Böbrek kistinin ultrason raporunda hangi sözcüklerle tarif edildiğini, ölçülerin nasıl okunduğunu ve ekojenite ifadesinin ne anlama geldiğini anlatıyorum. Kist sayısındaki değişkenliği ve böbrek dışına taşma ifadesini de ele alıyorum.
Böbrek kisti ultrason raporunda kistin yerleşimi, boyutu, duvar yapısı ve iç içeriği ayrı ayrı belirtilerek tarif edilir. Radyolog önce kistin hangi böbrekte ve böbreğin hangi bölümünde bulunduğunu yazar. Ardından kistin en geniş çaplarını milimetre ya da santimetre cinsinden verir. Duvarın ince ve düzgün olup olmadığı, içinde bölme ya da kireçlenme bulunup bulunmadığı ve içeriğin berrak mı yoğun mu göründüğü sonraki cümlelerde yer alır. Böbrek kisti raporunda bu dört başlığın tamamının bulunması, kistin iyi huylu olup olmadığının değerlendirilmesini sağlar. Rapordaki tanımlama eksik kaldığında ise kist hakkında karar vermek güçleşir ve inceleme tekrarlanır. Bu nedenle inceleme isterken raporda nelerin belirtilmesini istediğimi ayrıca yazarım. Eksiksiz yazılmış bir rapor, ikinci bir incelemeye gerek bırakmadan karar verilmesini sağlar.
Hastaların büyük bölümü ultrason raporunu okuduğunda kist sözcüğüne takılır ve kalan cümleleri anlamlandıramaz. Oysa asıl bilgi, kist sözcüğünün kendisinde değil onu izleyen tanımlamalarda gizlidir. Basit bir kistin tarifi ile kanser şüphesi taşıyan bir kistin tarifi birbirinden belirgin biçimde ayrılır. Bu ayrımı okuyabilmek, gereksiz kaygının önüne geçen en pratik yoldur. Bu nedenle muayenede raporu hastayla birlikte satır satır okumayı tercih ederim. Bu yazıda rapordaki ölçülerin nasıl okunduğunu, ekojenite sözcüğünün ne anlama geldiğini, ultrasonda görülen bir kistin tomografide neden görülmeyebileceğini, kist sayısının neden değişkenlik gösterdiğini ve kistin böbrek dışına taşmasının ne demek olduğunu anlatıyorum. Kistin türleri, belirtileri ve hangi durumlarda müdahale gerektiği konusunda böbrekte içi sıvı dolu kesecikler sayfası ayrıntılı bilgi verir.
Böbrek Kisti Raporundaki Ölçüler Nasıl Okunur?
Böbrek kisti raporundaki ölçüler, kistin en geniş iki ya da üç çapının milimetre cinsinden yazılmasıyla verilir ve bu sayılar kistin büyüklüğünü gösterir. Çapların yan yana yazılması, kistin yuvarlak mı yoksa oval mi olduğu hakkında da bilgi verir. Birbirine yakın çaplar yuvarlak bir kisti, belirgin biçimde farklı çaplar ise oval bir yapıyı işaret eder. Ölçülerin yanında kistin yeri de belirtilir ve bu tanımlama üst kutup, orta kesim ve alt kutup olarak yapılır. Böbreğin dış kabuk bölümüne yerleşen kistler kortikal olarak tanımlanır. Böbreğin idrar toplayan orta bölümüne komşu olanlar ise farklı bir ifadeyle yazılır. Bu ayrım, kistin idrar akışını engelleyip engellemeyeceğinin değerlendirilmesinde önem taşır. Aynı raporda böbreğin genel boyutları da ölçülür ve kistin böbrek boyutunu artırıp artırmadığı değerlendirilir. Kistin ölçüsü yanında böbrek dokusunun kalınlığı da belirtilir. Bu kalınlığın azalması, uzun süreli bir baskının işareti olabilir. Bu nedenle ölçüleri tek başına değil, raporun tamamıyla birlikte değerlendiririm.
Ölçülerin takipte nasıl kullanıldığı da bilinmesi gereken bir konudur. Aynı kistin farklı zamanlarda yapılan ölçümlerinde birkaç milimetrelik farklar ortaya çıkabilir. Bu farklar çoğu zaman gerçek bir büyümeyi değil, ölçüm yöntemindeki değişkenliği gösterir. Ultrasonda kistin hangi düzlemde ölçüldüğü, hastanın nefes durumu ve probun açısı sonucu etkiler. Bu nedenle küçük farkları büyüme olarak yorumlamam. Gerçek bir büyümeden söz edebilmek için farkın belirgin olması ve aynı yöntemle doğrulanması gerekir. İncelemenin hep aynı merkezde ve mümkünse aynı hekim tarafından yapılması, karşılaştırmayı kolaylaştırır. Görüntülerin dijital olarak saklanması da sonraki incelemelerde büyük kolaylık sağlar. İncelemenin nasıl yapıldığı ve nelerin değerlendirildiği konusunda böbrek ve idrar yollarının ses dalgalarıyla görüntülenmesi sayfası ayrıntılı bilgi verir. Basit bir kistin zamanla yavaşça büyümesi olağan kabul edilir ve tek başına kaygı nedeni oluşturmaz. Büyümeyle birlikte duvar yapısında değişiklik ortaya çıkması ise ayrı bir anlam taşır. Bu nedenle takipte yalnızca sayıya değil, tanımlamanın kendisine bakarım. Eski raporların saklanması bu karşılaştırmayı mümkün kılan tek yoldur. Hastalarıma raporların yanında görüntü diskini de saklamalarını söylerim. Yalnız rapor metnine bakarak yapılan karşılaştırma çoğu zaman yetersiz kalır. Görüntülerin yan yana değerlendirilmesi ise kesin bir sonuç verir.
Böbrek Kisti Raporunda Ekojenite Sözcüğü Ne Anlama Gelir?
Böbrek kisti raporunda ekojenite sözcüğü, bir yapının ses dalgalarını ne ölçüde geri yansıttığını ifade eder ve ultrason görüntüsündeki parlaklığı tanımlar. Ultrason cihazı gönderdiği ses dalgalarının dokulardan geri dönmesini ölçerek görüntü oluşturur. Ses dalgalarını hiç yansıtmayan yapılar ekranda tamamen siyah görünür ve bu duruma anekoik denir. İçi berrak sıvıyla dolu basit bir kist, tipik olarak anekoik görünür. Ses dalgalarını çevresindeki dokudan daha az yansıtan yapılar için hipoekoik ifadesi kullanılır. Daha fazla yansıtan ve ekranda daha parlak görünen yapılar ise hiperekoik olarak tanımlanır. Böbrek taşları ve kireçlenmeler hiperekoik yapıların tipik örneklerini oluşturur. Kist içeriğinde kanama ya da iltihap bulunduğunda görüntü tamamen siyah kalmaz ve içeride ince yansımalar belirir. Bu durum raporda içerikte yoğunluk artışı olarak yazılabilir. Basit bir kistin arkasındaki dokunun daha parlak görünmesi de tipik bir bulgudur ve bu duruma arka duvar güçlenmesi adı verilir. Bu bulgunun raporda yer alması, kistin içinin gerçekten sıvı olduğunu destekler.
Ekojenite tanımının doğru okunması, kistle katı bir kitlenin ayrılmasını sağlar. Tamamen anekoik, ince duvarlı ve arka duvar güçlenmesi gösteren bir yapı basit kist olarak kabul edilir. Bu özelliklerin tamamını taşıyan kistlerde kanser riski yok denecek kadar azdır. Buna karşılık içinde yansımalar bulunan, duvarı kalın görünen ya da bölmeler içeren bir yapı daha ayrıntılı değerlendirme gerektirir. Ultrason bu ayrımda ilk basamak olarak yararlıdır, ancak tek başına yeterli olmayabilir. Kistin içindeki bölmelerin ve duvarın kan akımı taşıyıp taşımadığı, renkli akım incelemesiyle değerlendirilebilir. Kan akımı saptanan bölümler, canlı doku bulunduğunu düşündürür ve dikkatle ele alınır. Böbrek dokusunun genel ekojenitesi de raporda ayrıca belirtilir. Böbrek kabuk bölümünün ekojenitesinin artması, böbrekte uzun süreli bir hasarın işareti olabilir. Bu bulgu kistten bağımsız bir anlam taşır ve kan tahlilleriyle birlikte değerlendirilir. Raporda geçen bu teknik sözcükler hastalar için kaygı verici görünür. Oysa bu ifadelerin çoğu, görüntünün nasıl göründüğünü anlatan tarif cümleleridir. Bu sözcüklerin hastaya sade bir dille açıklanması, gereksiz kaygının önüne geçer. Bu açıklamayı muayenenin her zaman bir parçası hâline getiririm. Raporu okumadan önce hastanın hangi ifadeden kaygılandığını sorarım. Çoğu zaman kaygının kaynağı tek bir sözcükte toplanır. O sözcüğün karşılığının anlatılması, görüşmenin geri kalanını kolaylaştırır.
Böbrek Kisti Ultrasonda Görülüp Tomografide Görülmeyebilir mi?
Böbrek kisti ultrasonda görülüp tomografide görülmeyebilir ve bu durum özellikle küçük kistlerde karşımıza çıkar. Ultrason, sıvı dolu yapıları ayırt etmekte oldukça duyarlı bir yöntemdir ve birkaç milimetrelik kistleri bile gösterebilir. Tomografide ise çok küçük kistlerin kesit aralıklarına denk gelmemesi mümkündür. Kesit kalınlığı, görüntünün oluşturulma biçimi ve incelemenin kontrastlı yapılıp yapılmaması bu durumu etkiler. Kontrast madde verilmeden çekilen tomografilerde küçük kistlerin böbrek dokusundan ayrılması güçleşir. Taş aramak amacıyla ve kontrast madde verilmeden yapılan inceleme konusunda kontrast madde verilmeden çekilen idrar yolu tomografisi sayfası ayrıntılı bilgi verir. Bu incelemenin amacı taşı göstermektir ve kist değerlendirmesinde sınırlı kalır. Tersi durum da mümkündür ve tomografide görülen bazı derin yerleşimli kistler ultrasonda seçilemeyebilir. Bağırsak gazı, kilo fazlalığı ve kaburga gölgeleri ultrasonun görüş alanını daraltır. Bu nedenle iki yöntemin birbirini tamamladığını hastalara anlatırım. İki incelemenin sonuçları arasındaki fark, mutlaka bir hata anlamına gelmez. Bu farkın nedeni çoğu zaman yöntemlerin görüntü oluşturma biçimidir.
Hangi incelemenin isteneceği, sorunun ne olduğuna göre belirlenir. Basit bir kistin takibi için ultrason çoğu zaman yeterlidir ve ışın içermediği için tercih edilir. Kistin yapısı karmaşık göründüğünde ise kontrast madde verilerek çekilen tomografi ya da manyetik rezonans gerekir. Risk sınıflamasının yapılabilmesi için kontrast madde öncesi ve sonrası görüntülerin karşılaştırılması şarttır. Yalnızca kontrastlı çekilen bir tomografide bu karşılaştırma yapılamaz ve değerlendirme eksik kalır. Bu nedenle inceleme istenirken hangi aşamaların çekileceğini raporda belirtirim. Böbrek işlevleri bozuk olan ve kontrast madde alamayan kişilerde manyetik rezonans devreye girer. Bu yöntem, kistin iç yapısını ışın kullanmadan ayrıntılı gösterir. Bazı merkezlerde ultrasonda kullanılan özel kontrast maddelerle de damarlanma değerlendirilebilir. Bu yöntem böbrek işlevlerini etkilemediği için seçilmiş hastalarda yararlı olur. İncelemelerin gereksiz yere tekrarlanması ise hem ışın yükünü artırır hem de hastayı yorar. Bu nedenle her kontrolde hangi yöntemin gerçekten gerekli olduğunu ayrıca değerlendiririm. Elde bulunan eski görüntülerin getirilmesi, gereksiz tekrarların önüne geçen en doğru yoldur. Hangi incelemenin ne zaman yapıldığını kaydeden basit bir liste de yararlı olur. Bu liste, farklı merkezlerde yapılan incelemelerin izlenmesini sağlar. Telefonda tutulan kısa bir not bile bu amaç için yeterli olur.
Böbrek Kisti Raporunda Yazan Kist Sayısı Neden Değişkenlik Gösterir?
Böbrek kisti raporunda yazan kist sayısı, incelemeyi yapan hekime, kullanılan cihaza ve hastanın o günkü koşullarına göre değişkenlik gösterir. Ultrason, gerçek zamanlı olarak yapılan ve uygulayan hekimin becerisine doğrudan bağlı bir incelemedir. Farklı açılardan bakıldığında farklı sayıda kist görülebilir. Küçük kistlerin bir bölümü, probun geçtiği düzleme denk gelmediğinde hiç görülmeyebilir. Bağırsaklardaki gaz miktarı, kilo fazlalığı ve hastanın nefesini tutabilme durumu görüntü kalitesini etkiler. Aç karnına yapılan incelemelerde gaz miktarı azaldığı için daha fazla ayrıntı görülür. Cihazın çözünürlüğü de saptanan kist sayısını doğrudan etkiler. Yeni nesil cihazlarla yapılan incelemelerde daha küçük kistler seçilebilir. Bu nedenle bir raporda üç kist yazarken diğerinde beş kist yazması, kist sayısının arttığı anlamına gelmez. Raporlarda çoğu zaman en büyük kistlerin ölçüleri verilir ve küçük olanlar sayı belirtilmeden tanımlanır. Bu yazım biçimi, karşılaştırmayı güçleştiren bir başka etkendir. En büyük kistin ölçüsünün her raporda verilmesi ise takibi kolaylaştırır.
Kist sayısının gerçekten önemli olduğu durumlar da vardır. Her iki böbrekte çok sayıda kist bulunması ve böbreklerin büyümüş olması kalıtsal bir hastalığı düşündürür. Bu tabloda kistler yalnızca böbrekte kalmaz ve karaciğerde de görülebilir. Böyle bir şüphe doğduğunda aile öyküsü ayrıntılı olarak sorgulanır ve gerektiğinde aile bireyleri de taranır. Uzun yıllar diyaliz tedavisi gören kişilerde de böbreklerde çok sayıda kist gelişir. Bu grupta kistlerin sayısı yıllar içinde artar ve düzenli görüntüleme gerekir. Bu iki durum dışında kist sayısının kendisi tıbbi bir anlam taşımaz. Yaş ilerledikçe kist sayısının artması beklenen bir gelişmedir. İleri yaştaki kişilerde birden fazla kist bulunması oldukça yaygındır. Kist sayısı yerine her bir kistin yapısı değerlendirmenin asıl konusunu oluşturur. Tek bir karmaşık kist, çok sayıda basit kistten çok daha fazla dikkat gerektirir. Bu nedenle hastalarıma sayıya değil tanımlamaya odaklanmalarını söylerim. Raporda yeni bir kistin tarif edilmesi de çoğu zaman görüntüleme farkından kaynaklanır. Gerçek bir değişim ancak aynı kistin aynı yerde farklı görünmesiyle anlaşılır. Bu nedenle raporlarda kistin yerleşiminin açıkça yazılmasını isterim. Yer belirtilmeyen bir tanımlama, sonraki incelemelerle karşılaştırılamaz. Bu ayrıntının eksik kalması, gereksiz bir ileri inceleme isteğine yol açabilir.
Böbrek Kisti Raporunda Kistin Böbrek Dışına Taşması Ne Demektir?
Böbrek kisti raporunda kistin böbrek dışına taşması, kistin böbreğin dış sınırını aşarak çevre yağ dokusuna doğru kabarık bir görünüm oluşturduğunu anlatır. Bu tanımlama raporlarda çoğu zaman dışa doğru uzanım ya da böbrek konturunu taşkınlaştıran ifadeleriyle yazılır. Bu görünüm, kistin kötü huylu olduğu anlamına gelmez ve basit kistlerde çok sık görülür. Böbrek dokusu esnek olmadığı için büyüyen bir kist en kolay dışa doğru genişler. Dışa doğru büyüyen kistler, böbreğin idrar toplayan sistemine baskı yapmadığı için çoğu zaman şikâyet oluşturmaz. Bu kistler ince yapılı kişilerde karında elle hissedilebilecek boyuta ulaşabilir. Rapordaki bu ifade, kistin cerrahi olarak ele alınması gerektiğinde işlemin kolaylığı hakkında da bilgi verir. Dışa doğru büyüyen bir kistin duvarına kapalı yöntemle ulaşmak, böbreğin içine gömülü bir kiste ulaşmaktan çok daha kolaydır. Bu nedenle bu tanımlamayı tedavi planı yaparken dikkate alırım. Kistin böbreğin içine doğru büyümesi ise farklı bir anlam taşır. İçe doğru büyüyen kistler idrar akışını engelleyebilir ve böbrekte şişmeye yol açabilir. Bu nedenle kistin yerleşimini boyutundan daha fazla önemserim.
Böbreğin idrar toplayan bölümüne komşu yerleşen kistler bu nedenle ayrı bir dikkat gerektirir. Bu kistler idrarın böbrekten idrar borusuna geçişini güçleştirerek yan ağrısına neden olabilir. Ortaya çıkan tablo, böbrek ile idrar borusunun birleşim yerindeki darlıkla karışabilir ve bu birleşim yerindeki daralma konusundaki sayfada bu ayrım ayrıntılı olarak ele alınır. İki durumun birbirinden ayrılması için ilaçlı görüntüleme ya da böbrek sintigrafisi gerekebilir. Bası saptandığında kistin boşaltılması ya da duvarının çıkarılması gündeme gelir. Yalnızca iğneyle boşaltma çoğu zaman kalıcı sonuç vermez ve kist yeniden dolar. Kalıcı çözüm için kistin böbrek dışına bakan duvarının çıkarılması gerekir ve bu işlem küçük kesilerle yapılabilir. Kanser olasılığı yüksek olan kistlerde ise iğneyle boşaltma yapılmaz. Bu kistler böbrek kanseri gibi değerlendirilir ve cerrahi olarak çıkarılır. Rapordaki taşma ifadesinin kanserle karıştırılması sık rastladığım bir yanlış anlamadır. Kanser şüphesini doğuran bulgular, taşma değil duvar kalınlığı ve kontrast tutan katı alanlardır. Bu ayrımı hastalara açıkça anlatmak, gereksiz kaygının önüne geçer. Raporda geçen her ifadenin ayrı bir karşılığı bulunur ve bu karşılıkların bilinmesi süreci kolaylaştırır. Hastanın raporunu anlaması, kontrollere düzenli gelmesini de sağlar. Anlaşılmayan bir rapor ise çoğu zaman bir çekmecede unutulur.
Böbrek kisti ultrason raporunda yerleşim, boyut, duvar yapısı ve iç içerik olmak üzere dört başlıkta tarif edilir. Raporda verilen ölçüler kistin büyüklüğünü gösterir, ancak birkaç milimetrelik farklar çoğu zaman ölçüm değişkenliğinden kaynaklanır. Ekojenite ifadesi yapının ses dalgalarını ne ölçüde yansıttığını anlatır ve tamamen siyah görünen bir kist basit kistin tipik örneğidir. Ultrasonda görülen küçük bir kistin tomografide seçilememesi olağan bir durumdur ve iki yöntem birbirini tamamlar. Kist sayısındaki değişkenlik ise incelemeyi yapan hekime ve cihazın çözünürlüğüne bağlıdır. Kistin böbrek dışına taşması ise kötü huylu bir değişimi değil, kistin dışa doğru genişlediğini anlatır. Rapordaki asıl bilgi sayıda değil, her bir kistin yapısını anlatan tanımlama cümlelerinde bulunur.
1 Ultrason Öncesinde Aç Kalmak Gerekir mi?
2 Raporda Geçen Kortikal Sözcüğü Ne Anlama Gelir?
3 Kistin Büyümesi Takipte Nasıl Değerlendirilir?
4 Ultrason Raporunu Farklı Hekimler Neden Farklı Yorumlar?
5 Raporda Kireçlenme Yazması Ne Anlama Gelir?
6 Kistin İçinde Bölme Görülmesi Endişe Verici midir?
7 Böbrek Boyutlarının Küçük Yazılması Ne Anlama Gelir?
8 Aynı Kist İçin Hangi Aralıklarla Ultrason Yapılmalıdır?
9 Raporda Yazan Milimetre Farkları Önemli midir?
10 Gebelikte Böbrek Kisti Ultrasonu Yapılabilir mi?
11 Kist İçine Kanama Raporda Nasıl Görünür?
12 Çocuklarda Saptanan Böbrek Kisti Farklı mı Değerlendirilir?
13 Raporda Polikistik İfadesi Geçerse Ne Yapılmalıdır?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Kidney (Renal Cell) Cancer—Patient Version www.cancer.gov
- Renal Cell Cancer Treatment www.cancer.gov
- Kidney Cancer medlineplus.gov
- Kidney Cyst medlineplus.gov
- Kidney Biopsy www.niddk.nih.gov
- Urinary Tract Imaging www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “renal cell carcinoma partial nephrectomy outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov