Nörojen mesanede sinir hasarının seviyesine göre şikâyetlerin nasıl farklılaştığını, beyin kaynaklı hastalıkları, şeker hastalığını ve bel fıtığı ameliyatı sonrasını anlatıyorum. Hastalığın seyrinin tedavi planına etkisini de açıklıyorum.
Nörojen mesanede yaralanma seviyesi, mesanenin dolarken mi yoksa boşalırken mi zorlandığını belirleyerek şikâyetleri baştan sona değiştirir. Sinir yolu üzerindeki hasar mesane merkezinin üzerinde kaldığında mesane ani ve istemsiz kasılmalarla çalışır. Bu kişilerde sık idrara çıkma, ertelenemeyen sıkışma ve tuvalete yetişememe ön plana geçer. Hasar mesane merkezinin kendisinde ya da oradan çıkan sinirlerde olduğunda ise mesane gevşek kalır ve kasılma gücünü yitirir. Bu kişilerde idrar yapmakta zorlanma, ıkınarak işeme ve mesanenin tam boşalmaması öne çıkar. İki tablo birbirinin tam tersidir, buna karşın ikisinde de asıl tehlike böbreklerin sessizce zarar görmesidir. Bu nedenle şikâyetin türünü bilmek, tedavinin yönünü de belirler. Seviyenin doğru saptanması, sonraki yılların planını kuran ilk adımı oluşturur.
Muayenehanede bu farkı anlatırken önce hastalığın sinir yolunun neresini tuttuğunu çizerim. Aynı tanıyı taşıyan iki kişi çok farklı şikâyetlerle gelebilir ve bu durum aileleri şaşırtır. Şikâyetlerin benzer görünmesi de yanıltıcıdır, çünkü mesanenin içindeki basınç dışarıdan hissedilmez. Bazı kişiler hiç şikâyet tarif etmediği hâlde böbrekleri yıllar içinde zarar görür. Bu yazıda beyin kaynaklı hastalıkların oluşturduğu tabloyu, şeker hastalığında mesanenin neden aşırı dolduğunu, sinir kılıflarını etkileyen hastalıkta şikâyetlerin neden dalgalandığını ve bel fıtığı ameliyatından sonra nelerin değiştiğini anlatıyorum. Hastalığın seyrinin tedavi planını nasıl biçimlendirdiğini de ayrı bir başlıkta ele alıyorum. Tanı basamakları, takip aralıkları ve tedavi seçenekleri konusunda ayrıntı gerektiğinde sinir sistemi kaynaklı mesane sorunu sayfası yol gösterir.
Nörojen Mesanede Beyin Kaynaklı Hastalıklar Nasıl Bir Tablo Oluşturur?
Nörojen mesanede beyin kaynaklı hastalıklar, mesanenin dolmasını baskılayan üst merkezleri devre dışı bıraktığı için çoğunlukla ani sıkışma ve idrar kaçırmayla giden bir tablo oluşturur. Sağlıklı bir beyin, mesane dolarken kasılma isteğini bastırır ve uygun ortam bulunana kadar bu isteği erteler. İnme, ilerleyici beyin hastalıkları ve doğum sırasında gelişen beyin hasarı bu baskılayıcı denetimi zayıflatır. Denetim zayıfladığında mesane kasının erken kasılması engellenemez ve kişi küçük hacimlerde bile güçlü bir sıkışma yaşar. Bu kişilerde gün içinde tuvalete gidiş sayısı belirgin biçimde artar. Gece idrara kalkma da aynı nedenle sıklaşır. İdrar tutma kası çoğu kişide mesaneyle uyumlu biçimde gevşediği için mesane içindeki basınç genellikle tehlikeli düzeylere ulaşmaz. Bu nedenle beyin kaynaklı tablolarda böbrek riski, omurilik hasarına göre daha sınırlı kalır. Yine de böbrekler her kişide belirli aralıklarla değerlendirilir. İnmeden sonraki ilk haftalarda mesane geçici olarak boşalamayabilir ve bu dönemde sonda gerekebilir.
Beyin kaynaklı tablolarda şikâyetin ağırlığını belirleyen ikinci etken hareket yeteneğidir. Yürümekte zorlanan bir kişi sıkışmayı hissetse bile tuvalete zamanında ulaşamaz. Bu durumda asıl sorun mesane değil, tuvalete giden yoldur. Yatak başında uygun bir düzenek bulundurulması ve tuvalete giden yolun boşaltılması kaçırma sayısını doğrudan azaltır. Giysilerin kolay açılan modellerden seçilmesi de aynı amaca hizmet eder. İlerleyici beyin hastalıklarında ise sıkışma hissinin farkına varma yeteneği zamanla azalır. Bu kişilerde belirli saatlerde tuvalete götürme alışkanlığı, kaçırmayı azaltan en pratik yaklaşımdır. Akşam saatlerinde sıvı alımının bir miktar öne çekilmesi gece kaçırmasını hafifletir. Kabızlığın giderilmesi de mesane üzerindeki baskıyı azaltarak şikâyetleri geriletir. Bu basit düzenlemeler çoğu kişide ilaç tedavisine başlamadan önce denenir.
Beyin kaynaklı nörojen mesanede ilaç tedavisi, şikâyetler bu düzenlemelerle yeterince gerilemediğinde gündeme gelir. Mesane kasını gevşeten ilaçlar sıkışmayı azaltır, ancak yaşlı kişilerde dikkat ve bellek üzerinde etki yapabilir. Bu nedenle ilaç seçimini kişinin diğer hastalıkları ve kullandığı tedavilerle birlikte değerlendiririm. İlaçlara yanıt alınamayan kişilerde mesane duvarına yapılan iğne uygulaması bir seçenek olarak ele alınır. Şikâyetlerin tablosu çoğu zaman mesanenin beklemeden kasıldığı sıkışma tablosu ile büyük ölçüde örtüşür. Aradaki fark, sinir hastalığının varlığı ve böbrek izleminin daha yakından yürütülmesidir. İdrar yolu enfeksiyonu bu kişilerde şikâyetleri aniden ağırlaştırabilir. Bu nedenle kaçırmanın birdenbire artması durumunda önce idrar tahlili isterim. Tedaviye başlamadan önce mesanede kalan idrar miktarını ölçmeyi de kural hâline getiririm. Kalan idrarın fazla olması, tedavi yönünü tümüyle değiştirir.
Nörojen Mesanede Şeker Hastalığı Olanlarda Mesane Neden Aşırı Dolar?
Nörojen mesanede şeker hastalığı olanlarda mesane, dolumu algılayan ince duyu sinirlerinin yıllar içinde zarar görmesi ve mesane kasının kasılma gücünü yitirmesi nedeniyle aşırı dolar. Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri, en ince sinir liflerini yavaş yavaş etkiler. Mesanenin dolduğunu beyne bildiren lifler bu gruptadır. Uyarı geç ulaştığı için kişi idrar hissini ancak mesane belirgin biçimde dolduğunda alır. Bu kişiler gün içinde seyrek tuvalete gider ve her seferinde çok miktarda idrar yapar. Yıllar içinde mesane hacmi büyür ve duvarı esnekliğini kaybeder. Kasılma gücü azaldığı için işeme yavaş ve kesik kesik ilerler. İşemenin sonunda mesanede belirgin miktarda idrar kalır. Mesane taşma noktasına ulaştığında idrar damla damla dışarı sızar ve kişi bunu kaçırma olarak tarif eder. Bu tablonun sıkışma tipi kaçırmayla karıştırılması, yanlış ilaç seçimine yol açar.
Şeker hastalığına bağlı mesane sorunu çoğu zaman sessiz ilerler ve geç fark edilir. Kişi seyrek idrara çıkmayı bir sorun olarak görmez, hatta rahatlık sayar. Oysa mesanede sürekli bekleyen idrar bakterilerin çoğalmasına elverişli bir ortam hazırlar. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları bu kişilerde sık görülür ve tedaviye yanıt geciktirir. Durgun idrar aynı zamanda mesane içinde taş oluşumunu kolaylaştırır. Mesane basıncı uzun süre yüksek kaldığında idrar borularında genişleme gelişebilir. Bu genişleme böbreklerde sessiz bir hasarın ilk işareti olabilir. Ayak ve el uçlarında uyuşma tarif eden kişilerde mesane sinirlerinin de etkilenme olasılığı artar. Bu nedenle sinir tutulumu bulunan kişilerde işeme sonrası kalan idrarı rutin olarak ölçerim. Ölçüm ultrasonla yapılır ve iğne ya da sonda gerektirmez.
Bu tabloda tedavinin ilk basamağı kan şekerinin düzene sokulmasıdır. Şeker denetiminin sağlanması sinir hasarının ilerlemesini yavaşlatır, ancak oluşmuş hasarı geri almaz. İkinci basamak, mesanenin düzenli aralıklarla boşaltılmasıdır. Sıkışma beklemeden belirli saatlerde tuvalete gitmek, mesanenin aşırı gerilmesini önler. İşeme sırasında öne eğilmek ve işemeden sonra kısa bir süre bekleyip yeniden denemek kalan idrarı azaltır. Bu yöntemlerle yeterli boşalma sağlanamayan kişilerde mesanenin gün içinde ince bir sonda yardımıyla boşaltılması gündeme gelir. Uygulama önce sağlık görevlisi eşliğinde öğretilir ve kişi kısa sürede bağımsız hâle gelir. Bol sıvı tüketimi ve kabızlığın giderilmesi bu programı tamamlar. Ateş, bulanık idrar ve belde ağrı gibi bulgular ortaya çıktığında değerlendirme beklemeden yapılır. Böbrek işlevleri ve ultrason kontrolleri ise belirli aralıklarla sürdürülür.
Nörojen Mesanede Multipl Skleroz Şikâyetleri Neden Dalgalandırır?
Nörojen mesanede multipl skleroz, sinir kılıflarındaki hasarın ataklarla artıp ara dönemlerde bir miktar geri çekilmesi nedeniyle şikâyetleri dalgalandırır. Bu hastalıkta beyin ve omurilikteki sinir liflerini saran kılıf yer yer zedelenir. Zedelenen bölge iletiyi yavaşlatır ve mesaneye giden emirler bozulur. Atak döneminde yeni bir bölge etkilendiğinde şikâyetler birkaç gün içinde belirgin biçimde ağırlaşır. Atak geçtikten sonra iletinin bir bölümü geri döner ve şikâyetler kısmen hafifler. Bu iniş çıkış, kişinin tedaviye güvenini sarsar. Bazı kişiler ilacın işe yaramadığını düşünerek tedaviyi kendiliğinden bırakır. Oysa değişen şey ilacın etkisi değil, hastalığın o dönemdeki etkinliğidir. Sıcak hava, ateşli bir enfeksiyon ve aşırı yorgunluk da şikâyetleri geçici olarak artırır. Bu geçici ağırlaşmalar atakla karıştırıldığında gereksiz tedavi değişiklikleri yapılır.
Bu hastalıkta mesane şikâyetlerinin bir başka özelliği, iki tablonun aynı kişide birlikte görülebilmesidir. Omurilikteki hasar hem mesane kasının erken kasılmasına hem de idrar tutma kasının aynı anda kasılmasına yol açabilir. Mesane kasılırken çıkış kapanırsa idrar dışarı çıkamaz ve mesane içindeki basınç hızla yükselir. Kişi hem sıkışma hem de idrar yapamama yakınmasını birlikte tarif eder. Bu birliktelik böbrekler için en riskli tabloyu oluşturur. Şikâyet kaydı tutulması bu kişilerde özellikle değerlidir. Birkaç gün boyunca içilen sıvı, işeme saatleri ve kaçırma anları yazıldığında dalgalanmanın deseni ortaya çıkar. Ürodinami incelemesinin atak döneminde değil, durumun durulduğu bir aralıkta yapılması daha doğru bilgi verir. Enfeksiyon bu kişilerde atağı birebir taklit edebilir. Bu nedenle şikâyet arttığında ilk adım olarak idrar tahlili ve kültür isterim.
Uzun yıllar sonda kullanan kişilerde mesane iç yüzeyi sürekli tahriş altında kalır. Bu tahriş, çok seyrek de olsa mesane iç yüzeyinde tümör gelişme olasılığını artırır. İdrarda kan görülmesi ya da açıklanamayan tekrarlayan enfeksiyonlar bu nedenle dikkatle ele alınır. Şüphe doğduğunda mesanenin içi kameralı bir aletle incelenir. Saptanan bir tümör çoğu zaman mesane tümörünün kameralı aletle temizlenmesi yoluyla çıkarılır. Bu girişim aynı zamanda tanıyı da koyar. Uzun süre kalıcı sonda kullanan kişilerde belirli aralıklarla kameralı inceleme planlanması yerinde olur. Sondanın düzenli değiştirilmesi ve bol sıvı tüketimi tahrişi azaltır. Sonda çevresinden idrar kaçağı ve sık tıkanma, mesane içinde taş oluştuğunu düşündürür. Bu bulgular ortaya çıktığında ultrason ve gerekirse kameralı inceleme yapılır.
Nörojen Mesanede Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra Ne Değişir?
Nörojen mesanede bel fıtığı ameliyatından sonra en sık değişen şey, sinir üzerindeki baskının kalkmasıyla mesanenin boşalma gücünün bir bölümünün geri gelmesidir. Bel bölgesindeki ileri bir fıtık, omurilik kanalının alt ucundaki sinir demetine bası yapabilir. Bu bası idrar yapamama, makat çevresinde uyuşma ve bacaklarda güç kaybıyla ortaya çıkar. Böyle bir tablo acil bir durumdur ve vakit kaybetmeden ameliyat gerektirir. Basının erken kaldırılması, sinirlerin toparlanma olasılığını belirgin biçimde artırır. Ameliyattan sonra mesane işlevi çoğu kişide hemen düzelmez. Sinir liflerinin yeniden ileti kurması haftalar, bazen aylar sürer. Bu dönemde mesane gevşek kalır ve idrar birikir. Mesanenin düzenli aralıklarla boşaltılması, toparlanma dönemini güvenle geçirmeyi sağlar. Boşaltma yöntemi ve sıklığı, ölçülen idrar miktarlarına göre ayarlanır.
Ameliyattan sonraki izlem, mesanenin ne kadar toparlandığını sayılarla gösterir. İlk haftalarda her boşaltmada çıkan idrar miktarı not edilir. Kişi kendiliğinden idrar yapmaya başladığında işeme sonrası kalan idrar ultrasonla ölçülür. Kalan miktar azaldıkça boşaltma aralıkları açılır. Kalan idrar belirgin biçimde düşünce boşaltma uygulaması tümüyle sonlandırılır. Toparlanma bazı kişilerde tamamlanmaz ve mesane kalıcı olarak zayıf kalır. Bu kişilerde düzenli boşaltma programı uzun süreli bir alışkanlık hâline gelir. Makat çevresindeki duyunun geri gelmesi, mesane işlevinin de toparlanacağına dair olumlu bir işarettir. Cinsel işlev ve bağırsak alışkanlıkları da aynı sinir grubuna bağlı olduğu için birlikte sorgulanır. Ameliyattan sonraki ilk yıl içinde ürodinami incelemesi, kalıcı durumu ortaya koyan en ayrıntılı değerlendirmedir.
Bel fıtığı ameliyatı geçiren her kişide mesane sorunu beklenmez. Basının hafif olduğu ve yalnız bacak ağrısı yapan fıtıklarda mesane işlevi çoğunlukla korunur. Buna karşılık ameliyat sırasında sinir kökleri zorlandığında geçici işeme güçlüğü görülebilir. Belden uygulanan anestezinin etkisi de ilk günlerde idrar yapmayı zorlaştırır. Bu geçici tablolar çoğu kişide birkaç gün içinde düzelir. Ameliyattan sonra hiç idrar yapamayan kişilerde mesane beklenmeden boşaltılır. Mesanenin aşırı gerilmesi, kasılma gücünü kalıcı olarak azaltabilir. Bu nedenle ameliyat sonrası ilk günlerde idrar takibi titizlikle yürütülür. Taburcu olan kişiye hangi bulgularda başvurması gerektiği yazılı olarak verilir. Ateş, belde artan ağrı ve idrar yapamama bu listenin başında yer alır.
Nörojen Mesanede Hastalığın Seyri Tedavi Planını Nasıl Etkiler?
Nörojen mesanede hastalığın seyri, tedavi planının sabit mi yoksa dönem dönem yenilenen bir plan mı olacağını belirleyerek süreci doğrudan etkiler. Eski bir omurilik yaralanması gibi durağan tablolarda mesanenin davranışı yıllarca büyük ölçüde aynı kalır. Bu kişilerde bir kez kurulan boşaltma düzeni uzun süre korunur. Kontroller belirli aralıklarla ve öngörülebilir biçimde sürdürülür. İlerleyici hastalıklarda ise tablo zaman içinde değişir. Bugün işe yarayan bir düzen, birkaç yıl sonra yetersiz kalabilir. Bu nedenle ilerleyici hastalığı olan kişilerde değerlendirmeyi daha sık yenilerim. Geri dönüşlü tablolarda ise plan geçicidir ve toparlanma ölçüsünde kademeli olarak hafifletilir. Planın türünü baştan söylemek, kişinin beklentisini gerçekçi bir yere oturtur. Belirsiz bırakılan bir plan, uyumu ilk aylarda bozar.
Seyrin yönü, hangi tedavinin öne alınacağını da belirler. Durağan ve yüksek basınçlı bir mesanede öncelik basıncı düşürmek ve böbrekleri korumaktır. İlerleyici hastalıklarda ise el becerisinin ve hareket yeteneğinin gelecekteki durumu hesaba katılır. Sondayı kendisi uygulayan bir kişi, ellerindeki güç azaldığında bu uygulamayı sürdüremez. Bu olasılık öngörülerek bakım verenin de eğitilmesi gerekir. Mesane kapasitesi çok küçülen ve basıncı düşürülemeyen kişilerde bağırsak dokusuyla mesanenin büyütüldüğü ameliyatlar değerlendirilir. Çok seyrek durumlarda mesanenin bütünüyle çıkarılması gündeme gelir ve bu girişim uygun kişilerde mesanenin robotik cerrahiyle bütünüyle alınması biçiminde planlanabilir. Bu karar, böbrekler tehdit altındaysa ve diğer yöntemler sonuç vermediyse verilir. Her basamakta kişinin günlük yaşamı ve beklentisi tartıya konur. Tedavi planı nöroloji ve fizik tedavi uzmanlarıyla birlikte yürütülür.
Takip aralıklarının seyre göre ayarlanması, uzun dönemde en çok kazanç sağlayan uygulamadır. Durumu dengede olan kişilerde böbrek ve mesane ultrasonu ile kan tahlilleri yılda bir kez tekrarlanır. Yeni bir şikâyet çıktığında ise randevu beklenmeden değerlendirme yapılır. Kaçırmanın artması, sonda uygulamasında zorlanma ve idrarda kan bu grubun başında gelir. Çocuklarda büyüme döneminde omurga ve mesane yapısı değiştiği için aralıklar daha kısa tutulur. Kontrollerin aksatılması, sessiz ilerleyen böbrek hasarının geç fark edilmesine yol açar. Bu nedenle kontrol tarihlerini hastayla birlikte takvime yazarım. Hastalığın seyri değiştiğinde plan da aynı görüşmede güncellenir.
Nörojen mesanede yaralanma seviyesi, şikâyetin sıkışma yönünde mi yoksa boşaltamama yönünde mi olacağını belirleyen temel bilgidir. Beyin kaynaklı hastalıklar çoğunlukla ani sıkışmayla giden bir tablo kurarken, şeker hastalığı mesanenin sessizce aşırı dolmasına yol açar. Sinir kılıflarını etkileyen hastalıkta şikâyetler ataklarla dalgalanır ve aynı kişide iki tablo birlikte görülebilir. Bel fıtığı ameliyatından sonra ise mesane işlevinin bir bölümü zaman içinde geri döner. Hastalığın seyri planın kalıcı mı yoksa yenilenen bir plan mı olacağını belirler. Bütün bu tablolarda ortak hedef, mesaneyi düşük basınçta tutmak ve böbrekleri korumaktır.
1 Nörojen Mesanede Şikâyet Olmasa da Kontrol Gerekir mi?
2 Ürodinami İncelemesi Ağrılı mıdır?
3 Nörojen Mesanede Su Tüketimi Kısıtlanmalı mıdır?
4 İdrarda Bakteri Çıkması Her Zaman Tedavi Gerektirir mi?
5 Nörojen Mesanede Kabızlık Şikâyetleri Artırır mı?
6 Sinir Hastalığı Olan Kişide Böbrek Sintigrafisi Neden İstenir?
7 Nörojen Mesanede Gece Kaçırması Nasıl Azaltılır?
8 Mesane Duvarının Kalınlaşması Ne Anlama Gelir?
9 Omurilik Yaralanmasından Sonra Mesane Ne Zaman Değerlendirilir?
10 Nörojen Mesanede Cinsel İşlev de Etkilenir mi?
11 Nörojen Mesanede Araç Kullanmak ve Seyahat Etmek Sorun Yaratır mı?
12 Nörojen Mesanede Hangi Uzmanlar Birlikte Çalışır?
13 Nörojen Mesanede Şikâyet Günlüğü Nasıl Tutulur?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Overactive Bladder medlineplus.gov
- Bladder Control Problems (Urinary Incontinence) www.niddk.nih.gov
- Urinary Retention www.niddk.nih.gov
- Urine and Urination medlineplus.gov
- Urodynamic Testing www.niddk.nih.gov
- Bladder Diseases medlineplus.gov
- Literatür taraması: “overactive bladder antimuscarinic beta3 agonist treatment” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov