Cinsel isteksizlikte hangi hormonların incelendiğini, tiroit ve süt hormonunun payını ve testler normalken sürdürülen değerlendirmeyi anlatıyorum. İlaç etkilerini de ayrıca ele alıyorum.
Cinsel isteksizlik erkeklerde hormon bozukluklarıyla ilgili olabilir, ancak her isteksizliğin altında bir hormon sorunu bulunmaz. Hormon kaynaklı tabloların başında erkeklik hormonunun yetersizliği gelir. Süt hormonunun yüksekliği ve tiroit bezinin az ya da çok çalışması da isteği baskılayan diğer hormonal nedenler arasında yer alır. Buna karşılık isteksizlik yaşayan erkeklerin önemli bir bölümünde hormon değerleri normal bulunur. Bu erkeklerde uyku düzeni, ruhsal durum, ilişki dinamikleri ve kullanılan ilaçlar öne çıkar. Bu nedenle değerlendirmeyi hormon testleriyle sınırlı tutmam.
İstek azalması, erkeklerin dile getirmekte en çok zorlandığı şikâyetlerden biridir. Şikâyet çoğu zaman aylarca beklendikten sonra ve başka bir sorun bahane edilerek açılır. Oysa nedeni bulunabilen ve düzeltilebilen bir tablo söz konusudur. İlk görüşmede şikâyetin ne zaman başladığını, eşlik eden belirtileri ve günlük yaşamdaki karşılığını ayrıntılı olarak sorgularım. Bu yazıda hangi hormonların incelendiğini, erkeklik hormonu dışında hangi bozuklukların arandığını, tiroit hastalıklarının payını, süt hormonu yüksekliğinin etkisini ve değerler normalken süren isteksizliğin nasıl ele alındığını anlatıyorum. Ölçümün hangi koşullarda yapıldığı konusunda ayrıntı gerektiğinde sabah saatlerinde alınan kan örneğiyle hormon ölçümü konusundaki sayfa yol gösterir.
Cinsel İsteksizlikte Hangi Hormonlar İncelenir?
Cinsel isteksizlikte ilk olarak sabah saatlerinde ölçülen erkeklik hormonu, ardından süt hormonu ve tiroit hormonları incelenir. Bu üç başlık, isteği doğrudan baskılayan hormon bozukluklarının büyük bölümünü kapsar. Erkeklik hormonu, cinsel isteğin oluşmasında ve sürdürülmesinde temel rol oynar. Düzeyi düştüğünde istek azalır, sertleşme güçleşir ve genel enerji de geriler. Ölçüm sabah saatlerinde ve tercihen aç karnına yapılır. Gün ilerledikçe değer düştüğü için öğleden sonra alınan örnek yanıltıcı olabilir. Sınırda ya da düşük bulunan değerler farklı bir günde tekrarlanır. İki ölçümde de düşük değer bulunması ve yakınmaların buna uyması tanıyı destekler. Süt hormonu, hem erkeklik hormonunu düşürerek hem isteği doğrudan baskılayarak etki gösterir. Tiroit hormonları ise vücudun genel çalışma hızını belirlediği için isteği dolaylı yoldan etkiler.
İlk ölçümlerde saptanan bir bozukluk varsa inceleme genişler. Erkeklik hormonu düşük bulunan erkeklerde beyindeki bezden salgılanan uyarıcı hormonlar da ölçülür. Bu hormonların yüksek bulunması sorunun testis kaynaklı olduğunu düşündürür. Düşük ya da normal bulunması ise beyindeki merkezden kaynaklanan bir sorunu akla getirir. Ayrım, tedavinin yönünü doğrudan belirlediği için önemlidir. Süt hormonu yüksek bulunan erkeklerde ölçüm sakin koşullarda tekrarlanır. Kilo fazlalığı olan erkeklerde hormonu bağlayan taşıyıcı protein de değerlendirilebilir. Taşıyıcı protein değiştiğinde toplam değer yanıltıcı olabilir ve serbest ölçüm gündeme gelir. Şeker hastalığı ve uyku apnesi bulunan erkeklerde bu tablo daha sık görülür. Sonuçların tamamı yakınmalarla birlikte yorumlanır. Kan örneğinin verildiği saat de rapora yazılır. Bu bilgi, sonucun doğru değerlendirilmesini sağlar.
- sabah saatlerinde ölçülen erkeklik hormonu
- süt hormonu düzeyi
- tiroit bezinin çalışmasını gösteren hormonlar
- gerekli görüldüğünde beyindeki bezden salgılanan uyarıcı hormonlar
- kan sayımı, kan şekeri ve kolesterol değerleri
Test sonuçlarının yorumlanmasında yaş da dikkate alınır. Erkeklik hormonu yaş ilerledikçe yavaş yavaş azalabilir. Bu azalma her erkekte yakınma yaratmaz ve tek başına tedavi gerektirmez. Laboratuvar değeri düşük bulunan, ancak hiçbir yakınması olmayan bir erkekte tedaviye başlanmaz. Tersine, değeri normal sınırların alt ucunda bulunan ve belirgin yakınması olan bir erkekte durum yeniden ele alınır. Bu nedenle sayıları tek başına karar ölçütü olarak kullanmam. Değerlerin ölçüldüğü laboratuvarın referans aralığı da gözden geçirilir. Farklı laboratuvarların yöntemleri arasındaki küçük farklar sonuçlara yansıyabilir. Tekrarlanan ölçümlerin aynı laboratuvarda yapılması karşılaştırmayı kolaylaştırır.
Cinsel İsteksizlikte Testosteron Dışında Hangi Bozukluklar Aranır?
Cinsel isteksizlikte erkeklik hormonu dışında kansızlık, gizli seyreden şeker hastalığı, böbrek ve karaciğer hastalıkları, uyku apnesi ve ilaç etkileri aranır. Bu başlıkların her biri isteği azaltabilen ve sık karşılaşılan durumlardır. Kansızlık, halsizlik ve çabuk yorulma yoluyla isteği belirgin biçimde geriletir. Basit bir kan sayımı bu tabloyu ortaya koyar. Gizli seyreden şeker hastalığı hem damar hem sinir düzeyinde etki yaratır. Açlık kan şekeri ve son aylardaki şeker ortalaması bu nedenle istenir. Böbrek ve karaciğer hastalıkları vücudun genel dengesini bozarak isteği azaltır. Uyku apnesi, gece boyunca tekrarlayan solunum duraklamalarıyla hem hormon üretimini hem gündüz enerjisini düşürür. Horlama ve gündüz uykululuk tarifleyen erkeklerde uyku incelemesi önerilir. Kullanılan ilaçlar da bu listede önemli bir yer tutar.
- kansızlık ve genel kan sayımı bulguları
- gizli seyreden şeker hastalığı
- böbrek ve karaciğer işlev bozuklukları
- uykuda tekrarlayan solunum duraklamaları
- isteği baskılayan ilaç ve takviyeler
İlaçların isteği azaltan etkisi çoğu zaman gözden kaçar. Ruhsal şikâyetler için kullanılan bazı ilaçlar isteği belirgin biçimde baskılar. Güçlü ağrı kesiciler ve kortizon içeren tedaviler hormon üretimini azaltır. Prostat büyümesinde kullanılan bazı ilaçlar da aynı yönde etki gösterebilir. Kas geliştirmek amacıyla dışarıdan alınan hormonlar vücudun kendi üretimini baskılar. Bu ürünlerin bırakılmasından sonra isteksizlik aylarca sürebilir. Aşırı alkol tüketimi testislerdeki üretimi doğrudan azaltır. Uzun süreli ve aşırı kalori kısıtlaması da aynı sonucu doğurur. Bu nedenle kullanılan bütün ilaçları ve takviyeleri yazılı olarak isterim. Listenin eksiksiz olması, gereksiz hormon incelemelerini de önler.
Ruhsal nedenler bu bölümün ayrı bir başlığını oluşturur. Depresyon, isteksizliğin en sık rastlanan nedenlerinden biridir. Kaygı bozuklukları ve uzun süren iş stresi de benzer bir etki yaratır. Eşle yaşanan iletişim güçlüğü ve çözülmemiş anlaşmazlıklar isteği hızla geriletir. Bu durumlarda hormon değerleri çoğu zaman normal bulunur. Geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler de tabloya katkıda bulunabilir. Hastanın isteksizliği yalnız eşiyle mi yoksa her koşulda mı yaşadığını sorgularım. Yanıt, ruhsal ve bedensel nedenlerin ayrımında yol gösterir. Erkeklik hormonunun düşük bulunduğu ve yakınmaların buna uyduğu erkeklerde ise erkeklik hormonunun yetersiz üretilmesi başlığı öne çıkar.
Bu bölümdeki araştırmayı basit ve kolay ulaşılan testlerle başlatırım. Kan sayımı, kan şekeri, böbrek ve karaciğer değerleri tek bir örnekte çalışılır. Sonuçlar çoğu zaman aynı gün ya da ertesi gün çıkar. Bu testlerde saptanan bir bozukluk varsa öncelik o tabloya verilir. Kansızlığın nedeni ayrıca araştırılır ve gerektiğinde dahiliye görüşü alınır. Kan şekeri yüksek bulunan erkeklerde beslenme düzeni ve hareket alışkanlığı yeniden ele alınır. Uykuda solunum duraklaması düşünülen erkeklerde inceleme göğüs hastalıkları ile birlikte yürütülür. Bu adımların tamamlanması, gereksiz hormon tedavilerinin önüne geçer. Saptanan bozukluklar düzeltildikten sonra yakınma yeniden değerlendirilir. Bazı erkeklerde bu aşamada ek bir tedavi gerekmez.
Cinsel İsteksizlik Tiroit Hastalıklarıyla İlişkili midir?
Cinsel isteksizlik tiroit hastalıklarıyla ilişkilidir ve hem az çalışan hem çok çalışan tiroit bezi isteği azaltabilir. Tiroit bezi, vücudun enerji kullanımını ve çalışma hızını düzenleyen hormonları salgılar. Bu hormonların dengesi bozulduğunda cinsel istek de bu dengeden payını alır. Az çalışan tiroit bezinde halsizlik, üşüme, kilo alma ve yavaşlama ön plandadır. Bu erkeklerde istek azalması genel yorgunluğun bir parçası olarak ortaya çıkar. Az çalışan tiroit bezi ayrıca süt hormonunun yükselmesine yol açabilir. Süt hormonunun yükselmesi isteği ayrıca baskılar ve tablo ağırlaşır. Çok çalışan tiroit bezinde ise çarpıntı, huzursuzluk, terleme ve kilo kaybı görülür. Bu erkeklerde uyku bozulur ve isteksizlik bu yoldan gelişir. Aşırı çalışan bezde hormonu bağlayan taşıyıcı protein de artar.
Tiroit kaynaklı isteksizliğin en önemli özelliği tedaviye verdiği yanıttır. Bezin çalışması düzene girdiğinde istek çoğu erkekte kendiliğinden toparlanır. Bu toparlanma birkaç hafta ile birkaç ay arasında bir süre gerektirir. Bu nedenle tiroit bozukluğu saptanan erkeklerde önce bu tedaviyi önceliklendiririm. Hormon desteği ya da baskılayıcı tedavi endokrinoloji ile birlikte düzenlenir. Tedavinin dozu düzene girene kadar yakınmalarda dalgalanma görülebilir. Bu dalgalanmayı hastaya baştan anlatmak kaygıyı azaltır. Tiroit değerleri düzeldikten sonra istek hâlâ geri gelmemişse başka nedenler araştırılır. Bu aşamada erkeklik hormonu ve süt hormonu yeniden ölçülür. İki hormonun birlikte değerlendirilmesi eksik kalan halkayı ortaya çıkarır. Değerlerin tamamı normal bulunursa araştırma ruhsal başlıklarla sürdürülür. Bu sıralama gereksiz ilaç kullanımını da önler.
- az çalışan bezde halsizlik, üşüme ve kilo alma
- çok çalışan bezde çarpıntı, terleme ve uyku bozukluğu
- boyunda dolgunluk ya da yutkunmada güçlük
- saç dökülmesi ve ciltte kuruluk
Tiroit bozukluğu olan erkeklerde muayene de bilgi verir. Boyunda bezin büyümesi elle değerlendirilir. Nabız hızı, cilt nemi ve el titremesi tabloyu destekleyen bulgular arasında yer alır. Ailesinde tiroit hastalığı bulunan erkeklerde olasılık artar. Daha önce boyun bölgesine ışın tedavisi almış erkeklerde de inceleme genişletilir. Bu bulguların hiçbirinin bulunmadığı erkeklerde bile ilk değerlendirmede tiroit testi isterim. Testin maliyeti düşüktür ve sonucu hızlı çıkar. Gözden kaçan bir tiroit bozukluğu ise aylarca süren gereksiz bir arayışa yol açar. Tiroit değerleri normal bulunan erkeklerde bu başlık kapatılır. Araştırma bundan sonra diğer başlıklarla sürdürülür.
Cinsel İsteksizlik Süt Hormonu Yüksekliğinde Neden Görülür?
Cinsel isteksizlik süt hormonu yüksekliğinde görülür, çünkü bu hormon hem erkeklik hormonunun üretimini baskılar hem beyindeki istek merkezlerini doğrudan etkiler. Süt hormonu, beynin alt bölümündeki bezden salgılanır ve normalde düşük düzeyde bulunur. Düzeyi yükseldiğinde testisleri uyaran hormonların salgısı azalır. Uyarı azaldığı için testislerde erkeklik hormonu üretimi düşer. Bu nedenle süt hormonu yüksek olan erkeklerde ölçülen erkeklik hormonu da çoğu zaman düşük bulunur. Hormonun doğrudan etkisi ise erkeklik hormonundan bağımsız biçimde isteği azaltır. Bazı erkeklerde erkeklik hormonu normal olsa bile istek belirgin biçimde geriler. Yükseklik ayrıca sertleşme güçlüğü ve sperm sayısında azalma yaratabilir. Meme dokusunda büyüme ve nadiren meme başından akıntı görülebilir. Bu bulgular tabloyu tamamlayan önemli ipuçlarıdır.
Süt hormonu yüksekliğinin nedenleri araştırılırken önce basit durumlar dışlanır. Kan alma sırasında yaşanan gerginlik ve iğne korkusu değeri geçici olarak yükseltebilir. Yoğun egzersiz, uykusuzluk ve göğüs duvarının uyarılması da aynı etkiyi yaratır. Bu nedenle ilk yüksek değer sakin koşullarda tekrarlanır. Kullanılan bazı ilaçlar süt hormonunu yükselten en sık nedenlerden biridir. Az çalışan tiroit bezi de listenin başında yer alır. Böbrek yetmezliği ve karaciğer hastalıkları da değeri yükseltebilir. Bu nedenler dışlandığında beyindeki bezde iyi huylu bir kitle araştırılır. Belirgin yükseklik saptanan erkeklerde bezin manyetik rezonans görüntülemesi istenir. Tedavi, saptanan nedene göre planlanır ve çoğu erkekte ağızdan alınan bir tedaviyle değer düşürülür.
Süt hormonu düzene girdiğinde isteğin geri gelmesi çoğu zaman kademeli olur. İlk toparlanma birkaç hafta içinde fark edilir. Tam düzelme ise birkaç ay sürebilir. Bu süre boyunca hastanın tedaviyi aksatmaması gerekir. Değer normale döndüğü hâlde istek geri gelmeyen erkeklerde ek nedenler aranır. Uzun süren yükseklik dönemlerinde kemik yoğunluğu da etkilenebilir. Bu nedenle uzun süreli tabloda kemik ölçümü gündeme gelir. Tedavi sırasında düzenli aralıklarla kontrol ölçümü yapılır. Kitle saptanan erkeklerde görüntüleme de belirli aralıklarla tekrarlanır.
Süt hormonu yüksekliği bulunan erkeklerde eşlik eden belirtileri de sorgularım. Baş ağrısı ve görme alanında daralma beyindeki bezle ilgili bir kitleyi düşündürür. Bu belirtilerin varlığında görüntüleme beklemeden istenir. Göz hekimi tarafından yapılan görme alanı incelemesi de değerlendirmeye eklenir. Kitle saptanan erkeklerde tedavi endokrinoloji ile birlikte yürütülür. Cerrahi girişim yalnız seçilmiş durumlarda gündeme gelir. Çoğu erkekte ağızdan alınan tedavi hem değeri düşürür hem kitleyi küçültür. Tedavi süresi kişiden kişiye değişir ve düzenli kontrol gerektirir.
Hormon Değerleri Normalken Süren Cinsel İsteksizlik Nasıl Değerlendirilir?
Hormon değerleri normalken süren cinsel isteksizlik, ruhsal durum, uyku düzeni, ilişki dinamikleri ve yaşam koşulları üzerinden değerlendirilir. Bu erkeklerde asıl neden çoğu zaman laboratuvar dışında bulunur. İlk basamakta depresyon ve kaygı bozukluğu açısından sorgulama yaparım. İsteksizliğin yanında keyif alamama, uyku bozukluğu ve iştah değişikliği varsa ruhsal bir tablo öne çıkar. İkinci basamakta uyku süresi ve kalitesi ele alınır. Kronik uykusuzluk isteği doğrudan geriletir ve hormon değerleri normal olsa bile tabloyu açıklar. Üçüncü basamakta iş yükü, maddi kaygılar ve günlük stres düzeyi değerlendirilir. Dördüncü basamakta eşle ilişki ve iletişim biçimi konuşulur. Uzun süren çözülmemiş anlaşmazlıklar isteği hızla azaltır. Beşinci basamakta ise kullanılan ilaçlar bir kez daha gözden geçirilir.
Bu değerlendirmenin nasıl yürütüldüğü de sonucu etkiler. Görüşmenin acele edilmeden ve rahat bir ortamda yapılması gerekir. Sorular yargılayıcı olmadan ve kişinin kendi ifadelerine yer bırakarak sorulur. Mümkün olduğunda eşin de sürece katılması tabloyu netleştirir. İsteksizliğin her koşulda mı yoksa yalnız belirli durumlarda mı yaşandığı önemli bir ayrımdır. Kendi kendine uyarıyla istek oluşan erkeklerde neden daha çok ilişki içindedir. Hiçbir koşulda istek oluşmayan erkeklerde ise bedensel nedenler yeniden gözden geçirilir. Bu erkeklerde ölçümler birkaç ay sonra tekrarlanır. Arada geçen sürede uyku ve beslenme düzeninde yapılan değişiklikler değerlendirilir. Değerler yeniden sınırda bulunursa eksik hormonun dışarıdan tamamlanması gündeme gelebilir.
- ruhsal durum ve keyif alma kapasitesi
- uyku süresi ile uyku kalitesi
- iş yükü ve günlük stres düzeyi
- eşle iletişim ve ilişki dinamikleri
- kullanılan ilaçların ve takviyelerin tam listesi
Bu grupta tedavi planı çoğu zaman birden çok başlıktan oluşur. Cinsel terapi ve çift terapisi seçilmiş erkeklerde belirgin katkı sağlar. Ruhsal tablo saptanan erkeklerde psikiyatri desteği sürece eklenir. İlaç kaynaklı bir etki düşünülüyorsa tedaviyi düzenleyen hekimle görüşülerek değişiklik planlanır. Uyku apnesi saptanan erkeklerde bu tedavinin düzene girmesi isteği de olumlu etkiler. Düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve alkolün azaltılması tamamlayıcı adımlar arasında yer alır. Sabırlı olunması gerektiğini hastaya baştan anlatırım. Sonuç çoğu erkekte tek bir adımla değil, adımların birikmesiyle alınır. Kontrol görüşmelerinde ilerlemeyi somut sorularla ölçerim. İlk kontrolü birkaç hafta sonraya planlarım. Sonraki görüşmelerde aralık kademeli olarak açılır.
Erkeklerde istek azalmasının hormonlarla ilişkisi gerçektir, ancak tablo yalnız hormonlarla açıklanmaz. İlk değerlendirmede erkeklik hormonu, süt hormonu ve tiroit hormonlarının ölçülmesi doğru bir başlangıç oluşturur. Ölçümlerin sabah saatlerinde yapılması ve sınırda değerlerin tekrarlanması yanlış tanıyı önler. Değerler normal bulunduğunda uyku, ruhsal durum, ilaçlar ve ilişki dinamikleri ayrıntılı biçimde ele alınır. Nedenin doğru belirlenmesi, gereksiz hormon tedavilerinin önüne geçer ve şikâyetin gerçekten düzelmesini sağlar.
1 Cinsel İsteksizlik Sertleşme Sorunuyla Aynı Şey midir?
2 İstek Azalması Yaşın Doğal bir Sonucu mudur?
3 Kan Verme Saati Hormon Sonucunu Ne Kadar Değiştirir?
4 İsteksizlik İçin Takviye Ürünler Kullanılabilir mi?
5 Eşin Görüşmeye Katılması Gerekli midir?
6 Kas Geliştirici Hormon Kullanımı İsteği Nasıl Etkiler?
7 Hormon Tedavisi Başlanan Erkekte İstek Ne Zaman Geri Gelir?
8 İstek Azalması Kısırlıkla İlişkili midir?
9 Kilo Vermek İsteği Artırır mı?
10 Depresyon Tedavisi İsteksizliği Artırabilir mi?
11 Hormon Testleri Ne Sıklıkla Tekrarlanır?
12 Aşırı Alkol Tüketimi İsteği Doğrudan Etkiler mi?
13 Değerlendirme Sırasında Hangi Bilgileri Hazırlamak Gerekir?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Erectile Dysfunction (ED) www.niddk.nih.gov
- Erectile Dysfunction medlineplus.gov
- Sexual Problems in Men medlineplus.gov
- Penile Curvature (Peyronie's Disease) www.niddk.nih.gov
- Penis Disorders medlineplus.gov
- Literatür taraması: “erectile dysfunction phosphodiesterase 5 inhibitor treatment” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
- Literatür taraması: “premature ejaculation management” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov