Varikosel ameliyatında mikroskobun hangi yapıları ayırt ettiğini, atardamar ile lenf kanallarının korunmasının neyi önlediğini anlatıyorum. Mikroskop kullanılamadığında hangi yöntemlerin kaldığını da aktarıyorum.
Varikosel ameliyatı mikroskop altında yapıldığında genişlemiş toplardamarlar tek tek görülebildiği ve korunması gereken yapılar ayırt edilebildiği için işlem hem daha eksiksiz hem de daha güvenli yürütülür. Sperm kordonu adı verilen yapı, kalınlığı bir parmak ucunu geçmeyen bir demet içinde onlarca damar, sinir ve kanal barındırır. Bu yapıların bir bölümü milimetrenin altında bir çapa sahiptir. Çıplak gözle çalışıldığında incelerin birbirinden ayrılması güçleşir. Ameliyat mikroskobu, aynı alanı birkaç kat büyüterek her yapının kendi sınırını görünür kılar. Kapatılması gereken damarlar bu sayede gözden kaçmaz. Korunması gereken atardamar, lenf kanalları ve meni kanalı da aynı büyütmeyle ayırt edilir. Bu ayrımın yapılabilmesi, ameliyatın sonucunu doğrudan belirleyen teknik ayrıntıdır. Aynı kesiden çalışıldığı hâlde görüş kalitesi değiştiğinde sonuçlar da değişir.
Bu ameliyatın amacı yalnız genişlemiş damarları bağlamak değildir. Asıl hedef, testisin kan göllenmesinden kurtulurken beslenmesinin ve sıvı dengesinin bozulmamasıdır. Bu iki hedef birbirine zıt gibi görünür, çünkü kapatılacak damarlar korunacak yapılarla iç içe uzanır. Büyütme kullanılmadan yapılan girişimlerde bu denge kurulurken hata olasılığı artar. Kapatılamayan küçük damarlar varikoselin yeniden ortaya çıkmasına yol açar. İstemeden bağlanan lenf kanalları testis çevresinde sıvı birikmesine neden olur. Zarar gören atardamar ise testisin beslenmesini bozar. Bu üç sonucun tamamı, ameliyatın beklenen yararını doğrudan azaltır. Mikroskobun sağladığı büyütme, üç riskin de sınırlanmasına katkıda bulunur. Bu nedenle yöntemi seçerken elde edilecek görüş kalitesini öncelikli ölçüt sayarım. Bu yazıda mikroskobun hangi yapıları ayırt ettiğini, atardamarın ve lenf kanallarının korunmasının neyi önlediğini, işlem süresine etkisini ve mikroskop kullanılamadığında hangi yöntemlerin kaldığını anlatıyorum. Ameliyatın basamakları ve iyileşme süreci için genişlemiş testis toplardamarlarının bağlanması hakkındaki sayfa yol gösterir.
Varikosel Ameliyatında Mikroskop Hangi Yapıları Ayırt Etmeye Yarar?
Varikosel ameliyatında mikroskop, sperm kordonu içindeki atardamarı, lenf kanallarını, meni kanalını, sinirleri ve birbirine çok yakın uzanan toplardamarları ayırt etmeye yarar. Kordon, kasık bağının hemen altında kesiden dışarı alındığında dıştan tek bir demet gibi görünür. Bu demeti saran ince kılıflar açıldığında içindeki yapılar ortaya çıkar. Testis atardamarı çoğu kişide tek değildir ve birden fazla dal hâlinde seyredebilir. Atardamarın çapı çok küçüktür ve yüzeyinde kendi ince damar ağı bulunur. Toplardamarlar ise sayıca çok daha fazladır ve çapları birbirinden farklıdır. Bazı toplardamarlar atardamara yapışık biçimde uzanır ve ayrılmaları özen gerektirir. Lenf kanalları saydam ve çok ince yapılardır ve büyütme olmadan fark edilmeleri güçtür. Meni kanalı kalın duvarlı yapısıyla ayırt edilebilir, ancak yanındaki damarlar onu gizleyebilir. Kordon içindeki ince sinirler de aynı demet içinde seyreder. Mikroskop bu yapıların her birini ayrı ayrı görünür kılar. Görüntünün büyütülmesi kadar aydınlatmanın güçlü olması da ayrımı kolaylaştırır. Cerrahın iki eliyle aynı anda çalışmasına olanak tanıyan bu düzen, dokuların daha az zorlanmasını sağlar.
Yapıların ayırt edilmesi yalnız görmeyle sınırlı bir iş değildir. Atardamarın kimliği, damar atımlarının gözlenmesiyle doğrulanır. Atım zayıf görüldüğünde damarın çevresine uygulanan yerel gevşetici ile atım belirginleştirilir. Gerektiğinde küçük bir ses dalgası cihazıyla damarın yeri sesli olarak doğrulanır. Toplardamarların kapatılmasından önce her birinin gerçekten toplardamar olduğundan emin olunur. Kapatma işlemi eriyen ince iplikle ya da küçük klipslerle yapılır. Kordonun dış kılıfı üzerinde uzanan damarlar da ayrıca gözden geçirilir. Bu kılıf damarlarının atlanması, varikoselin yeniden ortaya çıkmasının sık nedenlerinden biridir. İşlemin sonunda kordon yeniden incelenir ve kapatılmamış bir damar kalıp kalmadığı kontrol edilir. Bu kontrol adımı, ameliyatın en az kesim kadar önemli bölümüdür. Mikroskobun üroloji pratiğindeki kullanımı varikoselle sınırlı değildir. Menide hiç sperm bulunmayan erkeklerde uygulanan mikroskop altında testiste sperm arama işlemi de aynı büyütme tekniğine dayanır. Bu tür işlemlerin tamamı ayrı bir eğitim ve süreklilik gerektirir. Mikrocerrahi eğitimi, laboratuvar ortamında yapılan uzun çalışmalarla kazanılır. El titremesinin azaltılması, aletlerin doğru tutulması ve iki elin uyumlu kullanılması bu eğitimin temel başlıklarıdır. Kullanılan aletler de olağan cerrahi aletlerden çok daha ince ve hafiftir. Dikiş malzemesi saç telinden daha incedir ve ancak büyütme altında görülebilir. Bu düzenin kurulması ameliyathane ekibinin de aynı çalışma biçimine alışmasını gerektirir.
Varikosel Ameliyatında Atardamarın Korunması Neden Gereklidir?
Varikosel ameliyatında atardamarın korunması, testisin beslenmesinin ve hormon üretiminin sürmesi için gereklidir. Testis, kanını büyük ölçüde karın içinden inen ince bir atardamardan alır. Bu damarın kesilmesi durumunda testise gelen kan akımı belirgin biçimde azalır. Komşu damarlardan gelen yan dolaşım bazı kişilerde bu kaybı karşılar. Yan dolaşımın yetersiz kaldığı kişilerde ise testis dokusunda küçülme gelişir. Küçülen testiste hem sperm üretimi hem de testosteron yapımı azalır. Çocuk sahibi olmak için yapılan bir ameliyatın üretimi azaltması, kabul edilmesi güç bir sonuçtur. Bu nedenle atardamarın korunması işlemin temel kuralıdır. Kasığın altından çalışılan yöntemde atardamar, bu bölgede daha ince ve daha kıvrımlı seyreder. İnce seyreden bir damarın büyütme olmadan ayırt edilmesi güçtür. Mikroskop bu noktada belirleyici bir katkı sağlar. Atardamarın çevresindeki toplardamarlar ayrılırken damar duvarının zedelenmemesi de ayrıca önem taşır. Duvarı zedelenen bir damarda ilerleyen saatlerde pıhtı gelişebilir.
Atardamar hasarının ortaya çıkma olasılığı mikroskopla çalışıldığında çok düşüktür. Buna karşılık daha önce kasık bölgesinden ameliyat geçirmiş kişilerde doku planları bozulduğu için işlem daha zordur. Fıtık ameliyatı ve önceki varikosel girişimleri bu grubun başında gelir. Bu kişilerde damarların yerleşimi beklenenden farklı olabilir ve yara dokusu ayrımı güçleştirir. Böyle bir durumda çalışmayı yavaşlatmak ve her yapıyı ayrı ayrı doğrulamak gerekir. Testis dokusunda ameliyat sonrası küçülme gelişip gelişmediği kontrollerde ultrasonla değerlendirilir. Ölçümlerin ameliyat öncesiyle karşılaştırılabilmesi için başlangıç değerlerinin kayıt altına alınması gerekir. Doku kaybının ileri düzeye ulaştığı durumlar son derece seyrektir. Testisin tümüyle çıkarılması ise varikosel cerrahisinin değil, tümör gibi bambaşka hastalıkların gündeme getirdiği bir işlemdir. Testisin cerrahi olarak çıkarılması hakkındaki bilgiler bu nedenle ayrı bir başlık altında ele alınır. Ameliyat öncesinde bu ayrımı hastaya açıkça anlatırım. Bilgilendirmenin net yapılması, gereksiz kaygının önüne geçer. Onam görüşmesinde olası sonuçların tamamı sıralanır ve sorular yanıtlanır. Atardamarın korunması yalnız ameliyat anıyla ilgili bir konu değildir. Testisin beslenmesi bozulduğunda sperm değerlerindeki düzelme de gerçekleşmez. Bu nedenle korunan atardamar, ameliyatın amacına ulaşmasının ön koşuludur. Ameliyat sonrası kontrollerde testis hacminin ölçülmesi bu ön koşulun sağlandığını gösterir. Hacim ölçümlerinin aynı yöntemle ve mümkünse aynı merkezde yapılması karşılaştırmayı kolaylaştırır.
Varikosel Ameliyatında Lenf Damarlarının Korunması Neyi Önler?
Varikosel ameliyatında lenf damarlarının korunması, testis çevresinde sıvı birikmesini önler. Testisi saran zarlar arasında normalde çok az miktarda sıvı bulunur ve bu sıvı sürekli olarak üretilip emilir. Emilen sıvı, kordon içinde uzanan ince lenf kanallarıyla yukarı doğru taşınır. Bu kanallar ameliyat sırasında istemeden bağlanırsa sıvının dönüş yolu kapanır. Üretim sürdüğü hâlde emilim durduğunda zarlar arasında sıvı birikir. Biriken sıvı torbada ağrısız bir şişlik oluşturur ve zamanla büyüyebilir. Şişlik küçük kaldığında çoğu zaman izlenmesi yeterli olur. Büyüyen ve rahatsızlık veren birikimlerde ise ikinci bir ameliyat gerekebilir. Bu ikinci girişim, ilk ameliyatın yararını gölgeleyen bir yük oluşturur. Lenf kanalları saydam ve çok ince olduğu için büyütme kullanılmadan ayırt edilmeleri güçtür. Mikroskop altında bu kanallar diğer yapılardan kolayca ayrılır ve korunur. Kanalların korunması, sıvı birikmesinin ortaya çıkma olasılığını belirgin biçimde azaltır. Bu ayrıntı, mikroskopik yöntemin en somut katkılarından biridir.
Sıvı birikmesinin ayırt edilmesi de ayrı bir özen gerektirir. Ameliyattan sonraki ilk günlerde torbada görülen şişlik çoğu zaman ödem ve morarmaya bağlıdır. Bu erken şişlik birkaç hafta içinde kendiliğinden geriler. Sıvı birikmesi ise daha geç ortaya çıkar ve yavaş yavaş büyür. Elle yapılan muayenede sıvı, testisin çevresini saran yumuşak bir dolgunluk olarak hissedilir. Işık tutularak yapılan basit bir muayene sıvının varlığını gösterebilir. Ultrason ile hem sıvının miktarı hem de testisin durumu netleşir. Ameliyat bölgesinde kan birikmesi de benzer bir şişlik yapabilir ve ayrımı ultrason kolaylaştırır. Erken dönemde soğuk uygulama ve testisleri destekleyen dar bir iç çamaşırı şişliği azaltır. Uzun süre ayakta kalmaktan kaçınılması ilk günlerde yararlı olur. Şişliğin giderek büyümesi, ağrılı hâle gelmesi ya da ateşin eklenmesi değerlendirme gerektirir. Kontrol muayenesini ameliyattan bir ile iki hafta sonra planlarım. Bu görüşmede kesi yeri, torba ve testis birlikte değerlendirilir. Sıvı birikmesi saptanan kişilerde ilk yaklaşım izlemdir. Küçük birikimlerin önemli bir bölümü aylar içinde kendiliğinden geriler. Rahatsızlık vermeyen ve büyümeyen birikimlerde girişim gerekmez. Büyüyen ve günlük yaşamı güçleştiren birikimlerde ise cerrahi onarım gündeme gelir. Bu kararı acele etmeden ve birkaç aylık izlemden sonra veririm.
Varikosel Ameliyatında Mikroskop Kullanımı İşlem Süresini Uzatır mı?
Varikosel ameliyatında mikroskop kullanımı işlem süresini bir miktar uzatır, ancak bu uzama işlemin güvenliği düşünüldüğünde kabul edilebilir bir bedeldir. Mikroskobun ameliyat masasına getirilmesi, odak ve büyütme ayarlarının yapılması birkaç dakika alır. Asıl süre farkı ise damarların tek tek ayrılmasından kaynaklanır. Kordon içinde onlarca toplardamar bulunabilir ve her birinin ayrı ayrı kapatılması zaman gerektirir. Atardamarın ve lenf kanallarının bulunup korunması da sürenin önemli bir bölümünü oluşturur. Tek taraflı işlemler çoğu zaman yarım saat ile bir saat arasında tamamlanır. İki taraflı işlemlerde süre bir ile iki saate uzayabilir. Kilo fazlalığı bulunan kişilerde kordona ulaşmak güçleştiği için süre uzar. Daha önce aynı taraftan ameliyat geçirmiş kişilerde yara dokusunun ayrılması ek zaman ister. Tekrarlayan varikosel nedeniyle yapılan girişimler en uzun süren işlemler arasında yer alır. Süreye anestezi hazırlığı ve uyanma dönemi de eklenir. Hasta yakınlarına ameliyat öncesinde yaklaşık süre hakkında bilgi verilir.
Sürenin uzaması hastanın iyileşmesini olumsuz etkilemez. Kesi küçük olduğu ve karın boşluğuna girilmediği için ameliyat sonrası ağrı hafif seyreder. Hastaların büyük bölümü aynı gün evine döner. Masa başı çalışanlar birkaç gün ile bir hafta içinde işlerine dönebilir. Zorlayıcı sporlara ve ağır yük kaldırmaya dönüş ise birkaç hafta sonra planlanır. Bu süreler, ameliyatın mikroskopla yapılmış olmasından etkilenmez. Anestezi süresinin bir miktar uzaması, genel durumu iyi olan kişilerde ek bir yük oluşturmaz. Eşlik eden ciddi hastalığı bulunan kişilerde ise anestezi planı önceden ayrıntılı olarak yapılır. Ameliyatın süresini kısaltmak amacıyla kontrol adımlarının atlanması doğru bir yaklaşım değildir. Atlanan her adım, ilerideki bir tekrarın ya da ikinci bir ameliyatın zeminini hazırlar. Ben de süreyi değil, işlemin eksiksiz tamamlanmasını ölçüt alırım. Bu yaklaşımı ameliyat öncesi görüşmede hastaya da açıklarım. Beklentinin doğru kurulması, ameliyathanede geçen sürenin kaygı yaratmasını önler. Ameliyat süresi kişiden kişiye değiştiği için kesin bir zaman verilmesi doğru olmaz. Kordon içindeki damar sayısı önceden bilinemez ve bu sayı süreyi doğrudan belirler. Bazı kişilerde birkaç geniş damar bulunurken bazılarında çok sayıda ince damar bulunur. İkinci durumda her damarın ayrı ayrı kapatılması gerektiği için süre uzar. Bu farkı ameliyat öncesinde hasta yakınlarına anlatmayı yararlı bulurum.
Varikosel Ameliyatında Mikroskop Kullanılamazsa Hangi Yöntem Uygulanır?
Varikosel ameliyatında mikroskop kullanılamazsa büyütmesiz açık yöntem, karın içinden yapılan kapalı yöntem ya da damar içinden tıkama uygulanır. Büyütmesiz açık yöntemde damarlar kasığın üstünden ya da kasık kanalından bağlanır. Bu yaklaşımda küçük toplardamarlar gözden kaçabilir ve lenf kanalları istemeden kapatılabilir. Bu nedenle hem varikoselin yeniden ortaya çıkması hem de sıvı birikmesi daha sık görülür. Kapalı yöntemde karın duvarından küçük deliklerle girilir ve damarlar daha yukarıdan bağlanır. Bu düzeyde damar sayısı azdır, ancak lenf kanallarını korumak güçtür. Kapalı yöntem genel anestezi ve karın boşluğuna giriş gerektirir. İki taraflı varikoselde aynı anda iki tarafa ulaşmayı kolaylaştırması bu yöntemin öne çıkan yanıdır. Damar içinden tıkama yönteminde kasık ya da boyun toplardamarından ince bir kateter ilerletilir. Testis toplardamarına ulaşıldığında damar içeriden kapatılır ve kesi gerekmez. Bu yöntemde ışın kullanılır ve damar yapısı uygun olmayan kişilerde uygulanamayabilir. Tıkama sonrasında varikoselin yeniden ortaya çıkma olasılığı mikroskopik yönteme göre daha yüksek olabilir. Yöntem seçiminde torba içindeki toplardamarların genişlemesi tablosunun derecesi ve hangi tarafta bulunduğu da etkili olur.
Yöntem seçimini yalnız teknik olanaklar belirlemez. Kişinin yaşı, çocuk sahibi olma planı, ağrı şikâyeti ve önceki ameliyatları karara katılır. Daha önce kapalı yöntemle ameliyat olmuş ve varikoseli yeniden ortaya çıkmış kişilerde kasık altından yapılan mikroskopik yaklaşım tercih edilir. Karın içinde yapışıklık bulunan kişilerde kapalı yöntem güçleşir. Kanama bozukluğu olanlarda damar içinden yapılan tıkama bir seçenek oluşturabilir. Ergenlik döneminde testis gelişimi süren gençlerde atardamarın korunması daha da öne çıkar. Bu nedenle genç yaş grubunda büyütmeli yöntemleri tercih ederim. Ameliyat kararı verilmeden önce sperm testi, muayene bulguları ve eşin değerlendirme sonuçları birlikte gözden geçirilir. Elle hissedilmeyen ve yalnız ultrasonda görülen küçük genişlemelerde ameliyat önerilmez. Sperm değerleri olağan ve ağrısı bulunmayan kişilerde de girişim gerekmez. Hangi yöntem seçilirse seçilsin, ameliyat sonrası takip aynı özenle sürdürülür. Sperm değerlerindeki değişim birkaç ay arayla yapılan testlerle izlenir. Takibin sürdürülmesi, çiftin sonraki adımlarını doğru zamanda planlamasını sağlar. Ameliyattan sonra varikoselin geçip geçmediği de muayeneyle değerlendirilir. Ayakta ve ıkınma sırasında yapılan muayene, genişlemiş damarın kalıp kalmadığını gösterir. Şüphe kalan kişilerde ultrason ile doğrulama yapılır. Kontrollerin belirli bir takvime bağlanması, hem çiftin hem de benim süreci izlememi kolaylaştırır. Bu takvimi ameliyat sonrası ilk görüşmede yazılı olarak veririm.
Varikosel ameliyatında mikroskop kullanımı, kordon içindeki yapıların ayırt edilmesini sağlayarak işlemin hem eksiksiz hem de güvenli yürütülmesine katkıda bulunur. Genişlemiş toplardamarların tek tek kapatılması, varikoselin yeniden ortaya çıkma olasılığını azaltır. Atardamarın korunması testisin beslenmesini ve hormon üretimini sürdürür. Lenf kanallarının korunması ise testis çevresinde sıvı birikmesini önler. Mikroskobun kullanılamadığı durumlarda diğer yöntemler uygulanabilir, ancak seçim kişinin durumuna göre ayrıntılı olarak yapılır.
1 Varikosel Ameliyatı Genel Anestezi Gerektirir mi?
2 Mikroskopik Yöntemde Kesi Nerede Yapılır?
3 Ameliyattan Sonra Torbadaki Şişlik Ne Kadar Sürer?
4 İki Taraflı Varikoselde Ameliyat Aynı Seansta Yapılır mı?
5 Mikroskopik Onarımdan Sonra Hormon Düzeyleri Değişir mi?
6 Ameliyattan Sonra Cinsel İlişkiye Ne Zaman Dönülür?
7 Varikosel Onarımından Sonra Ağırlık Çalışmasına Ne Zaman Başlanır?
8 Ameliyat Sırasında Ses Dalgası Cihazı Neden Kullanılır?
9 Varikosel Yeniden Ortaya Çıkarsa Ameliyat Tekrarlanabilir mi?
10 Ergenlik Çağındaki Gençlerde Ameliyat Kararı Nasıl Verilir?
11 Ameliyat Sonrası Sperm Testi Ne Zaman Tekrarlanır?
12 Ameliyat Testisteki Ağrıyı Geçirir mi?
13 Ameliyattan Sonra Hangi Belirtilerde Başvurulmalıdır?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Male Infertility medlineplus.gov
- The Urinary Tract & How It Works www.niddk.nih.gov
- Sexual Problems in Men medlineplus.gov
- Literatür taraması: “varicocele repair semen parameters meta analysis” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
- Literatür taraması: “non obstructive azoospermia microdissection testicular sperm extraction” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
- Literatür taraması: “male hypogonadism testosterone therapy guideline” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
- Literatür taraması: “semen analysis reference values” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov