Üreter kanserinde patoloji sonucunun ne kadar sürede hazırlandığını, raporda hangi başlıkların yer aldığını ve sonucun tedavi ile takip planını nasıl değiştirdiğini anlatıyorum.
Üreter kanseri nedeniyle alınan doku örneğinin patoloji sonucu çoğu merkezde bir ile iki hafta içinde hazırlanır ve bu süre boyunca tedavi planı askıda bekler. Bekleme dönemi hastalar için sürecin en zorlayıcı bölümüdür, çünkü elde kesin bir bilgi bulunmaz. Yine de bu süre boş geçmez ve hastalığın yaygınlığını gösteren incelemeler aynı günlerde tamamlanır. Göğüs görüntülemesi, kan tahlilleri ve böbrek işlevlerinin değerlendirilmesi bu döneme yerleştirilir. Böylece sonuç geldiğinde karar için gereken bilgilerin tamamı hazır bulunur. Örneğin alındığı işlem sırasında yerleştirilen stent de bu dönemde görevini sürdürür. Beklerken yapılması gerekenler baştan anlatıldığında kaygı belirgin biçimde azalır. Bu nedenle ilk görüşmede süreci adım adım yazılı olarak veririm.
Hastalarım bana en çok sonucun neden bu kadar uzun sürdüğünü sorar. Üreterden alınan örnekler çok küçük olduğu için hazırlık aşaması özel bir özen gerektirir. Doku önce sabitlenir, ardından bloklanır ve ince kesitler hâlinde boyanır. Bazı örneklerde ek boyamalar istenir ve bu istem süreyi birkaç gün uzatır. İkinci bir patoloji uzmanının görüşü alındığında süre yine uzar. Bu yazıda sonucun ne kadar sürede hazırlandığını, raporda hangi başlıkların yer aldığını, derecenin ne anlama geldiğini, sonuca göre ek tedavi gerekip gerekmediğini ve takip sıklığının nasıl değiştiğini anlatıyorum. Hastalığın belirtileri, evreleri ve tedavi seçenekleri konusunda ayrıntı gerektiğinde böbrekle mesane arasındaki idrar borusunda gelişen tümör konusundaki sayfa yol gösterir. Burada ise yalnızca sonuç bekleme dönemini ele alırım.
Üreter Kanserinde Patoloji Sonucu Kaç Günde Hazır Olur?
Üreter kanserinde patoloji sonucu çoğu merkezde yedi ile on beş gün arasında hazır olur, ancak bu süre örneğin niteliğine ve istenen ek incelemelere göre değişir. Örnek alındıktan sonra ilk aşamada doku özel bir sıvıda sabitlenir. Sabitleme, hücre yapısının bozulmadan korunmasını sağlar. Bu aşama tek başına bir günü bulur. Ardından doku parafin bloklara gömülür. Bloklardan çok ince kesitler alınır ve lamlara aktarılır. Kesitler boyandıktan sonra patoloji uzmanı tarafından incelenir. Üreterden alınan örnekler çok küçük olduğu için her aşamada dikkatli çalışılır. Örneğin ezilmiş olması değerlendirmeyi güçleştirebilir. Bu durumda ek kesitler alınması gerekir. Bazı örneklerde hücrelerin kökenini gösteren özel boyamalar istenir. Bu boyamalar sonucu birkaç gün geciktirir. Şüpheli bulgularda ikinci bir uzmanın görüşü alınır. İkinci görüş süreci uzatsa da kararın güvenilirliğini artırır. Tatil ve resmî gün yoğunlukları da süreyi etkiler. Dış merkeze gönderilen örneklerde taşıma süresi eklenir. Bu nedenle kesin bir gün vermek yerine aralık belirtirim. Beklenen tarih hastaya yazılı olarak bildirilir.
Bekleme döneminin nasıl geçirileceği de en az süre kadar önemlidir. Bu günlerde hastalığın yaygınlığını gösteren incelemeleri tamamlarım. Göğüs tomografisi, akciğerlerde yayılım olup olmadığını gösterir. Karın görüntülemesi lenf bezlerini ve karaciğeri değerlendirir. Kan tahlilleriyle böbrek işlevleri ve kan sayımı izlenir. Böbreğin alınması gündeme gelecekse karşı böbreğin yeterliliği araştırılır. Gerekli görülen hastalarda böbreklerin ayrı ayrı işlevini gösteren sintigrafi istenir. Bu inceleme, böbrek koruyucu bir tedavinin uygun olup olmadığına da katkı sağlar. Örneğin nasıl alındığı da sonucun yorumunu etkiler. Tümörün yeri, büyüklüğü ve sayısı üreterin ince kameralı aletle içeriden görüntülenmesi sırasında kaydedilir. Bu kayıtlar patoloji sonucuyla birlikte değerlendirilir. İşlem sırasında alınan idrar örneği de ayrıca incelenir. İdrarda dökülen hücrelerin değerlendirilmesi ek bilgi sağlar. Bekleme sürecinde kanama ya da ateş gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Bu şikâyetlerde randevu beklenmeden başvurulması gerekir. Yan ağrısının artması stentle ilgili bir sorunu düşündürür. Bu dönemde bol su içilmesi ve ağır kaldırmaktan kaçınılması önerilir. Kişinin günlük yaşamına devam etmesinde ise sakınca bulunmaz. Bu dönemde kişinin kendini kısıtlaması gerekmez. İş ve sosyal yaşamın sürdürülmesi bekleme süresini daha kolay geçirtir. Uyku düzeninin korunması da kaygıyı azaltır. Sorular biriktiğinde yazılı olarak getirilmesini öneririm.
Üreter Kanseri Patoloji Raporunda Hangi Başlıklar Yer Alır?
Üreter kanseri patoloji raporunda tümörün türü, derecesi, örnekteki yaygınlığı, duvara ilerleme durumu ve varsa eşlik eden bulgular başlıklar hâlinde yer alır. Raporun ilk bölümünde örneğin nereden ve nasıl alındığı yazılır. Bu bilgi, sonucun hangi bölgeye ait olduğunu gösterir. İkinci bölümde örneğin boyutu ve sayısı belirtilir. Küçük ve az sayıda örnekte değerlendirmenin sınırları da rapora işlenir. Üçüncü bölümde tümörün hücre tipi tanımlanır. İdrar yolunu döşeyen hücrelerden gelişen tümörler bu grubun büyük çoğunluğunu oluşturur. Seyrek görülen diğer hücre tipleri ayrıca belirtilir. Dördüncü bölümde tümörün derecesi bildirilir. Derece, hücrelerin normal dokudan ne kadar uzaklaştığını gösterir. Beşinci bölümde tümörün duvara ilerleyip ilerlemediği değerlendirilir. Kameralı incelemeyle alınan örneklerde bu değerlendirme çoğu zaman sınırlı kalır. Altıncı bölümde örnekte kas dokusunun bulunup bulunmadığı yazılır. Kas dokusunun örnekte yer alması, derinlik yorumunu güçlendirir. Yedinci bölümde damar ve sinir çevresine yayılım araştırılır. Sekizinci bölümde yerinde kanser adı verilen düz yayılım bulgusu değerlendirilir. Bu bulgu, hastalığın yaygın bir yatkınlığa işaret ettiğini gösterir. Son bölümde patoloji uzmanının genel yorumu yer alır.
Raporu hastayla birlikte okumayı her zaman tercih ederim. Terimlerin gündelik karşılıklarıyla anlatılması anlamayı kolaylaştırır. Raporda geçen her ifadenin aynı ağırlığı taşımadığını ayrıca belirtirim. Bazı başlıklar tedavi kararını doğrudan değiştirir. Bazıları ise yalnızca tanımlayıcı bilgi verir. Derece ve kas dokusu bilgisi kararı en çok etkileyen başlıklardır. Örnekte kas dokusu yoksa evre kesin olarak belirlenemez. Bu durumda karar, görüntüleme bulguları ve idrar incelemesiyle birlikte verilir. Rapordaki belirsizlik bazen ikinci bir işlemi gerektirir. Ameliyat yapılan hastalarda ise çıkarılan parçanın incelemesi çok daha ayrıntılı olur. Bu raporda cerrahi sınırların temiz olup olmadığı da belirtilir. Çıkarılan lenf bezlerinin sayısı ve durumu ayrıca yazılır. Ameliyat sonrası raporun hazırlanması daha uzun sürer. Bu süre boyunca hastanın iyileşmesi sürdürülür. Örnek alma işlemi sırasında yerleştirilen stent de bu dönemde kalabilir. Bu amaçla yerleştirilen böbrekten mesaneye uzanan geçici boşaltma stenti böbreğin rahat boşalmasını sağlar. Stentli dönemde sık idrara çıkma ve hafif yan ağrısı beklenen bulgulardır. Bu şikâyetlerin geçici olduğu hastaya önceden anlatılır. Stentin çıkarılma zamanı ise tedavi planına göre belirlenir. Çıkarma tarihi hastaya yazılı olarak bildirilir. Tarihin unutulması, stentin kireçlenmesine yol açabilir. Bu nedenle randevuyu dosyaya da işlerim.
Üreter Kanseri Patoloji Raporunda Derece Ne İfade Eder?
Üreter kanseri patoloji raporunda derece, tümör hücrelerinin mikroskop altında normal dokudan ne kadar uzaklaştığını ve hastalığın ne kadar hızlı ilerleyebileceğini ifade eder. Uygulamada iki ana grup kullanılır. Düşük dereceli tümörlerde hücreler normal yapıya daha yakın görünür. Bu tümörler genellikle yavaş ilerler ve duvara derinlemesine yayılma eğilimi azdır. Yüksek dereceli tümörlerde ise hücreler belirgin biçimde düzensizleşir. Çekirdek yapısındaki bozulma ve hücre bölünmelerindeki artış bu grubu tanımlar. Yüksek dereceli tümörler daha hızlı ilerleme eğilimi gösterir. Derece bilgisi, tedavi seçiminin en belirleyici ölçütlerinden biridir. Düşük dereceli, küçük ve tek odaklı tümörlerde böbrek koruyucu yaklaşımlar öne çıkar. Yüksek dereceli tümörlerde ise böbreğin, üreterin ve mesane duvarındaki giriş bölgesinin birlikte çıkarılması gündeme gelir. Derece aynı zamanda tekrarlama olasılığı hakkında da bilgi verir. Yüksek dereceli tümörü bulunan hastalarda mesanede yeni tümör gelişme olasılığı daha yüksektir. Bu nedenle takip programı derecenin üzerine kurulur. Derece, idrar incelemesinin değerini de etkiler. İdrarda dökülen hücrelerin incelenmesi yüksek dereceli tümörlerde daha duyarlı sonuç verir. Düşük dereceli tümörlerde ise bu inceleme yanıltıcı olabilir. Küçük örneklerde derecenin olduğundan düşük bulunması da mümkündür. Bu nedenle derece tek başına değil, görüntülemeyle birlikte yorumlanır.
Derecenin evreyle karıştırılması hastalar arasında çok sık görülür. Derece, hücrelerin görünümünü tanımlar. Evre ise tümörün duvarda ne kadar ilerlediğini ve yayılıp yayılmadığını gösterir. İki bilgi birbirinin yerine geçmez. Düşük dereceli bir tümör ileri evrede bulunabilir. Yüksek dereceli bir tümör ise erken evrede saptanabilir. Karar verirken iki bilgiyi birlikte ele alırım. Kameralı incelemeyle alınan örneklerde evre çoğu zaman kesin olarak belirlenemez. Bunun nedeni örneğin yüzeyel ve küçük olmasıdır. Bu nedenle ameliyat öncesinde risk grubu tanımlanır. Risk grubu, derece, tümör boyutu, odak sayısı, görüntüleme bulguları ve idrar incelemesiyle oluşturulur. Düşük riskli hastalarda böbrek korunabilir. Yüksek riskli hastalarda ise daha geniş bir cerrahi planlanır. Kesin evre, ameliyat sonrasında çıkarılan parçanın incelenmesiyle netleşir. Bu nedenle ilk rapordaki bilgilerin geçici olabileceğini hastaya önceden anlatırım. Beklenmedik bir sonuç çıktığında plan yeniden kurulur. Planın değişebileceğinin baştan bilinmesi, hayal kırıklığını azaltır. Bütün bu kararları çok disiplinli bir değerlendirmeyle veririm. Ortak değerlendirme, seçeneklerin eksiksiz gözden geçirilmesini sağlar. Değerlendirmeye üroloji, tıbbi onkoloji ve radyoloji birimleri katılır. Hastanın tercihleri de bu görüşmede dile getirilir. Alınan karar yazılı olarak kayda geçirilir.
Üreter Kanserinde Patoloji Sonucuna Göre Ek Tedavi Gerekir mi?
Üreter kanserinde patoloji sonucuna göre ek tedavi bazı hastalarda gerekir ve bu karar tümörün derecesi, evresi ve lenf bezlerinin durumuna göre verilir. Ameliyattan sonra mesanede yeni tümör gelişme olasılığını azaltmak için mesane içine tek doz ilaç uygulanabilir. Bu uygulama, ameliyattan sonraki ilk günlerde yapılır. Kas tabakasına ilerlemiş tümörlerde damardan verilen tedaviler gündeme gelir. Lenf bezlerinde tutulum saptanan hastalarda da aynı yaklaşım değerlendirilir. Bu tedaviler tıbbi onkoloji uzmanıyla birlikte planlanır. Böbreğin alınması, damardan verilecek bazı ilaçların kullanımını güçleştirebilir. Bu nedenle seçilmiş hastalarda tedavi ameliyattan önce planlanır. Ameliyat öncesi yaklaşım, böbrek işlevleri henüz korunurken tedavi verilmesini sağlar. Böbrek koruyucu yöntemle tedavi edilen hastalarda farklı bir seçenek bulunur. Bu hastalarda ilaç, böbrek havuzuna ince bir kanalla verilebilir. Uygulamanın düzeni ve sıklığı tümörün özelliklerine göre belirlenir. Düşük dereceli ve yüzeyel tümörlerde ek tedavi çoğu zaman gerekmez. Bu hastalarda izlem programı tek başına yeterli olur. Cerrahi sınırların temiz olmaması ise ek tedaviyi gündeme getirir. Damar çevresine yayılım saptanması da aynı yönde bir bulgudur. Bütün bu başlıklar rapor geldiğinde tek tek gözden geçirilir. Karar hastayla ayrıntılı biçimde konuşularak verilir.
Ek tedavi kararında hastanın genel durumu da belirleyici bir rol oynar. Böbrek işlevleri ameliyattan sonra bir miktar azalır. Bu azalma, verilebilecek ilaçların seçimini sınırlar. Kan tahlilleriyle işlev düzeyi ölçülür ve karar buna göre verilir. Yaş ve eşlik eden hastalıklar da değerlendirmeye katılır. Kalp yetmezliği ya da ileri akciğer hastalığı bulunan kişilerde plan değişir. Hastanın tedaviye ayırabileceği zaman ve ulaşım koşulları da konuşulur. Uzak şehirden gelen hastalarda düzenin sürdürülebilir olması gerekir. Tedavinin yan etkileri baştan anlatılır. Bulantı, halsizlik ve kan değerlerindeki düşüş sık görülen etkilerdir. Bu etkilerin nasıl yönetileceği önceden planlanır. Mesane içine uygulanan ilaçlarda ise şikâyetler daha çok yerel olur. İdrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma birkaç gün sürebilir. Bu dönemde bol su içilmesi rahatlama sağlar. Tedavi başlamadan önce yazılı bir plan veririm. Planda uygulama tarihleri ve kontrol randevuları yer alır. Hastanın bu planı yanında taşıması karışıklığı önler. Tedavi sırasında ortaya çıkan her yeni şikâyet kayda geçirilir. Kayıtlar, sonraki uygulamaların düzenlenmesine yardımcı olur. Kayıtların hasta tarafından da tutulması izlemi kolaylaştırır. Basit bir defter bu amaç için yeterli olur. Kontrollerde bu notlar birlikte okunur.
Üreter Kanserinde Patoloji Sonucu Takip Sıklığını Değiştirir mi?
Üreter kanserinde patoloji sonucu takip sıklığını doğrudan değiştirir, çünkü derece ve evre bilgisi yeni tümör gelişme olasılığını belirler. Düşük dereceli ve yüzeyel tümörü bulunan hastalarda kontroller daha geniş aralıklarla planlanır. Yüksek dereceli tümörü bulunan hastalarda ise aralık belirgin biçimde kısaltılır. Takibin temelini mesanenin kamerayla incelenmesi oluşturur. Bu inceleme ilk yıllarda daha sık yapılır. İdrarda dökülen hücrelerin incelenmesi aynı randevulara eklenir. Üst idrar yollarının görüntülenmesi de belirli aralıklarla yinelenir. Böbrek korunarak tedavi edilen hastalarda program daha yoğun tutulur. Bu hastalarda aynı taraftaki kanalın kamerayla yeniden incelenmesi gerekir. Yüksek riskli tümörü bulunan hastalarda göğüs ve karın görüntülemeleri de eklenir. Kan tahlilleriyle böbrek işlevleri izlenir. Takibin uzun yıllar sürmesinin nedeni idrar yolunun tüm iç yüzeyinin yatkın olmasıdır. Tekrarlamaların önemli bir kısmı hiçbir şikâyet vermez. Bu nedenle kontroller şikâyet beklenmeden yapılır. Takip programına uyulmaması en büyük risklerden biridir. Programın yazılı olarak verilmesi uyumu artırır. Randevuların yıl başında topluca planlanması da kolaylık sağlar. Kontrol aralıkları yıllar içinde kademeli olarak açılır.
Takip sırasında ortaya çıkan bulgular programı yeniden şekillendirir. Mesanede yeni bir tümör saptandığında aralık yeniden kısaltılır. İdrar incelemesinde şüpheli hücre görülmesi ek araştırma gerektirir. Görüntülemede kanalın daralması da değerlendirme gerektiren bir bulgudur. Bu daralma her zaman tümör anlamına gelmez. Ameliyat ya da stent sonrasında gelişen idrar borusunun iyi huylu nedenlerle daralması benzer bir görüntü oluşturabilir. Ayrım için kameralı inceleme ve gerektiğinde örnek alınması gerekir. Böbrekte şişme saptanan hastalarda işlev ölçümü yinelenir. İşlev azalması saptanırsa boşaltma seçenekleri değerlendirilir. Takip döneminde idrarda kan görülmesi beklenmeden başvuru gerektirir. Yan ağrısının sürmesi de aynı şekilde değerlendirilir. Sigaranın bırakılması takibin ayrılmaz bir parçasıdır. Sigara kullanımının sürmesi yeni tümör olasılığını belirgin biçimde artırır. Mesleki maruziyeti bulunan kişilerde koruyucu önlemler gözden geçirilir. Bol su içilmesi idrar yollarının yıkanmasına katkı sağlar. Takip programının amacı, yeni tümörleri erken dönemde yakalamaktır. Erken yakalanan tümörler çoğu zaman daha sınırlı girişimlerle tedavi edilir. Bu nedenle kontrollerin aksatılmaması gerekir. Kontrol tarihlerinin telefona hatırlatıcı olarak eklenmesi uyumu artırır. Uzak şehirde yaşayan hastalarda randevular aynı güne toplanır. Böylece takip düzeni sürdürülebilir hâle gelir.
Üreter kanserinde patoloji sonucunu beklemek, sürecin en zorlayıcı ama önceden planlanabilen bölümüdür. Sonuç çoğu merkezde bir ile iki hafta içinde hazırlanır ve bu süre yayılım incelemeleriyle birlikte değerlendirilir. Raporda tümörün türü, derecesi, örnekteki yaygınlığı ve duvara ilerleme durumu ayrı başlıklar hâlinde yer alır. Derece hücrelerin görünümünü, evre ise tümörün ilerleme düzeyini tanımlar ve iki bilgi birlikte yorumlanır. Sonuca göre bazı hastalarda ek tedavi gündeme gelir, bazılarında ise izlem tek başına yeterli olur. Takip programı da aynı rapora dayanarak kurulur ve idrar yolunun tümü yatkın olduğu için uzun yıllar sürdürülür.
1 Üreter Kanserinde Örnek Alınması Ağrılı mıdır?
2 Örnek Alındıktan Sonra Kanama Görülmesi Normal midir?
3 Sonuç Beklerken Ağır İşte Çalışılabilir mi?
4 Üreter Kanserinde İkinci Bir Patoloji Görüşü Alınabilir mi?
5 Stent Ne Kadar Süre Yerinde Kalır?
6 Patoloji Raporunda Kas Dokusu Bulunmaması Ne Anlama Gelir?
7 Üreter Kanseri Tanısında İdrar Sitolojisi Neden İstenir?
8 Böbrek Alındığında Diğer Böbrek Yükü Kaldırır mı?
9 Sonuç Beklerken Beslenmede Değişiklik Gerekir mi?
10 Üreter Kanseri Ailede Görülen Bir Hastalık mıdır?
11 Sigara Bırakmak Bu Aşamada Hâlâ Yararlı mıdır?
12 Üreter Kanserinde Mesane Neden Ayrıca İncelenir?
13 Sonuç Kötü Çıkarsa Tedaviye Hemen Başlanır mı?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Ureteral Disorders medlineplus.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Vesicoureteral Reflux (VUR) www.niddk.nih.gov
- The Urinary Tract & How It Works www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “ureteropelvic junction obstruction pyeloplasty outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
- Literatür taraması: “upper tract urothelial carcinoma management” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov