Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara Pzt.-Cuma 09.00 – 17.00 · Cmt. 09.00 – 16.00
Prof. Dr. Hasan Biri • Üroloji Uzmanı · Üroonkoloji ve Robotik Cerrahi
Tahlil

Testosteron Testi (Total Testosteron Ölçümü)

Testosteron testini hastalarıma total ve serbest farkı, sabah ve aç ölçümün nedeni, sonucu değiştiren durumlar ve tek ölçümün yetersizliğiyle anlattım.

GrupKan Tahlilleri
Testosteron testini hastalarıma total ve serbest farkı, sabah ve aç ölçümün nedeni, sonucu değiştiren durumlar ve tek ölçümün yetersizliğiyle anlattım.

Testosteron testi, erkeklik hormonu olan testosteronun kandaki düzeyinin ölçüldüğü ve testosteron düşüklüğü başta olmak üzere erkek hormon sağlığıyla ilgili pek çok durumun değerlendirilmesinde kullanılan bir kan testidir. Basit bir kan örneğiyle yapılmasına karşın testosteron düzeyi gün içinde ve günden güne belirgin şekilde değiştiği için testin zamanlaması, açlık durumu ve kişinin o dönemdeki sağlık durumu sonucu doğrudan etkiler. Bu nedenle testin doğru koşullarda yapılması ve sonucun belirtilerle birlikte yorumlanması büyük önem taşır.

Bu yazıda testosteron testinin ne olduğunu, hangi hastalıklarda istendiğini, total ve serbest testosteron arasındaki farkı, testin nasıl yapıldığını, neden sabah saatlerinde ve aç karnına alındığını, sonucu hangi durumların değiştirdiğini, sonucun ne anlattığını, tek ölçümün yeterli olup olmadığını ve sonrasında hangi tetkiklerin gündeme geldiğini ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Testosteron Testi Nedir?

Testosteron testi, koldaki bir toplardamardan alınan kan örneğinde erkeklerde büyük bölümü testislerde üretilen testosteron hormonunun miktarının ölçülmesidir. Testosteron, erkeklerde cinsel istek, sertleşme, sperm üretimi, kas ve kemik yapısı, kan yapımı, enerji düzeyi ve ruh hali üzerinde etkili olan temel hormondur. Testislerdeki testosteron üretimi, beyindeki hipofiz bezinden salgılanan uyarıcı hormonlarla düzenlenir. Üretilen testosteronun büyük bölümü kanda taşıyıcı proteinlere bağlı olarak dolaşır. Bu proteinlerden biri testosterona sıkıca bağlanırken diğeri daha gevşek bir bağ kurar. Testosteronun yalnızca küçük bir bölümü hiçbir proteine bağlanmadan serbest hâlde bulunur.

Serbest testosteron ve gevşek bağlı testosteron, dokulara kolayca geçerek hormonun etkilerini gösterebilen bölümü oluşturur. Rutin olarak istenen test, bağlı ve serbest testosteronun toplamını gösteren total testosteron ölçümüdür. Gerekli görülen durumlarda serbest testosteron ya da testosteronu sıkıca bağlayan taşıyıcı proteinin düzeyi de ölçülür. Testosteron düzeyi yaşla birlikte yavaş yavaş azalabilir, ancak her yaşlı erkekte belirgin bir düşüklük ve yakınma görülmez.

Testosteron testi, hormon eksikliğinin tanısında, nedeninin araştırılmasında ve testosteron tedavisinin takibinde kullanılır. Test sonucu tek başına tanı koydurmaz ve mutlaka kişinin yakınmaları, muayene bulguları ve diğer hormon testleriyle birlikte değerlendirilir.

Testosteron Testi Hangi Hastalıklarda İstenir?

Testosteron testi, cinsel istekte azalma, sertleşme sorunu, yorgunluk, kas kaybı ve kemik erimesi gibi testosteron düşüklüğünü düşündüren yakınmaları olan erkeklerde, kısırlık araştırmasında, hipofiz bezi hastalıklarında, testis hastalıkları ve tedavileri sonrasında ve testosteron tedavisi alan erkeklerin takibinde istenir. Testosteron düşüklüğü şüphesi olan erkeklerde test, tanının temelini oluşturur. Cinsel istekte azalma, sabah sertleşmelerinin azalması ya da kaybolması ve sertleşme sorunu, testin en sık istenme nedenleridir. Açıklanamayan yorgunluk, enerji azlığı, kas gücünde azalma ve karın bölgesinde yağlanma da testosteron düşüklüğünü düşündürebilir.

Kemik erimesi saptanan erkeklerde nedenin araştırılmasında testosteron düzeyi değerlendirilir. Sperm sayısı düşük bulunan ya da çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan erkeklerde hormon testleri kapsamında testosteron ölçülür. Meme dokusunda büyüme fark edilen, testisleri küçük olan ya da ergenliği gecikmiş gençlerde de test istenir. Hipofiz bezi hastalıkları ve prolaktin yüksekliği olan erkeklerde testosteron üretimi etkilenebilir. Şeker hastalığı, kilo fazlalığı ve uyku apnesi olan erkeklerde testosteron düşüklüğü daha sık görüldüğü için yakınması olanlarda test yapılabilir.

Uzun süre güçlü ağrı kesici ya da kortizon içeren ilaç kullanan erkeklerde de testosteron düzeyi değerlendirilebilir.

Testis kanseri nedeniyle testis alınan, kemoterapi ya da ışın tedavisi gören erkeklerde hormon üretiminin durumu izlenir. Testosteron tedavisi alan erkeklerde ise hormon düzeyinin hedef aralıkta olup olmadığı düzenli olarak kontrol edilir.

Total ve Serbest Testosteron Arasındaki Fark Nedir?

Total ve serbest testosteron arasındaki fark, total testosteronun kanda taşıyıcı proteinlere bağlı olan ve serbest hâlde bulunan tüm testosteronun toplamını, serbest testosteronun ise hiçbir proteine bağlanmadan dolaşan ve dokulara doğrudan geçebilen küçük bölümü göstermesidir. Kandaki testosteronun büyük bölümü, testosteronu sıkıca bağlayan özel bir taşıyıcı proteine tutunarak dolaşır. Bu proteine bağlı testosteron dokulara kolayca geçemez ve hormon etkisini doğrudan gösteremez. Testosteronun bir bölümü ise albümin adı verilen bir proteine gevşek şekilde bağlanır ve gerektiğinde kolayca ayrılarak dokulara geçebilir.

Çok küçük bir bölüm de hiçbir proteine bağlı olmadan serbest hâlde bulunur. Serbest testosteron ile gevşek bağlı testosteron birlikte, vücudun gerçekten kullanabildiği testosteronu oluşturur. Rutin olarak ölçülen total testosteron, çoğu erkekte hormon durumunu değerlendirmek için yeterli bilgi verir. Ancak taşıyıcı proteinin düzeyi değiştiğinde total testosteron, dokulara etkili olan testosteronu doğru yansıtmayabilir. İleri yaşta, karaciğer hastalıklarında ve tiroit bezinin aşırı çalışmasında taşıyıcı protein arttığı için total testosteron normal görünürken serbest testosteron düşük olabilir.

Kilo fazlalığı ve şeker hastalığı olan erkeklerde ise taşıyıcı protein azaldığı için total testosteron düşük görünürken serbest testosteron normal olabilir.

Bu nedenle total testosteron sınırda bulunan ya da taşıyıcı proteini etkileyen bir durumu olan erkeklerde serbest testosteron değerlendirilir. Serbest testosteron, taşıyıcı protein ve albümin düzeyleri kullanılarak hesaplanabilir ya da özel yöntemlerle doğrudan ölçülebilir. Hangi değerin istenmesi gerektiği, kişinin durumu göz önünde bulundurularak hekim tarafından belirlenir.

Testosteron Testi Nasıl Yapılır?

Testosteron testi, sabah saatlerinde ve tercihen aç karnına koldaki bir toplardamardan az miktarda kan alınması ve bu kan örneğinde laboratuvarda otomatik cihazlarla testosteron düzeyinin ölçülmesiyle yapılır. Testosteron testi nasıl yapılır sorusunun cevabı basit bir kan alma işlemidir, ancak doğru sonuç için zamanlama ve hazırlık büyük önem taşır. Kan alınacak bölge önce antiseptik bir solüsyonla temizlenir. Kolun üst kısmına damarların belirginleşmesi için lastik bir bant bağlanır. Toplardamara ince bir iğne yerleştirilerek kan örneği özel bir tüpe alınır.

Bant çözülür, iğne çıkarılır ve kan alınan yere bir süre bastırılarak morarma önlenir. Kan alma işlemi birkaç dakika sürer ve çoğu kişi yalnızca iğne batarken kısa süreli bir acı hisseder. Alınan kan örneği laboratuvarda işlenerek serum kısmı ayrılır. Testosteron düzeyi bu serum örneğinde otomatik cihazlarla ölçülür. Serbest testosteron istenmişse, testosteronu bağlayan taşıyıcı protein ve albümin düzeyleri de aynı örnekte ölçülerek serbest testosteron hesaplanır. Aynı kan örneğinden gerekli görülen diğer hormon testleri, kan sayımı ve biyokimya testleri de çalışılabilir.

Sonuç, laboratuvarın çalışma düzenine göre çoğu zaman aynı gün ya da ertesi gün çıkar. Testosteron tedavisi alan erkeklerde kan alma zamanı, kullanılan ilacın türüne ve uygulama zamanına göre ayrıca planlanır. Kan örneğinin hangi saatte alındığının raporda belirtilmesi, sonucun doğru yorumlanmasına yardımcı olur.

Testosteron Testi Neden Sabah Saatlerinde Alınır?

Testosteron testi sabah saatlerinde alınır, çünkü testosteron düzeyi gün içinde düzenli bir ritimle değişir, sabah uyandıktan sonraki ilk saatlerde en yüksek düzeyine ulaşır ve öğleden sonra ile akşam saatlerinde belirgin şekilde düşer. Testosteron üretimi, beyindeki hipofiz bezinden salgılanan uyarıcı hormonun gece boyunca artan salgısıyla ilişkilidir. Bu nedenle sabah saatlerinde kandaki testosteron düzeyi günün en yüksek değerine ulaşır.

Gün ilerledikçe testosteron düzeyi yavaş yavaş azalır ve akşam saatlerinde sabaha göre belirgin şekilde düşük olabilir. Bu günlük dalgalanma özellikle genç erkeklerde daha belirgindir, ileri yaşlarda ise daha az fark edilir.

Laboratuvarların kullandığı referans aralıkları genellikle sabah saatlerinde alınan örneklere göre belirlenmiştir. Öğleden sonra ya da akşam alınan bir kan örneğinde testosteron düzeyi, gerçekte normal olan bir erkekte düşük görünebilir. Bu durum, gereksiz yere testosteron düşüklüğü tanısı konulmasına ve gereksiz tedavilere yol açabilir. Bu nedenle testin sabah uyandıktan sonraki ilk birkaç saat içinde yapılması önerilir. Gece vardiyasında çalışan erkeklerde kan örneği, uyku döneminin bitiminden sonraki saatlerde alınmalıdır.

Uyku düzeninin bozulduğu ya da gece uyunmayan günlerin ardından test yapılmamalıdır. Tekrarlanan testlerin de benzer saatlerde yapılması, sonuçların güvenilir şekilde karşılaştırılmasını sağlar. Kişinin kan verdiği saati laboratuvara ve hekimine bildirmesi, sonucun doğru değerlendirilmesine katkı sağlar.

Testosteron Testi Aç Karnına mı Verilir?

Testosteron testi tercihen aç karnına verilir, çünkü yemek yedikten sonra, özellikle şekerli ve yağlı besinlerin ardından kandaki testosteron düzeyi geçici olarak düşebilir ve bu durum sonucun olduğundan düşük çıkmasına yol açabilir. Yemek sonrasında vücutta salgılanan bazı hormonlar, testosteron düzeyinin kısa süreliğine azalmasına neden olabilir. Bu düşüş geçici olsa da düşüklük sınırına yakın değerleri olan erkeklerde yanlış yorumlara yol açabilir. Bu nedenle kan örneğinin gece boyunca aç kalındıktan sonra, sabah kahvaltı yapılmadan verilmesi önerilir. Açlık süresi boyunca su içilmesinde bir sakınca yoktur.

Çay, kahve ve şekerli içeceklerin test öncesinde içilmemesi önerilir. Düzenli kullanılan ilaçların test sabahı alınıp alınmayacağı önceden hekimle konuşulmalıdır. Aynı kan örneğinden kan şekeri ve kolesterol gibi açlık gerektiren testler de çalışılacaksa açlık zaten gereklidir. Aç karnına verilen kan örneği, farklı günlerde yapılan ölçümlerin daha tutarlı sonuç vermesine yardımcı olur. Şeker hastalığı olan ve uzun süre aç kalmakta güçlük çeken erkeklerin kan şekeri düşmesine karşı dikkatli olması ve gerekirse hekime danışması gerekir.

Kan verdikten sonra kahvaltı yapılabilir ve günlük yaşama hemen dönülebilir. Aç kalmadan yapılan bir testte düşük sonuç çıkarsa, test aç karnına ve sabah saatlerinde tekrarlanarak doğrulanmalıdır. Test hazırlığına dikkat edilmesi, gereksiz tekrarları ve yanlış tanıları önler.

Hangi Durumlar Testosteron Testi Sonucunu Değiştirir?

Hangi durumların testosteron testi sonucunu değiştirdiği incelendiğinde, kanın alındığı saat ve açlık durumu, testten önceki günlerde geçirilen hastalıklar, uyku yoksunluğu, yoğun egzersiz, aşırı alkol tüketimi, kilo fazlalığı, şeker hastalığı ve uyku apnesi, kullanılan ilaçlar ile taşıyıcı protein düzeyini etkileyen hastalıkların öne çıktığı görülür. Ateşli hastalıklar, ciddi enfeksiyonlar, ameliyatlar ve hastanede yatış gerektiren durumlar testosteron düzeyini geçici olarak belirgin şekilde düşürebilir.

Bu nedenle test, akut bir hastalık geçtikten ve kişi tamamen iyileştikten sonra yapılmalıdır. Uyku yoksunluğu, gece nöbetleri ve düzensiz uyku, testosteron üretimini azaltarak sonucun düşük çıkmasına yol açabilir.

Testten hemen önce yapılan çok yoğun egzersiz ve aşırı kalori kısıtlaması içeren diyetler de testosteron düzeyini etkileyebilir. Aşırı alkol tüketimi testislerdeki testosteron üretimini baskılayabilir. Kilo fazlalığı olan erkeklerde yağ dokusu testosteronu kadınlık hormonuna dönüştürür ve testosteron düzeyi düşer. Şeker hastalığı ve uyku apnesi de testosteron düşüklüğüyle yakından ilişkilidir. Güçlü ağrı kesiciler, kortizon içeren ilaçlar ve bazı psikiyatri ilaçları testosteron üretimini azaltabilir.

Prostat kanseri tedavisinde kullanılan hormon baskılayıcı ilaçlar testosteron düzeyini çok düşük düzeylere indirir. Dışarıdan alınan testosteron ve kas geliştirmek amacıyla kullanılan hormonlar ise ölçülen değeri yüksek gösterirken vücudun kendi üretimini baskılar.

Karaciğer hastalıkları ve tiroit bezinin aşırı çalışması, taşıyıcı proteini artırarak total testosteronun yorumlanmasını zorlaştırır. Farklı laboratuvarların farklı ölçüm yöntemleri kullanması da sonuçlarda küçük farklılıklara neden olabilir. Bu etkenlerin testten önce hekime bildirilmesi, sonucun doğru yorumlanmasını sağlar.

Testosteron Testi Sonucu Ne Anlatır?

Testosteron testi sonucu, kandaki testosteron düzeyinin laboratuvarın referans aralığına göre düşük, sınırda, normal ya da yüksek olduğunu anlatır ve bu sonuç kişinin yakınmalarıyla birlikte değerlendirildiğinde testosteron eksikliği ya da fazlalığı hakkında bilgi verir. Sabah aç karnına alınan örnekte düşük bulunan testosteron düzeyi, buna uygun yakınmalarla birlikte olduğunda testosteron eksikliğini düşündürür. Ancak yalnızca laboratuvar değerinin düşük olması, yakınması olmayan bir erkekte tanı koydurmaz ve tedavi gerektirmez. Sınırda bulunan değerlerde test tekrarlanır ve gerekli görülürse serbest testosteron değerlendirilir.

Testosteron düzeyinin normal bulunması, yakınmaların başka nedenlerden kaynaklanabileceğini düşündürür. Normal testosteron düzeyine rağmen yakınmaları devam eden erkeklerde depresyon, tiroit hastalıkları, kansızlık, uyku bozuklukları ve damar sağlığı gibi diğer nedenler araştırılır. Yüksek testosteron düzeyi erkeklerde en sık dışarıdan testosteron ya da kas geliştirici hormon kullanımına bağlıdır. Testosteron tedavisi alan erkeklerde yüksek değer, dozun fazla olduğunu gösterebilir. Çok nadir durumlarda hormon üreten tümörler de testosteron yüksekliğine yol açabilir. Sonuç, kişinin yaşı göz önünde bulundurularak yorumlanır, çünkü testosteron düzeyi yaşla birlikte yavaş yavaş azalabilir.

Kilo fazlalığı, şeker hastalığı ve kullanılan ilaçlar da sonucun yorumlanmasında dikkate alınır. Testosteron testi sonucu, diğer hormon testleri ve muayene bulgularıyla birlikte değerlendirildiğinde düşüklüğün testislerden mi yoksa hipofiz bezinden mi kaynaklandığı anlaşılabilir. Sonucun ne anlama geldiği ve tedavi gerekip gerekmediği, tüm bu bilgiler bir arada ele alınarak ürolog tarafından belirlenir.

Testosteron Testinde Tek Ölçüm Yeterli midir?

Testosteron testinde tek ölçüm çoğu zaman yeterli değildir, çünkü testosteron düzeyi günden güne ve kişinin o dönemdeki sağlık durumuna göre belirgin şekilde değişebilir ve testosteron düşüklüğü tanısı için farklı günlerde sabah saatlerinde yapılan en az iki ölçümde düşük değer saptanması gerekir. Testosteron salgısı gün içinde dalgalanmalar gösterdiği gibi farklı günlerde de değişkenlik gösterebilir. Uyku düzeni, stres, geçirilen hafif bir hastalık ya da yoğun bir iş temposu tek bir ölçümü etkileyebilir. İlk ölçümde düşük bulunan erkeklerin önemli bir bölümünde tekrarlanan ölçümde değerin normal çıktığı bilinmektedir.

Bu nedenle tek bir düşük sonuca dayanarak testosteron tedavisine başlanması doğru değildir. İkinci ölçüm, ilk ölçümden birkaç gün ya da birkaç hafta sonra, yine sabah saatlerinde ve aç karnına yapılır. İki ölçümde de düşük değer bulunması ve buna uygun yakınmaların varlığı, testosteron düşüklüğü tanısını destekler. İkinci ölçümde hipofiz hormonları ve prolaktin gibi ek testler de istenerek düşüklüğün nedeni araştırılabilir. Sınırda sonuçlarda serbest testosteronun değerlendirilmesi, tanının netleşmesine yardımcı olur. Akut bir hastalık sırasında yapılan ölçümde düşük değer saptanırsa, test kişi tamamen iyileştikten sonra tekrarlanır.

Kilo verme, uyku apnesinin tedavisi ya da bir ilacın bırakılması gibi değişikliklerden sonra testosteron düzeyinin yeniden değerlendirilmesi de gerekebilir. Tekrarlanan ölçümlerin mümkünse aynı laboratuvarda yapılması, sonuçların karşılaştırılmasını kolaylaştırır. Tanının doğru konulması, gereksiz tedavilerin ve bu tedavilere bağlı risklerin önlenmesi açısından büyük önem taşır.

Testosteron Testi Sonrası Hangi Tetkikler Gündeme Gelir?

Testosteron testi sonrası, testosteron düşüklüğü doğrulanan erkeklerde düşüklüğün nedenini belirlemek için hipofiz hormonları ve prolaktin ölçümü, gerekli durumlarda hipofiz görüntülemesi, tedavi öncesi güvenlik değerlendirmesi için kan sayımı ve prostat testleri ile eşlik eden hastalıklara yönelik incelemeler gündeme gelir. Testosteron düşüklüğünün testislerden mi yoksa beyindeki hipofiz bezinden mi kaynaklandığını anlamak için FSH ve LH düzeyleri ölçülür. Bu hormonların yüksek olması testis kaynaklı bir sorunu, düşük ya da normal olması ise hipofiz kaynaklı bir sorunu düşündürür. Prolaktin yüksekliği testosteron üretimini baskılayabileceği için prolaktin düzeyi de değerlendirilir.

Hipofiz kaynaklı düşüklük ya da belirgin prolaktin yüksekliği saptanan erkeklerde hipofiz bezinin manyetik rezonans görüntülemesi istenebilir. Testisleri küçük olan ve testis kaynaklı düşüklük saptanan genç erkeklerde kromozom analizi yapılabilir. Çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerde sperm testi yapılır, çünkü dışarıdan verilen testosteron sperm üretimini baskılayabilir. Testosteron tedavisi planlanan erkeklerde tedavi öncesinde tam kan sayımı ile kan koyulaşması, PSA ve prostat muayenesi ile prostat sağlığı değerlendirilir. Kan şekeri, kolesterol, karaciğer işlevleri ve tiroit hormonları da eşlik eden hastalıkların araştırılması için istenebilir.

Uzun süreli testosteron düşüklüğü olan erkeklerde kemik yoğunluğu ölçümü yapılabilir. Horlama ve gündüz uykululuğu olan erkeklerde uyku apnesi açısından değerlendirme önerilebilir. Testosteron tedavisine başlanan erkeklerde hormon düzeyi, kan sayımı ve PSA belirli aralıklarla tekrar ölçülür. Hangi tetkiklerin yapılacağı, testosteron düzeyi, kişinin yaşı, yakınmaları ve çocuk sahibi olma planı birlikte değerlendirilerek ürolog tarafından belirlenir.

Merak Edilenler
1 Testosteron Testi Sonucu Düşük Çıkarsa Hemen Tedavi Başlanır mı?
Testosteron testi sonucu düşük çıktığında hemen tedaviye başlanmaz. Öncelikle testin sabah saatlerinde ve aç karnına farklı bir günde tekrarlanarak düşüklüğün doğrulanması gerekir. Düşüklüğe kilo fazlalığı, uyku apnesi, bir ilaç ya da geçici bir hastalık gibi düzeltilebilir bir neden yol açıp açmadığı araştırılır. Hipofiz hormonları ve prolaktin ölçülerek düşüklüğün nedeni belirlenir. Tedavi kararı, doğrulanmış düşüklük ile buna uygun yakınmaların birlikte bulunması durumunda ve tedavi öncesi güvenlik testleri tamamlandıktan sonra verilir.
2 Testosteron Testi Testosteron Tedavisi Sırasında Ne Zaman Yapılır?
Testosteron testi testosteron tedavisi sırasında, tedaviye başlandıktan birkaç ay sonra ve sonrasında belirli aralıklarla yapılır. Kan alma zamanı, kullanılan ilacın türüne göre belirlenir. Deriye sürülen jel kullanan erkeklerde ölçüm genellikle jelin uygulanmasından belirli bir süre sonra yapılır. İğne biçiminde tedavi alan erkeklerde ölçüm çoğu zaman bir sonraki iğneden hemen önce yapılır. Ölçüm sonucuna göre doz ya da uygulama aralığı gerektiğinde yeniden düzenlenir.
3 Testosteron Testi Hastalık Sırasında Yapılırsa Sonuç Değişir mi?
Testosteron testi ateşli bir hastalık, ciddi enfeksiyon ya da ameliyat sonrası dönemde yapılırsa sonuç geçici olarak düşük çıkabilir. Vücut ağır bir hastalıkla mücadele ederken testosteron üretimi geçici olarak azalabilir. Bu dönemde saptanan düşüklük, gerçek bir testosteron eksikliğini yansıtmayabilir. Bu nedenle test, kişi hastalıktan tamamen iyileştikten sonra yapılmalıdır. Hastalık döneminde düşük sonuç alınmışsa test iyileşme sonrasında mutlaka tekrarlanmalıdır.
4 Testosteron Testi Kilo Fazlalığı Olan Erkeklerde Nasıl Yorumlanır?
Testosteron testi kilo fazlalığı olan erkeklerde dikkatle yorumlanır. Yağ dokusu testosteronun bir bölümünü kadınlık hormonuna dönüştürerek testosteron düzeyini düşürebilir. Kilo fazlalığında testosteronu bağlayan taşıyıcı protein azaldığı için total testosteron düşük görünürken serbest testosteron normal olabilir. Bu nedenle sınırda sonuçlarda serbest testosteron değerlendirilir. Kilo verilmesi, bu erkeklerde testosteron düzeyinin yükselmesine yardımcı olabilir.
5 Testosteron Testi Gece Vardiyasında Çalışanlarda Ne Zaman Yapılmalıdır?
Testosteron testi gece vardiyasında çalışan erkeklerde, olağan uyku döneminin bitiminden sonraki saatlerde yapılmalıdır. Testosteron salgısının günlük ritmi, saatten çok uyku ve uyanıklık düzeniyle ilişkilidir. Gece çalışıp gündüz uyuyan bir erkekte testosteron düzeyi, uyandıktan sonraki saatlerde en yüksek olabilir. Uyku düzeninin bozulduğu ya da yeterince uyunmadığı günlerde test yapılmamalıdır. Çalışma düzeni ve uyku saatleri hekime bildirilerek test zamanı birlikte planlanmalıdır.
6 Testosteron Testi Sonucu Yüksek Çıkarsa Ne Anlama Gelir?
Testosteron testi sonucu erkeklerde yüksek çıktığında en sık neden dışarıdan testosteron ya da kas geliştirici hormon kullanılmasıdır. Testosteron tedavisi alan erkeklerde yüksek değer, dozun fazla olduğunu gösterebilir. Yüksek testosteron düzeyi kan koyulaşması, sperm üretiminin baskılanması ve testislerin küçülmesi gibi sorunlara yol açabilir. Çok nadir durumlarda testis ya da böbrek üstü bezinde hormon üreten tümörler de testosteron yüksekliğine neden olabilir. Yüksek sonuç saptandığında kullanılan ürünler sorgulanır ve gerekli görülen ek incelemeler yapılır.
7 Testosteron Testi Öncesi Hangi Bilgiler Hekime Verilmelidir?
Testosteron testi öncesinde kullanılan tüm ilaçlar, özellikle güçlü ağrı kesiciler, kortizon içeren ilaçlar ve psikiyatri ilaçları hekime bildirilmelidir. Testosteron, kas geliştirici hormon ya da takviye kullanımı mutlaka belirtilmelidir. Testten önceki günlerde geçirilen hastalıklar, uyku düzeni ve çalışma saatleri de önemli bilgilerdir. Şeker hastalığı, karaciğer ve tiroit hastalıkları gibi sonucu etkileyebilecek durumlar paylaşılmalıdır. Çocuk sahibi olma planı da tedavi seçenekleri açısından hekime bildirilmelidir.
8 Testosteron Testi Tükürükle Yapılabilir mi?
Testosteron düzeyi bazı merkezlerde tükürük örneğinde de ölçülebilir, ancak bu yöntem rutin tanıda önerilmez. Tükürükteki testosteron düzeyi, örnek alma koşullarından ve ağız içindeki durumlardan kolayca etkilenebilir. Tükürük testlerinin sonuçları laboratuvarlar arasında tutarlılık göstermeyebilir. Testosteron düşüklüğü tanısı ve tedavi takibi için kan testi temel ve güvenilir yöntemdir. Evde kullanılan test kitlerinin sonuçlarına dayanarak tanı konulmamalı ve tedaviye başlanmamalıdır.
9 Testosteron Testi Sonucu Normal Olsa da İleri Tetkik Gerekir mi?
Testosteron testi sonucu normal olsa da yakınmaları devam eden erkeklerde ileri tetkik gerekebilir. Total testosteronu normal olan bazı erkeklerde taşıyıcı protein yüksekliği nedeniyle serbest testosteron düşük olabilir. Cinsel istek azalması ve yorgunluk gibi yakınmalar depresyon, tiroit hastalıkları, kansızlık ve uyku bozuklukları gibi başka nedenlerden de kaynaklanabilir. Sertleşme sorunu olan erkeklerde damar sağlığı açısından kan şekeri ve kolesterol değerlendirilir. Hangi tetkiklerin yapılacağı, yakınmaların niteliğine göre hekim tarafından belirlenir.
10 Testosteron Testi Kas Geliştirici Kullananlarda Neden Önemlidir?
Testosteron testi kas geliştirici hormon kullanan erkeklerde, bu ürünlerin vücudun kendi hormon üretimi üzerindeki etkisini değerlendirmek için önemlidir. Kullanım sırasında testosteron düzeyi yüksek bulunurken beyinden testislere giden uyarıcı hormonlar baskılanır. Bu baskılanma, testislerde küçülmeye ve sperm üretiminin azalmasına ya da durmasına yol açabilir. Ürünler bırakıldıktan sonra vücudun kendi testosteron üretiminin geri gelmesi uzun sürebilir ve bu dönemde belirgin testosteron düşüklüğü yaşanabilir. Bu erkeklerde testosteron testi, hipofiz hormonları ve sperm testiyle birlikte değerlendirilir.
11 Testosteron Testi Sonucu Kaç Günde Çıkar?
Testosteron testi sonucu çoğu laboratuvarda aynı gün ya da ertesi gün çıkar. Total testosteron ölçümü otomatik cihazlarla kısa sürede yapılabilen bir testtir. Serbest testosteronun özel yöntemlerle doğrudan ölçülmesi istenmişse sonucun çıkması daha uzun sürebilir. Aynı örnekten çalışılan diğer hormon testlerinin sonuçları da farklı sürelerde çıkabilir. Sonuç çıktıktan sonra ürolog tarafından yakınmalarla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
12 Testosteron Testi Hangi İlaçlar Sonucu Değiştirir?
Testosteron testi sonucunu güçlü ağrı kesiciler, kortizon içeren ilaçlar ve bazı psikiyatri ilaçları testosteron üretimini azaltarak değiştirebilir. Prostat kanseri tedavisinde kullanılan hormon baskılayıcı ilaçlar testosteron düzeyini çok düşük düzeylere indirir. Dışarıdan alınan testosteron ve kas geliştirici hormonlar ölçülen değeri yüksek gösterir. Bazı epilepsi ilaçları testosteronu bağlayan taşıyıcı proteini artırarak sonucu etkileyebilir. Kullanılan ilaçların hiçbiri hekim önerisi olmadan test için kesilmemelidir.
13 Testosteron Testi Uyku Düzeniyle İlişkili midir?
Testosteron testi sonucu uyku düzeniyle yakından ilişkilidir. Testosteron üretiminin önemli bir bölümü gece uykusu sırasında gerçekleşir. Uyku yoksunluğu, düzensiz uyku ve gece nöbetleri testosteron düzeyinin düşmesine yol açabilir. Uyku apnesi olan erkeklerde de testosteron düşüklüğü daha sık görülür. Bu nedenle testin yeterli ve düzenli bir uykunun ardından yapılması önerilir.
14 Testosteron Testi Sonucu Hangi Uzman Tarafından Değerlendirilir?
Testosteron testi sonucu erkeklerde çoğunlukla ürolog tarafından değerlendirilir. Ürolog, sonucu kişinin cinsel yakınmaları, doğurganlık durumu, muayene bulguları ve diğer hormon testleriyle birlikte yorumlar. Hipofiz bezi hastalığı ya da diğer hormon bozukluklarından şüphelenildiğinde endokrinoloji uzmanının görüşü alınabilir. Testosteron tedavisi planlanan erkeklerde tedavi ve takip ürolog tarafından yürütülür. Kalp hastalığı ya da uyku apnesi gibi eşlik eden durumlarda ilgili uzmanlarla birlikte değerlendirme yapılabilir.
15 Testosteron Testi Sonucu Yaşa Göre Farklı mı Yorumlanır?
Testosteron testi sonucu yaşa göre farklı yorumlanabilir. Testosteron düzeyi yaşla birlikte yavaş yavaş azalabilir ve testosteronu bağlayan taşıyıcı protein artabilir. Bu nedenle ileri yaştaki erkeklerde total testosteron normal görünürken serbest testosteron düşük olabilir. Ancak yalnızca yaşa bağlı hafif bir düşüş, yakınma yoksa tedavi gerektirmez. Genç erkeklerde belirgin testosteron düşüklüğü saptanması ise altta yatan bir nedenin mutlaka araştırılmasını gerektirir.

Kaynakça

Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.

  1. Male Infertility MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  2. The Urinary Tract & How It Works National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  3. Sexual Problems in Men MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  4. Literatür taraması: “varicocele repair semen parameters meta analysis” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
  5. Literatür taraması: “non obstructive azoospermia microdissection testicular sperm extraction” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
  6. Literatür taraması: “male hypogonadism testosterone therapy guideline” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
  7. Literatür taraması: “semen analysis reference values” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
Tıbbi inceleme: Yayımlanma tarihi: 7 Eylül 2026 · Son güncelleme: 21 Eylül 2026
Tıbbi İkinci Görüş

Elinizdeki raporlar için ikinci bir değerlendirme

Daha önce yapılmış tetkik ve raporlarınızla ilgili ikinci görüş almak isterseniz, muayene randevusu oluşturabilirsiniz. Randevu günü ve saati sekreterlik tarafından telefonla belirlenir.

Hemen Ara WhatsApp Randevu Al