Rezidüel idrar ölçümü istediğim hastalarım için mesanede kalan idrarın nasıl ölçüldüğünü ve böbrekler açısından neden önemli olduğunu açıkladım.
Rezidüel idrar ölçümü, idrar yaptıktan hemen sonra mesanede ne kadar idrar kaldığının çoğunlukla ultrasonla ölçüldüğü basit ve ağrısız bir tetkiktir. Sağlıklı bir mesane idrar yapıldığında neredeyse tamamen boşalır, ancak prostat büyümesi, idrar kanalı darlığı ya da mesane kasının zayıflaması gibi durumlarda mesanede belirgin miktarda idrar kalabilir. Mesanede kalan bu idrar, çoğu zaman kişinin fark etmediği bir sorun olmasına karşın enfeksiyon, taş ve böbrek sorunları için zemin hazırlayabilir.
Bu yazıda rezidüel idrarın ne olduğunu, ölçümün hangi durumlarda ve nasıl yapıldığını ve sonucun ne anlattığını sırasıyla ele alıyoruz.
Rezidüel İdrar Nedir?
Rezidüel idrar, kişi idrar yapmayı tamamladıktan sonra mesanede kalan idrar miktarıdır. Artık idrar ya da işeme sonrası kalan idrar olarak da adlandırılır. Mesane, böbreklerden gelen idrarı depolayan ve dolduğunda kasılarak idrarı idrar kanalı yoluyla dışarı atan kaslı bir organdır. Sağlıklı bir kişide mesane kası güçlü ve düzenli kasılır, idrar kanalı da açık olduğu için mesane her işemede neredeyse tamamen boşalır.
Mesane kasının yeterince güçlü kasılamadığı ya da idrarın yolunda bir tıkanıklık bulunduğu durumlarda ise idrarın bir kısmı mesanede kalır. Bu durum bazı kişilerde idrar yaptıktan sonra hâlâ tuvalete gitme ihtiyacı ya da mesanenin tam boşalmadığı hissiyle kendini gösterebilir.
Mesanede idrar kalması her zaman belirgin bir şikâyete yol açmaz ve bazı kişilerde uzun süre fark edilmeden devam edebilir. Özellikle yavaş gelişen tıkanıklıklarda ve sinir sistemine bağlı mesane sorunlarında mesane zamanla bu duruma uyum sağlar ve kişi idrar yapabildiği için bir sorun olduğunu düşünmeyebilir. Bu nedenle rezidüel idrar ölçümü, şikâyetlerden bağımsız olarak mesanenin boşaltma işlevini nesnel olarak değerlendirmeye olanak tanır.
Ölçüm sonucu bir hastalığın adı değil, mesanenin tam boşalıp boşalmadığını gösteren bir bulgudur. Mesanede kalan idrar miktarının artması, altta yatan bir sorunun araştırılması gerektiğine işaret eder. Kalan idrarın nedeni ise diğer tetkiklerle birlikte ortaya konur. Rezidüel idrar ölçümü bu yönüyle üroloji değerlendirmesinin temel ve rutin parçalarından biridir.
Rezidüel İdrar Ölçümü Hangi Hastalıklarda İstenir?
Rezidüel idrar ölçümü, mesanenin tam boşalmasını engelleyebilecek hastalıkların değerlendirilmesinde istenir. Erkeklerde bu hastalıkların başında iyi huylu prostat büyümesi gelir ve ölçüm, büyümenin mesanenin boşalmasını ne ölçüde etkilediğini gösterir. Prostat büyümesi, idrar kanalı darlığı ya da mesane boynundaki bir sorun nedeniyle gelişen mesane çıkım tıkanıklığı olan hastalarda kalan idrar miktarı artabilir. Mesane kasının zayıfladığı ve halk arasında mesane tembelliği olarak bilinen durumda da ölçüm tanıda kritik rol oynar.
Omurilik yaralanmaları, multipl skleroz ve uzun süreli şeker hastalığına bağlı sinir hasarı gibi durumlarda gelişen nörojen mesanede kalan idrar düzenli olarak izlenir. Zayıf idrar akımı, ıkınarak idrar yapma ve mesanenin tam boşalmadığı hissi de ölçümün başlıca gerekçeleri arasındadır.
Rezidüel idrar ölçümü başka durumlarda da önemli bilgi sağlar. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları olan hastalarda mesanede kalan idrarın bu enfeksiyonlara zemin hazırlayıp hazırlamadığı araştırılır. Mesane taşı saptanan hastalarda da taş oluşumunun altında mesanenin tam boşalamaması olabilir. İdrarın sürekli damla damla kaçtığı taşma tipi idrar kaçırmada ölçüm, mesanenin aslında aşırı dolu olduğunu ortaya koyar. Aşırı aktif mesane için mesaneyi gevşeten ilaçlara başlanmadan önce kalan idrar miktarı ölçülür, çünkü bu ilaçlar bazı hastalarda mesanenin boşalmasını güçleştirebilir.
Prostat ameliyatı, kadınlarda idrar kaçırma ameliyatı ve leğen bölgesindeki diğer ameliyatlardan sonra da mesanenin yeterince boşalıp boşalmadığı bu ölçümle kontrol edilir. Sonda çıkarıldıktan sonra kişinin mesanesini boşaltabildiğinin gösterilmesi de ölçümün sık kullanıldığı durumlardandır.
Rezidüel İdrar Ölçümü Nasıl Yapılır?
Rezidüel idrar ölçümü nasıl yapılır sorusunun yanıtı, hastanın önce her zamanki gibi idrar yapması ve hemen ardından mesanede kalan idrarın çoğunlukla karından yapılan ultrasonla ölçülmesidir. Ölçümden önce hastanın mesanesinin doğal bir sıkışma düzeyinde dolu olması ve idrarını her zamanki alışkanlığıyla yapması istenir. Bu ölçüm çoğu zaman idrar akım testiyle birlikte yapılır ve hasta önce akım testi cihazına idrar yapar.
İşeme tamamlandıktan sonra hasta vakit kaybetmeden muayene masasına sırtüstü yatırılır. Karın alt bölgesine, kasık kemiğinin hemen üst kısmına ultrason jeli sürülür. Ardından ultrason probu bu bölgeye yerleştirilerek mesane görüntülenir.
Ultrason görüntüsünde mesanenin genişliği, uzunluğu ve derinliği farklı kesitlerde ölçülür. Cihaz bu ölçümlerden bir formül yardımıyla mesanede kalan idrarın hacmini hesaplar. Bazı merkezlerde yalnızca mesane hacmini ölçmek için tasarlanmış, kullanımı daha basit taşınabilir mesane tarayıcı cihazlar kullanılır. Ölçüm tamamlandıktan sonra jel temizlenir ve hasta günlük yaşamına hemen dönebilir. Ultrasonla yeterli görüntü elde edilemediği ya da mesanenin aynı anda boşaltılması gerektiği bazı durumlarda ölçüm, idrar kanalından mesaneye ince bir sonda yerleştirilerek yapılabilir.
Bu yöntemde mesanede kalan idrar sonda yoluyla bir kaba boşaltılır ve miktarı doğrudan ölçülür. Hangi yöntemin kullanılacağı, hastanın durumuna ve ölçümün amacına göre belirlenir.
Rezidüel İdrar Ultrasonla mı Sondayla mı Ölçülür?
Rezidüel idrar günümüzde çoğunlukla ultrasonla ölçülür, sonda ile ölçüm ise yalnızca belirli durumlarda tercih edilir. Ultrasonla ölçümün en önemli avantajı girişimsel olmamasıdır. Bu yöntem ağrısızdır, idrar kanalına herhangi bir alet sokulmasını gerektirmez ve enfeksiyon riski taşımaz. Bu özellikler sayesinde ölçüm gerektiğinde aynı gün içinde ya da farklı kontrollerde kolaylıkla tekrarlanabilir. Ultrasonla yapılan ölçümün, çoğu hastada sonda ile yapılan doğrudan ölçüme yakın sonuçlar verdiği bilinmektedir. Bu nedenle ultrason, rezidüel idrar ölçümünde standart yöntem olarak kabul edilir.
Ultrasonla ölçümün bazı sınırlılıkları da vardır. Ultrason, mesane hacmini ölçümler üzerinden hesaplanan bir tahminle belirlediği için mesanenin şekli düzensiz olduğunda sonuç yanıltıcı olabilir. Mesane duvarında cepler bulunan, karın duvarı kalın olan ya da karın içinde sıvı birikmiş hastalarda ölçümün doğruluğu azalabilir. Mesanede çok az ya da çok fazla idrar bulunduğunda da hesaplamada sapmalar görülebilir. Sonda ile yapılan ölçüm ise mesanedeki idrarın tamamen boşaltılarak ölçülmesi nedeniyle daha kesin bir sonuç verir. Ancak bu yöntem rahatsızlık hissine, idrar yolu enfeksiyonuna ve nadiren idrar kanalının zedelenmesine yol açabilir.
Bu nedenle sonda ile ölçüm, ultrasonun yetersiz kaldığı durumlarda, belirgin idrar birikimi olan ve mesanenin aynı anda boşaltılması gereken hastalarda ya da kendi kendine sonda uygulaması eğitimi sırasında tercih edilir.
Rezidüel İdrar Neden İşemeden Hemen Sonra Ölçülür?
Rezidüel idrar işemeden hemen sonra ölçülür, çünkü böbrekler sürekli idrar ürettiği için beklenen her dakika mesane yeniden dolmaya başlar ve ölçüm gerçek kalan idrar miktarını yansıtmaz. İdrar yapıldıktan sonra mesaneye böbreklerden idrar gelmeye devam eder. Özellikle test öncesinde bol sıvı içilmişse böbreklerin idrar üretimi artmış olur ve mesane daha hızlı dolar. İşeme ile ölçüm arasında geçen süre uzadıkça ölçülen miktar, işeme sonrası gerçekten kalan idrara yeni üretilen idrarın eklenmesiyle olduğundan yüksek çıkar.
Bu durum, mesanesi aslında iyi boşalan bir kişide yanlışlıkla boşaltma sorunu varmış izlenimi yaratabilir. Bu nedenle ölçümün idrar yapıldıktan sonraki birkaç dakika içinde yapılması önerilir.
Ölçümün doğru zamanda yapılabilmesi için test düzeninin buna göre planlanması gerekir. İdrar akım testi odası ile ultrason cihazının birbirine yakın olması ve hastanın işemeden sonra bekletilmeden ölçüme alınması önemlidir. Hastanın işemeyi tamamladığını hemen bildirmesi de bu sürecin hızlı ilerlemesine yardımcı olur. Ölçüm raporunda işeme ile ölçüm arasındaki süreye ilişkin bir gecikme varsa hekim sonucu bu bilgiyle birlikte değerlendirir.
Öte yandan hastanın işemeyi tam olarak tamamlamadan ölçüme alınması da kalan idrar miktarını olduğundan yüksek gösterebilir. Bu nedenle hastanın işemeyi rahatça ve acele etmeden bitirmesi, ardından hızla ölçüme geçilmesi en doğru yaklaşımdır. Doğru zamanlama, rezidüel idrar ölçümünün güvenilirliğinin en temel koşullarından biridir.
Rezidüel İdrar Ölçümü Kaç Dakika Sürer?
Rezidüel idrar ölçümü, ultrasonla yapıldığında çoğu hastada yalnızca birkaç dakika sürer. Hastanın muayene masasına yatması, jelin sürülmesi, mesanenin görüntülenmesi ve ölçümlerin yapılması kısa sürede tamamlanır. Ölçüm çoğunlukla idrar akım testiyle birlikte yapıldığı için iki tetkikin toplam süresi genellikle on ile on beş dakika civarındadır. Test öncesinde mesanenin dolması için su içip beklemek gerekiyorsa merkezde geçirilen süre uzar. Taşınabilir mesane tarayıcılarla yapılan ölçümler ise daha da kısa sürebilir. Ölçüm tamamlandıktan sonra hastanın herhangi bir bekleme ya da gözlem süresine ihtiyacı yoktur.
Bazı durumlarda ölçüm süresi uzayabilir. Mesanenin görüntülenmesinin güç olduğu, karın duvarı kalın olan hastalarda doğru ölçüm için daha fazla zaman gerekebilir. İlk ölçümde yüksek miktarda kalan idrar saptanırsa hastadan yeniden idrar yapması istenebilir ve ölçüm tekrarlanabilir. Sonda ile yapılan ölçümlerde sondanın yerleştirilmesi, idrarın boşaltılması ve sondanın çıkarılması nedeniyle süre biraz daha uzundur. Ölçüm, kendi kendine sonda uygulaması eğitimi sırasında yapılıyorsa eğitim süresiyle birlikte toplam süre daha da artar.
Ultrason incelemesi sırasında mesanede taş, duvar kalınlaşması ya da cep gibi ek bulgular görülürse bunların değerlendirilmesi de zaman alabilir. Tüm bu durumlara karşın rezidüel idrar ölçümü, poliklinik başvurusu sırasında aynı gün kolaylıkla yapılabilen kısa bir tetkiktir.
Rezidüel İdrar Sonucu Ne Anlatır?
Rezidüel idrar sonucu, mesanenin idrar yapma sırasında ne kadar etkin boşaldığını anlatır. Rezidüel idrar ölçümü sonucu değerlendirilirken mesanede az miktarda idrar kalması çoğu kişide olağan kabul edilir. Kalan idrar miktarının belirgin şekilde artması ise mesanenin tam boşalamadığını gösterir. Bu durumun iki temel nedeni vardır ve bunlar idrar yolundaki bir tıkanıklık ile mesane kasının yeterince güçlü kasılamamasıdır.
Prostat büyümesi, idrar kanalı darlığı ve mesane boynu sorunları tıkanıklığa yol açarken uzun süreli tıkanıklık, şeker hastalığı ve sinir sistemi hastalıkları mesane kasını zayıflatabilir. Rezidüel idrar ölçümü tek başına bu iki nedeni birbirinden ayırt edemez.
Sonucun doğru yorumlanması için ölçümün yapıldığı koşulların da bilinmesi gerekir. Aşırı dolu bir mesaneyle yapılan işemede mesane kası fazla gerildiği için etkili kasılamayabilir ve kalan idrar olduğundan yüksek ölçülebilir. Heyecan ya da alışık olunmayan bir ortam nedeniyle doğal olmayan bir işeme de benzer bir yanılgıya yol açabilir. Bu nedenle kalan idrar sonucu her zaman idrar akım testi, hastanın şikâyetleri ve muayene bulgularıyla birlikte değerlendirilir.
Düşük akım hızıyla birlikte artmış kalan idrar, mesane boşaltma işlevinde belirgin bir sorun olduğunu güçlü şekilde düşündürür. Kalan idrar miktarının yaşla birlikte bir miktar artabileceği de yorum sırasında göz önünde bulundurulur. Sonuç bir tanı değil, altta yatan nedenin araştırılmasına yön veren bir bulgudur.
Rezidüel İdrar Ölçümünde Tek Ölçüm Yeterli midir?
Rezidüel idrar ölçümünde tek bir ölçüm, özellikle sonuç yüksek bulunduğunda çoğu zaman yeterli kabul edilmez. Mesanede kalan idrar miktarı, aynı kişide bile ölçümden ölçüme belirgin farklılıklar gösterebilir. Bu değişkenlik, mesanenin işeme öncesindeki doluluğuna, işemenin ne kadar doğal yapıldığına ve işeme ile ölçüm arasındaki süreye bağlıdır. Bu nedenle tek bir ölçümde saptanan yüksek bir değer, gerçekte var olmayan bir boşaltma sorunu varmış izlenimi verebilir.
Kalan idrar miktarı yüksek bulunan hastalarda ölçümün uygun koşullarda en az bir kez daha tekrarlanması önerilir. Tekrarlanan ölçümlerde de benzer sonuçların elde edilmesi, bulgunun güvenilirliğini artırır.
Tekrarlanan ölçümler, zaman içindeki değişimin izlenmesi açısından da önem taşır. Prostat büyümesi olan ve takip edilen hastalarda kalan idrar miktarının zaman içinde giderek artması, tedavi kararında önemli bir bilgidir. Prostat ilacına başlanan hastalarda kalan idrarın azalması, tedavinin etkili olduğunu gösterir. Sinir sistemine bağlı mesane sorunu olan hastalarda düzenli ölçümler, mesane işlevindeki değişikliklerin ve böbrek riskinin izlenmesinde kullanılır.
Ameliyat sonrası kontrollerde ise ölçümün tekrarlanması, mesanenin boşaltma işlevinin ne ölçüde düzeldiğini ortaya koyar. Ölçümler arasında karşılaştırma yapılabilmesi için her ölçümün benzer koşullarda yapılması önerilir. Tek bir ölçüm yerine zaman içindeki genel eğilimin değerlendirilmesi, daha doğru kararlar verilmesini sağlar.
Rezidüel İdrar Böbrekler İçin Neden Önemlidir?
Rezidüel idrar böbrekler için önemlidir, çünkü uzun süre dolu kalan ve yüksek basınçla çalışan bir mesane, böbreklerden idrarın mesaneye akışını zorlaştırarak böbreklerde hasara yol açabilir. Böbreklerde üretilen idrar, idrar boruları aracılığıyla mesaneye iletilir. Mesane sürekli olarak dolu kaldığında ve içindeki basınç arttığında, idrarın böbreklerden mesaneye akışı güçleşir. Bu durum idrar borularında ve böbreklerin toplayıcı sisteminde idrar birikmesine ve genişlemeye neden olur.
Böbrek şişmesi olarak da bilinen bu genişleme uzun süre devam ederse böbrek dokusu zarar görebilir. Sonuçta böbrek işlevlerinde bozulma ve ileri durumlarda kalıcı böbrek hasarı gelişebilir.
Bu süreç özellikle sinir sistemine bağlı mesane sorunu olan hastalarda ve uzun süredir tedavi edilmemiş prostat büyümesi olan erkeklerde sessizce ilerleyebilir. Hasta idrar yapabildiği için sorunun ciddiyetini fark etmeyebilir ve böbrek etkilenmesi ancak kan tahlillerinde ya da ultrasonda ortaya çıkabilir. Bu nedenle mesanede belirgin miktarda idrar kalan hastalarda böbreklerin ultrasonla değerlendirilmesi ve kanda böbrek işlevini gösteren testlerin yapılması önemlidir.
Mesanede kalan idrar ayrıca bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşturarak tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına yol açabilir. Bu enfeksiyonların böbreklere yayılması da böbrek sağlığını tehdit eder. Durgun kalan idrardaki mineraller çökerek mesane taşı oluşumuna neden olabilir. Kalan idrarın zamanında fark edilip nedenine yönelik tedavi edilmesi, bu sorunların önlenmesinde temel adımdır.
Rezidüel İdrar Sonrası Hangi Tetkikler Gündeme Gelir?
Rezidüel idrar ölçümü sonrasında gündeme gelen tetkikler, kalan idrar miktarının artmış olup olmamasına ve hastanın şikâyetlerine göre belirlenir. Kalan idrar miktarı artmış bulunan hastalarda nedenin araştırılmasına yönelik ilk basamak, henüz yapılmadıysa idrar akım testi ile idrar akımının değerlendirilmesidir. Erkeklerde prostat hacmini ölçmek için prostat ultrasonu yapılabilir. Böbreklerin durumunu değerlendirmek amacıyla böbrek ultrasonu ve kanda böbrek işlevini gösteren testler istenir.
İdrar yolu enfeksiyonu şüphesi olan hastalarda idrar tahlili ve kültürü yapılır. İdrar kanalı darlığından şüphelenilen hastalarda darlığın yerini belirlemek için idrar kanalı filmi ya da idrar yolunun kamera ile incelenmesi planlanabilir.
Kalan idrarın tıkanıklıktan mı yoksa mesane kasının zayıflığından mı kaynaklandığı netleştirilemediğinde ürodinami testi istenir. Bu ayrım, özellikle ameliyat planlanan hastalarda tedavinin başarısı açısından büyük önem taşır. Tıkanıklığa bağlı durumlarda nedene yönelik ilaç tedavisi ya da ameliyat gündeme gelir. Mesane kasının zayıf olduğu ve mesanenin kendi kendine yeterince boşalamadığı hastalarda idrar yapamama tablosu gelişme olasılığı da göz önünde bulundurulur.
Bu uygulamada hasta, günün belirli saatlerinde ince bir sondayla mesanesini kendisi boşaltmayı öğrenir. Mesanede kalan idrarı artırabilecek ilaçlar kullanan hastalarda bu ilaçların gözden geçirilmesi de değerlendirmenin bir parçasıdır. Tüm bu tetkiklerin sırası ve gerekliliği, hastanın durumu göz önünde bulundurularak üroloji uzmanı tarafından belirlenir.
1 Rezidüel İdrar Ölçümü Kadınlarda da Yapılır mı?
2 Rezidüel İdrar Fazlalığı İdrar Yolu Enfeksiyonuna Yol Açar mı?
3 Rezidüel İdrar Ölçümü Yalancı Negatif Sonuç Verir mi?
4 Rezidüel İdrar Ölçümü Hangi Testlerle Birlikte Değerlendirilir?
5 Rezidüel İdrar Ölçümü Çocuklarda Nasıl Yapılır?
6 Rezidüel İdrar Ölçümü Taşınabilir Cihazla Yapılabilir mi?
7 Rezidüel İdrar Ölçümü Yalancı Pozitif Sonuç Verir mi?
8 Rezidüel İdrar Fazlalığı Mesane Taşına Neden Olur mu?
9 Rezidüel İdrar Ölçümü Sonucu Enfeksiyon Varlığında Güvenilir mi?
10 Rezidüel İdrar Miktarını Hangi İlaçlar Artırabilir?
11 Rezidüel İdrar Ölçümünde Mesane Hacmi Nasıl Hesaplanır?
12 Rezidüel İdrar Ölçümü Sonucu Hangi Uzman Tarafından Değerlendirilir?
13 Rezidüel İdrar Fazla Olan Kişi Nelere Dikkat Etmelidir?
14 Rezidüel İdrar Ölçümü Prostat Ameliyatı Sonrasında Neden Yapılır?
15 Rezidüel İdrar Ölçümü Başka Merkezde Yapılan Sonuç Kabul Edilir mi?
16 Rezidüel İdrar Ölçümü Sonucu Sınırda Çıkarsa Ne Yapılır?
17 Rezidüel İdrar Ölçümü Hangi Hastalarda Yapılamaz?
18 Rezidüel İdrar Ölçümü Sonucu Normal Olsa da İleri Tetkik Gerekir mi?
19 Rezidüel İdrar Ölçümü Şeker Hastalarında Neden Önemlidir?
20 Rezidüel İdrar Miktarı Çift İşeme Yöntemiyle Azaltılabilir mi?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Overactive Bladder medlineplus.gov
- Bladder Control Problems (Urinary Incontinence) www.niddk.nih.gov
- Urinary Retention www.niddk.nih.gov
- Urine and Urination medlineplus.gov
- Urodynamic Testing www.niddk.nih.gov
- Bladder Diseases medlineplus.gov
- Literatür taraması: “overactive bladder antimuscarinic beta3 agonist treatment” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov