Mesane içi ilaç tedavisinin uygulama gününü adım adım anlatıyorum. İlacın ne kadar bekletildiğini, seans sayısını, sıvı kısıtlamasını, sonda kullanımını ve kaçırılan seansın nasıl telafi edildiğini aktarıyorum.
Mesane içi ilaç tedavisi, idrar kanalından yerleştirilen ince bir sondayla ilacın doğrudan mesaneye verilmesi ve belirli bir süre mesanede tutulması yoluyla uygulanır. Uygulama anestezi gerektirmez, hastanede yatış istemez ve poliklinik koşullarında birkaç dakikada tamamlanır. Tedavinin asıl yükü işlemin kendisi değil, ilacın mesanede bekletildiği süre ve o gün uyulması gereken düzendir. Bu nedenle uygulamayı anlatırken yalnızca sondayı değil, günün tamamını anlatırım. Kişilerin çoğu ilk seanstan önce ne olacağını bilmediği için gereğinden fazla kaygı duyar. Oysa düzeni önceden bilen bir kişi, ilk seansı çok daha rahat geçirir.
Bu tedavi, mesanenin kas tabakasına ilerlememiş tümörlerinin kapalı ameliyatla çıkarılmasından sonra mesanede kalabilecek hücreleri hedef alır. İki ana ilaç grubu kullanılır; biri bağışıklık sistemini mesane duvarında uyaran zayıflatılmış bakteri içeren ilaç, diğeri hücrelerin çoğalmasını doğrudan engelleyen kemoterapi ilaçlarıdır. Hangi grubun seçileceği tümörün risk grubuna, kişinin bağışıklık durumuna ve önceki tedavilere göre belirlenir. Uygulama biçimi her iki grupta da büyük ölçüde aynıdır, bekleme süresi ve seans takvimi ise farklılaşır. Tedavinin gerekçesini, kimlere uygulandığını ve etkisini ayrıntılı biçimde görmek isteyen kişilere mesane içine verilen bağışıklık uyarıcı tedavi sayfası bütünlüklü bir çerçeve sunar. Bu yazıda ise uygulama gününü adım adım aktarıyorum ve ilacın ne kadar bekletildiğini, kaç seans uygulandığını, sıvı alımının neden kısıtlandığını, sondanın nasıl kullanıldığını ve kaçırılan bir seansın nasıl telafi edildiğini anlatıyorum.
Mesane İçi İlaç Tedavisinde İlaç Mesanede Ne Kadar Bekletilir?
Mesane içi ilaç tedavisinde ilaç, çoğu uygulamada bir ile iki saat arasında mesanede bekletilir ve bu süre ilacın mesane iç yüzeyiyle yeterince temas etmesi için gereklidir. Süre dolmadan idrarın yapılması, ilacın etkisini azaltır. Bu nedenle uygulamadan önce mesanenin tamamen boşaltılması ve o sabah fazla sıvı alınmaması istenir. Bekleme süresi boyunca kişinin poliklinikte kalması zorunlu değildir ve yakın oturan kişiler bu süreyi evde geçirebilir. Bazı merkezlerde ilacın mesanenin tüm duvarlarına ulaşması için belirli aralıklarla sırtüstü, yüzüstü ve yan yatılması istenir. Bu pozisyon değişikliği zorunlu bir kural değildir, ancak uygulanması zarar vermez. Süre dolduğunda idrar oturarak ve etrafa sıçratmadan boşaltılır. Bağışıklık uyarıcı ilaç kullanılan uygulamalarda ilk saatlerdeki idrar canlı bakteri içerdiği için tuvalet hijyenine özellikle dikkat edilir. Her idrardan sonra ellerin ve genital bölgenin sabunlu suyla yıkanması gerekir. Tuvalete çamaşır suyu dökülüp bir süre bekletildikten sonra sifonun çekilmesi de ilk gün için önerilen bir önlemdir.
Bekleme süresini her kişi aynı rahatlıkta tamamlayamaz. Seanslar ilerledikçe mesane duvarındaki iltihabi tepki artar ve sıkışma hissi belirginleşir. İlk seanslarda iki saati rahat tamamlayan bir kişi, ilerleyen haftalarda bir saati zor doldurabilir. Böyle bir durumda süreyi zorlamak yerine kısaltmayı tercih ederim, çünkü idrarın kaçırılması hem kişiyi yıpratır hem de hijyen açısından sorun yaratır. Süre kısaldığında ilacın miktarı ya da uygulama aralığı gözden geçirilir. Bekleme sırasında hafif yanma ve karın alt bölgesinde dolgunluk hissi beklenen bulgulardır. Şiddetli ağrı, titreme ve yüksek ateş ise beklenen bulgular arasında yer almaz ve vakit kaybedilmeden bildirilmelidir. Süre dolduktan sonra bol su içilmesi, mesanede kalan ilacın atılmasına ve yanmanın azalmasına yardımcı olur. Uygulama günü ağır fiziksel etkinlikten kaçınmak ve dinlenmek şikâyetlerin hafif geçmesini sağlar. Uygulama haftası boyunca cinsel ilişkide korunma yöntemi kullanılması da eşin ilaçla temasını önler.
Bekleme süresini nerede geçirileceği de kişiye göre planlanır. Poliklinikte beklemeyi tercih edenler için sakin bir oturma alanı yeterlidir. Evine dönmeyi tercih edenlerde yolun uzunluğu ve trafiğin durumu hesaba katılır. Yolda sıkışma hissiyle baş başa kalmak, süreyi tamamlayamamanın en sık nedenidir. Bu nedenle uzak oturan kişilere ilk birkaç seansı merkezde geçirmelerini öneririm. Süre dolduğunda idrarın nerede yapılacağının önceden bilinmesi de kaygıyı azaltır. Bekleme sırasında oturarak okumak ya da kısa bir yürüyüş yapmak zamanın geçmesini kolaylaştırır. Karnına baskı yapan dar kemer ve dar pantolon giyilmemesi, sıkışma hissinin erken başlamasını önler.
Mesane İçi İlaç Tedavisi Kaç Seans Uygulanır?
Mesane içi ilaç tedavisi, başlangıç döneminde çoğunlukla haftada bir kez olmak üzere altı hafta boyunca uygulanır ve ardından risk grubuna göre bir ile üç yıl süren daha seyrek seanslarla sürdürülür. Bu ilk altı haftalık döneme başlangıç kürü adı verilir ve amacı mesane duvarında güçlü bir yanıt oluşturmaktır. Başlangıç kürünün tamamlanmasından birkaç ay sonra mesane içi kamerayla kontrol yapılır. Kontrolde yeni bir tümör görülmezse tedaviye sürdürme seanslarıyla devam edilir. Sürdürme seansları belirli aylarda, birkaç hafta art arda ve haftada bir uygulama biçiminde planlanır. Orta risk grubundaki tümörlerde bu dönem çoğu zaman bir yıl sürer. Yüksek risk grubundaki tümörlerde ise sürdürme tedavisinin üç yıla kadar uzatılması önerilir. Kemoterapi ilacıyla yapılan uygulamalarda takvim farklıdır ve düşük riskli tek tümörlerde kapalı ameliyattan hemen sonra tek doz verilmesi yeterli olabilir. Orta riskli tümörlerde kemoterapi, haftalık seansların ardından aylık seanslarla sürdürülebilir. Toplam seans sayısı bu nedenle kişiden kişiye belirgin biçimde değişir.
Seans takvimini planlarken yalnızca tümörün özelliklerine bakmam. Kişinin yaşadığı yer, işe devam durumu ve ulaşım olanakları da takvime girer. Uzaktan gelen kişilerde seans saatlerini gün içinde erkene almak, aynı gün dönüşü mümkün kılar. Yan etkilerin belirgin olduğu kişilerde uygulama aralığı açılabilir ya da ilaç miktarı azaltılabilir. Program boyunca her seanstan önce bir önceki uygulamadan sonra yaşanan şikâyetleri tek tek sorarım. Belirgin yanma, ateş ve idrarda kanama varsa o haftanın seansı ertelenir. Gerekli görüldüğünde idrar tahlili yapılır ve enfeksiyon saptanırsa önce bu tablo tedavi edilir. Mesane içi uygulamalar yalnızca tümör tedavisinde kullanılmaz; mesane iç yüzeyindeki koruyucu tabakanın onarılması amacıyla da benzer bir yöntemle ilaç verilebilir ve bu uygulama mesane dolarken artan ağrıyla seyreden tablo için ayrı bir seans düzeni izler. Bu nedenle mesane içi tedavi denince tek bir program akla gelmemelidir. Sürdürme döneminin tamamlanması, kontrollerin bittiği anlamına da gelmez. Kontroller belirli aralıklarla uzun yıllar boyunca sürer ve aksatılmaması gerekir.
Seans sayısını konuşurken kişilerin aklındaki asıl soru, tedavinin ne zaman biteceğidir. Bu soruya en baştan yazılı bir takvimle yanıt veririm ve süreci belirsiz bırakmam. Takvimde başlangıç kürünün tarihleri, kontrol sistoskopisinin zamanı ve sürdürme dönemlerinin ayları ayrı ayrı yer alır. Kişinin bu takvimi görmesi, uzun süren tedaviye uyumunu belirgin biçimde artırır. Kontrol bulgularına göre takvimin değişebileceği de baştan anlatılır. Başlangıç küründen sonra yapılan kontrolde tümör saptanan bazı kişilerde ikinci bir başlangıç kürü uygulanabilir. Böyle bir durumda plan yeniden yazılır ve gerekçesi ayrıntılı olarak paylaşılır.
Mesane İçi İlaç Tedavisinden Önce Sıvı Alımı Neden Kısıtlanır?
Mesane içi ilaç tedavisinden önce sıvı alımı kısıtlanır, çünkü mesanenin hızla dolması hem ilacı seyreltir hem de bekleme süresinin tamamlanmasını güçleştirir. Böbrekler kesintisiz idrar üretir ve üretilen idrar mesanede ilacın üzerine eklenir. Fazla sıvı alındığında ilacın yoğunluğu düşer ve mesane duvarıyla teması azalır. Aynı zamanda mesane hızla dolduğu için sıkışma hissi erken başlar ve kişi süreyi tamamlayamaz. Bu nedenle uygulamadan önceki birkaç saat boyunca sıvı alımının azaltılmasını isterim. Kısıtlama uygulama saatiyle sınırlıdır ve günün tamamını kapsamaz. Susuz kalmak gerekmez, yalnızca uygulamadan önceki kısa dönemde ölçülü davranılması yeterlidir. Kahve, çay ve kolalı içecekler idrar üretimini artırdığı için o sabah özellikle kaçınılması gereken içeceklerdir. İdrar söktürücü ilaç kullanan kişilerde ilacın alınma saati hekimle birlikte yeniden düzenlenir. Uygulamadan hemen önce mesanenin tamamen boşaltılması da bu hazırlığın ayrılmaz bir parçasıdır.
Kısıtlamanın sınırlarını doğru çizmek önemlidir. Uzun süren ve aşırıya kaçan bir sıvı kısıtlaması idrarı koyulaştırır ve mesane duvarını tahriş eder. Koyu idrar, zaten iltihaplı olan duvarda yanmayı artırır. Sıcak havalarda ve uzun yol sonrası gelen kişilerde susuz kalma riski ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle kısıtlamayı uygulamadan önceki kısa dönemle sınırlar, süre dolduktan sonra bol sıvı alımını öneririm. Uygulamadan sonra içilen su, mesanede kalan ilacın atılmasını hızlandırır ve şikâyetleri azaltır. Bu düzen, idrar yolu enfeksiyonu olasılığını da azaltan bir etki gösterir. Uygulama sonrası günlerde idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve hafif kanama görülebilir ve bu bulgular tedavinin beklenen yansımalarıdır. Aynı şikâyetler enfeksiyonda da görüldüğü için ayrımın yapılması gerekir; ateş, idrarda koku ve bulanıklık eklendiğinde idrar yaparken yanmayla seyreden mesane enfeksiyonu akla gelir ve idrar tahlili istenir. Bu ayrım yapılmadan bir sonraki seansa geçilmez. Enfeksiyon saptanan kişilerde uygun tedavi verilir ve program birkaç hafta ertelenir. Sıvı düzenine uyulması, bu tür aksamaların sayısını belirgin biçimde azaltır. Sıvı alımını nasıl ayarlayacağını bilemeyen kişilere basit bir ölçü veririm. Uygulama sabahı kahvaltıda alışılmış miktarın yarısı kadar sıvı içilmesi, çoğu kişide yeterli bir hazırlık sağlar. Uygulamadan sonraki saatlerde ise su tüketimi olağan düzeyin üzerine çıkarılır. Bu iki basit kural, hem sürenin tamamlanmasını hem de şikâyetlerin hafif geçmesini sağlar.
Mesane İçi İlaç Tedavisi Sırasında Sonda Nasıl Kullanılır?
Mesane içi ilaç tedavisi sırasında sonda, idrar kanalından mesaneye nazikçe ilerletilen ince ve yumuşak bir kateter olarak kullanılır ve ilaç verildikten hemen sonra çekilir. Sondanın mesanede kalması gerekmez ve işlem boyunca yerinde tutulmaz. Uygulamadan önce idrar kanalının girişi antiseptik bir solüsyonla temizlenir. Ardından kanala hem uyuşturucu hem de kaydırıcı özellik taşıyan bir jel verilir ve etkisini göstermesi için kısa bir süre beklenir. Bu bekleme, işlemin rahat geçmesini sağlayan en önemli ayrıntılardan biridir ve atlanmamalıdır. Sonda ilerletildiğinde mesanede kalan idrar önce boşaltılır. Mesane tamamen boşaldıktan sonra sulandırılmış ilaç yavaşça verilir. İlaç verilirken basınç uygulanmaz, çünkü hızlı verilen sıvı mesane duvarını gerer ve sıkışma hissini erkenden başlatır. İlaç bittiğinde sonda geri çekilir ve kişi bekleme süresini başlatır. İşlemin tamamı birkaç dakika sürer ve çoğu kişi yalnızca kısa süreli bir rahatsızlık hisseder.
Sonda takılması her kişide aynı kolaylıkta olmaz. Erkeklerde idrar kanalı daha uzundur ve prostat bölgesinde doğal bir kıvrım bulunur. Prostatı büyük olan erkeklerde bu geçiş zorlaşabilir ve daha ince ya da ucu kıvrık bir sonda tercih edilir. Daha önce idrar kanalında darlık gelişmiş kişilerde işlem öncesinde bu darlığın durumu değerlendirilir. Zorlamayla ilerletilen bir sonda kanalda yaralanmaya ve kanamaya yol açabilir. Böyle bir durumda ilaç verilmez ve seans ertelenir, çünkü yaralanmış bir kanaldan ilacın kana karışma olasılığı artar. Aynı kural, işlem sırasında belirgin kanama görülen kişiler için de geçerlidir. Kadınlarda idrar kanalı kısa olduğu için işlem çoğunlukla daha kolay tamamlanır. İşlem sırasında derin ve yavaş nefes alınması, leğen tabanı kaslarının gevşemesini sağlar ve geçişi kolaylaştırır. Sondanın her kişi için tek kullanımlık ve steril olması zorunludur. İşlemden sonra birkaç saat süren hafif yanma beklenen bir durumdur ve bol sıvı alımıyla azalır. Bu şikâyet günlerce sürerse ya da idrar hiç yapılamazsa gecikmeden değerlendirme gerekir. Sonda konusunda kişilerin en çok merak ettiği soru, işlemin her seansta yinelenip yinelenmeyeceğidir. Yanıt açıktır; her seansta yeni ve steril bir sonda kullanılır ve işlem baştan yapılır. Seanslar ilerledikçe kişiler bu uygulamaya alışır ve ilk seanstaki kaygı belirgin biçimde azalır. İşlem sırasında ayakların gevşek bırakılması ve karnın kasılmaması geçişi kolaylaştıran iki basit ayrıntıdır.
Mesane İçi İlaç Tedavisinde Seans Kaçırılırsa Program Nasıl Düzenlenir?
Mesane içi ilaç tedavisinde bir seans kaçırıldığında program baştan başlatılmaz, kaçırılan seans mümkün olan en yakın tarihe alınarak takvim kaydırılır. Tek bir haftalık gecikme tedavinin bütününü bozmaz. Bu nedenle seansını kaçıran kişilerin paniğe kapılmasına gerek yoktur. Gecikme birkaç haftayı aştığında ise durum yeniden değerlendirilir ve kalan seansların sayısı gözden geçirilir. Uzun süreli aksamalar, mesane duvarında oluşan yanıtın zayıflamasına yol açabilir. Başlangıç kürü sırasında yaşanan aksamalar, sürdürme dönemindekilere göre daha fazla önem taşır. Seansların kaçırılma nedeni çoğu zaman yan etkilerdir ve bu durumda erteleme zaten planlı olarak yapılır. Ateş, belirgin yanma, idrarda yoğun kanama ve idrar yolu enfeksiyonu erteleme gerektiren başlıca nedenlerdir. Bu tablolarda önce sorun tedavi edilir, ardından seanslara devam edilir. İş, yolculuk ya da başka bir hastalık nedeniyle kaçırılan seanslarda ise yalnızca tarih kaydırılır. Her erteleme kayıt altına alınır ve program bu kayıt üzerinden yeniden yazılır.
Takvime uyumu kolaylaştıran birkaç pratik yöntem vardır. Seans günlerinin haftanın aynı gününe sabitlenmesi, unutmayı belirgin biçimde azaltır. Tüm program tarihleriyle birlikte yazılı olarak verilir ve kişinin bu listeyi görünür bir yere asması istenir. Uzun süren sürdürme dönemlerinde hatırlatma kurulması da yararlı olur. Kontrol sistoskopisi tarihleri de aynı listeye eklenir, çünkü bu kontroller sürdürme dönemlerinin başlangıcını belirler. Tedaviye ara verilen dönemlerde şikâyet olmaması, hastalığın geçtiği anlamına gelmez. Bu nedenle ara dönemlerde de kontrollere gelinmesi gerekir. Yan etkiler nedeniyle tedaviyi sürdüremeyen kişilerde ise seçenek değiştirilir ve mesane içi kemoterapi gündeme gelir. Mesane duvarına yapılan uygulamaların hepsi aynı amaca hizmet etmez; sıkışma tipi şikâyetlerin tedavisinde kullanılan mesane kasına kapalı yöntemle yapılan enjeksiyon tamamen farklı bir gerekçeyle uygulanır. Bu ayrımın kişiye açıkça anlatılması, beklentilerin doğru kurulmasını sağlar. Programın sonuna gelindiğinde takip düzeni yeniden planlanır ve kontrollerin aralığı kademeli olarak açılır.
Mesane içi ilaç tedavisi, uygulaması kısa ama düzeni titizlik isteyen bir tedavidir. İlaç ince bir sondayla verilir, bir ile iki saat mesanede bekletilir ve ardından oturarak boşaltılır. Uygulamadan önceki sıvı kısıtlaması ilacın seyrelmesini önler, uygulamadan sonraki bol sıvı ise şikâyetleri azaltır. Seanslar haftalık bir başlangıç küründen sonra daha seyrek aralıklarla uzun süre devam eder. Kaçırılan bir seans programın baştan başlatılmasını gerektirmez, yalnızca takvimin kaydırılmasıyla telafi edilir. Uygulama gününün nasıl geçeceğini önceden bilmek, kişilerin bu süreci çok daha rahat tamamlamasını sağlar. Sorular biriktiğinde her seans öncesinde bunları sormak, sürecin güvenle yürütülmesine katkı verir.
1 Mesane İçi İlaç Tedavisi Ağrılı mıdır?
2 Uygulama Sonrası İdrarda Kan Görülmesi Beklenen bir Durum mudur?
3 Tedavi Sırasında Çalışmaya Devam Edilebilir mi?
4 Uygulama Günü Araç Kullanılabilir mi?
5 Mesane İçi Uygulama Haftasında Cinsel İlişki Uygun mudur?
6 Evde Tuvalet Hijyeni Nasıl Sağlanır?
7 Ateş Çıkarsa Ne Yapılmalıdır?
8 Antibiyotik Kullanılırken Seans Yapılabilir mi?
9 Tedavi Sonrası Kontroller Hangi Aralıklarla Yapılır?
10 Mesane İçi Kemoterapi ile Bağışıklık Tedavisi Arasındaki Fark Nedir?
11 Uygulama Sırasında Sonda Takılamazsa Ne Olur?
12 Mesane İçi İlaç Tedavisi Günlerinde Sıvı Alımı Nasıl Düzenlenir?
13 Sürdürme Tedavisi Erken Bırakılabilir mi?
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.
- What Is Bladder Cancer? www.cancer.gov
- Bladder Cancer Treatment www.cancer.gov
- Bladder Cancer medlineplus.gov
- Hematuria (Blood in the Urine) www.niddk.nih.gov
- Cystoscopy & Ureteroscopy www.niddk.nih.gov
- Urinary Diversion www.niddk.nih.gov
- Literatür taraması: “non muscle invasive bladder cancer intravesical BCG” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov