PSA testi sonucunu elinde tutan hastalarımın en sık sorduğu soruları, güncel kılavuzlara dayanarak tek tek yanıtladım.
PSA testi, prostat sağlığını değerlendirmek için en sık başvurulan kan testidir ve ürolojide çoğu değerlendirmenin ilk adımını oluşturur. Basit bir kan örneğiyle yapılmasına karşın sonucunun doğru yorumlanması; yaş, prostat hacmi, kullanılan ilaçlar ve testten önceki birkaç günün koşulları gibi pek çok ayrıntıya bağlıdır. Bu yazıda testin neyi ölçtüğünü, hangi durumlarda istendiğini, sonucu nelerin etkilediğini ve bir sonuç elinize geçtiğinde sürecin nasıl ilerlediğini sırasıyla ele alıyoruz.
PSA Testi Nedir?
PSA testi, prostat bezinin ürettiği prostat spesifik antijen adlı proteinin kandaki düzeyini ölçen bir laboratuvar testidir. Halk arasında prostat kan testi olarak da bilinen bu test, prostat dokusunda meydana gelen değişikliklerin kana yansıyan izini yakalamayı amaçlar. Prostat spesifik antijen, prostat hücrelerinin salgıladığı ve asıl görevi meninin sıvılaşmasına katkı sağlamak olan bir proteindir. Bu proteinin büyük kısmı meni içinde kalır, yalnızca çok küçük bir bölümü kan dolaşımına geçer.
Kana geçen miktar prostatın yapısı ve durumu değiştiğinde artabilir ya da azalabilir ve test tam olarak bu değişimi ölçer.
Kandaki prostat spesifik antijen iki farklı biçimde bulunur. Bir kısmı kandaki proteinlere bağlanarak dolaşırken, bir kısmı herhangi bir proteine bağlanmadan serbest hâlde bulunur. Rutin olarak istenen test, bu iki biçimin toplamını, yani total PSA düzeyini gösterir. Sonuç, bir mililitre kandaki nanogram miktarı olarak raporlanır. Testin adındaki "spesifik" kelimesi, proteinin prostata özgü olduğunu anlatır, ancak bu durum testin kansere özgü olduğu anlamına gelmez. Prostat büyümesi, iltihabı ya da prostata yönelik girişimler de bu proteinin kana geçişini artırabilir.
Bu nedenle PSA testi bir hastalığın adını koyan bir test değil, prostatta bir değişiklik olup olmadığına dair önemli bir işaret veren bir testtir. Bu yönüyle test, bir yangını doğrudan gösteren bir alarmdan çok ortamda duman olup olmadığını haber veren bir dedektöre benzetilebilir. Dumanın kaynağını bulmak ise muayene, görüntüleme ve gerektiğinde doku incelemesinden oluşan ileri değerlendirmenin görevidir. Testin bu özelliği, hangi durumlarda istendiğini anlamayı da kolaylaştırır.
PSA Testi Hangi Hastalıklarda İstenir?
PSA testi en sık prostat kanseri riskinin değerlendirilmesinde istenir, ancak iyi huylu prostat büyümesi ve prostat iltihabı gibi başka hastalıklarda da kullanılır. Belirti vermeden ilerleyebilen prostat kanseri için testin en önemli katkısı, şikâyet ortaya çıkmadan önce ileri değerlendirme gerektiren kişileri belirlemeye yardımcı olmasıdır. Risk etkeni bulunmayan erkeklerde bu değerlendirmeye genellikle elli yaş civarında başlanır. Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanlarda, Afrika kökenli erkeklerde ve kalıtsal yatkınlık taşıdığı bilinenlerde ise testin daha erken yaşta istenmesi önerilir.
İleri yaştaki erkeklerde testin gerekip gerekmediğine kişinin genel sağlık durumu ve beklenen yaşam süresi birlikte değerlendirilerek karar verilir. Prostat kanseri dışında, iyi huylu prostat büyümesinin değerlendirilmesinde de PSA testinden yararlanılır, çünkü test prostat hacmi hakkında dolaylı bilgi sağlayabilir. Prostat iltihabı şüphesinde de PSA istenebilir ve sonuç diğer bulgularla birlikte yorumlanır. İdrar akımında zayıflama, sık idrara çıkma ya da gece idrara kalkma gibi şikâyetlerle başvuran erkeklerde test, değerlendirmenin olağan bir parçasıdır. Parmakla yapılan prostat muayenesinde şüpheli bir sertlik saptandığında da PSA düzeyine bakılır.
Prostat kanseri nedeniyle tedavi görmüş hastalarda ve hemen tedavi yerine yakın takip uygulanan hastalarda PSA testi, izlemin temel aracıdır. Görüldüğü gibi test farklı amaçlarla istenebilir ve her amaçta sonucun yorumu da farklılık gösterir. Testin kendisi ise her durumda aynı basit yöntemle yapılır.
PSA Testi Nasıl Yapılır?
PSA testi, koldaki bir toplardamardan az miktarda kan alınarak yapılır ve işlemin kendisi birkaç dakika sürer. Kan örneği, diğer rutin kan tahlillerinde olduğu gibi steril bir iğneyle alınır ve laboratuvara gönderilir. Laboratuvarda örnekteki prostat spesifik antijen düzeyi özel cihazlarla ölçülür. Sonuç çoğu laboratuvarda aynı gün ya da ertesi gün hazır olur.
Test için genellikle aç kalmak gerekmez, çünkü yemek yemek PSA düzeyini anlamlı ölçüde etkilemez. Ancak aynı kan örneğinden açlık gerektiren başka tahliller de çalışılacaksa laboratuvarın verdiği açlık talimatına uyulması gerekir. Kan alma işlemi sırasında iğnenin girdiği anda kısa süreli ve hafif bir acı hissedilebilir. İşlemden sonra iğne yerine bir süre bastırmak, morarma oluşmasını büyük ölçüde önler. Test sonrasında herhangi bir kısıtlama bulunmaz ve kişi günlük yaşamına hemen dönebilir. Sonuçların zaman içinde karşılaştırılabilmesi için tekrar ölçümlerin mümkün olduğunca aynı laboratuvarda yapılması önerilir.
Farklı laboratuvarların kullandığı ölçüm yöntemleri arasında küçük farklar bulunabilir ve bu farklar yorumu güçleştirebilir. Testin kendisi basit olsa da güvenilir bir sonuç için testten önceki günlerde bazı noktalara dikkat edilmesi gerekir.
PSA Testi Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?
PSA testi öncesinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, testten önceki birkaç gün içinde prostatı uyaran ya da prostata baskı yapan durumlardan kaçınmaktır. Bu durumların başında boşalma gelir, çünkü boşalma sonrasında PSA düzeyi geçici olarak yükselebilir. Bu nedenle testten önceki iki üç gün boyunca cinsel ilişki ve boşalmadan kaçınılması önerilir. Uzun süreli bisiklet, motosiklet ya da ata binme gibi prostat bölgesine baskı yapan etkinlikler de aynı dönemde bırakılmalıdır.
Testten hemen önceki günlerde yapılan ağır fiziksel egzersizlerin de sonucu etkileyebileceği unutulmamalıdır. Parmakla yapılan prostat muayenesinden, idrar sondası takılmasından ya da mesanenin içine bakılan işlemlerden sonra testin bir süre ertelenmesi gerekir. Prostat biyopsisi sonrasında PSA düzeyi daha uzun süre yüksek kalabileceği için bu durumda bekleme süresi daha da uzar. İdrar yolu enfeksiyonu ya da prostat iltihabı sırasında yapılan ölçüm yanıltıcı derecede yüksek çıkabilir. Bu nedenle ateş, idrar yaparken yanma ya da sık idrara çıkma gibi şikâyetler varken testin enfeksiyon tedavi edildikten sonraya bırakılması doğru olur.
Kullanılan tüm ilaçların, özellikle prostat büyümesi için kullanılan ilaçların ve hormon takviyelerinin hekime bildirilmesi gerekir. Bu hazırlıklar geçici etkenleri ortadan kaldırır, ancak sonucu değiştirebilen durumların hepsi hazırlıkla kontrol edilebilecek türden değildir.
Hangi Durumlar PSA Testi Sonucunu Değiştirir?
PSA testi sonucunu değiştiren durumlar; prostatın kendi yapısından, prostatı etkileyen hastalıklardan, yapılan girişimlerden ve kullanılan ilaçlardan kaynaklanabilir. Bu etkenlerin bir kısmı PSA düzeyini yükseltirken, bir kısmı olduğundan daha düşük görünmesine yol açar. Yükselten etkenlerin başında yaş ve prostat hacmi gelir, çünkü prostat yaşla birlikte büyüdükçe kana geçen protein miktarı da doğal olarak artar. İyi huylu prostat büyümesi olan bir erkekte PSA, hiçbir kanser bulunmadığı hâlde yüksek çıkabilir.
Prostat iltihabı PSA düzeyini kısa sürede ve belirgin biçimde yükseltebilir, iltihap tedavi edildikten sonra ise değer çoğunlukla geriler. İdrar yolu enfeksiyonları ve mesanede idrarın birikmesine yol açan idrar yapamama durumu da benzer bir yükselmeye neden olabilir. Daha önce değindiğimiz boşalma, bisiklet kullanımı, muayene, sonda ve biyopsi gibi etkenler geçici yükselmelere yol açar. Testosteron takviyesi kullanan erkeklerde de PSA düzeyi yükselebilir. Buna karşılık prostat büyümesinin tedavisinde kullanılan 5-alfa redüktaz inhibitörleri grubundaki ilaçlar PSA düzeyini belirgin ölçüde düşürür.
Bu ilaçları kullanan bir erkekte ölçülen değerin olduğu gibi değil, ilacın etkisi hesaba katılarak yorumlanması gerekir. Bazı başka ilaçların da PSA düzeyi üzerinde daha sınırlı bir etkisinin bulunabileceği bildirilmektedir. Bu kadar çok etkenin sonucu değiştirebilmesi, elde edilen değerin tek başına bir anlam taşımadığını ve dikkatle okunması gerektiğini gösterir.
PSA Testi Sonucu Ne Anlatır?
PSA testi sonucu, prostattan kana geçen protein miktarının kişinin yaşına, prostat hacmine ve önceki değerlerine göre beklenen düzeyde olup olmadığını anlatır. Sonucun yorumunda tek bir sabit sınıra bakmak yerine bu bilgilerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Laboratuvar raporunda ölçülen değerin yanında bir referans aralığı yer alır, ancak bu aralık tüm erkekler için aynı anlamı taşımaz. Genç bir erkek için dikkat çekici olan bir değer, prostatı büyümüş ileri yaştaki bir erkek için beklenen sınırlar içinde kalabilir.
Beklenenin üzerinde bir sonuç, prostatta ileri değerlendirme gerektiren bir değişiklik olabileceğine işaret eder. Bu değişiklik çoğu zaman prostat büyümesi ya da iltihap gibi iyi huylu bir durumdan kaynaklanır ve sonucun yüksek olması kanser tanısı anlamına gelmez. Beklenen sınırlar içinde kalan bir sonuç ise genellikle olumlu bir bulgu olarak kabul edilir, ancak kanseri tamamen dışladığı söylenemez.
Bazı prostat kanserleri PSA düzeyinde belirgin bir yükselmeye yol açmadan seyredebilir. Bu nedenle muayenede şüpheli bir bulgu saptanan ya da güçlü aile öyküsü bulunan bir erkekte normal bir sonuç da ileri değerlendirmeyi gereksiz kılmayabilir.
Sonucun anlamını güçlendiren en önemli bilgilerden biri, aynı kişide zaman içinde yapılan ölçümlerin nasıl bir seyir izlediğidir. Yıllar içinde istikrarlı kalan bir değer ile kısa sürede belirgin biçimde artan bir değer farklı yorumlanır. Sonucun anlamı bu kadar çok bilgiye bağlı olduğunda, testin tek başına bir karar verdirip veremeyeceği sorusu doğal olarak gündeme gelir.
PSA Testi Tek Başına Karar Verdirir mi?
Hayır, PSA testi tek başına tanı koydurmaz ve biyopsi ya da tedavi gibi önemli kararlar yalnızca bu teste dayanarak verilmez. Testin değeri, kişinin diğer bilgileriyle birleştirildiğinde ortaya çıkar. Yüksek çıkan tek bir sonuçla hareket etmek, geçici etkenlere bağlı bir yükselme nedeniyle gereksiz endişeye ve gereksiz girişimlere yol açabilir. Normal çıkan tek bir sonuca dayanarak değerlendirmeyi bırakmak ise gözden kaçmaması gereken bir bulgunun atlanmasına neden olabilir.
Bu nedenle beklenenden farklı bir sonuç alındığında ilk adım çoğu zaman, geçici etkenlerden arındırılmış koşullarda ve aynı laboratuvarda testin tekrarlanmasıdır. Tekrar ölçüm, sonucun kalıcı olup olmadığını ya da geçici bir etkene bağlı olup olmadığını gösterir. Kalıcı bir yükseklik saptandığında karar sürecine parmakla yapılan prostat muayenesinin bulguları eklenir. Kişinin yaşı, ailesindeki kanser öyküsü, idrar yapmaya ilişkin şikâyetleri ve kullandığı ilaçlar da değerlendirmeye dahil edilir.
Prostatın hacmi ile PSA düzeyi arasındaki ilişki ve PSA'nın zaman içindeki artış hızı, sonucun daha doğru yorumlanmasına katkı sağlar. Tüm bu bilgiler bir araya geldiğinde ileri tetkik gerekip gerekmediğine karar verilir. Karar sürecinin önemli bir parçası da testin hangi aralıklarla tekrarlanacağının doğru planlanmasıdır.
PSA Testi Hangi Sıklıkla Tekrarlanır?
PSA testinin hangi sıklıkla tekrarlanacağı, testin hangi amaçla yapıldığına, kişinin risk durumuna ve önceki sonuçlarına göre belirlenir. Risk etkeni bulunmayan ve önceki değerleri beklenen düzeyde olan erkeklerde test çoğunlukla bir ya da iki yıllık aralıklarla tekrarlanır. Başlangıçta ölçülen değerin düşük olduğu bazı erkeklerde bu aralığın daha da uzatılabileceğini belirten yaklaşımlar bulunmaktadır. Aile öyküsü ya da kalıtsal yatkınlığı olan erkeklerde ise kontrollerin daha düzenli ve daha sık yapılması önerilir.
Sınırda ya da beklenenin biraz üzerinde çıkan bir sonuçta, geçici etkenlerin ortadan kalkması için birkaç haftalık bir bekleme süresinin ardından tekrar ölçüm yapılabilir. Prostat iltihabı nedeniyle yükselmiş bir değerin, iltihabın tedavisinden bir süre sonra yeniden ölçülmesi sonucun doğru yorumlanmasını sağlar. Tedavi yerine yakın takip uygulanan hastalarda test, izlem programının bir parçası olarak daha kısa aralıklarla yapılır. Prostat kanseri nedeniyle tedavi görmüş hastalarda ise ölçüm aralıkları tedavinin türüne ve tedaviden bu yana geçen süreye göre planlanır.
İleri yaştaki erkeklerde testin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine genel sağlık durumuna göre karar verilir. Hangi aralıkla yapılırsa yapılsın, ölçümlerin aynı laboratuvarda ve benzer koşullarda tekrarlanması karşılaştırmayı kolaylaştırır. Tekrarlanan ölçümlerin sonucunda ileri değerlendirme gerektiği anlaşılırsa bir sonraki adıma geçilir.
PSA Testi Sonrası Hangi Tetkikler Gündeme Gelir?
PSA testi sonrasında gündeme gelen tetkikler, sonucun ne ölçüde beklenen düzeyin dışında olduğuna ve diğer bulgulara göre basamak basamak belirlenir. İlk basamakta çoğunlukla testin uygun koşullarda tekrarlanması ve parmakla prostat muayenesi yer alır. Enfeksiyon ya da iltihap şüphesi varsa idrar tahlili ve idrar kültürü bu basamağa eklenir. Prostatın hacmini ve mesanede kalan idrar miktarını değerlendirmek için ultrasonografiden de yararlanılabilir.
Yüksekliğin kalıcı olduğu durumlarda sonucu daha ayrıntılı yorumlamak için PSA türevleri hesaplanabilir. Bu hesaplamalar serbest PSA'nın toplam PSA'ya oranını, PSA düzeyinin prostat hacmine oranını ve PSA'nın zaman içindeki artış hızını kapsar. Değerlendirme sonucunda şüphe devam ediyorsa bir sonraki basamak çoğunlukla prostat MR çekilmesidir. Bu görüntüleme, prostatın içinde kanser açısından şüpheli bir alan bulunup bulunmadığını gösterir ve şüphe düzeyini puanlayarak raporlar.
MR bulguları, biyopsi gerekip gerekmediği kararına yardımcı olur. Biyopsi gerekli görüldüğünde MR'da şüpheli bulunan alandan hedefli örnek alınması tanının doğruluğunu artırır. Bu basamaklı yaklaşım, gerçekten ileri değerlendirme gerektiren kişilerin doğru belirlenmesini ve gereksiz biyopsilerden kaçınılmasını amaçlar. Her basamakta elde edilen bilginin doğru okunması ise sonucun kimin tarafından yorumlandığıyla yakından ilişkilidir.
PSA Testi Sonucunu Kim Yorumlamalıdır?
PSA testi sonucu, sonucu etkileyen tüm bilgileri bir arada değerlendirebilecek olan üroloji uzmanı tarafından yorumlanmalıdır. Test bazen yıllık sağlık kontrollerinde ya da farklı bir şikâyet nedeniyle başka bir branştan istenmiş olabilir. Bu durumda beklenenin dışında çıkan bir sonuç için üroloji değerlendirmesi planlanması uygun olur. Sonucu yalnızca laboratuvar raporundaki referans aralığına bakarak yorumlamak yanıltıcı olabilir.
Doğru yorum için kişinin yaşı, ailesindeki kanser öyküsü, idrar yapmaya ilişkin şikâyetleri ve kullandığı tüm ilaçlar bilinmelidir. Parmakla yapılan prostat muayenesinin bulguları ve prostatın tahmini hacmi de yorumun ayrılmaz bir parçasıdır. Önceki PSA ölçümlerinin sonuçları varsa bunların muayeneye getirilmesi, değerin zaman içindeki seyrinin görülmesini sağlar. Testten önceki günlerde boşalma, bisiklet kullanımı, geçirilmiş bir enfeksiyon ya da yapılmış bir girişim olup olmadığı da hekimle paylaşılmalıdır.
İnternette yer alan genel tablolar ya da tek bir sayısal sınır, bu kişisel bilgileri hesaba katmadığı için karar vermek için yeterli değildir.
Üroloji uzmanı tüm bu bilgileri birleştirerek sonucun izlem mi, tekrar ölçüm mü yoksa ileri tetkik mi gerektirdiğine karar verir. Sonucun kişiye özel olarak yorumlanması, hem gereksiz endişenin önüne geçer hem de gerçekten değerlendirilmesi gereken bir durumun zamanında fark edilmesini sağlar. Muayeneye gelirken önceki tüm PSA sonuçlarını, varsa ultrason ya da MR raporlarını ve kullanılan ilaçların listesini yanınızda bulundurmanız bu değerlendirmeyi kolaylaştırır. Böylece tek bir kan testinin sonucu, kişinin tüm sağlık öyküsüyle birlikte anlamlı bir bütün hâline gelir.
1 PSA Testi Sonucu Yaşa Göre Farklı mı Yorumlanır?
2 PSA Testi Hangi Hastalarda Yapılamaz?
3 PSA Testi Prostat Büyümesini Gösterir mi?
4 PSA Testi Prostat İltihabında Nasıl Değişir?
5 PSA Testi Testosteron Kullananlarda Nasıl Değerlendirilir?
6 PSA Testi Böbrek Fonksiyonu Düşük Hastalarda Yapılır mı?
7 PSA Testi Sonucu Ne Kadar Süre Geçerlidir?
8 PSA Testi Hangi Değerleri Ölçer?
9 PSA Testi Yalancı Pozitif Sonuç Verir mi?
10 PSA Testi Prostat Ameliyatından Sonra Ne Anlatır?
11 PSA Testi Yalancı Negatif Sonuç Verir mi?
12 PSA Testi Sonucu Sınırda Çıkarsa Ne Yapılır?
13 PSA Testi Prostat Büyümesi İlaçlarından Etkilenir mi?
14 PSA Testi İşlem Sırasında Ağrı Olur mu?
15 PSA Testi Öncesi Hangi Bilgiler Hekime Verilmelidir?
16 PSA Testi İleri Yaşta Güvenli midir?
17 PSA Testi Riskleri ve Yan Etkileri Nelerdir?
18 PSA Testi Sonucu Kaç Günde Çıkar?
19 PSA Testi Sonucu Nasıl Raporlanır?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Prostate Cancer—Patient Version www.cancer.gov
- Prostate Cancer Treatment www.cancer.gov
- Prostate Cancer Screening www.cancer.gov
- Prostate-Specific Antigen (PSA) Test www.cancer.gov
- Prostate Cancer medlineplus.gov
- Prostate Tests www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “prostate cancer radical prostatectomy oncologic outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov