İdrar yapamama durumunda acile hangi bulgularla başvurulacağını, evde beklemenin neden sakıncalı olduğunu ve acilde yapılan işlemleri anlatıyorum. Ağrısız tabloların neden daha sinsi seyrettiğini de ele alıyorum.
İdrar yapamama durumunda mesane dolu olduğu hâlde hiç idrar yapılamıyorsa ve kasık bölgesinde şişlikle birlikte ağrı varsa vakit kaybedilmeden acile gidilmelidir. Bu tablo saatler içinde gelişir ve mesanenin sonda ile boşaltılmasını gerektirir. Beklemek hem ağrıyı şiddetlendirir hem de mesane kasının ve böbreklerin zarar görmesine yol açar. Ateş, titreme ve yan ağrısının eşlik etmesi, enfeksiyonun yayılma olasılığını gündeme getirir. İdrarda pıhtı ve belirgin kanla birlikte gelişen idrar yapamama da aynı aciliyeti taşır. Bacaklarda güçsüzlük, makat çevresinde duyu kaybı ve dışkı kaçırmanın eklenmesi ise dakikalar içinde değerlendirme gerektirir.
Acil servise geç başvuran kişilerle sık karşılaşırım ve gecikmenin nedeni çoğu zaman aynı olur. Bir bölümü sıcak duşun ya da açık bırakılan musluğun işe yarayacağını umarak saatlerce bekler. Bir bölümü ise ağrı bulunmadığı için durumu ciddiye almaz. Bu yazıda evde beklemenin neden sakıncalı olduğunu, kasık bölgesindeki şişliğin ne anlattığını, ağrısız tabloların neden daha tehlikeli olduğunu, acilde yapılan işlemleri ve gecikmenin böbreklere etkisini anlatıyorum. Durumun nedenleri, belirtileri ve tedavi seçenekleri konusunda ayrıntı gerektiğinde mesanenin boşaltılamadığı tablo hakkındaki sayfa yol gösterir.
İdrar Yapamamada Evde Beklemek Neden Sakıncalıdır?
İdrar yapamama durumunda evde beklemek sakıncalıdır, çünkü mesane her geçen dakika biraz daha gerilir ve bu gerilme kalıcı hasar bırakabilir. Böbrekler idrar üretmeyi sürdürür ve üretilen idrar mesanede birikmeye devam eder. Mesane kası belirli bir sınıra kadar esner, bu sınırın ötesinde ise kasılma gücünü yitirmeye başlar. Aşırı gerilen kas liflerinin eski gücüne dönmesi her zaman mümkün olmaz. Bu nedenle engel ortadan kalktıktan sonra bile mesane bir süre yeterince kasılamayabilir. Beklemenin ikinci sakıncası, mesane içindeki basıncın yükselmesidir. Basınç arttığında idrarın böbreklerden mesaneye akışı zorlaşır. Bu durumda idrar, idrar borularında ve böbreğin toplayıcı sisteminde birikir. Üçüncü sakınca, durgun idrarın enfeksiyon için uygun bir ortam oluşturmasıdır. Mesanede bekleyen idrarda bakteriler hızla çoğalır ve enfeksiyon böbreklere yayılabilir. Dördüncü sakınca, aşırı gerilmiş mesane duvarındaki damarların yırtılarak kanamaya yol açmasıdır. Beşinci sakınca, şiddetli ağrının tansiyonu ve kalp hızını yükseltmesidir. Kalp hastalığı bulunan kişilerde bu yükselme ayrı bir risk yaratır. Evde denenen yöntemlerin bir bölümü zaman kaybından başka bir işe yaramaz. Sıcak duş, açık bırakılan musluk ve karın bölgesine yapılan hafif masaj erken tablolarda işe yarayabilir, ancak belirgin şişlik ve ağrı varsa bu yöntemlerle beklenmemelidir.
Evde yapılmaması gereken girişimler de ayrıca bilinmelidir. Kişinin kendi başına sonda takmaya çalışması idrar kanalında yaralanmaya yol açar. Bu yaralanmadan sonra gelişen yara dokusu, kalıcı bir darlık bırakabilir. Karın bölgesine bastırarak ya da ıkınarak mesaneyi zorlamak da doğru değildir. Bu zorlama mesane duvarında yırtılmaya kadar giden sonuçlar doğurabilir. İdrar söktürücü etkisi olduğu düşünülen bitkisel karışımların içilmesi tabloyu ağırlaştırır. Üretilen idrar miktarı arttığında mesane daha da gerilir. Ağrı kesici alınması ise ağrıyı bir süre bastırarak tablonun ciddiyetini gizler. Alkol tüketimi de aynı biçimde hem idrar üretimini artırır hem de mesane kasının kasılmasını zayıflatır. Beklemenin ne kadar sürdüğü, acil serviste verilecek kararları doğrudan etkiler. Bu nedenle şikâyetin kaç saat önce başladığını mutlaka sorarım. Birkaç saatlik gecikmede mesane çoğu zaman boşaltıldıktan sonra toparlanır. Bir günü aşan gecikmelerde ise sondanın daha uzun süre kalması gerekebilir. Daha önce benzer bir atak geçirmiş kişilerde tekrarlama olasılığı yüksek olur. Bu kişilerin evde beklemeden başvurması, her seferinde daha kolay bir süreç yaşamalarını sağlar. Soğuk algınlığı ya da alerji ilacı kullanmaya başladıktan sonra ortaya çıkan tablolarda ilaç bilgisinin de aktarılması gerekir. İlacın kesilmesi, sonraki atakların önlenmesinde belirleyici olur. Başvuru sırasında kullanılan tüm ilaçların kutularıyla birlikte götürülmesi değerlendirmeyi hızlandırır. Evde geçirilen her saat, sonraki tedavinin de zorlaşmasına yol açar. Erken başvuran kişide işlem birkaç dakikada tamamlanır ve sonda kısa sürede çıkarılır. Geç kalan kişide ise yatış, damar yoluyla sıvı verilmesi ve uzun süreli sonda gündeme gelir.
İdrar Yapamamada Karın Alt Kısmındaki Şişlik Neyi Gösterir?
İdrar yapamama sırasında karın alt kısmında ortaya çıkan şişlik, mesanenin idrarla aşırı dolduğunu ve dışarıdan elle hissedilecek kadar büyüdüğünü gösterir. Sağlıklı bir mesane dolduğunda bile leğen kemiğinin arkasında kalır ve dışarıdan hissedilmez. Mesanede biriken idrar belirli bir düzeyi aştığında mesane yukarıya doğru yükselir. Bu yükselme, kasık kemiğinin üst bölümünde yuvarlak ve gergin bir kabarıklık olarak kendini gösterir. Kabarıklığa dokunulduğunda belirgin bir hassasiyet alınır. Elle bastırıldığında idrar yapma isteğinin artması da bulgunun mesane kaynaklı olduğunu doğrular. Şişliğin sınırlarının düzgün ve yuvarlak olması tipik bir özelliktir. Şişliğin yüksekliği mesanede biriken idrar miktarıyla birlikte artar. Göbek hizasına kadar yükselen bir mesane, çok ileri bir dolgunluğu gösterir. Bu durumda mesanenin tek seferde ve hızla boşaltılması bile sorun yaratabilir. Şişliğin ayırt edilmesi gereken başka nedenleri de bulunur. Kabızlığa bağlı olarak dolan kalın bağırsak benzer bir kabarıklık yapabilir. Kadınlarda rahim ve yumurtalık kaynaklı kitleler de aynı bölgede ele gelir. Karın içinde sıvı toplanması ise yaygın ve sınırları belirsiz bir şişkinlik oluşturur. Ayrımın en hızlı yolu, mesanedeki idrar miktarının ultrasonla ölçülmesidir.
Ölçüm, acil serviste dakikalar içinde tamamlanan bir işlemdir. Taşınabilir cihazlarla yapılan ölçüm ağrısızdır ve hazırlık gerektirmez. İdrar yapıldıktan sonra mesanede kalan miktarın belirlenmesi de aynı yöntemle yapılır ve işeme sonrası mesanede kalan idrarın ölçülmesi tanının temel basamağını oluşturur. Bu ölçüm, şişliğin mesaneye ait olup olmadığını kesin biçimde gösterir. Ölçülen miktar yüksekse mesane sonda ile boşaltılır. Gelen idrarın miktarı ayrıca kaydedilir. Kayıt, sonraki günlerde mesanenin toparlanıp toparlanmadığının izlenmesini sağlar. Şişlik bulunmadığı hâlde idrar yapılamayan kişilerde ise farklı bir tablo düşünülür. Böbreklerin idrar üretmediği durumlarda mesane boş kalır ve kişi idrar ihtiyacı hissetmez. Bu ayrım, tedavinin yönünü tümüyle değiştirdiği için ilk dakikalarda yapılır. Şişliğin fark edilmesi kişinin kendisi için de mümkün olur. Karın alt bölümüne elle bastırıldığında hissedilen sert ve ağrılı kabarıklık uyarıcı bir bulgudur. Bu bulgunun varlığı, başvurunun ertelenmemesi gerektiğini gösterir. Şişlik yavaş gelişen tablolarda daha az belirgin olur. Aylar içinde genişleyen mesane çevresindeki dokulara uyum sağlar ve hassasiyet azalır. Bu kişilerde şişlik ağrısız bir dolgunluk olarak fark edilir. Bel çevresinde ölçü artışı ve pantolonun dar gelmesi de zaman zaman ilk işaret olur. Ağrısız şişlik, ağrılı şişlikten çok daha uzun süre gözden kaçar. Bu nedenle ileri yaştaki erkeklerde muayenede karın alt bölümüne mutlaka bakarım. Elle yapılan kısa bir değerlendirme, ileri bir tıkanıklığı ilk dakikada ortaya çıkarabilir.
İdrar Yapamamada Ağrı Olmaması Durumu Hafifletir mi?
İdrar yapamamada ağrı olmaması durumu hafifletmez ve çoğu zaman tam tersine daha tehlikeli bir tabloya işaret eder. Ağrı, mesanenin kısa sürede ve hızla gerilmesiyle ortaya çıkar. Aylar içinde yavaş genişleyen bir mesanede ise duvar bu gerilmeye uyum sağlar. Uyum sağlayan mesanede ağrı oluşmaz, buna karşılık kalan idrar miktarı giderek artar. Kişi idrarını yapabildiği için bir sorun bulunduğunu düşünmez. Oysa her işemeden sonra mesanede giderek artan bir miktar idrar kalır. Bu birikim mesane kasını yavaş yavaş güçsüzleştirir. Güçsüzleşen kas daha az boşaltır ve kısır bir döngü kurulur. Ağrısız tablonun en sinsi bulgusu, farkında olmadan idrar kaçırmadır. Aşırı dolu mesaneden damla damla taşan idrar, çoğu zaman sıradan bir idrar kaçırma olarak yorumlanır. Bu yorum yanlış tedavilere yol açar ve asıl sorunu gizler. Gece çamaşırın ıslak bulunması bu tablonun sık görülen ilk işaretidir. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları da ağrısız tablolarda sık görülür. Halsizlik, iştahsızlık ve bulantı ise böbrek işlevlerinin bozulduğunu düşündürür. Bu belirtilerin hiçbiri kasık ağrısı kadar dikkat çekmediği için başvuru gecikir.
Ağrısız tabloların yakalanmasını sağlayan bazı ipuçları bulunur. İdrar akımının zamanla incelmesi ve gücünü yitirmesi ilk sırada gelir. İşemeye başlamakta gecikme ve ıkınma gereksinimi de aynı yönü gösterir. Kesik kesik işeme ve işemenin sonunda damlama diğer bulgular arasında yer alır. Gece idrara kalkma sayısının artması da tabloya eşlik eder. Bu şikâyetler yavaş yerleştiği için kişi çoğu zaman yaşa bağlı bir değişiklik olarak kabul eder. Yakınların dikkat çekmesi bu nedenle önemli bir rol oynar. Şikâyetlerin nedeni araştırılırken tıkanıklığın yeri de belirlenir. Erkeklerde prostat büyümesi ilk sırada akla gelir. İdrar kanalında darlık bulunan kişilerde ise tablo farklı bir yol izler. Daha önce sonda takılan, idrar kanalından işlem geçiren ya da bölgeye darbe alan kişilerde darlık olasılığı artar. Darlığın yerini ve uzunluğunu göstermek için idrar kanalına ilaç verilerek çekilen görüntüleme kullanılır. Bu görüntüleme, tedavi yönteminin seçilmesinde belirleyici olur. Mesane kasının zayıflığından kaynaklanan tablolarda ise tıkanıklık bulunmaz. Şeker hastalığı ve sinir sistemi hastalıkları bu grubun başlıca nedenleri arasında yer alır. Ayrımın yapılması, gereksiz bir ameliyattan kaçınılmasını sağlar. Bu nedenle ağrısız tablolarda değerlendirmeyi hiçbir zaman aceleye getirmem. Ağrının bulunmaması, incelemenin daha az ayrıntılı yapılması için gerekçe oluşturmaz.
İdrar Yapamamada Acilde Hangi İşlemler Yapılır?
İdrar yapamama nedeniyle acile başvuran kişide ilk işlem, mesanedeki idrar miktarının ölçülmesi ve mesanenin sonda ile boşaltılmasıdır. Ölçüm taşınabilir bir cihazla ya da ultrasonla yapılır. Tanı doğrulandıktan sonra idrar kanalından mesaneye ince bir sonda yerleştirilir. İşlem öncesinde kanala kayganlaştırıcı ve uyuşturucu etkili bir jel verilir. Jelin birkaç dakika beklemesi, işlemin rahatlığını belirgin biçimde artırır. Sondanın yerleşmesiyle birlikte idrar akmaya başlar ve kişi hızla rahatlar. Gelen idrar miktarı ölçülerek kaydedilir. Çok fazla idrar birikmiş kişilerde boşaltma kontrollü biçimde yapılır. Hızlı boşaltma, mesane duvarındaki damarlarda kanamaya ve tansiyon düşmesine yol açabilir. Sondanın yerleştirilemediği durumlarda ise farklı bir yol izlenir. İdrar kanalında darlık bulunan kişilerde daha ince sondalar denenir. Bu deneme de sonuç vermediğinde mesaneye karın ön duvarından ince bir kateterle ulaşılır. İşlem yerel uyuşturma altında ve ultrason eşliğinde yapılır. Boşaltma tamamlandıktan sonra kan ve idrar tahlilleri alınır. Böbrek işlevlerinin etkilenip etkilenmediği bu tahlillerle ortaya konur.
Boşaltmanın ardından izlenecek yol kişinin durumuna göre belirlenir. Böbrek değerleri normal, ateşi bulunmayan ve genel durumu iyi olan kişiler sonda ile eve gönderilebilir. Sondanın ucuna takılan torbanın kullanımı ayrıntılı olarak anlatılır. Torbanın mesane düzeyinin altında tutulması, geri kaçışı önler. Bol sıvı alınması ve sondanın katlanmaması gerektiği ayrıca söylenir. Ateş, yan ağrısı ve idrarın akmaması durumunda yeniden başvurulması istenir. Böbrek değerleri bozulmuş, ateşi yüksek ya da genel durumu bozuk olan kişiler yatırılarak izlenir. Uzun süre tıkalı kalmış böbrekler açıldıktan sonra çok miktarda idrar üretebilir. Bu dönemde sıvı ve tuz dengesi bozulabileceği için yakın izlem gerekir. Kaybedilen sıvının damar yoluyla yerine konması çoğu zaman gerekli hâle gelir. Enfeksiyon saptanan kişilerde tedavi kültür sonucuna göre düzenlenir. Acil servis, sorunun çözüldüğü değil yalnız ilk yardımın yapıldığı yerdir. Bu nedenle çıkışta üroloji randevusunun alınması gerekir. Randevunun birkaç gün içine verilmesi, sondanın gereksiz yere uzun kalmasını önler. Kontrolde sonda çekilir ve kişinin kendiliğinden idrar yapıp yapamadığı gözlenir. İşeme sonrası mesanede kalan idrar yeniden ölçülür. Sonuç yeterliyse sonda gerekmez, yetersiz kalırsa tedavi planı buna göre kurulur. Sondası çekildikten sonra yeniden idrar yapamayan kişilerin beklemeden başvurması gerekir.
İdrar Yapamamada Gecikme Böbrekleri Nasıl Etkiler?
İdrar yapamamada gecikme böbrekleri, mesanede yükselen basıncın idrar akışını geriye doğru zorlaması yoluyla etkiler. Böbreklerde üretilen idrarın mesaneye akabilmesi için mesane içindeki basıncın düşük kalması gerekir. Mesane sürekli dolu kaldığında bu basınç yükselir. Yükselen basınç, idrar borularındaki akışı önce yavaşlatır sonra durdurur. İdrar böbreğin toplayıcı sisteminde birikerek genişlemeye yol açar. Genişleyen sistem, böbrek dokusunu dışarıdan sıkıştırır. Sıkışan dokuda kan akımı azalır ve süzme birimleri işlevini yitirmeye başlar. Bu süreç kronik tablolarda aylar boyunca sessizce ilerler. Kan değerlerindeki bozulma çoğu zaman ilk ve tek işaret olur. İkinci etki yolu enfeksiyondur. Durgun idrarda çoğalan bakteriler idrar borularından böbreklere yükselir. Tekrarlayan böbrek enfeksiyonları dokuda kalıcı yara izleri bırakır. Üçüncü etki yolu taş oluşumudur. Durgun idrardaki minerallerin çökmesiyle mesanede taşlar gelişir. Bu taşlar hem tıkanıklığı ağırlaştırır hem de enfeksiyonu kolaylaştırır.
Hasarın ne ölçüde geri döneceği birkaç etkene bağlıdır. Birinci etken, tıkanıklığın ne kadar süredir devam ettiğidir. Günler içinde giderilen tıkanıklıklarda böbrek işlevi çoğu kişide eski düzeyine döner. Aylarca süren tablolarda ise kayıp kalıcı hâle gelebilir. İkinci etken, böbreklerin önceki durumudur. Şeker hastalığı ve yüksek tansiyon nedeniyle zaten yıpranmış böbrekler daha çabuk etkilenir. Üçüncü etken, enfeksiyonun tabloya eklenip eklenmediğidir. Enfeksiyonla birlikte seyreden tıkanıklıklarda doku kaybı daha hızlı gelişir. Böbrek dokusunun korunması, ürolojinin her alanında öncelikli hedefi oluşturur. Tümör nedeniyle ameliyat gereken kişilerde bile uygun koşullarda böbreğin tümüyle alınmadığı girişim tercih edilir. Aynı yaklaşım tıkanıklık tablolarında da geçerli olur. Engelin kalıcı olarak giderilmesi, böbreği korumanın tek yolunu oluşturur. Sondanın uzun süre yerinde bırakılması ise geçici bir çözüm sayılır. Bu nedenle tıkanıklığın nedeni ortaya konduktan sonra kalıcı tedavi planlanır. Böbrek işlevleri, tedavi sonrasında belirli aralıklarla yeniden ölçülür. Ölçümlerin karşılaştırılması, iyileşmenin gerçekten sağlandığını gösterir. Ultrasonda böbrek genişlemesinin gerilemesi de olumlu bir işaret oluşturur. İyileşmenin tamamlanması bazı kişilerde birkaç ayı bulur. Bu süre boyunca sıvı alımının sürdürülmesi ve enfeksiyon bulgularının izlenmesi gerekir.
İdrar yapamamada acile başvuru kararı, mesanenin dolu olmasına karşın idrarın hiç yapılamaması ve kasıkta şişlikle ağrı bulunması durumunda hemen verilmelidir. Ateş, titreme, yan ağrısı, idrarda pıhtı ve bacaklarda güçsüzlük gibi bulguların eklenmesi aciliyeti daha da artırır. Ağrının bulunmaması tabloyu hafifletmez, çünkü yavaş gelişen tıkanıklıklar böbrekleri sessizce etkiler. Acil serviste yapılan boşaltma yalnız ilk yardımdır ve sorunun nedeni sonraki günlerde ayrıntılı olarak araştırılmalıdır. Engelin kalıcı olarak giderilmesi, hem mesane kasının hem de böbrek dokusunun korunmasını sağlar.
1 Sonda Takıldıktan Sonra Evde Nelere Dikkat Edilmelidir?
2 Sondayla Birlikte Yürümek ve Araç Kullanmak Mümkün müdür?
3 Mesane Boşaltıldıktan Sonra İdrarın Kanlı Gelmesi Normal midir?
4 Soğuk Algınlığı İlaçları Neden İdrar Yapamamaya Yol Açar?
5 Ameliyat Sonrasında İdrar Yapamama Neden Sık Görülür?
6 Kadınlarda İdrar Yapamama Hangi Nedenlerle Ortaya Çıkar?
7 Kabızlık İdrar Yapamamayı Tetikler mi?
8 Uzun Yolculuk Öncesinde Hangi Önlemler Alınmalıdır?
9 Alkol Tüketimi Neden Riski Artırır?
10 Sonda Çıkarıldıktan Sonra İlk İdrar Ne Zaman Yapılır?
11 İdrar Yapamama Tekrarlarsa Ameliyat Şart mıdır?
12 Prostat Ölçüsü Büyük Olan Herkeste İdrar Yapamama Görülür mü?
13 Acile Giderken Yanımda Ne Götürmeliyim?
14 Mesane Aşırı Gerildiğinde Eski Gücüne Döner mi?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Overactive Bladder medlineplus.gov
- Bladder Control Problems (Urinary Incontinence) www.niddk.nih.gov
- Urinary Retention www.niddk.nih.gov
- Urine and Urination medlineplus.gov
- Urodynamic Testing www.niddk.nih.gov
- Bladder Diseases medlineplus.gov
- Literatür taraması: “overactive bladder antimuscarinic beta3 agonist treatment” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov