Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara Pzt.-Cuma 09.00 – 17.00 · Cmt. 09.00 – 16.00
Prof. Dr. Hasan Biri • Üroloji Uzmanı · Üroonkoloji ve Robotik Cerrahi
Erkek Sağlığı

Üretra Darlığı İdrar Kanalı Filminde Nasıl Değerlendirilir?

Üretra darlığında idrar kanalı filminin neden iki yönlü çekildiğini, darlığın uzunluğunun nasıl ölçüldüğünü ve birden fazla darlığın nasıl görüldüğünü anlatıyorum. Ultrasonun yerini ve…

27 Ekim 2026 Erkek Sağlığı Prof. Dr. Hasan Biri
Üretra darlığında idrar kanalı filminin neden iki yönlü çekildiğini, darlığın uzunluğunun nasıl ölçüldüğünü ve birden fazla darlığın nasıl görüldüğünü anlatıyorum. Ultrasonun yerini ve sonda takılıyken çekim yapılıp yapılamayacağını da ele alıyorum.

Üretra darlığı, idrar kanalına kontrast madde verilerek çekilen filmle değerlendirilir ve bu inceleme darlığın yerini, uzunluğunu ve sayısını doğrudan gösterir. İdrar akımının zayıflaması ve ıkınarak idrar yapma gibi şikâyetler darlığı düşündürür, ancak şikâyetler darlığın özelliklerini ortaya koymaz. Tedavi seçimi ise tamamen bu özelliklere bağlıdır. Kısa ve tek bir darlıkta izlenecek yol ile uzun ve çok sayıda darlıkta izlenecek yol birbirinden tamamen ayrılır. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce kanalın haritasını çıkarmayı zorunlu görürüm. Film, bu haritayı sağlayan temel incelemedir.

Filmin doğru çekilmesi, elde edilecek bilginin güvenilirliğini belirler. Yanlış açıyla çekilen bir film, darlığı olduğundan kısa gösterebilir ya da tamamen gizleyebilir. Eksik değerlendirmeyle seçilen bir yöntem çoğu zaman kısa sürede yeniden daralmayla sonuçlanır. Her başarısız girişim yara dokusunu artırdığı için sonraki tedaviyi de zorlaştırır. Bu yazıda filmin neden iki yönlü çekildiğini, darlığın uzunluğunu gösterip göstermediğini, birden fazla darlığın nasıl görüldüğünü, ultrasonun bu incelemenin yerini tutup tutmadığını ve sonda takılıyken çekim yapılıp yapılamayacağını anlatıyorum. Hastalığın nedenleri, belirtileri ve tedavi seçenekleri konusunda ayrıntı arayan kişilere idrar kanalının yara dokusuyla daralması sayfasını öneririm.

Üretra Darlığında İdrar Kanalı Filmi Neden İki Yönlü Çekilir?

Üretra darlığında idrar kanalı filmi iki yönlü çekilir, çünkü tek bir yönden verilen kontrast madde darlığın yalnız bir sınırını gösterir. Birinci aşamada kontrast madde kanalın ucundan geriye doğru verilir ve kanal dışarıdan içeriye doğru dolar. Bu çekimde darlığın dış sınırı ve darlığa kadar olan bölüm net biçimde görülür. Darlık ileri düzeydeyse kontrast madde bu noktayı geçemez ve darlığın ötesi görüntülenemez. İkinci aşamada mesane doldurulur ve kişi idrar yaparken film çekilir. Bu çekimde kontrast madde içeriden dışarıya doğru ilerler ve darlığın iç sınırı ortaya çıkar. İki görüntünün birlikte değerlendirilmesi, darlığın her iki ucunu da gösterir. Yalnız ilk çekimle yetinildiğinde darlığın gerçekte nerede bittiği bilinemez. Bu durumda darlık olduğundan uzun ya da kısa değerlendirilebilir. Yanlış ölçüm, doğrudan yanlış yöntem seçimine yol açar.

Çekim sırasında kişinin duruşu da sonucu doğrudan etkiler. Film, kanalın kendi üzerine katlanmaması için yan yatar konumda çekilir. Düz pozisyonda çekilen filmlerde kanalın bölümleri üst üste biner ve darlık gizlenebilir. Bacakların ve leğenin uygun açıda tutulması bu nedenle önemlidir. Kontrast maddenin yavaş ve düzenli verilmesi de görüntünün kalitesini artırır. Hızlı ve basınçlı verilen madde, kanal duvarından damarlara geçebilir. Bu geçiş görüntüyü bozar ve kişide geçici rahatsızlık yaratır. Çekim sırasında kanal ucunun uygun biçimde kapatılması, maddenin dışarı sızmasını önler. Bütün bu ayrıntılar, incelemenin deneyimli bir ekiple yapılmasını gerektirir. Bu nedenle çekimi mümkün olduğunda kendim yönlendirerek yaptırırım. Görüntülerin canlı olarak izlenmesi, gerektiğinde açının anında değiştirilmesini sağlar.

İki yönlü çekim, darlığın yanı sıra kanalın genel durumunu da ortaya koyar. Kanal duvarındaki düzensizlikler, kese biçimindeki genişlemeler ve yan kanallara olan bağlantılar bu incelemede görülür. Mesane boynunun açılıp açılmadığı işeme sırasındaki çekimde değerlendirilir. Prostat bölgesindeki kanalın genişliği de aynı görüntüde incelenir. Mesanede kalan idrar ve mesane duvarındaki değişiklikler ek bilgi sağlar. Bu bulgular, darlığın mesane üzerindeki etkisini gösterir. Kontrast madde verilerek çekilen kanal filmi, bu nedenle yalnız darlığı değil tüm alt idrar yollarını değerlendiren bir incelemedir. Elde edilen bilgiler ameliyat planının temelini oluşturur. Onarım düşünülen kişilerde bu ayrıntılar ayrıca önem kazanır. Görüntülerin dijital olarak saklanması, ileride yapılacak karşılaştırmayı kolaylaştırır. Daha önce çekilmiş filmlerin getirilmesini bu nedenle her kontrolde isterim. Eski görüntüyle yeni görüntünün yan yana konması, darlığın ilerleyip ilerlemediğini gösterir. Bu karşılaştırma, tedavi kararını netleştiren pratik bir adım oluşturur.

Üretra Darlığında Film Darlığın Uzunluğunu Gösterir mi?

Üretra darlığında film, darlığın uzunluğunu büyük ölçüde gösterir, ancak bu ölçüm her zaman gerçek uzunluğu tam olarak yansıtmaz. İki yönlü çekimde darlığın başlangıç ve bitiş noktaları belirlenir ve aradaki mesafe ölçülür. Bu ölçüm, tedavi yönteminin seçilmesinde kullanılan en önemli bilgilerden biridir. Kısa darlıklarda kapalı yöntemler gündeme gelirken uzun darlıklarda onarım ameliyatı öne çıkar. Buna karşın filmdeki görüntü, darlığın çevresindeki yara dokusunun ne kadar derine indiğini göstermez. Kanalın içi dar görünmese bile duvarında yaygın bir sertleşme bulunabilir. Bu sertleşme, kapalı yöntemlerin kısa sürede yeniden daralmayla sonuçlanmasının başlıca nedenidir. Ayrıca çekim sırasında kanal tam olarak gerilmediğinde uzunluk olduğundan kısa ölçülebilir. Kontrast maddenin darlığı geçemediği durumlarda ise ötesi karanlıkta kalır. Bu nedenle ölçümü her zaman bir yaklaşık değer olarak kabul ederim.

Ölçümün güvenilirliğini artırmak için birkaç yöntem kullanılır. Görüntüye bilinen boyutta bir cetvel ya da işaret yerleştirilmesi, büyütme payının hesaplanmasını sağlar. Filmin uygun mesafeden çekilmesi de aynı amaca hizmet eder. İşeme sırasında çekilen film, kanalın doğal gerginliğini yansıttığı için daha gerçekçi bir ölçüm verir. Kişinin idrar yapabilmesi bu çekimin ön koşuludur. İdrar yapamayan kişilerde bu aşama gerçekleştirilemez ve değerlendirme eksik kalır. Böyle bir durumda ek yöntemlerden yararlanılır. Ameliyat sırasında yapılan doğrudan ölçüm, en kesin sonucu veren yaklaşımdır. Bu nedenle onarım ameliyatlarında plan, ameliyat masasında son hâlini alır. Kişiye bu esnekliği ameliyat öncesinde açıkça anlatırım. Beklenmeyen bir uzunlukla karşılaşıldığında yöntemin değiştirilebileceğini önceden konuşurum.

Uzunluk ölçümünün tedaviye etkisi oldukça nettir. Kısa ve ilk kez ele alınan darlıklarda kapalı yöntemler makul bir seçenek oluşturur. Uzun darlıklarda ise kapalı girişimlerden beklenen kalıcılık düşüktür. Bu darlıklarda kanalın çıkarılıp uçların birleştirilmesi ya da ek dokuyla genişletilmesi gündeme gelir. Ek doku gerektiğinde çoğunlukla ağız içinden alınan yanak dokusu kullanılır. Bu dokunun hazırlanması ve yerleştirilmesi ayrı bir planlama gerektirir. Uzunluğun önceden bilinmesi, ameliyat süresinin ve hazırlığın doğru tahmin edilmesini sağlar. Kişinin bilgilendirilmesi de bu ölçüme dayanır. Yanlış ölçümle verilen bilgi, ameliyat sonrasında beklenti uyuşmazlığı yaratır. Bu nedenle ölçümün sınırlarını kişiye açıkça anlatmayı tercih ederim. Ölçümün yalnız bir yaklaşık değer verdiğini bilmek, kişinin süreci daha kolay anlamasını sağlar. Ameliyat gününde yöntem değişikliği gerekebileceği de bu görüşmede konuşulur. Önceden yapılan bu paylaşım, ameliyat sonrasındaki soruları belirgin biçimde azaltır.

Üretra Darlığında Filmde Birden Fazla Darlık Görülebilir mi?

Üretra darlığında filmde birden fazla darlık görülebilir ve bu durum özellikle daha önce girişim geçirmiş kişilerde sık karşıma çıkar. İdrar kanalı boyunca farklı noktalarda ayrı ayrı yara dokusu gelişebilir. Uzun süre sonda kullanmış kişilerde kanalın birkaç bölümü birden etkilenebilir. Kapalı ameliyat aletlerinin geçtiği her nokta, zamanla daralma açısından risk taşır. Cilt hastalığına bağlı darlıklarda ise kanalın uç bölümü ile birlikte daha içerideki bölümler etkilenir. Filmde bu darlıklar, kanalın normal genişlikteki bölümleriyle ayrılmış daralmalar biçiminde görülür. Darlıklar arasındaki sağlam bölümlerin uzunluğu ayrıca ölçülür. Bu ölçüm, onarımın tek seansta yapılıp yapılamayacağını belirler. Birbirine çok yakın iki darlık, tek bir uzun darlık gibi ele alınabilir. Birbirinden uzak darlıklarda ise ayrı planlar gerekir.

Birden fazla darlığın varlığı, tedavi yönteminin seçimini doğrudan değiştirir. Tek ve kısa bir darlıkta darlığın kanal içinden kesilerek açılması makul bir ilk seçenek olarak değerlendirilir. Çok sayıda darlık bulunduğunda ise aynı yöntemden beklenen kalıcılık belirgin biçimde azalır. Bu kişilerde tekrarlanan kesiler her seferinde yara dokusunu artırır. Artan yara dokusu, ileride yapılacak onarım ameliyatını da güçleştirir. Bu nedenle iki girişimden sonra sonuç alınamayan kişilerde onarımı öneririm. Onarımda darlıklı bölümlerin tamamı tek planda ele alınır. Kanalın uzun bir bölümü etkilenmişse aşamalı onarım gündeme gelebilir. Aşamalı onarımda ilk seansta kanal açılır ve doku yerleştirilir, ikinci seansta kanal yeniden kapatılır. İki seans arasında birkaç ay beklenir. Bu sürecin ayrıntıları kişiyle önceden konuşulur.

Filmde birden fazla daralma görülmesi her zaman gerçek darlık anlamına gelmez. Kanal duvarındaki kasların kasılması, geçici daralmalar oluşturabilir. Özellikle leğen tabanı düzeyinde bu görünüm sık ortaya çıkar. Kişinin gergin olması ve işlem sırasında kasılması bu etkiyi artırır. Gerçek darlıklar tüm çekimlerde aynı noktada ve aynı biçimde görülür. Geçici kasılmalar ise farklı karelerde değişkenlik gösterir. Bu ayrımı yapabilmek için çekimin hareketli görüntü biçiminde izlenmesi yararlı olur. İşlem öncesinde kişinin rahatlatılması da yanıltıcı görüntüleri azaltır. Kuşkulu durumlarda kanalın ince bir kamerayla doğrudan incelenmesi ayrımı netleştirir. Bu inceleme, darlığın gerçek olup olmadığını ve iç yüzeyin durumunu gösterir. Kamerayla yapılan incelemede kanal duvarındaki beyazımsı sert alanlar da değerlendirilir. Bu alanların yaygınlığı, yara dokusunun genişliği hakkında fikir verir. İki yöntemin birlikte kullanılması, kuşkulu görüntülerin büyük bölümünü açıklığa kavuşturur.

Üretra Darlığında Film Yerine Ultrason Kullanılabilir mi?

Üretra darlığında ultrason, filmin yerini tutmaz, ancak filmi tamamlayan ve bazı durumlarda ondan daha fazla bilgi veren bir yöntemdir. İdrar kanalının penis üzerinden ultrasonla incelenmesi, kanalın çevresindeki dokuyu doğrudan gösterir. Filmde yalnız kanalın içi görünürken ultrasonda duvar kalınlığı ve çevredeki sertleşme değerlendirilir. Yara dokusunun derinliği, kapalı yöntemlerin kalıcılığını belirleyen en önemli etkendir. Bu nedenle ultrason bulguları tedavi seçiminde bana ayrı bir katkı sağlar. İnceleme radyasyon içermez ve kontrast madde gerektirmez. İşlem sırasında kanal serum fizyolojik ile doldurulur ve görüntü bu sırada alınır. Ultrasonun en önemli sınırı, kanalın yalnız penis boyunca uzanan bölümünü iyi göstermesidir. Leğen tabanı ve prostat düzeyindeki bölümler bu yöntemle yeterince değerlendirilemez. Bu nedenle ultrasonu tek başına yeterli bir inceleme olarak görmem.

Ultrasonun bir başka kullanım alanı, darlığa eşlik eden sorunların araştırılmasıdır. Uzun süredir darlığı bulunan kişilerde mesane ve böbrekler mutlaka değerlendirilir. Bu değerlendirmede böbreklerin ve mesanenin ultrasonla değerlendirilmesi ilk basamak yöntem olarak kullanılır. İncelemede mesane duvarının kalınlığı, mesanede taş olup olmadığı ve böbreklerde genişleme bulunup bulunmadığı görülür. İdrar yaptıktan sonra mesanede kalan idrar miktarı da aynı seansta ölçülür. Bu ölçüm, darlığın mesane üzerindeki yükünü gösterir. Böbreklerde genişleme saptanması, tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini ortaya koyar. Ultrason ayrıca kontrast madde alamayan kişilerde ilk tercih olur. Alerji öyküsü bulunan kişilerde bu üstünlük belirgin hâle gelir. Bu kişilerde plan, ultrason ve kanalın kamerayla incelenmesi üzerine kurulur. İncelemenin deneyimli bir ekiple yapılması, elde edilen bilginin değerini doğrudan artırır. Ultrasonun sonucu, uygulayan kişinin deneyimine göre değişebilen bir yöntemdir. Bu nedenle bulguları her zaman diğer incelemelerle birlikte yorumlarım.

Görüntüleme yöntemlerinin birbirini tamamlaması, doğru planlamanın temelini oluşturur. Film darlığın yerini ve uzunluğunu, ultrason ise çevresindeki dokunun durumunu gösterir. Kanalın kamerayla incelenmesi iç yüzeyin görünümünü ortaya koyar. Manyetik rezonans, leğen kemiği kırığı sonrası gelişen karmaşık darlıklarda ek bilgi sağlar. Bu yöntemde kanalın kopan uçları arasındaki mesafe ve çevre dokular ayrıntılı olarak görülür. Her kişide bu yöntemlerin tamamına gerek duyulmaz. İlk kez değerlendirilen ve kısa darlığı bulunan bir kişide film çoğu zaman yeterli olur. Tekrarlayan ve karmaşık darlıklarda ise inceleme kapsamı genişletilir. Yöntemlerin sırası, kişinin öyküsüne ve ilk bulgulara göre belirlenir. Bu yaklaşım hem gereksiz incelemeleri hem de eksik değerlendirmeyi önler.

Üretra Darlığında Sonda Takılıyken Film Çekilebilir mi?

Üretra darlığında kanalın içinden geçen bir sonda takılıyken film çekilmesi uygun değildir, çünkü sonda kanalı doldurarak darlığı gizler. Kontrast madde sondanın çevresinden geçemez ve kanal yeterince dolmaz. Bu koşullarda elde edilen görüntü, darlığın yerini ve uzunluğunu güvenilir biçimde göstermez. Bu nedenle çekim öncesinde sondanın çıkarılmasını tercih ederim. Sonda çıkarıldıktan sonra kanalın bir süre dinlenmesi de yararlı olur. Uzun süre takılı kalan sondanın çıkarılmasının ardından duvarda ödem bulunur. Ödem, darlığı olduğundan daha uzun gösterebilir. Bu nedenle çekimi sonda çıkarıldıktan birkaç hafta sonra planlarım. Bekleme süresi kişinin idrar yapabilme durumuna göre ayarlanır. İdrar yapamayan kişilerde bu süre kısaltılır ve farklı bir yol izlenir.

Kanaldan sonda geçirilemeyen kişilerde mesane, kasık üstünden yerleştirilen bir sondayla boşaltılır. Bu yöntem, kanalı serbest bıraktığı için değerlendirmeye olanak tanır. Bu sondadan mesaneye kontrast madde verilerek işeme sırasında film çekilebilir. Bu çekimde darlığın iç sınırı ve mesane boynunun durumu görülür. Aynı seansta kanalın ucundan verilen kontrast maddeyle dış sınır da belirlenir. Böylece kişi idrar yapamadığı hâlde iki yönlü değerlendirme tamamlanır. Bu yaklaşım, kanalın tamamen tıkandığı durumlarda özellikle değerlidir. Kopuk kanalın iki ucu arasındaki mesafe bu yöntemle ölçülür. Ölçüm, onarım ameliyatının planlanmasında doğrudan kullanılır. Kasık üstündeki sonda, onarıma kadar geçen sürede idrar akışını da güvence altına alır.

Sondayla ilgili bir başka soru, filmden sonra sonda takılıp takılmayacağıdır. Çekim sonrasında çoğu kişide sondaya gerek duyulmaz. İşlem sonrasında birkaç kez idrarda hafif pembelik ve yanma görülebilir. Bol su içilmesi bu şikâyetleri hızla azaltır. İleri darlığı bulunan bazı kişilerde ödem nedeniyle geçici idrar yapamama gelişebilir. Bu durumda kısa süreli sonda takılması gerekebilir. İşlem öncesinde idrar tahlili yapılması ve enfeksiyon varsa tedavi edilmesi bu riski azaltır. Enfeksiyonlu bir kanaldan çekim yapılması, bakterilerin kana karışmasına yol açabilir. Bu nedenle ateşi ve aktif enfeksiyonu bulunan kişilerde çekimi ertelerim. Enfeksiyon tedavi edildikten sonra inceleme güvenle yapılır. İşlem sonrasında kişinin birkaç saat gözlem altında tutulması da uygun bir yaklaşımdır. Bu süre içinde idrar yapıp yapamadığı kontrol edilir. İdrar yapabilen kişiler aynı gün evine döner ve ertesi gün olağan yaşamına başlar.

Üretra darlığında idrar kanalı filmi, tedavi planının üzerine kurulduğu temel incelemedir. İki yönlü çekim darlığın her iki sınırını gösterir ve uzunluk ölçümünü olanaklı kılar. Filmde birden fazla daralma görülebilir, bu nedenle gerçek darlık ile geçici kasılmanın ayrılması gerekir. Ultrason filmin yerini tutmaz, ancak çevre dokunun durumunu göstererek yöntem seçimine katkı sağlar. Kanalın içinden geçen bir sonda takılıyken çekim yapılması ise yanıltıcı sonuç verir. Bu ayrıntılara uyulduğunda darlığın haritası eksiksiz çıkarılır ve ilk girişim doğru yöntemle yapılır. Doğru seçilen ilk girişim, hem tekrarlayan işlemleri hem de kanaldaki yara dokusunun artmasını önler.

Merak Edilenler
1 İdrar Kanalı Filmi Çekilirken Ağrı Hissedilir mi?
Çekim sırasında çoğu kişi basınç ve dolgunluk hissi duyar. Kanal ucuna uygulanan uyuşturucu jel, rahatsızlığı belirgin biçimde azaltır. Kontrast maddenin yavaş verilmesi de ağrının hafif kalmasını sağlar. İleri darlığı bulunan kişilerde madde birikmesi nedeniyle kısa süreli bir zorlanma hissedilebilir.
2 İdrar Kanalı Filmi Öncesinde Hazırlık Gerekir mi?
Çekim öncesinde idrar tahlili yapılır ve enfeksiyon bulunmadığı doğrulanır. Kullanılan tedaviler, özellikle kan sulandırıcılar, önceden bildirilmelidir. Aç kalmaya çoğu zaman gerek duyulmaz. İşeme sırasında çekim yapılacağı için mesanenin dolu olması istenebilir.
3 Kontrast Maddeye Alerjisi Olanlarda Ne Yapılır?
Alerji öyküsü bulunan kişilerde çekim öncesinde koruyucu tedavi planlanabilir. Kanala verilen maddenin kana geçişi sınırlı olduğu için risk damardan verilen incelemelere göre düşüktür. Yine de öykünün ayrıntılı olarak alınması gerekir. Uygun olmayan durumlarda ultrason ve kanalın kamerayla incelenmesi tercih edilir.
4 Film Çekiminden Sonra Kanama Olur mu?
İşlemden sonra ilk birkaç idrarda hafif pembelik görülmesi olağandır. Bu durum kanal iç yüzeyindeki hassas dokunun tahrişinden kaynaklanır. Bol su içilmesi kanamanın hızla azalmasını sağlar. Yoğun kanama ve pıhtı görülmesi ise gecikmeden değerlendirme gerektirir.
5 İdrar Kanalı Filmi Kadınlarda da Çekilir mi?
Kadınlarda idrar kanalı çok kısa olduğu için darlık oldukça seyrek görülür. Bu nedenle film nadiren gerekir. Kadınlarda idrar yapma güçlüğü araştırılırken öncelikle muayene ve akım testi kullanılır. Kuşkulu durumlarda kanalın kamerayla incelenmesi tercih edilir.
6 Darlık Filminde Prostat Bölgesi Değerlendirilir mi?
İşeme sırasında çekilen filmde prostat düzeyindeki kanal bölümü de görülür. Bu bölümün genişliği ve mesane boynunun açılma durumu değerlendirilir. Elde edilen bilgi, şikâyetlerin darlıktan mı yoksa prostattan mı kaynaklandığının ayrılmasına katkı sağlar. Gerektiğinde ultrason ve akım testiyle birlikte yorumlanır.
7 Film Çekimi Enfeksiyona Yol Açar mı?
Temiz koşullarda yapılan çekimde enfeksiyon gelişme olasılığı düşüktür. Buna karşın kanalda bakteri bulunması bu riski artırır. Bu nedenle işlem öncesinde idrar tahlili yapılır ve gerektiğinde koruyucu antibiyotik verilir. İşlemden sonra ateş ya da titreme ortaya çıktığında gecikmeden başvurulmalıdır.
8 İdrar Akım Testi Film Yerine Geçer mi?
Akım testi darlık hakkında ilk ve değerli bir bilgi verir. Uzun süre düşük ve sabit seyreden yassı bir eğri darlığı güçlü biçimde düşündürür. Buna karşın bu test darlığın yerini, uzunluğunu ve sayısını göstermez. Tedavi planı için filmin ayrıca çekilmesi gerekir.
9 Darlığın Yeri Tedavi Seçimini Nasıl Belirler?
İdrar kanalının farklı bölümleri yapı olarak birbirinden ayrılır. Penisin kök bölümündeki kısa darlıklarda kapalı yöntemler makul bir seçenek oluşturur. Penis içindeki kanalda yer alan darlıklarda aynı yöntemden beklenen kalıcılık düşüktür. Leğen kemiği kırığı sonrası gelişen darlıklarda ise çoğunlukla onarım ameliyatı gerekir.
10 Filmde Darlık Görülmezse Şikâyetlerin Nedeni Nedir?
Filmde darlık görülmeyen kişilerde prostat kaynaklı tıkanıklık öncelikle araştırılır. Mesane boynunun yeterince açılmaması da benzer şikâyetlere yol açar. Mesane kasının zayıflaması, zayıf akımın bir başka önemli nedenidir. Bu ayrım için basınç ve akım ölçümü ile kanalın kamerayla incelenmesi kullanılır.
11 Tedaviden Sonra Film Tekrarlanır mı?
Tedaviden sonra izlem çoğu zaman şikâyetler ve akım testiyle yürütülür. Akımda yeniden bozulma saptandığında film tekrarlanır. Onarım ameliyatı geçiren kişilerde sonda çekilmeden önce kontrol çekimi yapılır. Bu çekim, onarılan bölgede kaçak olup olmadığını gösterir.
12 Kanalın Kamerayla İncelenmesi Filmle Birlikte Gerekir mi?
İki inceleme farklı bilgiler verdiği için çoğu kişide birbirini tamamlar. Film kanalın haritasını çıkarır, kamera ise iç yüzeyin görünümünü ve dokunun durumunu gösterir. İleri darlıklarda kamera darlığı geçemez ve değerlendirme sınırlı kalır. Bu nedenle sıralama kişinin bulgularına göre belirlenir.
13 Film Çekiminde Radyasyon Miktarı Ne Düzeydedir?
Çekim sırasında alınan ışın dozu düşük düzeyde kalır. Görüntülerin hareketli olarak izlendiği sürenin kısa tutulması bu dozu daha da azaltır. Gereksiz tekrarlardan kaçınılması, toplam maruziyeti sınırlar. Üreme organlarının korunması için uygun önlemler işlem sırasında alınır.

Kaynakça

Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.

  1. Urethral Disorders MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  2. Urinary Retention National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  3. Cystoscopy & Ureteroscopy National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  4. Urinary Tract Imaging National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  5. Perineal Injury in Males National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  6. Literatür taraması: “urethral stricture urethroplasty outcomes” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
  7. Literatür taraması: “urethral stricture internal urethrotomy recurrence” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
Tıbbi inceleme: Yayımlanma tarihi: 27 Ekim 2026
Tıbbi İkinci Görüş

Elinizdeki raporlar için ikinci bir değerlendirme

Daha önce yapılmış tetkik ve raporlarınızla ilgili ikinci görüş almak isterseniz, muayene randevusu oluşturabilirsiniz. Randevu günü ve saati sekreterlik tarafından telefonla belirlenir.

Hemen Ara WhatsApp Randevu Al