Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara Pzt.-Cuma 09.00 – 17.00 · Cmt. 09.00 – 16.00
Prof. Dr. Hasan Biri • Üroloji Uzmanı · Üroonkoloji ve Robotik Cerrahi
Böbrek ve Taş

Mesane Taşı Kırıldıktan Sonra Parçaları Nasıl Temizlenir?

Mesane taşı kırıldıktan sonra parçaların nasıl temizlendiğini anlatıyorum. Kırma yöntemlerini, mesanede kalan parçaların yol açtığı sorunları, idrarla kum gelmesini ve temizliğin nasıl…

27 Eylül 2026 Böbrek ve Taş Prof. Dr. Hasan Biri
Mesane taşı kırıldıktan sonra parçaların nasıl temizlendiğini anlatıyorum. Kırma yöntemlerini, mesanede kalan parçaların yol açtığı sorunları, idrarla kum gelmesini ve temizliğin nasıl doğrulandığını ele alıyorum.

Mesane taşı kırıldıktan sonra parçalar aynı seans içinde mesane yıkanarak dışarı alınır ve işlem, mesanede görünür parça kalmadığı doğrulanmadan sonlandırılmaz. Kırma işlemi sırasında taş ya küçük parçalara ayrılır ya da toz hâline getirilir. Toz hâline getirilen taşlar, mesaneye verilen sıvıyla birlikte dışarı akar. Daha iri parçalar ise kameralı aletin içinden geçirilen özel penslerle tutularak çıkarılır. Bazı parçalar ise mesaneye bağlanan bir yıkama düzeneğiyle emilerek alınır. İşlemin sonunda mesanenin tüm duvarları ve varsa duvardaki cepler kameralı olarak taranır. Bu tarama, parça kalıp kalmadığını görmenin en doğrudan yoludur.

Hastaların büyük bölümü ameliyat sonrasında parçaların kendiliğinden düşüp düşmeyeceğini sorar. Böbrekten idrar borusuna düşen taşlarda parçaların kendiliğinden atılması beklenir, buna karşılık mesanede durum farklıdır. Mesane taşı zaten çoğu zaman idrarın dışarı atılamamasıyla oluştuğu için parçaların kendiliğinden çıkması güvenilir bir yol değildir. Bu nedenle temizliğin işlem sırasında tamamlanması gerekir. Bu yazıda taşın hangi yöntemlerle kırıldığını, mesanede kalan parçaların yol açtığı sorunları, idrarla kum gelmesinin anlamını, büyük taşlarda açık ameliyatın neden gündeme geldiğini ve temizliğin nasıl doğrulandığını anlatıyorum. Taşın nasıl oluştuğu, belirtileri ve tanı basamakları konusunda ayrıntı gerektiğinde mesanede oluşan taşlar konusundaki sayfa yol gösterir.

Mesane Taşı Hangi Yöntemlerle Kırılır?

Mesane taşı günümüzde en sık, idrar kanalından ilerletilen kameralı bir aletle mesaneye ulaşılarak kapalı yöntemle kırılır. Bu işlemde ciltte herhangi bir kesi yapılmaz ve tüm girişim doğal idrar yolundan yürütülür. Kameralı alet mesaneye ulaştıktan sonra taş görüntü altında sabitlenir. Ardından taşı parçalamak için bir enerji kaynağı kullanılır. Lazer enerjisi, taşı toz hâline getirebilmesi nedeniyle sık tercih edilir. Basınçlı hava ile çalışan düzenekler taşı daha iri parçalara ayırır. Ses dalgası enerjisiyle çalışan sistemler ise kırma ve emme işlemini aynı anda yapabilir. Enerji seçimi taşın sertliğine, büyüklüğüne ve merkezin olanaklarına göre yapılır. İşlem genel anestezi ya da belden aşağısını uyuşturan anestezi altında gerçekleştirilir. Kadınlarda idrar kanalı kısa ve geniş olduğu için işlem çoğu zaman daha kolay yürütülür. Erkeklerde ise kanalın uzun ve dar olması, kullanılacak aletin çapını sınırlayabilir. Prostat büyümesi olan erkeklerde aletin ilerletilmesi ayrıca güçleşebilir. Bu nedenle işlem öncesinde idrar kanalının durumu değerlendirilir. Daha önce sonda takılması sırasında zorlanma yaşanmış hastalarda bu değerlendirme ayrıca önem taşır. İdrar kanalında darlık saptanan erkeklerde girişim planı baştan farklı kurulur. Kanalın zorlanarak geçilmesi, ilerleyen aylarda yeni bir darlık gelişmesine yol açabilir. Bu nedenle aletin çapı hastanın kanal genişliğine göre seçilir. Gerektiğinde darlık aynı seansta açılarak işleme devam edilir. Bu karar, darlığın uzunluğu ve yerine göre verilir.

Kapalı yöntemin yetersiz kaldığı durumlarda başka seçenekler gündeme gelir. Taş çok büyükse ya da sayı fazlaysa kasık üstünden açılan küçük bir delik yoluyla mesaneye ulaşılabilir. Bu yol, daha geniş çaplı aletlerin kullanılmasına ve işlemin hızlanmasına olanak tanır. Aynı yoldan parçaların dışarı alınması da kolaylaşır. İdrar kanalı dar olan erkeklerde bu yaklaşım kanalın zedelenmesini önler. Çocuklarda da kanal çapı sınırlı olduğu için benzer bir yol tercih edilebilir. Vücut dışından uygulanan ses dalgalarıyla taş kırma yöntemi mesane taşlarında sınırlı bir yer tutar. Ses dalgalarıyla taş kırma yöntemi ancak mesane tam boşalabiliyorsa ve taş küçükse değerlendirilir. Mesanesi tam boşalamayan kişilerde kırılan parçalar dışarı atılamaz ve mesanede kalır. Bu nedenle yöntem seçiminde mesanenin boşalma yeteneği belirleyici olur. İşleme başlamadan önce idrar kültürünün temiz olması da aranır. Aktif enfeksiyon varlığında yapılan girişim, enfeksiyonun kana yayılmasına yol açabilir. Bu nedenle enfeksiyon saptanan hastalarda işlem uygun tedavi tamamlandıktan sonra planlanır. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda ilacın düzeni de işlem öncesinde yeniden ayarlanır. Bu ayarlama, ilacı öneren hekimle birlikte yapılmalıdır. Şeker hastalığı ve kalp hastalığı bulunan kişilerde anestezi değerlendirmesi ayrıca yapılır. Hastanın kullandığı tüm ilaçların listesi bu değerlendirmeye getirilmelidir. İşlem öncesinde aç kalma süresi de hastaya yazılı olarak bildirilir. Yanlış anlaşılmaların önüne geçilmesi, işlemin planlanan günde yapılmasını sağlar.

Mesane Taşı Parçaları Mesanede Kalırsa Ne Olur?

Mesane taşı parçaları mesanede kalırsa bu parçalar yeni taşların çekirdeğini oluşturur ve şikâyetler kısa süre içinde geri döner. Kalan bir parçanın yüzeyine idrardaki mineraller katman katman birikir. Bu birikim aylar içinde parçanın yeniden taş boyutuna ulaşmasına yol açar. Mesanesi tam boşalamayan kişilerde bu süreç çok daha hızlı ilerler. Kalan parçalar mesane duvarını sürekli tahriş ederek idrarda kan görülmesine neden olur. Sık idrara çıkma, kasık üstünde ağrı ve idrar yaparken yanma da bu tahrişe eşlik eder. Hareket eden bir parça mesane çıkışına oturduğunda akım aniden kesilir. Kişi pozisyon değiştirdiğinde parça yerinden oynar ve akım yeniden başlar. Daha büyük bir parça çıkışı tamamen tıkadığında idrar yapamama tablosu gelişebilir. Parçaların idrar kanalına ilerlemesi ise şiddetli ağrıya ve kanamaya yol açar. Kalan parçalar aynı zamanda bakterilerin tutunduğu bir yüzey oluşturur. Bu yüzeyde çoğalan bakteriler ilaç tedavisinden korunarak tekrarlayan enfeksiyonlara neden olur. Enfeksiyon kaynaklı taşlarda bu döngü çok daha hızlı işler. Bu taşlarda en küçük bir parçanın bile bırakılmaması gerekir. Aksi durumda enfeksiyon ve taş oluşumu birlikte tekrarlar. Bu hastalarda işlem sonrasında idrar kültürünün yinelenmesi de takip planına eklenir.

Parçaların mesanede kalması çoğu zaman tek başına bir teknik eksiklik değildir. Taşı oluşturan asıl sorun düzeltilmediğinde, temizlik eksiksiz yapılsa bile yeni taşlar oluşur. Erkeklerde bu sorunun başında prostatın idrar kanalını daraltması gelir. Mesane çıkışındaki tıkanıklığın giderilmesi, bu nedenle tedavinin ayrılmaz bir parçasını oluşturur. Taş kırma işlemi çoğu hastada aynı seansta prostata yönelik girişimle birlikte yapılır. İdrar kanalı darlığı bulunan hastalarda darlığın açılması gerekir. Mesane duvarındaki ceplerde biriken idrar da yeni taş oluşumuna zemin hazırlar. Bu cepler içine düşen parçaların temizlenmesi ayrı bir dikkat gerektirir. Sinir hasarına bağlı mesane sorunu bulunan kişilerde mesanenin boşaltılma düzeni yeniden ele alınır. Mesanede unutulmuş bir dikiş malzemesi ya da yabancı cisim varsa mutlaka çıkarılmalıdır. Kalıcı sonda kullanan kişilerde sondanın düzenli aralıklarla değiştirilmesi gerekir. Yeterli sıvı alımı ve idrarın uzun süre tutulmaması da tekrarı azaltan basit önlemlerdir. Bu düzenlemeler yapılmadığında hasta birkaç yıl içinde aynı şikâyetlerle yeniden başvurur. Tekrarlayan girişimler hem mesaneyi hem de idrar kanalını yıpratır. Bu nedenle ilk ameliyatta nedenin de ele alınmasını tercih ederim. Hastaya bu yaklaşımın gerekçesini ayrıntılı olarak anlatırım. Yalnız taşın alınmasını isteyen hastalarda ise tekrar olasılığı açıkça konuşulur.

Mesane Taşı Ameliyatından Sonra İdrarla Kum Gelmesi Normal midir?

Mesane taşı ameliyatından sonra idrarla kum gelmesi beklenen bir durumdur ve çoğu hastada ilk günlerde görülür. Lazerle toz hâline getirilen taşlar, işlem sırasında tamamen dışarı alınamayabilir. Mesane duvarının kıvrımları arasında kalan ince toz, sonraki işemelerle birlikte atılır. Bu nedenle idrarın dibinde ince kum benzeri bir tortu görülebilir. Tortunun rengi taşın içeriğine göre açık sarıdan koyu kahverengiye kadar değişebilir. İdrarda hafif bulanıklık ve pembemsi renk de ilk günlerde beklenen bulgular arasındadır. Kum çıkışı genellikle birkaç gün ile bir hafta arasında azalarak sona erer. Bu dönemde bol sıvı alınması, tozun atılmasını hızlandırır. Sıvının gün içine yayılması ve idrarın açık renkli tutulması hedeflenir. İdrarın uzun süre tutulması ise tozun mesanede çökmesine yol açar. Hastalara bu dönemde idrarlarını beklemeden yapmalarını öneririm. Hafif bir yanma hissi de tozun idrar kanalından geçişiyle ortaya çıkabilir.

Kum çıkışının beklenen sınırları aştığı durumlar ayrıca değerlendirilmelidir. Bir haftayı aşan ve azalmayan kum çıkışı, mesanede belirgin bir parçanın kaldığını düşündürür. Akımın ani kesilmesi ve pozisyon değiştirince yeniden başlaması aynı olasılığı güçlendirir. İdrarın koyu kırmızı renk alması ve pıhtı çıkması değerlendirme gerektirir. Ateş, titreme ve yan ağrısının eklenmesi enfeksiyon açısından uyarıcıdır. İdrar yapmanın giderek güçleşmesi ve mesanenin boşalmaması da beklenmeden bildirilmelidir. Bu bulguların hiçbiri evde beklenerek geçirilmemelidir. Hastalara ilk günlerde idrarlarını ince bir süzgeçten geçirmelerini öneririm. Bu yolla toplanan parçalar, taşın içeriğinin belirlenmesi için laboratuvara gönderilebilir. Taşın içeriğinin bilinmesi, yeni taş oluşumunu önleyecek düzenlemelerin planlanmasını sağlar. Enfeksiyon kaynaklı taşlarda yaklaşım farklıdır ve tüm parçaların temizlenmesi ayrı bir önem taşır. Ürik asit içeren taşlarda ise idrarın asitliğini azaltan tedaviler gündeme gelir. Bu nedenle çıkan parçaların atılmaması ve saklanması gerekir. Parçaların kuru ve temiz bir kaba konması, analizin güvenilir olmasını sağlar. Hastalara bu amaçla kullanabilecekleri küçük bir kap veririm. Kum çıkışının hangi güne kadar sürdüğünün not edilmesi de kontrolde işe yarar. İdrar renginin gün içinde nasıl değiştiği de aynı kayda eklenebilir. Bu basit kayıt, kontrol görüşmesinde tablonun gidişini somut biçimde gösterir. Kaydın birkaç satırdan oluşması yeterli olur ve ayrıntılı bir çizelge gerekmez.

Büyük Mesane Taşı Neden Açık Ameliyatla Alınabilir?

Büyük mesane taşı, kapalı yöntemle kırılması çok uzun süreceği ya da güvenli biçimde tamamlanamayacağı için açık ameliyatla alınabilir. Mesanenin önemli bir bölümünü dolduran taşlarda kırma işlemi saatler sürebilir. Uzayan işlemlerde mesaneye verilen yıkama sıvısının bir bölümü dolaşıma geçebilir. Bu durum kan tuz dengesinin bozulmasına yol açan bir tabloya neden olabilir. İşlem süresinin uzaması anestezi yükünü de artırır. Çok sayıda taşı bulunan hastalarda parçaların tek tek çıkarılması pratik olmayabilir. İdrar kanalı dar olan ve kameralı aletin geçirilemediği erkeklerde de kapalı yol kapanır. Mesane duvarındaki büyük bir cebin çıkarılması gerekiyorsa açık yol zaten gereklidir. Çok büyük bir prostatın açık yöntemle alınacağı hastalarda taş aynı seansta çıkarılır. Mesane büyütme ameliyatı geçirmiş kişilerde de bu yaklaşım gündeme gelebilir. Karar, taşın boyutu, sayısı, sertliği ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek verilir. Açık ameliyatta taşların tamamı doğrudan görülerek çıkarıldığı için temizlik eksiksiz yapılabilir. Aynı seansta mesane duvarındaki cepler ve varsa yabancı cisimler de çıkarılabilir. Mesane duvarının kalınlığı ve yapısı doğrudan değerlendirilebilir. Şüpheli görünen alanlardan örnek alınması da aynı seansta mümkün olur. Uzun süre taş taşıyan mesanelerde bu değerlendirme ayrı bir önem taşır.

Açık ameliyatın hastaya getirdiği yük de baştan konuşulmalıdır. Karın alt bölgesinde yapılan kesi nedeniyle iyileşme süresi kapalı yönteme göre uzar. Hastanede kalış süresi birkaç güne çıkabilir ve sonda daha uzun süre kalır. İşe dönüş süresi de kişinin yaptığı işe göre birkaç haftayı bulabilir. Buna karşılık büyük taşlarda bu yöntem tek seansta kesin sonuç sağlar. Mesane açılarak yapılan girişimler yalnız taş için uygulanmaz. Tümör nedeniyle mesanenin çıkarılması gereken hastalarda da mesaneye aynı bölgeden ulaşılır. Bu ameliyat günümüzde uygun hastalarda mesanenin robotik yöntemle çıkarıldığı ameliyat olarak da yapılabilir. Robotik yöntemle yapılan girişimlerde kesiler küçük kalır ve iyileşme süresi kısalır. Taş ameliyatlarında ise robotik yöntem rutin bir seçenek oluşturmaz. Yöntem seçiminde asıl belirleyici, taşın temizlenmesinin eksiksiz yapılabilmesidir. Hastalara her iki yöntemin sürelerini ve iyileşme dönemini ayrıntılı olarak anlatırım. Kararın birlikte verilmesi, ameliyat sonrası dönemin çok daha rahat geçmesini sağlar. Hastanın beklentisinin gerçekçi olması, iyileşme sürecindeki kaygıyı da azaltır. Ameliyat sonrasında yapılması ve yapılmaması gerekenleri yazılı olarak veririm. Bu listede sıvı alımı, hareket düzeni ve başvuru gerektiren belirtiler yer alır.

Mesane Taşı Temizliğinin Tamamlandığı Nasıl Doğrulanır?

Mesane taşı temizliğinin tamamlandığı, işlemin sonunda mesanenin kameralı olarak baştan sona taranmasıyla doğrulanır. Tarama sırasında mesane önce tamamen boşaltılır, ardından yeniden doldurulur. Boşaltma ve doldurma sırasında duvar kıvrımları açılır ve gizli kalan parçalar görünür hâle gelir. Mesanenin tepe bölgesi, yan duvarları ve idrar borularının açıldığı alanlar tek tek incelenir. Mesane boynunun hemen gerisindeki bölge özellikle dikkatle taranır, çünkü parçalar burada birikmeye eğilimlidir. Duvarda cep bulunan hastalarda bu ceplerin içi ayrıca görüntülenir. Yıkama sıvısının süzülerek incelenmesi de parçaların çıkıp çıkmadığını gösterir. Bazı merkezlerde işlem sonunda ultrason ile ek kontrol yapılır. Kalsiyum içeren taşlarda düz karın grafisi de bilgi verebilir. Ürik asit içeren taşlar bu grafide görünmediği için değerlendirme ultrasonla yapılır. İşlem sonunda takılan sondanın berrak akması da olumlu bir bulgudur. Bu basamaklar tamamlandığında hastaya temizliğin durumu açıkça anlatılır. Kalan bir parça varsa bunun neden bırakıldığı ve nasıl izleneceği de aynı görüşmede aktarılır. Ameliyat notuna bu bilgilerin yazılması, sonraki kontrollerde yol gösterir. Hastanın ameliyat notunun bir kopyasını saklaması da yararlı olur.

Doğrulamanın ikinci aşaması ameliyat sonrası kontrolde yapılır. Sonda çıkarıldıktan birkaç hafta sonra yapılan ultrason, mesanede kalan parça olup olmadığını gösterir. Aynı incelemede işeme sonrasında mesanede kalan idrar da ölçülür. Kalan idrarın yüksek çıkması, taşın oluş nedeninin sürdüğüne işaret eder. İdrar akımının ölçülmesi de mesanenin boşalma düzenini nesnel olarak ortaya koyar. Bu ölçümler, prostata yönelik girişimin yeterli olup olmadığını da gösterir. İdrar tahlili ile kalan bir enfeksiyon bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Çıkarılan taşın içerik analizi de bu dönemde sonuçlanır. Analiz sonucuna göre sıvı alımı, beslenme ve gerekirse ilaç önerileri planlanır. Enfeksiyon taşı saptanan hastalarda idrar kültürü takibe eklenir. İlk yılda belirli aralıklarla yapılan ultrason kontrolü, yeni bir taşın erken dönemde fark edilmesini sağlar. Şikâyet olmadığı sürece daha ileri bir görüntüleme çoğu hastada gerekmez. Kontrollere düzenli gelinmesi, aynı ameliyatın birkaç yıl içinde tekrarlanmasını önleyen en somut adımdır. Kontrol randevularının baştan verilmesi, hastanın takibi aksatmasını önler. Şikâyetlerin yeniden başlaması durumunda ise randevu beklenmeden değerlendirme yapılmalıdır.

Mesane taşı tedavisinde asıl belirleyici konu, taşın kırılmasından çok parçaların eksiksiz temizlenmesidir. Kapalı yöntem çoğu hastada yeterli olur, büyük ve çok sayıda taşta ise farklı yollar gündeme gelir. Mesanede kalan küçük bir parça bile yeni bir taşın çekirdeğini oluşturabilir. İdrarla kum gelmesi ilk günlerde beklenen bir bulgudur, uzaması ve akımın kesilmesi ise değerlendirme gerektirir. Taşı oluşturan tıkanıklık düzeltilmeden yapılan temizlik ise kalıcı bir çözüm sağlamaz.

Merak Edilenler
1 İşlemden Sonra Sonda Ne Kadar Kalır?
Sondanın kalma süresi işlemin genişliğine ve kanamanın düzeyine göre belirlenir. Küçük taşlarda sonda çoğu zaman ertesi gün çıkarılır. Prostata yönelik girişimin aynı seansta yapıldığı hastalarda süre birkaç güne uzayabilir. Açık ameliyat yapılan hastalarda ise sonda daha uzun süre yerinde bırakılır.
2 Taş Analizi Neden İstenir?
Taş analizi, taşın hangi maddelerden oluştuğunu belirleyerek önleyici planın temelini kurar. Kalsiyum, ürik asit ve enfeksiyon kaynaklı taşlarda alınacak önlemler birbirinden farklıdır. Analiz sonucu olmadan verilen beslenme önerileri çoğu zaman eksik kalır. Bu nedenle çıkan parçaların atılmaması ve laboratuvara ulaştırılması gerekir.
3 İşlem Sonrası Ne Zaman İşe Dönülür?
Kapalı yöntemle yapılan girişimlerden sonra masa başı işlere birkaç gün içinde dönülebilir. Ağır fiziksel iş yapanlarda bu süre bir ile iki haftaya uzar. Açık ameliyat geçiren hastalarda dönüş süresi birkaç haftayı bulabilir. Ağrı, kanama ve idrar şikâyetlerinin gerilemesi dönüş kararında belirleyici olur.
4 İşlemden Sonra Hangi Belirtilerde Başvurulmalıdır?
Ateş ve titreme vakit kaybedilmeden değerlendirme gerektirir. İdrarın koyu kırmızı renk alması ve pıhtı çıkması da aynı kapsamda ele alınır. İdrar yapamama ve kasık üstünde şişlikle birlikte ağrı acil bir tabloyu gösterir. Şiddetli yan ağrısı ise bir parçanın idrar borusuna ilerlemiş olabileceğini düşündürür.
5 Aynı Seansta Prostat Ameliyatı Yapılması Riski Artırır mı?
İki girişimin aynı seansta yapılması çoğu hastada uygulanabilir bir yaklaşımdır. Bu yolla ikinci bir anestezi ve ikinci bir yatış gereksinimi ortadan kalkar. İşlem süresi uzadığı için hastanın genel durumu önceden ayrıntılı değerlendirilir. Çok büyük taşlarda ise iki girişimin ayrı seanslara bölünmesi tercih edilebilir.
6 Mesane Taşı Kadınlarda Neden Seyrek Görülür?
Kadınlarda idrar kanalı kısa ve geniş olduğu için mesane çoğu zaman tam boşalır. Prostat gibi çıkışta direnç oluşturan bir yapı da bulunmaz. Bu nedenle idrarın mesanede durgunlaşması ve mineral çökmesi seyrek yaşanır. Kadınlarda görülen taşlar daha çok mesane sarkması, geçirilmiş ameliyatlar ve yabancı cisimlerle ilişkilidir.
7 Taş Oluşumunu Önlemek İçin Ne Kadar Su İçilmelidir?
Su tüketiminin idrarı gün boyunca açık renkli tutacak düzeyde olması hedeflenir. Sıvının bir anda değil, güne yayılarak alınması daha etkili olur. Sıcak ortamlarda çalışanlarda ve terlemenin arttığı günlerde miktar artırılır. Gece idrarın çok yoğunlaşmaması için yatmadan önce de bir miktar sıvı alınması önerilir.
8 Mesane Taşı Kırıldıktan Sonra İdrarda Kum Görülmesi Ne Kadar Sürer?
İdrarda görülen tortu her zaman taş parçası anlamına gelmez. Az su içildiğinde idrarda kristaller oluşur ve bu kristaller çökerek tortu görünümü verir. İdrar yolu enfeksiyonlarında da bulanıklık ve tortu görülebilir. Ayrım, idrar tahlili ve gerektiğinde görüntülemeyle yapılır.
9 Kalıcı Sonda Kullananlarda Taş Nasıl Önlenir?
Sondanın uygun aralıklarla ve zamanında değiştirilmesi en temel önlemi oluşturur. Yeterli sıvı alımı, sonda içinde kabuk oluşumunu azaltır. Sondanın sık tıkanması ve idrarda tortu görülmesi kontrol gerektiren bulgulardır. Bu kişilerde belirli aralıklarla yapılan ultrason, taşın erken dönemde fark edilmesini sağlar.
10 Ameliyattan Sonra Cinsel Yaşam Ne Zaman Başlar?
Kapalı yöntemle yapılan girişimlerden sonra şikâyetlerin gerilemesiyle birlikte birkaç hafta içinde dönülebilir. Aynı seansta prostata yönelik girişim yapıldıysa bu süre biraz uzar. İdrarda kanama sürerken beklenmesi uygun olur. Kişiye özel süre, kontrol muayenesinde belirlenir.
11 Çocuklarda Mesane Taşı Görülür mü?
Çocuklarda mesane taşı seyrek görülür ve çoğu zaman altta yatan bir sorunla ilişkilidir. İdrar yollarındaki doğuştan bir yapısal farklılık ya da mesanenin boşalamaması bu sorunların başında gelir. Bazı bölgelerde yetersiz beslenme ve sıvı kaybı da çocuklarda taş oluşumuna katkı verebilir. Bu nedenle çocukta saptanan taş, nedeni ayrıntılı araştırılması gereken bir bulgudur.
12 Taş Kırma İşlemi Ağrılı mıdır?
İşlem anestezi altında yapıldığı için sırasında ağrı hissedilmez. İşlemden sonra idrar yaparken yanma ve kasık üstünde hafif bir rahatsızlık görülebilir. Bu şikâyetler genellikle birkaç gün içinde azalır. Bol sıvı alımı ve hekimin önerdiği ağrı kesici bu dönemi rahatlatır.
13 Tedaviden Sonra Kontroller Ne Sıklıkla Yapılır?
İlk kontrol genellikle sonda çıkarıldıktan birkaç hafta sonra planlanır. Bu kontrolde ultrason, idrar tahlili ve kalan idrar ölçümü birlikte yapılır. Taş oluşumuna zemin hazırlayan sorunu süren hastalarda kontroller daha sık sürdürülür. Yeni taş saptanmayan ve mesanesi iyi boşalan kişilerde aralıklar zamanla açılır.

Kaynakça

Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.

  1. Kidney Stones National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  2. Eating, Diet, & Nutrition for Kidney Stones National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  3. Kidney Stones MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  4. Urinary Tract Imaging National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  5. Cystoscopy & Ureteroscopy National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
  6. Ureteral Disorders MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  7. Literatür taraması: “ureteroscopy versus shock wave lithotripsy outcomes” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
Tıbbi inceleme: Yayımlanma tarihi: 27 Eylül 2026
Tıbbi İkinci Görüş

Elinizdeki raporlar için ikinci bir değerlendirme

Daha önce yapılmış tetkik ve raporlarınızla ilgili ikinci görüş almak isterseniz, muayene randevusu oluşturabilirsiniz. Randevu günü ve saati sekreterlik tarafından telefonla belirlenir.

Hemen Ara WhatsApp Randevu Al