Mesane içi ilaç tedavisinde bağışıklık uyarıcı ilaç ile kemoterapi ilacı arasındaki seçimi, ilaç değişikliğinin gerekçelerini ve dozun kişiye göre nasıl ayarlandığını anlatıyorum.
Mesane içi ilaç tedavisinde ilaç seçimi, tümörün risk grubuna, patoloji raporundaki derinlik ve derece bilgisine, kişinin bağışıklık durumuna ve önceki tedavilere verilen yanıta göre yapılır. Bu tedavide iki ana seçenek bulunur. Birincisi, mesane duvarında yerel bir bağışıklık tepkisi başlatan ve vücudun kendi savunma hücrelerini kanser hücrelerine yönelten bağışıklık uyarıcı ilaçtır. İkincisi, kanser hücrelerine doğrudan etki ederek çoğalmalarını engelleyen kemoterapi ilacıdır. İki ilacın etki biçimi birbirinden tümüyle farklıdır ve bu fark, hangisinin kime verileceğini belirler. Seçimi yaparken elimdeki en değerli belge, kapalı ameliyattan sonra çıkan patoloji raporudur. Rapordaki derinlik ve derece bilgisi olmadan bu tedaviye başlanmaz.
Kişilerin bu aşamada en çok merak ettiği konu, kendilerine neden şu ya da bu ilacın verildiğidir. Aynı tanıyı alan iki kişiye farklı ilaçların önerilmesi çoğu zaman kafa karıştırır. Oysa mesane tümörleri kendi içinde belirgin biçimde farklı davranan gruplara ayrılır ve tedavi bu gruplara göre planlanır. Küçük ve tek bir tümörle, mesane iç yüzeyine yayılmış yüksek dereceli bir odak aynı yaklaşımı gerektirmez. Bu yazıda bağışıklık uyarıcı ilacın ne zaman tercih edildiğini, kemoterapi ilacının hangi durumda kullanıldığını, ilaç değişikliğinin ne zaman gündeme geldiğini, ilaç bulunamadığında izlenen yolu ve dozun kişiye göre ayarlanıp ayarlanmadığını anlatıyorum. Uygulamanın nasıl yapıldığı, kaç seans sürdüğü ve sonrasında nelere dikkat edildiği konusunda ayrıntı gerektiğinde ilacın sonda ile doğrudan mesaneye verilmesi sayfası yol gösterir.
Mesane İçi İlaç Tedavisinde Bağışıklık Uyarıcı İlaç Ne Zaman Tercih Edilir?
Mesane içi ilaç tedavisinde bağışıklık uyarıcı ilaç, kas tabakasına ulaşmamış ancak tekrarlama ve ilerleme riski orta ya da yüksek olan tümörlerde tercih edilir. Bu grubun başında hücreleri saldırgan görünümde olan yüksek dereceli yüzeyel tümörler gelir. Kas tabakasının hemen üstündeki bağ dokusuna ilerlemiş, ancak kasa ulaşmamış tümörler de aynı gruba girer. Mesane iç yüzeyine düz olarak yayılan ve kitle oluşturmayan odaklarda bu ilaç temel seçeneklerden birini oluşturur. Sık aralıklarla tekrarlayan ve her seferinde çok sayıda odak çıkaran tümörlerde de bu tedavi değerlendirilir. Bu ilacın gücü, kanser hücresini doğrudan öldürmek yerine bağışıklık sistemini harekete geçirmesinden gelir. Harekete geçen savunma hücreleri, gözle görülmeyen küçük odakları da hedef alır. Bu özellik, düz yayılan yüzeyel odaklarda belirgin bir üstünlük sağlar. Tedaviye başlamadan önce kapalı ameliyatla açılan alanların iyileşmesi beklenir. Bu bekleme süresi çoğu kişide iki ile üç haftayla sınırlı kalır.
Bu ilacın kullanılmadığı durumlar da açıkça tanımlanmıştır. Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan kişilerde uygulama yapılmaz. Organ nakli geçirmiş ve bağışıklığı ilaçla baskılanan kişiler de aynı gruba girer. Bağışıklığı ciddi biçimde zayıflamış kişilerde uygulanan ilaç, beklenen tepkiyi oluşturmak yerine vücuda yayılabilir. Gebelik ve emzirme dönemlerinde bu tedavi uygun değildir. Aktif verem hastalığı bulunanlarda da uygulama yapılmaz. Daha önce bu ilaca bağlı olarak vücuda yayılan ağır bir tepki geçirmiş kişilerde tedavi bir daha verilmez. Bu sayılan durumlarda tedavi kemoterapi ilacıyla sürdürülür. Karar, kişinin tüm ilaç listesi ve eşlik eden hastalıkları gözden geçirilerek verilir. Bu nedenle ilk görüşmede kullanılan ilaçların eksiksiz bir listesini isterim.
Uygulamanın ertelendiği geçici durumlar da bulunur. Aktif idrar yolu enfeksiyonu varken seans yapılmaz ve tedavi tamamlandıktan sonra uygulamaya geçilir. İdrarda belirgin kanama bulunması da erteleme nedenidir, çünkü kanama ilacın kan dolaşımına geçme olasılığını artırır. Sonda takılırken idrar kanalında yaralanma olursa o günkü seans iptal edilir. Yüksek ateş ve belirgin halsizlikle geçen bir önceki seans sonrasında da uygulama ertelenir. Bu ertelemeler tedaviyi tümüyle bitirmez ve şikâyetler geçtikten sonra takvime dönülür. Buna karşılık seansların uzun süre aksatılması tedavinin etkisini azaltır. Bu nedenle erteleme kararını mümkün olduğunca kısa tutarım. Her seanstan önce kişinin bir önceki uygulamadan sonra yaşadıkları ayrıntılı olarak sorgulanır. Gerektiğinde idrar tahlili yapılarak uygulamanın güvenli olduğu doğrulanır.
Mesane İçi İlaç Tedavisinde Kemoterapi İlacı Hangi Durumda Kullanılır?
Mesane içi ilaç tedavisinde kemoterapi ilacı, düşük riskli tek ve küçük tümörlerde kapalı ameliyattan hemen sonra tek doz olarak, orta riskli tümörlerde tekrarlanan seanslar hâlinde ve bağışıklık uyarıcı ilacın verilemediği kişilerde kullanılır. Tek doz uygulama, ameliyat sırasında mesane içine dağılan hücrelerin duvara tutunmasını engellemeyi amaçlar. Bu uygulama çoğunlukla ameliyattan sonraki ilk gün içinde yapılır. Erken verilen tek doz, düşük riskli tümörlerde tekrarlama olasılığını azaltır. Orta riskli tümörlerde ise ilaç belirli bir süre haftalık, ardından aylık seanslar hâlinde verilir. Üçüncü kullanım alanı, bağışıklığı zayıf olan ve canlı bakteri içeren ilacın güvenle uygulanamadığı kişilerdir. Dördüncü alan, bağışıklık uyarıcı ilaca bağlı ağır yan etkiler nedeniyle tedaviyi sürdüremeyen kişilerdir. Bu ilacın etki biçimi doğrudandır ve bağışıklık sisteminin durumuna bağlı değildir. Yan etkileri de çoğunlukla mesane içinde yerel kalır. İdrarda yanma, sık idrara çıkma ve bazı kişilerde ciltte döküntü en sık karşılaşılan şikâyetlerdir.
Bu ilacın verilmediği durumlar da nettir. Kapalı ameliyat sırasında mesane duvarında delinme şüphesi varsa tek doz uygulama yapılmaz. Delinmiş bir duvardan ilaç karın boşluğuna geçebilir ve ağır bir iltihaba yol açar. Belirgin kanama bulunan kişilerde de uygulama ertelenir. Geniş ve derin çıkarma yapılan ameliyatlardan sonra bekleme süresi uzatılır. Uygulama öncesinde mesanede taş bulunmadığı doğrulanır, çünkü taş hem duvarı tahriş eder hem de ilacın duvara düzgün temas etmesini engeller. Böyle bir durumda önce mesanede oluşan taşın tedavi edilmesi gerekir. İdrar kanalında darlık bulunan kişilerde sonda takılması güçleştiği için plan ayrıca yapılır. Uygulama günü fazla sıvı alınmaması istenir, çünkü mesanenin hızlı dolması ilacın tutulmasını zorlaştırır. Bu basit hazırlık, seansın verimini doğrudan etkiler.
İki ilacın karşılaştırılması, kişilerin en çok soru sorduğu başlıktır. Yüksek riskli tümörlerde bağışıklık uyarıcı ilaç öne çıkar ve tekrarlamayı önlemedeki katkısı daha belirgindir. Düşük riskli tümörlerde ise kemoterapi ilacı hem yeterli olur hem de daha az yan etki oluşturur. Orta riskli grupta iki seçenek de kullanılabilir ve karar kişinin tercihleri ve genel durumuyla birlikte verilir. Kemoterapi uygulamasında ateş ve grip benzeri tablo beklenmez. Bu fark, yoğun iş temposu olan ve seans sonrası dinlenme olanağı bulunmayan kişilerde tercih nedeni oluşturabilir. Buna karşılık yüksek riskli bir tümörde yalnızca rahatlık gerekçesiyle ilaç değiştirilmez. Bazı merkezlerde kemoterapi ilacının etkisini artırmak için mesane içi sıvının ısıtıldığı ya da elektrik akımıyla desteklendiği uygulamalar yapılır. Bu uygulamalar her yerde bulunmaz ve seçilmiş kişilerde değerlendirilir. Hangi yolun izleneceğini patoloji raporu ve kişinin durumu birlikte belirler.
Mesane İçi İlaç Tedavisinde İlaç Değişikliği Ne Zaman Gündeme Gelir?
Mesane içi ilaç tedavisinde ilaç değişikliği, tedaviye karşın tümörün sürmesi, erken tekrar etmesi ya da yan etkilerin tedaviyi sürdürmeyi olanaksız kılması durumunda gündeme gelir. Başlangıç kürü tamamlandıktan birkaç ay sonra yapılan kontrol incelemesi, bu kararın dayandığı ilk veriyi sağlar. Kontrolde mesane temiz görünüyorsa tedaviye aynı ilaçla devam edilir. Düşük dereceli küçük bir tümör saptandığında bu odak çıkarılır ve tedavi yine sürdürülür. Yüksek dereceli bir tümörün sürmesi ya da yeniden ortaya çıkması ise farklı bir anlam taşır. Bu tabloda ikinci bir başlangıç kürü uygulanabilir ya da ilaç değiştirilebilir. İdame döneminde ortaya çıkan erken tekrarlar da aynı şekilde değerlendirilir. Değişiklik kararında geçen süre belirleyicidir, çünkü tedaviden kısa süre sonra gelen tekrarlar daha dirençli bir hastalığa işaret eder. Uzun bir aradan sonra gelen tekrarlarda ise aynı ilaca yeniden şans verilebilir. Bu ayrımı, kontrol incelemelerinin tarihleri ve patoloji sonuçları üzerinden yaparım.
Yan etkiler de değişiklik kararının ayrı bir gerekçesini oluşturur. Uygulamadan sonra görülen yanma, sık idrara çıkma ve hafif ateş beklenen şikâyetlerdir ve çoğu kişide bir iki gün içinde azalır. Bu şikâyetlerin seans sayısı arttıkça belirginleşmesi de olağan bir seyirdir. Buna karşılık günlerce süren yüksek ateş, belirgin halsizlik ve eklem şişlikleri farklı bir tabloya işaret eder. Mesane kapasitesinin belirgin biçimde azalması ve gündüz ile gece idrara çıkma sayısının katlanması da ciddi bir uyarıdır. Bu bulgular ortaya çıktığında tedavi durdurulur ve kişi yeniden değerlendirilir. Şikâyetlerin uygulamaya mı yoksa bir enfeksiyona mı bağlı olduğu ayrımı, bu aşamadaki en önemli sorudur. Ayrım için idrar kültürü istenir ve sonuç beklenir. Bakteri üreyen kişilerde tablo mesane iç yüzeyinin bakteriyel iltihabı olarak ele alınır ve antibiyotik tedavisi verilir. Kültürün temiz çıkması ise şikâyetlerin uygulamaya bağlı olduğunu gösterir.
Değişiklik kararında seçenekler basamaklı olarak ele alınır. İlk basamakta doz azaltılır ya da seans aralığı açılır ve aynı ilaçla devam edilir. İkinci basamakta ilaç türü değiştirilir ve diğer seçeneğe geçilir. Üçüncü basamakta, ilacın etkisini artırmayı amaçlayan destekli uygulamalar değerlendirilir. Dördüncü basamakta mesane alma ameliyatı konuşulur ve bu seçenek özellikle yüksek dereceli ve ısrarla tekrarlayan tümörlerde öne çıkar. Ameliyat kararı hafife alınmaz ve kişinin yaşı, genel durumu ile beklentileri birlikte değerlendirilir. Bu kararın ertelenmesi de hastalığın kas tabakasına ilerlemesine yol açabileceği için zamanlama önem taşır. İnatçı mesane şikâyetleri süren ve kapasitesi azalmış kişilerde şikâyetleri hafifletmeye yönelik ek tedaviler gündeme gelebilir. Bu aşamada mesane kasına yapılan uygulama seçilmiş kişilerde değerlendirilir. Tüm bu basamaklar, kişiyle birlikte ve her kontrolde yeniden gözden geçirilir.
Mesane İçi İlaç Tedavisinde İlaç Bulunamazsa Nasıl Bir Yol İzlenir?
Mesane içi ilaç tedavisinde ilaç bulunamadığında izlenen yol, eldeki ilacın önceliği en yüksek kişilere ayrılması ve diğer kişilerde alternatif planların uygulanması üzerine kurulur. Bağışıklık uyarıcı ilacın temininde dünya genelinde zaman zaman aksaklıklar yaşanır. Böyle dönemlerde ilk yapılan iş, tedavi altındaki herkesin risk grubuna göre sıralanmasıdır. Yüksek dereceli ve yaygın tümörü bulunanlar bu sıralamada öne alınır. Düşük ve orta riskli kişilerde ise kemoterapi ilacına geçilir. İkinci yöntem, standart dozun bölünerek daha çok kişiye ulaştırılmasıdır. Azaltılmış dozla yapılan uygulamaların yan etkileri de daha hafif seyreder. Üçüncü yöntem, idame tedavisinin süresinin kısaltılmasıdır. Başlangıç kürünün tamamlanması, idame seanslarından önce gelir ve önceliği korur. Bu düzenlemeler geçicidir ve ilaç yeniden sağlandığında asıl takvime dönülür.
Bu dönemlerde takip programı daha da önem kazanır. Tedavisi seyrelen ya da değiştirilen kişilerde kontrol incelemelerinin aralığı kısaltılır. Mesane içinin kamerayla incelenmesi, tekrarın erken yakalanmasını sağlayan temel yöntemdir. İdrar örneğinde kanser hücresi araştırması da aynı dönemde kullanılır. Kontrolde saptanan küçük bir odak, kapalı ameliyatla hemen çıkarılır. Erken çıkarma, tedavideki boşluğun etkisini büyük ölçüde dengeler. Kişilere bu düzenlemelerin gerekçesini açıkça anlatmayı önemserim, çünkü ilaç değişikliği çoğu zaman kaygı yaratır. Takvimdeki değişikliklerin yazılı olarak verilmesi, karışıklığı önler. Randevuların aksatılmaması bu dönemde her zamankinden daha kritiktir. İlaç yeniden sağlandığında kalan seanslar planlanarak tamamlanır.
Temin sorunları yaşanan dönemlerde kişilerin başka merkez arayışına girmesi sık görülür. Bu arayış anlaşılır olsa da tedavinin bütünlüğünü bozma riski taşır. Farklı merkezlerde başlatılan ve yarıda bırakılan seanslar, takip kaydının dağılmasına yol açar. Bu nedenle merkez değiştirilecekse önceki tüm kayıtların birlikte taşınmasını isterim. Patoloji raporları, kontrol incelemelerinin tarihleri ve uygulanan seans sayısı bu kayıtların en önemli bölümünü oluşturur. Yeni merkez bu bilgilerle tedaviyi kaldığı yerden sürdürebilir. İnternet üzerinden temin edilen ürünlerden uzak durulmasını ayrıca vurgularım. Bu ürünlerin saklama koşulları bilinmediği için hem etkisiz kalabilir hem de zarar verebilir. Tedavinin hastane koşullarında ve kayıt altında yürütülmesi, güvenliğin temel koşuludur.
Mesane İçi İlaç Tedavisinde Doz Kişiye Göre Ayarlanır mı?
Mesane içi ilaç tedavisinde doz kişiye göre ayarlanabilir ve bu ayarlama çoğunlukla yan etkilerin şiddetine göre yapılır. Tedaviye standart dozla başlanır, çünkü başlangıç döneminde güçlü bir yanıt oluşturulması hedeflenir. Yan etkilerin belirgin olduğu kişilerde doz bir sonraki seansta azaltılır. Azaltılmış dozla yapılan uygulamalar, şikâyetleri hafifletirken tedavinin sürmesini sağlar. Tedaviyi yarıda bırakmak yerine dozu düşürmeyi her zaman tercih ederim. İleri yaştaki ve kırılgan kişilerde başlangıçtan itibaren daha düşük doz seçilebilir. Mesane kapasitesi azalmış kişilerde ise doz yerine tutma süresi kısaltılır. İlacın mesanede kalma süresi, uygulamanın etkisini belirleyen bir başka değişkendir. Tutma süresini uzatmakta zorlanan kişilerde seans öncesinde sıvı alımı daha sıkı düzenlenir. Bu basit önlem, sürenin tamamlanmasını çoğu kişide mümkün kılar.
Doz ayarının yanında uygulama sıklığı da kişiye göre düzenlenir. Şikâyetleri geç geçen kişilerde seanslar arasındaki süre uzatılır. Bir haftalık aralık iki haftaya çıkarıldığında mesanenin toparlanmasına zaman tanınır. İdame döneminde seans sayısı da azaltılabilir. Bu düzenlemelerin tümü, tedavinin tamamlanabilmesi amacıyla yapılır. Seansların gelişigüzel atlanması ise farklı bir durumdur ve tedavinin etkisini azaltır. Bu nedenle her değişikliğin planlı olarak ve kayıt altına alınarak yapılmasını isterim. Kişiden her seans sonrasında yaşadığı şikâyetleri not etmesini isterim. Bu notlar, bir sonraki seansın dozunu ve zamanını belirlemede doğrudan kullanılır. Yazılı bir kayıt, hafızaya dayanan anlatımdan çok daha isabetli bir ayarlama sağlar.
Doz azaltmanın tedavinin etkisini ne kadar değiştirdiği sık sorulan bir konudur. Azaltılmış dozla yapılan uygulamaların yan etkileri belirgin biçimde hafifler. Tekrarlamayı önlemedeki katkının ise standart doza yakın kaldığı bilinmektedir. Bu nedenle yan etki nedeniyle tedaviyi bırakmak yerine dozu düşürmek çok daha akılcı bir seçimdir. Azaltılmış dozla devam eden kişilerde kontrol takvimi aynen sürdürülür. Şikâyetler azaltılmış dozda da geçmezse ilaç türünün değiştirilmesi konuşulur. Doz kararının her seansta yeniden gözden geçirilmesi, tedaviyi kişiye uyarlamanın en pratik yoludur. Bu esneklik sayesinde çoğu kişi planlanan seansların tamamını tamamlayabilir.
Mesane içi ilaç tedavisinde ilaç seçimi, tek bir kurala değil, patoloji raporuna ve kişinin bütününe dayanır. Yüksek dereceli ve yaygın yüzeyel tümörlerde bağışıklık uyarıcı ilaç öne çıkarken düşük riskli tek odaklarda kemoterapi ilacı yeterli olur. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde ve gebelik döneminde bağışıklık uyarıcı ilaç kullanılmaz ve tedavi diğer seçenekle sürdürülür. İlaç değişikliği kararı, tümörün tedaviye verdiği yanıta ve yan etkilerin şiddetine göre basamaklı olarak verilir. Temin sorunları yaşandığında öncelik yüksek riskli kişilere ayrılır ve takip programı sıklaştırılarak boşluk dengelenir. Doz ve uygulama sıklığının kişiye göre düzenlenmesi, tedavinin yarıda kalmadan tamamlanmasını sağlayan en önemli araçtır.
1 Mesane İçi İlaç Tedavisine Ameliyattan Ne Kadar Sonra Başlanır?
2 Mesane İçi İlaç Uygulaması Sırasında Ağrı Hissedilir mi?
3 Mesane İçi İlaç Tedavisi Sırasında Çalışmaya Devam Edilebilir mi?
4 Mesane İçi İlaç Uygulamasından Sonra Tuvalet Nasıl Kullanılır?
5 Mesane İçi İlaç Tedavisi Sırasında Cinsel Yaşam Sürdürülebilir mi?
6 Mesane İçi İlaç Tedavisinde Kaç Seans Yapılır?
7 Mesane İçi İlaç Tedavisinde Seans Kaçırılırsa Ne Olur?
8 Mesane İçi İlaç Tedavisinden Sonra Kontroller Nasıl Yapılır?
9 Mesane İçi İlaç Tedavisi Sırasında Sigara Bırakılmalı mıdır?
10 Mesane İçi İlaç Tedavisinde İdrarda Kan Görülmesi Normal midir?
11 Mesane İçi İlaç Tedavisi Bağışıklık Sistemini Zayıflatır mı?
12 Mesane İçi İlaç Tedavisi Sırasında Beslenmede Değişiklik Gerekir mi?
13 Mesane İçi İlaç Tedavisi Ateş Yaparsa Ne Yapılmalıdır?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- What Is Bladder Cancer? www.cancer.gov
- Bladder Cancer Treatment www.cancer.gov
- Bladder Cancer medlineplus.gov
- Hematuria (Blood in the Urine) www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Urinary Diversion www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “non muscle invasive bladder cancer intravesical BCG” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov