Prostat ilacının yetersiz kaldığının nasıl anlaşıldığını, doz ayarının nasıl yapıldığını ve yeni ilacın etkisinin ne zaman görüldüğünü anlatıyorum. Yenilenen tetkikleri de sırasıyla ele alıyorum.
Prostat ilacı kullanan bir erkekte ilaç değişimi, şikâyetler beklenen sürede hafiflemediğinde ya da ilacın yan etkisi yaşam düzenini bozduğunda gündeme gelir. Değişim kararı tek bir kontrolde verilmez. Her ilaç grubunun etkisini göstermesi için gereken süre birbirinden farklıdır. İdrar yolundaki kasları gevşeten grupta etki birkaç gün içinde başlar. Prostatı zamanla küçülten grupta ise belirgin rahatlama aylar sonra ortaya çıkar. Bu sürelerin bilinmemesi, etkili bir ilacın erken bırakılmasına yol açar. Bu nedenle değişim kararından önce sürenin dolup dolmadığını değerlendiririm.
Değişim kararını etkileyen bir başka başlık, ilacın düzenli kullanılıp kullanılmadığıdır. Gün aşırı alınan bir ilacın etkisiz görünmesi beklenen bir sonuç oluşturur. Kontrolde ilacın hangi saatte ve hangi sıklıkta alındığını ayrıntılı olarak sorarım. Bu yazıda ilacın yetersiz kaldığının nasıl anlaşıldığını, doz ayarının nasıl yapıldığını, yan etki nedeniyle bırakılması durumunda hangi seçeneklerin kaldığını, yeni ilacın etkisinin ne zaman görüldüğünü ve hangi tetkiklerin yenilendiğini anlatıyorum. Tedavinin genel çerçevesi konusunda ayrıntı gerektiğinde prostat büyümesinde uygulanan ilaç seçenekleri konusundaki sayfa yol gösterir.
Prostat İlacının Yetersiz Kaldığı Nasıl Anlaşılır?
Prostat ilacının yetersiz kaldığı, şikâyet puanının düşmemesi, idrar akım hızının artmaması ve mesanede kalan idrar miktarının azalmaması ile anlaşılır. Değerlendirmenin ilk basamağını kişinin kendi bildirdiği şikâyetler oluşturur. Gece idrara kalkma sayısı, idrar akımının gücü ve mesanenin boşalma hissi ayrı ayrı sorgulanır. Bu sorgulamanın sayısal biçimde yapılması karşılaştırmayı kolaylaştırır. Tedavi öncesinde doldurulan idrar yakınmalarının standart formla puanlanması bu karşılaştırmanın temelini oluşturur. Aynı formun kontrolde yeniden doldurulması, değişimin nesnel olarak görülmesini sağlar. Puanda anlamlı bir düşüş görülmemesi yetersizliğin ilk işaretini verir. İkinci basamakta idrar akım testi yapılır. Bu testte akımın en yüksek hızı ve akım eğrisinin biçimi değerlendirilir. Üçüncü basamakta idrar yapıldıktan sonra mesanede kalan idrar ölçülür. Bu ölçümün yüksek kalması, tıkanıklığın sürdüğünü gösterir. Üç ölçümün birlikte değerlendirilmesi yanıltıcı sonuçları azaltır. Yalnız kişinin anlatımına dayanan bir değerlendirme yeterli olmaz. Bazı erkeklerde şikâyet sürerken ölçümler düzelmiş olabilir. Bazı erkeklerde ise ölçümler bozuk kalırken şikâyetler hafiflemiş görünür.
Yetersizlik kararı verilmeden önce şikâyetlerin gerçekten prostattan kaynaklandığı doğrulanır. İdrar yolu enfeksiyonu benzer şikâyetlere yol açar ve idrar tahliliyle ayırt edilir. İdrar kanalında darlık bulunması da akımın zayıf kalmasına neden olur. Mesane taşı ve mesane kasının zayıflaması da aynı tabloyu oluşturabilir. Bezde iltihabi bir sürecin bulunması ayrı bir başlık oluşturur. Bu tablonun ayrıntısı konusunda bilgi gerektiğinde bezdeki iltihabın yol açtığı yakınmalar konusundaki sayfa yol gösterir. Şeker hastalığı ve kullanılan bazı ilaçlar da idrar yakınmalarını ağırlaştırabilir. Akşam saatlerinde alınan sıvı miktarı gece idrara kalkma sayısını doğrudan etkiler. Bu ayrıntılar sorgulanmadan yapılan bir ilaç değişimi çoğu zaman sonuç vermez. Kontrolde ilacın nasıl kullanıldığı da ayrıntılı biçimde ele alınır. İlacın aç ya da tok alınması bazı gruplarda etkiyi değiştirir. İlacın günün hangi saatinde alındığı da yan etkilerin yaşanma biçimini etkiler. Kullanımda bir aksaklık saptandığında önce bu aksaklık düzeltilir. Düzenli kullanımla birkaç hafta geçtikten sonra değerlendirme yenilenir. Bu yaklaşım, gereksiz ilaç değişimlerinin önüne geçer. Yetersizlik kararı verilirken şikâyetlerin kişinin yaşam düzenini ne ölçüde etkilediği de ayrıca sorgulanır. Aynı ölçüm değerleriyle bir erkek rahat ederken bir başkası belirgin biçimde zorlanabilir. Bu nedenle karar yalnız sayılara değil, kişinin günlük yaşamına da dayandırılır. Gece kaç kez uyandığı ve bu uyanmaların uykusunu ne kadar böldüğü bu değerlendirmenin somut bir ölçütünü oluşturur. Uzun yolculuk ve toplantı gibi durumlarda yaşanan zorlanma da aynı çerçevede ele alınır. Tuvalete yetişememe kaygısının kişiyi evden çıkmaktan alıkoyduğu durumlarda tedavi yetersiz sayılır.
Prostat İlacı Değiştirilirken Doz Nasıl Ayarlanır?
Prostat ilacı değiştirilirken doz, kişinin tansiyon değerleri, eşlik eden hastalıkları ve önceki ilaçtan yaşadığı yan etkiler göz önünde bulundurularak ayarlanır. Doz ayarının temel kuralı, düşük dozla başlanması ve gerektiğinde kademeli olarak artırılmasıdır. İdrar yolundaki kasları gevşeten grupta bu kural ayrıca önem taşır. Bu grup tansiyonu düşürebildiği için ilk dozun akşam alınması önerilir. Ayağa kalkarken baş dönmesi yaşayan erkeklerde doz artışı daha yavaş yapılır. Tansiyon ilacı kullanan erkeklerde iki ilacın etkisi birlikte değerlendirilir. Gerektiğinde tansiyon ilacının dozu ilgili hekimle birlikte yeniden düzenlenir. Prostatı küçülten grupta doz ayarı daha basit bir çerçevede yürür. Bu grupta genellikle tek bir günlük doz kullanılır ve kademeli artış gerekmez. Mesaneyi gevşeten grupta ise doz, ağız kuruluğu ve kabızlık gibi yan etkilere göre ayarlanır. Bu grupta mesanede kalan idrar miktarının izlenmesi gerekir. Kalan idrar miktarı yüksek olan erkeklerde bu grup dikkatle kullanılır. İki ilacın birlikte kullanıldığı düzenlerde doz ayarı ayrı ayrı yapılır. Bir gruptaki doz artışı, diğer grubun dozunun değiştirilmesini gerektirmez. Doz değişikliklerinin tek tek yapılması, hangi değişikliğin işe yaradığını görmeyi sağlar.
Aynı gruptan farklı bir ilaca geçilirken doz eşdeğerliği gözetilir. Yeni ilacın başlangıç dozu, önceki ilacın dozuna bakılarak belirlenir. Geçişin bir gün ara verilmeden yapılması çoğu erkekte uygun olur. Yan etki nedeniyle yapılan geçişlerde ise birkaç günlük bir ara verilebilir. Bu ara, yan etkinin gerçekten ilaca bağlı olup olmadığını da gösterir. Yan etki ara döneminde geçmiyorsa başka bir neden araştırılır. Doz artışından sonra ilk değerlendirme birkaç hafta içinde yapılır. Bu değerlendirmede hem şikâyetler hem de tansiyon değerleri ele alınır. Doz artışının yan etki oluşturduğu erkeklerde önceki doza dönülür. Önceki dozla yetersiz yanıt alınıyorsa farklı bir gruba geçilir. Yaşı ileri olan erkeklerde doz artışları daha küçük basamaklarla yapılır. Böbrek ve karaciğer işlevlerinde bozukluk bulunan erkeklerde de aynı dikkat gösterilir. Kullanılan diğer ilaçların listesi her kontrolde gözden geçirilir. Yeni eklenen bir ilacın idrar yakınmalarını etkileyip etkilemediği ayrıca sorgulanır. Doz ayarının yazılı olarak verilmesi, evde yaşanan karışıklıkları ortadan kaldırır. Yazılı düzende her ilacın adı, günün hangi saatinde alınacağı ve kaç tablet kullanılacağı ayrı satırlarda belirtilir. Birden çok ilaç kullanan erkeklerde bu düzenin hazırlanması hataları belirgin biçimde azaltır. İlaç kutularının haftalık bir kutuya yerleştirilmesi de düzenli kullanımı kolaylaştırır. Yakınlardan birinin bu düzeni bilmesi, unutulan dozların fark edilmesini sağlar. Unutulan bir dozun ertesi gün iki kat alınmaması gerektiği de bu aşamada ayrıca belirtilir.
Prostat İlacı Yan Etki Nedeniyle Bırakılırsa Hangi Seçenekler Kalır?
Prostat ilacı yan etki nedeniyle bırakıldığında aynı gruptan farklı bir ilaca geçiş, başka bir gruba geçiş, ilaç birleşiminin sadeleştirilmesi ve girişimsel tedaviler seçenek olarak kalır. İlk seçeneği, aynı grup içinde farklı bir ilacın denenmesi oluşturur. Aynı gruptaki ilaçların yan etki biçimleri birbirinden farklı olabilir. Baş dönmesi yaşayan bir erkekte bu değişiklik çoğu zaman sorunu giderir. Boşalma sırasında meni miktarının azalması da sık bildirilen bir yan etki oluşturur. Bu şikâyetin rahatsız ettiği erkeklerde aynı grup içinde farklı bir seçenek denenir. İkinci seçenek, tümüyle başka bir gruba geçilmesidir. Cinsel işlevle ilgili yan etki yaşayan erkeklerde bu geçiş öne çıkar. Cinsel istekte azalma ve sertleşme güçlüğü bildiren erkeklerde prostatı küçülten grup gözden geçirilir. Bu yan etkiler çoğu erkekte ilacın bırakılmasıyla düzelir. Üçüncü seçenek, ilaç birleşiminin sadeleştirilmesidir. İki ilaç birlikte kullanılıyorsa hangisinin yan etkiden sorumlu olduğu araştırılır. Bir ilacın geçici olarak bırakılması bu ayrımı sağlar. Prostatı küçülten ilacın etkisi yerleştiğinde diğer ilacın bırakılması bazı erkeklerde mümkün olur. Bu sadeleştirme, yan etki yükünü belirgin biçimde azaltır.
Dördüncü seçenek, girişimsel tedavilerin değerlendirilmesidir. İlaçların tümünden yan etki yaşayan erkeklerde bu seçenek öne çıkar. Uzun süre ilaç kullanmak istemeyen erkeklerde de aynı yol izlenir. Girişimsel tedavi kararı verilmeden önce prostatın hacmi ölçülür. Bu ölçüm için prostat hacminin ultrasonla ölçülmesi istenir. Hacim ölçümü, uygulanacak yöntemin seçilmesinde belirleyici olur. Mesane kasının durumu da aynı aşamada değerlendirilir. Mesane kası ileri derecede zayıflamış erkeklerde beklenen yarar sınırlı kalır. Bu bilginin karar öncesinde paylaşılması gerekir. Yan etki nedeniyle ilaçsız kalan erkeklerde bekleme süresi de planlanır. Şikâyetleri hafif olan erkeklerde bir süre ilaçsız izlem uygun olabilir. Bu dönemde sıvı düzeninin ve akşam alışkanlıklarının gözden geçirilmesi katkı sağlar. İdrar yapamama atağı yaşayan erkeklerde ise bekleme uygun görülmez. Bu erkeklerde girişimsel tedavi vakit kaybedilmeden planlanır. Seçeneklerin tümünün yazılı olarak anlatılması, kararın birlikte verilmesini sağlar. Yan etki nedeniyle ilaç bırakan erkeklerde yaşanan şikâyetin gerçekten ilaca bağlı olup olmadığı da ayrıca araştırılır. Bazı şikâyetler yaşla birlikte ortaya çıkar ve ilaçla aynı döneme denk gelir. Bu ayrımın yapılması, etkili bir ilacın gereksiz yere bırakılmasını önler. Ayrımın en pratik yolu, ilacın kısa süreli olarak kesilmesi ve şikâyetin gidişinin izlenmesidir. Bu kesme döneminin hekim bilgisiyle ve belirli bir süreyle sınırlı tutulması gerekir.
Prostat İlacı Değiştirildikten Sonra Etkisi Ne Kadar Sürede Görülür?
Prostat ilacı değiştirildikten sonra etkisi, yeni ilacın ait olduğu gruba göre birkaç gün ile birkaç ay arasında değişen bir sürede görülür. İdrar yolundaki kasları gevşeten grupta etki hızlı başlar. Bu grupta ilk rahatlama çoğu erkekte birkaç gün içinde hissedilir. Etkinin tam olarak değerlendirilmesi için birkaç haftalık düzenli kullanım yeterli olur. Prostatı küçülten grupta ise süre çok daha uzun kalır. Bu grupta belirgin rahatlama çoğu zaman üç ile altı ay arasında ortaya çıkar. En belirgin etki ise altı ay ile bir yıl arasındaki kullanımdan sonra görülür. Bu farkın bilinmemesi, etkili bir ilacın erken bırakılmasına yol açar. Mesaneyi gevşeten grupta etki birkaç hafta içinde belirginleşir. Sıkışma ve sık idrara çıkma şikâyetlerindeki azalma bu sürede değerlendirilir. İki ilacın birlikte başlandığı erkeklerde hızlı ve yavaş etkiler birbirine karışır. Bu durumda erken dönemdeki rahatlama hızlı etkili gruba bağlanır. Aylar sonra elde edilen ek rahatlama ise yavaş etkili gruba bağlanır. Bu ayrımın anlatılması, kişinin süreci doğru izlemesini sağlar. Değerlendirme tarihlerinin baştan belirlenmesi de beklentiyi düzenler.
Etkinin değerlendirileceği kontrol, yeni ilacın grubuna göre planlanır. Hızlı etkili gruplarda kontrol birkaç hafta sonrasına verilir. Yavaş etkili gruplarda ise ilk kontrol aylar sonrasına konur. Ara dönemde yaşanan yan etkiler için ayrı bir başvuru yolu tanımlanır. Belirgin baş dönmesi ya da idrar yapamama durumunda kontrol beklenmez. Bu durumlarda vakit kaybedilmeden başvurulması gerekir. Kontrolde şikâyet puanı, idrar akım testi ve kalan idrar ölçümü yenilenir. Ölçümlerin tedavi öncesindeki değerlerle karşılaştırılması sonucu netleştirir. Beklenen sürenin sonunda yanıt alınamadığında tedavi yeniden düzenlenir. Yeniden düzenleme, doz artışı ya da tedaviye yeni bir grup eklenmesi biçiminde olabilir. Bazı erkeklerde ise girişimsel tedavilere geçilir. Yanıtın kısmi olduğu erkeklerde bir süre daha beklenmesi uygun olabilir. Bu bekleme kararı, şikâyetlerin yaşam düzenini ne ölçüde etkilediğine göre verilir. Kişinin beklentisi de bu kararda ağırlık taşır. Sürecin birlikte yürütülmesi, tedaviye uyumu belirgin biçimde artırır. Bekleme döneminde şikâyetlerin günlük olarak kaydedilmesi de değerlendirmeyi kolaylaştırır. Gece idrara kalkma sayısının ve gündüz idrar aralıklarının yazıldığı basit bir çizelge yeterli olur. Bu çizelge, kontrolde anlatılanların belleğe dayanmasını önler. Birkaç günlük kayıt çoğu erkekte yeterli bilgiyi sağlar. Kaydın alınan sıvı miktarını da kapsaması, gece uyanmalarının nedenini ayırt etmeyi kolaylaştırır.
Prostat İlacı Değişiminde Hangi Tetkikler Yenilenir?
Prostat ilacı değişiminde şikâyet puanı, idrar tahlili, idrar akım testi, mesanede kalan idrar ölçümü ve kan belirteci ölçümü yenilenir. Şikâyet puanı her kontrolde yeniden doldurulur. Bu form, tedavinin etkisini gösteren en pratik araç olarak kullanılır. İdrar tahlili, enfeksiyon ve kanama açısından değerlendirilir. Enfeksiyon saptandığında ilaç değişimi ertelenir ve önce enfeksiyon tedavi edilir. İdrar akım testi, akımın gücünü sayısal olarak ortaya koyar. Testin güvenilir olması için mesanenin yeterince dolu olması gerekir. Mesanede kalan idrar ölçümü akım testinin hemen ardından yapılır. Bu iki ölçümün birlikte yorumlanması tıkanıklığın derecesini gösterir. Kan belirteci ölçümü de belirli aralıklarla yenilenir. Prostatı küçülten grubu kullanan erkeklerde bu değer belirgin biçimde düşer. Düşüşün ilaca bağlı olduğunun bilinmesi, sonucun yanlış yorumlanmasını önler. İlaca başlamadan önce ölçülen değerin dosyada bulunması bu nedenle gerekir. Değerin düştükten sonra yeniden yükselmesi ayrıca değerlendirilir. Parmakla yapılan muayene de kontrollerin bir parçası olarak sürdürülür.
Bazı erkeklerde bu temel tetkiklere ek incelemeler eklenir. Prostatın hacminin ölçülmesi girişimsel tedavi düşünülen erkeklerde istenir. Böbrek işlevlerini gösteren kan testleri, kalan idrar miktarı yüksek olan erkeklerde yapılır. Böbreklerin ultrasonla değerlendirilmesi de aynı grupta gündeme gelir. İdrarda kan görülen erkeklerde ileri inceleme gerekir. Bu grupta idrar kanalının kamera ile incelenmesi planlanabilir. Mesane kası zayıflığından şüphelenilen erkeklerde mesane basınçlarını ölçen test istenir. Bu test, şikâyetin tıkanıklıktan mı yoksa kas zayıflığından mı kaynaklandığını gösterir. Tetkiklerin hepsinin her kontrolde tekrarlanması gerekmez. Hangi tetkikin yenileneceği, şikâyetin gidişine ve önceki sonuçlara göre belirlenir. Gereksiz tekrarlanan tetkikler hem zaman kaybına hem de kaygıya yol açar. Tetkik sonuçlarının aynı dosyada toplanması karşılaştırmayı kolaylaştırır. Sonuçların tarihleriyle birlikte sıralanması, gidişin görülmesini sağlar. Bu sıralamanın kişide de bulunması, başka bir merkeze başvurulduğunda kolaylık sağlar. Kontrollerin aksatılmaması, ilaç değişiminin doğru zamanda yapılmasını sağlar. Kontrol aralıkları ilaç değişiminden sonraki ilk yılda daha sık tutulur. Durumu dengede seyreden erkeklerde ise aralık kademeli olarak açılır. Yeni bir şikâyet ortaya çıktığında ise planlanan tarih beklenmeden başvurulması gerekir. İdrarda kan görülmesi ve ateşle seyreden bir tablo bu başvuruların en öncelikli gerekçeleri arasında yer alır.
Prostat ilacı kullanan bir erkekte ilaç değişimi, ölçülebilir bir yetersizlik ya da yaşam düzenini bozan bir yan etki saptandığında gündeme gelir. Yetersizliğin belirlenmesinde şikâyet puanı, idrar akım testi ve kalan idrar ölçümü birlikte kullanılır. Doz ayarının kademeli yapılması ve değişikliklerin tek tek uygulanması, hangi adımın işe yaradığını görmeyi sağlar. Yeni ilacın etkisi için beklenmesi gereken süre gruba göre değişir ve bu sürenin bilinmesi erken bırakmayı önler. Tetkiklerin düzenli aralıklarla yenilenmesi, kararın nesnel verilerle verilmesini sağlar.
1 Prostat İlacı Kendi Kendine Bırakılabilir mi?
2 İlaç Değişimi Sırasında Eski İlaca Devam Edilir mi?
3 Prostat İlacı Kullanırken Katarakt Ameliyatı Olunabilir mi?
4 İlaç Değişiminden Sonra Cinsel İşlev Düzelir mi?
5 Gece İdrara Kalkma İlaç Değişimiyle Geçer mi?
6 İki İlacın Birlikte Kullanılması Yan Etkiyi Artırır mı?
7 İlaç Değişiminden Sonra Kontrol Ne Zaman Yapılır?
8 Prostat İlacı Yerine Bitkisel Ürün Kullanılabilir mi?
9 İdrar Akım Testi Öncesinde Ne Yapılmalıdır?
10 İlaç Değişimi Sonrası Kan Belirteci Ne Zaman Yeniden Ölçülür?
11 İlaç Değişimi Ameliyat İhtiyacını Ortadan Kaldırır mı?
12 Yaz Aylarında İlaç Dozu Değişir mi?
13 İlaç Değişimi Sırasında Kabızlık Neden Önemlidir?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Enlarged Prostate (Benign Prostatic Hyperplasia) www.niddk.nih.gov
- Prostate Problems www.niddk.nih.gov
- Enlarged Prostate medlineplus.gov
- Prostate Diseases medlineplus.gov
- Urinary Retention www.niddk.nih.gov
- Urodynamic Testing www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “benign prostatic hyperplasia surgical treatment outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov