Böbrek kitlesi biyopsisini hastalarıma hangi kitlede gerektiği, işlem ve hazırlık, kan sulandırıcıların durumu, sonucun anlamı ve riskleriyle anlattım.
Böbrek kitlesi biyopsisi, ultrason ya da tomografi eşliğinde ciltten ilerletilen ince bir iğneyle böbrekte saptanan kitleden küçük doku parçaları alınarak kitlenin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun, türünün ve özelliklerinin belirlendiği bir tanı işlemidir. Böbrek kitlelerinin önemli bir bölümünde tanı ve tedavi kararı kontrastlı tomografi ve manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleriyle verilebildiği için biyopsi her kitlede gerekmez. Buna karşın izlem ya da ameliyatsız yakma tedavileri planlanan kişilerde, başka bir kanser öyküsü bulunanlarda ve görüntülemenin yetersiz kaldığı durumlarda biyopsi tedavi planını doğrudan değiştirebilir.
Bu yazıda böbrek kitlesi biyopsisinin ne olduğunu, hangi durumlarda yapıldığını, her kitlede gerekip gerekmediğini, nasıl yapıldığını, hazırlığı, kan sulandırıcıların durumunu, işlem süresini, sonrasında dikkat edilecekleri, sonucun ne anlattığını ve riskleri ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Böbrek Kitlesi Biyopsisi Nedir?
Böbrek kitlesi biyopsisi, böbrekte görüntüleme yöntemleriyle saptanan katı bir kitleden, görüntüleme eşliğinde ciltten yerleştirilen ince bir iğne aracılığıyla doku örnekleri alınması ve bu örneklerin patoloji uzmanı tarafından mikroskop altında incelenmesidir. Böbrekte saptanan kitleler günümüzde çoğunlukla başka bir nedenle yapılan ultrason ya da tomografi incelemelerinde rastlantısal olarak fark edilir. Bu kitlelerin bir bölümü böbrek kanseri iken bir bölümü iyi huylu tümörlerdir. Özellikle küçük kitlelerde iyi huylu ve kötü huylu tümörlerin görüntüleme yöntemleriyle her zaman kesin olarak ayırt edilmesi mümkün olmayabilir.
Böbrek kitlesi biyopsisi, bu belirsizliği gidermek ve tedavi kararını doku tanısına dayandırmak amacıyla yapılır. İşlem, böbrek hastalıklarının araştırılması için böbrek dokusundan yapılan biyopsiden farklıdır, çünkü burada örnek doğrudan kitlenin kendisinden alınır. Biyopsi çoğunlukla ultrason ya da tomografi eşliğinde, girişimsel işlemlerde deneyimli bir radyoloji uzmanı ya da ürolog tarafından yapılır. İşlem bölgesel uyuşturmayla yapılır ve ameliyat gerektirmez. Alınan örnekler yalnızca kitlenin iyi ya da kötü huylu olduğunu değil, kanser saptanırsa kanserin alt türünü ve çoğu zaman büyüme eğilimini de gösterebilir.
Biyopsi sonucu, ameliyat, ameliyatsız yakma tedavileri, izlem ya da ilaç tedavisi arasındaki seçimin yapılmasına katkı sağlar. Böbrek kitlesi biyopsisinin gerekip gerekmediği, kitlenin görüntüleme özellikleri, kişinin yaşı, genel sağlık durumu ve tedavi seçenekleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Böbrek Kitlesi Biyopsisi Hangi Durumlarda Yapılır?
Böbrek kitlesi biyopsisi, küçük böbrek kitlelerinde izlem ya da ameliyatsız yakma tedavisi planlandığında, başka bir kanser öyküsü olan kişilerde böbrekteki kitlenin niteliği araştırıldığında, yayılmış hastalıkta ilaç tedavisi öncesinde tümör türü belirlenmek istendiğinde ve görüntüleme yöntemleriyle kitlenin niteliği anlaşılamadığında yapılır. Böbrek kanseri şüphesi taşıyan küçük kitlelerde, ileri yaşta olan ya da ciddi ek hastalıkları nedeniyle ameliyat riski yüksek kişilerde izlem kararı verilmeden önce kitlenin türünün bilinmesi yararlıdır.
Kitlenin ameliyat yerine ısıyla ya da dondurarak yakılması planlandığında, tedavi edilen dokunun gerçekten tümör olup olmadığını belirlemek için işlem öncesinde ya da işlem sırasında biyopsi alınır.
Akciğer, meme ya da kalın bağırsak gibi başka bir organda kanser öyküsü olan kişilerde böbrekteki kitle yeni bir böbrek kanseri olabileceği gibi diğer kanserin böbreğe yayılımı da olabilir. Bu ayrım, tedavi yaklaşımını tamamen değiştirebileceği için bu kişilerde biyopsi önerilir. Böbrek kanserinin başka organlara yayıldığı ve ameliyat yerine ilaç tedavisinin planlandığı kişilerde, tümörün alt türünün belirlenmesi uygun ilacın seçilmesine yardımcı olur. Lenf bezi kanseri gibi böbreği tutabilen ve ameliyatla değil ilaçla tedavi edilen hastalıklardan şüphelenildiğinde biyopsi gerekli olur.
Böbrekte iltihap ya da apse şüphesi bulunan belirsiz kitlelerde de örnek alınabilir. Tek böbreği olan ya da her iki böbreğinde kitle bulunan kişilerde tedavi planının dikkatle yapılabilmesi için biyopsiden yararlanılabilir. Görüntüleme özellikleri iyi huylu bir tümörü düşündüren ancak kesin olmayan kitlelerde biyopsi, gereksiz ameliyatların önlenmesine katkı sağlayabilir. Biyopsi kararı, kişinin durumu ve biyopsi sonucunun tedavi kararını değiştirip değiştirmeyeceği göz önünde bulundurularak ürolog tarafından verilir.
Her Böbrek Kitlesinde Biyopsi Gerekir mi?
Her böbrek kitlesinde biyopsi gerekmez, çünkü kontrastlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme çoğu kitlenin niteliği hakkında tedavi kararı için yeterli bilgi verir ve ameliyat planlanan birçok kişide biyopsi sonucu tedavi kararını değiştirmez. Genç ve sağlıklı bir kişide görüntüleme özellikleri böbrek kanserini düşündüren katı bir kitle saptandığında, genellikle doğrudan kitlenin çıkarıldığı ameliyat planlanır. Bu kişilerde biyopsi sonucunun iyi huylu çıkması bile, biyopsinin kitlenin tamamını temsil edemeyebileceği düşüncesiyle ameliyat kararını her zaman değiştirmez.
Görüntülemede belirgin yağ dokusu içeren ve tipik özellikler gösteren iyi huylu yağlı tümörlerde tanı görüntülemeyle konulabildiği için biyopsiye gerek kalmaz.
Böbreklerde sık görülen basit kistler iyi huylu yapılardır ve biyopsi gerektirmez. İçinde duvar kalınlaşması ya da katı bölümler bulunan karmaşık kistlerde ise biyopsinin tanı değeri düşüktür, çünkü iğne sıvı dolu bölümlere denk gelerek yeterli doku alamayabilir. Bu tür kistik kitlelerde karar genellikle görüntüleme özelliklerine göre verilir. Yayılmış hastalığı olan ve ameliyatın planlandığı kişilerde tanı ameliyatla elde edilen dokuyla konulabildiği için biyopsi her zaman gerekmez. Buna karşın izlem, ameliyatsız yakma tedavisi ya da ilaç tedavisi düşünülen kişilerde doku tanısı tedavi kararının temelini oluşturur.
Bazı iyi huylu tümörlerin görüntülemede böbrek kanserine çok benzemesi, seçilmiş kişilerde biyopsinin gereksiz ameliyatları önleme potansiyelini ortaya koyar. Biyopsi yapılıp yapılmayacağı, olası sonucun tedavi planını değiştirip değiştirmeyeceği sorusu üzerinden kişiyle birlikte değerlendirilir. Bu karar verilirken biyopsinin getirebileceği yarar ve işlemin olası riskleri kişiye ayrıntılı olarak anlatılır.
Böbrek Kitlesi Biyopsisi Nasıl Yapılır?
Böbrek kitlesi biyopsisi, kişi yüzüstü ya da yan yatarken ultrason veya tomografi ile kitlenin yeri ve güvenli giriş yolu belirlendikten sonra cildin uyuşturulması, kitleye kadar ilerletilen bir kılıfın içinden özel bir biyopsi iğnesiyle birkaç doku örneği alınması ve iğne çıkarıldıktan sonra bölgeye bastırılmasıyla yapılır. Böbrek kitlesi biyopsisi nasıl yapılır sorusunun cevabı, görüntüleme eşliğinde ve adım adım dikkatle ilerleyen bir süreçtir.
Kitlenin yerleşimine göre kişi inceleme masasına yüzüstü ya da yan yatırılır. Ultrason ya da tomografi ile kitle görüntülenir ve iğnenin kalın bağırsak, akciğer ve büyük damarlar gibi yapılara zarar vermeden kitleye ulaşabileceği yol belirlenir.
Giriş yapılacak cilt bölgesi işaretlenir ve antiseptik solüsyonla temizlenir. Cilt ve iğnenin geçeceği dokular bölgesel uyuşturucu iğneyle uyuşturulur. Gerekli görülen kişilere işlem öncesinde hafif bir sakinleştirici de verilebilir. Ciltte iğnenin girebileceği kadar çok küçük bir kesi yapılır. Görüntüleme eşliğinde, içi boş bir dış kılıf kitlenin kenarına kadar ilerletilir. Bu kılıf yerinde bırakılarak içinden biyopsi iğnesi birkaç kez geçirilir ve kitlenin farklı bölgelerinden ince doku silindirleri alınır. İğnenin her geçişi sırasında kişiden nefesini kısa bir süre tutması istenebilir.
Kılıflı sistemin kullanılması, iğnenin cilt ile kitle arasındaki dokulardan tekrar tekrar geçmesini önler. Alınan örnekler koruyucu sıvı içeren kaplara konularak patoloji laboratuvarına gönderilir. Yeterli örnek alındıktan sonra kılıf çıkarılır ve giriş yerine bir süre bastırılarak pansuman uygulanır. İşlemin sonunda kitle çevresinde kanama olup olmadığı görüntülemeyle kontrol edilir.
Böbrek Kitlesi Biyopsisi Öncesi Nasıl Hazırlanılır?
Böbrek kitlesi biyopsisi öncesinde kan sayımı, pıhtılaşma testleri ve böbrek işlevleri kontrol edilir, kan sulandırıcı ve pıhtı önleyici ilaçlar hekim önerisiyle düzenlenir, tansiyonun kontrol altında olduğu doğrulanır ve işlem öncesinde belirli bir süre aç kalınır. Biyopsinin en önemli riski kanama olduğu için pıhtılaşma sisteminin normal çalıştığının gösterilmesi gerekir. Kan sayımında trombosit sayısının yeterli olup olmadığına bakılır. Pıhtılaşma testlerinde bozukluk saptanan kişilerde işlem bu durum düzeltilene kadar ertelenir. Yüksek tansiyon kanama riskini artırabileceği için işlem günü tansiyonun kontrol altında olması önemlidir.
Tansiyon ilaçlarının işlem günü de olağan şekilde alınması genellikle önerilir. İşlem sırasında sakinleştirici verilecekse anestezi uzmanının önerdiği süre boyunca yiyecek ve içecek alınmaması gerekir. Kullanılan tüm ilaçlar, bitkisel ürünler ve takviyeler hekime bildirilmelidir. Bölgesel uyuşturucu ilaçlara ya da antiseptik solüsyonlara karşı bilinen alerjiler önceden belirtilmelidir. Gebelik olasılığı olan kadınların bu durumu bildirmesi, özellikle tomografi eşliğinde yapılacak işlemlerde önemlidir.
Daha önce çekilmiş tomografi ve manyetik rezonans görüntülerinin getirilmesi, işlemin doğru planlanmasını sağlar. İşlem sonrasında birkaç saat gözlem gerekeceği ve araç kullanılmaması önerileceği için eve dönüş için bir yakınla gelinmesi uygun olur. Kişinin işlemin amacı, olası sonuçları ve riskleri hakkında önceden bilgilendirilmesi ve yazılı onamının alınması hazırlığın önemli bir parçasıdır.
Böbrek Kitlesi Biyopsisi Öncesi Kan Sulandırıcı Kesilir mi?
Böbrek kitlesi biyopsisi öncesinde kan sulandırıcı ve pıhtı önleyici ilaçlar, kanama riskini azaltmak amacıyla çoğu zaman işlemden belirli bir süre önce kesilir ya da başka bir ilaçla değiştirilir, ancak bu karar mutlaka ilacı reçete eden hekimle birlikte verilir. Böbrek, kan akımı çok zengin bir organ olduğu için biyopsi sonrasında kanama gelişme olasılığı bulunur. Kan sulandırıcı ilaçlar, işlem sonrasında oluşabilecek küçük bir kanamanın durmasını zorlaştırarak kanamanın büyümesine yol açabilir. Bu nedenle pıhtılaşmayı belirgin şekilde etkileyen ilaçlar genellikle işlemden önce bırakılır.
Her ilacın etkisinin vücuttan çekilme süresi farklı olduğu için kesilme zamanı kullanılan ilacın türüne göre belirlenir. Bazı hafif etkili ilaçların, kişinin kalp damar riskine göre işlem sırasında devam ettirilmesi değerlendirilebilir. Kalp pili, yapay kalp kapağı, yakın zamanda kalp damarlarına stent takılması ya da pıhtı atma öyküsü olan kişilerde ilacın kesilmesi ciddi riskler taşıyabilir. Bu kişilerde karar kardiyoloji uzmanıyla birlikte verilir ve gerekirse ilaç kısa süreli olarak iğne biçimindeki bir kan sulandırıcıyla değiştirilir. İlacın bırakılmasının riskli olduğu durumlarda biyopsinin gerçekten gerekli olup olmadığı yeniden değerlendirilebilir.
Kan sulandırıcı ilaçlar hiçbir zaman kişinin kendi kararıyla kesilmemelidir. İşlem sonrasında kanama belirtisi olmadığı doğrulandıktan sonra ilaca hekimin belirlediği zamanda yeniden başlanır. İlacın yeniden başlanma zamanı, kanama riski ile pıhtı riskinin dengesi gözetilerek belirlenir ve kişiye yazılı olarak bildirilir.
Böbrek Kitlesi Biyopsisi Kaç Dakika Sürer?
Böbrek kitlesi biyopsisi, işlemin kendisi olarak çoğu kişide yarım saat civarında ya da daha kısa sürede tamamlanır, ancak hazırlık ve işlem sonrası gözlem süresiyle birlikte kişinin merkezde geçirdiği toplam süre birkaç saati bulur. İşlem öncesinde kişinin yatırılması, kitlenin görüntülenmesi ve giriş yolunun belirlenmesi birkaç dakika alır. Cildin temizlenmesi ve bölgesel uyuşturma işlemi de kısa bir süre gerektirir. Kılıfın kitleye ilerletilmesi ve birkaç doku örneğinin alınması işlemin asıl bölümünü oluşturur. Kitlenin derinde ya da ulaşılması zor bir yerde bulunması işlemi uzatabilir.
Ultrasonla iyi görülemeyen kitlelerde tomografi eşliğinde yapılan biyopsi, görüntülerin tekrar tekrar alınması nedeniyle daha uzun sürebilir. Kişinin nefes tutma komutlarına uyum sağlaması, işlemin hızlı ve güvenli ilerlemesine katkıda bulunur. Örnekler alındıktan sonra kanama kontrolü için yapılan görüntüleme de birkaç dakika sürer. İşlemden sonra kişi birkaç saat yatak dinlenmesinde tutulur ve bu sürede tansiyon, nabız ve idrar rengi izlenir.
Gözlem süresinin sonunda sorun yoksa kişi aynı gün evine gönderilebilir. Kanama riski yüksek olan ya da işlem sırasında sorun yaşanan kişilerde bir gece hastanede gözlem planlanabilir. Kişinin işlem günü için zamanını geniş tutması ve aynı gün başka bir plan yapmaması önerilir.
Böbrek Kitlesi Biyopsisi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
Böbrek kitlesi biyopsisi sonrasında ilk saatlerde yatak dinlenmesi yapılmalı, ilk birkaç gün ağır kaldırma, zorlayıcı egzersiz ve ıkınmaktan kaçınılmalı, idrar rengi izlenmeli ve kanama ya da enfeksiyon belirtileri fark edildiğinde vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır. İşlemden hemen sonra kişi, biyopsi yapılan tarafın üzerine ya da sırt üstü yatırılarak birkaç saat dinlendirilir. Bu süre içinde tansiyon ve nabız düzenli olarak ölçülür ve ilk idrarın rengi kontrol edilir. Biyopsi yerinde hafif ağrı ve hassasiyet olması beklenen bir durumdur ve genellikle basit ağrı kesicilerle geçer.
Ağrı kesici olarak kanama riskini artırabilecek iltihap giderici ilaçlar yerine hekimin önerdiği ilaçlar kullanılmalıdır. İlk birkaç gün ağır yük kaldırılmaması, spor yapılmaması ve kabızlığa bağlı ıkınmadan kaçınılması önerilir. Bol su içilmesi, idrarda oluşabilecek küçük kanamaların pıhtı oluşturmadan atılmasına yardımcı olur. Pansuman, hekimin önerdiği süre boyunca kuru ve temiz tutulmalıdır. Masa başı çalışan kişiler genellikle kısa süre içinde işlerine dönebilir.
Kan sulandırıcı ilaçlara hekimin belirlediği zamanda yeniden başlanmalıdır. İdrarın koyu kırmızı renkte olması ya da pıhtı içermesi, yan tarafta giderek artan şiddetli ağrı, baş dönmesi, bayılma hissi ve çarpıntı kanama belirtisi olabilir.
Yüksek ateş, titreme ve biyopsi yerinde kızarıklık ya da akıntı ise enfeksiyonu düşündürür. Bu belirtilerden herhangi biri fark edildiğinde vakit kaybetmeden hekime ya da acil servise başvurulmalıdır. Biyopsi sonucunun değerlendirilmesi için kontrol randevusunun aksatılmaması da önemlidir.
Böbrek Kitlesi Biyopsisi Sonucu Ne Anlatır?
Böbrek kitlesi biyopsisi sonucu, kitlenin kötü huylu bir tümör mü, iyi huylu bir tümör mü yoksa başka bir hastalığa bağlı bir değişiklik mi olduğunu anlatır, kanser saptandığında kanserin alt türünü ve çoğu zaman büyüme eğilimini gösterir ve bazı durumlarda örnek tanı için yeterli olmadığında kesin bir sonuca ulaşılamadığını bildirir. Kötü huylu sonuçta rapor, en sık görülen böbrek hücreli kanserin hangi alt türü olduğunu belirtir. Kanserin alt türü, tümörün davranışı ve yayılmış hastalıkta kullanılacak ilaçlar hakkında önemli bilgi verir.
Tümörün derecesi, hücrelerin normal hücrelere ne kadar benzediğini ve büyüme eğilimini gösterir, ancak küçük örneklerde derece her zaman tam olarak belirlenemeyebilir. İyi huylu sonuçta rapor, onkositom ya da yağdan fakir anjiyomiyolipom gibi iyi huylu bir tümörü tanımlayabilir. İyi huylu tümör saptanan kişilerde ameliyat yerine düzenli görüntülemeyle izlem seçeneği değerlendirilebilir. Bazı iyi huylu tümörler ile bazı kanser türleri mikroskop altında birbirine benzeyebileceği için ek boyamalar gerekebilir ve kesin ayrım her zaman mümkün olmayabilir.
Başka bir organdaki kanserin böbreğe yayılımı ya da lenf bezi kanseri saptanması, tedavinin ilgili uzmanlarla birlikte planlanmasını gerektirir.
Örneklerde yalnızca normal böbrek dokusu ya da yeterli olmayan miktarda doku bulunması, sonucun tanı koydurucu olmadığını gösterir. Bu durumda biyopsinin tekrarlanması, izlem ya da doğrudan ameliyat seçenekleri kişiyle birlikte değerlendirilir. Biyopsi sonucu, görüntüleme bulguları, kişinin yaşı ve genel sağlık durumuyla birlikte yorumlanarak tedavi planı oluşturulur.
Böbrek Kitlesi Biyopsisinin Riskleri Nelerdir?
Böbrek kitlesi biyopsisinin riskleri arasında şunlar yer alır:
- böbrek çevresinde kan birikmesi,
- idrarda kan,
- biyopsi yerinde ağrı,
- nadiren kan nakli ya da damar içi girişim gerektiren kanama,
- enfeksiyon,
- çok nadir olarak komşu organların zedelenmesi ve tümör hücrelerinin iğne yoluna taşınması,
- örneğin tanı için yetersiz kalması.
Biyopsiden sonra böbreğin çevresinde küçük bir kan birikmesi oldukça sık görülür ve çoğu zaman herhangi bir şikâyete yol açmadan kendiliğinden emilir. İdrarda geçici olarak kan görülmesi de biyopsi sonrasında karşılaşılabilen bir durumdur ve genellikle kısa sürede geçer.
Nadir durumlarda kanama belirgin olabilir ve kan nakli gerekebilir. Durdurulamayan kanamalarda kasık damarından girilerek kanayan damarın kapatıldığı bir işlem uygulanabilir. İşlem sonrasında kanamanın boyutunu değerlendirmek için üriner sistem ultrasonu ile böbrek çevresi kontrol edilir. Belirgin kanama şüphesinde ise kanamanın yerini ve miktarını daha ayrıntılı göstermek için kontrastlı üriner tomografi çekilebilir. Biyopsi yerinde enfeksiyon gelişmesi nadirdir ve genellikle antibiyotikle tedavi edilir. Kitlenin yerleşimine bağlı olarak çok nadir durumlarda kalın bağırsak, dalak, karaciğer ya da akciğer zarı zedelenebilir.
Tümör hücrelerinin iğnenin geçtiği yol boyunca taşınması, kılıflı iğne sistemlerinin kullanıldığı günümüzde son derece nadir görülen bir durumdur. Alınan örneğin tanı için yetersiz kalması ya da gerçekte kanser olan bir kitlede iyi huylu sonuç çıkması da biyopsinin sınırlılıkları arasındadır. Risklerin önemli bir bölümü, işlem öncesinde pıhtılaşma testlerinin kontrol edilmesi, kan sulandırıcıların uygun şekilde düzenlenmesi ve işlem sonrası önerilere uyulmasıyla azaltılabilir.
1 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Hangi Hastalarda Yapılamaz?
2 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Tümör Hücrelerinin Yayılmasına Yol Açar mı?
3 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Kistik Kitlelerde Yapılır mı?
4 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Sonucu Yetersiz Çıkarsa Ne Yapılır?
5 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Sonucu Kaç Günde Çıkar?
6 Böbrek Kitlesi Biyopsisi İyi Huylu Sonuç Verirse Ameliyat Gerekir mi?
7 Böbrek Kitlesi Biyopsisi İleri Yaştaki Kişilerde Neden Önemlidir?
8 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Hangi Anestezi ile Yapılır?
9 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Tek Böbrekli Kişilerde Yapılabilir mi?
10 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Sonrası İdrarda Kan Görülürse Ne Yapılır?
11 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Öncesi Hangi Bilgiler Hekime Verilmelidir?
12 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Hangi Durumlarda Yanıltıcı Olabilir?
13 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Isı ile Yakma Tedavisi Öncesinde Neden Yapılır?
14 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Yayılmış Hastalıkta Neden İstenir?
15 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Sonrası Ne Zaman İşe Dönülür?
16 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Sırasında Ağrı Olur mu?
17 Böbrek Kitlesi Biyopsisi Sonucu Kanser Çıkmazsa Takip Nasıl Yapılır?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Kidney (Renal Cell) Cancer—Patient Version www.cancer.gov
- Renal Cell Cancer Treatment www.cancer.gov
- Kidney Cancer medlineplus.gov
- Kidney Cyst medlineplus.gov
- Kidney Biopsy www.niddk.nih.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “renal cell carcinoma partial nephrectomy outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov