Prostat ilaçlarının hangi sürede etki ettiğini, ilaç grupları arasındaki farkı, birlikte kullanımın gerekçesini ve tedavinin ne kadar süreceğini anlatıyorum.
Prostat ilaçları kullanılan gruba göre birkaç gün ile birkaç ay arasında değişen sürelerde etki eder. İdrar yolundaki kasları gevşeten grup en hızlı etki gösteren gruptur ve çoğu erkek birkaç gün içinde idrar akımında rahatlama fark eder. Bu grubun etkisinin tam olarak değerlendirilmesi için birkaç haftalık düzenli kullanım yeterli olur. Prostat dokusunu küçülten grup ise çok daha yavaş çalışır ve belirgin rahatlama için aylar gerekir. Bu gruba başlayan erkeklerde ilk haftalarda değişiklik hissedilmemesi olağan kabul edilir. Mesane kasını gevşeten ilaçların etkisi ise genellikle birkaç hafta içinde belirginleşir.
Bu sürelerin baştan bilinmesi, tedavinin erken bırakılmasını önleyen en önemli adımı oluşturur. Muayenehanede en sık karşılaştığım durum, ilacı iki hafta kullanıp etkisiz bulduğu için bırakan erkeklerdir. Oysa bırakılan ilacın büyük bölümü henüz etkisini göstermeye başlamamış olur. Kullanımın düzensiz olması da beklenen rahatlamanın gecikmesine yol açar. Bu yazıda ilaç grupları arasındaki farkı, iki ilacın birlikte kullanılmasının gerekçesini, baş dönmesi yapan ilacın neden akşam alındığını, tansiyon üzerindeki etkisini ve tedavinin ne kadar süreceğini anlatıyorum. Tedavinin kapsamı ve kimlere uygulandığı konusunda ayrıntı gerektiğinde prostat büyümesinin ilaçla yönetilmesi konusundaki sayfa yol gösterir.
Prostat İlaç Grupları Arasındaki Fark Nedir?
Prostat ilaç grupları arasındaki fark, tıkanıklığın hangi bileşenini hedef aldıklarından kaynaklanır. Prostat büyümesinin yarattığı tıkanıklık iki ayrı parçadan oluşur. Birinci parça, prostat dokusu ile mesane boynundaki düz kasların kasılmasıdır ve bu kasılma idrar kanalını daraltır. İkinci parça, büyümüş dokunun idrar kanalına yaptığı doğrudan baskıdır. Kasları gevşeten grup birinci parçayı hedef alır ve kanalın açılmasını sağlar. Bu grup dokunun hacmini değiştirmez ve prostatı küçültmez. Etkisi hızlı başlar, ancak ilaç bırakıldığında birkaç gün içinde kaybolur. Prostat dokusunu küçülten grup ise ikinci parçayı hedef alır. Bu grup, dokunun büyümesini uyaran hormonun oluşumunu engeller. Hacimdeki azalma aylar içinde gerçekleştiği için rahatlama da yavaş ortaya çıkar. Buna karşılık uzun süreli kullanımda idrar yapamama ataklarının ve ameliyat gereksiniminin azalmasına katkı sağlar. Prostat dokusundaki damarlanmayı azalttığı için tekrarlayan kanamalarda da kullanılır. Üçüncü bir grup, aşırı duyarlı hâle gelen mesane kasını gevşetir ve ani sıkışma yakınmasını hedefler.
Grupların seçimi kişinin yakınmasına ve prostatın büyüklüğüne göre yapılır. Akımın zayıflaması ve idrara başlamada gecikme ön plandaysa kasları gevşeten grup öncelikli olur. Prostat belirgin biçimde büyükse dokuyu küçülten grup tedaviye eklenir. Ani sıkışma ve sık idrara çıkma baskınsa mesaneyi gevşeten grup gündeme gelir. Sertleşme güçlüğü de bulunan erkeklerde bazı ilaçlar iki yakınmayı birlikte ele almayı sağlar. Seçim yapılmadan önce yakınmaların gerçekten prostat kaynaklı olduğunun doğrulanması gerekir. İdrar yolu enfeksiyonu, idrar kanalı darlığı ve mesane taşı benzer bir tablo yaratır. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce idrar tahlili, muayene ve kan belirteci ölçümü yapılır. Kan belirtecinin yüksek bulunduğu erkeklerde prostatın ayrıntılı manyetik rezonans görüntülemesi istenir. Görüntüleme, iyi huylu büyüme ile şüpheli alanların ayrılmasına katkı sağlar. İdrar akım testi ve mesanede kalan idrar ölçümü de değerlendirmeyi tamamlar. Yakınmaların şiddetini ölçen standart soru formu başlangıçta doldurulur. Aynı form kontrollerde tekrarlanarak tedavinin etkisi nesnel biçimde ölçülür. Bu ölçüm olmadan yapılan değerlendirmeler kişinin o günkü ruh hâline göre değişir. Formun sorularının kişiyle birlikte okunması, yanıtların doğru verilmesini sağlar. Yaşam kalitesini sorgulayan son soru ise tedavi kararında ayrı bir ağırlık taşır. Aynı puanı alan iki erkekten biri günlük yaşamını sürdürebilirken diğeri belirgin biçimde zorlanabilir. Bu nedenle karar yalnızca puana değil, kişinin anlatımına da dayandırılır. Gece kalkma sayısının ayrı olarak yazılması da yararlı olur. Bu sayı, tedaviden beklenen en somut kazanımlardan birini oluşturur.
İki İlacın Birlikte Kullanılması Gerekir mi?
İki ilacın birlikte kullanılması her erkekte gerekmez ve bu karar prostatın büyüklüğü ile yakınmaların şiddetine göre verilir. Küçük ve orta boy prostatı bulunan erkeklerde tek grup çoğu zaman yeterli olur. Prostatı belirgin biçimde büyük olan ve yakınmaları ağır seyreden erkeklerde ise birlikte kullanım öne çıkar. Bu yaklaşımın mantığı, hızlı etki ile uzun dönemli etkiyi birleştirmesidir. Kasları gevşeten grup ilk günlerde rahatlama sağlar. Dokuyu küçülten grup ise aylar içinde hacmi azaltarak kalıcı katkı sunar. İki grup birlikte başlandığında kişi bekleme süresini yakınmalarıyla geçirmez. Bu nedenle birlikte kullanım, tedaviyi bırakma eğilimini de azaltır. Birlikte kullanımın bir başka gerekçesi, uzun dönemde ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesidir. İdrar yapamama atakları ve ameliyat gereksinimi bu sorunların başında gelir. Ani sıkışma yakınması eklendiğinde üçüncü bir ilaç da tedaviye katılabilir. Bu ekleme, mesanede kalan idrar miktarı ölçüldükten sonra yapılır. Mesanesi tam boşalmayan erkeklerde bu grup dikkatle kullanılır. Ölçümün tedavi sırasında belirli aralıklarla tekrarlanması da gerekir. Mesanede kalan idrar miktarının artması, planın gözden geçirilmesini gerektirir. Bu ölçüm ultrasonla ve acı vermeden yapılır. İşlemin kısa sürmesi, kontrollerde rahatlıkla tekrarlanmasını sağlar. Ölçümün idrar yapıldıktan hemen sonra yapılması da sonucun doğru olmasını sağlar.
Birlikte kullanımın sürdürülmesi zorunlu değildir. Dokuyu küçülten grubun etkisi yerleştikten sonra diğer ilacın bırakılması bazı erkeklerde mümkün olur. Bu deneme genellikle altı ile on iki ay arasında bir süre geçtikten sonra yapılır. Yakınmalar geri döndüğünde ilaç yeniden başlanır. Bu karar kişinin kendi isteğiyle değil, kontrolde yapılan değerlendirmeyle verilir. İlaç sayısının artması, yan etki olasılığını ve kullanım düzenindeki aksamaları da artırır. Bu nedenle gereksiz eklemelerden kaçınırım. Kişinin kullandığı diğer ilaçlar da birlikte kullanım kararında rol oynar. Tansiyon ilacı, kalp ilacı ve kan sulandırıcı kullanan erkeklerde etkileşimler gözden geçirilir. Yakınmalar ilaç birleşimlerine karşın sürüyorsa tanı yeniden ele alınır. Mesanenin kasılma gücündeki azalma bu durumda akla gelmesi gereken bir başlıktır. Şikâyetin kaynağının prostat olmadığı anlaşıldığında ilaç sayısını artırmak çözüm getirmez. Yakınmaların ilaçla çözülemediği erkeklerde girişimsel yöntemler gündeme gelir. Prostat kanseri saptanan erkeklerde ise plan tamamen değişir ve ameliyatsız uygulanan odaklı prostat kanseri tedavisi gibi seçenekler değerlendirilir. İyi huylu büyüme için kullanılan ilaçların kanser tedavisiyle hiçbir ilgisi bulunmaz. Bu ayrımın açıkça anlatılması, kişinin beklentisini gerçekçi tutar. Kişilerin bir bölümü prostat ilacı kullanmanın kanserden koruduğunu düşünerek gelir. Böyle bir koruma beklentisinin düzeltilmesi de görüşmenin bir parçasını oluşturur. İlaç kullanımı kontrollerin ve kan belirteci takibinin yerine geçmez. Bu nedenle ilaç kullanan erkeklerde de düzenli değerlendirme sürdürülür. Yaş ve aile öyküsü, kontrol sıklığının belirlenmesinde rol oynar.
Baş Dönmesi Yapan Prostat İlacı Neden Akşam Alınır?
Baş dönmesi yapan prostat ilacı akşam alınır, çünkü bu ilacın damar duvarındaki kasları da gevşeterek tansiyonu düşürmesi ayağa kalkıldığında baş dönmesine yol açar. İdrar yolundaki kasları gevşeten grup, aynı türden kas yapılarının bulunduğu damarları da etkiler. Damarların genişlemesi kan basıncında geçici bir düşüşe neden olur. Bu düşüş, oturur ya da yatar durumdan hızla kalkıldığında belirginleşir. Kişi bu anda baş dönmesi, göz kararması ve dengesizlik hisseder. Etki en çok ilacın alınmasından sonraki ilk saatlerde ortaya çıkar. İlacın yatmadan önce alınması, bu saatlerin uyku sırasında geçmesini sağlar. Böylece kişi gün içinde araç kullanırken ya da çalışırken bu etkiyi yaşamaz. Baş dönmesi çoğu erkekte ilk günlerle sınırlı kalır ve vücut uyum sağladıkça azalır. Buna karşılık ilk hafta boyunca dikkatli olunması gerekir. Geceleri tuvalete kalkarken yavaş davranılması ve yatağın kenarında birkaç saniye oturulması yararlı olur. Yatak odasından tuvalete giden yolun aydınlatılması da düşmeleri önler. Yaşı ileri olan erkeklerde bu önlemler daha da önem kazanır.
İlacın akşam alınmasının başka yararları da bulunur. Gece idrar için kalkma sayısı bu grupla azaldığı için etkinin gece saatlerine denk gelmesi işe yarar. Aynı saatte alınması, dozun unutulmasını da önler. Yatak başında bir hatırlatıcı bulundurulması alışkanlığın yerleşmesini kolaylaştırır. Doz atlandığında ertesi gün iki doz birden alınmaz. Atlanan dozun telafi edilmeye çalışılması tansiyon düşüşünü belirginleştirir. İlaca başlarken bol sıvı alınması ve sıcak duşta uzun süre kalınmaması da yararlı olur. Alkol tüketimi bu etkiyi artırdığı için ilk günlerde sınırlandırılır. Baş dönmesi birkaç günden uzun sürerse doz ayarlaması gündeme gelir. Aynı gruptan farklı bir ilaca geçilmesi de sık başvurulan bir çözümdür. Yan etkinin kendiliğinden ilaç bırakılarak çözülmesi doğru değildir. İlacın bırakılması yakınmaların birkaç gün içinde geri dönmesine yol açar. Bu grubun bir başka bilinen etkisi, boşalma sırasında meni miktarının azalmasıdır. Meninin mesaneye kaçması da görülebilir ve bu durum zararsızdır. Etki ilacın bırakılmasıyla düzelir ve kalıcı bir sorun bırakmaz. Bu bilginin önceden verilmesi, gereksiz kaygıyı ve ilacın kendiliğinden bırakılmasını önler. Göz ameliyatı planlanan erkeklerin bu ilacı kullandıklarını göz hekimine bildirmeleri de gerekir. Bu bildirim, ameliyat sırasında alınacak önlemlerin baştan planlanmasını sağlar. İlacın bırakılması çoğu zaman gerekmez ve karar göz hekimine bırakılır. Kullanılan ilaçların yazılı bir listede toplanması bu bildirimleri kolaylaştırır. Listenin cüzdanda ya da telefonda taşınması pratik bir çözüm oluşturur. Listede ilacın adı yerine hangi amaçla kullanıldığının da yazılması yararlı olur.
Prostat İlacı Tansiyonu Düşürür mü?
Prostat ilacı tansiyonu düşürebilir ve bu etki idrar yolundaki kasları gevşeten grupta belirgin biçimde görülür. Bu grubun etkilediği kas yapıları damar duvarında da bulunur. Damarların gevşemesi kan basıncında düşüşe yol açar. Düşüş çoğu erkekte hafif düzeyde kalır ve fark edilmez. Tansiyon ilacı kullanan erkeklerde ise etki toplanarak belirginleşebilir. Bu nedenle tedaviye başlarken kullanılan tüm ilaçların listesini isterim. Tansiyon ilaçlarının dozu gerektiğinde yeniden düzenlenir. Sertleşme için kullanılan bazı ilaçlarla birlikte alındığında da tansiyon düşüşü belirginleşir. İki ilacın aynı saatte alınmaması bu durumda önem taşır. Kalp yetmezliği ve ritim bozukluğu bulunan erkeklerde değerlendirme daha dikkatli yapılır. Sıvı kaybının arttığı sıcak günlerde etki daha çok hissedilir. Yaşı ileri olan ve zaten düşük tansiyonla seyreden erkeklerde bu grup seçilirken dikkatli davranılır. Prostat dokusunu küçülten grubun ise tansiyon üzerinde kayda değer bir etkisi bulunmaz.
Tedaviye başlarken birkaç pratik önlem alınması yararlı olur. İlk hafta boyunca tansiyonun evde ölçülmesi ve kaydedilmesi gidişi gösterir. Ölçümün hem otururken hem de ayağa kalktıktan sonra yapılması, ayağa kalkmayla oluşan düşüşü ortaya koyar. Baş dönmesinin ortaya çıktığı saatlerin not edilmesi de değerlendirmeye katkı sağlar. Yeterli sıvı alınması ve öğün atlanmaması bu dönemde önerilir. Tuz alımının aniden azaltılması tansiyon düşüşünü belirginleştirebilir. Uzun süre ayakta durulan işlerde ilk günlerde dikkatli olunması gerekir. Bayılma yaşanması durumunda ilaç kullanımı sürdürülmeden değerlendirme istenir. Düşme ve kırık riski bulunan yaşlı erkeklerde bu değerlendirme öncelikli olur. Tansiyon düşüşü belirgin olan erkeklerde aynı gruptan daha seçici etkili bir ilaca geçilir. Bu ilaçlar damar üzerindeki etkisi daha sınırlı olan seçeneklerdir. Doz azaltılması da sık kullanılan bir çözümdür. Bu düzenlemelerin hiçbiri kişinin kendi kararıyla yapılmaz. İlacın etkisinin değerlendirilmesi için en az birkaç haftalık düzenli kullanım gerekir. Bu süre dolmadan yapılan değişiklikler, hangi ilacın işe yaradığını anlamayı güçleştirir. Aynı anda birden çok değişiklik yapılması da değerlendirmeyi bozar. Bu nedenle her kontrolde tek bir düzenleme yapmayı tercih ederim. Kişinin evde tuttuğu tansiyon kayıtları bu düzenlemelere doğrudan yön verir.
İlaç Tedavisi Ömür Boyu mu Sürer?
İlaç tedavisi çoğu erkekte uzun yıllar sürer ve bir bölümünde ömür boyu devam eder, çünkü ilaçlar büyümüş dokuyu ortadan kaldırmaz. Prostat büyümesi yaşla birlikte ilerleyen bir süreçtir ve ilaçlar bu sürecin etkilerini hafifletir. Kasları gevşeten grup bırakıldığında etkisi birkaç gün içinde kaybolur. Dokuyu küçülten grup bırakıldığında ise prostat zamanla yeniden büyür ve yakınmalar daha yavaş geri döner. Bu nedenle ilacın kendi kararıyla bırakılması uygun değildir. Buna karşılık tedavinin değişmez olduğu da söylenemez. Yakınmaları hafifleyen bazı erkeklerde doz azaltılabilir ya da ilaçlardan biri bırakılabilir. Bu denemeler kontrolde yapılan ölçümlere dayanır. Uzun süreli kullanım, kontrollerin aksatılmaması anlamına gelir. Kontrollerde yakınma puanı, idrar akımı ve mesanede kalan idrar miktarı değerlendirilir. Kan belirteci düzeyi de düzenli olarak izlenir. Prostat dokusunu küçülten grubu kullanan erkeklerde bu değerin farklı yorumlandığı bilinmelidir. Bu grup kan belirtecini belirgin biçimde düşürdüğü için sonuç ilacın etkisi hesaba katılarak değerlendirilir.
Bu nedenle tedaviye başlamadan önce kan belirtecinin ölçülmesi büyük önem taşır. Başlangıç değeri, sonraki ölçümlerin karşılaştırılmasında temel bilgiyi oluşturur. Değer ilaç kullanımı sırasında düştükten sonra yeniden yükselmeye başlarsa bu durum dikkatle ele alınır. Böyle bir yükselmede görüntüleme istenir ve gerektiğinde görüntü eşleştirmeli doku örneklemesi gündeme gelir. İlacın düzensiz kullanılması da beklenmedik yükselmelere yol açabildiği için bu olasılık ayrıca sorgulanır. Kişinin bu ilacı kullandığını kan testi isteyen tüm hekimlere bildirmesi gerekir. Uzun süreli kullanımda yan etkilerin izlenmesi de kontrollerin bir parçasını oluşturur. Cinsel istekte azalma ve meme dokusunda hassasiyet bu grupla bildirilen yakınmalardır. Yakınma ortaya çıktığında ilacın bırakılması yerine hekimle paylaşılması gerekir. Çoğu durumda doz ayarlaması ya da farklı bir seçeneğe geçiş sorunu çözer. Uzun süre ilaç kullanmak istemeyen erkeklerde girişimsel yöntemler konuşulur. Tekrarlayan idrar yapamama, mesane taşı ve böbrek işlevlerinde bozulma da girişim gerektiren durumlardır. Bu durumlarda ilaç sayısını artırmak yerine yöntemin değiştirilmesi gerekir. Girişim kararı verilirken prostatın hacmi, eşlik eden hastalıklar ve kan sulandırıcı kullanımı birlikte değerlendirilir. Kişinin boşalmanın korunmasıyla ilgili beklentisi de karara katılır. Bu beklentilerin önceden konuşulması, sonradan yaşanan hayal kırıklığını önler. Uzun yıllar ilaç kullanan erkeklerde de bu görüşmenin belirli aralıklarla yenilenmesi yerinde olur. Prostat ilaçları kullanılan gruba göre birkaç gün ile birkaç ay arasında etki gösterir. Kasları gevşeten grup hızlı rahatlama sağlarken dokuyu küçülten grup aylar içinde kalıcı katkı sunar. Bu farkın baştan bilinmesi, tedavinin erken bırakılmasını önler. Baş dönmesi yapan ilacın akşam alınması ve ilk günlerde yavaş hareket edilmesi yan etkiyi büyük ölçüde azaltır. Tedavinin uzun sürmesi ise kontrollerin düzenli sürdürülmesini zorunlu kılar.
1 Prostat İlacı Kullanırken Kontrol Ne Zaman Yapılır?
2 İlaç Etkisini Göstermezse Doz Artırılır mı?
3 Prostat İlaçları Cinsel İşlevi Etkiler mi?
4 İlacı Almayı Unuttuğumda Ne Yapmalıyım?
5 Prostat İlacı Kullanırken Sıvı Alımı Kısıtlanmalı mıdır?
6 Yaşam Düzeni Değişiklikleri İlaç Kadar İşe Yarar mı?
7 Prostat İlacı Böbrek İşlevlerini Etkiler mi?
8 Mesaneyi Gevşeten İlaçların Yan Etkileri Nelerdir?
9 Prostat İlacı Kullanırken Ameliyat Olunabilir mi?
10 Bitkisel Ürünler Prostat Yakınmalarını Azaltır mı?
11 Gece İdrar İçin Kalkma Sayısı İlaçla Azalır mı?
12 İdrar Akım Testi Tedaviden Önce mi Sonra mı Yapılır?
13 İlaç Tedavisi Ameliyatı Tamamen Önler mi?
14 Prostat İlaçları Kan Sulandırıcılarla Birlikte Kullanılabilir mi?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Enlarged Prostate (Benign Prostatic Hyperplasia) www.niddk.nih.gov
- Prostate Problems www.niddk.nih.gov
- Enlarged Prostate medlineplus.gov
- Prostate Diseases medlineplus.gov
- Urinary Retention www.niddk.nih.gov
- Urodynamic Testing www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “benign prostatic hyperplasia surgical treatment outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov