Mesane içine uygulanan ilaç tedavisinden sonra görülen idrarda kan, yanma ve sık idrara çıkma şikâyetlerini anlatıyorum. Pıhtı çıkması durumunda yapılması gerekenleri ve hekime başvuru gerektiren belirtileri sıralıyorum.
Mesane içi ilaç tedavisi uygulanan hastaların önemli bir bölümünde işlemden sonraki ilk günlerde idrarda kan görülür ve bu durum çoğu zaman kendiliğinden geçer. İdrar genellikle pembe ya da açık kırmızı renkte olur ve bir iki gün içinde normal görünümüne döner. Kanama, ilacın mesane iç yüzeyinde oluşturduğu iltihabi tepkinin doğal bir sonucudur. Sonda takılması sırasında idrar kanalının hafifçe zedelenmesi de kanamaya katkı verebilir. Kapalı ameliyatla tümörün çıkarıldığı bölgenin tam iyileşmemiş olması ise ilk seanslarda kanamayı belirginleştirir. Buna karşılık her kanama beklenen sınırlar içinde kalmaz. Pıhtı çıkması, kanamanın günlerce sürmesi ve idrar yapmanın güçleşmesi değerlendirme gerektiren durumları oluşturur.
Bu tedaviyi alan hastalarla her seanstan önce bir önceki uygulamadan sonra yaşadıklarını tek tek konuşurum. Hastaların çoğu şikâyetin normal olup olmadığını bilemediği için ya gereksiz kaygı yaşar ya da önemli bir bulguyu geç bildirir. Beklenen şikâyetlerin baştan anlatılması bu iki soruna da çözüm sağlar. Bu yazıda yanmanın ne kadar sürdüğünü, sık idrara çıkmanın nedenini, pıhtı görüldüğünde yapılması gerekenleri, şikâyetlerin seanslar ilerledikçe nasıl değiştiğini ve hangi belirtilerde vakit kaybedilmemesi gerektiğini anlatıyorum. Tedavinin kimlere uygulandığı, nasıl yapıldığı ve kaç seans sürdüğü konusunda ayrıntı gerektiğinde mesane içine uygulanan tedavinin basamakları konusundaki sayfa yol gösterir.
Mesane İçi İlaç Tedavisinden Sonra Yanma Şikâyeti Ne Kadar Sürer?
Mesane içi ilaç tedavisinden sonra yanma şikâyeti çoğu hastada bir ile iki gün sürer ve kendiliğinden azalarak geçer. Yanma genellikle ilacın mesaneden boşaltılmasından birkaç saat sonra başlar. İlk saatlerde hafif bir kaşınma ya da batma hissi olarak tarif edilir. Ardından idrar yaparken belirginleşen bir yanma tabloya eklenir. Şikâyet en çok işemenin sonunda, mesanenin güçlü kasıldığı anda hissedilir. Uygulamayı izleyen gece de rahatsızlık sürebilir ve uyku bölünebilir. İkinci günün sonunda hastaların büyük bölümünde yanma belirgin biçimde geriler. Üçüncü günden sonra süren yanma ise ayrıca değerlendirilmelidir. Bol sıvı alınması, mesanede kalan ilacın seyrelmesini ve atılmasını sağlar. Su tüketiminin uygulama sonrasındaki saatlere yayılması en pratik önlemi oluşturur. Kahve, çay, asitli içecekler ve baharatlı yiyeceklerin bir iki gün azaltılması şikâyeti hafifletir. Sıcak duş ve karın alt bölgesine uygulanan ılık kompres de rahatlama sağlar. Ağrı kesici gereksinimi olan hastalarda hekimin önerdiği ilaç kullanılabilir. Yanmanın uygulama gününde en şiddetli, ertesi gün daha hafif olması beklenen bir seyri gösterir. Bu seyrin dışına çıkan tablolar kaydedilmeli ve bir sonraki görüşmede aktarılmalıdır. Hastaların bir bölümü şikâyeti önemsiz görerek hiç bildirmez ve tedavi planı gereksiz yere aynı kalır.
Yanmanın uzaması durumunda ilk akla gelen neden idrar yolu enfeksiyonudur. Enfeksiyon geliştiğinde yanmaya bulanık idrar, koku değişikliği ve bazen ateş eşlik eder. Bu durumda idrar tahlili ve kültür istenir, sonuç çıkana kadar bir sonraki seans ertelenebilir. Enfeksiyon saptanan hastalarda uygun tedavi tamamlanmadan yeni uygulama yapılmaz. Yanmanın ikinci sık nedeni, sonda takılırken idrar kanalının zedelenmesidir. Bu tür bir zedelenmede yanma idrar kanalı boyunca hissedilir ve genellikle birkaç gün içinde geçer. Üçüncü neden, mesane iç yüzeyindeki iltihabi tepkinin beklenenden güçlü olmasıdır. Bu hastalarda mesaneyi rahatlatan tedaviler hekim tarafından planlanır. Bir sonraki seansta ilaç miktarının azaltılması ya da mesanede tutma süresinin kısaltılması gündeme gelebilir. Şikâyetlerin her uygulamadan sonra kaç gün sürdüğünün not edilmesi bu kararları kolaylaştırır. Hastalara basit bir takvim üzerinde bu kaydı tutmalarını öneririm. Kaydın seans öncesinde birlikte gözden geçirilmesi, tedavinin güvenle sürdürülmesini sağlar. Yanma nedeniyle sıvı alımının azaltılması ise sık yapılan ve tabloyu ağırlaştıran bir yanlıştır. Az su içildiğinde idrar koyulaşır ve mesane iç yüzeyindeki tahriş belirginleşir. Hastalara uygulamadan sonraki saatlerde bardak bardak ve düzenli aralıklarla su içmelerini anlatırım. Gece boyunca da bir bardak suyun başucunda bulundurulması yararlı olur. Bu basit önlemler, ağrı kesici gereksinimini belirgin biçimde azaltır. Şikâyetin süresi kısaldıkça hastanın bir sonraki seansa yaklaşımı da olumlu yönde değişir. Tedaviye uyumun artması, takvimin aksamadan tamamlanmasını ve sonucun izlenmesini sağlar. Bu nedenle şikâyet yönetimini tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alırım.
Mesane İçi İlaç Tedavisinden Sonra Sık İdrara Çıkma Neden Olur?
Mesane içi ilaç tedavisinden sonra sık idrara çıkma, ilacın mesane duvarında oluşturduğu iltihabi tepki nedeniyle olur. İlaç mesane iç yüzeyine tutunduğunda savunma hücreleri bu bölgeye toplanır ve yoğun bir tepki başlar. Tepki sırasında mesane duvarı ödemlenir ve esnekliği geçici olarak azalır. Esnekliğini kaybeden mesane daha az idrarla dolduğunu algılar. Aynı zamanda iç yüzeydeki sinir uçları uyarılmış durumda kalır. Bu iki etken birleştiğinde kişi sık sık ve ani biçimde sıkışma hisseder. Her seferinde çıkarılan idrar miktarı ise belirgin biçimde azalır. Sıkışmanın ertelenmesi bazı hastalarda güçleşir ve kaçırma yaşanabilir. Şikâyet genellikle uygulamayı izleyen birkaç saat içinde başlar. Çoğu hastada bir iki gün içinde kendiliğinden geriler. Seanslar ilerledikçe bu dönemin biraz uzadığı görülebilir. Sık idrara çıkma, tedavinin etkisiz olduğunu değil, beklenen tepkinin oluştuğunu gösterir. Hastaların bu bilgiyi baştan alması, şikâyeti farklı bir hastalık olarak yorumlamalarını önler. Sıkışma hissinin ilk günlerde ani ve güçlü olması da tablonun bir parçasıdır. Kaçırma yaşanan hastalarda birkaç gün için koruyucu ürün kullanılması rahatlama sağlar.
Sık idrara çıkma dönemi, birkaç düzenlemeyle çok daha rahat geçirilebilir. Sıvı alımının kısıtlanması ilk akla gelen çözüm olsa da doğru bir yaklaşım değildir. Su azaldığında idrar koyulaşır ve mesane iç yüzeyini daha çok tahriş eder. Doğru yaklaşım, sıvıyı gün içine yaymak ve akşam saatlerinde azaltmaktır. Kafeinli içeceklerin uygulama gününde ve ertesi gün azaltılması sıkışmayı hafifletir. Uygulama gününün iş programının hafif tutulması da yararlı olur. Uzun toplantı ve yolculukların bu günlere denk getirilmemesi hastaları rahatlatır. Gece kalkma sayısının artması, hastaların en çok yakındığı sonuçlardan biridir. Gece idrara kalkma şikâyeti konusundaki genel önlemler bu dönemde de işe yarar. Yatak odasına giden yolun aydınlatılması, özellikle yaşlı hastalarda düşmeleri önler. Şikâyetlerin bir haftayı aşması durumunda hekim değerlendirmesi gerekir. Mesaneyi rahatlatan tedaviler bazı hastalarda kısa süreli olarak kullanılabilir. Bu tedavilerin mesanenin boşalmasını güçleştirebileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle prostatı büyük olan erkeklerde bu risk daha belirgindir. Bu nedenle mesaneyi gevşeten tedaviler başlanırken kalan idrar miktarı da izlenir. Şikâyetlerin her seans sonrasında kaç gün sürdüğünün kaydedilmesi, tedavi düzeninin isabetli ayarlanmasını sağlar.
Mesane İçi İlaç Tedavisinden Sonra İdrarda Pıhtı Görülürse Ne Yapılır?
Mesane içi ilaç tedavisinden sonra idrarda pıhtı görülürse bol sıvı alınmalı ve vakit kaybedilmeden hekime başvurulmalıdır. Pıhtı, kanamanın beklenen sınırların üzerine çıktığını gösteren bir bulgudur. Küçük ve ipliksi pıhtılar bazı hastalarda ilk seanslardan sonra görülebilir. Bu pıhtıların sayısı az ve idrarın rengi açıksa durum genellikle kendiliğinden düzelir. Buna karşılık koyu kırmızı idrar ve parça parça gelen pıhtılar farklı bir tabloyu oluşturur. Büyük pıhtılar mesane çıkışını tıkayarak idrar yapmayı güçleştirebilir. İdrarın hiç gelmemesi ve kasık üstünde şişlikle birlikte ağrı olması acil bir durumu gösterir. Böyle bir tabloda mesanenin sonda ile boşaltılması ve gerekirse yıkanması gerekir. Evde beklemek, mesanenin aşırı gerilmesine ve ağrının artmasına yol açar. Pıhtı çıkaran hastalarda bol sıvı alımı idrarı seyreltir ve yeni pıhtı oluşumunu azaltır. Ağır kaldırma, uzun yürüyüş ve zorlayıcı egzersiz bu dönemde ertelenmelidir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda kanama daha belirgin seyreder.
Pıhtının nedeni her hastada ayrı ayrı değerlendirilmelidir. İlk sıradaki neden, kapalı ameliyatla çıkarılan tümör bölgesinin henüz tam iyileşmemiş olmasıdır. Bu nedenle uygulamaya başlamadan önce yeterli sürenin geçmiş olması gerekir. İkinci neden, sonda takılması sırasında idrar kanalının zedelenmesidir. Bu zedelenmeye bağlı kanama genellikle kısa sürer ve pıhtı oluşturmaz. Üçüncü neden, mesane duvarındaki iltihabi tepkinin çok güçlü olmasıdır. Dördüncü neden ise yeni bir tümörün gelişmiş olmasıdır. Bu olasılık nedeniyle uzayan ya da tekrarlayan kanamalar mutlaka araştırılır. Değerlendirmede idrar tahlili, kan sayımı ve gerektiğinde görüntüleme istenir. Mesanenin tam boşalıp boşalmadığını anlamak için işeme sonrasında kalan idrarın ölçülmesi yapılır. Kalan idrarın yüksek çıkması, pıhtının çıkışı engellediğini düşündürür. Kanamanın durmasının ardından bir sonraki seansın zamanlaması yeniden planlanır. Hastalara idrarın rengini gün içinde izlemelerini ve değişimi not etmelerini öneririm. Rengin gün içinde açılması olumlu bir gidişi gösterir. Koyulaşma ve pıhtı sayısında artış ise değerlendirme gerektirir. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda ilacın kesilip kesilmeyeceğine bu ilacı öneren hekimle birlikte karar verilir. İlacın kendi başına bırakılması ciddi sonuçlar doğurabileceği için doğru bir davranış değildir.
Mesane İçi İlaç Tedavisinde Şikâyetler Her Seansta Artar mı?
Mesane içi ilaç tedavisinde şikâyetler hastaların önemli bir bölümünde seanslar ilerledikçe biraz daha belirgin hâle gelir. İlk uygulamadan sonra hafif bir yanma dışında şikâyet yaşamayan hastalar sıkça görülür. Üçüncü ve dördüncü seanslardan sonra ise yanma, sıkışma ve idrarda kan daha sık bildirilir. Bunun nedeni, mesane duvarında oluşan bağışıklık tepkisinin her uygulamayla birlikte güçlenmesidir. Tepkinin güçlenmesi tedavinin çalıştığını gösteren bir bulgudur. Buna karşılık şikâyetlerin günlük yaşamı engelleyecek düzeye çıkması istenmez. Belirginleşen şikâyetler karşısında birkaç farklı düzenleme yapılabilir. İlaç miktarının azaltılması bunların başında gelir. İlacın mesanede tutulma süresinin kısaltılması ikinci seçeneği oluşturur. Seanslar arasındaki sürenin uzatılması da tepkinin yatışmasına zaman tanır. Şikâyetlerin çok ağır olduğu hastalarda tedaviye bir süre ara verilir. Nadiren tedavi sonlandırılarak başka bir seçeneğe geçilir. Bu kararlar tümörün risk grubu ve tedaviye verilen yanıt birlikte değerlendirilerek verilir. Hastanın şikâyetlerini olduğundan hafif anlatması, gereken düzenlemenin yapılmamasına yol açar. Bu nedenle her seans öncesinde ayrıntılı ve açık bir sorgulama yaparım.
İdame döneminde yaşanan şikâyetler bazen başlangıç dönemine göre daha belirgin olur. Bu dönemde mesane, önceki uygulamaların izini taşıdığı için daha çabuk tepki verir. Uzun süre uygulama yapılan hastalarda mesane duvarında sertleşme gelişebilir. Sertleşen duvar mesanenin hacmini kalıcı olarak azaltabilir. Kapasitenin azalması, sık idrara çıkma şikâyetinin tedavi bittikten sonra da sürmesine yol açar. Bu durumun erken fark edilmesi için her kontrolde işeme düzeni sorgulanır. Günde kaç kez idrara çıkıldığı ve her seferinde yaklaşık ne kadar idrar yapıldığı kaydedilir. Şikâyetlerin belirginleştiği hastalarda idrar akımının ölçülmesi ek bilgi sağlar. Akım ölçümü, mesanenin boşalma düzenindeki değişimi nesnel olarak ortaya koyar. Erkeklerde prostat kaynaklı bir tıkanıklığın tabloya eklenip eklenmediği de aynı ölçümle değerlendirilir. Şikâyetlerin tedaviyle ilişkili olduğunun anlaşılması, hastanın kaygısını belirgin biçimde azaltır. Her seansın ardından yaşananların kaydedilmesi, bu değerlendirmenin temelini oluşturur. Kaydın düzenli tutulduğu hastalarda tedavi planı çok daha isabetli güncellenir. Kayıt için karmaşık bir çizelge gerekmez, duvar takvimine yazılan birkaç kelime yeterli olur. Bu kaydın kontrollere getirilmesi, görüşme süresini de verimli kullandırır. Kayıtların yıllar boyunca saklanması, sonraki tedavi kararlarında da yol gösterir. Dosyanın bir kopyasının hastada bulunması, başka bir merkeze başvurulduğunda değerlendirmeyi hızlandırır.
Mesane İçi İlaç Tedavisinden Sonra Hangi Belirtilerde Hekime Başvurulmalıdır?
Mesane içi ilaç tedavisinden sonra iki günden uzun süren ateş, titreme, yaygın halsizlik ve idrar yapamama durumunda vakit kaybedilmeden hekime başvurulmalıdır. Uygulamayı izleyen ilk bir iki gün içinde hafif ateş ve kırgınlık beklenen bulgular arasında yer alır. Bu tablo genellikle kendiliğinden geçer ve dinlenmekle hafifler. Ateşin yükselmesi ve titremeyle birlikte gitmesi ise farklı bir anlam taşır. Bu durumda ilacın içerdiği bakterinin kan dolaşımına geçmiş olabileceği düşünülür. Aynı tabloya öksürük, nefes darlığı ve gece terlemesi eşlik edebilir. Gözlerde kızarıklık ve ağrı, eklemlerde şişlik ve ciltte yaygın döküntü de bildirilmesi gereken bulgulardır. Testislerde ve torba bölgesinde şişlik ile ağrı ayrıca değerlendirilmelidir. Karaciğer etkilenmesine bağlı olarak ciltte ve gözlerde sararma görülebilir. Bu bulguların hiçbiri evde beklenerek geçirilmemelidir. Değerlendirme geciktiğinde tedavi süresi uzar ve tablo ağırlaşabilir. Hastalara acil başvuru gerektiren bulguların yazılı listesini veririm. Bu listenin buzdolabı kapağı gibi görünür bir yerde durması, gerektiğinde hızla bakılmasını sağlar. Yalnız yaşayan hastalarda bir yakınının da bu listeyi bilmesi önemlidir. Belirtilerin gece ortaya çıkması durumunda hangi kuruma başvurulacağı da önceden konuşulur.
Daha az acil olmakla birlikte kısa sürede bildirilmesi gereken başka durumlar da bulunur. Üç günü aşan yanma ve sıkışma şikâyeti bu grubun başında gelir. Bir haftayı aşan idrarda kan ve tekrarlayan pıhtı çıkışı da aynı kapsamda değerlendirilir. İdrarın bulanıklaşması, kokusunun belirgin biçimde değişmesi ve ateşin eşlik etmesi enfeksiyonu düşündürür. Bel ve yan bölgede ortaya çıkan ağrı, enfeksiyonun böbreğe ulaşmış olabileceğini gösterir. Bulantı, kusma ve iştahsızlığın günlerce sürmesi de bildirilmelidir. Uygulamadan sonra bacaklarda şişlik ya da nefes darlığı gelişen hastalar hemen değerlendirilmelidir. Eşinde ya da birlikte yaşadığı kişilerde ateşli bir tablo ortaya çıkarsa bu durum da paylaşılmalıdır. Hastaların yanlarında tedavi bilgilerini taşıyan kısa bir belge bulundurması yararlı olur. Acil servise başvurulduğunda bu belgenin gösterilmesi, değerlendirmeyi hızlandırır. Başka bir hekime başvurulduğunda mesane içine uygulanan tedavi aldığının mutlaka belirtilmesi gerekir. Bu bilgi paylaşılmadığında tablo sıradan bir enfeksiyon olarak değerlendirilebilir. Zamanında verilen doğru bilgi, tedavinin güvenle sürdürülmesini sağlayan en önemli adımdır. Hastaların çekinmeden soru sorabilmesi de aynı ölçüde belirleyicidir. Küçük görünen bir şikâyetin sorulması, çoğu zaman planın erken düzeltilmesini sağlar. Tedavi sürecinin tamamı boyunca aynı ekiple çalışılması da bu iletişimi kolaylaştırır. Hastanın kendi kayıtlarını getirmesi, bulguların zaman içindeki değişimini görmemi sağlar.
Mesane içine uygulanan ilaç tedavisinden sonra idrarda kan, yanma ve sık idrara çıkma sık karşılaşılan ve çoğu zaman birkaç gün içinde geçen şikâyetlerdir. Bu şikâyetlerin beklenen sınırlarını baştan bilmek, hastanın gereksiz kaygı yaşamasını önler. Pıhtı çıkışı, idrar yapamama ve uzun süren yüksek ateş ise beklemeden değerlendirme gerektiren durumları oluşturur. Her seanstan sonra yaşananların basit bir takvime kaydedilmesi, tedavi planının doğru güncellenmesini sağlar. Şikâyetlerin belirginleşmesi tedavinin sonlandırılması anlamına gelmez, çoğu hastada küçük düzenlemelerle süreç güvenle tamamlanır.
1 Uygulamadan Önce Su İçmek Gerekir mi?
2 İlaç Mesanede Ne Kadar Süre Tutulur?
3 Tuvalet Hijyeni İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?
4 Tedavi Sırasında Cinsel İlişki Uygun mudur?
5 Bir Seans Kaçırılırsa Ne Olur?
6 Uygulama Günü Çalışmaya Devam Edilebilir mi?
7 Sigara Tedavinin Etkisini Değiştirir mi?
8 Kontrol Sistoskopisi Ne Sıklıkla Yapılır?
9 Uygulama Günü Ateş Varsa Seans Yapılır mı?
10 İdrar Sitolojisi Neden İstenir?
11 Tedavi Kaç Yıl Sürer?
12 Sonda Takılması Ağrı Verir mi?
13 Beslenmede Bir Değişiklik Gerekir mi?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- What Is Bladder Cancer? www.cancer.gov
- Bladder Cancer Treatment www.cancer.gov
- Bladder Cancer medlineplus.gov
- Hematuria (Blood in the Urine) www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Urinary Diversion www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “non muscle invasive bladder cancer intravesical BCG” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov