Böbrek üstü bezi kitlesinde tomografi raporundaki yağ ölçümünün ve kontrast boşalma hızının ne anlattığını, manyetik rezonansın hangi durumlarda tercih edildiğini anlatıyorum. Takibin ne zaman sonlandırıldığını da ele alıyorum.
Böbrek üstü bezi kitlesinde tomografi raporu, kitlenin büyüklüğünü, sınırlarını, iç yapısını, yağ içeriğini ve kontrast maddeyi tutup atma davranışını anlatır. Bu bilgiler bir araya geldiğinde kitlenin iyi huylu olma olasılığı büyük ölçüde ortaya çıkar. Raporun en çok merak edilen bölümü, yoğunluk ölçümünü bildiren satırdır. İkinci sırada kontrastlı ve gecikmeli çekimlerin karşılaştırıldığı bölüm gelir. Buna karşılık tomografi raporu, kitlenin hormon salgılayıp salgılamadığını göstermez. Bu nedenle görüntüleme ile hormon testleri her zaman birlikte değerlendirilir.
Elinde tomografi raporuyla gelen kişilerin çoğu, raporun teknik dilini okuyamadığı için kaygılanır. Raporda geçen ifadelerin büyük bölümü aslında kitlenin iyi huylu olduğunu destekleyen bulgulardır. Kitlelerin önemli bir bölümü başka bir nedenle çekilen görüntülemede rastlantısal olarak fark edilir. Bu yazıda yağ oranı ölçümünün neden yapıldığını, kontrastın boşalma hızının ne gösterdiğini, hangi durumlarda manyetik rezonansa geçildiğini, ileri görüntülemenin ne zaman istendiğini ve takibin ne zaman sonlandırıldığını anlatıyorum. Kitlenin belirtileri, hormon testleri ve tedavi seçenekleri konusunda ayrıntı gerektiğinde böbreğin üzerindeki bezde gelişen yapılar hakkındaki sayfa yol gösterir.
Böbrek Üstü Bezi Kitlesinde Yağ Oranı Ölçümü Neden Yapılır?
Böbrek üstü bezi kitlesinde yağ oranı ölçümü, iyi huylu kitleleri diğerlerinden ayıran en güvenilir tek bulguyu sağladığı için yapılır. Bezin kabuk tabakasından gelişen iyi huylu kitlelerin büyük bölümü bol miktarda yağ içerir. Yağ, tomografide çevresindeki dokulardan belirgin biçimde daha düşük yoğunlukta görünür. Bu fark, kontrast madde verilmeden çekilen görüntülerde ölçülebilir. Ölçüm, kitlenin üzerine yerleştirilen bir çerçeve içindeki ortalama yoğunluğun hesaplanmasıyla yapılır. Raporda bu değer, yoğunluk birimiyle birlikte yazılır. Değerin belirlenen eşiğin altında kalması, kitlenin yağdan zengin iyi huylu bir yapı olduğunu gösterir. Bu bulgunun saptandığı kişilerde ek görüntülemeye çoğu zaman gerek kalmaz. Ölçümün doğru yapılabilmesi için kontrast madde verilmemiş olması zorunludur. Kontrast verildikten sonra yapılan ölçüm, yağ içeriğini gizler ve yanıltıcı sonuç verir. Bu nedenle kitle ilk kez kontrastlı bir çekimde görüldüğünde inceleme yinelenir. Yinelenen çekim yalnız böbrek üstü bezlerine odaklanır ve ince kesitlerle alınır. Bu inceleme, kontrast madde içermediği için böbrek işlevleri açısından ek yük oluşturmaz. Kontrast madde verilmeden çekilen tomografi, bu nedenle değerlendirmenin ilk basamağını oluşturur. Kitlelerin bir bölümünde ise yağ içeriği düşük kalır ve ölçüm eşiğin üzerinde çıkar.
Ölçümün eşiğin üzerinde çıkması tek başına kötü bir haber anlamına gelmez. İyi huylu kitlelerin bir bölümü doğası gereği az yağ içerir. Bu kitleler yalnız yoğunluk ölçümüyle sınıflandırılamaz. Bu durumda değerlendirme kontrastlı çekimlerle sürdürülür. Ölçümü etkileyen teknik etkenler de bilinmelidir. Çerçevenin kitlenin kenarına taşması, ölçümü çevre dokuyla karıştırır. Çok küçük kitlelerde bu hata daha kolay ortaya çıkar. Kesit kalınlığının fazla olması da ölçümü bozar. Bu nedenle kesitlerin ince alınması ve çerçevenin kitlenin merkezine yerleştirilmesi gerekir. Kitle içinde kanama ya da kireçlenme bulunması, ortalama değeri yukarı çeker. Bu ayrıntıların rapora yazılması, sonraki değerlendirmeleri kolaylaştırır. Ölçümün bir başka değeri, karşılaştırma olanağı sağlamasıdır. Yıllar sonra çekilen bir incelemede aynı ölçümün yinelenmesi, kitlenin değişip değişmediğini gösterir. Bu nedenle eski görüntülerin saklanmasını ve kontrole getirilmesini isterim. Eski bir görüntülemede aynı kitlenin aynı boyutta bulunması, tek başına güçlü bir iyi huyluluk göstergesi oluşturur. Yıllardır değişmeyen bir kitlede ileri inceleme çoğu zaman gerekmez. Bu bilgi ne yazık ki sıklıkla gözden kaçar. Kişinin elindeki eski filmlerin bulunması, gereksiz tetkiklerin önüne geçer. Raporu okurken önce bu karşılaştırmayı yapmayı tercih ederim. Kişiye daha önce herhangi bir nedenle karın görüntülemesi yapılıp yapılmadığını ayrıca sorarım. Akciğer için çekilmiş eski bir tomografide bile böbrek üstü bezleri kısmen görünür. Bu görüntülerin bulunması, yıllara yayılan bir karşılaştırma olanağı sağlar.
Böbrek Üstü Bezi Kitlesinde Kontrastın Boşalma Hızı Ne Gösterir?
Böbrek üstü bezi kitlesinde kontrastın boşalma hızı, kitlenin damar yapısını yansıtır ve iyi huylu kitlelerin ayırt edilmesini sağlar. Bu değerlendirme için üç ayrı çekim yapılır. Birinci çekim kontrast verilmeden alınır. İkinci çekim kontrast verildikten kısa süre sonra yapılır. Üçüncü çekim ise birkaç dakikalık bir gecikmeyle tekrarlanır. Üç ölçümün karşılaştırılması, kitlenin kontrast maddeyi ne hızla bıraktığını gösterir. İyi huylu kitlelerin damar yapısı, kontrast maddenin hızla boşalmasına olanak verir. Kötü huylu ve hormon salgılayan bazı kitlelerde ise kontrast madde dokuda daha uzun süre kalır. Bu davranış farkı, raporda oran olarak bildirilir. Hesaplanan oranın belirlenen eşiğin üzerinde olması, iyi huylu bir yapıyı destekler. Eşiğin altında kalan kitlelerde ise değerlendirme sürdürülür. Bu yöntemin uygulanabilmesi için çekimin baştan doğru protokolle planlanması gerekir. Sıradan bir karın tomografisinde gecikmeli çekim bulunmaz. Bu nedenle böbrek üstü bezine yönelik özel bir inceleme istenir ve damardan ilaç verilerek çekilen ayrıntılı üriner tomografi bu amaçla kullanılır. İnceleme öncesinde böbrek işlevleri değerlendirilir.
Kontrastlı incelemenin kendi koşulları da bulunur. Kontrast maddeye karşı daha önce tepki gelişmiş kişilerde farklı bir yol izlenir. Böbrek işlevleri azalmış kişilerde inceleme dikkatle planlanır. Bu kişilerde öncesinde ve sonrasında sıvı desteği verilir. Gebelikte ise bu inceleme tercih edilmez. Adrenalin salgılayan tümörden kuşkulanılan kişilerde hormon testleri görüntülemeden önce tamamlanır. Bu sıralama, incelemenin güvenli yürütülmesini sağlar. Boşalma hızı ölçümünün sınırları da bilinmelidir. Yöntem, başka bir organdan yayılan kitlelerde her zaman güvenilir sonuç vermez. Kanser öyküsü bulunan kişilerde bu nedenle karar yalnız bu ölçüme dayandırılmaz. Kitle içinde kanama bulunması da ölçümü bozar. Çok küçük kitlelerde ölçüm hatası olasılığı artar. Bu durumlarda ya inceleme bir süre sonra yinelenir ya da manyetik rezonansa geçilir. Ölçümün sonucu hormon testleriyle birlikte okunur. Görüntüleme özellikleri iyi huylu olan bir kitle bile hormon salgılıyor olabilir. Bu nedenle rastlantısal olarak saptanan her kitlede hormon taraması yapılır. Tarama, şikâyet bulunmayan kişilerde de atlanmaz. Hormon salgıladığı gösterilen kitlelerde tedavi kararı görüntülemeden bağımsız olarak verilir. Bu kitlelerde çoğu zaman küçük kesilerden kamerayla yapılan bez ameliyatı gündeme gelir. Ameliyat kararı verilmeden önce hazırlık dönemi ayrıca planlanır. Adrenalin salgılayan tümörlerde bu hazırlık birkaç hafta sürer ve ilaç tedavisiyle desteklenir. Hazırlığın eksiksiz tamamlanması, ameliyat sırasındaki tansiyon dalgalanmalarını önler.
Böbrek Üstü Bezi Kitlesinde MR Hangi Durumlarda Tercih Edilir?
Böbrek üstü bezi kitlesinde manyetik rezonans, ışın kullanılmadan değerlendirme gerektiğinde ve tomografi sonucu belirsiz kaldığında tercih edilir. Birinci durum genç kişilerde ortaya çıkar. Uzun yıllar izlenecek genç bir kişide toplam ışın yükünün düşük tutulması önem taşır. İkinci durum gebeliktir. Gebelikte ışın içeren incelemelerden kaçınılır ve değerlendirme manyetik rezonansla yapılır. Üçüncü durum, kontrast maddenin kullanılamadığı hâllerdir. Böbrek işlevleri ileri düzeyde azalmış ya da kontrast maddeye tepki gelişmiş kişiler bu gruba girer. Dördüncü durum, tomografide yağ ölçümünün eşik değere çok yakın çıkmasıdır. Manyetik rezonansta kullanılan özel bir çekim tekniği, hücre içindeki az miktardaki yağı bile gösterir. Bu teknikte iki ayrı görüntü alınır ve ikisi karşılaştırılır. Yağ içeren kitlelerde ikinci görüntüde belirgin bir sinyal kaybı ortaya çıkar. Bu kayıp, iyi huylu bir yapıyı destekleyen güçlü bir bulgu oluşturur. Beşinci durum, kitlenin iç yapısının ayrıntılı değerlendirilmesidir. Kanama, kist ve yağ dokusu bu incelemede daha net ayırt edilir. Altıncı durum ise kitlenin çevre damarlarla ilişkisinin gösterilmesidir. Bu bilgi, ameliyat planlanan kişilerde cerrahi yaklaşımın seçilmesine katkı sağlar. Damarla yakın komşuluk gösteren kitlelerde hazırlık daha ayrıntılı yapılır.
Manyetik rezonansın sınırları da bulunur. İnceleme tomografiye göre uzun sürer ve hareketsiz kalmayı gerektirir. Nefes tutma komutlarına uyulamadığında görüntüler bulanıklaşır. Kapalı alanda rahatsızlık duyan kişilerde inceleme zorlaşır. Vücudunda belirli tıbbi cihaz bulunan kişilerde ise inceleme yapılamayabilir. Bu nedenle daha önce takılmış tüm cihazların önceden bildirilmesi gerekir. Metal içeren protezler ve eski ameliyat klipsleri de ayrıca sorgulanır. İncelemenin bulunabilirliği ve süresi de yöntem seçimini etkileyen etkenler arasında yer alır. Bu nedenlerle manyetik rezonans, tomografinin yerine değil onun tamamlayıcısı olarak kullanılır. İki incelemenin birlikte değerlendirilmesi, kararın güvenilirliğini artırır. Raporlar arasında fark bulunduğunda görüntüler yeniden gözden geçirilir. Bu gözden geçirmenin radyoloji uzmanıyla birlikte yapılması yerinde olur. Görüntülerin ham hâlinin saklanması da bu nedenle önem taşır. Yalnız yazılı raporla yapılan değerlendirme çoğu zaman eksik kalır. Kişilerden görüntüleri dijital ortamda getirmelerini isterim. İki incelemenin de belirsiz kaldığı kitlelerde bir sonraki adım planlanır. Bu adım kişinin yaşına, kitlenin boyutuna ve kanser öyküsüne göre belirlenir. Seçeneklerden biri belirli bir süre sonra görüntülemenin yinelenmesidir. Diğer seçenek ise ileri görüntüleme yöntemlerine geçilmesidir. Bu iki seçenek arasındaki tercih kişiyle birlikte yapılır. Bekleme seçeneğinin getirdiği belirsizlik bazı kişilerde kaygıyı artırır. Bu durumda ileri incelemeye geçilmesi daha uygun bir yol oluşturur.
Böbrek Üstü Bezi Kitlesinde PET Hangi Durumlarda İstenir?
Böbrek üstü bezi kitlesinde metabolik etkinliği gösteren görüntüleme, kötü huylu olma kuşkusu sürdüğünde ve kanser öyküsü bulunan kişilerde istenir. Bu inceleme, dokuların şeker kullanma hızını ölçer. Hızlı çoğalan hücreler şekeri daha çok kullanır ve görüntüde parlak görünür. İyi huylu kitlelerde ise tutulum genellikle düşük kalır. Birinci kullanım alanı, bilinen bir kanseri bulunan kişilerde saptanan kitlelerdir. Böbrek üstü bezi, birkaç kanser türünün sık yayıldığı bölgeler arasında yer alır. Bu kişilerde kitlenin yayılım olup olmadığının ayırt edilmesi tedavi planını doğrudan değiştirir. İkinci kullanım alanı, tomografi ve manyetik rezonansın belirsiz kaldığı kitlelerdir. Üçüncü kullanım alanı, büyük ve düzensiz sınırlı kitlelerin yaygınlığının belirlenmesidir. Bu kişilerde inceleme, vücudun başka bölgelerindeki odakları da gösterir. Dördüncü kullanım alanı, tedavi sonrası takiptir. İncelemenin kendine özgü sınırları da bulunur. İltihabi dokular da şekeri fazla kullanarak yanıltıcı bir parlaklık yaratabilir. Hormon salgılayan bazı iyi huylu kitlelerde de tutulum yüksek çıkabilir. Bu nedenle sonuç, diğer bulgularla birlikte yorumlanır.
İncelemenin hazırlığı da ayrıca planlanır. İşlemden önce belirli bir süre aç kalınması istenir. Kan şekerinin belirli bir düzeyin altında olması gerekir. Şeker hastalarında bu hazırlık ayrıntılı biçimde düzenlenir. İşlemden önceki gün ağır egzersizden kaçınılması istenir. Kas etkinliği, kaslarda yanıltıcı tutuluma yol açar. İşlem sırasında damardan verilen madde, vücutta kısa süre kalır. Bekleme süresince hareketsiz ve sessiz kalınması gerekir. Çekim yaklaşık yarım saat sürer. İşlemden sonra bol sıvı alınması, maddenin atılmasını hızlandırır. Bir gün boyunca küçük çocuklarla ve gebelerle yakın temastan kaçınılması önerilir. Adrenalin salgılayan tümörlerde ise farklı işaretleyicilerle çalışan özel incelemeler kullanılır. Bu incelemeler, vücudun başka bölgelerindeki odakların gösterilmesinde daha yol gösterici olur. Hangi incelemenin isteneceği hormon testlerinin sonucuna göre belirlenir. Bu karar üroloji ve endokrinoloji uzmanlarının ortak değerlendirmesiyle verilir. İleri görüntülemenin her kitlede istenmesi doğru bir yaklaşım oluşturmaz. Küçük, yağ içeren ve hormon salgılamayan kitlelerde bu incelemeye gerek kalmaz. Gereksiz inceleme hem ışın yükü hem de kaygı yaratır. Bu nedenle isteme kararını dar ve belirli bir gruba saklarım. İncelemenin sonucu tek başına da okunmaz. Görüntülemede parlak görünen bir kitlede bile hormon testleri ve tomografi bulguları birlikte değerlendirilir. Bu bütüncül okuma, gereksiz ameliyatların önüne geçen en önemli adımı oluşturur.
Böbrek Üstü Bezi Kitlesinde Görüntüleme Takibi Ne Zaman Sonlandırılır?
Böbrek üstü bezi kitlesinde görüntüleme takibi, kitlenin iyi huylu olduğu güvenle gösterildiğinde ve belirli bir süre boyunca boyutu değişmediğinde sonlandırılır. Takibin amacı, kitlenin büyüyüp büyümediğini ve hormon salgılamaya başlayıp başlamadığını izlemektir. Görüntüleme özellikleri açıkça iyi huylu bir yapıyı gösteren küçük kitlelerde takip kısa tutulur. Bu kitlelerin bir bölümünde görüntülemenin hiç yinelenmemesi de uygun olabilir. Görünümü belirsiz kalan kitlelerde ise inceleme belirli bir süre sonra yinelenir. İkinci incelemede boyutun değişmemesi, iyi huyluluğu destekleyen güçlü bir bulgu oluşturur. Boyutun belirgin biçimde artması ise değerlendirmenin baştan yapılmasını gerektirir. Büyüme saptanan kitlelerde ameliyat seçeneği yeniden ele alınır. Hormon taraması ise görüntüleme takibinden ayrı bir takvimle yürütülür. Belirti vermeyen düzeyde hormon salgılayan kitlelerde tansiyon, kan şekeri ve kemik yoğunluğu izlenir. Bu başlıklarda kötüleşme görülmesi, tedavi kararını değiştirir. Takip sırasında yeni ortaya çıkan şikâyetler beklenmeden değerlendirilir. Dirençli tansiyon yüksekliği, kanda potasyum düşüklüğü ve çarpıntı nöbetleri bu şikâyetlerin başında gelir. Kilo alımı, ciltte incelme ve kolay morarma da ayrıca sorgulanır. Takibin ne kadar süreceği kişiye göre belirlenir.
Takibin sonlandırılmasında birkaç ölçüt birlikte kullanılır. Birinci ölçüt, kitlenin görüntüleme özelliklerinin iyi huylu bir yapıyla tam olarak uyumlu olmasıdır. İkinci ölçüt, izlem süresince boyutun sabit kalmasıdır. Üçüncü ölçüt, hormon taramalarının tekrarlanan ölçümlerde normal çıkmasıdır. Dördüncü ölçüt, kişide kanser öyküsü bulunmamasıdır. Bu dört koşul birlikte sağlandığında görüntüleme takibi sonlandırılır. Kişiye hangi şikâyetlerde yeniden başvuracağı yazılı olarak anlatılır. Bu yazının saklanması, yıllar sonra ortaya çıkabilecek karışıklığı önler. Takibi sonlandırılan kişilerde eski görüntülerin saklanması ayrıca önerilir. Başka bir nedenle çekilen yeni bir görüntülemede aynı kitle yeniden rapor edilir. Eski görüntü elde bulunduğunda bu durum kısa sürede açıklığa kavuşur. Eski görüntü bulunmadığında ise tüm değerlendirme baştan yapılır. Kanser öyküsü bulunan kişilerde takip farklı bir takvimle sürdürülür. Bu kişilerde böbrek üstü bezi, asıl hastalığın takip programı içinde değerlendirilir. Kalıtsal bir hastalık kuşkusu bulunan kişilerde de takip uzun sürer. Ailede benzer tümör öyküsü bulunması bu kuşkuyu güçlendirir. Bu kişilerde genetik değerlendirme de gündeme gelir. Genetik inceleme yalnız kişinin kendisi için değil, aile bireyleri için de yol gösterir. Taşıyıcı olduğu saptanan yakınlarda tarama erken yaşta başlatılır. Bu yaklaşım, hastalığın belirti vermeden yakalanmasını sağlar.
Böbrek üstü bezi kitlesinde tomografi raporu, kitlenin boyutunu, sınırlarını, yağ içeriğini ve kontrast maddeyi atma davranışını anlatır. Kontrast verilmeden yapılan yoğunluk ölçümü, iyi huylu kitlelerin büyük bölümünü tek başına ortaya koyar. Ölçümün eşik değerin üzerinde kalması durumunda gecikmeli çekimlerle boşalma hızı hesaplanır. Manyetik rezonans ve metabolik görüntüleme, belirsizliğin sürdüğü seçilmiş kişilerde devreye girer. Görüntüleme hiçbir zaman tek başına yeterli olmaz ve hormon testleriyle birlikte değerlendirildiğinde doğru karara ulaşılır.
1 Tomografi Raporundaki Yoğunluk Değeri Kitlenin Türünü Gösterir mi?
2 Kitle İki Bezde Birden Bulunursa Ne Anlama Gelir?
3 Tomografi Raporunda Adenom Yazması Ne Demektir?
4 Hormon Testleri Hangi Sırayla İstenir?
5 Kitleden Biyopsi Alınır mı?
6 Ameliyat Sonrasında Hormon Desteği Gerekir mi?
7 Küçük Kitleler Zamanla Büyür mü?
8 Kontrast Madde Verilmesi Böbreklere Zarar Verir mi?
9 Tansiyon İlaçları Hormon Testini Etkiler mi?
10 Görüntülemede Kireçlenme Görülmesi Ne Anlatır?
11 Kitle Yan Ağrısına Yol Açar mı?
12 Ailede Böbrek Üstü Bezi Tümörü Varsa Tarama Yapılmalı mıdır?
13 Takip Görüntülemesi Hangi Yöntemle Yapılır?
14 Kitle Saptanan Kişi Hangi Bölüme Başvurmalıdır?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Kidney (Renal Cell) Cancer—Patient Version www.cancer.gov
- Renal Cell Cancer Treatment www.cancer.gov
- Kidney Cancer medlineplus.gov
- Kidney Cyst medlineplus.gov
- Kidney Biopsy www.niddk.nih.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “renal cell carcinoma partial nephrectomy outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov