Taş içerik analizini hastalarıma düşen taşın nasıl toplanıp saklanacağı, ayırt edilen taş türleri ve sonucun beslenme ile ilaç seçimine etkisiyle anlattım.
Taş içerik analizi, idrarla düşürülen ya da ameliyatla çıkarılan böbrek taşının hangi kristal ve maddelerden oluştuğunun laboratuvarda belirlendiği bir incelemedir. Taş kimyasal analizi olarak da bilinen bu inceleme, taşın türünü ortaya koyarak taşın neden oluştuğunu anlamaya ve yeni taş oluşumunu önlemeye yönelik önerilerin kişiye özel olarak planlanmasına yardımcı olur. Basit bir inceleme olmasına karşın taşın doğru şekilde yakalanması, uygun koşullarda saklanması ve güvenilir bir yöntemle incelenmesi sonucun değerini belirler.
Bu yazıda taş içerik analizinin ne olduğunu, hangi durumlarda istendiğini, düşen taşın nasıl toplanıp saklandığını, analizin nasıl yapıldığını, hangi taş türlerinin ayırt edildiğini, sonucun beslenme ve ilaç seçimine etkisini ve analiz sonrasında hangi tetkiklerin gündeme geldiğini ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Taş İçerik Analizi Nedir?
Taş içerik analizi, idrar yollarında oluşan bir taşın veya taş parçalarının laboratuvarda özel yöntemlerle incelenerek taşı oluşturan ana ve yan maddelerin türünün ve oranının belirlenmesidir. Böbrek taşları, idrarda çözünmüş hâlde bulunan bazı maddelerin kristaller oluşturup zamanla birikmesiyle meydana gelir. Taşları oluşturan maddeler kişiden kişiye farklılık gösterir ve her taş türünün oluşumunda farklı etkenler rol oynar. Bu nedenle iki kişide aynı büyüklükte ve aynı yerde bulunan taşlar, tamamen farklı nedenlerle oluşmuş olabilir. Taşın türü, görüntüleme yöntemleriyle ya da taşın gözle görünümüyle kesin olarak anlaşılamaz.
Taş içerik analizi, taşın gerçekte neden oluştuğunu gösteren en doğrudan bilgi kaynağıdır. Analiz sonucunda taşın kalsiyum oksalat, kalsiyum fosfat, ürik asit, enfeksiyon taşı, sistin ya da daha nadir bir maddeden oluşup oluşmadığı belirlenir. Birçok taş tek bir maddeden değil, birkaç maddenin karışımından oluşur ve analiz bu karışımın oranlarını da gösterebilir. Taşın türünün bilinmesi, hangi metabolik incelemelerin yapılacağını, hangi beslenme önerilerinin verileceğini ve gerekirse hangi ilacın seçileceğini belirler.
Taş içerik analizi, taş hastalığının yalnızca bugünkü taşını değil, gelecekte oluşabilecek taşları da hedefleyen bir yaklaşımın temel adımıdır. Analiz için taşın mutlaka elde edilmiş olması gerekir ve bu nedenle taş düşürme döneminde taşın yakalanması büyük önem taşır.
Taş İçerik Analizi Hangi Durumlarda İstenir?
Taş içerik analizi, idrarla düşürülen ya da ameliyatla alınan taşı olan kişilerde, özellikle ilk taşın türünü belirlemek, tekrarlayan taşların nedenini anlamak ve önleyici tedaviye rağmen yeni taş oluştuğunda taş türünde değişiklik olup olmadığını araştırmak için istenir. Böbrek taşı düşüren ya da taş tedavisi geçiren her kişide, taşın türünün en az bir kez belirlenmesi önerilir. İlk taşın analizi, kişinin taş türüne uygun önleyici önlemleri erken dönemde almasını sağlar. Tekrarlayan böbrek taşı olan kişilerde analiz, taşların neden sürekli yeniden oluştuğunu anlamaya yönelik değerlendirmenin ayrılmaz bir parçasıdır.
Önleyici beslenme önerilerine ya da ilaç tedavisine rağmen yeni taş oluşan kişilerde taşın türü değişmiş olabileceği için yeni taşın da analiz edilmesi gerekir. Çocukluk ya da genç yaşta taş oluşturan kişilerde nadir görülen kalıtsal taş türlerinin araştırılması açısından analiz özellikle önemlidir. Böbreğin içini dallanarak dolduran büyük taşları olan kişilerde enfeksiyon taşı olasılığı yüksek olduğu için taşın türünün bilinmesi tedavi planını doğrudan etkiler. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu geçiren ve taş oluşturan kişilerde de analiz yol gösterir.
Tek böbreği olan ya da böbrek işlevi azalmış kişilerde yeni taş oluşumunun önlenmesi daha büyük önem taşıdığı için analiz mutlaka yapılmalıdır. Gut, bağırsak hastalığı, kilo verme ameliyatı ya da paratiroid bezi hastalığı gibi taş oluşumunu etkileyen durumları olan kişilerde de analiz değerlendirmeye katkı sağlar. Taşın analiz edilip edilmeyeceği, kişinin taş öyküsü ve eşlik eden hastalıkları göz önünde bulundurularak hekim tarafından belirlenir.
Böbrek Taşı Nasıl Toplanır ve Saklanır?
Böbrek taşı, taş düşürme döneminde tüm idrarların bir süzgeçten, ince bir tülbentten ya da temiz bir kaba yapılıp süzülmesiyle toplanır, yakalanan taş ve parçalar suyla hafifçe durulanıp kurutulduktan sonra temiz, kuru ve kapaklı bir kapta oda sıcaklığında saklanır. Taşın idrarla düşürülmesi beklenen dönemde idrarın doğrudan tuvalete yapılması, taşın fark edilmeden kaybolmasına yol açar. Bu nedenle hekim, taş düşene kadar her idrarın süzülmesini önerebilir. Eczanelerden temin edilebilen özel idrar süzgeçleri kullanılabileceği gibi temiz bir çay süzgeci ya da ince bir tülbent de bu iş için yeterlidir.
İdrar yapılırken süzgeç tuvaletin üzerinde tutulabilir ya da idrar önce temiz bir kaba yapılıp ardından süzgeçten geçirilebilir. Süzgeçte kalan küçük taşlar, kum benzeri parçalar ve kristaller de analiz için değerlidir ve atılmamalıdır. Yakalanan taş musluk suyuyla hafifçe durulanarak üzerindeki idrar ve kan kalıntılarından arındırılır. Taş temiz bir kâğıt havlu üzerinde oda sıcaklığında kendiliğinden kurumaya bırakılır.
Kuruyan taş temiz, kuru ve kapaklı küçük bir kaba ya da laboratuvarın verdiği özel kaba konulur. Taş alkol, sirke, formol ya da başka bir sıvının içine konulmamalıdır, çünkü bu sıvılar taşın yapısını değiştirebilir.
Taş ezilmemeli, kırılmamalı ve bantla bir yere yapıştırılmamalıdır. Kabın üzerine taşın düştüğü tarih ve biliniyorsa hangi taraftan geldiği yazılmalıdır. Ameliyatla ya da taş kırma işlemleri sırasında çıkarılan taş parçaları ise ameliyat ekibi tarafından toplanarak analize gönderilir. Taş düşürüldükten sonra kontrol muayenesine gelinirken taşın da getirilmesi, analizin gecikmeden planlanmasını sağlar.
Taş İçerik Analizi Nasıl Yapılır?
Taş içerik analizi, laboratuvara ulaşan taşın önce gözle ve büyüteç altında incelenmesi, ardından küçük bir bölümünün toz hâline getirilerek kızılötesi ışık tekniği ya da X ışını kırınımı gibi fiziksel yöntemlerle taşı oluşturan kristallerin türünün belirlenmesiyle yapılır. Laboratuvarda taşın büyüklüğü, rengi, yüzey yapısı ve sertliği kaydedilir. Taşın görünümü bazı taş türleri hakkında ipucu verse de kesin tanı için yeterli değildir. Taş yeterince büyükse kesilerek iç yapısı incelenir, çünkü taşın merkezindeki çekirdek ile dış katmanları farklı maddelerden oluşabilir.
Taşın farklı katmanlarından alınan küçük örnekler ince toz hâline getirilir. Kızılötesi ışık tekniğinde bu toza özel bir ışık gönderilir ve her kristal türünün ışığı farklı biçimde soğurması sayesinde taşın içeriği belirlenir. Bu yöntem az miktarda örnekle çalışabildiği ve güvenilir sonuç verdiği için en sık kullanılan yöntemdir. X ışını kırınımı yöntemi, kristallerin iç yapısını ayrıntılı olarak göstererek özellikle karışık taşların değerlendirilmesinde yararlıdır.
Bazı merkezlerde taş kesitleri mikroskop altında da incelenerek kristallerin dizilimi değerlendirilir. Kimyasal tepkimelere dayanan eski yöntemler, taşın içeriğini daha az güvenilir biçimde gösterdiği için günümüzde daha az tercih edilir.
Analiz sonucunda taşı oluşturan maddeler ve bu maddelerin yaklaşık oranları raporlanır. Kişinin analiz sırasında herhangi bir işlem yaşaması gerekmez, çünkü inceleme yalnızca taş üzerinde yapılır. Analizin güvenilir bir laboratuvarda ve uygun yöntemle yapılması, sonucun doğru yorumlanması açısından önemlidir.
Taş İçerik Analizinde Hangi Türler Ayırt Edilir?
Taş içerik analizinde kalsiyum oksalat, kalsiyum fosfat, ürik asit, enfeksiyona bağlı oluşan taşlar ve sistin taşları başta olmak üzere, daha nadir görülen ilaç taşları ve kalıtsal enzim bozukluklarına bağlı taş türleri ayırt edilir. Kalsiyum oksalat taşları en sık görülen taş türüdür ve bu taşların farklı kristal biçimleri analizde ayrı ayrı tanımlanabilir. Kalsiyum oksalatın bir kristal biçimi daha çok idrarda oksalat artışıyla, diğer biçimi ise idrarda kalsiyum artışıyla ilişkilendirilir.
Kalsiyum fosfat taşları, idrarın sürekli alkali olduğu durumlarda, böbreğin asit atma işlevindeki bozukluklarda ve paratiroid bezinin aşırı çalışmasında daha sık görülür.
Ürik asit taşları, idrarın sürekli asidik olduğu kişilerde, gut hastalarında, şeker hastalığı ve kilo fazlalığı olanlarda sık görülür. Enfeksiyon taşları, idrarda üre maddesini parçalayan bazı bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar sırasında oluşur ve hızla büyüyerek böbreğin içini dallanarak doldurabilir. Sistin taşları, böbreklerin sistin adlı maddeyi idrara fazla atmasına yol açan kalıtsal bir hastalıkta görülür ve genellikle genç yaşta başlar. Bazı ilaçlar ya da ilaçların yıkım ürünleri idrarda kristalleşerek nadiren taş oluşturabilir. Çok nadir görülen bazı kalıtsal enzim bozuklukları da kendine özgü taş türlerine yol açar.
Taşların önemli bir bölümü tek bir maddeden değil, kalsiyum oksalat ve kalsiyum fosfat gibi birkaç maddenin karışımından oluşur. Analiz, karışık taşlarda hangi maddenin ağırlıkta olduğunu göstererek önleyici yaklaşımın önceliklerini belirler. Taşın türü ne olursa olsun, sonucun kişinin idrar ve kan değerleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Taş İçerik Analizi Sonucu Ne Anlatır?
Taş içerik analizi sonucu, taşın hangi maddelerden oluştuğunu anlatarak taşın oluşumuna hangi metabolik, beslenmeye bağlı ya da enfeksiyona bağlı nedenlerin yol açmış olabileceğini ve yeni taşları önlemek için hangi yönde önlem alınması gerektiğini gösterir. Kalsiyum oksalat taşı saptanması, idrar hacminin düşüklüğü, idrarda kalsiyum ya da oksalat fazlalığı veya sitrat azlığı gibi etkenleri düşündürür. Kalsiyum fosfat taşı saptanması, böbreğin asit atma bozukluğu ve paratiroid bezi hastalığı açısından araştırma yapılmasını gerektirebilir.
Ürik asit taşı saptanması, idrarın sürekli asidik olduğunu gösterir ve gut, şeker hastalığı ya da beslenme alışkanlıkları açısından değerlendirme yapılır.
Enfeksiyon taşı saptanması, idrar yollarında süregen bir enfeksiyon bulunduğunu ve taşın tamamen temizlenmesinin önemini ortaya koyar. Sistin taşı saptanması, kalıtsal bir hastalığı gösterir ve aile bireylerinin de değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Analiz sonucunda birden fazla madde bildirilmişse taşın karışık yapıda olduğu ve birden fazla etkenin rol oynayabileceği anlaşılır. Taşın çekirdeğinde saptanan madde, taş oluşumunu başlatan etkene işaret edebilir.
Sonuç, taşın oluşmasına yol açan kesin nedeni tek başına göstermez, ancak hangi incelemelerin yapılacağını belirler. Bu nedenle sonuç, 24 saatlik idrar, kan testleri ve kişinin beslenme alışkanlıklarıyla birlikte değerlendirilir. Analiz sonucu, kişiye özel sıvı, beslenme ve gerekirse ilaç önerilerinin temelini oluşturur.
Taş İçerik Analizi Beslenme Önerilerini Nasıl Belirler?
Taş içerik analizi beslenme önerilerini, taşın türüne göre hangi besinlerin sınırlanması, hangilerinin artırılması ve günlük sıvı alımının nasıl düzenlenmesi gerektiğini göstererek belirler. Tüm taş türlerinde ortak ve en önemli öneri, gün boyunca yeterli sıvı alınarak idrar miktarının artırılmasıdır. Kalsiyum oksalat taşı olan kişilerde tuz tüketiminin azaltılması, hayvansal proteinin sınırlanması ve oksalattan zengin besinlerin aşırı miktarda tüketilmemesi önerilir. Bu kişilerde besinlerle alınan kalsiyumun kesilmemesi önemlidir, çünkü yeterli kalsiyum bağırsakta oksalata bağlanarak idrara geçen oksalat miktarını azaltır.
Limon ve portakal gibi narenciyeler, idrarda taş oluşumunu engelleyen sitrat miktarını artırarak koruyucu etki gösterebilir. Ürik asit taşı olan kişilerde kırmızı et, sakatat ve bazı deniz ürünleri gibi hayvansal protein kaynaklarının azaltılması ve kilo kontrolü önerilir. Bu kişilerde idrarın asitliğini azaltan sebze ve meyve ağırlıklı beslenme yararlı olur. Sistin taşı olan kişilerde çok bol sıvı alınması ve tuz tüketiminin azaltılması beslenmenin temelini oluşturur. Kalsiyum fosfat taşı olan kişilerde öneriler, idrar değerlerine ve altta yatan nedene göre dikkatle planlanır.
Enfeksiyon taşlarında ise beslenmeden çok taşın tamamen temizlenmesi ve enfeksiyonun kontrol altına alınması öncelik taşır. Taş türüne uygun olmayan kısıtlamalar hem gereksiz hem de zararlı olabileceği için kişinin kendi başına diyet yapması önerilmez. Beslenme önerileri analiz sonucu ve 24 saatlik idrar bulgularıyla birlikte hekim ve gerekirse diyetisyen tarafından kişiye özel olarak planlanır.
Taş İçerik Analizi İlaç Seçimini Etkiler mi?
Taş içerik analizi ilaç seçimini doğrudan etkiler, çünkü taşı önlemek ya da eritmek için kullanılan ilaçlar taşın türüne ve taşı oluşturan maddeye göre farklılık gösterir. Ürik asit taşı saptanan kişilerde idrarı alkali hâle getiren sitrat içerikli ilaçlarla taşın eritilmesi ve yeni taş oluşumunun önlenmesi mümkün olabilir. Bu kişilerde kandaki ve idrardaki ürik asit düzeyi yüksekse ürik asit üretimini azaltan ilaçlar da tedaviye eklenebilir. Kalsiyum oksalat taşı olan ve idrarında kalsiyum fazlalığı saptanan kişilerde idrarla kalsiyum atılımını azaltan bir grup idrar söktürücü ilaç kullanılabilir.
İdrarında sitrat azlığı bulunan kalsiyum taşı olan kişilerde sitrat içerikli ilaçlar koruyucu etki sağlar. Sistin taşı olan kişilerde idrarın alkali hâle getirilmesi ve gerektiğinde sistine bağlanarak çözünürlüğünü artıran özel ilaçlar kullanılır. Enfeksiyon taşı olan kişilerde taşın tamamen temizlenmesinin yanı sıra enfeksiyona yönelik antibiyotik tedavisi uygulanır. Kalsiyum fosfat taşı olan kişilerde idrarı alkali hâle getiren ilaçlar taş oluşumunu artırabileceği için dikkatle kullanılır. Bu örnek, taş türü bilinmeden verilen bir ilacın bazı kişilerde yarardan çok zarar getirebileceğini gösterir.
İlaç tedavisi başlandıktan sonra 24 saatlik idrar testi tekrarlanarak ilacın etkisi değerlendirilir ve doz gerekirse ayarlanır. Taş önleyici ilaçların kişinin kendi başına ya da başkasına önerilen ilaçlarla kullanılmaması gerekir. İlaç seçimi, analiz sonucu, idrar ve kan değerleri ile kişinin diğer hastalıkları birlikte değerlendirilerek hekim tarafından yapılır.
Her Taş İçerik Analizine Gönderilmeli midir?
Her taşın içerik analizine gönderilmesi gerekmez, ancak ilk taşın en az bir kez analiz edilmesi önerilir ve tekrarlayan taş hastalığında önleyici tedaviye rağmen yeni taş oluştuğunda, taş türünde değişiklikten şüphelenildiğinde ya da tedavi değişikliği planlandığında yeni taşların da analiz edilmesi gerekir. Taş türü çoğu kişide yıllar içinde aynı kalabilir. Aynı türde taşları düzenli aralıklarla düşüren ve önleyici önlemlerle izlenen kişilerde her taşın analiz edilmesi ek bilgi sağlamayabilir. Bununla birlikte bazı kişilerde taş türü zamanla değişebilir.
Örneğin kalsiyum oksalat taşı oluşturan bir kişide idrarı alkali yapan bir tedavi sonrasında kalsiyum fosfat taşı gelişebilir. Kilo değişikliği, yeni bir hastalık, bağırsak ameliyatı ya da yeni başlanan bir ilaç da taş türünün değişmesine yol açabilir. Önleyici tedaviye rağmen taş oluşmaya devam ediyorsa, yeni taşın analizi tedavinin neden yetersiz kaldığını anlamaya yardımcı olur. Enfeksiyon taşı öyküsü olan kişilerde yeni oluşan taşların analizi, enfeksiyonun kontrol altına alınıp alınmadığını değerlendirmeye katkı sağlar. Ameliyatla çıkarılan taşların analize gönderilmesi, taş parçalarının kolayca elde edilebilmesi nedeniyle genellikle rutin olarak yapılır.
Çocuklarda ve genç yaşta taş oluşturanlarda taşların analizi daha titizlikle sürdürülür. Hangi taşın analize gönderileceği konusunda kişinin taşı saklayıp kontrol muayenesine getirmesi, kararı hekimle birlikte vermesini kolaylaştırır.
Taş İçerik Analizi Sonrası Hangi Tetkikler Gündeme Gelir?
Taş içerik analizi sonrası, taşın türüne ve kişinin taş öyküsüne göre başta 24 saatlik idrar ve kan testlerinden oluşan metabolik değerlendirme olmak üzere, idrar kültürü, hormon testleri, görüntüleme ve gerekli durumlarda kalıtsal incelemeler gündeme gelir. Tekrarlayan taş oluşturan ya da yüksek risk taşıyan kişilerde taş metabolik incelemesi yapılarak idrardaki taş yapıcı ve taşı önleyici maddelerin günlük miktarları ölçülür. Bu inceleme, analizde saptanan taş türünün hangi metabolik bozukluktan kaynaklandığını ortaya koyar. Kanda kalsiyum, fosfor, ürik asit ve böbrek işlevleri değerlendirilir.
Kalsiyum taşı olan ve kan kalsiyumu yüksek bulunan kişilerde paratiroid hormonu ölçülerek paratiroid bezi hastalığı araştırılır. Kalsiyum fosfat taşı olan kişilerde böbreğin asit atma işlevindeki bozuklukları araştırmak için kanda ve idrarda ek ölçümler yapılabilir. Enfeksiyon taşı saptanan kişilerde idrar kültürü yapılarak enfeksiyona yol açan bakteri ve etkili antibiyotikler belirlenir. Sistin taşı saptanan kişilerde idrarda sistin miktarı ölçülür ve gerekli görülürse aile bireylerine de değerlendirme önerilir. Ürik asit taşı olan kişilerde kan şekeri ve ürik asit düzeyleri değerlendirilir.
Böbreklerde kalıntı taş olup olmadığını ve yeni taş oluşumunu izlemek için ultrason ya da düşük dozlu tomografi gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır. Tüm bu tetkiklerin sonuçları analiz bulgusuyla birlikte değerlendirilerek kişiye özel önleyici tedavi planı oluşturulur. Hangi tetkiklerin yapılacağı, taşın türü, kişinin yaşı, taş öyküsü ve eşlik eden hastalıklar göz önünde bulundurularak hekim tarafından belirlenir.
1 Taş İçerik Analizi Kırılmış Taş Parçalarıyla Yapılabilir mi?
2 Taş İçerik Analizi Sonucunda Karışık Taş Ne Anlama Gelir?
3 Taş İçerik Analizi Evde Basit Yöntemlerle Yapılabilir mi?
4 Taş İçerik Analizi Başka Merkezde Yapılan Sonuç Kabul Edilir mi?
5 Taş İçerik Analizi Sonucunda Enfeksiyon Taşı Çıkarsa Ne Yapılır?
6 Taş İçerik Analizi Sonucu Kaç Günde Çıkar?
7 Taş İçerik Analizi Sonucu Ürik Asit Çıkarsa Taş Eritilebilir mi?
8 Taş İçerik Analizi Sonucunda Sistin Taşı Çıkarsa Ne Anlama Gelir?
9 Taş İçerik Analizi İçin Taş Kaybolursa Ne Yapılır?
10 Taş İçerik Analizi Hangi Durumlarda Yanıltıcı Olabilir?
11 Taş İçerik Analizi Sonucunda Kalsiyum Oksalat Çıkarsa Kalsiyum Kesilmeli mi?
12 Taş İçerik Analizi Gebelikte Düşen Taşta Yapılabilir mi?
13 Taş İçerik Analizi Sonucu Taş Oluşumunun Nedenini Gösterir mi?
14 Taş İçerik Analizi Sonucunda Kalsiyum Fosfat Taşı Ne Anlatır?
15 Taş İçerik Analizi Sonucunda İlaca Bağlı Taş Görülür mü?
16 Taş İçerik Analizi Çocuklarda Uygulanabilir mi?
17 Taş İçerik Analizi Sonucu Ömür Boyu Geçerli midir?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Kidney Stones www.niddk.nih.gov
- Eating, Diet, & Nutrition for Kidney Stones www.niddk.nih.gov
- Kidney Stones medlineplus.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Ureteral Disorders medlineplus.gov
- Literatür taraması: “ureteroscopy versus shock wave lithotripsy outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov