Prostat kanserinde ikinci görüşün tedaviyi geciktirip geciktirmediğini, hangi belgelerin hazırlanması gerektiğini ve iki hekimin farklı öneri vermesinin ne anlama geldiğini anlatıyorum.
Prostat kanserinde ikinci görüş almak, çoğu kişide tedaviyi anlamlı biçimde geciktirmez ve süreç genellikle bir ile üç hafta içinde tamamlanır. Bu hastalığın büyük bölümü yavaş seyirli bir gidiş gösterdiği için birkaç haftalık değerlendirme süresi sonucu değiştirmez. Karar aşamasında atılan bu adım, uygulanacak tedavinin doğruluğunu artırır. Gecikme endişesinin asıl kaynağı, tanı sonrasında yaşanan kaygıdır. Kanser sözcüğünü duyan kişilerin büyük bölümü hemen ameliyat olma isteği duyar. Oysa bu hastalıkta tedavi seçenekleri birbirinden belirgin biçimde ayrılır ve seçimin kişiye göre yapılması gerekir.
İkinci görüşü, ilk hekime duyulan güvensizlik olarak değil, kararın olgunlaşmasını sağlayan bir basamak olarak görürüm. Bu hastalıkta cerrahi, ışın tedavisi, odaklı yöntemler ve yakın izlem gibi birbirinden farklı yollar bulunur. Her yolun kendine özgü yararları ve olası yan etkileri vardır. İdrar kontrolü ve cinsel işlev üzerindeki etkiler kişiden kişiye farklı ağırlık taşır. Bu yazıda ikinci görüş için hangi belgelerin hazırlanacağını, iki hekimin farklı öneri vermesinin ne anlama geldiğini, görüntülerin neden istendiğini, bekleme sırasında tedaviye başlanıp başlanmayacağını ve hekimle ilişkinin nasıl etkilendiğini anlatıyorum. Hastalığın evrelendirilmesi ve risk gruplarının belirlenmesi konusunda ayrıntı gerektiğinde prostat bezinde gelişen kötü huylu tümör konusundaki sayfa yol gösterir.
Prostat Kanserinde İkinci Görüş İçin Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?
Prostat kanserinde ikinci görüş için hazırlanması gereken belgelerin başında patoloji raporu, kan belirteci ölçümleri ve görüntüleme kayıtları gelir. Patoloji raporu, kararın en önemli dayanağını oluşturur. Raporda tümörün derece grubu, kaç örnekte bulunduğu ve örneklerin ne kadarını kapladığı yazılı olur. Bu ayrıntılar risk grubunun belirlenmesinde doğrudan rol oynar. Yalnızca sonuç satırının fotoğrafı yeterli olmaz ve raporun tamamı gerekir. Kan belirteci ölçümlerinin tarihleriyle birlikte sıralanması da beklenir. Tek bir değer yerine zaman içindeki değişimin görülmesi, tabloyu çok daha iyi ortaya koyar. Ölçümlerin aynı laboratuvarda yapılmış olması karşılaştırmayı kolaylaştırır. Görüntüleme raporları ve bu raporlara ait kayıtlar da listeye eklenir. Risk grubu yüksek bulunan kişilerde yapılan yayılım araştırmalarının sonuçları ayrıca istenir. Kemik değerlendirmesi ve bölgesel görüntülemeler bu grupta yer alır. Kullanılan tüm ilaçların listesi de hazırlanmalıdır. Geçirilen ameliyatlar ve eşlik eden hastalıklar da aynı listede toplanır. Kan sulandırıcı kullanımı bu listede ayrıca belirtilmelidir. Geçirilmiş karın ve leğen bölgesi ameliyatları da kararı etkileyen başlıklar arasında yer alır. Daha önce bu bölgeye ışın uygulanmışsa bu bilgi mutlaka aktarılmalıdır. Bağırsak hastalığı bulunan kişilerde de değerlendirme farklı yürütülür. İdrar yakınmalarının derecesi de karar aşamasında sorgulanır.
Belgelerin eksiksiz götürülmesi, sürecin tek görüşmede tamamlanmasını sağlar. Eksik belgeyle yapılan görüşme ikinci bir randevu gerektirir ve asıl gecikme bu noktada yaşanır. Belgelerin önceden elektronik ortamda iletilmesi süreci belirgin biçimde kısaltır. Görüşmeye eşin ya da bir yakının katılması da yararlı olur. Anlatılanların tamamının akılda tutulması çoğu kişi için güçtür. İkinci bir kişinin not alması, evde yeniden değerlendirme yapmayı kolaylaştırır. Görüşmeye giderken soruların önceden yazılması da zaman kazandırır. Tedavi seçeneklerinin her birinin idrar kontrolü ve cinsel işlev üzerindeki etkileri bu sorular arasında yer almalıdır. Tedavi sonrası takibin nasıl yürütüleceği de sorulmalıdır. Yaş, eşlik eden hastalıklar ve günlük yaşam düzeni kararda ağırlık taşıdığı için bunların açıkça anlatılması gerekir. Biyopsi işleminin nasıl yapıldığı da sorgulanır. Örneklerin hangi yoldan ve kaç noktadan alındığı, sonucun yorumlanmasını etkiler. Görüntülemede şüpheli alan saptanmışsa bu alandan hedefli örnek alınıp alınmadığı önem taşır. Bu ayrıntıların bir bölümü yalnızca işlem notunda bulunur. Bu nedenle işlem notunun da belgeler arasına eklenmesini isterim. Şüpheli alandan örnek alınmamışsa doku örneklemesinin yenilenmesi gündeme gelebilir.
Prostat Kanserinde İki Hekimin Farklı Tedavi Önermesi Ne Anlama Gelir?
Prostat kanserinde iki hekimin farklı tedavi önermesi, çoğu zaman birinin yanıldığı anlamına gelmez ve bu hastalıkta birden çok geçerli yolun bulunmasından kaynaklanır. Aynı risk grubundaki bir kişiye cerrahi de ışın tedavisi de önerilebilir. İki yolun hastalığı kontrol altına alma gücü birbirine yakın olduğunda seçim, yan etki profiline ve kişinin tercihine kayar. Cerrahi sonrasında idrar kaçırma ilk aylarda daha sık görülür ve zamanla düzelir. Işın tedavisinde ise bağırsak ve idrar torbasıyla ilgili yakınmalar aylar sonra ortaya çıkabilir. Cinsel işlev üzerindeki etkiler her iki yolda da görülür, ancak ortaya çıkış biçimleri farklıdır. Kişinin yaşı ve eşlik eden hastalıkları bu dengeyi doğrudan değiştirir. Kalp hastalığı bulunan ve ameliyat riski yüksek olan kişilerde ışın tedavisi öne çıkabilir. Genç ve başka hastalığı bulunmayan kişilerde ise cerrahi tercih edilebilir. Prostat içinde sınırlı kalan ve düşük risk taşıyan hastalıkta yakın izlem de geçerli bir yol oluşturur. Bu seçenek, gereksiz tedaviden kaçınmayı amaçlar. Uygun seçilmiş kişilerde prostatın tamamı çıkarılmadan yalnızca kanserli bölgenin hedeflendiği odaklanmış enerjiyle uygulanan tedavi de gündeme gelir. Bu yöntemin kimlere uygun olduğu, tümörün yeri ve yaygınlığıyla belirlenir. Görüntülemede tümörün tek bir odakta toplanmış olması bu seçeneği güçlendirir. Prostatın birçok bölgesine dağılmış tümörlerde ise yöntem uygun bulunmaz. Takip düzeninin diğer yöntemlere göre daha sıkı yürütüldüğü de anlatılmalıdır. Hekimlerin çalıştığı merkezlerin olanakları da önerileri etkiler. Bu etkinin farkında olunması, kişinin kararı daha bilinçli vermesini sağlar.
Farklı önerilerle karşılaşan kişi için en yararlı adım, farkın nedenini doğrudan sormaktır. Farkın kaynağı çoğu zaman patoloji raporunun yorumlanmasındaki ayrım olur. Derece grubunun sınırda bulunduğu durumlarda risk grubu farklı değerlendirilebilir. Görüntüleme bulgularının yorumlanması da farklılık yaratabilir. Kapsül dışına taşma şüphesi bu konuda sık karşılaşılan bir başlıktır. Bazen fark, tedavinin kendisinde değil beklentinin anlatılma biçiminde ortaya çıkar. Aynı yolu öneren iki hekimin kullandığı sözcükler kişiye farklı gelebilir. Bu nedenle her iki planın yazılı olarak alınması yararlı olur. Yazılı planlar yan yana konduğunda farkın gerçek olup olmadığı görülür. Farkın sürdüğü durumlarda kararın çoklu değerlendirmeye taşınması en uygun yoldur. Üroloji, radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkoloji alanlarının birlikte değerlendirmesi bu ihtiyacı karşılar. Bu değerlendirmede hastalığın tüm verileri aynı masada ele alınır. Üçüncü ve dördüncü bir görüşe başvurulması ise çoğu zaman kafa karışıklığını artırır. İki ayrıntılı değerlendirme, kararın olgunlaşması için yeterli olur. İlaçla yürütülen yaklaşımların hangi durumlarda gündeme geldiği de bu görüşmelerde konuşulur. İleri evre hastalıkta ve ışın tedavisiyle birlikte kullanılan ilaçla yürütülen prostat tedavisi ayrı bir başlık oluşturur. Bu yaklaşımın süresi ve yan etkileri de karar aşamasında anlatılır. Kararın hangi bilgilere dayandığının kişi tarafından anlaşılması da önemlidir. Görüşmenin sonunda kararın gerekçesini kişiden kendi cümleleriyle duymayı tercih ederim. Anlatımın eksik kaldığı noktalar bu konuşmada kendiliğinden ortaya çıkar. Bu yöntem, kişinin tedaviye çok daha hazır girmesini sağlar.
İkinci Görüş İçin Prostat MR Görüntülerinin Kendisi Neden İstenir?
İkinci görüş için prostat görüntülerinin kendisi istenir, çünkü rapor metni her zaman kararı vermeye yetecek ayrıntıyı taşımaz. Rapor, inceleyen hekimin gördüklerini özetleyen bir metindir ve yorumu içerir. Aynı görüntüler farklı bir gözle incelendiğinde ek bilgiler ortaya çıkabilir. Şüpheli alanın prostatın hangi bölümünde yer aldığı bu bilgilerin başında gelir. Alanın kapsüle olan uzaklığı da kararda doğrudan rol oynar. Kapsüle dayanan bir alan, cerrahi planın ayrıntısını değiştirir. Meni keselerine uzanım şüphesi de görüntüler üzerinden yeniden değerlendirilir. Prostatın hacmi, kan belirteci düzeyinin yorumlanmasında kullanılır ve bu ölçüm her raporda bulunmaz. Görüntülerin incelenmesi, biyopsi yapılacaksa hangi noktalardan örnek alınacağını da belirler. İncelemenin hangi cihazla ve hangi çekim düzeniyle yapıldığı da görüntülerden anlaşılır. Yetersiz çekim düzeniyle yapılan incelemeler yanıltıcı olabilir. Böyle bir durumda incelemenin yenilenmesi gerekir. Görüntülerin getirilmesi, çoğu kişide bu yenilemeyi gereksiz kılar. İncelemenin kapsamı ve raporlama düzeni konusunda ayrıntı gerektiğinde prostatın manyetik rezonans görüntülemesi hakkındaki sayfa yol gösterir.
Görüntülerin nasıl taşınacağı da pratik bir konudur. Kayıtların taşınabilir bir ortamda ya da bağlantı yoluyla iletilmesi yeterli olur. Yalnızca basılı çıktıların getirilmesi ise çoğu zaman yetersiz kalır. Çıktılar kesitlerin tamamını içermez ve ayrıntılı inceleme yapılamaz. Kayıtların temin edilmesi işlemin yapıldığı merkezden istenir ve çoğu merkezde kısa sürede verilir. Bu isteğin görüşmeden önce yapılması zaman kazandırır. Biyopsi örneklerinin saklandığı bloklar da benzer biçimde istenebilir. Patoloji raporunda kararsız kalınan durumlarda örneklerin yeniden incelenmesi gerekir. Derece grubunun yeniden değerlendirilmesi, risk grubunu değiştirebilir. Bu değişiklik tedavi seçimini doğrudan etkiler. Örneklerin yeniden incelenmesi genellikle birkaç gün sürer. Görüntülerin ve blokların birlikte istenmesi, sürecin tek seferde tamamlanmasını sağlar. Yayılım araştırması yapılmışsa bu incelemenin kayıtları da eklenir. Kemik bulgularının yorumlanmasında eski görüntülerle karşılaştırma yapılması değerlidir. Eski incelemelerin saklanmış olması bu nedenle yarar sağlar. Kişinin tüm kayıtlarını tek bir dosyada toplaması, sonraki yıllarda da işini kolaylaştırır. Bu dosyanın elektronik bir yedeğinin bulunması yerinde olur. Dosyanın içindekiler listesiyle başlaması da aramayı kolaylaştırır. Belgelerin tarih sırasına göre yerleştirilmesi süreci izlemeyi sağlar. Kan belirteci ölçümlerinin ayrı bir sayfada çizelge hâlinde tutulması da yararlı olur. Bu çizelge, değerin gidişini tek bakışta gösterir. Aynı düzen, tedavi sonrası takip döneminde de sürdürülür.
Prostat Kanserinde İkinci Görüş Beklenirken Tedaviye Başlanmalı mıdır?
Prostat kanserinde ikinci görüş beklenirken tedaviye başlanması çoğu kişide gerekmez ve birkaç haftalık bekleme sonucu değiştirmez. Bu hastalığın büyük bölümü yavaş seyreder ve kısa süreli bekleme hastalığın gidişini bozmaz. Tedaviye aceleyle başlanması, ikinci görüşün anlamını da ortadan kaldırır. Başlanmış bir tedaviden geri dönmek her zaman mümkün olmaz. Işın tedavisi uygulanan bir kişide cerrahi seçeneği belirgin biçimde güçleşir. Bu nedenle seçim yapılmadan tedaviye başlanmaz. Buna karşılık bekleme süresinin sınırsız uzatılması da doğru değildir. Yüksek risk taşıyan ve hızlı ilerleme bulguları bulunan kişilerde süreç hızlandırılır. Kan belirteci hızla yükselen kişilerde değerlendirme öne alınır. Yeni ortaya çıkan kemik ağrısı da beklemeye izin vermeyen bir bulgudur. İdrar yapamama gibi acil sorunlar ortaya çıktığında bunlar ayrıca çözülür. Bu çözümler hastalığın asıl tedavisini seçme kararını etkilemez. Bekleme süresinin baştan belirlenmesi, sürecin kontrolden çıkmasını önler. Bu sürenin kişiye net bir tarih olarak söylenmesi kaygıyı da azaltır. Belirsiz bir bekleme, kişilerin çoğunda huzursuzluk yaratır. Tarih verildiğinde süreç çok daha kolay yönetilir. Randevunun alınıp alınmadığının takip edilmesi de gerekir.
Bekleme dönemi boş geçirilmemesi gereken bir süredir. Bu dönemde sigaranın bırakılması, planlanan her tedavinin sonucuna katkı sağlar. Düzenli yürüyüş ve hafif direnç çalışmaları da hazırlığın bir parçasını oluşturur. Pelvik taban egzersizlerine bu dönemde başlanması, cerrahi seçilirse idrar kontrolünün daha hızlı düzelmesine katkıda bulunur. Kilo fazlasının azaltılması ameliyat riskini düşürür. Kan şekeri ve tansiyon düzenlemesi de aynı dönemde yapılır. Kullanılan kan sulandırıcıların gözden geçirilmesi gerekir. Diş sağlığının kontrol edilmesi, özellikle uzun süreli ilaç kullanımı planlanan kişilerde önem taşır. Bu hazırlıkların tamamı iki üç hafta içinde tamamlanabilir. Bekleme dönemi aynı zamanda kişinin beklentilerini netleştirmesini sağlar. Hangi yan etkiyi kabul edebileceği sorusu, seçimi büyük ölçüde belirler. Eşle yapılan konuşmalar bu netleşmeyi kolaylaştırır. Kararın aceleyle değil, düşünülerek verilmesi sonradan yaşanan pişmanlığı azaltır. Bu dönemde kaygının yönetilmesi de ayrı bir başlık oluşturur. Uyku düzeninin korunması ve düzenli hareket kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Gerekli görülen kişilerde ruh sağlığı desteği alınması yararlı olur. Kaygının yüksek olması, kararın aceleye getirilmesine yol açan en sık etkendir.
Prostat Kanserinde İkinci Görüş Almak Hekimle İlişkiyi Zedeler mi?
Prostat kanserinde ikinci görüş almak hekimle ilişkiyi zedelemez ve deneyimli hekimler bu isteği olağan karşılar. Bu hastalıkta kararın kişiyle birlikte verilmesi gerekir ve ikinci görüş bu ortak kararın bir parçasını oluşturur. Kişilerin bir bölümü isteğini dile getirmekten çekinir ve belgeleri gizlice toplamaya çalışır. Bu çekingenlik gereksizdir ve süreci güçleştirir. İsteğin açıkça söylenmesi, belgelerin hızla temin edilmesini sağlar. Hekimin hangi merkeze yönlendirme yapabileceğini sorması da yararlı olur. İkinci görüşün sonucunun ilk hekimle paylaşılması ilişkinin sürmesini kolaylaştırır. İki görüşün aynı yönde çıkması, ilk kararın doğruluğunu pekiştirir. Bu sonuç kişinin tedaviye çok daha rahat girmesini sağlar. Farklı sonuç çıktığında ise fark açıkça konuşulur. Kişinin hangi hekimle devam edeceği kendi tercihidir. Bu tercihin gerekçesinin açıklanması zorunlu değildir. İkinci görüşün gizlenmesi ise sonradan güven sorunlarına yol açabilir. Belgelerin istenmesi de yasal bir haktır ve verilmesi zorunludur. Bu isteğin karşılanmaması durumunda kurumun hasta ilişkileri birimine başvurulabilir. Kişilerin bir bölümü bu hakkı bilmediği için sürecin uzamasına razı olur. Hakkın bilinmesi, belgelerin hızla toplanmasını sağlar. Elektronik sağlık kayıtları üzerinden pek çok belgeye doğrudan ulaşılabilir.
Bu süreçte dikkat edilmesi gereken birkaç başlık daha bulunur. İkinci görüşe giderken ilk planın ne olduğunun söylenmesi gerekir. Bilginin gizlenmesi, iki planın karşılaştırılmasını engeller. Görüşme sırasında ilk hekim hakkında değerlendirme istenmesi doğru bir yaklaşım değildir. Sorulması gereken şey, kendi durumu için hangi yolun neden uygun olduğudur. İnternette okunan bilgilerin görüşmeye taşınması da dikkatli yapılmalıdır. Her kişinin hastalığı kendine özgüdür ve genel bilgiler doğrudan uygulanamaz. Tanıdıkların deneyimlerinin karar ölçütü olarak kullanılması da yanıltır. Aynı tanıyı alan iki kişinin risk grubu tamamen farklı olabilir. Takip döneminde de aynı açıklık korunmalıdır. Tedavi sonrasında yapılacak ölçümlerin takvimi yazılı olarak alınmalıdır. Takibin hangi merkezde yürütüleceği de baştan kararlaştırılır. Uzak bir merkezde tedavi olan kişilerde takibin bir bölümü yakın bir merkezde yapılabilir. Bu düzenlemenin önceden konuşulması, kontrollerin aksamasını önler. Sonuçların tek bir dosyada toplanması da bu düzeni destekler. Yeni ortaya çıkan yakınmaların kontrol tarihi beklenmeden bildirilmesi gerekir. Prostat kanserinde ikinci görüş, birkaç haftayla sınırlı kaldığı sürece tedaviyi geciktirmez. Belgelerin eksiksiz hazırlanması ve görüntü kayıtlarının getirilmesi, sürecin tek görüşmede tamamlanmasını sağlar. İki hekimin farklı öneri vermesi çoğu zaman birden çok geçerli yolun bulunmasından kaynaklanır. Bekleme dönemi, sigaranın bırakılması ve fiziksel hazırlıkla değerlendirildiğinde kazanca dönüşür. İsteğin açıkça dile getirilmesi ise hekimle kurulan ilişkiyi zedelemek yerine güçlendirir.
1 İkinci Görüş İçin Ne Kadar Süre Beklenebilir?
2 Patoloji Bloklarının Yeniden İncelenmesi Neden İstenir?
3 Kan Belirteci Ölçümleri Hangi Sıklıkla Tekrarlanır?
4 Tedavi Seçiminde Yaşın Ağırlığı Var mıdır?
5 İdrar Kontrolü Üzerindeki Etkiler Nasıl Konuşulmalıdır?
6 Cinsel İşlevle İlgili Sorular Görüşmede Sorulmalı mıdır?
7 Çoklu Değerlendirme Toplantısı Ne Zaman Gerekir?
8 Görüntü Kayıtları Nasıl Temin Edilir?
9 Biyopsinin Hangi Yoldan Yapıldığı Önemli midir?
10 Bekleme Döneminde Hangi Hazırlıklar Yapılabilir?
11 Tanıdıkların Deneyimleri Karar Ölçütü Olabilir mi?
12 İkinci Görüş Sonucu İlk Hekimle Paylaşılmalı mıdır?
13 Yayılım Araştırması Her Kişide Yapılır mı?
14 Takip Takvimi Ne Zaman Belirlenir?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Prostate Cancer—Patient Version www.cancer.gov
- Prostate Cancer Treatment www.cancer.gov
- Prostate Cancer Screening www.cancer.gov
- Prostate-Specific Antigen (PSA) Test www.cancer.gov
- Prostate Cancer medlineplus.gov
- Prostate Tests www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “prostate cancer radical prostatectomy oncologic outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov