PSA değerinin neden tek bir sayıyla tanımlanamadığını, yaşın ve prostat hacminin sonucu nasıl değiştirdiğini, yükselme hızının ne anlattığını ve testin hangi aralıklarla yinelendiğini anlatıyorum.
PSA değeri için herkese uyan tek bir sayı bulunmaz, çünkü sonucun anlamı yaşa, prostatın hacmine, önceki ölçümlere ve muayene bulgularına göre değişir. Laboratuvar raporunda yer alan üst sınır, toplumun genelinden elde edilmiş bir ortalamadır ve kişiye özgü bir hedef değildir. Bu nedenle aynı sonuç bir erkekte hiçbir işlem gerektirmezken başka bir erkekte ileri incelemeye yol açabilir. Muayenehanede kendi sonucunu elinde tutup tek bir sayı duymak isteyen erkeklerle sık karşılaşırım. Onlara verdiğim yanıt hep aynı olur; sayının kendisi değil, o sayının kimde ve hangi koşullarda ölçüldüğü önemlidir. Bu bakış açısı, gereksiz biyopsileri de gereksiz rahatlamaları da önler.
PSA, prostat bezinin ürettiği ve kana küçük miktarlarda karışan bir proteindir. Bu protein yalnızca kanserde değil, prostatın büyümesinde, iltihabında, idrar yolu enfeksiyonunda, idrar yapamama durumunda ve yakın zamanda yapılan girişimlerden sonra da yükselir. Uzun süren bisiklet sürüşü ve boşalma bile sonucu bir miktar etkileyebilir. Bu kadar çok etkenden etkilenen bir testin tek bir ölçümle yorumlanması doğru sonuç vermez. Testin neden istendiğini, hangi hastalığı araştırdığını ve tanı basamaklarının tamamını görmek isteyen kişilere prostat bezinden köken alan kötü huylu hastalık sayfası bütünlüklü bir çerçeve sunar. Bu yazıda ise sonucun neden yaşa göre değiştiğini, prostat hacminin etkisini, yükselme hızının ne anlattığını, düşük sonucun ne kadar güven verdiğini ve testin hangi aralıklarla yinelendiğini anlatıyorum.
PSA Yaşa Göre Neden Değişir?
PSA yaşa göre değişir, çünkü prostat bezi yaş ilerledikçe büyür ve büyüyen doku kana daha fazla protein salgılar. Prostat, gençlikte ceviz büyüklüğünde olan bir salgı bezidir. Kırklı yaşlardan sonra bezdeki hücre sayısı kademeli olarak artar ve hacim yavaşça büyür. Bu büyüme iyi huylu bir süreçtir ve erkeklerin büyük bölümünde görülür. Hacim arttıkça kana karışan protein miktarı da doğal olarak yükselir. Bu nedenle genç bir erkekte dikkat çekici sayılan bir sonuç, ileri yaştaki bir erkekte olağan karşılanabilir. Değerlendirmede yaşa göre ayarlanmış üst sınırların kullanılması bu gerçeğe dayanır. Yaşa göre ayarlanmış sınırlar, genç erkeklerde daha düşük, ileri yaştaki erkeklerde ise daha yüksek tutulur. Genç erkeklerde sınırın düşük tutulması, erken dönemdeki hastalıkların gözden kaçmamasını amaçlar. İleri yaştaki erkeklerde sınırın yüksek tutulması ise iyi huylu büyümeye bağlı yükselmelerin gereksiz biyopsiye yol açmasını önler.
Yaşın etkisi yalnızca hacimle sınırlı kalmaz. İleri yaşta idrar yapma güçlüğü, mesanede kalan idrar ve idrar yolu enfeksiyonu daha sık görülür ve bu tabloların her biri sonucu yükseltir. Aynı dönemde prostat bezine yönelik muayene ve girişimlerin sayısı da artar. Bu nedenle ileri yaştaki bir erkekte yükselmiş bir sonucu tek başına yorumlamam ve önce yükseltebilecek geçici nedenleri araştırırım. Değerlendirmede kontrollerin ne zaman başlayacağı da yaşa göre belirlenir. Ailesinde prostat kanseri bulunan erkeklerde kontroller daha erken yaşta başlatılır. Babasında ya da erkek kardeşinde bu hastalık bulunan bir erkekte risk, aile öyküsü olmayanlara göre belirgin biçimde yüksektir. Ailede meme, yumurtalık ve pankreas kanserlerinin kümelenmesi de değerlendirmede önemli bir ipucu sayılır. Afrika kökenli erkeklerde hastalığın daha genç yaşta ortaya çıkabildiği bilinir ve kontrol takvimi buna göre düzenlenir. Kontrollerin ne zaman sonlandırılacağı ise yaşla birlikte genel sağlık durumuna ve beklenen yaşam süresine göre kararlaştırılır.
Yaşın bir başka etkisi, aynı sonucun taşıdığı anlamın zamanla değişmesidir. Kırklı yaşlarında ölçülen düşük bir değer, ilerleyen yıllar için bir başlangıç noktası oluşturur. Bu başlangıç değerinin bilinmesi, sonraki ölçümlerin çok daha anlamlı yorumlanmasını sağlar. Erken yaşta bir kez ölçüm yaptıran erkeklerde kontrollerin sıklığı bu değere göre planlanabilir. Başlangıç değeri çok düşük bulunan erkeklerde kontroller daha seyrek aralıklarla yapılabilir. Sınırda bulunan erkeklerde ise takvim baştan sıklaştırılır. Bu yaklaşım, hem gereksiz tetkiki hem de geç kalmayı önleyen dengeli bir yol oluşturur.
Prostat Hacmi PSA Değerini Nasıl Etkiler?
Prostat hacmi PSA değerini doğrudan etkiler, çünkü kana karışan protein miktarı büyük ölçüde salgı yapan doku kütlesiyle orantılıdır. Büyük bir prostat, hiçbir hastalık bulunmasa bile küçük bir prostata göre daha yüksek sonuç verir. Bu nedenle sonucu tek başına değil, ultrasonla ölçülen hacimle birlikte değerlendiririm. Hacme bölünerek elde edilen oran, yükselmenin iyi huylu büyümeyle açıklanıp açıklanamayacağını gösterir. Oran düşük bulunduğunda yükselmenin nedeni çoğunlukla hacimdir. Oran yüksek bulunduğunda ise aynı sonuç çok daha dikkatli ele alınır. Bu hesaplama, özellikle sınırda kalan sonuçlarda karar vermeyi belirgin biçimde kolaylaştırır. İyi huylu büyümede doku bezin iç bölgesinde artar ve idrar kanalına baskı yaparak işeme şikâyetleri oluşturur. Kötü huylu tümörlerin büyük bölümü ise bezin dış kenarına yakın bölgede başlar ve uzun süre idrar akışını etkilemez. Bu yerleşim farkı, şikâyeti olmayan bir erkekte de değerlendirme yapılmasının nedenini açıklar.
Hacmin yanında sonucun alt türleri de yorumu güçlendirir. Kanda dolaşan proteinin bir bölümü serbest hâlde, bir bölümü ise başka maddelere bağlı olarak bulunur. Serbest bölümün toplam içindeki oranı, iyi huylu büyüme ile kötü huylu süreçleri ayırt etmeye yardımcı olur. Bu oranın düşük bulunması kötü huylu bir sürecin olasılığını artırır. Oranın yüksek bulunması ise iyi huylu büyüme lehine yorumlanır. Bu hesaplama yalnızca belirli bir aralıkta kalan sonuçlarda anlam taşır ve her erkekte istenmez. Prostat hacmini küçültmek için kullanılan bazı ilaçların ölçümü belirgin biçimde düşürdüğü de unutulmamalıdır. Bu ilaçları kullanan erkeklerde sonuç, ilacın etkisi hesaba katılarak yorumlanır. Aksi hâlde gerçek bir yükselme normal sınırlar içinde görünebilir. Bu nedenle kullanılan tüm ilaçların test öncesinde bildirilmesi gerekir. Parmakla yapılan rektal muayene ise hacim, kıvam ve yüzeydeki düzensizlikler hakkında bilgi verir ve ölçüm normal olsa bile şüphe doğurabilir.
Hacim ölçümünün nasıl yapıldığı da sonucun güvenilirliğini etkiler. Karın üzerinden yapılan ultrason, mesane dolu olduğunda bezin boyutlarını kabaca gösterir. Makattan yapılan ultrason ise hacmi çok daha doğru ölçer ve şüpheli alanların değerlendirilmesine de olanak tanır. Hacim ölçümünün ölçümden bağımsız bir günde yapılması gerekir, çünkü makattan yapılan incelemeler değeri bir miktar yükseltebilir. Bu nedenle kan örneğini genellikle görüntülemeden önce alırım. Sıralamanın doğru kurulması, yeniden ölçüm yapma gereğini ortadan kaldırır.
PSA Hızı Ne Anlama Gelir?
PSA hızı, ölçümün zaman içinde ne kadar hızlı yükseldiğini gösterir ve tek bir sonuçtan çok daha değerli bir bilgi sunar. Bu hesaplama için en az iki, tercihen üç ölçümün belirli aralıklarla yapılmış olması gerekir. Ölçümlerin aynı laboratuvarda ve aynı yöntemle yapılması, karşılaştırmanın güvenilir olmasını sağlar. Farklı laboratuvarların sonuçları arasında küçük farklar bulunabilir ve bu farklar yanlış bir hız hesabına yol açabilir. Normal sınırlar içinde kalan ancak yıldan yıla belirgin biçimde yükselen bir ölçüm, sabit kalan yüksek bir ölçümden daha fazla dikkat gerektirir. Bu nedenle eski sonuçların saklanmasını ve her kontrole getirilmesini isterim. Yükselme hızının değerlendirilmesi, prostat hacminin de zaman içinde arttığı göz önünde bulundurularak yapılır. Yavaş ve düzenli bir artış çoğu zaman iyi huylu büyümeyle açıklanır. Kısa sürede ortaya çıkan belirgin sıçramalar ise farklı bir nedenin araştırılmasını gerektirir. Bu sıçramaların önemli bir bölümü kanserle değil, geçici tablolarla ilişkilidir.
Ani yükselmelerin nedenlerini bilmek gereksiz kaygıyı baştan önler. İdrar yolu enfeksiyonu, sonda takılması, mesane içi girişimler ve idrar yapamama tablosu ölçümü belirgin biçimde yükseltir. Prostat bezinin iltihaplanması da bu nedenlerin başında gelir ve özellikle genç erkeklerde sık karşılaşılan bir durumdur; ayrıntılı bilgi prostat bezinin iltihaplanmasıyla seyreden tablo sayfasında yer alır. Uzun süren bisiklet sürüşü ve ölçümden kısa süre önce yaşanan boşalma da sonucu bir miktar etkileyebilir. Bu nedenle test öncesinde birkaç gün cinsel perhiz ve bisikletten uzak durma öneririm. Enfeksiyon saptanan erkeklerde tedavi tamamlandıktan birkaç hafta sonra ölçüm yinelenir. Yineleme sonrasında değerin gerilemesi, yükselmenin geçici nedene bağlı olduğunu gösterir. Değer aynı düzeyde kalır ya da yükselmeyi sürdürürse görüntüleme aşamasına geçilir. Görüntüleme, bezin içinde şüpheli bir alan bulunup bulunmadığını ve varsa yerini gösterir. Bu bulgular biyopsinin gerekip gerekmediği kararına yön verir. Biyopsi kararı hiçbir zaman tek bir sayıya dayanarak verilmez.
Yükselme hızını doğru hesaplamak için ölçümlerin belirli bir düzene oturtulması gerekir. Birbirine çok yakın tarihlerde alınan ölçümler, günlük dalgalanmaları hız sanmaya yol açar. Aralarında çok uzun süre bulunan ölçümler ise ara dönemdeki değişimi gizler. Bu nedenle takip ölçümlerini planlı aralıklarla isterim ve tarihleri kayıt altına alırım. Kişinin kendi sonuçlarını tarihleriyle birlikte bir dosyada toplaması, hesabı kolaylaştıran pratik bir alışkanlıktır. Sonuçların yalnızca son değerine bakılması, hızın tümüyle gözden kaçmasına neden olur.
Düşük PSA Kanser Olmadığını Gösterir mi?
Düşük PSA kanser olmadığını kesin olarak göstermez ve bu testin en yanlış bilinen yanı da budur. Ölçümü normal sınırlar içinde bulunan erkeklerin küçük bir bölümünde biyopsiyle kanser saptanabilir. Bu tümörlerin bir bölümü yavaş seyirli iken bir bölümü saldırgan davranış gösterebilir. Bazı saldırgan tümörler, hücre yapıları bozulduğu için kana beklenen miktarda protein salgılamaz. Bu nedenle ölçümün düşük olması tek başına güvence oluşturmaz. Değerlendirmenin ikinci ayağı olan parmakla rektal muayene bu boşluğu büyük ölçüde doldurur. Muayenede bezin yüzeyinde sertlik, düzensizlik ya da bir nodül ele gelmesi, ölçüm normal olsa bile ileri inceleme gerektirir. Bu nedenle kan testini muayeneden ayrı düşünmem ve ikisini birlikte isterim. Ailesinde yoğun kanser öyküsü bulunan erkeklerde eşik daha dikkatli tutulur. Yeni ortaya çıkan ve geçmeyen kemik ağrıları da ölçümden bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Menide kan görülmesi ve boşalma sırasında ortaya çıkan ağrı da sorgulanması gereken başlıklar arasında yer alır. Bu bulguların çoğu iyi huylu nedenlere bağlıdır, ancak değerlendirme dışında bırakılmaları doğru değildir.
Düşük ölçümün yanlış güven vermesi, kontrollerin aksamasına yol açtığı için ayrıca önemlidir. Bir kez normal sonuç alan erkeklerin bir bölümü yıllarca kontrole gelmez. Oysa bu testin asıl değeri, tek bir ölçümde değil zaman içindeki değişimin izlenmesinde ortaya çıkar. Prostat bezini küçültmeye yönelik ilaç kullanan erkeklerde sonucun düşük görünmesi de ayrı bir yanılgı kaynağıdır. Bu erkeklerde gerçek değer, ilacın etkisi hesaba katılarak yorumlanır. Biyopside kanser saptandığında ise tedavi planı yalnızca kan değerine göre değil, tümörün derece grubuna ve yaygınlığına göre kurulur. Bezin içinde sınırlı kalan hastalıkta prostatın tamamen çıkarılması seçenekler arasında yer alır ve bu ameliyat günümüzde çoğunlukla kapalı yöntemle yapılır; ayrıntılar prostatın robotik yöntemle tümüyle çıkarılması sayfasında ele alınmıştır. Uygun seçilmiş erkeklerde bezin tamamı çıkarılmadan yalnızca hastalıklı bölgeye yönelen tedaviler de değerlendirilir. Hangi yolun seçileceği, kişinin yaşı, genel sağlık durumu ve tercihleri birlikte ele alınarak kararlaştırılır. Bu kararın ayrıntılı bir görüşmeyle verilmesi, sürecin her aşamasında olduğu gibi burada da belirleyicidir.
PSA Kaç Ayda Bir Tekrarlanmalıdır?
PSA kaç ayda bir tekrarlanacağı kişiye göre değişir ve bu aralık şikâyeti olmayan erkeklerde yıllarla, izlem altındaki erkeklerde ise aylarla ölçülür. Şikâyeti olmayan ve ilk ölçümü düşük bulunan erkeklerde kontroller birkaç yılda bir yapılabilir. İlk ölçümü sınırda bulunan ya da ailesinde kanser öyküsü olan erkeklerde aralık kısaltılır ve yıllık kontrol tercih edilir. Yükselme saptanan erkeklerde ilk yineleme birkaç hafta ya da birkaç ay sonra yapılır. Bu yinelemenin amacı, geçici nedenlerin dışlanmasıdır. Enfeksiyon nedeniyle tedavi alan erkeklerde ölçüm, tedavi bitiminden birkaç hafta sonra yinelenir. Biyopsi yapılan erkeklerde ise işlemin kendisi değeri yükselttiği için yeterli süre beklenir. Prostat hacmini küçülten ilaç başlanan erkeklerde birkaç ay sonra yeni bir başlangıç değeri belirlenir ve sonraki ölçümler bu yeni değerle karşılaştırılır. Hemen tedaviye geçilmeden yakın takiple izlenen düşük riskli hastalıkta ise ölçümler çok daha sık aralıklarla yinelenir. Bu izlem programına muayene, görüntüleme ve gerektiğinde yineleme biyopsisi de eklenir.
Tedavi almış erkeklerde takip düzeni tamamen farklı bir mantıkla kurulur. Prostatın tümüyle çıkarıldığı erkeklerde bezi üreten doku kalmadığı için değerin ölçülemeyecek kadar düşük olması beklenir. Bu erkeklerde ölçülebilir bir değerin ortaya çıkması ve yükselmesi, hastalığın yeniden etkinleştiğini düşündürür. Işın tedavisi alan erkeklerde ise prostat dokusu yerinde kaldığı için değer tamamen sıfırlanmaz ve düşük bir düzeyde seyreder. Bu erkeklerde en düşük değerin üzerine belirli bir miktar eklenmesi, yeniden etkinleşmenin ölçütü olarak kullanılır. Bezin yalnızca hastalıklı bölümünün hedeflendiği tedavilerde takip düzeni ayrıca planlanır ve odaklanmış ultrason enerjisiyle uygulanan hedefli tedavi sonrasında kontroller görüntülemeyle birlikte yürütülür. Takip aralıkları ilk yıllarda daha sıktır ve sorunsuz geçen süre uzadıkça açılır. Kontrollerde yalnızca kan değeri değil, idrar kontrolü ve cinsel işlev gibi başlıklar da sorgulanır. Ölçümlerin aynı laboratuvarda yapılması, takip boyunca karşılaştırmayı güvenilir kılar. Sonuçların kişinin kendisinde bir dosyada toplanması da uzun süren takiplerde büyük kolaylık sağlar. Takip aralıklarının kişiye yazılı olarak verilmesi, randevuların unutulmasını önler. Uzun yıllar süren izlemlerde kontrollerin aksaması, erken fark edilebilecek değişimlerin gözden kaçmasına yol açar. Bu nedenle takvimin baştan somut biçimde kurulmasını ve her kontrolde güncellenmesini isterim. Kontrol sırasında yeni ortaya çıkan şikâyetlerin de ayrıca sorgulanması gerekir. İdrar akımındaki zayıflama, gece idrara kalkma sayısındaki artış ve menide kan görülmesi bu başlıklar arasında yer alır. Bu şikâyetlerin çoğu iyi huylu nedenlere bağlıdır, ancak kayıt altına alınmaları gidişatın izlenmesini kolaylaştırır. Kontrol randevusuna eski raporlarla birlikte gelinmesi, karşılaştırmanın aynı görüşmede yapılmasını sağlar.
PSA değeri için herkese uyan tek bir sayı aramak, bu testin doğasına aykırı bir beklentidir. Aynı sonuç, yaşa ve prostat hacmine göre bambaşka anlamlar taşır. Zaman içindeki değişim hızı, tek bir ölçümden çok daha fazla bilgi verir ve bu nedenle eski sonuçların saklanması önemlidir. Düşük bir ölçüm kesin güvence oluşturmaz ve parmakla yapılan muayene değerlendirmenin ayrılmaz parçası olarak kalır. Yükselme saptandığında ilk adım biyopsi değil, geçici nedenlerin araştırılması ve ölçümün yinelenmesidir. Testin hangi aralıklarla yineleneceği ise kişinin yaşına, risk durumuna ve varsa aldığı tedaviye göre belirlenir.
1 PSA Testi Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
2 PSA Testi Aç Karnına mı Yapılır?
3 Prostat Büyümesi İçin Kullanılan İlaçlar Sonucu Değiştirir mi?
4 Serbest PSA Oranı Ne İşe Yarar?
5 Prostat MR Biyopsinin Yerini Tutar mı?
6 Biyopsi Sonrası PSA Ne Zaman Ölçülür?
7 Prostat Kanseri Ailede Varsa Kontrole Kaç Yaşında Başlanmalıdır?
8 İdrar Şikâyeti Olmayan Kişide Test Gerekli midir?
9 PSA Yüksekliği Her Zaman Biyopsi Gerektirir mi?
10 Kilo ve Beslenme PSA Sonucunu Etkiler mi?
11 Tedaviden Sonra PSA Neden Tamamen Sıfırlanmaz?
12 Ölçümler Farklı Laboratuvarlarda Yapılabilir mi?
13 PSA Ölçümü Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- Prostate Cancer—Patient Version www.cancer.gov
- Prostate Cancer Treatment www.cancer.gov
- Prostate Cancer Screening www.cancer.gov
- Prostate-Specific Antigen (PSA) Test www.cancer.gov
- Prostate Cancer medlineplus.gov
- Prostate Tests www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “prostate cancer radical prostatectomy oncologic outcomes” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov