PSA türevleri hesaplanan hastalarım için serbest PSA oranının, PSA yoğunluğunun ve PSA hızının neyi anlattığını sade bir dille açıkladım.
PSA türevleri, kanda ölçülen total PSA değerinin prostat hacmi, zaman içindeki değişimi ve kandaki farklı biçimleri gibi ek bilgilerle birlikte yorumlanmasını sağlayan hesaplamalardır. PSA testi prostata özgü olmakla birlikte kansere özgü değildir ve iyi huylu prostat büyümesi ya da iltihap gibi durumlarda da yükselebilir. Serbest PSA oranı, PSA yoğunluğu ve PSA hızı, özellikle total PSA değerinin kararsız bir bölgede kaldığı hastalarda bu belirsizliği azaltmaya yardımcı olur.
Bu yazıda PSA türevlerinin neyi anlattığını, nasıl hesaplandığını, hangi durumlarda yanıltıcı olabileceğini ve sonucun ardından hangi adımların gündeme geldiğini sırasıyla ele alıyoruz.
PSA Türevleri Nedir?
PSA türevleri, tek başına total PSA değerinin veremediği ek bilgiyi elde etmek için PSA ölçümünden türetilen değerlendirme yöntemleridir. Prostat bezi, prostat spesifik antijen adı verilen bir protein üretir ve bu proteinin küçük bir kısmı kana geçer. Kandaki PSA değeri prostat kanserinde yükselebildiği gibi prostat büyümesinde, prostat iltihabında ve prostata yönelik girişimlerden sonra da yükselebilir. Bu nedenle yüksek bir PSA değeri, tek başına kanser olduğu anlamına gelmez.
Aynı şekilde normal sınırlar içinde görünen bir PSA değeri de kanseri tamamen dışlamaz. PSA türevleri, bu belirsizlik içinde hangi hastanın ileri tetkike gerçekten ihtiyaç duyduğunu ayırt etmeye yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiştir.
Günlük uygulamada en sık kullanılan PSA türevleri üç tanedir. Serbest PSA oranı, kandaki PSA'nın proteinlere bağlı olmayan kısmının total PSA'ya oranıdır. PSA yoğunluğu, total PSA değerinin prostat hacmine bölünmesiyle elde edilir ve PSA'nın prostatın büyüklüğüne göre beklenenden yüksek olup olmadığını gösterir. PSA hızı ise art arda yapılan ölçümlerde PSA değerinin zaman içinde ne kadar hızla değiştiğini anlatır.
Bunlara ek olarak PSA değerinin iki katına çıkması için geçen süreyi gösteren ikiye katlanma süresi de özellikle tedavi sonrası takipte kullanılır. Bu değerlerin hiçbiri tek başına kesin tanı koydurmaz. Asıl değerleri, muayene bulguları, prostat MR sonucu, yaş ve aile öyküsüyle birlikte yorumlandıklarında ortaya çıkar.
PSA Türevleri Hangi Durumlarda Hesaplanır?
PSA türevleri, en sık total PSA değerinin yorumlanmasının güç olduğu durumlarda hesaplanır. Yaşa göre sınırda ya da hafif yüksek bulunan bir PSA değeri, hem iyi huylu prostat büyümesine hem de erken evredeki bir kansere bağlı olabilir. Böyle bir sonuçla karşılaşan hastada doğrudan biyopsiye gitmek yerine önce PSA türevleriyle ek bilgi toplanabilir. PSA yüksekliği saptanan ve biyopsi kararı henüz netleşmemiş hastalar, PSA türevlerinin en çok yarar sağladığı gruptur.
Önceki biyopsisi temiz çıkmış, ancak PSA değeri yüksek seyretmeye devam eden hastalarda da bu hesaplamalar tekrar biyopsi gerekip gerekmediğine karar vermeye yardımcı olur. Prostatı belirgin şekilde büyük olan hastalarda PSA yüksekliğinin prostat hacmiyle açıklanıp açıklanamayacağı PSA yoğunluğu ile değerlendirilir.
PSA türevleri yalnızca tanı aşamasında değil, izlem sürecinde de kullanılır. Düşük riskli prostat kanseri nedeniyle aktif izlemdeki hastalarda PSA yoğunluğu ve PSA değerinin zaman içindeki seyri, takip programının önemli parçalarıdır. Tedavi görmüş hastalarda ise PSA değerinin yeniden yükselmeye başlaması halinde ikiye katlanma süresi, bu yükselmenin nasıl bir seyir izleyeceği hakkında fikir verebilir. Ailesinde prostat kanseri öyküsü olan hastalarda, PSA değeri düşük olsa bile zaman içindeki değişim daha dikkatle izlenir. Hangi türevin hesaplanacağı, hastanın durumuna ve eldeki bilgilere göre belirlenir.
Örneğin prostat hacmi bilinmeyen bir hastada PSA yoğunluğu hesaplanamaz, tek bir PSA ölçümü olan bir hastada ise PSA hızı değerlendirilemez. Bu nedenle PSA türevlerinin planlanması, hangi sorunun yanıtının arandığına göre üroloji uzmanı tarafından yapılır.
Serbest PSA Oranı Neyi Gösterir?
Serbest PSA oranı, kandaki PSA'nın proteinlere bağlanmadan dolaşan kısmının toplam PSA içindeki payını gösterir. Prostattan kana geçen PSA'nın büyük bölümü kandaki bazı proteinlere bağlanır ve daha küçük bir bölümü serbest halde kalır. Rutin PSA testinde ölçülen total PSA, bu iki biçimin toplamıdır. Serbest PSA testi ise yalnızca bağlanmamış kısmı ölçer ve bu değer total PSA'ya bölünerek oran hesaplanır.
Çalışmalar, prostat kanserinde kana geçen PSA'nın daha büyük bir bölümünün proteinlere bağlı halde bulunduğunu göstermiştir. Bu nedenle kanser varlığında serbest PSA oranı düşme eğilimi gösterir, iyi huylu prostat büyümesinde ise oran daha yüksek seyretme eğilimindedir.
Serbest PSA oranı, özellikle total PSA değerinin kararsız bir bölgede kaldığı hastalarda anlam taşır. Oranın düşük bulunması, PSA yüksekliğinin kanserle ilişkili olma olasılığını artırır ve ileri tetkik yönündeki kararı destekler. Oranın yüksek bulunması ise PSA yüksekliğinin iyi huylu büyümeye bağlı olma olasılığını güçlendirir. Ancak bu oran bir olasılık göstergesidir ve kesin bir ayrım sağlamaz. Serbest PSA ile total PSA'nın aynı kan örneğinden ve aynı laboratuvarda ölçülmesi, oranın güvenilirliği için şarttır.
Kan örneğinin uzun süre bekletilmesi ya da uygun koşullarda saklanmaması serbest PSA değerini etkileyebilir. Bu nedenle serbest PSA oranı her zaman diğer bulgularla birlikte değerlendirilmeli ve tek başına biyopsi kararının dayanağı yapılmamalıdır.
PSA Yoğunluğu Nasıl Hesaplanır?
PSA yoğunluğu, kanda ölçülen total PSA değerinin mililitre cinsinden prostat hacmine bölünmesiyle hesaplanır. Bu hesaplamanın temel mantığı, büyük bir prostatın kanser olmadan da daha fazla PSA üretebilmesidir. İki farklı hastada aynı PSA değeri ölçülse bile prostatı küçük olan hastada bu değer daha anlamlıdır. Prostatı belirgin şekilde büyük olan hastada ise aynı değer, prostat dokusunun fazlalığıyla kısmen açıklanabilir. PSA yoğunluğu, PSA değerini prostatın büyüklüğüne göre düzelterek bu farkı ortaya koyar. Yoğunluğun yüksek bulunması, PSA'nın prostat büyüklüğünden beklenenden fazla olduğunu ve kanser olasılığının arttığını düşündürür.
PSA yoğunluğunun doğru hesaplanabilmesi, prostat hacminin güvenilir biçimde ölçülmesine bağlıdır. Prostat hacmi çoğunlukla makattan yapılan prostat ultrasonuyla ya da multiparametrik prostat MR ile ölçülür. Karından yapılan ultrason da hacim hakkında fikir verebilir, ancak ölçüm doğruluğu daha sınırlıdır. Hacim ölçümünde birkaç mililitrelik farklar bile küçük prostatlarda yoğunluk değerini belirgin şekilde değiştirebilir. Bazı merkezlerde prostatın yalnızca iç bölgesinin hacmi kullanılarak hesaplanan geçiş bölgesi yoğunluğu da değerlendirilebilir.
Günümüzde PSA yoğunluğu, özellikle prostat MR sonucuyla birlikte yorumlandığında biyopsi kararında güçlü bir yardımcıdır. MR'da belirgin şüpheli alan bulunmayan ve PSA yoğunluğu düşük olan hastalarda biyopsi yerine takip seçilebilirken, yoğunluğun yüksek olması sınırda bir MR bulgusunun daha dikkatle ele alınmasını gerektirir.
PSA Hızı Nasıl Hesaplanır?
PSA hızı, art arda yapılan PSA ölçümleri arasındaki farkın ölçümler arasında geçen süreye bölünmesiyle hesaplanır ve genellikle yıllık artış miktarı olarak ifade edilir. Bu değer, PSA'nın zaman içinde durağan mı kaldığını yoksa hızla mı yükseldiğini gösterir. Prostat büyümesine bağlı PSA yükselmesi çoğunlukla yavaş ve düzenli bir seyir izler. Kanserle ilişkili PSA yükselmesi ise bazı hastalarda daha hızlı bir artış eğilimi gösterebilir.
Bu nedenle PSA değeri henüz yüksek kabul edilmese bile belirgin ve sürekli bir artış göstermesi dikkat gerektirir. Tersine, bir süredir yüksek ancak durağan seyreden bir PSA değeri, hızla yükselen bir değere göre daha az endişe vericidir.
PSA hızıyla yakından ilişkili bir diğer kavram, PSA ikiye katlanma süresidir. İkiye katlanma süresi, PSA değerinin iki katına çıkması için geçen süreyi ifade eder ve süre kısaldıkça artışın hızlı olduğu anlaşılır. Bu değer tanı aşamasından çok, prostat kanseri tedavisi sonrasında PSA'nın yeniden yükseldiği hastalarda hastalığın seyrini değerlendirmek için kullanılır. PSA hızı hesaplanırken ölçümlerin mümkünse aynı laboratuvarda ve benzer koşullarda yapılması gerekir. Farklı laboratuvarlarda kullanılan ölçüm yöntemleri arasındaki küçük farklar, gerçekte var olmayan bir artış ya da azalma izlenimi yaratabilir.
Ölçümlerden birinin enfeksiyon ya da boşalma gibi geçici bir nedenle yükselmiş olması da hesaplamayı yanıltabilir. Bu yüzden tek bir yüksek değerin ardından hesaplanan hız yerine, uzun bir süreye yayılmış ölçümlerin genel eğilimi daha güvenilir bilgi verir.
PSA Türevleri İçin Kaç Ölçüm Gerekir?
PSA türevleri için gereken ölçüm sayısı, hangi türevin hesaplanacağına göre değişir. Serbest PSA oranı için tek bir kan örneğinden hem total hem de serbest PSA'nın ölçülmesi yeterlidir. PSA yoğunluğu için de tek bir PSA ölçümü ve güvenilir bir prostat hacmi ölçümü yeterli olur. PSA hızı ise tanımı gereği birden fazla ölçüm gerektirir. Anlamlı bir PSA hızı hesaplaması için en az iki, tercihen üç ya da daha fazla ölçüme ihtiyaç duyulur.
Bu ölçümlerin de birkaç ay arayla değil, daha uzun bir süreye, örneğin bir buçuk iki yıla yayılmış olması önerilir.
Ölçüm sayısının önemi, PSA değerinin doğal dalgalanmasından kaynaklanır. Aynı kişide herhangi bir hastalık olmadan da PSA değeri ölçümden ölçüme küçük farklılıklar gösterebilir. Birbirine çok yakın zamanda yapılan iki ölçüm arasındaki fark, bu doğal dalgalanmayı gerçek bir artış gibi gösterebilir. Ölçümlerden birinin geçici bir yükselme dönemine denk gelmesi de sonucu yanıltabilir. Bu nedenle beklenmedik bir yükselme saptandığında, genellikle birkaç hafta sonra ve PSA'yı etkileyebilecek durumlardan kaçınılarak ölçüm tekrarlanır.
Tekrar ölçümde değerin normale döndüğü hastalarda ilk yükselmenin geçici bir nedene bağlı olduğu düşünülebilir. Düzenli PSA takibi yapılan hastaların eski sonuçlarını saklaması, PSA türevlerinin doğru hesaplanabilmesi için büyük kolaylık sağlar.
PSA Türevlerini Hangi Durumlar Değiştirir?
PSA türevlerini değiştiren durumların büyük bölümü, total PSA değerini geçici olarak yükselten ya da düşüren etkenlerdir. Prostat iltihabı ve idrar yolu enfeksiyonu, PSA değerini belirgin şekilde yükseltebilir ve bu dönemde hesaplanan türevler yanıltıcı olur. Enfeksiyon saptanan hastalarda PSA ölçümü, tedavi tamamlandıktan birkaç hafta sonra tekrarlanır. Boşalma, ölçümden önceki bir iki gün içinde PSA'yı hafifçe yükseltebilir.
Uzun süreli bisiklet kullanımı gibi prostat bölgesine baskı yapan etkinlikler de benzer bir etki yaratabilir. Parmakla rektal muayene, sonda takılması ve idrar yoluna yönelik kamera ile yapılan incelemeler de PSA'yı geçici olarak artırabilir.
Prostat biyopsisi, PSA değerini diğer girişimlere göre daha belirgin ve daha uzun süreli yükseltir. Bu nedenle biyopsiden sonra PSA türevlerinin değerlendirilmesi için genellikle birkaç hafta beklenir. Prostat büyümesinde kullanılan 5-alfa redüktaz inhibitörü grubu ilaçlar PSA değerini belirgin şekilde düşürür ve hem total PSA'nın hem de PSA hızının yorumunu etkiler. Bu ilaçları kullanan hastalarda PSA sonuçları, ilacın etkisi hesaba katılarak değerlendirilir.
Testosteron takviyesi ise bazı hastalarda PSA değerini yükseltebilir. Yaş ilerledikçe prostat hacmi arttığı için PSA değerleri de doğal olarak yükselme eğilimi gösterir. Laboratuvarlar arasındaki yöntem farkları da özellikle serbest PSA ölçümünde sonuçları etkileyebileceği için karşılaştırma yapılacak ölçümlerin aynı laboratuvarda yapılması önerilir.
PSA Türevleri Biyopsi Kararını Nasıl Etkiler?
PSA türevleri, biyopsi kararını tek başına belirlemez, ancak kararın hangi yöne ağırlık kazanacağını önemli ölçüde etkiler. Serbest PSA oranının düşük, PSA yoğunluğunun yüksek ve PSA hızının belirgin olması, kanser olasılığının arttığını düşündürür. Bu bulguların bir arada görüldüğü hastalarda ileri tetkik ve biyopsi yönündeki karar güçlenir. Serbest PSA oranının yüksek, PSA yoğunluğunun düşük ve PSA değerinin yıllar içinde durağan seyretmesi ise PSA yüksekliğinin iyi huylu nedenlere bağlı olma olasılığını artırır.
Bu hastalarda hemen biyopsi yerine düzenli PSA takibi uygun bir seçenek olabilir. Böylece PSA türevleri, gerçekten biyopsi gereken hastaların seçilmesine ve gereksiz biyopsilerin azaltılmasına katkı sağlar.
Günümüzde biyopsi kararında PSA türevleri çoğunlukla multiparametrik prostat MR ile birlikte değerlendirilir. MR'da yüksek şüpheli bir alan saptanan hastalarda PSA türevleri ne olursa olsun genellikle biyopsi önerilir. MR'ın belirsiz ya da normal olduğu hastalarda ise PSA yoğunluğu ve PSA'nın seyri karar sürecinde belirleyici bir rol oynar. Parmakla rektal muayenede şüpheli bir sertlik saptanması, PSA türevleri olumlu görünse bile değerlendirmenin sürdürülmesini gerektirir.
Ailesinde erken yaşta prostat kanseri öyküsü bulunan hastalarda da PSA türevleri daha temkinli yorumlanır. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve beklenen yaşam süresi de biyopsinin getireceği fayda açısından göz önünde bulundurulur. Sonuç olarak biyopsi kararı, PSA türevlerinin diğer tüm bilgilerle birlikte değerlendirilmesiyle ve hastayla ortak bir görüşmeyle verilir.
PSA Türevleri Hangi Durumlarda Yol Gösterici Olmaz?
PSA türevleri, total PSA değerini geçici olarak etkileyen bir durumun devam ettiği dönemlerde yol gösterici olmaz. Aktif prostat iltihabı ya da idrar yolu enfeksiyonu sırasında ölçülen PSA ve türevleri, gerçek durumu yansıtmaz. Yakın zamanda biyopsi, sonda ya da idrar yoluna yönelik bir girişim yapılmış hastalarda da hesaplamalar yanıltıcı olabilir. PSA değerini düşüren ilaçları kullanan hastalarda, özellikle serbest PSA oranının yorumu güçleşir.
Prostat hacminin güvenilir biçimde ölçülmediği durumlarda PSA yoğunluğu hatalı sonuç verebilir. Ölçümlerin farklı laboratuvarlarda yapılmış olması ya da yeterli sayıda ölçüm bulunmaması da PSA hızının değerini azaltır.
Total PSA değerinin çok yüksek olduğu hastalarda PSA türevlerinin karara katkısı sınırlıdır, çünkü bu durumda ileri tetkik zaten gereklidir. Bazı saldırgan prostat kanserleri görece düşük PSA üretebildiği için normal görünen PSA türevleri de kanseri tamamen dışlamaz. Bu nedenle muayenede şüpheli bulgu saptanan ya da MR'da belirgin bir alan görülen hastalarda türevler olumlu olsa bile değerlendirme sürdürülür. Prostat kanseri nedeniyle prostatı çıkarılmış ya da ışın tedavisi almış hastalarda serbest PSA oranı ve PSA yoğunluğu anlamını yitirir.
Bu hastalarda takip, total PSA değerinin kendisi ve zaman içindeki seyri üzerinden yapılır. Prostat büyümesine bağlı idrar yolu tıkanıklığı ya da sondalı yaşayan hastalarda da PSA değerleri sürekli etkilenebileceği için türevlerin yorumu dikkatle yapılmalıdır. Bu sınırlılıkların bilinmesi, PSA türevlerinden hem gereksiz endişe hem de yanlış güven duygusu çıkarılmasını önler.
PSA Türevleri Sonrası Hangi Tetkikler Gündeme Gelir?
PSA türevleri sonrasında gündeme gelen tetkikler, elde edilen bulguların kanser olasılığını artırıp artırmadığına göre belirlenir. Türevlerin iyi huylu bir nedeni düşündürdüğü hastalarda çoğunlukla belirli aralıklarla tekrarlanan bir PSA testi ile takip yeterli olur. Bu takipte PSA değerinin ve türevlerinin zaman içindeki seyri izlenir ve belirgin bir değişiklik olursa değerlendirme yeniden yapılır. Enfeksiyon şüphesi olan hastalarda idrar tahlili ve idrar kültürü istenir ve gerekirse tedavi sonrası PSA ölçümü tekrarlanır.
Prostat hacminin henüz ölçülmediği hastalarda prostat ultrasonu yapılarak PSA yoğunluğunun hesaplanması sağlanır. İdrar yapma şikâyetleri olan hastalarda idrar akım testi ve mesanede kalan idrar ölçümü de değerlendirmeye eklenebilir.
Türevlerin kanser olasılığını artırdığı hastalarda ilk basamak çoğunlukla multiparametrik prostat MR çekilmesidir. MR'da şüpheli bir alan saptanırsa bu alandan hedefli örneklerin alındığı füzyon biyopsi planlanır. MR'da belirgin bir alan bulunmayan ancak PSA yoğunluğu yüksek ya da PSA hızı belirgin olan hastalarda sistematik biyopsi ya da yakın takip seçenekleri değerlendirilir. Seçilmiş hastalarda kan ya da idrarda çalışılan ek risk belirteçleri de karar sürecine katkı sağlayabilir.
Tüm bu tetkiklerin sırası ve zamanlaması, hastanın yaşı, aile öyküsü, muayene bulguları ve tercihleri göz önünde bulundurularak planlanır. Sonuçların bir üroloji uzmanı tarafından bütüncül olarak değerlendirilmesi, hem gereksiz girişimlerden kaçınılmasını hem de önemli bir bulgunun gözden kaçmamasını sağlar.
1 PSA Türevleri Sonucu Kaç Günde Çıkar?
2 Serbest PSA Testi İçin Aç Kalmak Gerekir mi?
3 Serbest PSA Neden Total PSA ile Aynı Kan Örneğinde Ölçülür?
4 PSA Türevleri Sonucu Yaşa Göre Farklı mı Yorumlanır?
5 PSA Türevleri Sonucu Ne Kadar Süre Geçerlidir?
6 PSA Türevleri Farklı Laboratuvarlarda Karşılaştırılabilir mi?
7 PSA Türevleri Yerine Kullanılabilecek Testler Var mı?
8 PSA İkiye Katlanma Süresi Ne Anlatır?
9 Serbest PSA Oranı Düşük Çıkarsa Kanser Var Demek midir?
10 Serbest PSA Oranı Yüksek Çıkarsa Takip Bırakılabilir mi?
11 PSA Türevleri Sonucu Hangi Uzman Tarafından Değerlendirilir?
12 PSA Türevleri Prostat Kanseri Tedavisi Sonrası Takipte Kullanılır mı?
13 PSA Yoğunluğu Büyük Prostatta Neden Önemlidir?
14 PSA Türevleri Yalancı Negatif Sonuç Verir mi?
15 PSA Türevleri Aktif İzlemde Nasıl Kullanılır?
16 PSA Türevleri Ailesinde Prostat Kanseri Olanlarda Farklı Yorumlanır mı?
17 PSA Türevleri Prostat İltihabından Sonra Ne Zaman Ölçülmelidir?
18 PSA Türevleri Sonucu Normal Olsa da İleri Tetkik Gerekir mi?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Prostate Cancer—Patient Version www.cancer.gov
- Prostate Cancer Treatment www.cancer.gov
- Prostate Cancer Screening www.cancer.gov
- Prostate-Specific Antigen (PSA) Test www.cancer.gov
- Prostate Cancer medlineplus.gov
- Prostate Tests www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “prostate cancer radical prostatectomy oncologic outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov