Sık idrara çıkmanın hangi durumda aşırı aktif mesaneye, hangi durumda başka bir nedene bağlı olduğunu anlatıyorum. Mesane kapasitesinin ölçümünü ve ayırıcı işaretleri sıralıyorum.
Sık idrara çıkmak tek başına aşırı aktif mesane belirtisi sayılmaz, çünkü bu tabloyu tanımlayan asıl bulgu ani başlayan ve ertelenmesi güç bir sıkışma hissidir. Bu şikâyetle gelen kişilerin bir bölümünde gerçekten mesane kaynaklı bir sorun saptarım, bir bölümünde ise sıvı alışkanlığından başka bir neden bulamam. Günde kaç kez tuvalete gidildiği sorusuna verilen yanıt, tek başına anlam taşımaz. Aynı sayı bol su içen bir kişide olağan, az su içen bir kişide ise dikkat çekici olabilir. Bu nedenle değerlendirmeye idrar sayısından değil, her seferde çıkan idrar miktarından ve sıkışmanın niteliğinden başlarım. Ayrımı doğru yapmak, gereksiz ilaç kullanımını da baştan önler.
Sık idrara çıkma şikâyetinin ardında idrar yolu enfeksiyonu, mesane taşı, şeker hastalığı, kabızlık ve kaygı gibi birbirinden çok farklı nedenler bulunabilir. Erkeklerde prostat kaynaklı tıkanıklık, kadınlarda ise menopoz sonrası doku değişiklikleri tabloya eklenebilir. Bu nedenlerin her biri farklı bir tedavi gerektirir ve hepsini aynı ilaçla çözmeye çalışmak sonuç vermez. Yazının devamında sıklığın hangi eşikten sonra değerlendirmeye alındığını, mesane kapasitesinin nasıl ölçüldüğünü, az miktarda idrarın ne anlattığını, şeker hastalığındaki farkı ve kaygıya bağlı tablonun nasıl ayırt edildiğini anlatıyorum. Şikâyetin tanımını, nedenlerini ve tedavi basamaklarını bütünlüklü biçimde görmek isteyen kişilere ani sıkışma hissiyle seyreden mesane sorunu sayfası yol gösterir.
Sık İdrara Çıkma Hangi Sıklıktan Sonra Değerlendirilmelidir?
Sık idrara çıkma, gündüz saatlerinde sekiz ve üzerinde tuvalete gidilmesi durumunda değerlendirmeye alınır, ancak bu sayı kesin bir sınır değil yalnızca bir başlangıç noktasıdır. Yeterli sıvı alan bir yetişkin gündüz saatlerinde çoğunlukla dört ile yedi kez idrara çıkar. Bu aralığın üstüne çıkan herkeste sorun bulunmaz, çünkü sıvı tüketimi arttığında idrar sayısı da doğal olarak artar. Sıcak ortamda çalışan, yoğun spor yapan ya da idrar söktürücü ilaç kullanan kişilerde yüksek sayı beklenen bir durumdur. Bu nedenle sayıyı tek başına değil, günlük sıvı tüketimiyle birlikte ele alırım. Gece idrara kalkma sayısı ise ayrı bir başlık olarak değerlendirilir. Genç kişilerin çoğu geceyi kalkmadan geçirir, ileri yaşta ise bir kez kalkmak olağan kabul edilir. Gece düzenli olarak iki ve daha fazla kez kalkmak, gündüzden bağımsız olarak incelenmesi gereken bir bulgudur. Gece kalkmanın nedenleri gündüzdekilerden farklı olduğu için geceleri uykudan uyanarak tuvalete gitme konusu kendi başına ele alınır. Sayının kendisi kadar şikâyetin ne zaman başladığı da önemlidir. Aylar içinde yavaşça artan bir sıklık ile birkaç gün içinde ortaya çıkan bir sıklık bambaşka nedenlere işaret eder.
Değerlendirmede asıl ölçüt, şikâyetin günlük yaşamı ne ölçüde etkilediğidir. Toplantıda oturmakta zorlanan, uzun yolculuğa çıkmaktan çekinen ya da gittiği her yerde önce tuvaletin yerini arayan bir kişiyi sayı ne olursa olsun değerlendiririm. Uyku bölünmesi nedeniyle gündüz yorgunluk yaşayan kişilerde de beklemek doğru değildir. İlk başvuruda kişiden üç gün boyunca içtiği sıvıları ve yaptığı idrarları saatiyle ve miktarıyla yazmasını isterim. Bu kayıt, sorunun gerçek boyutunu kısa bir görüşmeden çok daha net gösterir. Kayıt tutulurken olağan yaşam düzeninin değiştirilmemesi gerekir, çünkü ölçüm günlerinde az su içen bir kişi kendi tablosunu gizlemiş olur. Kaydın sonunda gündüz ve gece idrar miktarlarını ayrı ayrı toplarım. Bu toplamlar, sıklığın mesane kapasitesinden mi yoksa idrar üretiminin artmasından mı kaynaklandığını ortaya koyar.
Bazı kişilerde sıklık yalnızca belirli dönemlerde artar ve bu dönemsel değişim değerlendirmeyi güçleştirir. Soğuk havalarda, yoğun iş temposunda ve uykusuz geçen gecelerin ardından idrar sıklığının artması sık rastlanan bir durumdur. Kadınlarda adet döneminden önceki günlerde de sıklıkta geçici bir artış görülebilir. Kişinin yeni başlanan bir ilacı varsa bu ilacın idrar üzerindeki etkisini ayrıca sorgularım. Tansiyon ilaçlarının bir bölümü, ödem çözücüler ve bazı şeker ilaçları idrar miktarını doğrudan artırır. Bu ilaçların alındığı saatin öğleden sonraya kaydırılması bile bazı kişilerde gece kalkma sayısını azaltır. Bu nedenle ilaç listesinin eksiksiz olarak gözden geçirilmesi, ilk görüşmenin ayrılmaz bir parçasıdır.
Sık İdrara Çıkmada Mesane Kapasitesi Nasıl Ölçülür?
Sık idrara çıkma şikâyetinde mesane kapasitesi, birkaç gün boyunca tutulan işeme kaydında her seferde çıkan idrar miktarının yazılmasıyla ölçülür ve bu ölçüm evde dereceli bir kapla kolayca yapılır. Eczaneden alınan dereceli bir ölçüm kabı ya da mutfakta kullanılan ölçekli bir kap bu iş için yeterlidir. Kişi her tuvalete gidişinde idrarını bu kaba yapar, miktarı okur ve saatiyle birlikte not eder. Kayıt boyunca elde edilen en yüksek değer, mesanenin işlevsel kapasitesini gösterir. Bu en yüksek değer çoğu kişide sabah uykudan sonraki ilk idrarda elde edilir, çünkü gece boyunca mesane kesintisiz dolar. Ortalama idrar miktarı ise gün içindeki alışkanlığı yansıtır ve sıkışma hissinin ne kadar erken başladığını gösterir. Her seferde bir çay bardağını zor dolduran miktarlar, mesanenin dolmayı beklemeden uyarı verdiğine işaret eder. Buna karşılık her seferde bir su bardağından fazla idrar çıkıyorsa sorun kapasitede değil, üretilen idrarın miktarındadır. Bu ayrım, tedavinin yönünü baştan belirlediği için büyük önem taşır. Kayıt sırasında sıkışma yaşanan anların ve kaçırma olan anların da işaretlenmesi gerekir.
Evde yapılan bu ölçümün yanında muayenehanede birkaç basit inceleme daha yaparım. Ultrasonla idrar yaptıktan hemen sonra mesanede kalan idrar miktarını ölçerim ve bu ölçüm, mesanenin boşalıp boşalmadığını gösterir. Mesanede belirgin idrar kalıyorsa sık idrara çıkma tablosu tamamen farklı bir yoldan ele alınır. İdrar akım testi, işeme sırasında akışın hızını ve biçimini kaydeder ve özellikle erkeklerde çıkışta bir tıkanıklık olup olmadığı hakkında bilgi verir. Bu iki inceleme ağrısızdır ve kısa sürer. Basit tedavilere yanıt alınamayan, sinir sistemi hastalığı bulunan ya da ameliyat düşünülen kişilerde mesane basınçlarını doğrudan ölçen ürodinami testine başvururum. Ürodinami, mesane dolarken istemsiz kasılma olup olmadığını gösteren tek yöntemdir. Bu test her kişide gerekmez ve çoğu kişide evde tutulan kayıt ile ultrason birlikte yeterli bilgi verir. Ölçümler tamamlandığında mesanenin gerçekten küçük hacimlerde uyarı verip vermediği açıkça ortaya çıkar. Kapasitenin düşük bulunması, tedavinin mesaneyi gevşetmeye ve tuvalet aralığını kademeli olarak uzatmaya yönelmesini sağlar.
Ölçüm sonuçlarını yorumlarken kişinin yaşını ve alışkanlıklarını da hesaba katarım. Yıllardır idrarını erkenden boşaltma alışkanlığı olan kişilerde mesane kapasitesi zamanla küçülür ve bu küçülme geri döndürülebilir bir durumdur. Tuvalet aralığının haftalar içinde birer adım uzatılması, mesanenin daha büyük hacimleri taşımasını sağlar. Buna karşılık idrarını uzun süre tutma alışkanlığı olan kişilerde mesane aşırı gerilir ve boşalma gücü azalır. Bu iki uç arasındaki dengeyi bulmak, tedavinin ilk hedefini oluşturur. Ölçümlerin tedavi başladıktan birkaç hafta sonra yinelenmesi, ilerlemeyi somut biçimde gösterir. Kişinin kendi kaydını elinde tutması, tedaviye bağlılığını da belirgin biçimde artırır.
Sık İdrara Çıkma Az Miktarda İdrarla Olursa Ne Anlatır?
Sık idrara çıkma her seferde az miktarda idrarla oluyorsa, bu tablo mesanenin dolmayı beklemeden uyarı verdiğini ya da mesanenin tam boşalamadığını anlatır. Birinci durumda mesane duvarı aşırı duyarlıdır ve içindeki idrar azken bile güçlü bir sıkışma hissi oluşturur. İkinci durumda ise mesane her işemede yalnızca bir bölümünü boşaltır ve kalan idrar nedeniyle kısa sürede yeniden dolar. Bu iki tablo dışarıdan bakıldığında birbirine benzer, ancak tedavileri birbirinin tam tersidir. Ayrımı ultrasonla yapılan basit bir ölçümle netleştiririm. Az miktarda idrara idrar yaparken yanma, koku ve bulanıklık eşlik ediyorsa ilk düşündüğüm neden idrar yolu enfeksiyonudur. Ani başlayan ve birkaç gün içinde yerleşen şikâyetlerde enfeksiyon olasılığı belirgin biçimde artar. İdrarda kan görülmesi durumunda mesane taşı ve mesane içindeki kitleler mutlaka araştırılır. Sigara içen kişilerde bu araştırma daha erken ve daha ayrıntılı yapılır. Uzun süredir devam eden, gece de süren ve dolarken artan ağrıyla birlikte olan tabloda ise mesane duvarının süregelen iltihabı akla gelir.
İdrar örneğinin hangi soruya yanıt aradığı da burada önem kazanır. Tam idrar tahlili enfeksiyonu, kanı ve şekeri gösterir, kültür ise üreyen bakteriyi ve uygun ilacı belirler. Bunların dışında bambaşka bir amaçla istenen incelemeler de vardır; örneğin meninin dışarı gelmediği durumlarda boşalmadan sonra verilen idrar örneğinin incelenmesi tamamen farklı bir sorunun araştırılmasına yarar. Bu nedenle idrar verdim demek, gereken bütün incelemelerin yapıldığı anlamına gelmez. Az miktarda idrarla seyreden şikâyette erkeklerde prostat kaynaklı tıkanıklık da ayrıca değerlendirilir. Tıkanıklığı olan bir erkekte mesaneyi gevşeten ilaçların dikkatsiz kullanılması, idrarın hiç yapılamamasına yol açabilir. Kadınlarda leğen bölgesindeki sarkma ve menopoz sonrası incelen dokular benzer şikâyetler oluşturur. Kabızlık, dolu bağırsağın mesaneye baskı yapması nedeniyle her iki cinsiyette de sıklığı artırır. Bu nedenle bağırsak düzeninin sorgulanması, değerlendirmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Az miktarda idrarın nedeni ortaya konduğunda tedavi çoğu kişide kısa sürede sonuç verir.
Sık İdrara Çıkma Şeker Hastalığında Neden Bol İdrarla Birliktedir?
Sık idrara çıkma şeker hastalığında bol idrarla birlikte görülür, çünkü kandaki şeker belirli bir düzeyi aştığında böbrekler şekerin bir bölümünü idrarla dışarı atmaya başlar ve atılan şeker yanında su da sürükler. Böbrek süzgecinden geçen şeker normalde tamamen geri emilir ve idrara karışmaz. Kandaki düzey yükseldiğinde geri emilim kapasitesi dolar ve şeker idrarda görünür hâle gelir. İdrarda biriken şeker, suyu kendine çeken bir etki yaratır ve idrar miktarı belirgin biçimde artar. Bu nedenle şeker hastalığında kişi hem sık hem de her seferde bol idrar yapar. Artan idrar kaybı vücudu susuz bırakır ve buna bağlı olarak şiddetli bir susama hissi ortaya çıkar. Kişi susadığı için çok su içer, çok su içtiği için daha fazla idrar yapar ve döngü kendi kendini besler. Ağız kuruluğu, halsizlik, bulanık görme ve istem dışı kilo kaybı bu tabloya sık eşlik eder. Gece de bol miktarda idrar yapılması, şeker hastalığını mesane kaynaklı tablolardan ayıran önemli bir işarettir. Mesane kaynaklı sıklıkta ise gece kalkıldığında çıkan idrar miktarı azdır ve kişiyi uyandıran şey sıkışma hissidir.
Ayrımı yapmak aslında oldukça kolaydır ve birkaç günlük kayıt çoğu kişide yeterli olur. Kayıtta her seferde bol idrar ve yüksek günlük toplam görülüyorsa, mesaneyi gevşeten ilaçlara başlamak yerine kan şekerine bakarım. Basit bir açlık kan şekeri ölçümü ve idrar tahlili bu soruyu çoğu kişide yanıtlar. Şeker hastalığı olmayan kişilerde de aşırı su içme alışkanlığı aynı tabloyu oluşturabilir. Bazı hormon bozukluklarında ve böbreğin suyu tutma yeteneğinin azaldığı durumlarda da bol idrar görülür. Şeker hastalığının uzun sürdüğü kişilerde ise tablo zamanla tersine dönebilir. Kan şekeri yüksekliğinin mesaneyi kontrol eden sinirlerde yaptığı hasar, mesanenin dolduğunu hissettirmez hâle gelebilir. Bu kişilerde mesane aşırı dolar, tam boşalamaz ve taşma biçiminde idrar kaçırma ortaya çıkar. Böyle bir tabloda mesaneyi gevşeten ilaçlar sorunu ağırlaştırır. Bu nedenle şeker hastalığı bulunan bir kişide sık idrara çıkma şikâyetini her zaman ultrasonla kalan idrar ölçümüyle birlikte ele alırım. Kan şekeri yüksek bulunan kişilerde şikâyetin gerilemesi, şekerin kontrol altına alınmasıyla birlikte olur. Şeker düzeyi hedefe yaklaştıkça idrarla atılan şeker azalır ve idrar miktarı kendiliğinden düşer. Bu düzelme çoğu kişide birkaç hafta içinde fark edilir hâle gelir. Şikâyet buna rağmen sürüyorsa mesaneye yönelik ayrı bir değerlendirme yaparım.
Sık İdrara Çıkma Kaygıya Bağlı Olduğunda Nasıl Anlaşılır?
Sık idrara çıkma kaygıya bağlı olduğunda, şikâyetin belirli durumlarda ortaya çıkması ve uyku sırasında tamamen kaybolmasıyla anlaşılır. Kaygı kaynaklı tabloda kişi sınav, toplantı, yolculuk ve kalabalık ortam gibi kaçmanın güç olduğu durumlarda sık tuvalete gider. Evde dinlenirken, ilgisini çeken bir işle uğraşırken ya da tatildeyken aynı sıklık görülmez. Gece uykuya daldıktan sonra kişi tuvalete kalkmaz ve sabaha kadar rahat uyur. Mesane kaynaklı bir sorunda ise şikâyet ortamdan bağımsız biçimde sürer ve geceyi de etkiler. Kaygı kaynaklı tabloda sıkışma hissi genellikle ortama girmeden önce başlar ve kişi tuvalete gittiğinde az miktarda idrar çıkar. Kişilerin çoğu zamanla koruyucu bir alışkanlık geliştirir ve sıkışma hissi olmadan, yalnızca güvende olmak için tuvalete gider. Bu alışkanlık mesanenin küçük hacimlerde boşalmasına ve zamanla daha erken uyarı vermesine yol açar. Böylece başlangıçta ruhsal olan tablo, zaman içinde gerçek bir mesane davranışına dönüşür. Nefes darlığı, çarpıntı, avuç içlerinde terleme ve karında rahatsızlık hissinin eşlik etmesi de tanıyı destekler. Birkaç günlük kayıtta sıklığın gün içinde düzensiz dağılması ve belirli saatlerde kümelenmesi bu ayrımı kolaylaştırır.
Kaygıya bağlı sıklık saptandığında tedaviyi ilaçla değil, düzenle başlatırım. Tuvalete gitme aralığının kademeli olarak uzatılması, sıkışma hissinin geçmesini beklemeyi öğretir. Sıkışma anında oturup birkaç derin nefes almak ve leğen tabanı kaslarını birkaç saniye kasmak, hissin geçmesine yardımcı olur. Kafeinli içeceklerin azaltılması bu kişilerde belirgin fayda sağlar, çünkü kafein hem idrar üretimini hem de kaygıyı artırır. Su tüketiminin kısıtlanması ise yanlış bir yoldur ve koyulaşan idrar mesaneyi daha çok tahriş eder. Kaygının kendisi belirgin düzeydeyse ruh sağlığı alanından destek alınması süreci hızlandırır. Bu yaklaşımlarla kişilerin büyük bölümünde birkaç hafta içinde belirgin düzelme görülür. Kayıtla doğrulanmış gerçek bir mesane aşırı aktivitesi varsa tedavi basamak basamak ilerletilir ve önce davranışsal yöntemler, ardından ilaçlar denenir. Bu iki basamaktan sonuç alınamayan seçilmiş kişilerde mesane duvarına kapalı yöntemle yapılan iğne uygulaması gündeme gelir. Karar her zaman kayıtlara, ölçümlere ve kişinin günlük yaşamındaki zorlanmaya göre verilir.
Sık idrara çıkmak, tek başına bir tanı değil yalnızca bir başlangıç bulgusudur. Şikâyete ani ve ertelenmesi güç bir sıkışma eşlik ediyorsa ve her seferde az miktarda idrar çıkıyorsa mesane kaynaklı bir sorunu düşünürüm. Her seferde bol idrar çıkıyor ve sıkışma hissi belirgin değilse yolum kan şekerine ve sıvı alışkanlığına döner. Şikâyet yalnızca belirli ortamlarda ortaya çıkıyor ve uykuda kayboluyorsa kaygı kaynaklı tabloyu araştırırım. Birkaç günlük basit bir kayıt, bu üç yoldan hangisine girileceğini çoğu kişide tek başına gösterir. Doğru ayrım yapıldığında tedavi kısa sürede sonuç verir ve gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilir.
1 İşeme Günlüğünde Hangi Bilgiler Kaydedilir?
2 Kahve ve Çay Sık İdrara Çıkmayı Artırır mı?
3 Sık İdrara Çıkan Kişi Su Tüketimini Azaltmalı mıdır?
4 Kabızlık Mesane Şikâyetlerini Etkiler mi?
5 Soğuk Hava İdrar Sıklığını Neden Artırır?
6 İdrar Tahlili Sık İdrara Çıkmada Neyi Gösterir?
7 Sık İdrara Çıkma Erkeklerde Prostattan mı Kaynaklanır?
8 Kadınlarda Doğum Sonrası Sık İdrara Çıkma Görülür mü?
9 Pelvik Taban Egzersizi Sıkışma Hissini Azaltır mı?
10 Ultrason Sık İdrara Çıkma Şikâyetinde Ne Kadar Yardımcı Olur?
11 Ürodinami Testi Her Kişide Gerekli midir?
12 Sık İdrara Çıkma Çocuklarda Nasıl Değerlendirilir?
13 Sık İdrara Çıkma Ne Kadar Sürede Düzelir?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Overactive Bladder medlineplus.gov
- Bladder Control Problems (Urinary Incontinence) www.niddk.nih.gov
- Urinary Retention www.niddk.nih.gov
- Urine and Urination medlineplus.gov
- Urodynamic Testing www.niddk.nih.gov
- Bladder Diseases medlineplus.gov
- Literatür taraması: “overactive bladder antimuscarinic beta3 agonist treatment” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov