Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara Pzt.-Cuma 09.00 – 17.00 · Cmt. 09.00 – 16.00
Prof. Dr. Hasan Biri • Üroloji Uzmanı · Üroonkoloji ve Robotik Cerrahi
Sağlık Rehberi

İdrar Yapamamada Mesane Boşaltılırken Neden Yavaş Davranılır?

İdrar yapamama tablosunda mesanenin neden yavaş boşaltıldığını, idrarda kanamayı, bol idrar çıkışını ve izlenmesi gereken değerleri anlatıyorum.

8 Kasım 2026 Sağlık Rehberi Prof. Dr. Hasan Biri
İdrar yapamama tablosunda mesanenin neden yavaş boşaltıldığını, idrarda kanamayı, bol idrar çıkışını ve izlenmesi gereken değerleri anlatıyorum.

İdrar yapamama tablosunda mesane boşaltılırken yavaş davranılır, çünkü uzun süre gergin kalan mesanenin ani biçimde boşalması üç ayrı soruna yol açabilir. Bu sorunlar idrarda kanama, aşırı idrar çıkışı ve tansiyon düşüklüğü biçiminde ortaya çıkar. Mesane dolu kaldığı sürece duvarındaki küçük damarlar basınç altında sıkışmış hâlde kalır. Basınç ortadan kalktığında bu damarlar aniden genişler ve içlerinden kan sızar. Böbrekler de uzun süren tıkanıklıktan sonra fazla miktarda idrar üretmeye başlayabilir ve karın içi basıncının hızla düşmesi tansiyonu doğrudan etkiler. Bu nedenle sonda takıldıktan sonraki saatler yakından izlenir.

Acil koşullarda bu tabloyla sık karşılaşırım. Hastalar çoğu zaman saatlerdir idrar yapamamış ve dayanılmaz bir kasık ağrısıyla başvurmuş durumda gelir. Sonda takıldığı anda yaşanan rahatlama hem hasta hem de yakınları için belirgin bir kazanım oluşturur. Buna karşılık bu rahatlama, izlemin sona erdiği anlamına gelmez. Bu yazıda hızlı boşaltmanın hangi sorunlara yol açtığını, idrarda kan görülmesinin beklenip beklenmediğini, bol idrar çıkışının ne anlama geldiğini, tansiyonun ve kan değerlerinin neden izlendiğini anlatıyorum. Tablonun nedenleri, belirtileri ve tedavi seçenekleri konusunda ayrıntı gerektiğinde mesanenin dolu kalmasıyla seyreden idrar tıkanıklığı konusundaki sayfa yol gösterir.

İdrar Yapamamada Hızlı Boşaltma Hangi Soruna Yol Açar?

İdrar yapamamada hızlı boşaltma; idrarda kanama, aşırı idrar çıkışı ve tansiyon düşüklüğü olmak üzere üç temel soruna yol açar. Bu üç sorun aynı hastada birlikte de görülebilir. Mesane uzun süre dolu kaldığında duvarı gerilir ve incelir. Gerilmiş duvardaki küçük damarlar basınç altında sıkışır. Basınç birden kalktığında bu damarlar hızla genişler. Genişleme sırasında damar duvarından idrara kan sızar. Bu kanama çoğu zaman hafif seyreder ve kendiliğinden durur. İkinci sorun böbreklerin ani biçimde fazla idrar üretmesidir. Uzun süren tıkanıklık böbreklerin tuz ve su tutma düzenini bozar. Basınç kalktığında böbrekler biriken suyu ve tuzu hızla atmaya başlar. Bu durum vücutta belirgin bir sıvı kaybına yol açabilir. Üçüncü sorun ise tansiyonun düşmesidir. Bu üç sorunun ortak özelliği, mesanedeki basıncın ani biçimde ortadan kalkmasıyla ortaya çıkmalarıdır. Basıncın kademeli olarak düşürülmesi, vücudun bu değişime uyum sağlamasına zaman tanır.

Gergin mesanenin boşalması, karın içindeki basıncı da düşürür. Basınç düşüşü damarların genişlemesine ve kanın alt bölgelerde birikmesine neden olur. Aynı anda sinir sisteminin verdiği yanıt nabzı yavaşlatabilir. Bu tablo baş dönmesi, soğuk terleme ve bayılma hissiyle kendini gösterir. Bu nedenle sonda takılırken hastanın yatar durumda olması istenir. İdrarın kontrollü biçimde boşaltılması da aynı amaca hizmet eder. Bazı merkezlerde sonda hortumu belirli aralıklarla kapatılarak boşalma yavaşlatılır. Bu uygulamanın gerekliliği konusunda görüşler farklılık gösterir. Buna karşılık hastanın yakından izlenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunmaz. İlk saatlerde tansiyon, nabız ve idrar miktarı düzenli olarak kaydedilir. Bu kayıtlar, sorunların erken fark edilmesini sağlar. Boşaltma sırasında idrar tahlili için örnek alınması da bu aşamada yapılır. Alınan örnek, idrar örneğinin ilk basamakta değerlendirildiği tahlil ile incelenerek enfeksiyon ve kanama açısından araştırılır. Örneğin sondadan geçtikten sonra alınması, sonucun yorumlanmasını da kolaylaştırır. Hızlı boşaltmanın yarattığı sorunların hepsi geçici nitelikte kalır ve büyük bölümü izlemle yönetilir. Buna karşılık bu sorunların birlikte ortaya çıktığı hastalarda tablo hızla ağırlaşabilir. Böbrek değerleri yüksek, ileri yaşta ve kalp hastalığı bulunan kişiler bu açıdan daha kırılgan bir grup oluşturur. Bu kişilerde boşaltma sırasında damar yolu açılması ve yakın izleme alınması uygun olur. Boşaltma işlemi öncesinde hastanın son günlerdeki idrar düzenini ayrıntılı biçimde sorarım. Günlerdir azalarak süren bir idrar çıkışı, tıkanıklığın yavaş geliştiğini gösterir. Yavaş gelişen tıkanıklıklarda boşaltma sonrası sorunların olasılığı belirgin biçimde artar. Aniden gelişen tıkanıklıklarda ise izlem çoğu zaman birkaç saatle sınırlı kalır. Boşaltma öncesinde mesanede biriken idrar miktarının ultrasonla ölçülmesi de izlem planını biçimlendirir. Ölçülen hacim yüksek bulunduğunda hasta baştan yakın izleme alınır.

İdrar Yapamamadan Sonra İdrarda Kan Görülmesi Beklenir mi?

İdrar yapamamadan sonra idrarda kan görülmesi beklenen bir durumdur ve hastaların önemli bir bölümünde ortaya çıkar. Kanama çoğu zaman sonda takıldıktan sonraki ilk saatlerde başlar. İdrarın rengi önce pembeleşir, ardından kendiliğinden açılmaya başlar. Bu tablo mesane duvarındaki damarların ani genişlemesiyle açıklanır. Kanamanın kaynağı böbrekler değil, mesane duvarının kendisidir. Bu nedenle tabloya yan ağrısı eşlik etmez. Kanama çoğu hastada bir ile iki gün içinde durur. Bol sıvı alınması idrarın berraklaşmasını hızlandırır. Sondanın yerinde kalması da kanın dışarı atılmasını sağlar. Pıhtıların mesanede birikmesi ise ayrı bir sorun yaratır. Biriken pıhtı sondayı tıkayarak yeniden idrar birikmesine yol açar. Bu nedenle sonda çıkışındaki akışın sürekliliği yakından izlenir. Akışın durması durumunda hastanın yeniden kasık ağrısı tarif etmesi beklenir. Böyle bir şikâyet ortaya çıktığında sonda vakit kaybedilmeden değerlendirilir.

Kanamanın koyulaşması ya da uzaması ek değerlendirme gerektirir. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda kanama daha uzun sürebilir. Bu hastalarda ilaç düzeninin gözden geçirilmesi gerekir. Mesanede taş ya da tümör bulunan hastalarda da kanama belirginleşir. Bu nedenle kanaması geçmeyen hastalarda görüntüleme yapılır. Kameralı inceleme, kanamanın kaynağını doğrudan gösterir. İdrar yapamama tablosu düzeldikten sonra da idrarda kan sürebilir. Böyle bir durumda kanamanın tıkanıklıktan bağımsız bir nedeni araştırılır. Sigara öyküsü bulunan kişilerde bu araştırma daha geniş tutulur. Kanamanın yanında ağrı sürüyorsa farklı bir tablo akla gelir. Mesane dolarken artan ve boşalınca hafifleyen ağrı, dolma sırasında ağrının belirginleştiği kronik mesane sorunu açısından değerlendirilir. Bu ayrım, tedavi yönünü tümüyle değiştirir. Hastaya kanamanın ne kadar süreceğini ve hangi durumda başvurması gerektiğini yazılı olarak veririm. Koyu kırmızı idrar, pıhtı gelmesi ve sondanın akmaması bu listede yer alır. Kanama nedeniyle paniğe kapılan hastaların sayısı oldukça fazladır. Az miktarda kanın büyük miktarda idrarı kırmızıya boyadığını anlatmak bu kaygıyı azaltır. İdrarın rengine bakarak kanama miktarını tahmin etmek doğru bir yöntem oluşturmaz. Kanamanın gerçek düzeyi kan sayımıyla değerlendirilir. Kan değerlerinde belirgin düşüş görülmeyen hastalarda kanama çoğu zaman sınırlı kalır. Sondalı dönemde mesanenin yıkanması gerektiğinde bu işlem serum fizyolojik ile yapılır. Yıkama, pıhtıların temizlenmesini ve sondanın yeniden çalışmasını sağlar. Yıkamaya rağmen akışın sağlanamadığı durumlarda sonda değiştirilir. Kanaması süren hastalarda daha kalın kanallı bir sonda tercih edilir. Bu tür bir sonda, pıhtıların dışarı atılmasını belirgin biçimde kolaylaştırır.

İdrar Yapamamadan Sonra Bol İdrar Çıkışı Ne Anlama Gelir?

İdrar yapamamadan sonra bol idrar çıkışı, böbreklerin tıkanıklık döneminde biriken suyu ve tuzu hızla atması anlamına gelir. Bu tablo tıkanıklık sonrası idrar artışı olarak adlandırılır. Uzun süre yüksek basınç altında kalan böbrekler su tutma yeteneğini geçici olarak yitirir. Basınç kalktığında idrar miktarı saatler içinde belirgin biçimde artar. Bu artış çoğu hastada bir iki gün sürer ve kendiliğinden geriler. Buna karşılık bazı hastalarda idrar miktarı tehlikeli bir düzeye ulaşır. Böyle hastalarda sıvı kaybı ve tuz dengesizliği gelişir. Bu nedenle sonda takıldıktan sonra idrar miktarı saat başı ölçülür. Ölçüm, kaybın yerine konup konmayacağını belirler. Kaybın bir bölümü ağızdan sıvı alınarak karşılanır. Ağızdan yeterli sıvı alamayan hastalarda damardan destek verilir. Desteğin miktarı, idrar çıkışına ve kan değerlerine göre ayarlanır. Bu düzenleme, kaybedilen sıvının tamamının değil, belirli bir bölümünün yerine konması ilkesine dayanır. Kaybın tümüyle karşılanması, böbreklerin idrar üretimini sürdürmesine ve tablonun uzamasına neden olur.

Bol idrar çıkışının her hastada görülmediğini de belirtmek gerekir. Kısa süreli tıkanıklık yaşayan hastalarda bu tablo beklenmez. Yavaş gelişen ve aylarca süren tıkanıklıklarda ise olasılık artar. Böbrek değerleri yüksek bulunan hastalarda risk daha da yükselir. Bu hastaların ilk geceyi hastanede geçirmesi uygun olur. İdrar miktarının yanında hastanın kilosu da izlenebilir. Ani kilo kaybı, sıvı kaybının somut bir göstergesini oluşturur. Ağız kuruluğu, baş dönmesi ve halsizlik de aynı tabloya işaret eder. Destek verilirken aşırıya kaçılması ise ayrı bir sorun yaratır. Gereğinden fazla sıvı verilmesi idrar artışının uzamasına neden olur. Bu nedenle destek miktarı sabit tutulmaz ve saat başı yeniden hesaplanır. İdrar miktarı normale döndüğünde destek kademeli olarak azaltılır. Bu dönem atlatıldığında böbrek işlevleri çoğu hastada toparlanır. Toparlanmanın derecesi, tıkanıklığın ne kadar sürdüğüyle yakından ilişkilidir. Bol idrar çıkışı yaşayan hastalara bu durumun geçici olduğunu baştan anlatırım. Gece boyunca birkaç kez tuvalete kalkmak zorunda kalan hastalar bu dönemde yorgunluk tarif eder. Sondalı hastalarda ise idrar torbasının sık boşaltılması gerekir. Torbanın taşması, idrarın geri kaçmasına ve enfeksiyon olasılığının artmasına yol açar. Bu nedenle gece için daha büyük hacimli bir torba kullanılması uygun olur. Evine gönderilen hastalardan günlük idrar miktarını yazmalarını isterim. Yazılı kayıt, kontrol görüşmesinde tablonun seyrini gösteren en somut veriyi oluşturur. İdrar miktarının aniden azalması ise yeni bir tıkanıklığı düşündürür. Sondalı hastalarda bu azalma çoğu zaman sondanın tıkanmasından kaynaklanır. Sondasız izlenen hastalarda ise tablonun yeniden geliştiği akla gelir.

İdrar Yapamamadan Sonra Tansiyon Neden İzlenir?

İdrar yapamamadan sonra tansiyon izlenir, çünkü mesanenin boşalması hem ani hem de gecikmiş bir düşüşe yol açabilir. Ani düşüş, sonda takıldığı sırada ortaya çıkar. Gergin mesanenin boşalmasıyla karın içi basıncı hızla azalır. Damarların genişlemesi kalbe dönen kan miktarını düşürür. Sinir sisteminin verdiği yanıt nabzı da yavaşlatabilir. Bu iki etki birleştiğinde hasta bayılma hissi yaşayabilir. Bu nedenle sonda takılırken hasta yatar durumda tutulur. İşlemden sonra birkaç dakika ayağa kalkılmaması istenir. Gecikmiş düşüş ise saatler sonra ortaya çıkar. Bu düşüşün nedeni idrarla kaybedilen sıvı ve tuzdur. Kayıp yerine konmadığında tansiyon giderek geriler. İleri yaştaki hastalarda bu tablo daha belirgin seyreder. Yaşla birlikte damarların basınç değişimlerine verdiği yanıt zayıflar. Aynı hastalarda eşlik eden kalp hastalıkları da uyum yeteneğini sınırlandırır.

Tansiyon ilacı kullanan hastalarda risk ayrıca yükselir. Bu hastalarda ilaç dozunun geçici olarak azaltılması gündeme gelir. Karar, ilacı reçete eden hekimle birlikte verilir. Kalp yetmezliği bulunan hastalarda denge daha dikkatli kurulur. Bu hastalarda hem sıvı kaybı hem de fazla sıvı yüklenmesi sorun yaratır. Tansiyonun yanında nabız ve solunum sayısı da kaydedilir. Ateşin eşlik etmesi, enfeksiyonun tabloya katıldığını düşündürür. Enfeksiyonla birlikte gelişen tansiyon düşüklüğü acil değerlendirme gerektirir. Bu nedenle ilk saatlerde ölçümler kısa aralıklarla yinelenir. Ölçüm aralığı, değerler kararlı seyrettikçe açılır. Evine gönderilen hastalara tansiyonu evde de ölçmelerini söylerim. Baş dönmesi ve halsizlik yaşandığında başvurulması gerektiğini ayrıca yazarım. Ayağa kalkarken yavaş davranılması, ilk günlerde yaşanan baş dönmesini azaltır. Yataktan kalkmadan önce birkaç saniye oturur durumda beklemek bu geçişi kolaylaştırır. Tansiyonu düşük seyreden hastalarda tuz kısıtlamasının geçici olarak gevşetilmesi gündeme gelir. Bu düzenleme, kalp ve böbrek durumu değerlendirildikten sonra yapılır. Evde ölçülen değerlerin bir çizelgeye yazılması, ilaç düzenlemesini kolaylaştırır. Çizelgede ölçüm saatinin de belirtilmesi gerekir. Sabah ve akşam ölçümleri arasındaki fark, doz değişikliği kararında yol gösterir. Tansiyon değerleri birkaç gün içinde kararlı hâle geldiğinde ilaçlar önceki düzenine döndürülür. Ölçüm için kullanılan cihazın kol çevresine uygun olması da sonucun güvenilirliğini etkiler. Ölçümden önce birkaç dakika oturur durumda dinlenilmesi gerekir.

İdrar Yapamamadan Sonra Kan Değerleri Neden Kontrol Edilir?

İdrar yapamamadan sonra kan değerleri, böbrek işlevlerinin ne kadar etkilendiğini ve tuz dengesinin bozulup bozulmadığını göstermek için kontrol edilir. Tıkanıklık, böbreklerden gelen idrarın geri basınç yapmasına neden olur. Bu basınç böbrek dokusunun süzme işlevini yavaşlatır. Kanda üre ve kreatinin değerleri bu nedenle yükselir. Yükselmenin derecesi tıkanıklığın süresiyle yakından ilişkilidir. Sonda takıldıktan sonra bu değerler günler içinde geriler. Gerilemenin hızı, böbreklerin ne ölçüde toparlandığını gösterir. Değerlerin gerilemediği hastalarda ek bir böbrek sorunu araştırılır. Potasyum düzeyi de aynı örnekte ölçülür. Tıkanıklık sırasında potasyum yükselebilir ve kalp ritmini etkileyebilir. Bol idrar çıkışı döneminde ise potasyum hızla düşebilir. Bu nedenle ölçüm bir kez değil, aralıklarla yinelenir.

Sodyum düzeyi, sıvı dengesinin izlenmesinde yol gösterir. Kan sayımı ise enfeksiyon ve kansızlık açısından değerlendirilir. Uzun süren tıkanıklıkta hafif bir kansızlık görülebilir. Erkeklerde PSA ölçümü, tıkanıklık döneminde yanıltıcı sonuç verir. Mesanenin aşırı gerilmesi ve sonda takılması PSA değerini yükseltir. Bu nedenle PSA ölçümünü birkaç hafta sonraya bırakırım. Kan değerleri, tıkanıklığın nedenine yönelik planı da biçimlendirir. Böbrek değerleri yüksek seyreden hastalarda girişim daha erken planlanır. Prostat büyümesine bağlı tıkanıklıklarda cerrahi seçenek gündeme gelir. Bu girişimden sonra meninin mesaneye kaçması sık görülen bir değişiklik oluşturur. Çocuk isteği bulunan erkeklerde bu durum boşalmadan hemen sonra verilen örnekte sperm araştırılması ile değerlendirilir. Kan değerlerinin düzenli izlenmesi, bütün bu kararların dayanağını oluşturur. Tahlillerin hangi aralıklarla yineleneceğini taburculuk yazısında belirtirim. Hastanın sonuçları bir dosyada toplaması da izlemi kolaylaştırır. Kan değerlerinin ilk ölçümde çok yüksek bulunması, kalıcı bir böbrek hasarı anlamına gelmez. Tıkanıklık giderildikten sonra değerlerin nereye kadar gerilediği asıl belirleyici ölçütü oluşturur. Bu nedenle ilk sonuca bakarak uzun dönem yorumu yapmaktan kaçınırım. Değerlerin gerilemesi bazı hastalarda haftalar sürebilir. Bu süre boyunca ilaç dozlarının böbrek değerlerine göre ayarlanması gerekir. Böbrekten atılan ilaçların dozu bu dönemde ayrıca gözden geçirilir. Şeker hastalığı bulunan kişilerde kullanılan bazı ilaçların geçici olarak kesilmesi gündeme gelir. Bu karar, böbrek değerlerinin seyrine göre ilgili hekimle birlikte verilir. Görüntüleme için kontrast madde gerektiğinde de böbrek değerleri ayrıca değerlendirilir. Ağrı kesici seçiminde de böbrekleri zorlayan ürünlerden kaçınılır. Hastaların kullandığı tüm ilaçları tek listede toplamak bu düzenlemeyi kolaylaştırır. Listenin her kontrol görüşmesinde güncellenmesi de izlemin sürekliliğini sağlar.

İdrar yapamama tablosunda mesanenin yavaş ve kontrollü boşaltılması, ilk saatlerde yaşanabilecek sorunları azaltır. Mesane duvarındaki damarların ani genişlemesi idrarda kanamaya yol açar ve bu kanama çoğu hastada kendiliğinden durur. Böbreklerin biriken suyu hızla atması bol idrar çıkışına neden olur ve sıvı desteği bu dönemde ölçülerek verilir. Tansiyonun hem sonda takılırken hem de sonraki saatlerde izlenmesi gerekir. Kan değerlerinin aralıklarla kontrol edilmesi ise böbreklerin toparlanmasını ve tedavi planını birlikte gösterir. Bu izlem basamaklarının eksiksiz yürütülmesi, rahatlamanın ardından gelen saatlerin sorunsuz geçmesini sağlar.

Merak Edilenler
1 İdrar Yapamama Nedeniyle Takılan Sonda Ne Kadar Süre Kalır?
Sonda süresi çoğu hastada birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişir. Süreyi belirleyen etken, tıkanıklığın nedeninin ne kadar sürede giderilebildiğidir. Mesanenin aşırı gerildiği hastalarda kasın toparlanması için daha uzun bir süre gerekebilir. Sonda çıkarma denemesi, tıkanıklığa yönelik tedavi başlandıktan sonra planlanır.
2 Sonda Çıkarıldıktan Sonra İdrar Yapamama Yeniden Gelişir mi?
Sonda çıkarıldıktan sonra hastaların bir bölümünde tablo yeniden ortaya çıkar. Bu olasılık, mesanede biriken idrar miktarı fazla olan hastalarda daha yüksektir. Deneme öncesinde tıkanıklığa yönelik ilaç tedavisinin başlatılması bu riski azaltır. Yeniden idrar yapamayan hastalarda cerrahi seçenek gündeme gelir.
3 Mesaneden Boşaltılan İdrar Miktarı Ne Kadar Olabilir?
Boşaltılan miktar kişiden kişiye belirgin biçimde değişir. Kısa süreli ataklarda yarım litreye yakın bir hacim görülür. Aylarca süren yavaş tıkanıklıklarda ise birkaç litreye ulaşan hacimlerle karşılaşılabilir. Boşaltılan miktarın fazla olması, sonrasındaki izlemin daha yakın yürütülmesini gerektirir.
4 İdrar Yapamama Atağından Sonra Enfeksiyon Riski Artar mı?
Mesanede uzun süre bekleyen idrar bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırır. Sonda takılması da idrar yolunu dış ortama açtığı için ek bir risk oluşturur. Bu nedenle ateş ve idrarda bulanıklık açısından izlem sürdürülür. Sondalı dönemde bol su içilmesi ve bakım kurallarına uyulması riski azaltır.
5 İdrar Yapamama Yaşayan Kişi Aynı Gün Evine Gönderilir mi?
Genel durumu iyi olan ve kan değerleri normal seyreden hastaların çoğu aynı gün evine gönderilir. Böbrek değerleri yüksek bulunan, bol idrar çıkışı gelişen ya da tansiyonu düşen hastalarda izlem sürdürülür. Ateş ve enfeksiyon bulgusu bulunan hastalarda yatış tercih edilir. Karar, ilk saatlerdeki ölçümlere göre verilir.
6 Mesane Kası Uzun Süren Tıkanıklıktan Sonra Toparlanır mı?
Aşırı gerilen mesane kası bir süre yeterince kasılamaz. Bu durum sonda çıkarıldıktan sonra idrarın tam boşalamamasına yol açabilir. Kasın toparlanması haftalar içinde kademeli olarak gerçekleşir. Uzun yıllar süren tıkanıklıklarda ise toparlanma kısmi kalabilir.
7 İdrar Yapamamadan Sonra Hangi Görüntüleme İstenir?
İlk basamakta böbreklerin ve mesanenin ultrasonla değerlendirilmesi istenir. Bu inceleme böbreklerde şişme olup olmadığını ve mesanede kalan idrar miktarını gösterir. Taş ya da tümör şüphesi doğduğunda tomografi gündeme gelir. Erkeklerde prostat boyutu da aynı incelemede ölçülür.
8 Sonda Takılırken Duyulan Rahatsızlık Nasıl Azaltılır?
İşlem öncesinde idrar kanalına kayganlaştırıcı ve uyuşturucu içeren bir jel uygulanır. Jelin birkaç dakika beklemesi rahatsızlığı belirgin biçimde azaltır. Hastanın derin nefes alması ve kasılmaması da işlemi kolaylaştırır. Darlık nedeniyle sondanın ilerletilemediği durumlarda farklı bir yöntem tercih edilir.
9 İdrar Yapamama Kadınlarda da Görülür mü?
Kadınlarda bu tablo erkeklere göre çok daha seyrek görülür. Kadınlarda en sık neden, sinir sistemini etkileyen hastalıklar ve bazı ilaçların yan etkisidir. Rahim ve çevre organlardaki kitleler de mesane çıkışına baskı yapabilir. Kadınlarda saptanan idrar yapamama tablosu ayrıntılı biçimde araştırılır.
10 İdrar Yapamamadan Sonra Su Tüketimi Kısıtlanmalı mıdır?
Sonda takılı dönemde su tüketiminin kısıtlanması doğru bir yaklaşım oluşturmaz. Yeterli sıvı, idrarın berrak kalmasını ve pıhtı oluşmamasını sağlar. Bol idrar çıkışı yaşanan hastalarda sıvı miktarı ölçüme göre düzenlenir. Kalp yetmezliği bulunan hastalarda ise miktar ilgili hekimle birlikte belirlenir.
11 İdrar Yapamama Atağından Sonra Araç Kullanılabilir mi?
Genel durumu düzelen ve tansiyonu kararlı seyreden hastalar kısa süre içinde araç kullanabilir. Baş dönmesi ve halsizlik süren hastalarda ise bu süre uzar. Ağrı kesici kullanımı da dikkat gerektiren bir başlık oluşturur. Sondayla taburcu edilen hastalarda torbanın güvenli biçimde sabitlenmesi gerekir.
12 Sonda Takılı Kişide Günlük Bakım Nasıl Yapılır?
Sondanın giriş bölgesi her gün su ve sabunla temizlenir. Torbanın mesane düzeyinin altında tutulması, idrarın geri kaçmasını önler. Torba dolmadan boşaltılır ve hortumun katlanmaması sağlanır. Bulanıklık, koku ya da akışın durması durumunda başvurulması gerekir.
13 İdrar Yapamamadan Sonra Kabızlık Neden Önem Kazanır?
Dolu bağırsak mesane çıkışına baskı yaparak boşalmayı güçleştirir. Bu nedenle kabızlık, tablonun yeniden gelişmesine zemin hazırlar. Lifli beslenme ve düzenli yürüyüş bağırsak düzenini destekler. Uzun süren kabızlıkta ek tedavi gündeme gelir.

Kaynakça

Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.

  1. Enlarged Prostate (Benign Prostatic Hyperplasia) National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  2. Prostate Problems National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  3. Enlarged Prostate MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  4. Prostate Diseases MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  5. Urinary Retention National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  6. Urodynamic Testing National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  7. Literatür taraması: “benign prostatic hyperplasia surgical treatment outcomes” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
Tıbbi inceleme: Yayımlanma tarihi: 8 Kasım 2026
Tıbbi İkinci Görüş

Elinizdeki raporlar için ikinci bir değerlendirme

Daha önce yapılmış tetkik ve raporlarınızla ilgili ikinci görüş almak isterseniz, muayene randevusu oluşturabilirsiniz. Randevu günü ve saati sekreterlik tarafından telefonla belirlenir.

Hemen Ara WhatsApp Randevu Al