Üreter stentinin hangi sürede çıkarıldığını, unutulan stentin yarattığı sorunları, çıkarma işleminin nasıl yapıldığını ve ipli stentin kullanımını anlatıyorum.
Üreter stenti çoğu hastada birkaç gün ile birkaç ay arasında değişen bir sürenin sonunda alınır ve bu süre stentin hangi nedenle takıldığına göre belirlenir. Basit bir taş ameliyatından sonra takılan stent genellikle bir ile dört hafta içinde çıkarılır. İdrar kanalı ya da böbrek havuzu onarımından sonra yerleştirilen stent, dikiş hattının iyileşmesi için birkaç hafta yerinde bırakılır. Tümör baskısı ve uzun süreli darlık gibi kalıcı sorunlarda ise stent çıkarılmaz, belirli aralıklarla yenisiyle değiştirilir. Çıkarma tarihini stenti takarken belirler ve hastaya aynı gün yazılı olarak bildiririm. Bu tarihin hasta tarafından not edilmesi, sonradan yaşanabilecek pek çok sorunun önüne geçer. Stentin planlanan tarihte alınması, aslında tedavinin en kolay ama en çok ihmal edilen basamağıdır.
Bu konuda en çok karşılaştığım sorun, stentin varlığının zamanla unutulmasıdır. Şikâyetleri geçen hastaların bir bölümü kendini tamamen iyileşmiş sayar ve kontrol randevusuna gitmez. Oysa stent vücuda yerleştirilmiş yabancı bir malzemedir ve süresi dolduğunda sessizce sorun üretmeye başlar. Bu sürecin başlangıcında hastanın hiçbir şikâyeti olmayabilir ve bu sessizlik yanıltıcıdır. İdrar kanalına yerleştirilen bu tüpün yapısı, görevleri ve takılma biçimi konusunda ayrıntı gerektiğinde idrar borusuna yerleştirilen çift kıvrımlı stent konusundaki sayfa yol gösterir. Bu yazıda unutulan stentin yarattığı sorunları, çıkarma işleminin nasıl yapıldığını, ipli stentin ne olduğunu, kireçlenmenin sonuçlarını ve stentin uzun süre kalması gereken durumları anlatıyorum.
Unutulan Stent Ne Gibi Sorun Yaratır?
Unutulan stent, üzerinde kireçlenme oluşması, içinin tıkanması, böbreğin yeniden şişmesi ve tekrarlayan enfeksiyonlar gibi ağır sorunlar yaratır. Bu sorunların hiçbiri aniden ortaya çıkmaz ve haftalar içinde yavaşça gelişir. İdrarda bulunan kalsiyum ve diğer mineraller stentin yüzeyinde katman katman birikir. Birikim en çok stentin böbrekteki ve mesanedeki kıvrık uçlarında yoğunlaşır. Zamanla bu uçlarda gerçek birer taş kitlesi oluşur. Stentin içindeki kanal tıkandığında idrar akışı engellenir ve böbrek yeniden şişer. Şişen böbrekte basınç artar ve böbrek dokusu işlevini yitirmeye başlar. Kireçlenmiş yüzey aynı zamanda bakteriler için tutunma zemini oluşturur. Bu nedenle unutulan stenti bulunan hastalarda tekrarlayan ve ağır böbrek enfeksiyonları görülür. Uzun süre kalan stentin malzemesi de sertleşir ve kırılganlaşır. Çıkarılmaya çalışıldığında parçalara ayrılan bir stent, tek bir işlemle temizlenemez.
Bu tablonun en can sıkıcı yanı, çözümün giderek zorlaşmasıdır. Zamanında alınan bir stent, birkaç dakikalık basit bir işlemle çıkarılır. Kireçlenmiş bir stent ise çoğu zaman birden fazla ameliyat gerektirir. Mesanedeki taşlaşmış uç mesane içinde kırılır, kanaldaki bölüm ayrı bir girişimle temizlenir. Böbrekteki kıvrık uçta biriken kitle için ise kapalı yöntemle böbrek içine ulaşılması gerekir. Bütün bu işlemler hastanın birkaç kez ameliyathaneye girmesi anlamına gelir. Böbrek işlevi bu süreçte zarar görmüşse kayıp çoğu zaman geri kazanılmaz. Tek böbreği bulunan hastalarda tablo çok daha tehlikeli seyreder. Ben bu nedenle stent takılan her hastaya çıkarma tarihini hem yazılı olarak veririm hem de telefonuna kaydetmesini isterim. Hastaların bir bölümüne kontrol randevusunu aynı gün oluştururum. Şehir dışında yaşayan hastalarda randevunun yolculuk planına göre ayarlanması da aksamayı azaltır. Stentin varlığını gösteren küçük bir kart taşınması, başka bir merkeze başvuru durumunda bilgiyi doğrudan aktarır. Bu basit önlemler, çok daha büyük sorunların önüne geçer. Stentin unutulmasına yol açan bir başka durum, hastanın birden fazla merkezde tedavi görmesidir. Taş ameliyatını bir merkezde olup kontrolünü başka bir merkezde yaptıran hastalarda bilgi kolayca kaybolur. Bu nedenle ameliyat raporunun ve stent bilgisinin hastanın yanında bulunması gerekir. Yaşlı hastalarda ve yalnız yaşayan kişilerde takibi bir yakınının da bilmesi yerinde olur. Şikâyetlerin tamamen geçmiş olması, stentin artık gerekmediği anlamına gelmez. Tam tersine, şikâyetsiz geçen aylar unutulmanın en sık nedenini oluşturur.
Stent Çıkarma İşlemi Nasıl Yapılır?
Stent çıkarma işlemi, idrar kanalı ağzından mesaneye ilerletilen ince kameralı bir aletle stentin mesanedeki ucunun tutulup nazikçe dışarı çekilmesiyle yapılır. İşlem çoğu hastada birkaç dakika içinde tamamlanır. Uygulama poliklinik koşullarında ya da kısa süreli bir girişim olarak planlanır. Esnek ve ince aletlerin kullanıldığı durumlarda idrar kanalına uyuşturucu jel uygulanması çoğu hastada yeterli olur. Kadınlarda idrar kanalı kısa olduğu için işlem genellikle daha rahat geçer. Erkeklerde ve çocuklarda ise konfor için kısa süreli bir anestezi ya da sakinleştirici tercih edilebilir. Kameralı aletle mesaneye girildiğinde stentin kıvrık ucu doğrudan görülür. Bu uç özel bir pensle kavranır ve alet ile birlikte yavaşça geri çekilir. Çekme sırasında stentin böbrekteki kıvrımı düzleşir ve tüp kanaldan kolayca çıkar. İşlem sırasında idrar kanalının ağzı ve mesane içi de değerlendirilir. Kanalın ayrıntılı incelenmesi gerektiğinde idrar kanalının kamerayla incelenmesi aynı seansta yapılabilir. İşlemden sonra hasta kısa bir gözlem süresinin ardından evine gider.
Çıkarma işleminden önce birkaç hazırlık adımı bulunur. İdrar tahlili yapılması ve belirgin bir enfeksiyon varsa önce tedavi edilmesi gerekir. Enfeksiyon sırasında yapılan girişim, bakterilerin kana geçmesine yol açabilir. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda ilacın düzenlenmesi önceden planlanır. İşlem öncesinde mesanenin çok dolu olmaması hastanın rahatlığını artırır. Çıkarmadan sonraki birkaç saat içinde yan ağrısı, sık idrara çıkma ve idrarda hafif kan görülmesi olağandır. Bu şikâyetler çoğu hastada bir iki gün içinde kendiliğinden geçer. Bol su içilmesi ve basit ağrı kesici kullanılması bu dönemi kolaylaştırır. Ateş, şiddetli ve artan ağrı ya da idrar yapamama ise beklenen bulgular arasında yer almaz. Bu durumlarda vakit kaybedilmeden başvurulması gerekir. Uzun süre kalmış ve kireçlenmiş stentlerde işlem basit bir çekme hareketiyle bitmez. Böyle durumlarda kireçlenmiş bölümlerin kırılması için ek girişimler planlanır. İşlem öncesinde çekilen bir film, stentin konumunu ve üzerindeki birikimi göstererek planlamayı kolaylaştırır. Bu nedenle uzun süredir stenti bulunan hastalarda çıkarma işlemini görüntüleme sonrası planlarım. İşlem sırasında hastanın rahat olması, sürenin kısalmasını doğrudan sağlar. Bu nedenle uygulamadan önce hastaya adım adım ne yapılacağını anlatırım. Derin ve yavaş nefes alınması, idrar kanalı çevresindeki kasların gevşemesine yardımcı olur. Gergin bir hastada aletin ilerletilmesi zorlaşır ve rahatsızlık artar. İşlemden sonra günlük yaşama dönüşte belirgin bir kısıtlama bulunmaz. Yalnız ilk birkaç gün ağır spor ve uzun bisiklet sürüşünün ertelenmesi uygun olur.
İpli Stent Nedir?
İpli stent, mesanedeki ucuna bağlanan ince bir ip idrar kanalından dışarı uzanan ve bu ip çekilerek alet kullanılmadan çıkarılabilen bir stent türüdür. Bu tasarımın tek amacı, çıkarma işlemini basitleştirmektir. İp, idrar kanalı ağzından birkaç santimetre dışarıda kalır ve dış giysiye değmeyecek biçimde tespit edilir. Stentin alınması gerektiğinde ip nazikçe çekilir ve stent birkaç saniye içinde çıkar. Bu işlem muayenehanede, kamera kullanılmadan ve anestezi gerekmeden yapılabilir. Kısa süre kalması planlanan stentlerde ipli tasarım belirgin bir kolaylık sağlar. Basit taş ameliyatlarından sonra birkaç gün kalacak stentlerde bu tercihi sık kullanırım. Çocuklarda ise ikinci bir anestezi gereğini ortadan kaldırdığı için ayrıca değerlidir. İpin varlığı hastanın stenti istediği zaman aldırabileceği anlamına gelmez. Çıkarma zamanına yine hekim karar verir ve erken alınan bir stent böbreği korumasız bırakır. Bu nedenle ipli stent takılan her hastaya ipin ne zaman çekileceğini açıkça söylerim.
İpli stentin kendine özgü zorlukları da bulunur. En sık yaşanan sorun, ipin günlük yaşam sırasında yanlışlıkla çekilmesidir. Tuvalet sonrası temizlik, giyinip soyunma ve cinsel ilişki bu açıdan dikkat gerektiren anlardır. İpin erken çekilmesi durumunda stent yerinden çıkar ve böbrek yeniden tıkanabilir. Böyle bir durumda vakit kaybedilmeden başvurulması ve yeniden değerlendirilmesi gerekir. İpin idrar kanalı ağzında sürekli bir tahriş oluşturması da bazı hastalarda rahatsızlık yaratır. Bu tahriş sık idrara çıkma ve yanma hissini artırabilir. İpin dış yüzeyi bakteriler için bir yol oluşturabileceği için uzun süre kalacak stentlerde ipli tasarım tercih edilmez. Bu nedenle ipli stentleri çoğunlukla birkaç günle sınırlı kullanımlarda kullanırım. İpin cilde bantla tespit edilmesi, yanlışlıkla çekilme olasılığını belirgin biçimde azaltır. Bant bölgesinin her gün değiştirilmesi ve temiz tutulması gerekir. Hastanın ipe bakmaktan çekindiği durumlarda ise ipsiz bir stent daha uygun bir seçim olur. Karar, stentin kalacağı süre ve hastanın günlük yaşamı birlikte değerlendirilerek verilir. İpli stent takılan hastalara ipin nasıl korunacağını yazılı olarak anlatırım. İpin ucuna düğüm atılması ve bandın iç çamaşırın içinde kalması pratik bir çözüm oluşturur. Hastanın ipi kendi başına çekmemesi konusunda da açık bir uyarı yaparım. Erken çekilen bir stent, böbreğin yeniden tıkanmasına ve ağrıya yol açar. İpin kendiliğinden düştüğü durumlarda da aynı gün başvurulması gerekir.
Stent Kireçlenirse Ne Olur?
Stent kireçlenirse idrar akışı bozulur, böbrek yeniden şişer, enfeksiyon riski artar ve stentin çıkarılması basit bir işlem olmaktan çıkar. Kireçlenme, idrardaki minerallerin stentin iç ve dış yüzeyinde birikmesiyle başlar. Birikim önce ince bir tabaka hâlinde ilerler ve bu aşamada hiçbir şikâyet vermez. Tabaka kalınlaştıkça stentin içindeki kanal daralır ve idrar akışı yavaşlar. Akış bozulduğunda yan ağrısı ve idrar yaparken böbreğe vuran bir sızı ortaya çıkar. Kireçlenmenin hızı kişiden kişiye büyük fark gösterir. Taş oluşturma eğilimi yüksek olan hastalarda birikim çok daha çabuk ilerler. Gebelikte idrardaki mineral yükü arttığı için kireçlenme daha hızlı gelişebilir. Enfeksiyonla birlikte seyreden durumlarda da birikim hızlanır. Bu nedenle risk taşıyan hastalarda stent değişim aralıklarını kısaltırım. Bol su içilmesi ve idrarın açık renkte tutulması birikimi yavaşlatan en pratik önlemdir.
Kireçlenmiş bir stentin çıkarılması, birikimin yerine ve büyüklüğüne göre planlanır. Yalnız mesanedeki uçta birikim varsa işlem mesane içinde tamamlanabilir. Kanal boyunca uzanan birikimler ise idrar kanalı içinde lazerle kırılarak temizlenir. Bu durumda tablo, teknik olarak idrar borusunda sıkışan taş gibi ele alınır. Böbrekteki kıvrık uçta oluşan kitlelerde ise böbrek içine kapalı yöntemle ulaşılması gerekir. İşlem sayısı arttıkça hastanın yükü ve iyileşme süresi de uzar. Bu nedenle kireçlenme, önlenmesi tedavi edilmesinden çok daha kolay bir sorundur. Stentin planlanan tarihte alınması, bu sorunun neredeyse tamamını ortadan kaldırır. Uzun süre stent taşıması gereken hastalarda ise düzenli görüntüleme ile birikim erken fark edilir. Filmde görülen yoğunluk artışı, değişim zamanının geldiğini gösteren en somut bulgudur. Sık taş oluşturan hastalarda idrar ve kan incelemeleriyle altta yatan metabolik neden araştırılır. Bu nedenin düzeltilmesi hem taş oluşumunu hem de stent kireçlenmesini azaltır. Beslenme düzeninde yapılacak değişiklikler de bu sürece katkı sağlar. Kireçlenmenin ilk belirtisi çoğu zaman idrar yaparken artan yan ağrısıdır. Bu ağrının giderek belirginleşmesi, değerlendirmenin öne alınmasını gerektirir. İdrarın bulanıklaşması ve kötü kokması da birikimle birlikte gelişen enfeksiyonu düşündürür. Ateş eklendiğinde ise başvurunun aynı gün yapılması gerekir. Bu bulguların hastaya baştan anlatılması, erken başvuruyu belirgin biçimde artırır.
Stentin Uzun Süre Kalması Gereken Durumlar Var mıdır?
Stentin uzun süre kalması gereken durumlar vardır ve bu durumlarda stent çıkarılmak yerine belirli aralıklarla yenisiyle değiştirilir. En sık karşılaşılan örnek, komşu organ tümörlerinin idrar kanalına dışarıdan baskı yapmasıdır. Rahim, bağırsak ve prostat kaynaklı tümörler kanalı dışarıdan sıkıştırarak böbreği tıkayabilir. Bu hastalarda stent, kanser tedavisi sürerken böbrek işlevinin korunmasını sağlar. Böbrek işlevinin korunması, ilaç tedavilerinin güvenle uygulanabilmesi açısından da belirleyicidir. İkinci örnek, idrar kanalında yara dokusuna bağlı gelişen uzun darlıklardır. Bu darlıklarda kesin tedavi planlanana kadar stent köprü görevi görür. Kesin tedaviye uygun olmayan hastalarda ise stent kalıcı bir çözüm olarak sürdürülür. Üçüncü örnek, tekrarlayan taş hastalığı olan ve kanalı sık tıkanan hastalardır. Dördüncü örnek, karın ve leğen bölgesindeki ameliyatlar sırasında idrar kanalının yaralandığı durumlardır. Beşinci örnek, gebelikte gelişen ve doğuma kadar sürdürülmesi gereken tıkanıklıklardır. Altıncı örnek, taş kırma işleminin birden fazla seansa yayıldığı büyük taşlı hastalardır. Bu hastaların tamamında stent belirli aralıklarla değiştirilir ve düzenli kontrol altında tutulur.
Uzun süreli stent kullanımında izlem düzeni ayrı bir önem taşır. Değişim aralığı, kullanılan stentin türüne ve hastanın taş oluşturma eğilimine göre belirlenir. Standart stentlerde bu aralık çoğu zaman birkaç ayla sınırlı kalır. Daha uzun süre kalacak biçimde tasarlanmış özel stentlerde aralık uzatılabilir. Her değişimde böbreğin durumu ultrasonla, böbrek işlevleri ise kan tahlilleriyle değerlendirilir. İdrar kültürünün düzenli olarak yapılması, sessiz seyreden enfeksiyonların erken yakalanmasını sağlar. Ateş ve titreme gelişen hastalarda değerlendirme aynı gün yapılmalıdır. Uzun süre stent taşıyan hastalarda sık idrara çıkma ve yan ağrısı gibi şikâyetler sürebilir. Mesaneyi gevşeten ilaçlar bu şikâyetleri belirgin biçimde hafifletir. Şikâyetlerin günlük yaşamı kısıtladığı hastalarda farklı çözümler değerlendirilir. Darlığın kalıcı olarak düzeltilebildiği hastalarda idrar borusunın onarıldığı ameliyat stentten tümüyle kurtulmayı sağlayabilir. Bu ameliyatın uygun olup olmadığı darlığın yeri, uzunluğu ve nedeni değerlendirilerek belirlenir. Onarım sonrasında da stent bir süre yerinde bırakılır, ancak bu kez süre sınırlıdır. Kalıcı çözümün mümkün olmadığı hastalarda ise düzenli değişim programına uyulması en güvenli yoldur. Değişim tarihlerinin yıllık bir takvim hâlinde hastaya verilmesi, aksamaları büyük ölçüde önler. Takvimin bir kopyasının hasta yakınında bulunması da yararlı olur. Uzun süreli kullanımda hastanın şikâyetlerinin düzenli olarak sorgulanması gerekir. Şikâyetlerin ağırlaştığı dönemlerde stentin boyu ve kalınlığı yeniden değerlendirilir. Bazı hastalarda daha ince bir stente geçilmesi rahatlama sağlar. Stentin mesanedeki ucunun kısaltılması da tahrişi azaltan bir düzenlemedir.
Üreter stentinin ne zaman alınacağı, stentin takılma nedenine göre baştan belirlenen ve hastaya yazılı olarak bildirilen bir tarihtir. Bu tarihe uyulduğunda çıkarma işlemi birkaç dakika süren basit bir girişimdir. Tarihin aşıldığı durumlarda ise kireçlenme, tıkanma ve enfeksiyon gibi sorunlar sessizce gelişir ve çözüm birden fazla ameliyat gerektirir. İpli stentler kısa süreli kullanımda kolaylık sağlarken uzun süre kalacak stentlerde düzenli değişim programı esastır. Stentin varlığının unutulmaması, bu tedavinin en basit ama en belirleyici parçasıdır.
1 Stent Çıkarma Randevusu Kaçırılırsa Ne Yapılmalıdır?
2 Stentin Yerinde Durup Durmadığı Nasıl Anlaşılır?
3 Çıkarma İşleminden Önce Antibiyotik Verilir mi?
4 Gebelikte Takılan Stent Ne Zaman Alınır?
5 Stent Alındıktan Sonra Ne Zaman İşe Dönülür?
6 Çocuklarda Stent Çıkarma İşlemi Nasıl Planlanır?
7 Stent Alındıktan Sonra Kontrol Görüntülemesi Yapılır mı?
8 Aynı Hastaya Kısa Sürede Yeniden Stent Takılması Gerekir mi?
9 Stentin Malzemesi Kalış Süresini Değiştirir mi?
10 Stent Takılı Kişi Manyetik Rezonans Çektirebilir mi?
11 Kireçlenmeyi Azaltmak İçin Beslenmede Değişiklik Gerekir mi?
12 Tek Böbrekli Kişide Çıkarma Zamanı Farklı mıdır?
13 Stent Alınırken Kamera İşlemi Sırasında Başka Bir Girişim Yapılabilir mi?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Kidney Stones www.niddk.nih.gov
- Eating, Diet, & Nutrition for Kidney Stones www.niddk.nih.gov
- Kidney Stones medlineplus.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Ureteral Disorders medlineplus.gov
- Literatür taraması: “ureteroscopy versus shock wave lithotripsy outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov