Böbrek taşının hangi koşullarda kendiliğinden düştüğünü, bu sürecin ne kadar sürdüğünü ve müdahalenin ne zaman gerektiğini anlatıyorum.
Böbrek taşı küçük boyuttaysa çoğu kişide kendiliğinden düşer ve bu düşüş için ek bir girişim gerekmez. Taşın kendiliğinden atılabilmesi, öncelikle boyutuna ve idrar yolundaki yerine bağlıdır. Beş milimetrenin altındaki taşların büyük bölümü idrarla birlikte dışarı atılır. Boyut büyüdükçe düşme olasılığı azalır ve bekleme süresi uzar. Mesaneye yakın yerleşen taşlar, böbreğe yakın olanlara göre daha kolay atılır. Bekleme kararı yalnız taşın özelliklerine değil, kişinin ağrısına, böbrek işlevlerine ve enfeksiyon bulgularına da bağlıdır. Ateşin yan ağrısına eşlik ettiği durumlarda hiç beklenmez. Tek böbreği bulunan kişilerde ve her iki taraf birden tıkandığında da bekleme uygun bir yol olmaz.
Acil servise taş ağrısıyla başvuran kişilerin hemen hepsi aynı soruyu sorar. Bu soru, taşın kendiliğinden düşüp düşmeyeceği ve ne kadar beklemek gerektiğidir. Yanıtı verirken tomografide ölçülen boyuta, taşın bulunduğu düzeye ve böbrekte şişme olup olmadığına bakarım. Bu yazıda düşme süresini, taşın yerinin etkisini, düşmeyi kolaylaştıran ilaçları, hareketin katkısını ve müdahale zamanını anlatıyorum. Taşın nasıl oluştuğu, türleri ve önleme yolları konusunda ayrıntı gerektiğinde böbrekte oluşan taşların genel seyri konusundaki sayfa yol gösterir. Burada ise yalnız bekleme dönemine odaklanıyorum.
Böbrek Taşının Düşmesi Ortalama Ne Kadar Sürer?
Böbrek taşının düşmesi çoğu kişide birkaç günle birkaç hafta arasında değişen bir sürede gerçekleşir. Küçük ve mesaneye yakın taşlar bazen bir hafta dolmadan atılır. Orta büyüklükteki ve böbreğe yakın taşlarda süre dört haftaya kadar uzayabilir. Bekleme süresinin sınırı çoğu kişide dört ile altı hafta arasında tutulur. Bu sürenin aşılması, idrar yolundaki tıkanıklığın böbreğe zarar verme olasılığını artırır. Bekleme boyunca ağrı atakları aralıklarla yinelenebilir ve her atak taşın biraz daha ilerlediğini gösterebilir. Ağrının tümüyle kesilmesi çoğu zaman taşın mesaneye ulaştığını düşündürür. Mesaneye düşen bir taş idrar kanalından kolayca geçer ve fark edilmeden atılabilir. Bu nedenle bekleme döneminde bütün idrarların bir süzgeçten geçirilmesini isterim. Süzgeçte yakalanan taş, içerik analizine gönderilerek türü belirlenir. Ağrının kesilmesi her zaman taşın düştüğü anlamına gelmez, çünkü tıkanıklık uzun sürdüğünde üreter yorulur ve ağrı azalır. Bu ayrım ancak kontrol görüntülemesiyle yapılır. Kontrol görüntülemesini bekleme döneminde belirli aralıklarla tekrarlarım. Görüntüleme aralığı taşın boyutuna ve şikâyetlerin gidişine göre belirlenir. Yeni bir kriz yaşandığında plan beklenmeden güncellenir.
Süreyi belirleyen etkenler kişiden kişiye değişir. Taşın boyutu bu etkenlerin başında gelir ve her milimetrelik artış süreyi belirgin biçimde uzatır. Taşın yüzey yapısı da geçişi etkiler, çünkü pürüzlü yüzeyler kanal duvarına daha çok takılır. Daha önce taş düşürmüş kişilerde üreter bir miktar genişlemiş olduğu için geçiş kolaylaşır. Üreterde daha önce yapılmış bir girişim ya da darlık varsa süre uzar. Bol sıvı alımı idrar akımını artırarak taşın ilerlemesine katkı sağlar. Buna karşın kısa sürede aşırı miktarda su içilmesi, tıkalı böbrekte basıncı yükselterek ağrıyı şiddetlendirir. Bu nedenle sıvının güne yayılarak alınmasını öneririm. Bulantı ve kusma nedeniyle ağızdan sıvı alamayan kişilerde damardan destek gerekir. Bekleme döneminde ateş ölçümünün günde birkaç kez yapılması uygun olur. Taşın tekrar tekrar oluştuğu kişilerde bekleme kararı daha dikkatli verilir ve bu kişilerin izlenme biçimi taşın belirli aralıklarla yeniden oluşması başlığı altında ayrıntılı olarak ele alınır. Bekleme süresinin sonunda taş düşmemişse girişim seçenekleri konuşulur. Bu konuşmayı sürenin dolması beklenmeden, bekleme başlarken yaparım. Bekleme kararının yazılı bir plana bağlanması, kişinin belirsizlik içinde kalmasını önler. Planda kontrol tarihi, hangi bulguda hemen başvurulacağı ve süre sınırı açıkça yer alır. Bu planın bir kopyası kişide kalır. Böylece başka bir merkeze başvurulduğunda da aynı yol izlenir.
Taşın Yeri Düşme Şansını Nasıl Değiştirir?
Taşın yeri düşme şansını boyutundan sonra en çok değiştiren etkendir ve mesaneye yaklaştıkça atılma olasılığı belirgin biçimde artar. Böbreği mesaneye bağlayan üreter, ince ve kaslı bir kanaldır. Bu kanal boyunca üç doğal darlık bölgesi bulunur. Birinci darlık böbrek havuzunun kanala açıldığı noktadadır. İkinci darlık, kanalın karın içindeki büyük damarları çaprazladığı bölgede yer alır. Üçüncü darlık ise kanalın mesane duvarına girdiği yerde bulunur. Taşlar çoğunlukla bu üç noktadan birinde takılır. Mesane girişindeki taşlar, kanalın son bölümünde bulundukları için en kısa yolu tamamlar ve kolay atılır. Böbrek çıkışındaki taşlar ise kanalın tamamını kat etmek zorundadır ve bu nedenle daha uzun sürede düşer. Böbreğin içinde duran taşlar kendiliğinden atılmaz, çünkü idrar akımı bunları kanala taşıyacak güçte olmaz. Böbreğin alt havuzcuğundaki taşlar, yer çekimine karşı yukarı çıkmaları gerektiği için yerinde kalma eğilimi gösterir. Bu taşlar yıllarca sessiz durabilir ve yalnız takip edilir. Alt havuzcuktaki taşlarda izlem aralığı taşın boyutuna göre belirlenir. Boyutun artması ya da şikâyet başlaması durumunda plan değişir.
Yer ile boyut her zaman birlikte değerlendirilir. Mesane girişinde takılmış büyük bir taş, böbrek çıkışındaki küçük bir taştan daha zor atılabilir. Taşın kanalda ne kadar süredir beklediği de geçişi etkiler, çünkü uzun süre aynı noktada kalan taş çevresinde ödem oluşturur. Bu ödem kanalı daha da daraltır ve taşın ilerlemesini güçleştirir. Görüntülemede taşın çevresinde kanal duvarının kalınlaşmış görünmesi bu durumu düşündürür. Böbrekte gelişen şişmenin derecesi de tıkanıklığın ne kadar belirgin olduğunu gösterir. Hafif şişme çoğu zaman beklemeye izin verir, belirgin şişme ise girişimi öne alır. Tomografi bu bilgilerin tümünü tek incelemede ortaya koyar. Görüntülemede taş gibi görünen her gölge taş olmayabilir, çünkü kireçlenme içeren bazı oluşumlar da benzer görüntü verir. Böbrek dokusunda kitle saptanan kişilerde plan tümüyle değişir ve uygun olgularda böbrek dokusu korunarak kitlenin çıkarılması gündeme gelir. Bu ayrımın yapılması için kontrast madde verilerek çekilen görüntüler gerekir. Taşın yerinin doğru belirlenmesi, hem bekleme kararını hem de girişim yöntemini doğrudan etkiler. Bu nedenle ilk değerlendirmede görüntülemenin eksiksiz yapılmasını isterim. Görüntülemenin türü de değerlendirmeyi etkiler. Ultrason radyasyon içermez ve böbrekteki şişmeyi gösterir, ancak küçük taşları her zaman ortaya koymaz. Düşük dozlu tomografi, taşın yerini ve boyutunu ayrıntılı biçimde gösteren yöntemdir. Takip görüntülemelerinde aynı yöntemin kullanılması karşılaştırmayı kolaylaştırır.
Taş Düşmesini Kolaylaştıran İlaçlar Var mıdır?
Taş düşmesini kolaylaştıran ilaçlar vardır ve bunlar üreter kasını gevşeterek taşın ilerlemesini destekler. Bu ilaçlar kanalın alt bölümündeki kas liflerini gevşetir ve taşın geçeceği alanı genişletir. Etkileri özellikle mesaneye yakın yerleşen taşlarda belirgin olur. Böbreğe yakın taşlarda katkıları daha sınırlı kalır. Bu tedavi çoğu kişide birkaç hafta sürdürülür ve taş düştüğünde sonlandırılır. İlaç grubunun bilinen yan etkileri arasında baş dönmesi, burun tıkanıklığı ve ayağa kalkarken tansiyon düşmesi yer alır. Bu nedenle ilk dozun akşam ve yatmadan önce alınması önerilir. Tansiyon ilacı kullanan kişilerde doz ayarı ayrıca değerlendirilir. Ağrının denetimi için iltihap giderici ilaçlar da tedaviye eklenir. Bu ilaçlar hem ağrıyı azaltır hem de kanal duvarındaki ödemi geriletir. Mide rahatsızlığı, böbrek işlev bozukluğu ve kanama eğilimi bulunan kişilerde bu grup dikkatle kullanılır. Bulantı ve kusma belirginse ilaçların damardan verilmesi gerekir. Hiçbir ilacın kişinin kendi kararıyla ya da başkasına önerilen reçeteyle kullanılmaması gerekir. Kullanılan bütün ilaçların ve takviyelerin bir listeye yazılması değerlendirmeyi kolaylaştırır. Bu liste kontrol görüşmesinde birlikte gözden geçirilir.
İlaç tedavisinin sınırlarını bilmek beklentiyi doğru kurar. Bu ilaçlar taşı eritmez ve yalnız geçişi kolaylaştırır. Ürik asit taşları ise bu genel kuralın dışında kalır, çünkü idrarın asitliğini azaltan tedavilerle küçültülebilir ya da eritilebilir. Bu tedavi için taşın türünün bilinmesi gerekir ve tür ancak analizle ya da tomografideki yoğunluk özellikleriyle tahmin edilir. Enfeksiyon bulgusu olmayan kişilerde antibiyotik kullanılması yarar sağlamaz. Ateş, titreme ya da idrar kültüründe üreme varsa antibiyotik tedavisi hemen başlatılır ve bekleme sonlandırılır. Bitkisel ürünlerin ve kürlerin taşı düşürdüğü yönündeki bilgilere temkinli yaklaşırım. Bu ürünlerin bir kısmı idrar söktürücü etki gösterir ve tıkalı bir böbrekte ağrıyı artırabilir. Bazı bitkisel karışımlar karaciğer ve böbrek üzerinde olumsuz etki de oluşturabilir. Kullanılan bütün ürünlerin hekime bildirilmesi bu nedenle önemlidir. Tedavi süresince ağrının sıklığı ve şiddeti not edilir. Ağrının giderek artması ya da ateşin eklenmesi durumunda ilaç tedavisi sürdürülmez. Bu durumda girişim seçenekleri beklenmeden değerlendirilir. Tedavi planı her kontrol görüşmesinde yeniden gözden geçirilir. İlaçların kullanım süresi taşın düşmesiyle birlikte sona erer. Gereksiz uzatılan tedaviler yan etki olasılığını artırır. Bu nedenle bitiş tarihini baştan belirlerim.
Zıplamak veya Yürümek Taşı Düşürür mü?
Zıplamak veya yürümek taşı tek başına düşürmez, ancak hareketli kalmak bekleme döneminde yararlı olur. Taşın ilerlemesini sağlayan asıl güç, üreter kasının dalgalar hâlinde kasılmasıdır. Bu kasılmalar yer çekiminden ya da zıplamadan bağımsız olarak çalışır. Buna karşın düzenli yürüyüş, idrar akımını ve bağırsak hareketlerini destekleyerek bekleme dönemini kolaylaştırır. Yatakta hareketsiz kalmak kabızlığı ve karın şişkinliğini artırarak ağrıyı belirginleştirir. Ağrı krizinin geçtiği dönemlerde günlük kısa yürüyüşler bu nedenle önerilir. Kriz sırasında ise hareketin zorlanmadan ve kişinin rahat ettiği ölçüde yapılması gerekir. Yüksekten atlama, sert zıplama ve ağır ağırlık kaldırma gibi zorlayıcı hareketlerden kaçınılır. Bu hareketler taşı ilerletmediği gibi ağrıyı ve idrardaki kanamayı artırabilir. Şok dalgasıyla taş kırma işleminden sonra uygulanan bazı pozisyon ve hareket programları ayrı bir konudur. Bu programlar kırılmış küçük parçaların böbrek havuzcuğundan çıkmasına yardımcı olur. Bütün taşlarda geçerli genel bir zıplama önerisi ise bulunmaz. Hareket önerileri her zaman taşın boyutuna ve yerine göre kişiye özel olarak verilir. Ağrı sırasında zorlayıcı hareketlerden kaçınılması temel kural olarak korunur.
Bekleme döneminde günlük yaşamın nasıl düzenleneceği sık sorulan bir konudur. Çalışmaya devam etmek çoğu kişide mümkün olur ve ağrı kesici gereksinimi arttığında izin alınması uygun olur. Araç kullanmak, ağrı krizinin ani başlaması nedeniyle uzun yolculuklarda sakınca oluşturur. Şehirler arası yolculuk planlayan kişilerde girişimin öne alınması daha güvenli bir seçenek olabilir. Uçak yolculuğunda kabin basıncı taşın davranışını değiştirmez, ancak kriz sırasında tıbbi destek alınamaması sorun yaratır. Bu nedenle uzun uçuşlardan önce durumun değerlendirilmesini isterim. Spor yapan kişilerde ağır antrenmanlara ara verilmesi ve terlemeyle kaybedilen sıvının yerine konması gerekir. Sıcak duş ve ılık kompres, kas gerginliğini azaltarak ağrıyı bir miktar hafifletir. Bol sıvı alımı gün içine yayılarak sürdürülür. Gece boyunca idrar yoğunlaştığı için akşam saatlerinde de su içilmesi uygun olur. Ağrı kesicilerin krizi beklemeden düzenli alınması, krizlerin şiddetini azaltır. Bütün bu önlemler, bekleme dönemini daha katlanılır hâle getirir. Bekleme dönemi ruhsal açıdan da yorucu geçer. Ağrının ne zaman geleceğini bilememek belirgin bir kaygı oluşturur. Kaygının azalması için sürecin baştan ayrıntılı anlatılması yararlı olur. Ağrı krizlerinin aralıklarla yinelemesinin beklenen bir seyir olduğunu önceden söylerim.
Taş Düşmezse Ne Zaman Müdahale Edilir?
Taş düşmezse müdahale kararı, bekleme süresinin dolması, ağrının denetlenememesi, enfeksiyon gelişmesi ya da böbrek işlevlerinin tehdit altına girmesi durumunda verilir. Dört ile altı haftayı aşan bekleme, böbrekte kalıcı hasar açısından risk oluşturur. İlaçla denetlenemeyen ve sık yinelenen ağrı krizleri de girişimi öne alır. Ateş ve titremenin yan ağrısına eşlik etmesi acil bir durumdur, çünkü tıkalı böbrekte gelişen enfeksiyon hızla ağırlaşabilir. Böyle bir tabloda önce böbreğin idrarının boşaltılması sağlanır ve taşa yönelik işlem sonraya bırakılır. Bulantı ve kusma nedeniyle ağızdan beslenemeyen kişilerde de bekleme sürdürülmez. Tek böbreği bulunan kişilerde tıkanıklık doğrudan böbrek işlevini tehdit ettiği için beklenmez. Her iki üreterde birden taş bulunan kişilerde de girişim gecikmeden planlanır. Kan tahlillerinde böbrek işlev değerlerinin yükselmesi bekleme kararını sonlandırır. Görüntülemede böbrekteki şişmenin artması da aynı anlamı taşır. İşi, yolculuğu ya da mesleği nedeniyle uzun beklemeyi göze alamayan kişilerde girişim daha erken planlanabilir. Bu kararı her zaman kişinin kendi tercihini de dinleyerek veririm. Kararın gerekçesini ve seçeneklerin sırasını aynı görüşmede yazılı olarak iletirim. Böylece kişi ikinci bir görüş almak istediğinde elinde net bir özet bulunur.
Girişim seçenekleri taşın boyutuna, sertliğine ve yerine göre belirlenir. Vücut dışından odaklanan şok dalgalarıyla taş kırma, uygun boyuttaki ve uygun yerleşimdeki taşlarda kesi yapılmadan uygulanır. Bu yöntem çok sert taşlarda ve belirli yerleşimlerde sınırlı etki gösterir. İdrar yolundan ilerletilen ince kameralı aletlerle yapılan işlemler ise taşa doğrudan ulaşılmasını sağlar. Bu kapalı yöntemin ayrıntıları idrar yolundan girilerek taşın lazerle temizlenmesi başlığı altında anlatılır. İşlem sonrasında idrarın rahat akması için üretere geçici bir stent yerleştirilebilir. Stent yerindeyken sık idrara çıkma ve yan ağrısı görülebilir ve bu şikâyetler stentin alınmasıyla geçer. Girişimden sonra çıkarılan taş parçaları analize gönderilir. Analiz sonucu, yeni taş oluşumunu önleyecek beslenme ve ilaç planının temelini oluşturur. Girişim sonrası kontrol görüntülemesiyle böbrekte kalıntı taş olup olmadığı değerlendirilir. Kalıntı parçalar küçükse izlem, büyükse ek işlem gündeme gelir. Kalıntı taş bırakılmaması, yeni taşların bu parçalar üzerinde büyümesini de önler. Bütün bu seçenekler yararları ve olası sorunlarıyla birlikte kişiyle konuşulur. Girişimden sonra bol sıvı alımı ve kısa yürüyüşler parçaların atılmasını destekler. İlk günlerde idrarda kum benzeri parçaların görülmesi beklenen bir bulgudur. Bu parçaların da süzgeçle toplanması analiz açısından değer taşır. Kontrol randevusuna bu parçalarla gelinmesi planlamayı kolaylaştırır.
Böbrek taşının kendiliğinden düşmesi, taşın boyutuna ve idrar yolundaki yerine bağlı olarak çoğu kişide mümkün olur. Küçük ve mesaneye yakın taşlar birkaç hafta içinde atılırken böbrek içindeki taşlar yerinde kalır. Üreteri gevşeten ilaçlar ve iltihap giderici tedavi bu süreci destekler, bol sıvı ve hareketli kalmak ise günlük yaşamı kolaylaştırır. Ateş, denetlenemeyen ağrı, böbrek işlevlerinde bozulma ve dört ile altı haftayı aşan bekleme müdahale kararını getirir. Düşen taşın süzgeçle yakalanıp analize gönderilmesi ise yeni taşların önlenmesinde en değerli adımı oluşturur. Bu adım atlandığında önleyici öneriler genel kalır ve kişiye özel bir plan kurulamaz.
1 Taş Düştüğü Nasıl Anlaşılır?
2 İdrarda Kan Görülmesi Tehlikeli midir?
3 Ağrı Krizinde Evde Ne Yapılmalıdır?
4 Bekleme Döneminde Ne Kadar Su İçilmelidir?
5 Taş Düştükten Sonra Kontrol Gerekir mi?
6 Kahve ve Çay Tüketimi Sınırlanmalı mıdır?
7 Taş Ağrısı Neden Kasığa Yayılır?
8 Taş Bekleme Döneminde Çalışılabilir mi?
9 Gebelikte Taş Düşmesi Nasıl İzlenir?
10 Çocuklarda Taş Kendiliğinden Düşer mi?
11 İki Böbrekte Birden Taş Varsa Nasıl İlerlenir?
12 Taş Düşerken Kanal Zarar Görür mü?
13 Böbrekte Sessiz Duran Taşlar İçin Ne Yapılır?
14 Taş Düştükten Sonra Yeniden Oluşma Olasılığı Nedir?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Kidney Stones www.niddk.nih.gov
- Eating, Diet, & Nutrition for Kidney Stones www.niddk.nih.gov
- Kidney Stones medlineplus.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Ureteral Disorders medlineplus.gov
- Literatür taraması: “ureteroscopy versus shock wave lithotripsy outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov