Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara Pzt.-Cuma 09.00 – 17.00 · Cmt. 09.00 – 16.00
Prof. Dr. Hasan Biri • Üroloji Uzmanı · Üroonkoloji ve Robotik Cerrahi
Hastalıklar

Testis Kanseri (Testis Germ Hücreli Tümörü)

Testis kanseri şüphesiyle başvuran hastalarıma ağrısız sertliğin önemini, kendi muayeneyi, tanı testlerini ve tedavi seçeneklerini anlattım.

Testis kanseri, testislerde sperm üretiminden sorumlu hücrelerden gelişen ve özellikle genç erkeklerde görülen bir kanser türüdür. Hastalığın en sık ilk belirtisi, testiste fark edilen ve çoğu zaman ağrı yapmayan bir sertlik ya da şişliktir. Testis kanseri, erken dönemde tanı konduğunda ve uygun şekilde tedavi edildiğinde iyileşme şansı çok yüksek olan kanserler arasında yer alır. Bu nedenle genç erkeklerin testislerini düzenli olarak kendileri muayene etmesi ve fark ettikleri değişiklikleri beklemeden değerlendirtmesi büyük önem taşır.

Bu yazıda testis kanserinin ne olduğunu, belirtilerini, hangi yaşlarda görüldüğünü, ağrısız sertliğin önemini, inmemiş testisle ilişkisini, kendi kendine muayeneyi, tanı sürecini, evrelerini ve tedavi seçeneklerini ayrıntılı olarak anlatıyoruz.

Testis Kanseri Nedir?

Testis kanseri, testislerin içinde sperm hücrelerine dönüşecek öncül hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalarak kötü huylu bir tümör oluşturmasıdır. Testisler, torba içinde yer alan ve hem sperm hem de erkeklik hormonu olan testosteron üreten iki organdır. Testis kanserlerinin büyük çoğunluğu, sperm üreten kanalcıkların içindeki öncül hücrelerden köken alır. Bu tümörler kendi içinde seminom ve seminom dışı tümörler olarak iki ana gruba ayrılır. Seminom türündeki tümörler genellikle daha yavaş büyür, ışın tedavisine ve kemoterapiye oldukça duyarlıdır ve biraz daha ileri yaşlarda görülür.

Seminom dışı tümörler ise daha genç yaşta ortaya çıkma, daha hızlı büyüme ve daha erken yayılma eğilimi gösterir ve çoğu zaman birden fazla hücre türünü bir arada içerir. Testis kanserlerinin daha küçük bir kısmı, testosteron üreten hücrelerden ya da destek hücrelerinden gelişir. İleri yaştaki erkeklerde testiste görülen kitlelerin önemli bir bölümü ise testisten değil, vücudun başka bir yerinden kaynaklanan lenfomalardır. Testis kanseri genellikle tek testiste gelişir, ancak bir testisinde kanser geçirmiş kişilerde diğer testiste de tümör gelişme olasılığı bulunur.

Tüm kanserler içinde seyrek görülmesine karşın genç erkeklerde en sık rastlanan katı tümörlerden biridir. Testis kanseri lenf yolları aracılığıyla önce karın arka duvarındaki lenf bezlerine, daha sonra akciğer gibi uzak organlara yayılabilir, ancak ileri evrelerde bile uygun tedaviyle kontrol altına alınma şansı yüksektir.

Testis Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Testis kanseri belirtileri arasında en sık görüleni, testisin içinde elle fark edilen ve genellikle ağrı yapmayan sert bir kitle ya da şişliktir. Bazı erkekler testislerinden birinin eskisine göre büyüdüğünü, sertleştiğini ya da şeklinin değiştiğini fark eder. Torbada ağırlık hissi ve kasıkta ya da karnın alt kısmında künt bir ağrı ya da çekilme hissi de görülebilir.

Testisin çevresinde sıvı birikmesi, testisin kendisinin elle değerlendirilmesini zorlaştırarak tümörün fark edilmesini geciktirebilir. Tümörün içinde kanama olduğunda testiste aniden başlayan ağrı ve şişlik ortaya çıkabilir ve bu durum iltihap ya da burulma ile karışabilir.

Bazı testis tümörleri hormon benzeri maddeler salgıladığı için memelerde büyüme ya da hassasiyet görülebilir. Hastalık karın arka duvarındaki lenf bezlerine yayıldığında bel ya da sırt ağrısı, karında dolgunluk ve iştahsızlık ortaya çıkabilir. Akciğerlere yayılım geçmeyen öksürüğe, nefes darlığına ve nadiren kanlı balgama yol açabilir. Boyunda ele gelen lenf bezi, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik de ileri evrede görülebilecek belirtiler arasındadır.

Bazı erkeklerde testis tümörü hiçbir şikâyet olmadan, çocuk sahibi olamama nedeniyle yapılan incelemelerde saptanır. Belirtilerin çoğu testisin iyi huylu hastalıklarında da görülebileceği için testiste fark edilen her değişikliğin üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Testis Kanseri Hangi Yaşta Görülür?

Testis kanseri en sık ergenlik döneminden sonra genç erişkinlik yıllarında ve orta yaş öncesinde görülür ve bu yaş grubundaki erkeklerde en sık rastlanan katı tümörlerden biridir. Hastalığın genç erkekleri etkilemesi, bu yaş grubunun kendi sağlığına gösterdiği ilginin sınırlı olabilmesi nedeniyle tanının gecikmesine yol açabilir. Seminom dışı tümörler daha çok ergenlik sonrası ve genç erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Seminom türündeki tümörler ise ortalama olarak biraz daha ileri yaşlarda, genç erişkinliğin sonları ile orta yaşın başlarında daha sık görülür.

Testis kanseri çocukluk döneminde nadirdir ve bu dönemde görülen tümörler erişkinlerdekinden farklı türlerdedir. İleri yaştaki erkeklerde testiste saptanan kitlelerin önemli bir kısmı testis kaynaklı öncül hücre tümörleri değil, lenfoma gibi başka kanserlerdir. Bu nedenle testiste kitle saptanan kişinin yaşı, olası tümör türü hakkında hekime ilk ipucunu verir. Yaşa göre değişen tümör türleri, tanıda istenen tümör belirteçlerinin yorumlanmasında ve tedavi planlamasında da dikkate alınır.

Genç yaşta görülmesi, tedavi sürecinde doğurganlığın korunmasını da önemli bir konu hâline getirir. Hastalığın görüldüğü yaş aralığı göz önünde bulundurularak ergenlik döneminden itibaren erkeklere kendi kendine testis muayenesinin öğretilmesi önerilir. Hangi yaşta olursa olsun testiste fark edilen yeni bir sertlik ya da büyüme ertelenmeden değerlendirilmelidir.

Testiste Ağrısız Sertlik Kanser Belirtisi midir?

Testiste ağrısız sertlik, testis kanserinin en tipik belirtisidir ve testisin kendi dokusu içinde fark edilen sert bir kitle aksi kanıtlanana kadar kanser olasılığı açısından değerlendirilir. Testis kanserlerinin büyük çoğunluğu ağrı yapmadan büyüdüğü için ağrının olmaması kişiyi yanlış bir şekilde rahatlatabilir. Torba içinde ele gelen her şişlik ise kanser değildir ve birçok iyi huylu durum da benzer şikâyetlere yol açabilir. Testisin arkasında yer alan ve spermlerin olgunlaştığı epididim adlı yapıda gelişen kistler, yumuşak ve testisten ayrı hissedilen şişlikler oluşturur.

Testisin çevresinde sıvı birikmesiyle oluşan su fitiği, torbanın tamamında yumuşak ve düzgün bir şişliğe neden olur. Torba içindeki toplardamarların genişlemesi, özellikle ayakta belirginleşen ve solucan torbası gibi hissedilen bir şişlik yapar. Epididim ya da testis iltihabı ise genellikle ağrı, kızarıklık ve bazen ateşle birlikte seyreder. Bu durumlardan farklı olarak testis kanseri çoğunlukla testisin kendi içinde, sert ve düzensiz bir nodül ya da testisin tamamında sertleşme şeklinde hissedilir. İltihap düşünülerek verilen antibiyotik tedavisine rağmen kısa sürede düzelmeyen şişlikler mutlaka ultrasonla değerlendirilmelidir.

Torba ultrasonu, kitlenin testisin içinde mi dışında mı olduğunu ve katı mı yoksa sıvı dolu mu olduğunu kolaylıkla ayırt eder. Testiste ağrısız sertlik fark eden bir erkeğin birkaç hafta beklemeden üroloji muayenesine başvurması, erken tanı için en önemli adımdır.

İnmemiş Testis Öyküsü Kanser Riskini Artırır mı?

İnmemiş testis öyküsü, testis kanseri riskini artırır ve bu durum testis kanseri için bilinen en önemli risk faktörüdür. Testisler anne karnındaki gelişim sırasında karın içinde oluşur ve doğuma yakın dönemde kasık kanalından geçerek torbaya iner. Testislerden birinin ya da her ikisinin torbaya inmeden karın içinde ya da kasık kanalında kalması inmemiş testis olarak adlandırılır. Uygun sıcaklıkta olmayan ortamda kalan testiste sperm üreten hücrelerin gelişimi bozulur ve bu hücrelerde ileride kansere dönüşebilecek değişiklikler oluşabilir.

İnmemiş testis öyküsü olan erkeklerde kanser riski en çok inmemiş olan testiste artar, ancak normal inmiş olan diğer testiste de risk bir miktar yükselir.

Bu durum, inmemiş testisin yalnızca yer sorunu değil, testis gelişimini etkileyen daha genel bir bozukluğun parçası olabileceğini düşündürür. İnmemiş testisin bebeklik döneminde erken yaşta ameliyatla torbaya indirilmesi, kanser riskini azaltır ve doğurganlığın korunmasına katkı sağlar. Ergenlik döneminden sonra indirilen testislerde kanser riski, erken yaşta indirilenlere göre daha yüksektir. Testisin torbaya indirilmesi riski tamamen ortadan kaldırmaz, ancak testisi elle muayene edilebilir bir konuma getirerek olası bir tümörün erken fark edilmesini sağlar. Karın içinde kalan ve hiç indirilmemiş testislerde gelişen tümörler muayeneyle hissedilemediği için geç fark edilebilir.

Bu nedenle inmemiş testis öyküsü olan tüm erkeklerin düzenli olarak kendi kendine testis muayenesi yapması ve şüpheli bir değişiklikte vakit kaybetmeden başvurması önerilir. Ailesinde testis kanseri bulunanlar, daha önce bir testisinde kanser geçirenler, testisleri küçük olan ve çocuk sahibi olmakta zorlanan erkekler de risk grubunda yer alır.

Testis Kanseri Kendi Kendine Nasıl Fark Edilir?

Testis kanseri, ayda bir kez sıcak bir duşun ardından torba derisi gevşemişken her testisin parmaklar arasında nazikçe yuvarlanarak sertlik, yumru ya da büyüme açısından incelenmesiyle kendi kendine fark edilebilir. Sıcak suyla gevşeyen torba derisi, testislerin daha kolay ve rahat hissedilmesini sağlar. Muayeneye başlamadan önce ayna karşısında torbada görünür bir şişlik ya da şekil değişikliği olup olmadığına bakılabilir. Her testis ayrı ayrı ele alınır ve başparmak ile işaret ve orta parmaklar arasında hafif bir baskıyla yuvarlanarak tüm yüzeyi incelenir.

Sağlıklı bir testisin yüzeyi düzgündür ve kıvamı sıkı ancak esnektir. Testisin arka ve üst kısmında hissedilen yumuşak, kıvrımlı yapı spermlerin taşındığı epididimdir ve bu yapının hissedilmesi normaldir. Testislerden birinin diğerinden biraz daha büyük ya da daha aşağıda olması da normal kabul edilir. Testisin içinde pirinç tanesi ya da nohut büyüklüğünde sert bir nokta, düzensiz bir yumru, testisin bir bölümünde ya da tamamında sertleşme dikkat edilmesi gereken bulgulardır. Testisin boyutunda son muayeneye göre belirgin büyüme ve torbada ağırlık hissi de not edilmelidir.

Düzenli yapılan muayene, kişinin kendi testislerinin normal yapısını tanımasını ve yeni gelişen bir değişikliği kolayca fark etmesini sağlar. Kendi muayenesinde herhangi bir değişiklik fark eden kişinin endişe edip beklemek yerine kısa süre içinde üroloji uzmanına başvurması gerekir, çünkü fark edilen değişikliklerin çoğu iyi huylu olsa da kesin ayrım ancak muayene ve ultrasonla yapılabilir.

Testis Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Testis kanseri, fizik muayene, torba ultrasonu ve kanda tümör belirteçlerinin ölçülmesiyle güçlü biçimde düşünülür ve kesin tanı kasıktan yapılan kesiyle çıkarılan testisin patolojik incelemesiyle konur. Hekim önce şişliğin ne zaman fark edildiğini, ağrı olup olmadığını, inmemiş testis öyküsünü ve ailede testis kanseri bulunup bulunmadığını sorgular. Muayenede her iki testis, epididimler, torba içi yapılar, kasık bölgesi, karın, memeler ve boyundaki lenf bezleri değerlendirilir. Torba ultrasonu, kitlenin testisin içinde olup olmadığını, katı ya da kistik yapısını ve karşı testisin durumunu gösteren temel görüntüleme yöntemidir.

Kanda ölçülen tümör belirteçleri, bazı testis tümörlerinin salgıladığı maddelerin düzeyini göstererek tanıya, tümör türünün tahminine ve takibe katkı sağlar. Testis kanserinden şüphelenildiğinde torba derisinden iğneyle ya da kesiyle biyopsi yapılmaz, çünkü bu işlem tümör hücrelerinin torba derisine ve farklı lenf yollarına yayılmasına yol açabilir. Bunun yerine kasıktan yapılan bir kesiyle testis, sperm kanalı ve damarlarla birlikte yüksekten çıkarılır. Çıkarılan testisin patolojik incelemesi tümörün türünü, testis içindeki yayılımını ve damar ya da lenf kanallarına ilerleyip ilerlemediğini ortaya koyar.

Ameliyattan sonra tümör belirteçleri yeniden ölçülerek düşüş hızı değerlendirilir. Hastalığın yayılımını belirlemek için karın, leğen ve göğüs bölgesinin görüntülenmesi yapılır. Patoloji sonucu, tümör belirteçleri ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek hastalığın evresi ve risk grubu belirlenir.

Testis Kanseri Evreleri Nelerdir?

Testis kanseri evreleri, hastalığın testiste sınırlı olup olmamasına, karın arka duvarındaki lenf bezlerine ya da uzak organlara yayılıp yayılmamasına ve ameliyat sonrası tümör belirteçlerinin düzeyine göre üç temel aşamada değerlendirilir. Birinci evrede kanser yalnızca testiste ve çevresindeki yapılarda sınırlıdır, lenf bezlerinde ve uzak organlarda yayılım yoktur. Birinci evredeki tümörlerde, testis içindeki damar ya da lenf kanallarına ilerleme olup olmadığı gibi özellikler, gizli yayılım riskini tahmin etmek için kullanılır. İkinci evrede kanser, testisin lenf akımının ilk ulaştığı karın arka duvarındaki lenf bezlerine yayılmıştır.

Bu evre, tutulan lenf bezlerinin büyüklüğüne göre kendi içinde alt gruplara ayrılır. Üçüncü evrede ise kanser akciğer, karaciğer, beyin, kemik ya da uzak lenf bezleri gibi bölgelere yayılmış ya da ameliyattan sonra tümör belirteçleri belirgin biçimde yüksek kalmıştır. Testis kanserinde tümör belirteçlerinin düzeyi, diğer birçok kanserden farklı olarak evreleme ve risk sınıflamasının doğrudan bir parçasıdır. Yayılmış hastalıkta tümörün türü, yayılım yerleri ve belirteç düzeylerine göre hastalar iyi, orta ve kötü risk gruplarına ayrılır. Risk grubu, uygulanacak kemoterapinin yoğunluğunu ve süresini belirler.

Testis kanserinin önemli bir özelliği, ileri evrelerde bile kemoterapiye çok iyi yanıt vermesidir. Evre ve risk grubu, hastaya uygulanacak izlem, kemoterapi, ışın tedavisi ya da ek ameliyat seçeneklerinin belirlenmesinde temel yol göstericidir.

Testis Kanseri Tanısında Hangi Testler İstenir?

Testis kanseri tanısında torba ultrasonu, kanda tümör belirteçleri, karın ve leğen bölgesi tomografisi, göğüs görüntülemesi ve gerektiğinde manyetik rezonans ile diğer kan tahlilleri istenir. Testis ultrasonu, torbada fark edilen şişliğin testisin içinden mi kaynaklandığını, katı mı sıvı dolu mu olduğunu ve damarlanmasını göstererek testis kanserinden şüphelenilmesinde ilk ve temel incelemedir. Ultrason aynı zamanda karşı testisin durumunu ve testis içindeki küçük kireçlenmeleri de değerlendirir. Kanda ölçülen tümör belirteçleri arasında alfa-fetoprotein, Beta-hCG ve laktat dehidrogenaz yer alır.

Bu belirteçler ameliyattan önce ölçülür ve ameliyattan sonra belirli aralıklarla tekrarlanarak düşüş hızları değerlendirilir. Alfa-fetoprotein yüksekliği seminom dışı bir tümör bileşenini düşündürürken saf seminomlarda bu belirteç genellikle yükselmez. Belirteçlerin normal olması testis kanserini dışlamaz, çünkü tümörlerin bir kısmı bu maddeleri salgılamaz. Karın ve leğen bölgesinin kontrastlı tomografisi, karın arka duvarındaki lenf bezlerine yayılım olup olmadığını gösterir.

Göğüs tomografisi ya da akciğer grafisi, akciğerlere yayılımı araştırır. Belirteçleri çok yüksek olan ya da nörolojik şikâyeti bulunan hastalarda beyin manyetik rezonansı, kemik ağrısı olanlarda kemik taraması eklenebilir. Tedavi öncesinde böbrek işlevleri, kan sayımı ve testosteron düzeyi de değerlendirilir ve çocuk sahibi olmayı düşünen erkeklerde meni analizi yapılarak sperm dondurma planlanır.

Testis Kanseri Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Testis kanseri tedavisi, tümörün türüne, evresine, tümör belirteçlerinin düzeyine ve risk grubuna göre seçilir. Başlıca seçenekler şunlardır:

  • kasık yoluyla testisin çıkarılması,
  • aktif izlem,
  • kemoterapi,
  • ışın tedavisi,
  • karın arka duvarındaki lenf bezlerinin ameliyatla çıkarılması.

Tedavinin ilk ve temel adımı, tümörlü testisin sperm kanalı ve damarlarıyla birlikte çıkarıldığı testis alma ameliyatıdır. Bu ameliyat hem kesin tanıyı sağlar hem de birinci evredeki tümörlerin önemli bir kısmında tek başına yeterli tedavi olabilir. Ameliyat sırasında ya da daha sonra, isteyen hastalarda boşalan torbaya testis şeklinde ve boyutunda bir protez yerleştirilebilir.

Çocuk sahibi olmayı düşünen erkeklerde ameliyattan ve özellikle kemoterapi ya da ışın tedavisinden önce spermlerin dondurularak saklanması önerilir. Birinci evre tümörlerde, tekrar riski düşük hastalarda düzenli muayene, tümör belirteçleri ve görüntülemeyle yapılan aktif izlem tercih edilebilir. Tekrar riski yüksek görülen birinci evre hastalarda kısa süreli kemoterapi uygulanabilir ve seminom türündeki bazı tümörlerde ışın tedavisi de seçenekler arasındadır. Karın arka duvarındaki lenf bezlerine yayılmış ya da uzak organlara ulaşmış hastalıkta birden fazla ilacın birlikte kullanıldığı kemoterapi temel tedavidir.

Kemoterapiden sonra karında küçülmeyen lenf bezi kitleleri kalırsa, özellikle seminom dışı tümörlerde bu kitlelerin ameliyatla çıkarılması gerekebilir. Seçilmiş seminom dışı erken evre tümörlerde, karın arka duvarındaki lenf bezlerinin boşalma sinirlerini koruyan bir teknikle çıkarılması da bir seçenek olabilir. Tek testisi olan ya da her iki testisinde küçük tümörü bulunan seçilmiş hastalarda, testisin yalnızca tümörlü bölümünün çıkarıldığı testis koruyucu ameliyat değerlendirilebilir.

Tedavi süresince tümör belirteçlerinin düzenli olarak ölçülmesi, uygulanan tedaviye verilen yanıtın izlenmesini sağlar. Tedavi sonrasında tekrarların büyük çoğunluğu ilk yıllarda görüldüğü için bu dönemde sık, sonrasında daha seyrek aralıklarla muayene, tümör belirteçleri ve görüntülemeyle takip yapılır ve tüm tedavi seçenekleri hastayla ayrıntılı olarak konuşularak birlikte belirlenir.

Merak Edilenler
1 Testis Kanseri Çocuk Sahibi Olmayı Engeller mi?
Testis kanseri geçiren erkeklerin önemli bir kısmı tedaviden sonra çocuk sahibi olabilir. Tümörlü testisin alınmasından sonra kalan sağlıklı testis çoğu zaman yeterli sperm üretimini sürdürür. Bazı erkeklerde ise sperm kalitesi tanı anında zaten düşük olabilir. Kemoterapi ve ışın tedavisi sperm üretimini geçici ya da nadiren kalıcı olarak azaltabilir. Bu nedenle çocuk sahibi olmayı düşünen erkeklere tedavi başlamadan önce sperm dondurma seçeneği önerilir.
2 Testis Kanseri Ameliyatsız Tedavi Edilebilir mi?
Testis kanseri tedavisinde tümörlü testisin kasık yoluyla çıkarılması hemen her hastada ilk ve vazgeçilmez adımdır. Bu ameliyat kesin tanıyı koydurur ve tümörün türünün belirlenmesini sağlar. Çok yaygın yayılmış ve hayatı tehdit eden hastalığı olan seçilmiş hastalarda, tümör belirteçleri çok yüksekse önce kemoterapiye başlanıp testis daha sonra çıkarılabilir. Ameliyat sonrası dönemde ise hastaların bir kısmı ek ameliyat gerekmeden izlem, kemoterapi ya da ışın tedavisiyle takip edilir. Testis koruyucu ameliyat yalnızca tek testisi olan ya da iki taraflı küçük tümörü bulunan seçilmiş hastalarda değerlendirilir.
3 Testis Kanseri Tedavisinde Hangi İlaç Grupları Kullanılır?
Testis kanseri tedavisinde birden fazla kemoterapi ilacının birlikte kullanıldığı kombinasyon tedavileri temel yer tutar. Bu tedavilerde platin içeren ilaçlar, testis kanserinin kemoterapiye olan yüksek duyarlılığı nedeniyle önemli rol oynar. Birinci evredeki yüksek riskli hastalarda kısa süreli ve daha az kürden oluşan kemoterapi uygulanabilir. Kemoterapi sırasında bulantı giderici ilaçlar ve kan hücrelerini destekleyen ilaçlar da tedaviye eklenebilir. İlk tedaviye yanıt vermeyen ya da tekrarlayan hastalıkta yüksek doz kemoterapi ve farklı ilaç kombinasyonları kullanılabilir.
4 Testis Kanseri Tedavisinden Önce Sperm Dondurulmalı mı?
Testis kanseri tedavisinden önce, ileride çocuk sahibi olmayı düşünen erkeklere sperm dondurulması önerilir. Kemoterapi ve ışın tedavisi sperm üretimini etkileyebilir ve bu etkinin kalıcı olup olmayacağını önceden kestirmek mümkün değildir. Sperm dondurma işlemi en uygun şekilde testis alma ameliyatından önce, bu mümkün değilse kemoterapi başlamadan önce yapılır. Bu işlem için birkaç meni örneği verilmesi yeterli olabilir. Meni örneğinde sperm bulunmayan bazı erkeklerde ameliyat sırasında testisten sperm elde edilmeye çalışılabilir.
5 Testis Kanseri Nedeniyle Tek Testisle Yaşam Etkilenir mi?
Testis kanseri nedeniyle bir testisi alınan erkeklerin çoğunda tek testisle yaşam önemli ölçüde etkilenmez. Kalan sağlıklı testis genellikle yeterli testosteron ve sperm üretmeye devam eder. Cinsel istek, sertleşme ve boşalma çoğu erkekte tek testis nedeniyle değişmez. Görünümle ilgili kaygı duyan erkeklere torbaya testis protezi yerleştirilebilir. Kalan testisin düzenli olarak kendi kendine muayene edilmesi ve takiplerde değerlendirilmesi önemlidir.
6 Testis Kanseri ile Benzer Belirti Veren Hastalıklar Hangileridir?
Testis kanseri ile benzer belirti veren hastalıklar arasında epididim ve testis iltihabı, su fitiği, sperm kisti ve torba içindeki toplardamarların genişlemesi yer alır. Kasık fıtığı da torbaya inerek şişlik yapabilir ve testis kitlesiyle karışabilir. Testis burulması ani ve şiddetli ağrıyla seyreder ve acil müdahale gerektirir. Testise gelen darbeler sonrası oluşan kanamalar da sert bir kitle gibi hissedilebilir. Bu hastalıkların testis kanserinden ayrılmasında muayene ve torba ultrasonu belirleyicidir.
7 Testis Kanseri Tekrarlarsa Nasıl Anlaşılır?
Testis kanserinin tekrarladığı çoğunlukla düzenli takip sırasında yapılan tümör belirteci ölçümleri ve görüntüleme incelemeleriyle anlaşılır. Tekrarların büyük kısmı tedaviden sonraki ilk yıllarda ortaya çıkar. Tümör belirteçlerinde yeniden yükselme, çoğu zaman görüntülemede kitle görülmeden önce tekrarın ilk işareti olabilir. Karın arka duvarında ya da akciğerlerde yeni kitlelerin saptanması da tekrarı gösterir. Bel ağrısı, öksürük ya da boyunda ele gelen şişlik gibi şikâyetler takip zamanını beklemeden bildirilmelidir.
8 Testis Kanseri Risk Grubunda Kimler Vardır?
Testis kanseri açısından en önemli risk grubunu inmemiş testis öyküsü olan erkekler oluşturur. Babasında ya da erkek kardeşinde testis kanseri bulunanlarda risk belirgin biçimde artmıştır. Daha önce bir testisinde kanser geçirmiş erkeklerde diğer testiste de tümör gelişebilir. Testisleri küçük olan, bazı kromozom farklılıkları taşıyan ve sperm kalitesi bozuk olan erkekler de risk grubunda değerlendirilir. Bu kişilerin düzenli olarak kendi kendine testis muayenesi yapması özellikle önemlidir.
9 Testis Kanseri Göğüs Büyümesine Neden Olur mu?
Testis kanseri, bazı tümör türlerinde memelerde büyüme ve hassasiyete neden olabilir. Bazı testis tümörleri gebelik hormonuna benzer bir madde salgılar ve bu madde vücuttaki hormon dengesini değiştirir. Testosteron üreten hücrelerden gelişen tümörler de kadınlık hormonu yapımını artırarak meme büyümesine yol açabilir. Genç erkeklerde nedeni açıklanamayan meme büyümesinde testislerin muayenesi ve ultrasonla değerlendirilmesi önerilir. Tümörün tedavisinden sonra hormon dengesi düzeldikçe meme büyümesi genellikle geriler.
10 Testis Kanserinde Seminom ve Seminom Dışı Türler Arasındaki Fark Nedir?
Testis kanserinde seminom ve seminom dışı türler arasındaki temel fark, tümör hücrelerinin yapısı, büyüme hızı ve tedaviye yanıtlarıdır. Seminom türündeki tümörler genellikle daha yavaş büyür ve ışın tedavisine ve kemoterapiye çok duyarlıdır. Seminom dışı tümörler daha genç yaşta görülme, daha hızlı büyüme ve daha erken yayılma eğilimindedir. Seminom dışı tümörler sıklıkla alfa-fetoprotein salgılarken saf seminomlar bu maddeyi salgılamaz. Tedavi seçimi, izlem, kemoterapi, ışın ve lenf bezi ameliyatı seçenekleri arasında bu türe göre farklılık gösterir.
11 Testis Kanseri Ameliyatında Testis Protezi Takılabilir mi?
Testis kanseri ameliyatında, isteyen hastalara boşalan torbaya testis protezi takılabilir. Protez, doğal testisin boyutuna ve şekline uygun olarak seçilir ve torbanın görünümünü korumaya yardımcı olur. Protez, testisin çıkarıldığı ameliyat sırasında ya da daha sonra ayrı bir işlemle yerleştirilebilir. Protez hormon ya da sperm üretmez ve yalnızca görünüm ve psikolojik rahatlama sağlar. Enfeksiyon, protezin yer değiştirmesi ve torbada sertlik hissi gibi nadir sorunlar ameliyat öncesinde hastayla konuşulur.
12 Testis Kanseri Evrelemesinde Hangi Görüntüleme Kullanılır?
Testis kanseri evrelemesinde en sık karın, leğen ve göğüs bölgesinin kontrastlı tomografisi kullanılır. Karın tomografisi, testis kanserinin ilk yayıldığı karın arka duvarındaki lenf bezlerini değerlendirir. Göğüs tomografisi ya da akciğer grafisi akciğerlere yayılım olup olmadığını gösterir. Kontrast madde alamayan hastalarda karın bölgesinin değerlendirilmesinde manyetik rezonans tercih edilebilir. Tümör belirteçleri çok yüksek olan ya da nörolojik şikâyeti bulunan hastalarda beyin görüntülemesi eklenir.
13 Testis Kanseri Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir?
Testis kanseri tedavisinin yan etkileri uygulanan tedaviye göre değişir. Kemoterapi sırasında bulantı, saç dökülmesi, halsizlik ve enfeksiyona yatkınlık görülebilir. Bazı kemoterapi ilaçları kulak çınlaması, işitme kaybı, el ve ayaklarda uyuşma ve böbrek işlevlerinde bozulmaya yol açabilir. Karın arka duvarındaki lenf bezlerinin çıkarılması, boşalma sinirleri etkilenirse meninin geriye mesaneye kaçmasına neden olabilir. Uzun dönemde kalp-damar hastalıkları ve ikincil kanser riski için tedavi görmüş erkeklerin düzenli sağlık kontrolleri önemlidir.
14 Testis Kanseri Diğer Testiste de Gelişir mi?
Testis kanseri geçirmiş erkeklerin küçük bir kısmında ilerleyen yıllarda diğer testiste de yeni bir tümör gelişebilir. Bu yeni tümör önceki kanserin yayılımı değil, karşı testiste bağımsız olarak gelişen ikinci bir tümördür. İnmemiş testis öyküsü olan, genç yaşta tanı alan ve kalan testisi küçük olan erkeklerde bu olasılık daha yüksektir. Kalan testiste ultrasonla saptanan bazı değişiklikler ek değerlendirme gerektirebilir. Bu nedenle testis kanseri geçiren erkeklerin kalan testislerini düzenli olarak kendi kendilerine muayene etmesi önerilir.
15 Testis Kanseri Hangi Organlara Yayılır?
Testis kanseri en sık karın arka duvarında, büyük damarların çevresinde yer alan lenf bezlerine yayılır. Testisin lenf akımı doğrudan bu bölgeye ulaştığı için yayılımın ilk basamağı çoğunlukla burasıdır. Uzak yayılımda en sık tutulan organ akciğerlerdir. İleri hastalıkta karaciğer, beyin, kemikler ve boyun ile göğüs boşluğundaki lenf bezleri de etkilenebilir. Yayılım yerleri ve tümör belirteçlerinin düzeyi hastanın risk grubunu ve kemoterapinin yoğunluğunu belirler.
16 Testis Kanseri Testosteron Düzeyini Etkiler mi?
Testis kanseri geçiren erkeklerin çoğunda kalan sağlıklı testis yeterli testosteron üretmeye devam eder. Bazı erkeklerde ise tanı anında ya da tedaviden sonra testosteron düzeyi düşük bulunabilir. Kemoterapi alan ve kalan testisi küçük olan erkeklerde testosteron düşüklüğü daha sık görülür. Halsizlik, cinsel istekte azalma, kas kaybı ve ruh hâli değişiklikleri testosteron düşüklüğünün belirtileri olabilir. Her iki testisi alınan ya da düzeyi belirgin biçimde düşen erkeklerde testosteron tedavisi uygulanır.

Kaynakça

Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken yararlanılan uluslararası kaynaklar aşağıda listelenmiştir.

  1. Testicular Cancer National Cancer Institute (NCI) www.cancer.gov
  2. Treatment for Testicular Cancer National Cancer Institute (NCI) www.cancer.gov
  3. Testicular Cancer MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  4. Male Infertility MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine medlineplus.gov
  5. Literatür taraması: “testicular germ cell tumour management” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
  6. Literatür taraması: “retroperitoneal lymph node dissection testicular cancer” PubMed — U.S. National Library of Medicine pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
  7. The Urinary Tract & How It Works National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) www.niddk.nih.gov
Tıbbi inceleme: Yayımlanma tarihi: 29 Ekim 2025 · Son güncelleme: 13 Kasım 2025
Tıbbi İkinci Görüş

Elinizdeki raporlar için ikinci bir değerlendirme

Daha önce yapılmış tetkik ve raporlarınızla ilgili ikinci görüş almak isterseniz, muayene randevusu oluşturabilirsiniz. Randevu günü ve saati sekreterlik tarafından telefonla belirlenir.

Hemen Ara WhatsApp Randevu Al