Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara Pzt.-Cuma 09.00 – 17.00 · Cmt. 09.00 – 16.00
Prof. Dr. Hasan Biri • Üroloji Uzmanı · Üroonkoloji ve Robotik Cerrahi
Sağlık Rehberi

İdrarda Kan Görülmesi Mesane Tümörü Belirtisi Olabilir mi?

İdrarda kanın mesane tümörüyle ilişkisini, gözle görülmeyen kanamanın nasıl saptandığını ve egzersiz ile kan sulandırıcıların etkisini anlatıyorum. Gıdalara bağlı renk değişiminden nasıl…

26 Ekim 2026 Sağlık Rehberi Prof. Dr. Hasan Biri
İdrarda kanın mesane tümörüyle ilişkisini, gözle görülmeyen kanamanın nasıl saptandığını ve egzersiz ile kan sulandırıcıların etkisini anlatıyorum. Gıdalara bağlı renk değişiminden nasıl ayrıldığını da ele alıyorum.

İdrarda görülen kan, mesane tümörünün en sık ve çoğu zaman ilk belirtisidir, bu nedenle her yaş grubunda nedeninin araştırılması gerekir. Mesane tümörleri genellikle ağrı, yanma ya da ateş gibi başka bir şikâyet yapmadan kanar. Kanamanın ağrısız olması, pek çok kişinin durumu önemsememesine yol açar. İdrar pembe, kırmızı ya da kola rengine yakın koyu bir görünüm alabilir. Bazı kişilerde ise kan gözle fark edilmez ve yalnızca başka bir nedenle yapılan tahlilde ortaya çıkar. İdrarda kanın kendiliğinden kaybolması, altta yatan sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Her idrarda kan elbette tümör anlamına gelmez ve nedenlerin listesi oldukça uzundur. Taşlar, enfeksiyonlar, prostat büyümesi, böbrek hastalıkları ve bazı ilaç kullanımları da aynı bulguyu verir. Buna karşın bu nedenlerin varlığı, tümör olasılığının araştırılmasını gereksiz kılmaz. İleri yaştaki kişilerde, sigara içenlerde ve mesleki kimyasal maruziyeti bulunanlarda araştırmayı daha ayrıntılı yürütürüm. Bu yazıda gözle görülmeyen kanamanın nasıl saptandığını, yoğun egzersizin etkisini, kan sulandırıcı kullananlarda izlenen yolu, gıdalara bağlı renk değişiminden ayrımı ve bir kez görülüp geçen kanamanın anlamını anlatıyorum. Mesane tümörlerinin türleri, evreleri ve tedavi seçenekleri konusunda ayrıntı arayan kişilere mesane duvarından köken alan kanser sayfasını öneririm.

İdrarda Kan Çıplak Gözle Görülmediğinde Nasıl Saptanır?

İdrarda kan çıplak gözle görülmediğinde, idrar tahlilinde yapılan çubuk testi ve mikroskobik inceleme ile saptanır. Çubuk testi, idrarın içindeki kan hücrelerinin taşıdığı maddeyi renk değişimiyle gösterir. Bu test hızlı sonuç verir, ancak tek başına yeterli kabul edilmez. Çubuk testinin pozitif çıkması bazı durumlarda kan dışındaki nedenlerle de gerçekleşir. Kas yıkımına bağlı maddeler ve bazı ilaçlar yanlış pozitif sonuca yol açabilir. Bu nedenle pozitif çıkan her testin mikroskopla doğrulanması gerekir. Mikroskobik incelemede idrardaki kırmızı kan hücreleri sayılır ve belirli bir eşiğin üzerindeki değerler anlamlı kabul edilir. Hücrelerin biçimi de değerlendirmeye katkı sağlar. Şekli bozulmuş hücreler kanamanın böbrek dokusundan geldiğini düşündürür. Şekli korunmuş hücreler ise idrar yollarından kaynaklanan bir kanamaya işaret eder. Bu ayrım, incelemenin hangi yönde derinleştirileceğini belirler.

Gözle görülmeyen kanama saptandığında ilk adım, geçici nedenlerin dışlanmasıdır. İdrar yolu enfeksiyonu bu nedenlerin başında gelir ve tedaviyle birlikte kanama kaybolur. Şüphe duyulan kişilerde idrarda üreme olup olmadığının araştırılması ile etken belirlenir ve uygun tedavi planlanır. Tedaviden sonra idrar tahlili mutlaka tekrarlanır. Kanamanın sürmesi, enfeksiyonun tek neden olmadığını gösterir. Kadınlarda adet dönemine denk gelen örnekler de yanıltıcı sonuç verir. Bu nedenle örneğin uygun bir dönemde yeniden alınması istenir. Yoğun egzersizden hemen sonra verilen örnekler de geçici kanama gösterebilir. Bu geçici nedenler dışlandıktan sonra hâlâ kan saptanıyorsa ileri inceleme planlanır. İleri incelemede böbrekler ve üst idrar yolları görüntülenir, mesanenin içi ise kameralı bir aletle değerlendirilir.

Gözle görülmeyen kanamanın araştırılmasında yaş ve risk etkenleri belirleyici olur. Kırk yaşın üzerindeki kişilerde, sigara içenlerde ve boya, lastik, deri ya da metal işleme alanlarında çalışanlarda araştırma eksiksiz yürütülür. Bu kişilerde tek bir tahlil bulgusu bile yeterli bir başlangıç nedeni oluşturur. Genç ve risk taşımayan kişilerde ise tahlilin bir süre sonra tekrarlanması tercih edilebilir. Tekrarlanan tahlillerde kanın sürmesi, incelemenin başlatılmasını gerektirir. Ailesinde idrar yolu tümörü bulunan kişilerde de eşik daha düşük tutulur. Daha önce leğen bölgesine ışın tedavisi uygulanmış kişilerde dikkat artırılır. Böbrek hastalığı düşünülen kişilerde idrarda protein ölçümü eklenir. Bu ölçümün yüksek bulunması, değerlendirmenin böbrek hastalıkları yönünde sürdürülmesini gerektirir. Ürolojik ve böbrek kaynaklı nedenlerin ayrılması, gereksiz incelemelerin önüne geçer. İncelemenin kapsamını belirlerken kişinin daha önce yapılmış tahlillerini de gözden geçiririm. Yıllar önceki tahlillerde de kan saptanmışsa tablo süregen olarak değerlendirilir. Yeni ortaya çıkan bir bulgu ise daha hızlı bir inceleme takvimi gerektirir.

İdrarda Kan Yoğun Egzersizden Sonra Görülebilir mi?

İdrarda kan yoğun egzersizden sonra görülebilir ve bu durum çoğu kişide birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Uzun mesafe koşusu, maraton ve ağır ağırlık çalışması bu tablonun en sık nedenleridir. Egzersiz sırasında böbreklere giden kan akımı azalır ve süzme birimleri geçici olarak zorlanır. Boş mesanenin arka duvarının koşu sırasında tekrar tekrar sarsılması da yüzeyde küçük kanamalara yol açar. Kas yıkımına bağlı maddelerin idrara geçmesi, çubuk testinin pozitif çıkmasına neden olabilir. Bu son durumda idrarda gerçek anlamda kan hücresi bulunmaz. Ayrım, mikroskobik inceleme ile kolayca yapılır. Egzersize bağlı kanamada idrar birkaç gün içinde berraklaşır. Bu nedenle dinlenme sonrasında tahlilin tekrarlanmasını isterim. Tekrarlanan tahlilde kanın sürmesi, nedenin egzersiz olmadığını gösterir.

Egzersize bağlı kanamanın güvenli kabul edilmesi için birkaç koşulun sağlanması gerekir. Kişinin yaşı, sigara öyküsü ve risk etkenleri öncelikle gözden geçirilir. Genç, sigara içmeyen ve düzenli spor yapan bir kişide bu açıklama makul karşılanır. İleri yaştaki bir kişide ise egzersiz açıklaması tek başına yeterli sayılmaz. Bu kişilerde kanama dinlenmeyle geçse bile inceleme tamamlanır. Kanamaya yan ağrısı, ateş ya da pıhtı eşlik ettiğinde tablo farklı değerlendirilir. Pıhtı bulunması, kanamanın miktarının fazla olduğunu gösterir. Egzersize bağlı kanamalarda genellikle pıhtı görülmez. Sporcularda yeterli sıvı alınması, bu tablonun sıklığını azaltır. Koşu öncesinde mesanenin tamamen boşaltılmaması da duvar sarsıntısını hafifletir. Bu basit önlemler tekrarlayan kanamaların önüne geçer.

Sporla ilgili değerlendirmede kişinin kullandığı takviyeler de sorgulanır. Kas geliştirmek amacıyla kullanılan bazı ürünler böbrek işlevlerini etkileyebilir. Ağrı kesicilerin sık kullanılması da böbrek dokusu üzerinde yük oluşturur. Uzun süreli ve yüksek dozda ağrı kesici kullanımı, idrarda kan görülmesinin nedenleri arasında yer alır. Bu nedenle sporcularda ilaç ve takviye öyküsünü ayrıntılı biçimde alırım. Sıcak havada yapılan uzun antrenmanlarda sıvı kaybı belirginleşir ve idrar koyulaşır. Koyu idrar, kandan ayırt edilmesi zor bir görünüm oluşturur. Kişinin bu iki durumu karıştırması oldukça sık görülür. Renk değişikliğinin kanla ilgili olup olmadığı yalnız tahlille anlaşılır. Bu nedenle her renk değişikliğinde tahlil yapılmasını öneririm.

İdrarda Kan Kan Sulandırıcı Kullananlarda Nasıl Değerlendirilir?

İdrarda kan, kan sulandırıcı kullanan kişilerde de tıpkı kullanmayanlarda olduğu gibi eksiksiz biçimde değerlendirilir. Bu kişilerde en sık yapılan yanlış, kanamanın doğrudan ilaca bağlanması ve incelemenin yapılmamasıdır. Kan sulandırıcılar kanamaya yatkınlık oluşturur, ancak sağlam bir idrar yolunda kendiliğinden kanama yaratmaz. Bu ilaçlar altta yatan bir sorunun daha erken kanamasına yol açar. Bu nedenle kanamayı bir uyarı işareti olarak kabul ederim. Yapılan incelemelerde bu kişilerde tümör, taş ya da prostat kaynaklı kanama saptanma olasılığı düşük değildir. İlaç dozunun uygun aralıkta olması da incelemeyi gereksiz kılmaz. Kanama, ilacın etkisi aşırı arttığında da ortaya çıkabilir. Bu nedenle pıhtılaşma testlerinin gözden geçirilmesi değerlendirmenin bir parçasıdır. Test sonuçları hedef aralığın dışındaysa ilgili hekimle birlikte doz düzenlenir. Düzenleme yapılması, ürolojik incelemenin ertelenmesini gerektirmez.

Bu kişilerde inceleme planlanırken birkaç ek ayrıntı göz önünde tutulur. Görüntüleme yöntemleri ve mesanenin kamerayla incelenmesi, kan sulandırıcı kullanımı sırasında da güvenle yapılabilir. Ayaktan yapılan bükülebilir alet incelemesi bu kişilerde tercih ettiğim yöntemdir. İşlem sırasında ortaya çıkan küçük kanamalar çoğu zaman kendiliğinden durur. Biyopsi ya da tümör çıkarılması gerekiyorsa ilaç düzenlemesi önceden planlanır. Saptanan bir tümörde tümörün kameralı aletle kesilerek alınması işleminden önce ilacın ne zaman kesileceği ilgili uzmanla birlikte belirlenir. Kalp kapağı ameliyatı geçirmiş ya da pıhtı öyküsü bulunan kişilerde ilaç kesilmesi risk taşır. Bu kişilerde geçici olarak farklı bir tedaviye geçilmesi gündeme gelir. Planlamanın ameliyattan günler önce yapılması, gereksiz gecikmeleri önler. Bu iş birliği, hem kanama hem de pıhtı riskinin dengelenmesini sağlar.

Kan sulandırıcı kullanan kişilerde kanamanın miktarı da ayrıca ele alınır. Yoğun kanama ve pıhtı oluşumu, idrar yapmayı engelleyebilir. Pıhtıların mesaneyi doldurduğu durumlarda acil girişim gerekir. Böyle bir tabloda mesane sondayla yıkanır ve pıhtılar boşaltılır. Kanama kontrol altına alındıktan sonra nedenin araştırılması sürdürülür. Tekrarlayan kanamalarda ilacın türü ve dozu yeniden değerlendirilir. Bol su içilmesi, pıhtı oluşumunu azaltan basit bir önlemdir. Kabızlıktan kaçınılması da ıkınmaya bağlı kanamaları hafifletir. Kişinin kullandığı diğer tedavilerin bir listesini görmek isterim. Birden fazla kan sulandırıcının birlikte kullanılması kanama olasılığını belirgin biçimde artırır. Bitkisel takviyelerin bir bölümü de pıhtılaşmayı etkilediği için ayrıca sorgulanır. Ağrı kesicilerin sık kullanımı aynı yönde katkıda bulunur. Bu ayrıntıların bilinmesi, kanamanın nedenini değerlendirmemi kolaylaştırır.

İdrarda Kan Gıda ve İlaçlara Bağlı Renk Değişiminden Nasıl Ayrılır?

İdrarda kan ile gıda ve ilaçlara bağlı renk değişimi, basit bir idrar tahliliyle kolayca ayrılır. Kırmızı ya da pembe görünen her idrar kan içermez. Pancar, böğürtlen ve kırmızı gıda boyası içeren yiyecekler idrarı pembeye çalan bir renge büründürür. Bazı ilaç grupları idrarı turuncu, kahverengi ya da koyu kırmızı gösterir. İdrar yolu ağrılarını azaltmak için kullanılan bazı tedaviler belirgin turuncu bir renk oluşturur. Bazı antibiyotik grupları ve vitamin takviyeleri de renk değişikliği yapar. Uzun süre bekleyen ve koyulaşan idrar da kanla karıştırılabilir. Sıvı kaybı yaşayan kişilerde idrar koyu çay rengine yaklaşır. Bu görünümlerin hiçbirinde tahlilde kan hücresi bulunmaz. Tahlil sonucu, kişinin endişesini kısa sürede ortadan kaldırır.

Renk değişikliğinin zamanlaması da ayrımda yol gösterir. Gıdaya bağlı değişiklikler, ilgili yiyeceğin tüketilmesinden sonraki bir gün içinde ortaya çıkar. Tüketim kesildiğinde renk hızla normale döner. İlaca bağlı değişiklikler ise tedavi süresince sürer ve bırakıldığında kaybolur. Kanamada ise renk günden güne değişir ve zaman zaman kaybolur. Kanamanın idrar yapmanın başında mı, sonunda mı yoksa tamamında mı görüldüğü de bilgi verir. Başlangıçta görülen kanama çoğunlukla idrar kanalı kaynaklıdır. Sonda görülen kanama mesane boynu ve prostatı düşündürür. İdrarın tamamının kanlı olması ise mesane ya da üst idrar yolları kaynaklı bir kanamaya işaret eder. Bu ayrıntıları muayene sırasında tek tek sorarım.

Renk değişikliğinin bazı nadir nedenleri de bulunur. Kas yıkımına bağlı maddelerin idrara geçmesi, idrarı koyu kahverengi gösterir. Bu tablo ağır egzersiz, uzun süreli baskı ve bazı ilaç kullanımları sonrasında ortaya çıkar. Kan hücrelerinin damar içinde parçalanması da idrarı koyulaştırır. Bu iki durumda idrar tahlilinde çubuk testi pozitif çıkar, ancak mikroskopta kan hücresi görülmez. Bu uyumsuzluk, tanının doğru yöne çevrilmesini sağlar. Karaciğer ve safra yollarıyla ilgili hastalıklarda idrar koyu sarı ve kahverengi arasında bir renk alır. Bu tabloya göz ve ciltte sararma eşlik eder. Doğuştan gelen bazı metabolik hastalıklarda idrar bekledikçe koyulaşır. Bu nedenle renk değişikliğini yalnız idrar yollarına bağlı kabul etmem. Tahlil sonucuna göre gerektiğinde ilgili bölümlerle birlikte değerlendirme yapılır. Kişinin son günlerde tükettiği yiyecekleri ve başladığı tedavileri ayrıntılı biçimde sorarım. Bu sorgulama, gereksiz görüntüleme isteklerinin önüne geçen basit bir adımdır. Renk değişikliği tahlilde doğrulanmadığında kişiyi ayrıntılı biçimde bilgilendiririm. Doğrulanan kanamalarda ise inceleme aynı gün planlanır.

İdrarda Kan Bir Kez Görülüp Geçerse İnceleme Gerekir mi?

İdrarda kan bir kez görülüp geçse bile inceleme mutlaka gerekir ve bu konuda istisna yapmam. Mesane tümörlerinin yüzeyindeki damarlar ince ve kırılgandır ve bu damarlar kanadıktan sonra kendiliğinden pıhtılaşarak kapanır. Kanamanın durması, tümörün ortadan kalktığı anlamına gelmez ve tümör büyümeye devam eder. Aynı kişide birkaç ay sonra yeni bir kanama ortaya çıkabilir. Bu aralarda geçen süre, hastalığın ilerlemesi için yeterli olabilir. Tek atak sonrasında yapılan inceleme ile erken evrede saptanan tümörlerde mesane çoğu zaman korunarak tedavi edilir. Geç kalınan tablolarda ise tedavinin kapsamı genişler. Bu nedenle tek bir kanamayı bile araştırma nedeni olarak kabul ederim. Kişinin kanamayı önemsememesi, en sık karşılaştığım gecikme nedenidir. Kanamanın ağrısız olması bu yanılgıyı besler.

Tek atak sonrasında yapılacak inceleme, kişinin özelliklerine göre planlanır. İdrar tahlili ile kanın gerçekten idrardan geldiği doğrulanır. Enfeksiyon bulguları varsa önce bu yönde tedavi verilir ve tahlil tekrarlanır. Ateş, yanma ve sıkışmanın eşlik ettiği tabloda bakteriye bağlı mesane iltihabı tablosu öncelikle düşünülür. Tedaviden sonra kanın kaybolması, enfeksiyonun neden olduğunu destekler. Buna karşın ileri yaştaki kişilerde bu açıklama tek başına yeterli sayılmaz. Bu kişilerde enfeksiyon düzelse bile görüntüleme ve mesane içinin incelenmesi tamamlanır. Böbrekler ve üst idrar yolları kontrastlı tomografiyle değerlendirilir. Mesanenin içi ise kameralı bir aletle doğrudan görülür. Bu iki inceleme birlikte yapıldığında nedenlerin büyük bölümü ortaya çıkar. Hiçbir neden bulunamayan kişilerde ise belirli aralıklarla tahlil tekrarı planlanır.

İnceleme sonucunda neden bulunamaması, konunun kapandığı anlamına gelmez. Gözle görülen kanama yaşamış ve incelemesi temiz çıkmış kişilerde izlem bir süre sürdürülür. Bu izlemde idrar tahlili ve gerektiğinde idrarda hücre incelemesi kullanılır. Yeni bir kanama ortaya çıktığında inceleme baştan tekrarlanır. Sigara içen kişilerde izlem daha dikkatli yürütülür. Bırakma kararı bu dönemde ayrıca konuşulur. Kişinin kanamanın rengini, süresini ve pıhtı olup olmadığını not etmesini isterim. Bu kayıt, sonraki değerlendirmede oldukça yararlı olur. Kanamanın hangi koşullarda ortaya çıktığı da bilgi sağlar. Ağır kaldırma ya da uzun yürüyüş sonrasında başlayan kanamalarda taş olasılığı öne çıkar. Cinsel ilişkiden sonra ortaya çıkan kanamalarda ise idrar kanalı ve prostat değerlendirilir. Kanamanın gece mi gündüz mü fark edildiği de tabloya küçük bir katkı sağlar. Bu ayrıntıların tamamı, ikinci bir atak yaşandığında incelemeyi hızlandırır.

İdrarda kan, ürolojide asla göz ardı edilmemesi gereken bir bulgudur. Gözle görülmeyen kanama bile tahlille saptanır ve nedeni araştırılır. Egzersiz, gıdalar ve bazı tedaviler benzer görünümler oluşturur, ancak bu olasılıklar tahlille kolayca ayrılır. Kan sulandırıcı kullanımı ise incelemeyi gereksiz kılmaz, tersine altta yatan sorunun erken ortaya çıkmasını sağlar. Kanamanın kendiliğinden geçmesi de araştırmanın durdurulmasını gerektirmez. Erken yapılan değerlendirme, mesane tümörlerinin çoğunda mesanenin korunarak tedavi edilmesine olanak tanır. Bu nedenle idrarında kan gören her kişinin vakit kaybetmeden üroloji değerlendirmesine başvurmasını öneririm.

Merak Edilenler
1 İdrarda Kan Görülünce İlk Hangi Tetkik İstenir?
İlk adımda tam idrar tahlili yapılır ve kanın gerçekten idrardan geldiği doğrulanır. Aynı tahlilde enfeksiyon bulguları ve idrarda protein varlığı da değerlendirilir. Ardından böbrekler ve mesane ultrasonla incelenir. Risk taşıyan kişilerde kontrastlı tomografi ve mesanenin kamerayla incelenmesi programa eklenir.
2 İdrarda Pıhtı Görülmesi Ne Anlama Gelir?
Pıhtı bulunması kanamanın miktarının fazla olduğunu gösterir. Şekilsiz ve geniş pıhtılar çoğunlukla mesane kaynaklı kanamalarda görülür. İnce ve uzun pıhtılar ise böbrekle mesane arasındaki idrar borusundan geldiğini düşündürür. Pıhtıların idrar çıkışını tıkadığı durumlarda gecikmeden başvurulması gerekir.
3 Adet Dönemi İdrar Tahlilini Etkiler mi?
Adet kanamasının örneğe karışması, tahlilde yanıltıcı sonuca yol açar. Bu nedenle örneğin adet döneminin dışında verilmesi istenir. Zorunlu durumlarda örnek sonda ile alınabilir. Sonuç kuşkulu kaldığında tahlil birkaç gün sonra tekrarlanır.
4 Mesanenin Kamerayla İncelenmesi Sırasında Ne Hissedilir?
Ayaktan yapılan bükülebilir alet incelemesi, lokal uyuşturucu jel ile kısa sürede tamamlanır. İşlem sırasında basınç ve idrar yapma hissi duyulur, belirgin ağrı çoğu kişide olmaz. İşlemden sonra birkaç saat yanma ve idrarda hafif pembelik görülebilir. Bol su içilmesi bu şikâyetleri hızla azaltır.
5 İdrarda Kan Böbrek Taşından mı Kaynaklanır?
Böbrek ve idrar borusu taşları idrarda kanın sık nedenlerindendir. Taşa bağlı kanamaya çoğunlukla yan bölgede dalgalar hâlinde gelen ağrı eşlik eder. Ağrısız kanamada ise taş dışındaki nedenler öncelikle araştırılır. Taş saptanması, mesanenin ayrıca incelenmesini gereksiz kılmaz.
6 İdrar Sitolojisi Tek Başına Tanı Koydurur mu?
İdrar sitolojisi, idrarla dökülen hücrelerin mikroskopla incelenmesidir. Yüksek dereceli tümörlerin ve düz yayılan odakların saptanmasına katkı sağlar. Düşük dereceli tümörlerde ise sonuç çoğu zaman normal çıkar. Bu nedenle sitoloji tek başına tanı koydurmaz ve diğer incelemelerle birlikte yorumlanır.
7 Çocuklarda İdrarda Kan Nasıl Değerlendirilir?
Çocuklarda idrarda kanın nedenleri erişkinlerden belirgin biçimde farklıdır. Bu yaş grubunda böbreğin iltihaplı hastalıkları, enfeksiyonlar ve taşlar ön plandadır. Tümör olasılığı çok düşüktür ve inceleme buna göre planlanır. Değerlendirme çocuk böbrek hastalıkları uzmanıyla birlikte yürütülür.
8 Tomografi Çekilmeden Tanı Konabilir mi?
Ultrason mesanedeki kitleleri ve böbreklerdeki şişmeyi gösterebilir. Buna karşın küçük tümörler ve üst idrar yollarındaki odaklar ultrasonla gözden kaçabilir. Kontrastlı tomografi, idrar yollarının tamamını ayrıntılı olarak değerlendirir. Kontrast madde alamayan kişilerde manyetik rezonans alternatif olarak kullanılır.
9 İdrarda Kan Görülen Kişi Su Tüketimini Artırmalı mıdır?
Bol su içilmesi idrarı sulandırır ve pıhtı oluşumunu azaltır. Bu yaklaşım kanamanın nedenini ortadan kaldırmaz, ancak idrar yapmayı kolaylaştırır. Kalp ve böbrek hastalığı bulunan kişilerde sıvı miktarı hekimle birlikte belirlenir. Kanamanın sürdüğü dönemde ağır egzersizden kaçınılması da yerinde olur.
10 Prostat Büyümesi İdrarda Kan Yapar mı?
Büyümüş prostatın yüzeyindeki damarlar kolay kanayabilir. Bu nedenle prostat büyümesi, erkeklerde idrarda kanın sık nedenlerinden biridir. Buna karşın prostat kaynaklı olduğu düşünülen kanamalarda da mesane ayrıca incelenir. İki sorunun aynı kişide birlikte bulunması hiç de seyrek değildir.
11 İdrar Yolu Enfeksiyonu Tedavi Edildikten Sonra Kan Sürerse Ne Yapılır?
Enfeksiyon düzeldiği hâlde kanın sürmesi, başka bir nedenin bulunduğunu gösterir. Bu durumda görüntüleme ve mesane içinin kamerayla incelenmesi planlanır. Tahlilin tedaviden birkaç hafta sonra tekrarlanması da değerlendirmenin parçasıdır. İncelemenin ertelenmesi, erken tanı fırsatının kaçmasına yol açabilir.
12 İdrarda Kan İçin Hangi Uzmana Başvurulmalıdır?
İdrarda kan yakınmasıyla ilk başvurulacak bölüm ürolojidir. Değerlendirme sonucunda kanamanın böbrek dokusundan geldiği düşünülürse böbrek hastalıkları bölümüyle birlikte çalışılır. Çocuklarda ise değerlendirme çocuk uzmanlarıyla birlikte planlanır. Bölümler arasındaki bu iş birliği, gereksiz tekrarların önüne geçer.
13 Sigara İçenlerde İdrarda Kan Daha mı Ciddiye Alınır?
Sigara, mesane tümörleri için bilinen en güçlü risk etkenidir. Bu nedenle sigara içen kişilerde idrarda kan saptandığında inceleme hiç ertelenmeden yapılır. Uzun yıllar önce bırakmış kişilerde de aynı dikkat gösterilir. Değerlendirme sırasında bırakma kararı ayrıca konuşulur.

Kaynakça

Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.

  1. What Is Bladder Cancer? National Cancer Institute (NCI) www.cancer.gov
  2. Bladder Cancer Treatment National Cancer Institute (NCI) www.cancer.gov
  3. Bladder Cancer MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  4. Hematuria (Blood in the Urine) National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  5. Cystoscopy & Ureteroscopy National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  6. Urinary Diversion National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  7. Literatür taraması: “non muscle invasive bladder cancer intravesical BCG” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
Tıbbi inceleme: Yayımlanma tarihi: 26 Ekim 2026
Tıbbi İkinci Görüş

Elinizdeki raporlar için ikinci bir değerlendirme

Daha önce yapılmış tetkik ve raporlarınızla ilgili ikinci görüş almak isterseniz, muayene randevusu oluşturabilirsiniz. Randevu günü ve saati sekreterlik tarafından telefonla belirlenir.

Hemen Ara WhatsApp Randevu Al