemeyen ürik asit ve sistin gibi kalsiyum içermeyen taşlar da tomografide görülebilir.
Düz grafide kemiklerin ve bağırsak gazının üst üste binmesi taşı gizleyebilirken, tomografinin kesit görüntüleri bu çakışmayı ortadan kaldırır. Ultrason radyasyon içermediği için değerli bir yöntemdir, ancak idrar borusunun özellikle orta bölümündeki taşları ve çok küçük taşları göstermekte zorlanabilir. Kilolu hastalarda ve bağırsak gazının yoğun olduğu durumlarda da ultrasonun görüntü kalitesi düşerken tomografi bu durumlardan çok daha az etkilenir.
Tomografi yalnızca taşın varlığını değil, idrar borusunda hangi seviyede bulunduğunu da milimetrik ayrıntıyla gösterir. Taşa bağlı tıkanıklığın dolaylı işaretleri olan böbrek havuzunda genişleme, idrar borusu duvarında şişlik ve böbrek çevresinde sıvı birikimi de aynı incelemede değerlendirilir.
Leğen bölgesindeki damarlarda görülen küçük kireçlenmeler taşla karışabilir ve tomografinin kesit görüntüleri bu yapıların idrar borusuyla ilişkisini göstererek ayrım yapılmasına yardımcı olur. Bu özellikleri nedeniyle kontrastsız tomografi, taş hastalığının tanısında ürologların en sık başvurduğu yöntemlerden biri hâline gelmiştir.
Kontrastsız Üriner Tomografi Nasıl Çekilir?
Kontrastsız üriner tomografi çekilirken hasta tomografi masasına sırtüstü yatırılır ve masa, halka biçimindeki cihazın içinden geçerken böbreklerden mesaneye kadar olan bölge kısa bir taramayla görüntülenir. İnceleme öncesinde teknisyen, görüntüleri bozabilecek kemer, takı, fermuar ve telefon gibi metal eşyaların çıkarılmasını ister. Hastanın kolları görüntüleme alanının dışında kalması için genellikle başın üzerine doğru yerleştirilir. Çekim alanı önce kısa bir ön görüntüyle planlanır ve ardından asıl tarama yapılır. Tarama sırasında görüntülerin bulanık olmaması için hastadan kısa bir süre nefesini tutması ve kıpırdamaması istenir.
Tomografi cihazının içi açık bir halka biçiminde olduğu için kapalı alan korkusu olan kişiler de incelemeyi genellikle rahatlıkla tamamlayabilir. Damar yolu açılmadığı ve boyalı madde verilmediği için işlem sırasında iğne batması ya da sıcaklık hissi olmaz. Bazı durumlarda idrar borusunun mesaneye girdiği noktadaki bir taşı mesane içinde serbest duran bir taştan ayırmak için hasta yüzüstü çevrilerek ek bir çekim yapılabilir.
Mesanenin dolu ya da boş olması, merkezin uygulamasına ve araştırılan soruna göre değişebilir. İnceleme boyunca teknisyen hastayı bir camın arkasından izler ve hasta gerektiğinde ekiple sesli olarak iletişim kurabilir. Çekim tamamlandıktan sonra herhangi bir gözlem süresi gerekmez ve hasta hemen günlük yaşamına dönebilir.
Kontrastsız Tomografi Öncesi Nasıl Hazırlanılır?
Kontrastsız tomografi öncesinde çoğu hastada özel bir hazırlık gerekmez ve incelemeye aç gelinmesi genellikle zorunlu değildir. Boyalı madde verilmediği için incelemeden önce böbrek işlevlerini gösteren kan testinin yapılması da bu inceleme için şart değildir. Kadın hastaların gebelik olasılığını incelemeden önce mutlaka bildirmesi gerekir, çünkü gebelikte radyasyondan kaçınılması önemlidir. İdrar borusunda stent, böbrekte dışarıya açılan bir tüp ya da mesanede sonda bulunan hastaların bu durumu önceden belirtmesi, görüntülerin doğru yorumlanmasına yardımcı olur.
Daha önce çekilmiş tomografi, ultrason ya da düz grafilerin incelemeye getirilmesi, taşın büyüyüp büyümediğinin ya da yer değiştirip değiştirmediğinin karşılaştırılmasını sağlar.
Metal düğme, fermuar ve süsleme içermeyen rahat giysiler tercih edilirse incelemeye hazırlık daha hızlı olur. Takıların ve metal aksesuarların evde bırakılması da çekim öncesinde zaman kazandırır. Şiddetli ağrısı olan hastalarda ağrının hareketsiz yatmayı engellememesi için gerekirse inceleme öncesinde ağrı kesici tedavi uygulanabilir. Bazı merkezler mesanenin değerlendirilmesini kolaylaştırmak için incelemeden önce su içilmesini ve idrarın tutulmasını isteyebilir. Kısa bir süre de olsa hareketsiz kalmakta zorlanacak kişilerin bu durumu önceden bildirmesi uygun olur. Merkezin verdiği hazırlık önerilerine uyulması, incelemenin ilk seferde eksiksiz tamamlanmasına katkı sağlar.
Kontrastsız Üriner Tomografi Kaç Dakika Sürer?
Kontrastsız üriner tomografinin cihazda geçen tarama kısmı yalnızca birkaç saniye ile birkaç dakika arasında tamamlanır ve hazırlık aşamasıyla birlikte toplam süre de oldukça kısadır. İncelemenin en uzun bölümünü, hastanın soyunma alanında hazırlanması ve masaya doğru pozisyonda yerleştirilmesi oluşturur. Ön görüntünün alınması ve çekim alanının planlanması kısa sürede yapılır. Asıl tarama sırasında hastanın nefesini tutması gereken süre de çok kısadır. Damar yolu açılmadığı ve kontrast maddenin idrar yollarına dolması beklenmediği için kontrastlı incelemelere göre süre belirgin biçimde kısalır.
Yüzüstü ek çekim gerektiğinde bu işlem de birkaç dakika içinde tamamlanır. Çekim bittikten sonra gözlem gerekmediği için hasta hemen merkezden ayrılabilir. Acil serviste böbrek krizi şüphesiyle istenen incelemelerde bu hız, tanının kısa sürede konmasını ve tedavinin geciktirilmeden planlanmasını sağlar. Bununla birlikte merkezin yoğunluğuna bağlı olarak inceleme öncesinde bekleme süresi değişebilir. Görüntülerin radyoloji uzmanı tarafından değerlendirilip raporlanması ise çekimden ayrı bir süreçtir. Acil durumlarda ön değerlendirme hızla yapılırken, planlı incelemelerde rapor merkezin iş akışına göre hazırlanır.
Tomografide Taşın Yoğunluğu Ne Anlatır?
Tomografide taşın yoğunluğu, taşın ne kadar sert olduğu ve hangi maddelerden oluşmuş olabileceği hakkında fikir verir ve tedavi yönteminin seçilmesine yardımcı olur. Tomografi cihazı görüntüdeki her noktanın X ışınlarını ne ölçüde zayıflattığını bir yoğunluk birimiyle ölçer. Radyoloji uzmanı taşın üzerinde bu ölçümü yaparak taşın yoğunluğunu rapora yazabilir. Düşük yoğunluklu taşlar çoğunlukla ürik asit gibi kalsiyum içermeyen maddelerden oluşur. Ürik asit taşı olduğu düşünülen bazı hastalarda idrarın asitliğini azaltan ilaçlarla taşın eritilmesi seçeneği değerlendirilebilir. Yüksek yoğunluklu taşlar ise genellikle kalsiyum içeren ve daha sert yapıdaki taşlardır.
Çok sert taşlar vücut dışından şok dalgasıyla yapılan taş kırma işlemine daha az yanıt verebilir ve bu hastalarda kapalı yöntemlerle yapılan taş ameliyatları öne çıkabilir. Taşın yoğunluğunun yanı sıra ciltten taşa olan uzaklık da tomografide ölçülür ve şok dalgası tedavisinin planlanmasında dikkate alınır. Yoğunluk ölçümü taşın içeriği hakkında güçlü bir ipucu verse de kesin sonuç değildir.
Birçok taş birden fazla maddenin karışımından oluştuğu için tomografideki yoğunluk her zaman tek bir taş türüne karşılık gelmez. Taşın gerçek içeriği, düşürülen ya da ameliyatla çıkarılan taşın laboratuvarda analiz edilmesiyle belirlenir. Bu nedenle yoğunluk bilgisi, taşın büyüklüğü, yeri, böbreğin yapısı ve hastanın özellikleriyle birlikte değerlendirilerek tedavi kararı verilir.
Kontrastsız Üriner Tomografi Sonucu Ne Anlatır?
Kontrastsız üriner tomografi sonucu, böbreklerde, idrar borularında ve mesanede taş olup olmadığını, varsa taşların sayısını, yerini, büyüklüğünü ve taşa bağlı tıkanıklık bulunup bulunmadığını anlatır. Kontrastsız üriner tomografi sonucu, radyoloji raporunda her iki böbrek, idrar boruları ve mesane için ayrı ayrı tarif edilir. Böbrekteki taşların hangi bölümde yer aldığı, yani böbreğin üst, orta ya da alt kesimindeki toplayıcı kanallarda mı yoksa böbrek havuzunda mı bulunduğu belirtilir. İdrar borusundaki taşlarda taşın böbreğe yakın bölümde mi, orta bölümde mi yoksa mesaneye giriş noktasında mı olduğu ayrıca yazılır.
Taşın ölçüleri genellikle birden fazla yönde verilir ve gerekirse yoğunluğu da eklenir. Böbrek havuzunda ve toplayıcı kanallarda genişleme varsa bu durum böbrek şişmesi olarak tanımlanır ve derecesi tarif edilir. İdrar borusu duvarında şişlik ve böbrek çevresindeki yağ dokusunda sıvı birikimi, taşın yakın zamanda tıkanıklığa yol açtığını düşündürebilir. Böbreklerin büyüklüğü, doku kalınlığı ve doğuştan gelen yapısal farklılıklar da raporda yer alır.
İnceleme alanına giren karaciğer, safra kesesi, bağırsaklar ve leğen organlarında rastlantısal bulgular saptanabilir. Kontrastsız incelemede böbrekte görülen bir kist ya da kitle tam olarak değerlendirilemeyebilir ve bu durumda kontrastlı tomografi ya da manyetik rezonans önerilebilir.
Taş görülmemesi, şikâyetlerin başka nedenlerinin araştırılmasını gerektirebilir ya da taşın yakın zamanda düştüğünü düşündürebilir. Sonuç, hastanın şikâyetleri, idrar tahlili ve diğer incelemelerle birlikte üroloji uzmanı tarafından yorumlanarak izlem ya da tedavi planı oluşturulur.
Kontrastsız Tomografi Radyasyon İçerir mi?
Kontrastsız tomografi, X ışınlarıyla çekildiği için radyasyon içerir, ancak tek aşamada çekildiğinden birden fazla aşamada yapılan kontrastlı incelemelere göre daha az radyasyon dozu taşır. Tomografinin radyasyon dozu, düz röntgen filmine göre daha yüksektir ve bu nedenle incelemenin gerçekten gerekli olduğu durumlarda istenmesi temel bir ilkedir. Taş hastalığında giderek yaygınlaşan düşük doz çekim teknikleri, taşın saptanması için yeterli görüntü kalitesini korurken hastanın aldığı dozu belirgin biçimde azaltır.
Tek bir incelemenin sağlık açısından zarar verme olasılığı düşüktür, ancak taş hastalığı tekrarlayan ve sık görüntüleme gerektiren kişilerde toplam doz birikir.
Bu nedenle takip incelemelerinde mümkün olduğunca radyasyon içermeyen ultrason ya da daha düşük dozlu düz grafi tercih edilir. Gebelikte gelişmekte olan bebeğin radyasyona duyarlı olması nedeniyle tomografiden genellikle kaçınılır ve yan ağrısı olan gebelerde ilk olarak ultrason kullanılır. Ultrasonun yeterli bilgi vermediği gebelerde radyasyon içermeyen manyetik rezonans incelemesi değerlendirilebilir. Çocuklar radyasyona erişkinlere göre daha duyarlı olduğu için çocuklarda taş araştırmasında da önce ultrason yapılır.
Çocuklarda tomografi gerektiğinde ise çocuğun vücut ölçülerine uygun düşük doz ayarları kullanılır. Hekim, tomografiyi isterken incelemenin taşın tanısı ve tedavi planı için sağlayacağı bilgiyi radyasyon yüküyle birlikte değerlendirir. İncelemenin sağlayacağı bilgi tedavi kararını etkileyecekse kontrastsız tomografi güvenle uygulanabilir.
Kontrastsız Üriner Tomografi Hangi Sıklıkla Tekrarlanır?
Kontrastsız üriner tomografinin tekrarlanma sıklığı için herkese uygulanan sabit bir aralık yoktur ve tekrar zamanı, taşın durumuna, uygulanan tedaviye ve yeni şikâyetlerin ortaya çıkıp çıkmadığına göre belirlenir. İdrar borusundaki bir taşın kendiliğinden düşmesi beklenen hastalarda şikâyetler geçmediyse ya da taşın düştüğü görülmediyse kontrol görüntülemesi planlanır. Bu kontrolde taş düz grafide görülebiliyorsa ya da ultrasonla izlenebiliyorsa tomografi tekrarlanmadan takip sürdürülebilir.
Böbrek taşı nedeniyle yapılan RIRS ya da ameliyatsız taş kırma gibi işlemlerden sonra böbrekte kalıntı taş olup olmadığını anlamak için belirli bir süre sonra kontrastsız tomografi istenebilir.
Kalıntı taşın saptanması, ek bir tedavi gerekip gerekmediğine ya da taşın izlenip izlenemeyeceğine karar verilmesini sağlar. Vücut dışından şok dalgasıyla taş kırma işleminden sonra da parçaların düşüp düşmediği çoğunlukla düz grafi ya da ultrasonla, gerekirse tomografiyle kontrol edilir. Ameliyat planlanan hastalarda eski bir tomografi taşın güncel durumunu yansıtmayabileceği için ameliyattan önce yeni bir inceleme istenebilir.
Tekrarlayan taş hastalığı olan kişilerde yıllık takipler çoğunlukla ultrason ve düz grafiyle yapılır ve tomografi yalnızca gerekli durumlarda eklenir. Takip sürecinde ani yan ağrısı, idrarda kan ya da ateş gibi yeni şikâyetler ortaya çıkarsa planlanan zamandan önce inceleme yapılabilir.
Radyasyon birikimini azaltmak için takip incelemeleri mümkün olduğunca düşük doz teknikleriyle yapılır. İncelemenin ne zaman tekrarlanacağı, taşın özellikleri ve önceki sonuçlar göz önünde bulundurularak üroloji uzmanıyla birlikte belirlenir.
1 Kontrastsız Üriner Tomografi Hangi Hastalarda Yapılamaz?
2 Kontrastsız Üriner Tomografi Hamilelikte Çekilir mi?
3 Kontrastsız Üriner Tomografi Düz Grafide Görünmeyen Taşları Gösterir mi?
4 Kontrastsız Üriner Tomografi İşlem Sırasında Ağrı Olur mu?
5 Kontrastsız Üriner Tomografi Yerine Kullanılabilecek Testler Var mı?
6 Kontrastsız Üriner Tomografi Sonucu Kaç Günde Çıkar?
7 Kontrastsız Üriner Tomografi Tek Başına Tanı Koydurur mu?
8 Kontrastsız Üriner Tomografi Yalancı Pozitif Sonuç Verir mi?
9 Kontrastsız Üriner Tomografi Sonucu Normal Olsa da İleri Tetkik Gerekir mi?
10 Kontrastsız Üriner Tomografi Hangi Testlerle Birlikte Değerlendirilir?
11 Kontrastsız Üriner Tomografi Böbrek Krizi Sırasında Acilde Çekilir mi?
12 Kontrastsız Üriner Tomografi Sonucu Ne Kadar Süre Geçerlidir?
13 Kontrastsız Üriner Tomografi Çocuklarda Uygulanabilir mi?
14 Kontrastsız Üriner Tomografi Taş Ameliyatından Sonra Neden İstenir?
15 Kontrastsız Üriner Tomografi Kilolu Hastalarda Net Sonuç Verir mi?
16 Kontrastsız Üriner Tomografi Başka Merkezde Yapılan Sonuç Kabul Edilir mi?
17 Kontrastsız Üriner Tomografi Yalancı Negatif Sonuç Verir mi?
18 Kontrastsız Üriner Tomografi Stent Varken Taşı Gösterir mi?
19 Kontrastsız Üriner Tomografi Böbrek Kistini ve Kitlesini Gösterir mi?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Kidney Tests: MedlinePlus medlineplus.gov
- Urinalysis: MedlinePlus medlineplus.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Urodynamic Testing www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Prostate Tests www.niddk.nih.gov
- Urine and Urination medlineplus.gov