Prostat MR istediğim hastalarım için çekime hazırlığı, PI-RADS puanının anlamını ve rapordan sonra izlenecek yolu sade bir dille anlattım.
Prostat MR, prostat bezinin ve çevresindeki dokuların manyetik alan ve radyo dalgalarıyla ayrıntılı olarak görüntülendiği, ışın içermeyen bir tetkiktir. Günümüzde prostat için yapılan MR incelemesinin standart biçimi multiparametrik MR olarak adlandırılır ve prostat kanseri şüphesinin değerlendirilmesinde en önemli görüntüleme yöntemi kabul edilir. PSA yüksekliği saptanan hastaların önemli bir kısmında biyopsi kararından önce bu tetkikten yararlanılır. Bu yazıda prostat MR'ın ne olduğunu, hangi durumlarda istendiğini, çekime nasıl hazırlanılacağını ve raporun nasıl yorumlandığını sırasıyla ele alıyoruz.
Prostat MR Nedir?
Prostat MR, prostatın yapısını ve dokusal özelliklerini birden fazla MR dizisiyle aynı seansta inceleyen özel bir görüntüleme yöntemidir. Multiparametrik ifadesi, incelemede tek bir görüntü türü yerine birbirini tamamlayan birkaç farklı parametrenin birlikte kullanıldığını anlatır. İncelemenin ilk parçası, prostatın bölgelerini, kapsülünü, meni keseciklerini ve çevresindeki sinir damar demetlerini yüksek çözünürlükle gösteren anatomik görüntülerdir. İkinci parça olan difüzyon ağırlıklı görüntüleme, dokudaki su moleküllerinin hareket serbestliğini ölçer.
Hücrelerin sıkı dizildiği kanserli dokuda su hareketi kısıtlandığı için bu alanlar difüzyon görüntülerinde farklı bir sinyal gösterir. Üçüncü parça ise damar yoluyla verilen kontrast maddenin dokuya giriş ve çıkış hızını izleyen dinamik kontrastlı görüntülemedir.
Bu parametrelerin birlikte değerlendirilmesi, prostatta bir alanın yalnızca nasıl göründüğünü değil, nasıl davrandığını da anlamayı sağlar. Kanser şüphesi taşıyan dokular anatomik görüntülerde çevresine göre koyu görünebilir, difüzyonda kısıtlanma gösterebilir ve kontrast maddeyi erken tutup hızla bırakabilir. Prostatın dış bölgesinde difüzyon görüntüleri, iç bölgesinde ise anatomik görüntüler değerlendirmede daha belirleyici rol oynar. Prostat MR'ın temel amacı, klinik olarak önem taşıyan bir kanser odağının var olup olmadığını ve varsa yerini göstermektir.
İnceleme sonucunda şüpheli alanlar standart bir puanlama sistemiyle derecelendirilir. Tetkik ışın içermediği için gerektiğinde tekrarlanabilir ve takip amacıyla da kullanılabilir. Ancak prostat MR kesin tanı koyan bir test değildir ve bulguları her zaman klinik bilgilerle birlikte yorumlanır.
Prostat MR Hangi Hastalıklarda İstenir?
Prostat MR en sık prostat kanseri şüphesi taşıyan hastalarda bu şüphenin değerlendirilmesi amacıyla istenir. Kanda PSA değerinin yaşa ve prostat hacmine göre beklenenden yüksek bulunması, bu tetkikin en yaygın gerekçesidir. Parmakla rektal muayenede prostatta sertlik, düzensizlik ya da asimetri saptanması da MR istenmesini gerektirebilir. Günümüzde pek çok hastada biyopsi yapılıp yapılmayacağına karar vermeden önce prostat MR çekilmesi önerilir.
Bu yaklaşım, biyopsi gereken hastaların daha doğru seçilmesine ve biyopsinin şüpheli alana yönlendirilmesine yardımcı olur. Daha önce biyopsisi temiz çıkmış, ancak PSA değeri yükselmeye devam eden hastalarda da MR, gözden kaçmış olabilecek bir alanı araştırmak için kullanılır.
Biyopsiyle tanısı konmuş hastalarda prostat MR farklı amaçlarla istenir. Tümörün prostat içindeki yerleşimi, büyüklüğü, kapsüle ve meni keseciklerine olan ilişkisi tedavi planlamasına önemli katkı sağlar. Düşük riskli hastalıkta aktif izlem kararı verilirken başlangıç değerlendirmesinde ve izlem sürecindeki kontrollerde MR'dan yararlanılır. Yalnızca kanserli odağın hedeflendiği fokal tedaviler öncesinde de ayrıntılı bir haritalama için MR gereklidir. Tedavi sonrasında PSA değerinin yükseldiği hastalarda prostat bölgesinde tekrar olup olmadığını araştırmak amacıyla da bu tetkik istenebilir.
Prostat iltihabı ya da iyi huylu büyümeye bağlı bazı özel durumlarda da prostat MR ek bilgi sağlayabilir. Tetkikin hangi amaçla istendiği, radyoloğun çekim protokolünü ve raporda odaklanacağı noktaları belirlediği için istek formunda açıkça belirtilmelidir.
Prostat MR ile Standart MR Arasındaki Fark Nedir?
Prostat MR ile standart MR arasındaki temel fark, prostat MR'ın kanser şüphesini araştırmaya özel olarak tasarlanmış ayrıntılı bir protokolle çekilmesidir. Standart alt karın ya da leğen kemiği MR incelemesi, bölgedeki organları genel olarak değerlendirmek için sınırlı sayıda görüntü dizisiyle yapılır. Bu tür bir inceleme büyük kitleleri, lenf bezlerini ya da kemik değişikliklerini gösterebilir, ancak prostat içindeki küçük odakları değerlendirmek için yeterli ayrıntıyı sağlamaz. Prostat MR'da ise çok ince kesitler alınır ve anatomik görüntülere difüzyon ile dinamik kontrastlı diziler eklenir.
Bu incelemeler genellikle yüksek manyetik alan gücüne sahip cihazlarla yapılır ve çoğu zaman makat içine bir alıcı yerleştirilmesine gerek kalmaz. Görüntülerin bu şekilde elde edilmesi, prostatın farklı bölgelerindeki küçük şüpheli alanların fark edilmesini kolaylaştırır.
İki inceleme arasındaki bir diğer önemli fark raporlama biçimindedir. Prostat MR raporunda şüpheli alanlar uluslararası kabul görmüş standart bir puanlama sistemine göre derecelendirilir. Rapor, lezyonun prostatın hangi bölgesinde yer aldığını gösteren şematik bir çizim ve prostat hacmi gibi ölçümler de içerir. Standart MR raporunda ise böyle bir sınıflandırma bulunmaz ve bulgular genel olarak tarif edilir.
Prostat MR'ın doğru yorumlanması, prostat görüntülemesinde deneyimli bir radyoloğun değerlendirmesini gerektirir. Bu nedenle prostat kanseri şüphesi olan bir hastada standart bir alt karın MR'ı, prostat MR'ın yerini tutmaz. Hekimin istek formunda multiparametrik prostat MR ifadesini açıkça belirtmesi, doğru protokolün uygulanması açısından önemlidir.
Prostat MR Nasıl Çekilir?
Prostat MR, hastanın MR cihazının masasına sırtüstü yatırılması ve alt karın bölgesine görüntü kalitesini artıran bir alıcı yerleştirilmesiyle çekilir. Çekimden önce üzerindeki saat, kemer, anahtar ve takı gibi tüm metal eşyalar çıkarılır. Hastaya kalp pili, metal implant, protez ya da vücudunda metal parça bulunup bulunmadığı ayrıca sorulur. Kontrast madde verilecekse koldaki bir damara ince bir damar yolu açılır.
Bazı merkezlerde bağırsak hareketlerini azaltmak amacıyla çekimden hemen önce kas gevşetici etkili bir ilaç uygulanabilir. Masa, hasta rahat bir pozisyona yerleştirildikten sonra cihazın tünel şeklindeki bölümüne doğru kaydırılır.
Çekim sırasında cihaz, görüntü dizileri değiştikçe farklı tonlarda yüksek sesler çıkarır. Bu seslerden rahatsız olmamak için hastaya kulak tıkacı ya da kulaklık verilir. İnceleme boyunca hastanın mümkün olduğunca hareketsiz durması, görüntülerin net olması için büyük önem taşır. Karın hareketlerinin görüntüleri bozmaması için bazı dizilerde hastadan sakin ve düzenli nefes alması istenir. Dinamik kontrastlı görüntüler sırasında kontrast madde damar yolundan otomatik bir pompa yardımıyla verilir.
Hasta çekim boyunca teknisyenle bir mikrofon aracılığıyla konuşabilir ve gerektiğinde elindeki alarm düğmesine basarak çekimi durdurabilir. Çekim bittikten sonra damar yolu çıkarılır ve hasta günlük yaşamına hemen dönebilir.
Prostat MR Öncesi Nasıl Hazırlanılır?
Prostat MR öncesi hazırlık, bağırsak hareketlerinin ve rektumdaki gaz ile dışkının görüntüleri bozmasını önlemeye yöneliktir. Çekimden önceki gün hafif ve gaz yapmayan besinler tercih edilir, akşam yemeği erken saatte ve sıvı ağırlıklı yenir. Çekimden önce merkezin önerdiği süre boyunca, genellikle birkaç saat aç kalınır. Rektumu boşaltmak amacıyla çekimden birkaç saat önce hazır lavman uygulanması istenir.
Rektumdaki gaz ve dışkı, prostatın hemen arkasında yer aldığı için özellikle difüzyon görüntülerinde bozulmalara neden olabilir. Meni keseciklerinin daha iyi değerlendirilebilmesi için bazı merkezler çekimden önceki birkaç gün boşalmadan kaçınılmasını önerir.
Hazırlık sürecinde hastanın bazı bilgileri önceden paylaşması gerekir. Kalp pili, beyin ya da kulak implantı, metal kalp kapağı, vücutta şarapnel ya da metal parça bulunması MR güvenliği açısından çekimden önce mutlaka bildirilmelidir. Daha önce kontrast maddeye karşı alerjik tepki gelişmiş olması ve böbrek hastalığı da önceden belirtilmelidir. Kapalı alan korkusu olan hastalar bunu randevu sırasında ilettiğinde, gerekirse hafif bir sakinleştirici ile çekim planlanabilir.
Yakın zamanda prostat biyopsisi yapılmış hastalarda biyopsinin tarihi de önemlidir, çünkü biyopsiye bağlı kanama görüntülerin yorumlanmasını zorlaştırabilir. Düzenli kullanılan ilaçlar, hekim aksini söylemedikçe çekim günü de alınmaya devam edilir. Hazırlık talimatlarına uyulması, çekimin tekrarlanma ihtiyacını azaltır ve daha güvenilir bir rapor elde edilmesini sağlar.
Prostat MR'da Kontrast Madde Kullanılır mı?
Prostat MR'da çoğu zaman kontrast madde kullanılır ve bu madde incelemenin dinamik kontrastlı bölümü için damar yoluyla verilir. Kullanılan kontrast madde, bilgisayarlı tomografide kullanılan iyotlu maddelerden farklı olarak gadolinyum içeren bir maddedir. Kontrast madde, prostat dokusundaki kanlanma özelliklerini gösterir ve yeni damar oluşumu olan şüpheli alanların saptanmasına yardımcı olur. Bu bilgi özellikle difüzyon görüntülerinin tek başına yeterince net olmadığı durumlarda değerlendirmeye katkı sağlar. Kontrast maddeye bağlı alerjik tepkiler nadir görülür ve genellikle hafif seyreder. Çekimden sonra bol su içilmesi, kontrast maddenin böbrekler yoluyla atılmasını kolaylaştırır.
Kontrast madde verilmeden önce böbrek fonksiyonlarının bilinmesi önemlidir. Bu amaçla çekimden önce kanda böbrek fonksiyon testlerinin sonucu istenebilir. Böbrek fonksiyonları ciddi derecede bozuk olan hastalarda kontrast madde kullanımı risk taşıyabileceği için kararı hekim verir. Bu hastalarda kontrast madde verilmeden yalnızca anatomik ve difüzyon görüntülerinden oluşan kısaltılmış bir protokol uygulanabilir. Biparametrik MR olarak adlandırılan bu protokol, seçilmiş durumlarda değerli bilgi sağlar.
Ancak bazı belirsiz alanların değerlendirilmesinde kontrastlı görüntülerin katkısı bulunduğu için hangi protokolün kullanılacağı hastanın durumuna göre belirlenir. Daha önce kontrast maddeye karşı ciddi tepki geçirmiş hastalarda da benzer şekilde kontrastsız çekim ya da önleyici tedavi seçenekleri değerlendirilir.
Prostat MR Kaç Dakika Sürer?
Prostat MR çoğu merkezde yaklaşık otuz ile kırk beş dakika arasında sürer. Bu süre, anatomik, difüzyon ve dinamik kontrastlı görüntülerin art arda elde edilmesi için gereken zamanı kapsar. Kontrast madde kullanılmayan kısaltılmış protokollerde çekim süresi daha kısa olabilir. Hastanın cihaza yerleştirilmesi, damar yolunun açılması ve alıcının uygun şekilde konumlandırılması için ayrıca birkaç dakika gerekir. Çekim öncesinde hazırlık odasında geçen süre ve formların doldurulması da bu süreye eklenmelidir. Bu nedenle hastanın merkezde geçireceği toplam süre çekimin kendisinden daha uzun olur.
Çekim süresini etkileyen bazı durumlar vardır. Hastanın hareket etmesi, derin nefes alması ya da öksürmesi görüntülerin bozulmasına yol açarsa ilgili dizinin tekrarlanması gerekebilir. Bağırsaktaki gaz nedeniyle görüntü kalitesi düşerse ek görüntüler alınabilir. Vücut yapısı iri olan hastalarda ya da kalçasında metal protez bulunan hastalarda çekim ayarlarının değiştirilmesi süreyi uzatabilir. Kapalı alan korkusu olan hastalarda çekime kısa aralar verilmesi gerekebilir.
Radyoloğun ilk görüntüleri incelerek belirli bir alan için ek dizi istemesi de mümkündür. Çekim boyunca sakin kalmak ve hareketsiz durmak, hem sürenin uzamasını önler hem de raporun güvenilirliğini artırır.
Prostat MR'da PI-RADS Raporu Ne Anlatır?
Prostat MR'da PI-RADS raporu, prostatta saptanan her şüpheli alanın klinik olarak önem taşıyan bir kanser içerme olasılığını bir ile beş arasında puanlayan standart bir değerlendirmedir. Bu sistem, farklı merkezlerde çekilen MR'ların ortak bir dille raporlanmasını sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Bir puan, klinik olarak önemli kanser şüphesinin çok düşük olduğunu gösterir. İki puan düşük şüpheyi anlatır ve çoğunlukla iyi huylu değişikliklere karşılık gelir.
Üç puan, bulgunun ne açıkça iyi huylu ne de açıkça şüpheli olduğu belirsiz bir durumu, yani gri bölgeyi ifade eder. Dört puan yüksek, beş puan ise çok yüksek düzeyde şüpheyi gösterir.
Prostat MR sonucu değerlendirilirken yalnızca en yüksek puana bakılmaz, raporun diğer ayrıntıları da dikkate alınır. Raporda şüpheli alanın prostatın hangi bölgesinde yer aldığı, büyüklüğü ve prostat kapsülüne ya da meni keseciklerine olan ilişkisi belirtilir. Prostat hacmi de raporda yer alır ve PSA değeriyle birlikte PSA yoğunluğunun hesaplanmasına olanak tanır. Birden fazla şüpheli alan varsa her biri ayrı ayrı puanlanır ve şematik bir çizim üzerinde gösterilir. PI-RADS puanı bir olasılık derecelendirmesidir ve kanserin varlığını ya da yokluğunu kesin olarak göstermez.
Prostat iltihabı, iyi huylu büyüme nodülleri ya da daha önce yapılmış biyopsiye bağlı kanama yüksek puanlı bir alan gibi görünebilir. Bu nedenle rapor, PSA değerleri, muayene bulguları ve hastanın öyküsüyle birlikte bir üroloji uzmanı tarafından yorumlanmalıdır.
Prostat MR'ın Biyopsi Kararındaki Rolü Nedir?
Prostat MR'ın biyopsi kararındaki rolü, biyopsiye gerçekten ihtiyaç duyan hastaları belirlemek ve biyopsinin şüpheli alana yönlendirilmesini sağlamaktır. Geçmişte PSA yüksekliği olan hastaların çoğunda prostatın farklı bölgelerinden rastgele örnekler alınan sistematik biyopsi yapılmaktaydı. Bu yaklaşım bazı önemli kanserleri gözden kaçırabiliyor, bazı hastalarda ise tedavi gerektirmeyen küçük kanserlerin saptanmasına yol açabiliyordu. Biyopsi öncesinde çekilen MR, bu sorunların azaltılmasına katkı sağlar.
Yüksek ya da çok yüksek şüphe puanı alan alanlarda hedefli biyopsi yapılması genellikle önerilir. Belirsiz puan alan alanlarda ise karar PSA yoğunluğu, PSA değerinin zaman içindeki seyri, muayene bulgusu, aile öyküsü ve yaş gibi ek bilgilere göre kişiye özel verilir.
MR'da şüpheli alan saptanmayan ve diğer bulguları da düşük risk gösteren bazı hastalarda biyopsi yapılmadan PSA takibi seçilebilir. Bununla birlikte normal bir MR, prostat kanserini tamamen dışlamaz. Bazı kanser odakları küçük boyutları ya da dokusal özellikleri nedeniyle MR'da belirgin bir değişiklik oluşturmayabilir. Bu nedenle klinik şüphe devam eden hastalarda MR normal olsa bile sistematik biyopsi gündeme gelebilir.
Biyopsi yapılmasına karar verildiğinde MR görüntüleri, örneklerin tam olarak şüpheli alandan alınmasını sağlayan yöntemlerde yol haritası olarak kullanılır. Hedefli örneklere ek olarak prostatın diğer bölgelerinden de sistematik örnekler alınması, gözden kaçabilecek odakların yakalanmasına yardımcı olur. Sonuç olarak prostat MR biyopsinin yerini almaz, biyopsinin daha doğru hastada ve daha doğru bölgeden yapılmasına rehberlik eder.
Prostat MR Sonrası Hangi Tetkikler Gündeme Gelir?
Prostat MR sonrasında hangi tetkiklerin gündeme geleceği, raporda şüpheli bir alan bulunup bulunmamasına ve hastanın klinik durumuna göre belirlenir. Şüpheli alan saptanan hastalarda en sık istenen tetkik prostat biyopsisidir. Bu biyopsi çoğunlukla MR görüntülerinin ultrason görüntüleriyle bilgisayar yazılımı yardımıyla eşleştirildiği füzyon prostat biyopsisi yöntemiyle yapılır. Bu yöntemde MR'da işaretlenen alan, biyopsi sırasında ultrason ekranında gerçek zamanlı olarak görülür ve örnekler bu hedeften alınır.
Biyopsi için makat yolu ya da makat ile torba arasındaki cilt yolu kullanılabilir. Biyopsi öncesinde idrar tahlili, idrar kültürü ve pıhtılaşma testleri gibi hazırlık tetkikleri de tamamlanır.
MR'da belirgin şüpheli alan bulunmayan hastalarda çoğunlukla PSA takibi planlanır. Bu hastalarda PSA değerinin belirli aralıklarla tekrarlanması, PSA yoğunluğunun ve PSA'nın zaman içindeki değişim hızının değerlendirilmesi takibin temelini oluşturur. Klinik şüphe sürerse ek kan ya da idrar belirteçleri, tekrar MR ya da sistematik biyopsi gündeme gelebilir. Biyopsi kararı verilen hastalarda sonraki adım, MR görüntüleri eşliğinde planlanan prostat biyopsisi olur.
Daha yüksek riskli hastalık saptanan hastalarda ise yayılım durumunu değerlendirmek için ileri görüntüleme yöntemleri istenebilir. Tüm bu adımlar, MR raporunun biyopsi sonucu ve PSA değerleriyle birlikte değerlendirilmesiyle planlanır. MR sonrası sürecin doğru yönetilmesi, gereksiz girişimlerden kaçınırken önemli bulguların gözden kaçmamasını sağlar.
1 Prostat MR Sonucu Normal Olsa da İleri Tetkik Gerekir mi?
2 Prostat MR Kapalı Alan Korkusu Olanlarda Nasıl Çekilir?
3 Prostat MR Sonucu Sınırda Çıkarsa Ne Yapılır?
4 Prostat MR Biyopsiden Sonra Ne Kadar Beklenerek Çekilmelidir?
5 Prostat MR Sonucu Hangi Uzman Tarafından Değerlendirilir?
6 Prostat MR Böbrek Fonksiyonu Düşük Hastalarda Yapılır mı?
7 Prostat MR Hangi Sıklıkla Tekrarlanmalıdır?
8 Prostat MR Kalp Pili veya Metal İmplant Olanlarda Çekilebilir mi?
9 Prostat MR İleri Yaşta Güvenli midir?
10 Prostat MR Sonucu Kaç Günde Çıkar?
11 Prostat MR Sonucunu Hangi İlaçlar Etkiler?
12 Prostat MR Riskleri ve Yan Etkileri Nelerdir?
13 Prostat MR Sonucunda Prostat Hacmi Neden Önemlidir?
14 Prostat MR Yalancı Negatif Sonuç Verir mi?
15 Prostat MR Sonucu Yaşa Göre Farklı mı Yorumlanır?
16 Prostat MR Yalancı Pozitif Sonuç Verir mi?
17 Prostat MR Sonucu Enfeksiyon Varlığında Güvenilir mi?
18 Prostat MR Sonucu PSA Yoğunluğuyla Birlikte Nasıl Değerlendirilir?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Prostate Cancer—Patient Version www.cancer.gov
- Prostate Cancer Treatment www.cancer.gov
- Prostate Cancer Screening www.cancer.gov
- Prostate-Specific Antigen (PSA) Test www.cancer.gov
- Prostate Cancer medlineplus.gov
- Prostate Tests www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “prostate cancer radical prostatectomy oncologic outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov